Türkçe Cümle Bilgisi 2 Dersi 2. Ünite Sorularla Öğrenelim

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Türkçe Cümle Bilgisi 2 Dersi 2. Ünite Sorularla Öğrenelim için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Cümlenin Tamamlayıcı Ögeleri: Nesne, Yer Tamlayıcısı, Zarf Tümleci

1. Soru

Nesne nedir ve hangi cümlelerde nesne yer almaz?

Cevap

Cümlede yüklemin doğrudan etki ettiği ögeye “nesne” denir. Yani nesne, yüklemin gösterdiği hareketten doğrudan etkilenen varlık veya kavramdır. Nesne, daima geçişli fiillerin bir ögesi olarak kullanılır. Bu bakımdan geçişli fiilin gösterdiği hareket, nesne olmadan gerçekleşmez.
Geçişsiz fiillerle kurulan cümlelerde, etkilenme özne üzerine kaydığı için, nesne bulunmaz. İsim cümlelerinde de yalnızca nitelik, oluş ve durum bildirildiği;
herhangi bir etki söz konusu olmadığı için nesne yer almaz.


2. Soru

Belirtili nesne nedir?

Cevap

Türkçede nesne iki türlüdür: Eğer nesne ekli yükleme hâlindeyse buna “belirtili nesne”, eksiz yükleme hâlindeyse buna da “belirtisiz nesne” denir. Belirtili nesne, -ı (-i, -u, -ü) yükleme hâli ekini alır ve belirli bir varlığı ifade eder. Belirtili nesnenin söz diziminde belli bir yeri yoktur, cümlenin herhangi bir yerinde bulunabilir. Özellikle vurgulanmak istendiğinde yükleme yaklaştırılır:

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
(Mehmet Akif Ersoy)

Cümle çözümlemelerinde nesne ögesini bulmak için yükleme “ne, neyi” ve “kimi” soruları yöneltilir. Bunlara cevap olan öge nesnedir. Ancak ne sorusunun cevabı olan nesne, belirtisiz nesnedir:

Onları zaptedebilirse bir veya birkaç şarkı besteleyebilirdi.
(Peyami Safa, Fatih-Harbiye)

Ne besteleyebilirdi?
Bir veya birkaç şarkı, belirtisiz nesne.

Kuytu ormanları, tenhâ bağları
Geziyor mevsimin yorgun rüzgârı

Neyi geziyor?
Kuytu ormanları, tenhâ bağları; belirtili nesne.


3. Soru

Yer tamlayıcısı (Dolaylı tümleç) nedir ve cümle içerisinde nasıl bulunur?

Cevap

Yer tamlayıcısı; cümlede yüklemin bildirdiği hareket, iş veya oluşun yerini ve yönünü bildiren ögedir. Başka bir deyişle hareketin, oluş ve kılışın “nereye, neye, kime” yöneldiğini; “nerede, nede, kimde” geçtiğini ve “nereden, neden, kimden” ayrıldığını gösteren cümle ögesidir. Bu bakımdan yer tamlayıcısı mutlaka ismin yaklaşma (-A), bulunma (-DA) ve uzaklaşma (-DAn) hâl eklerinden birini alarak yükleme bağlanır. Yer tamlayıcısı, yüklemle dolaylı olarak ilgili olduğu için “dolaylı tümleç” olarak da adlandırılır.

Geçerken şu yere uğradı yolum
Bu yerlerde böyle güzel olur mu?
Kuğum seni uçurmuşlar gölünden
Bu göllerde böyle kuğu olur mu?
(Gevherî)


4. Soru

Zarf tümleci nedir ve cümlede nasıl bulunur?

Cevap

Cümlede yüklemin anlamını zaman, yer, yön, durum, miktar, tarz, sebep, ölçü,
araç, soru, şart vb. yönlerden tamamlayan ögeye zarf tümleci adı verilir. Zarf
tümleci, fiilin sıfatı durumundaki cümle ögesidir.

Güzel düşün, iyi hisset yanılma aldanma;
Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma
(Tevfik Fikret)

Bu dizelerde geçen güzel ve iyi sözcükleri, cümlede zarf tümleci işleviyle kullanılmışlardır; çünkü düşün- ve hisset- fiillerinin durumunu belirtmektedirler


5. Soru

Cümle dışı ögeler nelerdir?

