Türkçe Ses Bilgisi Dersi 2. Ünite Sorularla Öğrenelim

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Türkçe Ses Bilgisi Dersi 2. Ünite Sorularla Öğrenelim için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Ses Bilgisi 1: Parçalı Sesbirimler

1. Soru

Söz sonundaki ünsüzler Türkçe sözcüklerde nasıl bir durum alırlar?

Cevap

Türkçede genel kural olarak söz sonunda ötümlü ünsüz bulunmaz. Ana Türkçe dönemindeki uzun ünlüler kısalırken geride seslik izler bırakmışlardır, bunlardan biri ötümlüleşmedir. Az sayıda tek heceli sözcük, ek almasa bile söz sonunda ötümlü ünsüz bulundurur, ad, od, sac, yad gibi. Büyük bir grup tek heceli sözcükte ise ünlü uzunluğundan kaynaklanan ötümlüleşme ancak eklenmede ortaya çıkar. Ötümsüz ünsüzle biten tek heceli uzun ünlülü olan sözcüklerin ünlüyle başlayan bir ek almaları durumunda sonlarındaki p, ç, t, k ünsüzleri, b, c, d, g seslerine değişir. Kök hecedeki ünlü Ana Türkçede kısa ise ünsüz aynı kalır. Kök hecedeki ünlünün uzun olup olmamasıyla ilgilidir.


2. Soru

Seslerin niteliğini neler belirler?

Cevap

Ciğerlerden gelen havanın çıkarılması sırasında, havanın gırtlaktan itibaren herhangi bir yerde tıkanması, hava yolundaki çeşitli daralmalar, sürtünme, kapanma, sızma, ses tellerinin titreşip titreşmemesi, dilin dişlere, damağa değip değmemesi, dudakların durumu seslerin niteliğini belirler. Sesler çıkış biçimlerine göre çeşitli benzerlik veya farklılıklarına göre sınıflandırılırlar.


3. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde bulunan ünlüleri, ölçütlere göre nasıl gruplandırabiliriz?

Cevap

A sesi; art, düz, açık, kısa, e sesi; ön, düz, açık, kısa, ı sesi; art, kapalı, düz, kısa, i sesi; ön, düz, dar, kısa. Art-düz-geniş; a. Art-düz-dar; ı. Art-yuvarlak-geniş; o. Art-yuvarlak-dar; u. Ön-düz-geniş; e. Ön-düz-dar; i. Önyuvarlak-geniş; ö. Ön-yuvarlak-dar; ü. Uzunluk çağdaş Türkçede hem Türkçe sözcükler için hem de alıntı sözcükler için anlam ayırıcıdır, yani bir sesbirimdir. Parçalar üstü sesbirimler arasında yer alan uzunluk yazıda gösterilmez.


4. Soru

Ünlülerin tanımlanması ve sınıflandırılmasındaki sorunlar nelerdir?

Cevap

Ünlülerde, ünsüzlerin aksine, söylenişleri sırasında dudakların yuvarlaklaşması dışında, ağız boşluğunda neler olduğunun hissedilmemesidir. Dudakların durumu Türkçe ünlülerin ayrılmasında önemlidir, fakat ünlülerde asıl önemli olan dildir. Ünlülerin hem niteliği hem niceliği, duruma göre; dilin belli bir bölümünün, hangi pozisyonda, ne kadar süreyle kaldığına bağlı olarak değişir ve böylece bambaşka bir ünsüz oluşabilir.


5. Soru

Ünsüzlerin sınıflandırılması kaç grupta yapılır?

Cevap

Oluşum yerlerine göre ünsüzler; çift dudak ünsüzleri, diş dudak ünsüzleri, dil ucu diş ünsüzleri, diş eti damak ünsüzleri, ön damak ünsüzleri, art damak ünsüzleri, gırtlak ünsüzleri, ötümlülük ötümsüzlük açısından ünsüzler, süreklilik süreksizlik açısından ünsüzler, ağız ya da genizde oluşmalarına göre ünsüzler olmak üzere sınıflandırılır.


6. Soru

Ünlülerin özellikleri nelerdir?

Cevap

Ünlülerin çıkarılması sırasında soluğun tam bir engellenmeyle karşılaşmaması, hiçbir engelle karşılaşmadığı anlamına gelmez. Ünlüler söylenirken başlarında Türkçede sesbirim olmadığı için ayrı bir işaretle gösterilmeyen bir gırtlak sesi bulunur. Her sözcüğün başında gırtlakta bir boğumlanma olduğu ve bunun açılması ile ünlünün oluşmaya başladığı hissedilir. Ayşe, elma al cümlesindeki gibi. Ünlüler söylenişleri sırasında, ağız boşluğunda yarattıkları açıklık, darlığa, dudakların durumuna, dilin önünün veya arkasının kabararak soluğun geçiş yolunda bir engel oluşturmasına göre belli sınıflara ayrılırlar. Ünlülerin süresi, yani ünlünün uzun olup olmaması da önemli bir ölçüttür. Ünlülerin tek başlarına söylenebilir ve hece kurabilir olmaları, onları diğer seslerden ayıran önemli bir özelliktir. O, a-lın, ö-mür, ı-lık gibi. Standart Türkçede alfabede gösterilen 8 ünlü vardır. Ayrıca zaman zaman uzun ünlüleri göstermek için düzeltme işaretinin kullanıldığı da olmaktadır ama düzensizdir.


7. Soru

Sesler nasıl sınıflandırılırlar?

Cevap

Seslerin bir bölümü alfabede yer alan çeşitli harflerle gösterilir, yazıda gösterildikleri için parçalı sesbirimler adını alırlar. Bazıları ise sadece söyleyişte yer alırlar ve parçalarüstü sesbirimler olarak adlandırılırlar. Uzunluk, vurgu, ezgi, ton gibi ögeler parçalarüstü sesbirimlerdir.


8. Soru

Oluşum yerlerine göre ünsüzler nasıl sınıflandırılabilir?

