Zihin Felsefesi Dersi 8. Ünite Sorularla Öğrenelim

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Zihin Felsefesi Dersi 8. Ünite Sorularla Öğrenelim için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Kişisel Özdeşlik Sorunu

1. Soru

Kişisel özdeşlik sorunu nedir?

Cevap

Kişisel özdeşlik sorunu “ben kimim?” sorusunun felsefi literatürde ele alınış şeklidir. Kişisel özdeşlik problemi, aynı kendiliğin, zaman içindeki sürekliliğini sağlayan yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinden ibarettir. Psikoloji literatüründe, kendilik (self) ve kişi (person) kavramları, kimi düşünür ve araştırmacılar tarafından birbirinin yerine kullanılabilecek eş anlamlı kavramlar olarak ele alınmaktadır.


2. Soru

Kendilik ile anlatılmak istenen nedir?

Cevap

Kendilik, bütün içsel yaşantıların ilk elden, aracısız olarak, aynı özne kavramı altında bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle bireyi temsil eder.


3. Soru

Kişi ve kendilik kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Kişi ve kendilik kavramları birbiriyle yakından ilişkili ancak, birbirinden farklı kavramlardır. White’ın tanımına dayanarak kişi (person), bedensel olarak ayırt ettiğimiz sosyal kişiyi tanımlar. Aynı zamanda; inançlar, arzular gibi yönelimseldir, ağrı hissetmek gibi nitelikseldir. Burada zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan bireydir. Kendilikse (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak, yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder.


4. Soru

Sosyal birey kime denir?

Cevap

Kişi düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal bireyi temsil eder.


5. Soru

Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteler nasıl sıralanabilir?

Cevap

  • Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
  • Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
  • Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
  • Soyut düşünme yeteneği
  • Dil kullanabilme yeteneği
  • Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
  • Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneği

6. Soru

Kartezyen düalizm anlayışı nedir?

Cevap

Kartezyen düalizm anlayışı, zihnin ve bedenin birliğini varsayar. Bu görüşe göre zihin, kişinin zihinsel yaşamının gerçekleştiği yerdir ve bedenin içinde yer alan zihnin etkinlikleri, kendini bedenin eylemlerinde gösterir. Ancak töz düalizmi, zihnin, bedenin yokluğunda da var olacağını varsayar. Descartes zihni ve bedeni birbirine indirgenemez iki töz olarak tanımlarken birbirlerinden bağımsız var olabileceklerini öne sürmüştür. Kartezyen düalizm duyum bilgisinin kesinliğinden şüphe ederek, kesin bilginin kaynağı olarak aklı ve sezgiyi görür.


7. Soru

Ego kuramı nasıl açıklanabilir?

Cevap

Platon ve özellikle Descartes’ın düalist görüşlerinden kaynaklanan ego kuramına göre kişisel özdeşlik, maddi olmayan, uzamsal olmayan, ölümsüz ruha dayanmaktadır. Kartezyen düalizme dayanan ego kuramı, kişinin varlığının sürekliliğini, belirli bir egonun ya da kişinin sahip olduğu deneyimlerin öznesinin varlığını yadsıyarak açıklayamayacağımızı öngörür. Kişinin yaşantılarının bütünlüğü, bu yaşantıların aynı kişi tarafından yaşanmış olmasına, yaşantıların öznesine bağlıdır.


8. Soru

Kartezyen ego kuramcılarının ileri sürdüğü düşünce nedir?

Cevap

Kartezyen ego kuramcıları, bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını, kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne sürerler.


9. Soru

Bundle (yığın) kuramı nasıl açıklanabilir?

Cevap

Bundle (yığın) kuramını ortaya atan Hume’a göre, sürekli, değişmeyen bir kendilik fikri bir yanılsamadır ve dolayısıyla kişisel özdeşlik tasarımından bahsetmek saçmadır.


10. Soru

Kişisel özdeşlik sorunu bir kimlik problemi midir?

Cevap

Evet, kişisel özdeşlik sorunu, hem farklı deneyim ve yaşantıların nasıl olup da aynı kişinin deneyimleri olabildiği, yani bütünlük sorunu, hem de kişiyi zaman içinde aynı kişi yapan şeyin ne olduğu, yani kimlik sorunudur.


11. Soru

Bütünlük sorunu nasıl düzenlenmelidir?