Cevap

Cümlenin kuruluşuna doğrudan katılmayan ve şekil olarak yükleme bağlanmayan; ancak cümlenin anlamını dolaylı olarak tamamlayan ve cümleler arasında bağlantı kurarak metnin oluşmasına katkıda bulunan ögelere “cümle dışı öge” denir. Bunlar; özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı gibi yüklemin tamamlayıcısı değildir, metindeki herhangi bir yüklemle ilişkilendirilemez. Ancak açıklama, pekiştirme, onama, ret, sıralama, denkleştirme vb. işlevlerle cümleler arasında görev yapar. Bu bakımdan bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitap sözleri, ara sözler, açıklayıcı cümleler; cümle dışı öge olarak kullanılabilir.

Ah! Keşke talih bana levhanın bu tarafını görmeyi nasip etmemiş olsaydı.
(Ahmet Ağaoğlu)

Cu cümledeki “Ah!” bir ünlemdir ve anlamsal olarak katkı sağlasa da cümlenin kuruluşuna katılmaz. Dolayısıyla cümle dışı bir ögedir.


6. Soru

Cümle dışı ögelerin özellikleri nelerdir?

Cevap

1. Bütün ünlemler ve ünlem grupları, hitaplar cümle dışı ögelerdir. Ünlem grupları; cümleye ahenkli, etkili bir anlatım tarzı getirir; fakat cümlenin kuruluşuna katılmaz. Bu ögeler cümlenin başında, ortasında ve sonunda bulunabilir:
Ah! Keşke talih bana levhanın bu tarafını görmeyi nasip etmemiş olsaydı.
(Ahmet Ağaoğlu) (Ah!)
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
(Mehmet Akif Ersoy) (Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!)

2. Cümle içinde yer alan ara sözler ve açıklayıcı cümleler de cümle dışı ögeler
olarak değerlendirilir. Bu ögeler, cümle içerisinde ya iki çizgi arasında ya iki virgül arasında ya da ayraç içerisinde gösterilir:
Yalı halkı -orta ailede olduğu gibi- pencerelerden haykırsalardı, Adnan ağlayacaktı.
(Mithat Cemal Kuntay) (orta ailede olduğu gibi)
Kürklü paltosunun yakası içinde yüzü yarı yarıya kaybolmuş kıranta bir rum
-kıyafetine nazaran zengin bir simsar- yanlarında durdu.
(Reşat Nuri Güntekin)  (kıyafetine nazaran zengin bir simsar)

3. Cümleler arasındaki bağlayıcılar da cümle dışı ögelerdir:
Dinle bakalım işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?
(Orhan Veli Kanık)  (yahut da)
Hacı Kalfa: “Yollar maşallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin
suratın öyle her yerde açılacak suratlardan değildir, anladın mı efendim?” demişti.
(Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu) (Amma ne olur ne olmaz)


7. Soru

Cümlede zarf tümleci ögesi nasıl bulunur?

Cevap

Cümle çözümlemelerinde yükleme “niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar, ne şekilde, ne ile, kiminle, hangi durumda, hangi şartlarda” gibi sorular yöneltilerek zarf tümleci ögesinin bulunması sağlanır:

İki yandaki çarklar, dar kafeslerinde birden uyanan, alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi hiddetli bir gürültü çıkararak kımıldandı.
(Ömer Seyfettin, Aşk Dalgası)

Nasıl kımıldandı?
Birden uyanan, alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi hiddetli bir gürültü çıkararak

Deli bir sağanaktan sonra, Çukurova’nın kuvvetli mayıs güneşi, kırmızı toprakları öyle bir kavramıştı ki, yol boyunca uzanan bodur çalılar, taze otlar, sağımızda ağır ağır akan nehir, mavi gökte süzülen geniş kanatlı kuşlar, her şey yorgun görünüyordu.
(Orhan Kemal, Sarhoşlar)

Ne zaman kavramıştı?
Deli bir sağanaktan sonra
Nasıl kavramıştı?
Öyle bir
Nasıl görünüyordu?
Yorgun


8. Soru

Cevdet Kudret’in  Küçük Paşa adlı eserinden alıntılanan “İnsan sağ iken bilinmezse, ölünce hiç bilinmez.” cümlesini ögelerine nasıl ayırabiliriz?

Cevap

Bu örnekte ölünce hiç bilinmez temel cümle, insan sağ iken bilinmezse yan
cümledir. Yan cümle olan insan sağ iken bilinmezse kısmı, temel cümleyi zarf
tümleci işlevi ile tamamlamaktadır. Ancak bu da bir cümle olduğundan cümle
çözümlemelerinde hem yan cümlenin hem de temel cümlenin ögelerini ayrı ayrı
göstermek gerekir:

İnsan sağ iken bilinmezse

bilinmezse : Yüklem
insan : Özne
sağ iken : Zarf tümleci

ölünce hiç bilinmez

bilinmez : Yüklem
(insan) : Özne
ölünce : Zarf tümleci
hiç : Zarf tümleci

Şartlı birleşik cümlelerde yan cümle olan şart cümlesi; temel cümleyi şart,
zaman, sebep, benzetme, tahmin vb. yönlerden tamamlayarak çok defa temel
cümleye zarf tümleci işleviyle katılır.


