Ulaştırma Sistemleri Ve Yönetimi Dersi 1. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Ulaştırma Sistemleri Ve Yönetimi Dersi 1. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Ulaştırma Sistemlerine Giriş

Giriş

Günümüz koşullarında endüstrilerin giderek küresel sisteme daha bağımlı hale gelmeleri sonucunda üretim süreçlerinde kullanılacak birçok unsur geçmişte yurtdışı olarak ifade edilebilen sınır ötesi yerlerden tedarik edilmektedir. Buna bağlı olarak, işletmelerin üretimde bulunabilmeleri, işletmelerin ve üyesi oldukları tedarik zincirlerinin küresel sisteme tümüyle entegre olmalarına bağlıdır. İthalat ve ihracat kavramları olmaksızın üretim ve dağıtım süreçleri düşünülememektedir.

İçerisinde bulunduğumuz yüzyıl önceki dönemin tüketim, üretim, tedarik, ticaret ve ilişkili alanlarda söz konusu olan alışkanlıklarını ve yaklaşımlarını temelinden sarsmış, daha önce eşine rastlanılmayan yepyeni yaklaşımlar ortaya koymuştur. Özellikle müşteri beklenti ve beğenilerinin yanı sıra lojistik maliyetlerin geçmişte olduğundan daha önemli ve belirleyici hale gelmesi işletmelerin, tedarik zincirlerinin ve endüstrilerin bu değişimlere uygun olarak pozisyon almalarını ve strateji geliştirmelerini ve lojistik uygulamalarının gereksinimlere uygun bir biçimde yapılandırılmasını zorunlu hale getirmiştir.

Küreselleşmenin itici güçleri arasında yer alan;

  • Ulaştırma,
  • Teknoloji ve
  • İletişim unsurlarındaki gelişmeler aynı zamanda küreselleşmenin üç temel bileşenidir

Ulaştırmanın Tanımı

Ulaştırma kavramı esas itibarıyla hammadde, yarı mamul, ürün vb. türde bir materyal ya da insanın bir yerden bir başka yere taşınmasına olanak sağlayan unsurların tümü olarak tanımlanabilmektedir. Bu kapsamda ulaştırma hem insan hem de yüklerin hareketini sağlayan bir enstrüman niteliğindedir. Dolayısıyla ulaştırma farklı boyutlarından dolayı;

  • Yolcu taşımacılığı ve
  • Yük (kargo) taşımacılığı olarak iki ana grupta sınıflandırılabilmektedir.

İnsanların taşınmasının (yolcu) yük taşımacılığından en temel farkı, bu süreçlerin depolama, etiketleme vb. türde lojistik aktiviteler içermemesinden dolayı lojistik olarak nitelendirilememesi, yolcu taşımacılığının lojistik olarak tanımlanamamasıdır. Dolayısıyla günümüzde insanların taşınması yolcu taşımacılığı ya da ulaşım olarak adlandırılırken, yük ve kargolara ilişkin süreçler lojistik ve taşımacılık olarak nitelendirilebilmektedir.

Taşımacılık;

  • Dar ve
  • Geniş olarak iki perspektifte tanımlanabilir.

Taşımacılık ve Ulaştırma Kavramları

Ulaştırma ve taşımacılık fonksiyonlarının ekonomik, sosyal etkileri göz önüne alındığında, bu kavramların toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsurları arasında öncelikli bir yere sahip oldukları görülebilmektedir.

Bu çerçevede taşımacılık kavramı; profesyonel nitelikte gerçekleştirilen, operasyon yönetimi, trafik yönetimi, planlama vb. gibi unsurları içerisinde barındıran yönetsel bir yaklaşımdır.

Ulaştırmanın İşlevi

  • İnsanların taşınmasını motive eden etkenler; çalışma, gezme, eğlence, tüketim vb. amaçlar iken,
  • Yüklerin taşınması; ürün, hammadde ya da yarı mamullerin müşteriler ile buluşturulması, pazarların entegrasyonu, daha yüksek katma değer vb. ihtiyaçlar çerçevesinde söz konusu olabilmektedir.

Dolayısıyla taşıma ve ulaştırma faaliyetleri pazarın ve aktörlerinin gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Bu gereksinimler devam ettiği sürece taşıma faaliyetinin de var olacağı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir.

