Tarla Bitkileri 2 Dersi 7. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Tarla Bitkileri 2 Dersi 7. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Baklagil Yem Bitkileri

Giriş

Baklagil türleri hem insan hem de hayvan beslenmesi için önemli bitkilerdir. Bu familyaya bağlı bitkiler topraktaki serbest azotu bünyelerine alarak hem kendileri hem de kendilerinden sonra tarlaya ekilecek bitkiler için gerekli azotu kolayca elde eder ve doğal yoldan toprağa kazandırırlar.

Baklagil familyası 727 cins içermektedir. Toprağa azot ve organik madde kazandırdıklarından ekim nöbetinde kullanılabilecek en değerli bitkilerdendir. Yüksek protein ve kalsiyum, fosfor gibi minerallerce zenginlerdir. Ayrıca A ve D vitaminince zengin ot üretirler.

Farklı renklerde cezbedici çiçeklere sahip baklagiller, arılar için zengin bal özü kaynağı olduklarından arıcılık yönünden de ekonomik öneme sahiptirler.

Yonca (Medicago) Cinsi

Yonca cinsine bağlı 54 tür tesbit edilmiştir. Bu 54 türün 35’i yıllık, 17’si çok yıllık ve 2’si de iki yıllık baklagil yem bitkileridir. Önemli bazı yonca türleri; yonca, sarıçiçekli yonca, melez yonca, şerbetçiotu yoncası ve fıçı yoncasıdır.

Yem bitkilerinin en önemlisidir ve yonca tarımının % 90- 95’ini oluşturur. Uzun ömürlü bir bitki olduğundan uzun yıllar yaşasa da ekonomik olarak 7-10 yıl ürün verir. Yonca bir mevsimde birçok defa biçilebilir. Yem bitkileri içinde en fazla kuru ot verimi yoncadan alınır. Yonca otunun besleme değeri yüksek olduğu gibi vitamin ve mineral madde bakımınca da zengindir.

Yonca iyi bir ekim nöbeti bitkisidir. Kendisinden sonra gelen bitkinin verimini artırdığı gibi kendisi de bol ot verir. İklim ve toprak yönünden çok geniş bir adaptasyon kabiliyetine sahiptir. Yonca en iyi büyüme ve gelişmesini havası kurak ve sıcak olan fakat suyu bol olan yerlerde yapar. Toprak bakımından yoncanın özel bir isteği yoktur. En iyi yetiştiği topraklar, tınlı, kumu çok olmayan, yeter derecede kireçli topraklardır. Kökleri derine gittiğinden taban suyunun yüksek olduğu yerleri sevmez.

Yonca tohumları küçük olduğundan ekimi sırasında toprak iyice ufalanmalı, bastırılmalı ve yabancı otlardan arındırılmış temiz bir tohum yatağı hazırlanmalı. Ilıman bölgelerde kışlık olarak ekilen yonca diğer bölgelerde yazlık olarak ekilir. Ekimden sonra yoncanın en önemli bakım işi yabancı ot savaşıdır. Bir parazit bitki olan küsküt yoncanın en büyük düşmanıdır. Küskütle mücadelede en etkili yol sertifikalı tohum kullanılmasıdır. Yonca her biçimden sonra iki kez su ister. Yıl içerisinde her çiçeklenme başlangıcında biçilerek tarla üzerinde ya da çıtalar üzerinde kurutulabilir.

Türkiye’de yonca tohumluğu büyük önem taşır. Kayseri yoncası son zamanlara kadar dünyada çok tanınmıştır. Tohumluk için en ideal şartlar Türkiye’dedir. Parlak güneşli, az bulutlu, sıcak, kurak, günlük sıcaklık farkının olduğu şartlar tohumculuk için özellikle Orta Anadolu’da elverişli koşulları sağlamaktadır.

Korunga (Onobrychis) Cinsi

Dünyada korunga cinsine bağlı 160 kadar tür vardır. Türkiye’de bulunan 52 türden 27’si endemiktir. Bu türün en fazla kültürü yapılan bitkisi korungadır. Batı Asya, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın yerli bitkisidir. Türkiye’nin birçok yerinde kültürü yapılmaktadır. Suyu kısıtlı bölgelerde veya kıraç alanlarda yüksek verim sağlar ve kuru tarım alanlarında ekim nöbeti içerisinde kullanılabilecek en önemli çok yıllık baklagil yem bitkilerinin başında gelir.

Korunga iyi bir mera bitkisidir. Yüksek rakımlı doğal meralarda yetişebilmektedir. Besleme değeri ve kıraç koşullara dayanımı nedeniyle yapay mera tesislerinde tercih edilen baklagil çeşididir. Yonca bitkisi hayvanlarda şişme yaparken korunga bitkisi şişme yapmamaktadır. Korunga tohumları gerekli hallerde karma yem olarak da kullanılabilir. Ham yağ ve ham protein yönünden zengindir. Korunga aynı zamanda iyi bir bal özü kaynağıdır. Korunga bitkisinden arıların elde ettiği bal verimi yüksektir.