9. Soru

Refik Halit Karay’ın Gurbet Hikayeleri adlı eserinin “Eskici” bölümünden alıntılanan; “Çok uzun bacaklı, çok uzun boylu, sırtları kabarık, kambur hayvanlar trene bakmıyorlardı bile… Ağızlarında beyazımsı bir köpük çiğneyerek dalgın ve küskün, arka arkaya, ağır ağır, yumuşak yumuşak, iz bırakmadan ve toz çıkarmadan gidiyorlardı.” parçasını cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

Bu metinde iki cümle bulunmaktadır. “Çok uzun bacaklı, çok uzun boylu,
sırtları kabarık, kambur hayvanlar trene bakmıyorlardı bile…” birinci cümledir. Bu cümlede zarf tümleci bulunmamaktadır:

bakmıyorlardı : Yüklem
çok uzun bacaklı, çok uzun boylu, sırtları kabarık, kambur hayvanlar : Özne
trene : Yer tamlayıcısı

İkinci cümlede ise birden fazla zarf tümleci bulunmaktadır. Bu zarf tümleçleri
de yüklemi tarz ilgisiyle tamamlamaktadır:

gidiyorlardı : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
ağızlarında beyazımsı bir köpük çiğneyerek : Zarf tümleci
dalgın ve küskün : Zarf tümleci
arka arkaya : Zarf tümleci
ağır ağır : Zarf tümleci
yumuşak yumuşak : Zarf tümleci
iz bırakmadan ve toz çıkarmadan : Zarf tümleci


10. Soru

Yer tamamlayıcısının (Dolaylı Tümleç) özelikleri nelerdir?

Cevap

1. Bir cümlede birden fazla yer tamlayıcısı olabilir. Bu yer tamlayıcılarının aynı
cinsten olması gerekmez:
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa
Rastlamıştım duvarda bir şâir arkadaşa.
(Faruk Nafiz Çamlıbel) (duvarda/ bir şair arkadaşa)

2. Sıralı cümlelerde yer tamlayıcısı ortak olabilir:
Muhtelif kafileler, burada birikiyor, toplanıyor, kabarıyor; Homiros’un “bin bir
sesli unsur” dediği bir poyrazlı deniz manzarasını gösteriyordu.
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu) (burada)

3. Bir kısım yer tamlayıcıları kendinden önceki yer tamlayıcılarının açıklayıcısı durumunda olur:
Tek pencerenin önünde, duvarın dibinde tozlu ve sefil, âdeta sürünen mevsim
sonu çiçeklerine bakarak düşünüyorum.
(Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü) (Tek pencerenin önünde, duvarın dibinde)

4. Yaklaşma, bulunma ve ayrılma hâl eklerini taşıyan bazı tarz, zaman, miktar
zarf­ları; yer tamlayıcısı olarak değil doğrudan zarf tümleci olarak değerlendirilir: 

Açtın yeniden mucizeler devrine cedvel…
Sânî-i Muhammed misin, ey Fâtih-i evvel?
(Faruk Nafiz Çamlıbel) (yeniden)

5. İsimler ve isim değerindeki kelime grupları cümlede yer tamlayıcısı görevi
yapabilir:
Bahçende akasyalar açardı baharla,
Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye Abla!
(Ahmet Muhip Dıranas) (Bahçende)

6. Cümle çözümlemelerinde yer tamlayıcılarını bulmak için yükleme “nereye, nerede, nereden; kime, kimde, kimden, neye, nede, neden” gibi sorular yöneltilir:
Serinlik, gölgelik içinden o kızgın yerlere hayretle bakıyorum.
(Refik Halit Karay) (Serinlik, gölgelik içinden/ o kızgın yerlere)


11. Soru

“Çünkü nağmenin kadehi kendisine boşaltılanı sonuna kadar saklıyor.”

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir adlı eserinden alıntılanan yukarıdaki cümleyi ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

Çünkü: Cümle dışı öge

nağmenin kadehi: Özne

kendisine boşaltılanı: Nesne

sonuna kadar: Zarf Tümleci

saklıyor: Yüklem


12. Soru

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!”