Cevap

Ünsüzlerin sınıflandırılmasında kullanılan ölçütlerden birisi, oluşum noktasıdır. Bir ünsüzün çıkarılması sırasında ciğerlerden gelen havanın engellenmesinin ses aygıtının hangi bölgesinde, yani boğumlanmanın söyleyiş organlarının neresinde gerçekleştiği ile ilgilidir. Telaffuz organlarında seslerin oluşmasında önemli rolü oynayan belli noktalar vardır, bunlara boğumlanma noktaları denir. Ünsüzlerin oluşumuna en az iki organ katılır. Çift dudak ünsüzleri: ciğerlerden gelen havanın dudakların kapanması sonucu engellenmesiyle oluşan ünsüzlerdir. Türkçede anlam ayırıcı ses birimler olarak kullanılan dudak ünsüzleri; b, p, m gibi. Diş dudak ünsüzleri; havanın üst dişlerle alt dudak tarafından engellenmesi sonucu oluşan seslere denir, f ve v gibi. Dil ucu diş ünsüzleri; dil ucunun dişlerin arasına değmesi sonucu oluşan seslerdir, d, t, n, s gibi. Diş eti damak ünsüzleri; dil ucunun diş etine değmesi ile oluşan seslerdir, c, ç, ş, j gibi. Ön damak ünsüzleri; dilin ön tarafının ön damağa doğru kabararak, havayı engellemesiyle oluşan seslerdir, g, k, l, r gibi. Art damak ünsüzleri; dilin arka tarafının kabarıp yumuşak damakla birlikte soluğu engellemesi sonucu oluşan seslerdir, g, ğ, k, l gibi. Gırtlak ünsüzleri; soluğun gırtlakta bir tıkanmaya uğramasıyla çıkarılan seslerdir.


9. Soru

Ünlü nedir?

Cevap

Bir dilde seslerin çıkarılması sırasında akciğerlerden havanın ses aygıtında tam kapanma türünden bir engelle karşılaşmadan ses tellerinin titreşmesiyle oluşan seslere ünlü denir. Bu terim, ses anlamına gelen ve bazı ağızlarda hala söylenen ün sözcüğü ile addan ad yapım eki olan lü ekinin birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.


10. Soru

Söz sonundaki ünsüzlerin durumu yabancı kökenli sözcüklerde nasıldır?

Cevap

Alıntı sözcüklerde, başta Arapçadan ve Farsçadan alınanlar olmak üzere sözcüğün aslında bulunan ötümlü ünsüzler, Türkçenin sözcük sonunda ötümlü ünsüz bulunmama kuralına uygun olarak, yalın durumda ötümsüzleşir. Sözcüğün ünlüyle başlayan bir ek alması durumunda ise yeniden ötümlüleşir. Kitab-kitap-kitab-ı, hesab-hesap-hesab-ı, ceb-cep-ceb-i gibi.


11. Soru

Ünlüler kaç gruba ayrılır?

Cevap

Ünlüler dört grupta toplanabilir. Dilin ön tarafının kabararak ön damakla arasındaki açıklığı daraltması sonucu oluşan ünlülere ön damak ünlüsü veya ön ünlü denir. Bunlar; e,i,ö,ü ünlüleridir. Dilin arka tarafının kabararak, yumuşak damakla arasındaki mesafeyi daraltması sonucu oluşan ünlülere art damak ünlüsü veya art ünlü denir. Bunlar a,ı,o,u ünlüleridir. İkinci önemli ayırıcı özellik dudakların durumudur. Dudaklar düz durumdayken çıkarılan ünlülere düz ünlüler denir: a-e-ı-i düz ünlülerdir. Eğer dudaklarda bir yuvarlaklaşma olursa bu durumda yuvarlak ünlüler oluşur: o-u-ö-ü ünlüleri yuvarlak ünlülerdir. Ağız boşluğundaki açıklık-kapalılık, dilin ağız içinde yayvan olarak bulunması veya kabararak hava yolunu daraltmasıyla ilgilidir. Geniş ünlülerde dil her seferinde, dar karşılığına göre ağız içinde daha yayvan biçimde bulunur. Darlık, genişlik durumuna göre; a-e-o-ö ünlüleri geniş, ı-i-u-ü ünlüleri dar ünlülerdir. Sınıflandırmada dördüncü ölçüt süredir. İlke olarak ünlüler, çıkarılmaları sırasında ses aygıtında herhangi bir kapanmayla karşılaşmadıkları için nefesin yettiği kadar söylenebilirler.


12. Soru

Ötümlülük, ötümsüzlük açısından ünsüzler nelerdir?

Cevap

Oluşum sırasında ses tellerinin titreşip titreşmemesi, ünsüzleri sınıflandırılmasında kullanılan ölçütlerden birisidir. Ses telleri gırtlağın ortasında kalan kıkırdağın içiyle halka kıkırdağın iç kenarları arasında yer alan ve sesin oluşumunda birinci derecede rol oynayan esnek iki kas’a denir. Türkçenin ötümlü ünsüzleri; b,c,d,g,ğ,j,l,m,n,r,v,y,z’dir. Ötümsüz ünsüzleri ise; ç,f,h,k,s,ş,p,t’dir. Seslerin titreşimli olup olmadığını anlamanın yollarından biri, ellerle kulakları tıkayarak sesleri söylemektir. Titreşimli seslerde, ses içeriden açıkça duyulurken, titreşimsizlerde hiçbir şey işitilmez. Boyun çenenin altından tutulduğu zaman da titreşimli sesler hissedilir.


13. Soru

Söz sonundaki ünsüzlerle ilgili karışıklık yaratan türevler nelerdir?

Cevap

Bazı durumlarda türevler yanıltıcı olabilir. Örnek olarak ak; beyaz, ak-ı çekiminde ünsüz ötümsüzlüğünü korurken aynı kökten türemiş ağar-beyazlamak eylemi eski uzunluğu ifade eder. Geleneksel dil bilgisi kitaplarında bu durum; tek heceli sözcüklerle karışıklığa yol açacak sözcüklerde ve bazı adlarda sondaki ünsüz değiştirilemez biçiminde açıklanır. Ancak dillerde bilinçli ses değişmeleri olamayacağı gibi, bu açıklama tek heceli tüm sözcüklerin durumunu da açıklamaz. Söz sonundaki ötümlülük, ötümsüzlük ilginç bir belirleme de tek heceli eylem köklerinin çekiminde ötümlüleşme olmamasıdır. Yapım ekleriyle ötümlüleşen eylem kökü, çekim ekleriyle değişmez. Çok heceli sözcüklerde ise söz sonunda ötümlüleşme, yeni türetmeler dışında, her durumda gerçekleşir. Çok heceli sözcüklerin sonundaki ötümlüleşmenin ünlü uzunluğuyla ilgisi yoktur.