Cevap

Bütünlük sorunu kısaca şöyle düzenlenebilir: İnsan yaşamı boyunca birçok duyumlara, duygulara, düşüncelere, hatıralara vb. sahiptir. Bütün bu deneyimlerin ortak olarak paylaştıkları tek husus, hepsinin o kişinin deneyimleri olması, hepsinin o kişinin zihninde olmalarıdır. Ama bu farklı deneyimlerin, aynı kişinin deneyimleri olarak, aynı çatı altında toplanması nasıl mümkündür? Bir kişinin şimdiki deneyimleriyle geçmiş deneyimlerini birbirine bağlayan şey nedir? Bu bütünlük, bütün bu deneyimlerin bir ve aynı bilinçli kendiliğe bağlı olmasından mı kaynaklanır, yoksa bunların hepsinin kendileri için bir nevi zemin oluşturan, kesintisiz bir şekilde süre giden, bir ve aynı deneyimle ilişkili olmalarından mı kaynaklanır? Farklı deneyimleri, bir ve aynı bende bir araya getiren bütünlük ilkesi nedir?


12. Soru

Kimlik sorunu ne şekilde dile getirilebilir?

Cevap

Kimlik sorusuysa şu şekilde dile getirilebilir: Biz karşımızdaki insanı çeşitli şekillerde tanırız, ama en yaygın olarak karşımızdaki insanı fiziksel görünüşünden hareketle tanırız. Telefonda çoğunlukla karşımızdaki kişiyi sadece bir “alo” dediğinde sesinden tanırız. Polis teşkilatı, parmak izi ya da DNA testleri gibi, daha da gelişmiş özel tekniklere sahiptir. Ancak; bedensel özellikleri karşımızdaki kişinin kim olduğu konusunda bize yeterince doğru sonuçlar verse de bir takım sorunsal durumları tasarımlayabiliriz.


13. Soru

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması mümkün müdür?

Cevap

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür.


14. Soru

Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü nasıl açıklanır?

Cevap

Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır. Buna göre, bir kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür. Kişinin bedeni, yıllar içinde, ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, eğer şimdiden geçmişe doğru, o kişinin, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği sürece o kişi, aynı kişi olmayı sürdürür.


15. Soru

Kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşul nedir?

Cevap

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, zaman içinde, aynı yaşayan bedene sahip olmak, kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşuldur. Buna göre, kişinin şimdiki zamanından doğduğu zamana kadar, bütün değişimlere rağmen, aynı bedene sahip olması o kişinin, bütün o farklı zamanlarda aynı kişi olması için yeterlidir.


16. Soru

Beyin, zihin felsefesine göre nasıl açıklanabilir?

Cevap

Beyin: kişisel, psikolojik özelliklerimizin taşıyıcısı olarak özel bir yere sahiptir. Bu yüzden bedensel süreklilik ölçütü, çoğu kere, beynin sürekliliği ölçütü olarak düşünülür.


17. Soru

Psikolojik süreklilik ölçütüne göre, kişisel özdeşliği oluşturan şey nedir?

Cevap

Psikolojik süreklilik ölçütüne göre, kişisel özdeşliği oluşturan şey, zihinsel durumların kalıcılığı ve sürekliliğidir.


18. Soru

Locke, kişisel özdeşliği nasıl açıklamıştır?

Cevap

Locke’un kişisel özdeşlik kuramı, psikolojik ölçütün bütün çağdaş örneklerinin başlangıç noktasını oluşturur. Locke’un kişisel özdeşlik sorununu, bellek ölçütü altında tanımlama çabası, bu konuda, daha sonra yapılan çalışmalara büyük ölçüde esin kaynağı olmuştur. Locke’a göre, kişisel özdeşliğin asıl ölçütü olan bilinç, geçmiş yaşantılara uzatılabildiği ölçüde, kişi geçmişini hatırlayabildiği ölçüde, kişinin eylemlerini, aynı kendilik altında bir araya getirebilir. Böylece, şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincine sahip olan kişinin, özdeşliğinden bahsedilebilir. “Öyle ki şimdi ve geçmiş eylemlere ilişkin bilince sahip olan her neyse her ikisinin  de ait olduğu aynı kişidir”. Locke, kişinin eylemlerinin bilincinde olmasının koşulunu, o eylemleri kendine ait eylemler olarak hatırlayabilmesi olarak tanımladığı için, Locke’un kişisel özdeşlik ölçütü bellek ölçütü olarak bilinir. Ama aslında Locke’un kişisel özdeşlik açısından esas vurgulamak istediği şey, salt kişinin geçmişini hatırlaması, yani bellek değil, ama kişinin geçmişteki eylemlerinin farkında olmasıdır.


19. Soru

Locke’a göre, kişisel özdeşliği bilincin dışında bir şeyde aramak nasıl olmalıdır?