Ahmet Muhip Dıranas’a ait bu dizeyi cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

dök : Yüklem
(sen) : Gizli özne
zengin renklerini : Nesne
uf­kuma : Yer tamlayıcısı
ey bahar : Cümle dışı öge

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” cümlesinde ise nesne, tamlayanı
düşmüş bir iyelik grubudur.


13. Soru

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” Cümlesindeki belirtisiz nesne olan kelime grubu hangisidir?

Cevap

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” cümlesinde eşinden ayrılan bir kız kelime grubu,
cümlenin belirtisiz nesnesidir. Belirtisiz nesne olan bu grup da bir sıfat tamlamasıdır.
dediler : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
eşinden ayrılan bir kız : Belirtisiz nesne


14. Soru

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” Ahmet Muhip Dıranas’ın bu dizesini cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” cümlesinde ise nesne, tamlayanı düşmüş bir iyelik grubudur.

dök : Yüklem
(sen) : Gizli özne
zengin renklerini : Nesne
uf­kuma : Yer tamlayıcısı
ey bahar : Cümle dışı öge


15. Soru

“Göğsüme dayadı güzel başını
Sandım vücuduma doldu o mehtap”
Halit Fahri Ozansoy’a ait bu dizelerdeki nesneleri ve türlerini bulunuz.

Cevap

Bu şiirin ilk dizesinde yer alan güzel başını belirtili, ikinci dizede yer alan vücuduma doldu o mehtap ise belirtisiz nesnedir. Belirtili nesne olan güzel başı(nı) tamlayanı düşmüş bir iyelik grubudur. Vücuduma doldu o mehtap ise cümle hâlinde bir nesnedir.

dayadı : Yüklem
(o) : Gizli özne
göğsüme : Yer tamlayıcısı
güzel başını : Belirtili nesne
sandım : Yüklem
(ben) : Gizli özne
vücuduma doldu o mehtap : Belirtisiz nesne


16. Soru

“Sordum ki bu kimdir, gülümsediler,
Eşinden ayrılan bir kız dediler.”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e ait bu dizelerdeki nesne ve nesne türü nedir?

Cevap

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” cümlesinde eşinden ayrılan bir kız kelime grubu, cümlenin belirtisiz nesnesidir. Belirtisiz nesne olan bu grup da bir sıfat tamlamasıdır.

dediler : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
eşinden ayrılan bir kız : Belirtisiz nesne


17. Soru

Aynı cümlede hem belirtili hem de belirtisiz nesne bulunabilir mi?

Cevap

Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir; ancak bu nesneler aynı cinsten olmalıdır. Aynı cümlede hem belirtili hem belirtisiz nesne bulunmaz:

Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri,
Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri,
Andım birer birer, acıdım kendi hâlime.
(Yahya Kemal Beyatlı)

Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri: belirtili nesne
Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri: belirtili nesne


18. Soru

“Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.”
Arif Nihat Asya’ya ait bu dizelerdeki yer tamamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevindeki kelime grupları hangileridir?

Cevap

“Senin altında doğdum.” ve “Senin dibinde öleceğim.” cümlelerinde senin altın(da) ve senin dibin(de) kelime grupları birer iyelik grubudur, cümlede yer tamlayıcısı işleviyle kullanılmışlardır:
doğdum : Yüklem
(ben) : Gizli özne
senin altında : Yer tamlayıcısı
öleceğim : Yüklem
(ben) : Gizli özne
senin dibinde : Yer tamlayıcısı


19. Soru

Bir cümlede birden fazla, farklı türlerde zarf tümleci olabilir mi?

Cevap

Bir cümlede birden fazla zarf tümleci bulunabilir. Bu zarf­ların aynı tür zarflar olması gerekmez. Yani bir cümledeki zarf tümleçleri aynı veya farklı türden zarf­lar olabilir:
Her zaman biraz hüzünlü, fakat-bunda bir tezat yoktur- yine her an az çok müsterih ve hatta memnun görünürdü.

(Abdülhak Şinasi Hisar, Çamlıcadaki Eniştemiz)

(her zaman/ biraz hüzünlü/her an/ az çok müsterih/memnun): zarf 


20. Soru

“Kış çöktü üzerimize bre Rıfat.”
Sevinç Çokum’un Bizim Diyar adlı eserinden alıntılanan bu cümledeki “bre Rıfat” sözcük dizisi, cümlenin ögelerinden hangisidir?

Cevap

Bütün ünlemler ve ünlem grupları, hitaplar cümle dışı ögelerdir. Ünlem grupları; cümleye ahenkli, etkili bir anlatım tarzı getirir; fakat cümlenin kuruluşuna katılmaz. Bu ögeler cümlenin başında, ortasında ve sonunda bulunabilir. “bre Rıfat” bir cümle dışı ögedir.