Ulaştırmanın Tarihsel Kökleri

MÖ 4500 yıllarında Mezopotamya, Asya ve iç suların geçtiği ovalarda taşımacılık faaliyetlerinin yapıldığına ilişkin kanıtlar elde edilmiştir. Aynı zamanda Kuzey Fransa’da yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan buluntular ve taşımacılığın o dönemlerde yapıldığının en eski kanıtı olan tahta kızak parçasının ortaya çıkmasıyla taşımacılığını tarihi MÖ 7500’e kadar inebilmektedir.

Endüstri devrimi ile birlikte buhar gücünün makinelerde kullanılmaya başlaması neticesinde buhar gücünün taşıma araçlarında da kullanılması daha uzun mesafelerin daha kısa sürelerde kat edilebilmesine imkân sağlamıştır. Endüstri devriminin en temel unsuru buharlı gemiler ve demiryolu araçlarıdır.

Özellikle demiryolu taşımacılığı göz önüne alındığında buhar gücünün keşfi ve bunun makinelerde kullanılmaya başlanması kara üzerinde gerçekleştirilen taşımacılık türlerinin gelişme süreçlerini etkilemiş, taşıma türleri arasındaki denge kara üzerinde yapılan taşımalar lehine değişmiş, denizyolu taşımacılığı daha önceki stratejik üstünlüğünü demiryolu taşımacılığı karşısında önemli ölçüde kaybetmiştir.

20. yüzyılın ortalarından itibaren;

  • Denizyolu ve
  • Demiryolu taşıma türlerinde gözlemlenen gelişmelere ek olarak, taşımacılık süreçleri içerisinde iki yeni unsur daha eklenmiştir.

Daha önce bireysel kullanım amaçlı üretilen (otomobil) karayolu araçlarının taşımacılıkta yaratacağı fayda dikkate alınarak yüklerin taşınmasında kullanılacak kamyon vb. araçların üretilmeye başlanması, karayolu taşımacılığının da bu süreçte taşımacılık operasyonlarında kullanılmaya başlanması sonucunu doğurmuştur.

Ekonomi ve Taşımacılık

Taşımacılık faaliyetleri ulusal ve küresel ekonominin en önemli ve vazgeçilmez bileşenlerinden birisidir. Ekonomik aktivitelerin gerçekleştirilebilmesi için bir hammaddenin ya da yarı mamulün belirli bir çevrim süreci sonucunda ürüne dönüşümü amacıyla üretim merkezlerine, ürünün de tüketim noktalarına taşınması zorunludur. Bu nedenle gelişmiş ekonomilerin öncelikli olarak materyallerin istendiği noktaya erişimini sağlayacak geniş ulaşım altyapısına sahip oldukları, gelişmekte olan ülkelerin ise ekonomik büyümeyi sağlayabilmek amacıyla öncelikli olarak ulaşım şebekeleri ve altyapılarını oluşturmaya yöneldikleri görülebilmektedir

Ulaşım ve taşımacılık faaliyetleri ülkelerin kendi içerisinde ekonomik entegrasyonuna katkı sağladığı gibi, küresel düzeyde ülkelerin ekonomik ilişkilerinin artmasına ve daha da gelişmesine imkân tanımaktadır.

Günümüzde taşımacılık ve ulaştırma faaliyetleri olmadan herhangi bir iktisadi faaliyeti yürütebilmek imkânsızdır. Büyük süpermarketleri bir yana bırakırsak, küçük mahalle bakkalını işletebilmek bile bu hizmetlerin varlığına bağlıdır.

Gereksinimler çerçevesinde taşıma faaliyetlerin geliştirilmesi, daha düşük maliyetli, daha hızlı ve efektif taşıma türlerinin kullanılması ya da etkin ve verimli bir ulaşım altyapısına sahip olunması ürün için verilebilecek fiyatın “B” noktasında ürün için verilen fiyatın altına çekilebilmesine dolayısıyla ürünün “A” noktasında satılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Taşımacılık

Tedarik zinciri üretimde kullanılacak hammadde, yardımcı malzemeler ile üretim araçlarının bir araya getirilerek üretim noktalarına en uygun maliyet ve koşullarla temin edilmesi, üretim içi süreçlerde etkinliğin sağlanabilmesi için üretim faaliyetlerinin desteklenmesi, nihai müşterilere en iyi şart ve maliyetlerle ürünün ulaştırılması süreçlerini kapsamaktadır. Bu yönü ile tedarik zinciri üretim süreçleri dışında, ana faaliyet olan üretimi desteklemek ve en iyi şartlarla faaliyetini sürdürmesi için yapılan çabaların genel adı olarak tanımlanabilmektedir.