14. Soru

Ağız ya da genizde oluşmalarına göre ünsüzler nelerdir?

Cevap

Ünsüzler oluşumlarına göre ağız ya da geniz ünsüzleri olmak üzere ikiye ayrılırlar. Ağız ünsüzlerinde küçük dil, burun yolunu kapatarak burundan hava çıkışını engeller. Geniz ünsüzlerinde ise burun yolu açıktır. Ses oluşurken akciğerlerden gelen hava burundan da çıkar. Türkçede m ve n olmak üzere sadece iki geniz ünsüzü vardır. Bu ünsüzlerden ilkinin söylenişi sırasında akciğerlerden gelen hava dudakların kapanmasıyla, ikincisinde ise dilin ağız boşluğunu kapamasıyla engellenir, daha sonra ağızdan ve burundan serbest bırakılır. Geri kalan ünsüzlerin hepsi, küçük dilin burun yolunu tıkaması sonucu havanın burundan çıkması engellendiği için, ağız ünsüzü olarak gerçekleşir.


15. Soru

Ünlülerin sınıflandırılmasında hangi ölçütler kullanılır?

Cevap

Ciğerlerden gelen havanın söyleyiş organlarının hangi noktasında engelle karşılaştığı, havanın karşılaştığı engellemenin türü, dudakların durumu, süre, havanın ağızdan veya burundan çıkması gibi ölçütler kullanılır. Türkçede ünlülerin tamamı ağız ünlüsüdür, geniz ünlüsü yoktur.


16. Soru

Süreklilik ve süreksizlik açısından ünsüzler nelerdir?

Cevap

Bir patlama sonucu değil de daha uzun bir sürede çıkarılan ünsüzlere sürekli ünsüz denir. Sürekli ünsüzler; akıcı ve sızıcı olmak üzere ikiye ayrılır. Akıcı sürekli ünsüzler; l,m,n,r,y’dir. Sızıcı sürekli ünsüzler ise; f,ğ,h,j,s,ş,v,z’dir. Bu ünsüzlerin çıkarılmasında havanın söyleyiş organlarında tamamıyla engellenmesi söz konusu değildir. Fakat; b,c,ç,d,g,k,p,t ünsüzleri akciğerlerden gelen havanın telaffuz organlarında tam olarak engellenmesi ve daha sonra serbest bırakılması sonucu oluşurlar. Bunlara süreksiz ünsüzler veya patlayıcı ünsüzler denir.


17. Soru

Söz başında bulunmayan ünsüzler nelerdir?

Cevap

Türkçede söz başında bulunabilen ünsüz sayısı diğer pozisyonlara göre oldukça sınırlıdır. Türkçe kökenli sözcüklerde, söz başında, ğ, l, m, n, r, ş, z ünsüzleri bulunmaz. Bir sözcüğün bu ünsüzlerden birisiyle başlaması kökeninin Türkçe olmadığını gösterir. Bu kuralın bir istisnası olarak, n ünsüzü sadece ne ve bundan türemiş olan nereye, nasıl, niçin, neden gibi sözcüklerde bulunabilir. Ş sesi de, şu, şimdi, şiş gibi Türkçe örneklerde geçer ama ikincildir, yani başka seslerden gelişmiştir. Söz başında bulunabilen, d, p, v, g ünsüzleri de ikincildir ve Türkçenin eski dönemlerine ait başka ünsüzlerden gelişmişlerdir. Buna bazı örnekler vermek istersek; eski biçimde; temür, yeni biçimde demir, tal-dal, barmak-parmak, bış-piş, kel-gel, bar-var, ber-ver gibi.


18. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde bulunmayan ünsüzler nelerdir?

Cevap

Ünsüzlerin bir bölümü Türkçe kökenli sözcüklerde hiçbir pozisyonda, bir bölümü ise söz başında veya sonunda bulunamazlar. J ünsüzü, Türkçe kökenli bir sözcüğün hiçbir yerinde bulunamaz, sadece alıntı sözcüklerde bulunabilir. Jilet, jale, jandarma gibi. Bazı ünsüzler ise Türkçe sözcüklerde ancak ikincil, yani başka seslerden değişmiş olarak bulunabilirler. Bunlar; h, f, c ünsüzleridir. Türkçe kökenli sözcüklerde birincil olarak bulunmamakla birlikte c ünsüzü, ç ünsüzünden türediği için, diğerlerine göre daha fazla sözcükte görülür. Bu ünsüzlerden birisini taşıyor olması çoğu durumda bir sözcüğün Türkçe kökenli olmadığının da işaretidir. Örnek olarak; eski Türkçe de kanı sözcüğü, günümüz Türkçesinde hani, kangı-hangi, öbke-öfke, yuyka-yufka, açık-acık, sançak-sancak sözcükleri verilebilir.


19. Soru

Ünsüz nedir?

Cevap

Akciğerlerden gelen havanın çıkışı sırasında telaffuz organlarında tıkanma, daralma, sürtünme gibi çeşitli engellerle karşılaşması sonucu oluşan seslere ünsüz denir. Standart Türkçede anlam ayırıcı en az 21 ünsüz vardır. Ağızlarda dahil edilirse ünsüzlerin sayısı daha da artabilir. Her ünsüz, anlam ayırıcı sesbirim olarak, en azından bir özelliğiyle diğerlerinden ayrılır. Alfabe kanununa göre harfler ise kendilerinden sonra gelen bir e ünlüsü ile seslendirileceklerdir. Buna göre b harfi be şeklinde söylenir. Bunun nedeni ünsüzlerin tek başlarına hece oluşturamamalarıdır.


20. Soru

Yazı dilinde gösterilmeyen ünsüzler nelerdir?