Cevap

Locke’a göre, kişisel özdeşliği bilincin dışında bir şeyde aramak, bilincin uzamının ötesine götürmek boşunadır. Locke’un kişisel özdeşlik kuramına göre, zaman içinde aynı bedene sahip olmak, kişisel özdeşlik için ne yeterli, ne de gerekli koşuldur. Önemli olan, aynı bilince sahip olmaktır. Kişisel özdeşlik için hem yeterli, hem de gerekli koşul, kişinin geçmişte yaşadığı olayları ve duyguları o zaman, sahip olduğu öz bilinçle hatırlıyor olmasıdır.


20. Soru

İlk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri süren bilim insanı kimdir?

Cevap

John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un bellek ölçütünden kastettiği şey, kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olmasıdır. Kişinin bilinci, geçmişteki herhangi bir düşünceye erişebildiği ölçüde, kişi hatırlayabildiği ölçüde, eski kendisi neyse şimdiki de odur.


21. Soru

Locke’un bellek ölçütünün döngüselliğini bertaraf etmek üzere neyi öne sürmüştür?

Cevap

Locke’un bellek ölçütünün döngüselliğini bertaraf etmek üzere, Shoemaker ve Parfit gibi düşünürler, birbiriyle geçişli ilişkiler içinde bulunan farklı zihinsel durumların, nedensel olaylar zinciri içinde var olmasını, kişisel özdeşlik ölçütü olarak öne sürmüştür.


22. Soru

Ayrık beyin hastaları nasıl bireylerdir?

Cevap

Ayrık beyin hastaları epilepsi hastalığını tedavi etmek amacıyla beyinlerin sağ ve sol yarı küreleri bir ameliyatla birbirinden ayrılmış kişilerdir. Ayrık beyin hastalarında sağ ve sol yarı kürenin birbiriyle bağlantısı koptuğu için aynı bedende iki farklı bilinç hali olduğu söylenebilir. Bu durum bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne süren Kartezyen ego kuramcılarına karşı bir örnek teşkil etmektedir.


23. Soru

Kişisel özdeşlik tasarımı nedir?

Cevap

Kişisel özdeşlik tasarımı, bütünlüklü bir kendilik kavramı, bir insanın bütünlüğü tartışmalı zihinsel hayatını açıklamak üzere ortaya atılmış, kişinin kendinden bağımsız, soyut bir nitelik değildir; aksine söz konusu bütünlüğün anlamlı bir derecede var olduğunu gösteren bir işarettir.


1. Soru

Kişisel özdeşlik sorunu nedir?

Cevap

Kişisel özdeşlik sorunu “ben kimim?” sorusunun felsefi literatürde ele alınış şeklidir. Kişisel özdeşlik problemi, aynı kendiliğin, zaman içindeki sürekliliğini sağlayan yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinden ibarettir. Psikoloji literatüründe, kendilik (self) ve kişi (person) kavramları, kimi düşünür ve araştırmacılar tarafından birbirinin yerine kullanılabilecek eş anlamlı kavramlar olarak ele alınmaktadır.

2. Soru

Kendilik ile anlatılmak istenen nedir?

Cevap

Kendilik, bütün içsel yaşantıların ilk elden, aracısız olarak, aynı özne kavramı altında bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle bireyi temsil eder.

3. Soru

Kişi ve kendilik kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Kişi ve kendilik kavramları birbiriyle yakından ilişkili ancak, birbirinden farklı kavramlardır. White’ın tanımına dayanarak kişi (person), bedensel olarak ayırt ettiğimiz sosyal kişiyi tanımlar. Aynı zamanda; inançlar, arzular gibi yönelimseldir, ağrı hissetmek gibi nitelikseldir. Burada zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan bireydir. Kendilikse (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak, yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder.

4. Soru

Sosyal birey kime denir?

Cevap

Kişi düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal bireyi temsil eder.

5. Soru

Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteler nasıl sıralanabilir?

Cevap

  • Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
  • Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
  • Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
  • Soyut düşünme yeteneği
  • Dil kullanabilme yeteneği
  • Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
  • Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneği
6. Soru

Kartezyen düalizm anlayışı nedir?

Cevap

Kartezyen düalizm anlayışı, zihnin ve bedenin birliğini varsayar. Bu görüşe göre zihin, kişinin zihinsel yaşamının gerçekleştiği yerdir ve bedenin içinde yer alan zihnin etkinlikleri, kendini bedenin eylemlerinde gösterir. Ancak töz düalizmi, zihnin, bedenin yokluğunda da var olacağını varsayar. Descartes zihni ve bedeni birbirine indirgenemez iki töz olarak tanımlarken birbirlerinden bağımsız var olabileceklerini öne sürmüştür. Kartezyen düalizm duyum bilgisinin kesinliğinden şüphe ederek, kesin bilginin kaynağı olarak aklı ve sezgiyi görür.