Tedarik zincirinin iyi işletilmesi sonucunda işletmelerin fazladan kaynak kullanımı azalarak, gerçekleştirilen kaynak tasarrufu daha fazla verim elde edilecek alanlara yatırım olarak yönlendirilebilmektedir. Lojistik ile tedarik zinciri yönetimi bu kapsamda bazı farklı özelliklere sahiptirler.

Taşıma ve dağıtım operatörleri bu eksende tercihlerini gerçekleştirirlerken taşımacılığa ilişkin gereksinimlerine en iyi cevap verebilecek alternatifi tercih etmeye çalışmaktadırlar. Seçimlerini yaparken çoğunlukla oluşturdukları alternatif havuzunu değerlendirerek bu alternatifler içerisinde gereksinimlerine cevap vermeyecek olanları eleme yoluna gidebilmektedirler. Öte yandan, benzer nitelikte olsa da operatörlerin bir önceki operasyon için yaptıkları tercihler bir sonraki operasyon için gereksinimlere cevap vermeyebilmektedir. Bu nedenle taşıma operasyonlarına ilişkin tercihler her süreçte tekrarlanarak yapılmaktadır.

Taşımacılık Yönetimi

Taşımacılık yönetimi, yersellik problemini ortadan kaldırması ve hammadde, yarı mamul ve ürünlerin elde edildikleri yerlerden talep edildikleri fabrikalar, üretim merkezleri, tüketim alanlarına sevk edilebilmeleri açısından tedarik zinciri yönetimi, lojistik, ekonomi ve işletmeler bazında çok önemli bir yere sahip olan bir aktivitedir.

Taşımacılık yönetimi taşımacılık tanımından farklı olarak, sadece fiziksel olarak materyalin hareket ettirilmesini değil, daha geniş bir bakış açısıyla sevkiyata hazırlık yapılması (paketleme, ambalajlama, araç ve personel tahsisi vb. süreçlerle), taşıma sürecinin etkin bir biçimde planlanması ve yönetilmesi ile taşımanın sonuçlandırılması (teslimat, kontrol, teslim sonrası hizmetler vb.) gibi süreçleri de kapsamaktadır.

Belirli bir süreçte tercih edilen alternatifler çeşitli nedenlerle bir sonraki süreçte kullanılmayabilmektedir. Bu nedenle karar verme problemlerinin çözümü her taşıma süreci için ayrı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bunun nedenlerinin başında taşımanın verimliliğini, etkinliğini ve performansını etkileyen faktörler süreç içerisinde hızlı bir biçimde değişebilmektedir.

Taşımanın performansını belirleyen faktörler şöyle sıralanabilir:

  • Taşımanın Maliyeti,
  • Taşımanın Hızı,
  • Taşımanın Sıklığı.

Taşıma Türü Seçimi

Taşıma türünün seçimi gerçekleştirilecek operasyonlar açısından en hayati düzeyde öneme sahip olan karar alma süreçlerinin başında gelmektedir. Yukarıda sayılan faktörler çerçevesinde operatörler kendileri için en optimum çözümü yaratacak taşıma türünü belirlemeye çalışmaktadır. Taşıma sistemleri, sahip olduğu çok sayıda alternatif çözüm olanakları ile taşıma hizmeti talep eden kullanıcılara çok sayıda çözüm sunarken alternatiflerin bu kadar çok olması sistemi bir o kadar karmaşıklaştırmaktadır. Buna karşılık tedarik zincirinin mümkün olan en fazla sayıda taşımacılık alternatifine ve kaynağına sahip olması gerekmektedir.

Taşıma İşletim Modelleri

Lojistik süreçlerde uygulanacak olan taşımacılık ve dağıtım yönetimi prensipleri, operasyonlarda kullanılacak taşıma türleri ve taşıma şeklinin verimliliği ve performansı tarafından doğrudan etkilenmektedir. Taşımacılık yönetimi, taşımanın planlanması, sürece etki eden çeşitli faktörler tarafından sınırlandırılmakta ve kısıtlanmaktadır.