Cevap

Kimi ünsüzler, Anadolu ağızlarında veya konuşma dilinde bulunmakla birlikte, yazı dilinde gösterilmez. Bunların bazıları Türkçenin eski dönemlerinde ayrı sesbirimlerdi yani sözcüklerin anlamını ayırmaya yarıyorlardı. Bu sesbirimlerden biri bana, deniz gibi sözcüklerde görülen geniz n’sidir. Bir diğeri de gırtlak h si denilen sestir. Bu ses ağızlarda art damak ünsüzü olan k sesinden gelmiştir. Bazı bölgelerimize özgü sesler de vardır. Bunlardan biri Güneydoğu Anadolu ağızlarında ‘alim gibi sözcüklerde rastlanan Arapçadan kopyalanmış ayın sesidir. Doğu Anadolu ağızlarında görülen; standart Türkçe deki sızıcı ğ sesinin art ünlülü sözcüklerde normal g olarak söylenmesi de buna örnek olarak gösterilebilir.


21. Soru

Yabancı kökenli sözcüklerin söz sonuna göre farklı durumları nelerdir?

Cevap

Alıntı sözcüklerde ab, hac, had gibi yalın durumda ötümsüzleşmeyen az sayıda tek heceli örnek vardır. Az sayıda örnekte de kaynak dildeki söz sonu ötümlü ünsüz Türkçede her durumda ötümsüz kalabilir. Habb-hap-hap-ı gibi. Kaynak dilde, sonunda ötümsüz ünsüz bulunduran alıntı sözcükler, ünlüyle başlayan ek aldıkları zaman, sonlarındaki ötümsüz ünsüzün ötümlüleşmesi ile ilgili kesin bir kural yoktur. Kaynak dildeki söz sonu ötümsüz ünsüz, Türkçede her durumda ötümsüzlüğünü koruyabilir. Type-tip-tip-i gibi. Bazı durumlarda ise söz sonu ünsüz, bir ünlüden önce hem ötümlü hem ötümsüz olabilir. Kaynak dildeki söz sonu ötümsüz ünsüz Türkçede, ünlü öncesi olmayan durumda ötümsüzlüğünü korurken, eklenmede, çok heceli Türkçe sözcüklerde olduğu gibi bir ünlüden önce ötümlüleşebilir. Sokak, sokağ-ı gibi. Sözcüğün eski veya yeni kopyalanmış olması ve kullanım sıklığı belli bir rol oynayabilir.Erken tarihli kopyalar, Türkçenin kurallarına daha fazla, geç dönem kopyaları ise daha az uymuştur. Hukuk-un, evrak-ın, kaset-in, tip-e gibi. Yine Arapçada -iyet ekiyle biten sözcüklerin sonundaki t sesi eklenmede ötümlüleşmez. Hürriyet-hürriyet-i, cumhuriyet-cumhuriyet-i gibi. İki ünlü arasındaki ötümsüzlüğünü koruyan örnekler yanında, Türkçenin ötümlüleşme kuralına uyan çok sayıda alıntı sözcük de vardır. Elektrik, elektriğ-i, grup-grub-u gibi.


22. Soru

Düz ünlü harfler nelerdir?

Cevap

a, e, ı ve i harfleri


23. Soru

Yuvarlak ünlü harfler nelerdir?

Cevap

o, ö, u ve ü harfleri


24. Soru

Dar ünlüler olarak bilinen harfler nelerdir?

Cevap

ı, i , u ve ü


25. Soru

Akciğerlerden gelen havanın çıkışı sırasında telaffuz organlarında tıkanma, daralma, sürtünme gibi çeşitli engellerle karşılaşması sonucu oluşan seslere ne denir?

Cevap

Ünsüz


26. Soru

Alfabe kanununa göre harfler ise kendilerinden sonra gelen bir /e/ ünlüsü ile seslendirileceklerdir. Buna göre /b/ harfi be şeklinde söylenir. Bunun sebebi nedir?

Cevap

Ünsüzlerin tek başlarına hece oluşturamaması


27. Soru

Çift dudak ünsüzleri nelerdir?

Cevap

b,p ve m ünsüzleridir.


28. Soru

Diş-Dudak ünsüzleri nelerdir?

Cevap

f ve v harfleridir.


29. Soru

Dil Ucu-Diş Ünsüzleri nelerdir?

Cevap

d, n, s, t ve z ünsüzleridir.


30. Soru

Diş Eti-Damak Ünsüzleri nelerdir?

Cevap

c, ç, j ve ş ünsüzleridir.


31. Soru

Dilin ön tarafının ön damağa doğru kabararak, havayı engellemesiyle oluşan seslere ne ad verilir?

Cevap

Ön Damak Ünsüzleri


32. Soru

Dilin arka tarafının kabarıp yumuşak damakla birlikte soluğu engellemesi sonucu oluşan seslere ne ad verilir?

Cevap

Art Damak Ünsüzleri


33. Soru

Dilimizde yer alan ve gırtlak ünsüzlerine örnek olan ses hangisidir?

Cevap

‘h’ ünsüzü


34. Soru

Türkçe’deki ötümsüz ünsüz sayısı kaçtır?

Cevap

8


35. Soru

Bir patlama sonucu değil de daha uzun bir sürede çıkarılan ünsüzlere ne ad verilir?

Cevap

Sürekli Ünsüzler


36. Soru

‘jilet’ kelimesinde yer alan ve Türkçe kökenli kelimelerde bulunmayan ses hangisidir?

Cevap

j sesi


37. Soru

Türkçe sözcüklerde ancak ikincil, yani başka seslerden değişmiş olarak
bulunabilen ünsüzler nelerdir?

Cevap

h, f ve c sesleridir.


38. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde, kaç tane ünsüz söz başında bulunamaz?

Cevap

7


39. Soru

Ötümsüz ünsüzle biten tek heceli, aslında uzun ünlülü olan sözcüklerin, ünlüyle başlayan bir ek almaları durumunda sonlarındaki /p/, /ç/, /t/, /k/ ünsüzleri hangi ünsüzlere dönüşür?

Cevap

b, c, d ve g ünsüzleri


40. Soru

‘Ötümlü, sürekli, akıcı ve çift-dudak ünsüzü’ olma özelliklerini taşıyan ünsüz harf hangisidir?

Cevap

‘m’ ünsüzü


41. Soru

‘Ötümsüz, süreksiz, patlayıcı, çift dudak ünsüzü’ özelliklerine sahip olan ünsüz hangisidir?