Korunga soğuğa ve kuraklığa dayanıklı bir bakagil yem bitkisidir. İç Anadolu bölgemizde sulanmadan yetiştirilebilir. Marjinal alanlarda yetişmeye en uygun yem bitkilerindendir. Fakir, kuru ve kalkerli topraklarda yetişebilir. Korungada tohum yeri yatağı hazırlığına, diğer yem bitkilerinde olduğu gibi dikkat edilmelidir. Fakat tohumları büyük olduğu için fazla özen istemez. Korunga tohumu meyve halinde ve tohum halinde olmak üzere iki şekilde ekilir. Türkiye’de korunga ekimi genellikle meyve halinde yapılır. Korunganın ekim zamanı, kışı sert geçen bölgelerde erken ilkbahardır. Ilıman bölgelerde sonbahar ekimi de yapılabilir.

Ekim sonrasında yabancı ot savaşı korunga bakımında önemlidir. Ekimde sıra arası sık tutulmuşsa yabancı ot savaşı biçme yolu ile yapılmalı, sıra arası seyrek tutulmuşsa yabancı ot çapası yapılmalıdır.

Korunganın hasadı yetiştirme amacına göre yapılır. Korunga ot amacı ile yetiştirilmişse biçim zamanının uygun şekilde ayarlanması önemlidir. En yüksek kalitede ot, çiçeklenme başlangıcında biçildiği zaman elde edilir. Korunga otu yeşil olarak hayvanlara yedirilebileceği gibi, silaj yapımına da elverişlidir. Korunganın tohum hasadı salkımın alt tarafında bulunan meyvelerin rengi kahverengiye dönüştükleri zaman yapılmalıdır.

Fiğ (Vicia) Cinsi

Fiğ cinsine bağlı 150 kadar tür dünyanın ılıman bölgelerine yayılmıştır. Fiğ, tüylü fiğ, Macar fiği, koca fiğ, burçak tarımsal yönden önemli bazı fiğ türleridir. Fiğler daha çok ot ve dane yemi, mera bitkisi, yeşil gübre bitkisi ve ekim nöbeti bitkisi olarak değer kazanmışlardır.

Türkiye’de en fazla yetiştirilen fiğ türüdür. Otu besleyici bir hayvan yemidir. Fiğ danesi kırılmak suretiyle kesif yem olarak hayvanlara yedirilir. Harman sonunda çıkan fiğ samanı da hayvanlar tarafından sevilerek yenen bir yemdir. Fiğ tek yıllık bir bitki olduğu için ekim nöbeti bitkisi, yeşil gübre bitkisi, örtü bitkisi ve silo yemi olarak da yaygın bir şekilde kullanılır. Fiğ aslında serin mevsim yem bitkisidir. Fiğ soğuklara fazla dayanamaz. Toprak istekleri bakımından fazla seçici bir bitki değildir. Orta derecede killi ve yeter derecede kireçli topraklarda iyi gelişir.

Fiğ tohumları iri olduğu için tohum yatağının yoncadaki gibi hassas olmasına gerek yoktur. Hiç sürülmemiş anıza bile fiğ ekimi yapılabilir. İç Anadolu’da fiğ ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Kışı ılıman geçen kıyı bölgelerinde ise ekimi sonbaharda yapmak faydalıdır.

Ot amacı ile fiğ yetiştirildiğinde çavdarla beraber yetiştirmek daha elverişlidir. Yeşil gübre amacı ile ekim yapıldığında fiğ genellikle yalnız ekilir.

Eğer sulama şansı varsa ekimden sonra 1-2 defa sulanmalıdır. Sulama çiçeklenmeden önce yapılmalıdır.

Fiğ ot için biçilecekse, alttaki meyvelerin gelişmesi beklenmeli, bu meyveler dolgun hale geldiğinde ot için en iyi biçme zamanı gelmiş demektir Ot biçimi tırpanla veya çayır biçme makinası ile yapılır. Ot için biçilen fiğleri çıtalar üzerine alıp kurutmak en iyi yoldur. Fiğ tohum hasadında ise alttaki meyvelerin sararmasını ve kurumasını beklemek gerekir.

Tüylü Fiğ: Kışa ve kurağa dayanımı çok iyi olan bir fiğ türüdür. Tüylü fiğ Akdeniz Bölgesinin Ön Asya ve Batı Asya’nın yerli bir bitkisi olduğu için Türkiye’nin birçok yerinde de yabani formlar halinde bulunmaktadır. Tüylü fiğ hemen hemen her toprakta yetişen bir bitkidir. Kumlu topraklarda çok iyi yetişebilmektedir. Türkiye’nin her yerinde kışlık fiğ olarak yetiştirilebilir.