Coğrafi şartlar, uzaklık, ölçek ekonomisi, taşıma olanakları vb. faktörler taşımacılık sürecinde hangi taşıma türlerinin kullanılabileceğini, taşıma türleri arasında kombinasyonun söz konusu olup olamayacağını belirlemektedir.

Doğrudan Taşıma Modeli

Doğrudan taşıma , “A” olarak tanımlayabildiğimiz bir başlangıç noktasından yüklenen ürünlerin sadece “B” olarak tanımlanan bir başka noktaya sevk edildiği bir taşımacılık sistemidir.

Döngüsel Taşıma Modeli

Döngüsel taşıma (Milk Run) yöntemi, bir taşıma operasyonunda birden fazla çıkış ve bitiş noktasının söz konusu olduğu, aynı süreçte çok sayıda bütünleşik taşıma operasyonunun gerçekleştirildiği bir operasyon yöntemidir. Doğrudan taşıma yönteminden farklı olarak, taşıma yapılan noktalar aynı zamanda teslim alma noktaları da olabilmektedir. Örneğin bir taşıma noktasına ürünler sevk edilirken, aynı taşıma noktasından farklı ürünler teslim alınabilmektedir.

Ayers; döngüsel dağıtımı “montaj hatlarını beslemek için gereksinim duyulan malzemeleri toplamak için gün içerisinde birden fazla döngüsel seferlerin gerçekleştirilmesi” olarak tanımlamıştır.

Döngüsel taşıma , iki nokta arasında yapılan, en iyi sonucu veren taşıma alternatiflerinin kümesidir.

Mekik Sefer Taşıma Modeli

Mekik sefer modeli ; belirlenmiş iki nokta (a,b) arasında düzenli olarak yapılan döngüsel taşımacılık süreçlerini ifade etmektedir. Her bir taşıma operasyonu için bir araç ataması yapılmakta, araç her iki nokta arasında sürekli olarak faaliyet göstermektedir. Mekik sefer modeli ile yapılacak dağıtımın birim maliyeti ve verimliliği, doğrudan yapılacak dağıtımda sefer maliyeti ve verimliliğinden daha küçük ya da eşit olmalıdır.

Besleme Sefer Taşıma Modeli

Besleme sefer dağıtım modelinde , birden çok çıkış noktasından hareket eden araçlar belirli bir dağıtım merkezinde yüklerini boşaltarak dönüş yüklerini almakta ve başlangıç noktalarına geri dönmektedir. Dağıtım merkezinde bıraktıkları yükler konsolide edilerek başka bir araca yüklenmekte ve üçüncü bir noktaya taşınmaktadır. Dağıtımda aktarma işlemlerinden sonra gelen yükün konsolide edilerek taşındığı aracın verimliliğinin diğer araçlara göre daha yüksek olması gerekmektedir.

Doğrusal Uğraklı Sefer Taşıma Modeli

Doğrusal uğraklı sefer modelinde , sefer için atanmış olan bir araç doğrusal bir düzlemde güzergâh üzerinde bulunan noktalara uğrayarak sefer yapmaktadır. Araç her noktaya yük bırakmakta, her noktadan da bir başka noktaya götürmek üzere yük almaktadır.

Terminal Bazlı Sefer Taşıma Modeli

Terminal bazlı sefer dağıtım modeli tüm dağıtım yapılacak noktalardan gelen ve bu noktalara gönderilecek olan yüklerin bir terminal sahasında ayrıştırılarak ve konsolide edilerek dağıtımın yapılmasını ifade etmektedir.

Sonuç

Ulaştırma yönetimi küreselleşme sürecinde meydana gelen gelişmelerin anlaşılabilmesi için anahtar kavramlardan birisidir. Özellikle içerisinde bulunduğumuz süreçte tedarik zincirlerinin ve işletmelerin rekabet edebilmelerinin temel olanaklarının basında ulaştırma ve taşımacılık yönetimi ile ilişkili süreçler gelmektedir. Aynı zamanda tedarik zincirlerinin küresel düzeyde gelişmelerin yanı sıra, işletmelerin uluslararası pazarlara yönelmelerine ek olarak da tedariklerini uluslararası düzeyde genişletebilmelerine olanak sağlamaktadır.