Cevap

‘p’ ünsüzü


1. Soru

Söz sonundaki ünsüzler Türkçe sözcüklerde nasıl bir durum alırlar?

Cevap

Türkçede genel kural olarak söz sonunda ötümlü ünsüz bulunmaz. Ana Türkçe dönemindeki uzun ünlüler kısalırken geride seslik izler bırakmışlardır, bunlardan biri ötümlüleşmedir. Az sayıda tek heceli sözcük, ek almasa bile söz sonunda ötümlü ünsüz bulundurur, ad, od, sac, yad gibi. Büyük bir grup tek heceli sözcükte ise ünlü uzunluğundan kaynaklanan ötümlüleşme ancak eklenmede ortaya çıkar. Ötümsüz ünsüzle biten tek heceli uzun ünlülü olan sözcüklerin ünlüyle başlayan bir ek almaları durumunda sonlarındaki p, ç, t, k ünsüzleri, b, c, d, g seslerine değişir. Kök hecedeki ünlü Ana Türkçede kısa ise ünsüz aynı kalır. Kök hecedeki ünlünün uzun olup olmamasıyla ilgilidir.

2. Soru

Seslerin niteliğini neler belirler?

Cevap

Ciğerlerden gelen havanın çıkarılması sırasında, havanın gırtlaktan itibaren herhangi bir yerde tıkanması, hava yolundaki çeşitli daralmalar, sürtünme, kapanma, sızma, ses tellerinin titreşip titreşmemesi, dilin dişlere, damağa değip değmemesi, dudakların durumu seslerin niteliğini belirler. Sesler çıkış biçimlerine göre çeşitli benzerlik veya farklılıklarına göre sınıflandırılırlar.

3. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde bulunan ünlüleri, ölçütlere göre nasıl gruplandırabiliriz?

Cevap

A sesi; art, düz, açık, kısa, e sesi; ön, düz, açık, kısa, ı sesi; art, kapalı, düz, kısa, i sesi; ön, düz, dar, kısa. Art-düz-geniş; a. Art-düz-dar; ı. Art-yuvarlak-geniş; o. Art-yuvarlak-dar; u. Ön-düz-geniş; e. Ön-düz-dar; i. Önyuvarlak-geniş; ö. Ön-yuvarlak-dar; ü. Uzunluk çağdaş Türkçede hem Türkçe sözcükler için hem de alıntı sözcükler için anlam ayırıcıdır, yani bir sesbirimdir. Parçalar üstü sesbirimler arasında yer alan uzunluk yazıda gösterilmez.

4. Soru

Ünlülerin tanımlanması ve sınıflandırılmasındaki sorunlar nelerdir?

Cevap

Ünlülerde, ünsüzlerin aksine, söylenişleri sırasında dudakların yuvarlaklaşması dışında, ağız boşluğunda neler olduğunun hissedilmemesidir. Dudakların durumu Türkçe ünlülerin ayrılmasında önemlidir, fakat ünlülerde asıl önemli olan dildir. Ünlülerin hem niteliği hem niceliği, duruma göre; dilin belli bir bölümünün, hangi pozisyonda, ne kadar süreyle kaldığına bağlı olarak değişir ve böylece bambaşka bir ünsüz oluşabilir.

5. Soru

Ünsüzlerin sınıflandırılması kaç grupta yapılır?

Cevap

Oluşum yerlerine göre ünsüzler; çift dudak ünsüzleri, diş dudak ünsüzleri, dil ucu diş ünsüzleri, diş eti damak ünsüzleri, ön damak ünsüzleri, art damak ünsüzleri, gırtlak ünsüzleri, ötümlülük ötümsüzlük açısından ünsüzler, süreklilik süreksizlik açısından ünsüzler, ağız ya da genizde oluşmalarına göre ünsüzler olmak üzere sınıflandırılır.

6. Soru

Ünlülerin özellikleri nelerdir?

Cevap

Ünlülerin çıkarılması sırasında soluğun tam bir engellenmeyle karşılaşmaması, hiçbir engelle karşılaşmadığı anlamına gelmez. Ünlüler söylenirken başlarında Türkçede sesbirim olmadığı için ayrı bir işaretle gösterilmeyen bir gırtlak sesi bulunur. Her sözcüğün başında gırtlakta bir boğumlanma olduğu ve bunun açılması ile ünlünün oluşmaya başladığı hissedilir. Ayşe, elma al cümlesindeki gibi. Ünlüler söylenişleri sırasında, ağız boşluğunda yarattıkları açıklık, darlığa, dudakların durumuna, dilin önünün veya arkasının kabararak soluğun geçiş yolunda bir engel oluşturmasına göre belli sınıflara ayrılırlar. Ünlülerin süresi, yani ünlünün uzun olup olmaması da önemli bir ölçüttür. Ünlülerin tek başlarına söylenebilir ve hece kurabilir olmaları, onları diğer seslerden ayıran önemli bir özelliktir. O, a-lın, ö-mür, ı-lık gibi. Standart Türkçede alfabede gösterilen 8 ünlü vardır. Ayrıca zaman zaman uzun ünlüleri göstermek için düzeltme işaretinin kullanıldığı da olmaktadır ama düzensizdir.

7. Soru

Sesler nasıl sınıflandırılırlar?

Cevap

Seslerin bir bölümü alfabede yer alan çeşitli harflerle gösterilir, yazıda gösterildikleri için parçalı sesbirimler adını alırlar. Bazıları ise sadece söyleyişte yer alırlar ve parçalarüstü sesbirimler olarak adlandırılırlar. Uzunluk, vurgu, ezgi, ton gibi ögeler parçalarüstü sesbirimlerdir.

8. Soru

Oluşum yerlerine göre ünsüzler nasıl sınıflandırılabilir?