7. Soru

Ego kuramı nasıl açıklanabilir?

Cevap

Platon ve özellikle Descartes’ın düalist görüşlerinden kaynaklanan ego kuramına göre kişisel özdeşlik, maddi olmayan, uzamsal olmayan, ölümsüz ruha dayanmaktadır. Kartezyen düalizme dayanan ego kuramı, kişinin varlığının sürekliliğini, belirli bir egonun ya da kişinin sahip olduğu deneyimlerin öznesinin varlığını yadsıyarak açıklayamayacağımızı öngörür. Kişinin yaşantılarının bütünlüğü, bu yaşantıların aynı kişi tarafından yaşanmış olmasına, yaşantıların öznesine bağlıdır.

8. Soru

Kartezyen ego kuramcılarının ileri sürdüğü düşünce nedir?

Cevap

Kartezyen ego kuramcıları, bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını, kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne sürerler.

9. Soru

Bundle (yığın) kuramı nasıl açıklanabilir?

Cevap

Bundle (yığın) kuramını ortaya atan Hume’a göre, sürekli, değişmeyen bir kendilik fikri bir yanılsamadır ve dolayısıyla kişisel özdeşlik tasarımından bahsetmek saçmadır.

10. Soru

Kişisel özdeşlik sorunu bir kimlik problemi midir?

Cevap

Evet, kişisel özdeşlik sorunu, hem farklı deneyim ve yaşantıların nasıl olup da aynı kişinin deneyimleri olabildiği, yani bütünlük sorunu, hem de kişiyi zaman içinde aynı kişi yapan şeyin ne olduğu, yani kimlik sorunudur.

11. Soru

Bütünlük sorunu nasıl düzenlenmelidir?

Cevap

Bütünlük sorunu kısaca şöyle düzenlenebilir: İnsan yaşamı boyunca birçok duyumlara, duygulara, düşüncelere, hatıralara vb. sahiptir. Bütün bu deneyimlerin ortak olarak paylaştıkları tek husus, hepsinin o kişinin deneyimleri olması, hepsinin o kişinin zihninde olmalarıdır. Ama bu farklı deneyimlerin, aynı kişinin deneyimleri olarak, aynı çatı altında toplanması nasıl mümkündür? Bir kişinin şimdiki deneyimleriyle geçmiş deneyimlerini birbirine bağlayan şey nedir? Bu bütünlük, bütün bu deneyimlerin bir ve aynı bilinçli kendiliğe bağlı olmasından mı kaynaklanır, yoksa bunların hepsinin kendileri için bir nevi zemin oluşturan, kesintisiz bir şekilde süre giden, bir ve aynı deneyimle ilişkili olmalarından mı kaynaklanır? Farklı deneyimleri, bir ve aynı bende bir araya getiren bütünlük ilkesi nedir?

12. Soru

Kimlik sorunu ne şekilde dile getirilebilir?

Cevap

Kimlik sorusuysa şu şekilde dile getirilebilir: Biz karşımızdaki insanı çeşitli şekillerde tanırız, ama en yaygın olarak karşımızdaki insanı fiziksel görünüşünden hareketle tanırız. Telefonda çoğunlukla karşımızdaki kişiyi sadece bir “alo” dediğinde sesinden tanırız. Polis teşkilatı, parmak izi ya da DNA testleri gibi, daha da gelişmiş özel tekniklere sahiptir. Ancak; bedensel özellikleri karşımızdaki kişinin kim olduğu konusunda bize yeterince doğru sonuçlar verse de bir takım sorunsal durumları tasarımlayabiliriz.

13. Soru

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması mümkün müdür?

Cevap

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür.

14. Soru

Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü nasıl açıklanır?

Cevap

Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır. Buna göre, bir kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür. Kişinin bedeni, yıllar içinde, ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, eğer şimdiden geçmişe doğru, o kişinin, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği sürece o kişi, aynı kişi olmayı sürdürür.

15. Soru

Kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşul nedir?

Cevap

Bedensel süreklilik ölçütüne göre, zaman içinde, aynı yaşayan bedene sahip olmak, kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşuldur. Buna göre, kişinin şimdiki zamanından doğduğu zamana kadar, bütün değişimlere rağmen, aynı bedene sahip olması o kişinin, bütün o farklı zamanlarda aynı kişi olması için yeterlidir.

16. Soru

Beyin, zihin felsefesine göre nasıl açıklanabilir?