Giriş

Günümüz koşullarında endüstrilerin giderek küresel sisteme daha bağımlı hale gelmeleri sonucunda üretim süreçlerinde kullanılacak birçok unsur geçmişte yurtdışı olarak ifade edilebilen sınır ötesi yerlerden tedarik edilmektedir. Buna bağlı olarak, işletmelerin üretimde bulunabilmeleri, işletmelerin ve üyesi oldukları tedarik zincirlerinin küresel sisteme tümüyle entegre olmalarına bağlıdır. İthalat ve ihracat kavramları olmaksızın üretim ve dağıtım süreçleri düşünülememektedir.

İçerisinde bulunduğumuz yüzyıl önceki dönemin tüketim, üretim, tedarik, ticaret ve ilişkili alanlarda söz konusu olan alışkanlıklarını ve yaklaşımlarını temelinden sarsmış, daha önce eşine rastlanılmayan yepyeni yaklaşımlar ortaya koymuştur. Özellikle müşteri beklenti ve beğenilerinin yanı sıra lojistik maliyetlerin geçmişte olduğundan daha önemli ve belirleyici hale gelmesi işletmelerin, tedarik zincirlerinin ve endüstrilerin bu değişimlere uygun olarak pozisyon almalarını ve strateji geliştirmelerini ve lojistik uygulamalarının gereksinimlere uygun bir biçimde yapılandırılmasını zorunlu hale getirmiştir.

Küreselleşmenin itici güçleri arasında yer alan;

  • Ulaştırma,
  • Teknoloji ve
  • İletişim unsurlarındaki gelişmeler aynı zamanda küreselleşmenin üç temel bileşenidir

Ulaştırmanın Tanımı

Ulaştırma kavramı esas itibarıyla hammadde, yarı mamul, ürün vb. türde bir materyal ya da insanın bir yerden bir başka yere taşınmasına olanak sağlayan unsurların tümü olarak tanımlanabilmektedir. Bu kapsamda ulaştırma hem insan hem de yüklerin hareketini sağlayan bir enstrüman niteliğindedir. Dolayısıyla ulaştırma farklı boyutlarından dolayı;

  • Yolcu taşımacılığı ve
  • Yük (kargo) taşımacılığı olarak iki ana grupta sınıflandırılabilmektedir.

İnsanların taşınmasının (yolcu) yük taşımacılığından en temel farkı, bu süreçlerin depolama, etiketleme vb. türde lojistik aktiviteler içermemesinden dolayı lojistik olarak nitelendirilememesi, yolcu taşımacılığının lojistik olarak tanımlanamamasıdır. Dolayısıyla günümüzde insanların taşınması yolcu taşımacılığı ya da ulaşım olarak adlandırılırken, yük ve kargolara ilişkin süreçler lojistik ve taşımacılık olarak nitelendirilebilmektedir.

Taşımacılık;

  • Dar ve
  • Geniş olarak iki perspektifte tanımlanabilir.

Taşımacılık ve Ulaştırma Kavramları

Ulaştırma ve taşımacılık fonksiyonlarının ekonomik, sosyal etkileri göz önüne alındığında, bu kavramların toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsurları arasında öncelikli bir yere sahip oldukları görülebilmektedir.

Bu çerçevede taşımacılık kavramı; profesyonel nitelikte gerçekleştirilen, operasyon yönetimi, trafik yönetimi, planlama vb. gibi unsurları içerisinde barındıran yönetsel bir yaklaşımdır.

Ulaştırmanın İşlevi

  • İnsanların taşınmasını motive eden etkenler; çalışma, gezme, eğlence, tüketim vb. amaçlar iken,
  • Yüklerin taşınması; ürün, hammadde ya da yarı mamullerin müşteriler ile buluşturulması, pazarların entegrasyonu, daha yüksek katma değer vb. ihtiyaçlar çerçevesinde söz konusu olabilmektedir.

Dolayısıyla taşıma ve ulaştırma faaliyetleri pazarın ve aktörlerinin gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Bu gereksinimler devam ettiği sürece taşıma faaliyetinin de var olacağı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir.