Cevap

Ünsüzlerin sınıflandırılmasında kullanılan ölçütlerden birisi, oluşum noktasıdır. Bir ünsüzün çıkarılması sırasında ciğerlerden gelen havanın engellenmesinin ses aygıtının hangi bölgesinde, yani boğumlanmanın söyleyiş organlarının neresinde gerçekleştiği ile ilgilidir. Telaffuz organlarında seslerin oluşmasında önemli rolü oynayan belli noktalar vardır, bunlara boğumlanma noktaları denir. Ünsüzlerin oluşumuna en az iki organ katılır. Çift dudak ünsüzleri: ciğerlerden gelen havanın dudakların kapanması sonucu engellenmesiyle oluşan ünsüzlerdir. Türkçede anlam ayırıcı ses birimler olarak kullanılan dudak ünsüzleri; b, p, m gibi. Diş dudak ünsüzleri; havanın üst dişlerle alt dudak tarafından engellenmesi sonucu oluşan seslere denir, f ve v gibi. Dil ucu diş ünsüzleri; dil ucunun dişlerin arasına değmesi sonucu oluşan seslerdir, d, t, n, s gibi. Diş eti damak ünsüzleri; dil ucunun diş etine değmesi ile oluşan seslerdir, c, ç, ş, j gibi. Ön damak ünsüzleri; dilin ön tarafının ön damağa doğru kabararak, havayı engellemesiyle oluşan seslerdir, g, k, l, r gibi. Art damak ünsüzleri; dilin arka tarafının kabarıp yumuşak damakla birlikte soluğu engellemesi sonucu oluşan seslerdir, g, ğ, k, l gibi. Gırtlak ünsüzleri; soluğun gırtlakta bir tıkanmaya uğramasıyla çıkarılan seslerdir.

9. Soru

Ünlü nedir?

Cevap

Bir dilde seslerin çıkarılması sırasında akciğerlerden havanın ses aygıtında tam kapanma türünden bir engelle karşılaşmadan ses tellerinin titreşmesiyle oluşan seslere ünlü denir. Bu terim, ses anlamına gelen ve bazı ağızlarda hala söylenen ün sözcüğü ile addan ad yapım eki olan lü ekinin birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.

10. Soru

Söz sonundaki ünsüzlerin durumu yabancı kökenli sözcüklerde nasıldır?

Cevap

Alıntı sözcüklerde, başta Arapçadan ve Farsçadan alınanlar olmak üzere sözcüğün aslında bulunan ötümlü ünsüzler, Türkçenin sözcük sonunda ötümlü ünsüz bulunmama kuralına uygun olarak, yalın durumda ötümsüzleşir. Sözcüğün ünlüyle başlayan bir ek alması durumunda ise yeniden ötümlüleşir. Kitab-kitap-kitab-ı, hesab-hesap-hesab-ı, ceb-cep-ceb-i gibi.

11. Soru

Ünlüler kaç gruba ayrılır?

Cevap

Ünlüler dört grupta toplanabilir. Dilin ön tarafının kabararak ön damakla arasındaki açıklığı daraltması sonucu oluşan ünlülere ön damak ünlüsü veya ön ünlü denir. Bunlar; e,i,ö,ü ünlüleridir. Dilin arka tarafının kabararak, yumuşak damakla arasındaki mesafeyi daraltması sonucu oluşan ünlülere art damak ünlüsü veya art ünlü denir. Bunlar a,ı,o,u ünlüleridir. İkinci önemli ayırıcı özellik dudakların durumudur. Dudaklar düz durumdayken çıkarılan ünlülere düz ünlüler denir: a-e-ı-i düz ünlülerdir. Eğer dudaklarda bir yuvarlaklaşma olursa bu durumda yuvarlak ünlüler oluşur: o-u-ö-ü ünlüleri yuvarlak ünlülerdir. Ağız boşluğundaki açıklık-kapalılık, dilin ağız içinde yayvan olarak bulunması veya kabararak hava yolunu daraltmasıyla ilgilidir. Geniş ünlülerde dil her seferinde, dar karşılığına göre ağız içinde daha yayvan biçimde bulunur. Darlık, genişlik durumuna göre; a-e-o-ö ünlüleri geniş, ı-i-u-ü ünlüleri dar ünlülerdir. Sınıflandırmada dördüncü ölçüt süredir. İlke olarak ünlüler, çıkarılmaları sırasında ses aygıtında herhangi bir kapanmayla karşılaşmadıkları için nefesin yettiği kadar söylenebilirler.

12. Soru

Ötümlülük, ötümsüzlük açısından ünsüzler nelerdir?

Cevap

Oluşum sırasında ses tellerinin titreşip titreşmemesi, ünsüzleri sınıflandırılmasında kullanılan ölçütlerden birisidir. Ses telleri gırtlağın ortasında kalan kıkırdağın içiyle halka kıkırdağın iç kenarları arasında yer alan ve sesin oluşumunda birinci derecede rol oynayan esnek iki kas’a denir. Türkçenin ötümlü ünsüzleri; b,c,d,g,ğ,j,l,m,n,r,v,y,z’dir. Ötümsüz ünsüzleri ise; ç,f,h,k,s,ş,p,t’dir. Seslerin titreşimli olup olmadığını anlamanın yollarından biri, ellerle kulakları tıkayarak sesleri söylemektir. Titreşimli seslerde, ses içeriden açıkça duyulurken, titreşimsizlerde hiçbir şey işitilmez. Boyun çenenin altından tutulduğu zaman da titreşimli sesler hissedilir.

13. Soru

Söz sonundaki ünsüzlerle ilgili karışıklık yaratan türevler nelerdir?

Cevap

Bazı durumlarda türevler yanıltıcı olabilir. Örnek olarak ak; beyaz, ak-ı çekiminde ünsüz ötümsüzlüğünü korurken aynı kökten türemiş ağar-beyazlamak eylemi eski uzunluğu ifade eder. Geleneksel dil bilgisi kitaplarında bu durum; tek heceli sözcüklerle karışıklığa yol açacak sözcüklerde ve bazı adlarda sondaki ünsüz değiştirilemez biçiminde açıklanır. Ancak dillerde bilinçli ses değişmeleri olamayacağı gibi, bu açıklama tek heceli tüm sözcüklerin durumunu da açıklamaz. Söz sonundaki ötümlülük, ötümsüzlük ilginç bir belirleme de tek heceli eylem köklerinin çekiminde ötümlüleşme olmamasıdır. Yapım ekleriyle ötümlüleşen eylem kökü, çekim ekleriyle değişmez. Çok heceli sözcüklerde ise söz sonunda ötümlüleşme, yeni türetmeler dışında, her durumda gerçekleşir. Çok heceli sözcüklerin sonundaki ötümlüleşmenin ünlü uzunluğuyla ilgisi yoktur.