1. Soru

Nesne nedir ve hangi cümlelerde nesne yer almaz?

Cevap

Cümlede yüklemin doğrudan etki ettiği ögeye “nesne” denir. Yani nesne, yüklemin gösterdiği hareketten doğrudan etkilenen varlık veya kavramdır. Nesne, daima geçişli fiillerin bir ögesi olarak kullanılır. Bu bakımdan geçişli fiilin gösterdiği hareket, nesne olmadan gerçekleşmez.
Geçişsiz fiillerle kurulan cümlelerde, etkilenme özne üzerine kaydığı için, nesne bulunmaz. İsim cümlelerinde de yalnızca nitelik, oluş ve durum bildirildiği;
herhangi bir etki söz konusu olmadığı için nesne yer almaz.

2. Soru

Belirtili nesne nedir?

Cevap

Türkçede nesne iki türlüdür: Eğer nesne ekli yükleme hâlindeyse buna “belirtili nesne”, eksiz yükleme hâlindeyse buna da “belirtisiz nesne” denir. Belirtili nesne, -ı (-i, -u, -ü) yükleme hâli ekini alır ve belirli bir varlığı ifade eder. Belirtili nesnenin söz diziminde belli bir yeri yoktur, cümlenin herhangi bir yerinde bulunabilir. Özellikle vurgulanmak istendiğinde yükleme yaklaştırılır:

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
(Mehmet Akif Ersoy)

Cümle çözümlemelerinde nesne ögesini bulmak için yükleme “ne, neyi” ve “kimi” soruları yöneltilir. Bunlara cevap olan öge nesnedir. Ancak ne sorusunun cevabı olan nesne, belirtisiz nesnedir:

Onları zaptedebilirse bir veya birkaç şarkı besteleyebilirdi.
(Peyami Safa, Fatih-Harbiye)

Ne besteleyebilirdi?
Bir veya birkaç şarkı, belirtisiz nesne.

Kuytu ormanları, tenhâ bağları
Geziyor mevsimin yorgun rüzgârı

Neyi geziyor?
Kuytu ormanları, tenhâ bağları; belirtili nesne.

3. Soru

Yer tamlayıcısı (Dolaylı tümleç) nedir ve cümle içerisinde nasıl bulunur?

Cevap

Yer tamlayıcısı; cümlede yüklemin bildirdiği hareket, iş veya oluşun yerini ve yönünü bildiren ögedir. Başka bir deyişle hareketin, oluş ve kılışın “nereye, neye, kime” yöneldiğini; “nerede, nede, kimde” geçtiğini ve “nereden, neden, kimden” ayrıldığını gösteren cümle ögesidir. Bu bakımdan yer tamlayıcısı mutlaka ismin yaklaşma (-A), bulunma (-DA) ve uzaklaşma (-DAn) hâl eklerinden birini alarak yükleme bağlanır. Yer tamlayıcısı, yüklemle dolaylı olarak ilgili olduğu için “dolaylı tümleç” olarak da adlandırılır.

Geçerken şu yere uğradı yolum
Bu yerlerde böyle güzel olur mu?
Kuğum seni uçurmuşlar gölünden
Bu göllerde böyle kuğu olur mu?
(Gevherî)

4. Soru

Zarf tümleci nedir ve cümlede nasıl bulunur?

Cevap

Cümlede yüklemin anlamını zaman, yer, yön, durum, miktar, tarz, sebep, ölçü,
araç, soru, şart vb. yönlerden tamamlayan ögeye zarf tümleci adı verilir. Zarf
tümleci, fiilin sıfatı durumundaki cümle ögesidir.

Güzel düşün, iyi hisset yanılma aldanma;
Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma
(Tevfik Fikret)

Bu dizelerde geçen güzel ve iyi sözcükleri, cümlede zarf tümleci işleviyle kullanılmışlardır; çünkü düşün- ve hisset- fiillerinin durumunu belirtmektedirler

5. Soru

Cümle dışı ögeler nelerdir?

Cevap

Cümlenin kuruluşuna doğrudan katılmayan ve şekil olarak yükleme bağlanmayan; ancak cümlenin anlamını dolaylı olarak tamamlayan ve cümleler arasında bağlantı kurarak metnin oluşmasına katkıda bulunan ögelere “cümle dışı öge” denir. Bunlar; özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı gibi yüklemin tamamlayıcısı değildir, metindeki herhangi bir yüklemle ilişkilendirilemez. Ancak açıklama, pekiştirme, onama, ret, sıralama, denkleştirme vb. işlevlerle cümleler arasında görev yapar. Bu bakımdan bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitap sözleri, ara sözler, açıklayıcı cümleler; cümle dışı öge olarak kullanılabilir.