Ulaştırmanın Tarihsel Kökleri

MÖ 4500 yıllarında Mezopotamya, Asya ve iç suların geçtiği ovalarda taşımacılık faaliyetlerinin yapıldığına ilişkin kanıtlar elde edilmiştir. Aynı zamanda Kuzey Fransa’da yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan buluntular ve taşımacılığın o dönemlerde yapıldığının en eski kanıtı olan tahta kızak parçasının ortaya çıkmasıyla taşımacılığını tarihi MÖ 7500’e kadar inebilmektedir.

Endüstri devrimi ile birlikte buhar gücünün makinelerde kullanılmaya başlaması neticesinde buhar gücünün taşıma araçlarında da kullanılması daha uzun mesafelerin daha kısa sürelerde kat edilebilmesine imkân sağlamıştır. Endüstri devriminin en temel unsuru buharlı gemiler ve demiryolu araçlarıdır.

Özellikle demiryolu taşımacılığı göz önüne alındığında buhar gücünün keşfi ve bunun makinelerde kullanılmaya başlanması kara üzerinde gerçekleştirilen taşımacılık türlerinin gelişme süreçlerini etkilemiş, taşıma türleri arasındaki denge kara üzerinde yapılan taşımalar lehine değişmiş, denizyolu taşımacılığı daha önceki stratejik üstünlüğünü demiryolu taşımacılığı karşısında önemli ölçüde kaybetmiştir.

20. yüzyılın ortalarından itibaren;

  • Denizyolu ve
  • Demiryolu taşıma türlerinde gözlemlenen gelişmelere ek olarak, taşımacılık süreçleri içerisinde iki yeni unsur daha eklenmiştir.

Daha önce bireysel kullanım amaçlı üretilen (otomobil) karayolu araçlarının taşımacılıkta yaratacağı fayda dikkate alınarak yüklerin taşınmasında kullanılacak kamyon vb. araçların üretilmeye başlanması, karayolu taşımacılığının da bu süreçte taşımacılık operasyonlarında kullanılmaya başlanması sonucunu doğurmuştur.

Ekonomi ve Taşımacılık

Taşımacılık faaliyetleri ulusal ve küresel ekonominin en önemli ve vazgeçilmez bileşenlerinden birisidir. Ekonomik aktivitelerin gerçekleştirilebilmesi için bir hammaddenin ya da yarı mamulün belirli bir çevrim süreci sonucunda ürüne dönüşümü amacıyla üretim merkezlerine, ürünün de tüketim noktalarına taşınması zorunludur. Bu nedenle gelişmiş ekonomilerin öncelikli olarak materyallerin istendiği noktaya erişimini sağlayacak geniş ulaşım altyapısına sahip oldukları, gelişmekte olan ülkelerin ise ekonomik büyümeyi sağlayabilmek amacıyla öncelikli olarak ulaşım şebekeleri ve altyapılarını oluşturmaya yöneldikleri görülebilmektedir

Ulaşım ve taşımacılık faaliyetleri ülkelerin kendi içerisinde ekonomik entegrasyonuna katkı sağladığı gibi, küresel düzeyde ülkelerin ekonomik ilişkilerinin artmasına ve daha da gelişmesine imkân tanımaktadır.

Günümüzde taşımacılık ve ulaştırma faaliyetleri olmadan herhangi bir iktisadi faaliyeti yürütebilmek imkânsızdır. Büyük süpermarketleri bir yana bırakırsak, küçük mahalle bakkalını işletebilmek bile bu hizmetlerin varlığına bağlıdır.

Gereksinimler çerçevesinde taşıma faaliyetlerin geliştirilmesi, daha düşük maliyetli, daha hızlı ve efektif taşıma türlerinin kullanılması ya da etkin ve verimli bir ulaşım altyapısına sahip olunması ürün için verilebilecek fiyatın “B” noktasında ürün için verilen fiyatın altına çekilebilmesine dolayısıyla ürünün “A” noktasında satılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Taşımacılık

Tedarik zinciri üretimde kullanılacak hammadde, yardımcı malzemeler ile üretim araçlarının bir araya getirilerek üretim noktalarına en uygun maliyet ve koşullarla temin edilmesi, üretim içi süreçlerde etkinliğin sağlanabilmesi için üretim faaliyetlerinin desteklenmesi, nihai müşterilere en iyi şart ve maliyetlerle ürünün ulaştırılması süreçlerini kapsamaktadır. Bu yönü ile tedarik zinciri üretim süreçleri dışında, ana faaliyet olan üretimi desteklemek ve en iyi şartlarla faaliyetini sürdürmesi için yapılan çabaların genel adı olarak tanımlanabilmektedir.