14. Soru

Ağız ya da genizde oluşmalarına göre ünsüzler nelerdir?

Cevap

Ünsüzler oluşumlarına göre ağız ya da geniz ünsüzleri olmak üzere ikiye ayrılırlar. Ağız ünsüzlerinde küçük dil, burun yolunu kapatarak burundan hava çıkışını engeller. Geniz ünsüzlerinde ise burun yolu açıktır. Ses oluşurken akciğerlerden gelen hava burundan da çıkar. Türkçede m ve n olmak üzere sadece iki geniz ünsüzü vardır. Bu ünsüzlerden ilkinin söylenişi sırasında akciğerlerden gelen hava dudakların kapanmasıyla, ikincisinde ise dilin ağız boşluğunu kapamasıyla engellenir, daha sonra ağızdan ve burundan serbest bırakılır. Geri kalan ünsüzlerin hepsi, küçük dilin burun yolunu tıkaması sonucu havanın burundan çıkması engellendiği için, ağız ünsüzü olarak gerçekleşir.

15. Soru

Ünlülerin sınıflandırılmasında hangi ölçütler kullanılır?

Cevap

Ciğerlerden gelen havanın söyleyiş organlarının hangi noktasında engelle karşılaştığı, havanın karşılaştığı engellemenin türü, dudakların durumu, süre, havanın ağızdan veya burundan çıkması gibi ölçütler kullanılır. Türkçede ünlülerin tamamı ağız ünlüsüdür, geniz ünlüsü yoktur.

16. Soru

Süreklilik ve süreksizlik açısından ünsüzler nelerdir?

Cevap

Bir patlama sonucu değil de daha uzun bir sürede çıkarılan ünsüzlere sürekli ünsüz denir. Sürekli ünsüzler; akıcı ve sızıcı olmak üzere ikiye ayrılır. Akıcı sürekli ünsüzler; l,m,n,r,y’dir. Sızıcı sürekli ünsüzler ise; f,ğ,h,j,s,ş,v,z’dir. Bu ünsüzlerin çıkarılmasında havanın söyleyiş organlarında tamamıyla engellenmesi söz konusu değildir. Fakat; b,c,ç,d,g,k,p,t ünsüzleri akciğerlerden gelen havanın telaffuz organlarında tam olarak engellenmesi ve daha sonra serbest bırakılması sonucu oluşurlar. Bunlara süreksiz ünsüzler veya patlayıcı ünsüzler denir.

17. Soru

Söz başında bulunmayan ünsüzler nelerdir?

Cevap

Türkçede söz başında bulunabilen ünsüz sayısı diğer pozisyonlara göre oldukça sınırlıdır. Türkçe kökenli sözcüklerde, söz başında, ğ, l, m, n, r, ş, z ünsüzleri bulunmaz. Bir sözcüğün bu ünsüzlerden birisiyle başlaması kökeninin Türkçe olmadığını gösterir. Bu kuralın bir istisnası olarak, n ünsüzü sadece ne ve bundan türemiş olan nereye, nasıl, niçin, neden gibi sözcüklerde bulunabilir. Ş sesi de, şu, şimdi, şiş gibi Türkçe örneklerde geçer ama ikincildir, yani başka seslerden gelişmiştir. Söz başında bulunabilen, d, p, v, g ünsüzleri de ikincildir ve Türkçenin eski dönemlerine ait başka ünsüzlerden gelişmişlerdir. Buna bazı örnekler vermek istersek; eski biçimde; temür, yeni biçimde demir, tal-dal, barmak-parmak, bış-piş, kel-gel, bar-var, ber-ver gibi.

18. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde bulunmayan ünsüzler nelerdir?

Cevap

Ünsüzlerin bir bölümü Türkçe kökenli sözcüklerde hiçbir pozisyonda, bir bölümü ise söz başında veya sonunda bulunamazlar. J ünsüzü, Türkçe kökenli bir sözcüğün hiçbir yerinde bulunamaz, sadece alıntı sözcüklerde bulunabilir. Jilet, jale, jandarma gibi. Bazı ünsüzler ise Türkçe sözcüklerde ancak ikincil, yani başka seslerden değişmiş olarak bulunabilirler. Bunlar; h, f, c ünsüzleridir. Türkçe kökenli sözcüklerde birincil olarak bulunmamakla birlikte c ünsüzü, ç ünsüzünden türediği için, diğerlerine göre daha fazla sözcükte görülür. Bu ünsüzlerden birisini taşıyor olması çoğu durumda bir sözcüğün Türkçe kökenli olmadığının da işaretidir. Örnek olarak; eski Türkçe de kanı sözcüğü, günümüz Türkçesinde hani, kangı-hangi, öbke-öfke, yuyka-yufka, açık-acık, sançak-sancak sözcükleri verilebilir.

19. Soru

Ünsüz nedir?

Cevap

Akciğerlerden gelen havanın çıkışı sırasında telaffuz organlarında tıkanma, daralma, sürtünme gibi çeşitli engellerle karşılaşması sonucu oluşan seslere ünsüz denir. Standart Türkçede anlam ayırıcı en az 21 ünsüz vardır. Ağızlarda dahil edilirse ünsüzlerin sayısı daha da artabilir. Her ünsüz, anlam ayırıcı sesbirim olarak, en azından bir özelliğiyle diğerlerinden ayrılır. Alfabe kanununa göre harfler ise kendilerinden sonra gelen bir e ünlüsü ile seslendirileceklerdir. Buna göre b harfi be şeklinde söylenir. Bunun nedeni ünsüzlerin tek başlarına hece oluşturamamalarıdır.

20. Soru

Yazı dilinde gösterilmeyen ünsüzler nelerdir?