Ah! Keşke talih bana levhanın bu tarafını görmeyi nasip etmemiş olsaydı.
(Ahmet Ağaoğlu)

Cu cümledeki “Ah!” bir ünlemdir ve anlamsal olarak katkı sağlasa da cümlenin kuruluşuna katılmaz. Dolayısıyla cümle dışı bir ögedir.

6. Soru

Cümle dışı ögelerin özellikleri nelerdir?

Cevap

1. Bütün ünlemler ve ünlem grupları, hitaplar cümle dışı ögelerdir. Ünlem grupları; cümleye ahenkli, etkili bir anlatım tarzı getirir; fakat cümlenin kuruluşuna katılmaz. Bu ögeler cümlenin başında, ortasında ve sonunda bulunabilir:
Ah! Keşke talih bana levhanın bu tarafını görmeyi nasip etmemiş olsaydı.
(Ahmet Ağaoğlu) (Ah!)
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
(Mehmet Akif Ersoy) (Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!)

2. Cümle içinde yer alan ara sözler ve açıklayıcı cümleler de cümle dışı ögeler
olarak değerlendirilir. Bu ögeler, cümle içerisinde ya iki çizgi arasında ya iki virgül arasında ya da ayraç içerisinde gösterilir:
Yalı halkı -orta ailede olduğu gibi- pencerelerden haykırsalardı, Adnan ağlayacaktı.
(Mithat Cemal Kuntay) (orta ailede olduğu gibi)
Kürklü paltosunun yakası içinde yüzü yarı yarıya kaybolmuş kıranta bir rum
-kıyafetine nazaran zengin bir simsar- yanlarında durdu.
(Reşat Nuri Güntekin)  (kıyafetine nazaran zengin bir simsar)

3. Cümleler arasındaki bağlayıcılar da cümle dışı ögelerdir:
Dinle bakalım işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?
(Orhan Veli Kanık)  (yahut da)
Hacı Kalfa: “Yollar maşallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin
suratın öyle her yerde açılacak suratlardan değildir, anladın mı efendim?” demişti.
(Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu) (Amma ne olur ne olmaz)

7. Soru

Cümlede zarf tümleci ögesi nasıl bulunur?

Cevap

Cümle çözümlemelerinde yükleme “niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar, ne şekilde, ne ile, kiminle, hangi durumda, hangi şartlarda” gibi sorular yöneltilerek zarf tümleci ögesinin bulunması sağlanır:

İki yandaki çarklar, dar kafeslerinde birden uyanan, alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi hiddetli bir gürültü çıkararak kımıldandı.
(Ömer Seyfettin, Aşk Dalgası)

Nasıl kımıldandı?
Birden uyanan, alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi hiddetli bir gürültü çıkararak

Deli bir sağanaktan sonra, Çukurova’nın kuvvetli mayıs güneşi, kırmızı toprakları öyle bir kavramıştı ki, yol boyunca uzanan bodur çalılar, taze otlar, sağımızda ağır ağır akan nehir, mavi gökte süzülen geniş kanatlı kuşlar, her şey yorgun görünüyordu.
(Orhan Kemal, Sarhoşlar)

Ne zaman kavramıştı?
Deli bir sağanaktan sonra
Nasıl kavramıştı?
Öyle bir
Nasıl görünüyordu?
Yorgun

8. Soru

Cevdet Kudret’in  Küçük Paşa adlı eserinden alıntılanan “İnsan sağ iken bilinmezse, ölünce hiç bilinmez.” cümlesini ögelerine nasıl ayırabiliriz?

Cevap

Bu örnekte ölünce hiç bilinmez temel cümle, insan sağ iken bilinmezse yan
cümledir. Yan cümle olan insan sağ iken bilinmezse kısmı, temel cümleyi zarf
tümleci işlevi ile tamamlamaktadır. Ancak bu da bir cümle olduğundan cümle
çözümlemelerinde hem yan cümlenin hem de temel cümlenin ögelerini ayrı ayrı
göstermek gerekir:

İnsan sağ iken bilinmezse

bilinmezse : Yüklem
insan : Özne
sağ iken : Zarf tümleci

ölünce hiç bilinmez

bilinmez : Yüklem
(insan) : Özne
ölünce : Zarf tümleci
hiç : Zarf tümleci

Şartlı birleşik cümlelerde yan cümle olan şart cümlesi; temel cümleyi şart,
zaman, sebep, benzetme, tahmin vb. yönlerden tamamlayarak çok defa temel
cümleye zarf tümleci işleviyle katılır.