Tedarik zincirinin iyi işletilmesi sonucunda işletmelerin fazladan kaynak kullanımı azalarak, gerçekleştirilen kaynak tasarrufu daha fazla verim elde edilecek alanlara yatırım olarak yönlendirilebilmektedir. Lojistik ile tedarik zinciri yönetimi bu kapsamda bazı farklı özelliklere sahiptirler.

Taşıma ve dağıtım operatörleri bu eksende tercihlerini gerçekleştirirlerken taşımacılığa ilişkin gereksinimlerine en iyi cevap verebilecek alternatifi tercih etmeye çalışmaktadırlar. Seçimlerini yaparken çoğunlukla oluşturdukları alternatif havuzunu değerlendirerek bu alternatifler içerisinde gereksinimlerine cevap vermeyecek olanları eleme yoluna gidebilmektedirler. Öte yandan, benzer nitelikte olsa da operatörlerin bir önceki operasyon için yaptıkları tercihler bir sonraki operasyon için gereksinimlere cevap vermeyebilmektedir. Bu nedenle taşıma operasyonlarına ilişkin tercihler her süreçte tekrarlanarak yapılmaktadır.

Taşımacılık Yönetimi

Taşımacılık yönetimi, yersellik problemini ortadan kaldırması ve hammadde, yarı mamul ve ürünlerin elde edildikleri yerlerden talep edildikleri fabrikalar, üretim merkezleri, tüketim alanlarına sevk edilebilmeleri açısından tedarik zinciri yönetimi, lojistik, ekonomi ve işletmeler bazında çok önemli bir yere sahip olan bir aktivitedir.

Taşımacılık yönetimi taşımacılık tanımından farklı olarak, sadece fiziksel olarak materyalin hareket ettirilmesini değil, daha geniş bir bakış açısıyla sevkiyata hazırlık yapılması (paketleme, ambalajlama, araç ve personel tahsisi vb. süreçlerle), taşıma sürecinin etkin bir biçimde planlanması ve yönetilmesi ile taşımanın sonuçlandırılması (teslimat, kontrol, teslim sonrası hizmetler vb.) gibi süreçleri de kapsamaktadır.

Belirli bir süreçte tercih edilen alternatifler çeşitli nedenlerle bir sonraki süreçte kullanılmayabilmektedir. Bu nedenle karar verme problemlerinin çözümü her taşıma süreci için ayrı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bunun nedenlerinin başında taşımanın verimliliğini, etkinliğini ve performansını etkileyen faktörler süreç içerisinde hızlı bir biçimde değişebilmektedir.

Taşımanın performansını belirleyen faktörler şöyle sıralanabilir:

  • Taşımanın Maliyeti,
  • Taşımanın Hızı,
  • Taşımanın Sıklığı.

Taşıma Türü Seçimi

Taşıma türünün seçimi gerçekleştirilecek operasyonlar açısından en hayati düzeyde öneme sahip olan karar alma süreçlerinin başında gelmektedir. Yukarıda sayılan faktörler çerçevesinde operatörler kendileri için en optimum çözümü yaratacak taşıma türünü belirlemeye çalışmaktadır. Taşıma sistemleri, sahip olduğu çok sayıda alternatif çözüm olanakları ile taşıma hizmeti talep eden kullanıcılara çok sayıda çözüm sunarken alternatiflerin bu kadar çok olması sistemi bir o kadar karmaşıklaştırmaktadır. Buna karşılık tedarik zincirinin mümkün olan en fazla sayıda taşımacılık alternatifine ve kaynağına sahip olması gerekmektedir.

Taşıma İşletim Modelleri

Lojistik süreçlerde uygulanacak olan taşımacılık ve dağıtım yönetimi prensipleri, operasyonlarda kullanılacak taşıma türleri ve taşıma şeklinin verimliliği ve performansı tarafından doğrudan etkilenmektedir. Taşımacılık yönetimi, taşımanın planlanması, sürece etki eden çeşitli faktörler tarafından sınırlandırılmakta ve kısıtlanmaktadır.