Cevap

Kimi ünsüzler, Anadolu ağızlarında veya konuşma dilinde bulunmakla birlikte, yazı dilinde gösterilmez. Bunların bazıları Türkçenin eski dönemlerinde ayrı sesbirimlerdi yani sözcüklerin anlamını ayırmaya yarıyorlardı. Bu sesbirimlerden biri bana, deniz gibi sözcüklerde görülen geniz n’sidir. Bir diğeri de gırtlak h si denilen sestir. Bu ses ağızlarda art damak ünsüzü olan k sesinden gelmiştir. Bazı bölgelerimize özgü sesler de vardır. Bunlardan biri Güneydoğu Anadolu ağızlarında ‘alim gibi sözcüklerde rastlanan Arapçadan kopyalanmış ayın sesidir. Doğu Anadolu ağızlarında görülen; standart Türkçe deki sızıcı ğ sesinin art ünlülü sözcüklerde normal g olarak söylenmesi de buna örnek olarak gösterilebilir.

21. Soru

Yabancı kökenli sözcüklerin söz sonuna göre farklı durumları nelerdir?

Cevap

Alıntı sözcüklerde ab, hac, had gibi yalın durumda ötümsüzleşmeyen az sayıda tek heceli örnek vardır. Az sayıda örnekte de kaynak dildeki söz sonu ötümlü ünsüz Türkçede her durumda ötümsüz kalabilir. Habb-hap-hap-ı gibi. Kaynak dilde, sonunda ötümsüz ünsüz bulunduran alıntı sözcükler, ünlüyle başlayan ek aldıkları zaman, sonlarındaki ötümsüz ünsüzün ötümlüleşmesi ile ilgili kesin bir kural yoktur. Kaynak dildeki söz sonu ötümsüz ünsüz, Türkçede her durumda ötümsüzlüğünü koruyabilir. Type-tip-tip-i gibi. Bazı durumlarda ise söz sonu ünsüz, bir ünlüden önce hem ötümlü hem ötümsüz olabilir. Kaynak dildeki söz sonu ötümsüz ünsüz Türkçede, ünlü öncesi olmayan durumda ötümsüzlüğünü korurken, eklenmede, çok heceli Türkçe sözcüklerde olduğu gibi bir ünlüden önce ötümlüleşebilir. Sokak, sokağ-ı gibi. Sözcüğün eski veya yeni kopyalanmış olması ve kullanım sıklığı belli bir rol oynayabilir.Erken tarihli kopyalar, Türkçenin kurallarına daha fazla, geç dönem kopyaları ise daha az uymuştur. Hukuk-un, evrak-ın, kaset-in, tip-e gibi. Yine Arapçada -iyet ekiyle biten sözcüklerin sonundaki t sesi eklenmede ötümlüleşmez. Hürriyet-hürriyet-i, cumhuriyet-cumhuriyet-i gibi. İki ünlü arasındaki ötümsüzlüğünü koruyan örnekler yanında, Türkçenin ötümlüleşme kuralına uyan çok sayıda alıntı sözcük de vardır. Elektrik, elektriğ-i, grup-grub-u gibi.

22. Soru

Düz ünlü harfler nelerdir?

Cevap

a, e, ı ve i harfleri

23. Soru

Yuvarlak ünlü harfler nelerdir?

Cevap

o, ö, u ve ü harfleri

24. Soru

Dar ünlüler olarak bilinen harfler nelerdir?

Cevap

ı, i , u ve ü

25. Soru

Akciğerlerden gelen havanın çıkışı sırasında telaffuz organlarında tıkanma, daralma, sürtünme gibi çeşitli engellerle karşılaşması sonucu oluşan seslere ne denir?

Cevap

Ünsüz

26. Soru

Alfabe kanununa göre harfler ise kendilerinden sonra gelen bir /e/ ünlüsü ile seslendirileceklerdir. Buna göre /b/ harfi be şeklinde söylenir. Bunun sebebi nedir?

Cevap

Ünsüzlerin tek başlarına hece oluşturamaması

27. Soru

Çift dudak ünsüzleri nelerdir?

Cevap

b,p ve m ünsüzleridir.

28. Soru

Diş-Dudak ünsüzleri nelerdir?

Cevap

f ve v harfleridir.

29. Soru

Dil Ucu-Diş Ünsüzleri nelerdir?

Cevap

d, n, s, t ve z ünsüzleridir.

30. Soru

Diş Eti-Damak Ünsüzleri nelerdir?

Cevap

c, ç, j ve ş ünsüzleridir.

31. Soru

Dilin ön tarafının ön damağa doğru kabararak, havayı engellemesiyle oluşan seslere ne ad verilir?

Cevap

Ön Damak Ünsüzleri

32. Soru

Dilin arka tarafının kabarıp yumuşak damakla birlikte soluğu engellemesi sonucu oluşan seslere ne ad verilir?

Cevap

Art Damak Ünsüzleri

33. Soru

Dilimizde yer alan ve gırtlak ünsüzlerine örnek olan ses hangisidir?

Cevap

‘h’ ünsüzü

34. Soru

Türkçe’deki ötümsüz ünsüz sayısı kaçtır?

Cevap

8

35. Soru

Bir patlama sonucu değil de daha uzun bir sürede çıkarılan ünsüzlere ne ad verilir?

Cevap

Sürekli Ünsüzler

36. Soru

‘jilet’ kelimesinde yer alan ve Türkçe kökenli kelimelerde bulunmayan ses hangisidir?

Cevap

j sesi

37. Soru

Türkçe sözcüklerde ancak ikincil, yani başka seslerden değişmiş olarak
bulunabilen ünsüzler nelerdir?

Cevap

h, f ve c sesleridir.

38. Soru

Türkçe kökenli sözcüklerde, kaç tane ünsüz söz başında bulunamaz?

Cevap

7

39. Soru

Ötümsüz ünsüzle biten tek heceli, aslında uzun ünlülü olan sözcüklerin, ünlüyle başlayan bir ek almaları durumunda sonlarındaki /p/, /ç/, /t/, /k/ ünsüzleri hangi ünsüzlere dönüşür?

Cevap

b, c, d ve g ünsüzleri

40. Soru

‘Ötümlü, sürekli, akıcı ve çift-dudak ünsüzü’ olma özelliklerini taşıyan ünsüz harf hangisidir?

Cevap

‘m’ ünsüzü

41. Soru

‘Ötümsüz, süreksiz, patlayıcı, çift dudak ünsüzü’ özelliklerine sahip olan ünsüz hangisidir?

Cevap

‘p’ ünsüzü

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!