9. Soru

Refik Halit Karay’ın Gurbet Hikayeleri adlı eserinin “Eskici” bölümünden alıntılanan; “Çok uzun bacaklı, çok uzun boylu, sırtları kabarık, kambur hayvanlar trene bakmıyorlardı bile… Ağızlarında beyazımsı bir köpük çiğneyerek dalgın ve küskün, arka arkaya, ağır ağır, yumuşak yumuşak, iz bırakmadan ve toz çıkarmadan gidiyorlardı.” parçasını cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

Bu metinde iki cümle bulunmaktadır. “Çok uzun bacaklı, çok uzun boylu,
sırtları kabarık, kambur hayvanlar trene bakmıyorlardı bile…” birinci cümledir. Bu cümlede zarf tümleci bulunmamaktadır:

bakmıyorlardı : Yüklem
çok uzun bacaklı, çok uzun boylu, sırtları kabarık, kambur hayvanlar : Özne
trene : Yer tamlayıcısı

İkinci cümlede ise birden fazla zarf tümleci bulunmaktadır. Bu zarf tümleçleri
de yüklemi tarz ilgisiyle tamamlamaktadır:

gidiyorlardı : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
ağızlarında beyazımsı bir köpük çiğneyerek : Zarf tümleci
dalgın ve küskün : Zarf tümleci
arka arkaya : Zarf tümleci
ağır ağır : Zarf tümleci
yumuşak yumuşak : Zarf tümleci
iz bırakmadan ve toz çıkarmadan : Zarf tümleci

10. Soru

Yer tamamlayıcısının (Dolaylı Tümleç) özelikleri nelerdir?

Cevap

1. Bir cümlede birden fazla yer tamlayıcısı olabilir. Bu yer tamlayıcılarının aynı
cinsten olması gerekmez:
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa
Rastlamıştım duvarda bir şâir arkadaşa.
(Faruk Nafiz Çamlıbel) (duvarda/ bir şair arkadaşa)

2. Sıralı cümlelerde yer tamlayıcısı ortak olabilir:
Muhtelif kafileler, burada birikiyor, toplanıyor, kabarıyor; Homiros’un “bin bir
sesli unsur” dediği bir poyrazlı deniz manzarasını gösteriyordu.
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu) (burada)

3. Bir kısım yer tamlayıcıları kendinden önceki yer tamlayıcılarının açıklayıcısı durumunda olur:
Tek pencerenin önünde, duvarın dibinde tozlu ve sefil, âdeta sürünen mevsim
sonu çiçeklerine bakarak düşünüyorum.
(Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü) (Tek pencerenin önünde, duvarın dibinde)

4. Yaklaşma, bulunma ve ayrılma hâl eklerini taşıyan bazı tarz, zaman, miktar
zarf­ları; yer tamlayıcısı olarak değil doğrudan zarf tümleci olarak değerlendirilir: 

Açtın yeniden mucizeler devrine cedvel…
Sânî-i Muhammed misin, ey Fâtih-i evvel?
(Faruk Nafiz Çamlıbel) (yeniden)

5. İsimler ve isim değerindeki kelime grupları cümlede yer tamlayıcısı görevi
yapabilir:
Bahçende akasyalar açardı baharla,
Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye Abla!
(Ahmet Muhip Dıranas) (Bahçende)

6. Cümle çözümlemelerinde yer tamlayıcılarını bulmak için yükleme “nereye, nerede, nereden; kime, kimde, kimden, neye, nede, neden” gibi sorular yöneltilir:
Serinlik, gölgelik içinden o kızgın yerlere hayretle bakıyorum.
(Refik Halit Karay) (Serinlik, gölgelik içinden/ o kızgın yerlere)

11. Soru

“Çünkü nağmenin kadehi kendisine boşaltılanı sonuna kadar saklıyor.”

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir adlı eserinden alıntılanan yukarıdaki cümleyi ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

Çünkü: Cümle dışı öge

nağmenin kadehi: Özne

kendisine boşaltılanı: Nesne

sonuna kadar: Zarf Tümleci

saklıyor: Yüklem

12. Soru

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!”

Ahmet Muhip Dıranas’a ait bu dizeyi cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

dök : Yüklem
(sen) : Gizli özne
zengin renklerini : Nesne
uf­kuma : Yer tamlayıcısı
ey bahar : Cümle dışı öge

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” cümlesinde ise nesne, tamlayanı
düşmüş bir iyelik grubudur.

13. Soru

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” Cümlesindeki belirtisiz nesne olan kelime grubu hangisidir?