Cevap

Beyin: kişisel, psikolojik özelliklerimizin taşıyıcısı olarak özel bir yere sahiptir. Bu yüzden bedensel süreklilik ölçütü, çoğu kere, beynin sürekliliği ölçütü olarak düşünülür.

17. Soru

Psikolojik süreklilik ölçütüne göre, kişisel özdeşliği oluşturan şey nedir?

Cevap

Psikolojik süreklilik ölçütüne göre, kişisel özdeşliği oluşturan şey, zihinsel durumların kalıcılığı ve sürekliliğidir.

18. Soru

Locke, kişisel özdeşliği nasıl açıklamıştır?

Cevap

Locke’un kişisel özdeşlik kuramı, psikolojik ölçütün bütün çağdaş örneklerinin başlangıç noktasını oluşturur. Locke’un kişisel özdeşlik sorununu, bellek ölçütü altında tanımlama çabası, bu konuda, daha sonra yapılan çalışmalara büyük ölçüde esin kaynağı olmuştur. Locke’a göre, kişisel özdeşliğin asıl ölçütü olan bilinç, geçmiş yaşantılara uzatılabildiği ölçüde, kişi geçmişini hatırlayabildiği ölçüde, kişinin eylemlerini, aynı kendilik altında bir araya getirebilir. Böylece, şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincine sahip olan kişinin, özdeşliğinden bahsedilebilir. “Öyle ki şimdi ve geçmiş eylemlere ilişkin bilince sahip olan her neyse her ikisinin  de ait olduğu aynı kişidir”. Locke, kişinin eylemlerinin bilincinde olmasının koşulunu, o eylemleri kendine ait eylemler olarak hatırlayabilmesi olarak tanımladığı için, Locke’un kişisel özdeşlik ölçütü bellek ölçütü olarak bilinir. Ama aslında Locke’un kişisel özdeşlik açısından esas vurgulamak istediği şey, salt kişinin geçmişini hatırlaması, yani bellek değil, ama kişinin geçmişteki eylemlerinin farkında olmasıdır.

19. Soru

Locke’a göre, kişisel özdeşliği bilincin dışında bir şeyde aramak nasıl olmalıdır?

Cevap

Locke’a göre, kişisel özdeşliği bilincin dışında bir şeyde aramak, bilincin uzamının ötesine götürmek boşunadır. Locke’un kişisel özdeşlik kuramına göre, zaman içinde aynı bedene sahip olmak, kişisel özdeşlik için ne yeterli, ne de gerekli koşuldur. Önemli olan, aynı bilince sahip olmaktır. Kişisel özdeşlik için hem yeterli, hem de gerekli koşul, kişinin geçmişte yaşadığı olayları ve duyguları o zaman, sahip olduğu öz bilinçle hatırlıyor olmasıdır.

20. Soru

İlk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri süren bilim insanı kimdir?

Cevap

John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un bellek ölçütünden kastettiği şey, kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olmasıdır. Kişinin bilinci, geçmişteki herhangi bir düşünceye erişebildiği ölçüde, kişi hatırlayabildiği ölçüde, eski kendisi neyse şimdiki de odur.

21. Soru

Locke’un bellek ölçütünün döngüselliğini bertaraf etmek üzere neyi öne sürmüştür?

Cevap

Locke’un bellek ölçütünün döngüselliğini bertaraf etmek üzere, Shoemaker ve Parfit gibi düşünürler, birbiriyle geçişli ilişkiler içinde bulunan farklı zihinsel durumların, nedensel olaylar zinciri içinde var olmasını, kişisel özdeşlik ölçütü olarak öne sürmüştür.

22. Soru

Ayrık beyin hastaları nasıl bireylerdir?

Cevap

Ayrık beyin hastaları epilepsi hastalığını tedavi etmek amacıyla beyinlerin sağ ve sol yarı küreleri bir ameliyatla birbirinden ayrılmış kişilerdir. Ayrık beyin hastalarında sağ ve sol yarı kürenin birbiriyle bağlantısı koptuğu için aynı bedende iki farklı bilinç hali olduğu söylenebilir. Bu durum bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne süren Kartezyen ego kuramcılarına karşı bir örnek teşkil etmektedir.

23. Soru

Kişisel özdeşlik tasarımı nedir?

Cevap

Kişisel özdeşlik tasarımı, bütünlüklü bir kendilik kavramı, bir insanın bütünlüğü tartışmalı zihinsel hayatını açıklamak üzere ortaya atılmış, kişinin kendinden bağımsız, soyut bir nitelik değildir; aksine söz konusu bütünlüğün anlamlı bir derecede var olduğunu gösteren bir işarettir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!