Coğrafi şartlar, uzaklık, ölçek ekonomisi, taşıma olanakları vb. faktörler taşımacılık sürecinde hangi taşıma türlerinin kullanılabileceğini, taşıma türleri arasında kombinasyonun söz konusu olup olamayacağını belirlemektedir.

Doğrudan Taşıma Modeli

Doğrudan taşıma , “A” olarak tanımlayabildiğimiz bir başlangıç noktasından yüklenen ürünlerin sadece “B” olarak tanımlanan bir başka noktaya sevk edildiği bir taşımacılık sistemidir.

Döngüsel Taşıma Modeli

Döngüsel taşıma (Milk Run) yöntemi, bir taşıma operasyonunda birden fazla çıkış ve bitiş noktasının söz konusu olduğu, aynı süreçte çok sayıda bütünleşik taşıma operasyonunun gerçekleştirildiği bir operasyon yöntemidir. Doğrudan taşıma yönteminden farklı olarak, taşıma yapılan noktalar aynı zamanda teslim alma noktaları da olabilmektedir. Örneğin bir taşıma noktasına ürünler sevk edilirken, aynı taşıma noktasından farklı ürünler teslim alınabilmektedir.

Ayers; döngüsel dağıtımı “montaj hatlarını beslemek için gereksinim duyulan malzemeleri toplamak için gün içerisinde birden fazla döngüsel seferlerin gerçekleştirilmesi” olarak tanımlamıştır.

Döngüsel taşıma , iki nokta arasında yapılan, en iyi sonucu veren taşıma alternatiflerinin kümesidir.

Mekik Sefer Taşıma Modeli

Mekik sefer modeli ; belirlenmiş iki nokta (a,b) arasında düzenli olarak yapılan döngüsel taşımacılık süreçlerini ifade etmektedir. Her bir taşıma operasyonu için bir araç ataması yapılmakta, araç her iki nokta arasında sürekli olarak faaliyet göstermektedir. Mekik sefer modeli ile yapılacak dağıtımın birim maliyeti ve verimliliği, doğrudan yapılacak dağıtımda sefer maliyeti ve verimliliğinden daha küçük ya da eşit olmalıdır.

Besleme Sefer Taşıma Modeli

Besleme sefer dağıtım modelinde , birden çok çıkış noktasından hareket eden araçlar belirli bir dağıtım merkezinde yüklerini boşaltarak dönüş yüklerini almakta ve başlangıç noktalarına geri dönmektedir. Dağıtım merkezinde bıraktıkları yükler konsolide edilerek başka bir araca yüklenmekte ve üçüncü bir noktaya taşınmaktadır. Dağıtımda aktarma işlemlerinden sonra gelen yükün konsolide edilerek taşındığı aracın verimliliğinin diğer araçlara göre daha yüksek olması gerekmektedir.

Doğrusal Uğraklı Sefer Taşıma Modeli

Doğrusal uğraklı sefer modelinde , sefer için atanmış olan bir araç doğrusal bir düzlemde güzergâh üzerinde bulunan noktalara uğrayarak sefer yapmaktadır. Araç her noktaya yük bırakmakta, her noktadan da bir başka noktaya götürmek üzere yük almaktadır.

Terminal Bazlı Sefer Taşıma Modeli

Terminal bazlı sefer dağıtım modeli tüm dağıtım yapılacak noktalardan gelen ve bu noktalara gönderilecek olan yüklerin bir terminal sahasında ayrıştırılarak ve konsolide edilerek dağıtımın yapılmasını ifade etmektedir.

Sonuç

Ulaştırma yönetimi küreselleşme sürecinde meydana gelen gelişmelerin anlaşılabilmesi için anahtar kavramlardan birisidir. Özellikle içerisinde bulunduğumuz süreçte tedarik zincirlerinin ve işletmelerin rekabet edebilmelerinin temel olanaklarının basında ulaştırma ve taşımacılık yönetimi ile ilişkili süreçler gelmektedir. Aynı zamanda tedarik zincirlerinin küresel düzeyde gelişmelerin yanı sıra, işletmelerin uluslararası pazarlara yönelmelerine ek olarak da tedariklerini uluslararası düzeyde genişletebilmelerine olanak sağlamaktadır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!