Cevap

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” cümlesinde eşinden ayrılan bir kız kelime grubu,
cümlenin belirtisiz nesnesidir. Belirtisiz nesne olan bu grup da bir sıfat tamlamasıdır.
dediler : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
eşinden ayrılan bir kız : Belirtisiz nesne

14. Soru

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” Ahmet Muhip Dıranas’ın bu dizesini cümlenin ögeleri bakımından inceleyiniz.

Cevap

“Zengin renklerini uf­kuma dök ey bahar!” cümlesinde ise nesne, tamlayanı düşmüş bir iyelik grubudur.

dök : Yüklem
(sen) : Gizli özne
zengin renklerini : Nesne
uf­kuma : Yer tamlayıcısı
ey bahar : Cümle dışı öge

15. Soru

“Göğsüme dayadı güzel başını
Sandım vücuduma doldu o mehtap”
Halit Fahri Ozansoy’a ait bu dizelerdeki nesneleri ve türlerini bulunuz.

Cevap

Bu şiirin ilk dizesinde yer alan güzel başını belirtili, ikinci dizede yer alan vücuduma doldu o mehtap ise belirtisiz nesnedir. Belirtili nesne olan güzel başı(nı) tamlayanı düşmüş bir iyelik grubudur. Vücuduma doldu o mehtap ise cümle hâlinde bir nesnedir.

dayadı : Yüklem
(o) : Gizli özne
göğsüme : Yer tamlayıcısı
güzel başını : Belirtili nesne
sandım : Yüklem
(ben) : Gizli özne
vücuduma doldu o mehtap : Belirtisiz nesne

16. Soru

“Sordum ki bu kimdir, gülümsediler,
Eşinden ayrılan bir kız dediler.”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e ait bu dizelerdeki nesne ve nesne türü nedir?

Cevap

“Eşinden ayrılan bir kız dediler.” cümlesinde eşinden ayrılan bir kız kelime grubu, cümlenin belirtisiz nesnesidir. Belirtisiz nesne olan bu grup da bir sıfat tamlamasıdır.

dediler : Yüklem
(onlar) : Gizli özne
eşinden ayrılan bir kız : Belirtisiz nesne

17. Soru

Aynı cümlede hem belirtili hem de belirtisiz nesne bulunabilir mi?

Cevap

Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir; ancak bu nesneler aynı cinsten olmalıdır. Aynı cümlede hem belirtili hem belirtisiz nesne bulunmaz:

Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri,
Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri,
Andım birer birer, acıdım kendi hâlime.
(Yahya Kemal Beyatlı)

Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri: belirtili nesne
Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri: belirtili nesne

18. Soru

“Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.”
Arif Nihat Asya’ya ait bu dizelerdeki yer tamamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevindeki kelime grupları hangileridir?

Cevap

“Senin altında doğdum.” ve “Senin dibinde öleceğim.” cümlelerinde senin altın(da) ve senin dibin(de) kelime grupları birer iyelik grubudur, cümlede yer tamlayıcısı işleviyle kullanılmışlardır:
doğdum : Yüklem
(ben) : Gizli özne
senin altında : Yer tamlayıcısı
öleceğim : Yüklem
(ben) : Gizli özne
senin dibinde : Yer tamlayıcısı

19. Soru

Bir cümlede birden fazla, farklı türlerde zarf tümleci olabilir mi?

Cevap

Bir cümlede birden fazla zarf tümleci bulunabilir. Bu zarf­ların aynı tür zarflar olması gerekmez. Yani bir cümledeki zarf tümleçleri aynı veya farklı türden zarf­lar olabilir:
Her zaman biraz hüzünlü, fakat-bunda bir tezat yoktur- yine her an az çok müsterih ve hatta memnun görünürdü.

(Abdülhak Şinasi Hisar, Çamlıcadaki Eniştemiz)

(her zaman/ biraz hüzünlü/her an/ az çok müsterih/memnun): zarf 

20. Soru

“Kış çöktü üzerimize bre Rıfat.”
Sevinç Çokum’un Bizim Diyar adlı eserinden alıntılanan bu cümledeki “bre Rıfat” sözcük dizisi, cümlenin ögelerinden hangisidir?

Cevap

Bütün ünlemler ve ünlem grupları, hitaplar cümle dışı ögelerdir. Ünlem grupları; cümleye ahenkli, etkili bir anlatım tarzı getirir; fakat cümlenin kuruluşuna katılmaz. Bu ögeler cümlenin başında, ortasında ve sonunda bulunabilir. “bre Rıfat” bir cümle dışı ögedir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!