Macar Fiği: Macar fiği Orta Avrupa’nın yerli bir bitkisidir. Kışa ve kurağa dayanımı iyi bir fiğ türüdür. Toprak seçiciliği fazla değildir. Macar fiği, fiğ ve tüylü fiğ gibi fazla yatmadığı için yalnız yetiştirilebilir.

Koca Fiğ: Türkiye’de doğal olarak yetişen bir fiğ türüdür. Dik gelişen bir fiğ türüdür. Kaliteli ot veremez, bu nedenle de ot üretimi yapılmaz. Tohumlarının ham protein oranı yüksektir. Yeşil gübre bitkisi olarak yaygın bir şekilde kullanılır.

Burçak: Burçak Türkiye’de çok eskiden beri bilinen ve kültürü yapılan bir bitkidir. Gen merkezinin Akdeniz ülkeleri olduğu kabul edilmektedir. Yazı kurak olan bölgelerde, esas olarak kurağa dayanıklılığı nedeniyle yetiştirilir. Kısa boylu dik gelişen bir fiğ türüdür. Kışa fazla dayanıklı değildir. Kışı sert geçen bölgelerde yazlık yetiştirilir.

Bezelye (Pisum) Cinsi

Bu cinse, insan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılan bezelye türleri girmektedir.

Yem bezelyesi Türkiye’nin yerli bitkisidir. Türkiye’den Avrupa’ya götürülen bu bitki, ıslah edilerek kültüre alınmıştır. Yem bezelyesi tek yıllık bir bitkidir, dane yemi, kuru ot, silo yemi, otlatma ve yeşil gübre amacı ile yetiştirilir. Otunun besleme değeri yüksektir. Yem bezelyesi serin mevsim yem bitkisidir. Sıcak ve kurak bölgeler yem bezelyesi için uygun değildir. Kumlu topraklar yem bezelyesi tarımına elverişli değildir. Kışa dayanıklı olduğu için, İç Anadolu’da sonbaharda ekilebilir. Kışı çok sert geçen yerlerde ilkbaharda ekilmelidir. Ot için yem bezelyesi hasadı, alttaki meyvelerin dane bağladığı zaman yapılmalıdır. Yem bezelyesinin tohum hasadı, bitkideki alt baklaların sarardığı, yani olgunlaştığı ve tohumun sertleştiği zaman yapılmalıdır.

Üçgül (Trifolium) Cinsi

Üçgül cinsine giren yaklaşık 300 tür vardır. Bu türlerin çoğu, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde doğal olarak yetişir. Türkiye’de çayır ve meralarında doğal olarak yetişen 94 üçgül türü vardır. Üçgüller içerisinde önemli olan türler; çayır gülü, ak üçgül, kışlık üçgül, yeraltı üçgülü, İskenderiye üçgülü, kırmızı üçgül, çilek üçgülü, melez üçgüldür.

Dünyada yoncadan sonra en fazla yetiştirilen baklagil yem bitkisidir. Kısa ömürlü, çok yıllık bir bitki olan çayır üçgülü daha çok ot amacı ile yetiştirilir. Nemli ve serin bölgelerin bitkisidir. Su isteği fazladır. Kurağa dayanamaz. Kökleri fazla derine inmediği için, susuzluğa korunga ve yonca kadar dayanamaz. Çayır üçgülünün ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Tohumları küçük olduğu için, tohum yatağının çok iyi hazırlanmış olması gerekir. Çayır üçgülü yalnız veya buğdaygillerle karışık olarak ekilebilir.

Çayır üçgülünde ot hasadı %60-70 çiçeklendiği zaman yapılır. Otu kalitelidir. Çayır üçgülü, tohum amacı ile yetiştirildiğinde tohum hasadı, kömeçlerin esmerleştiği ve gövdenin sarardığı zaman yapılır. Çayır üçgülü tohumculuğunda arılar çok etkin rol oynamaktadır. Bitkinin yüksek tohum verimi sağlaması, bölgedeki arı populasyonuna ve tozlanma zamanında havanın arı faaliyetine elverişli olmasına bağlıdır.

Ak Üçgül: Ak üçgülün kökeni Asya’nın batısı ve Türkiye’dir. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde bu bitkiye doğal olarak rastlanmaktadır. Ak üçgül mera bitkisi olarak kullanılır. Otu lezzetli olup, besleme değeri yüksektir. İklim değişikliklerine kolayca adapte olabildiğinden, dünyanın birçok yerinde yetiştirilir. Çok yıllık bir bitkidir. Ak üçgülün kökleri fazla derine inmediği ve yüzlek olarak geliştiği için toprağın üst kısmının besin maddelerince zengin olması gereklidir. Ak üçgül, tohum ekimi dışında genellikle buğdaygillerle beraber ekilir. Ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Kuru ot için biçim zamanı, çiçeklenmenin yarıdan fazla olduğu zamandır. Tohumları küçük olduğu için, tohum hasadı zordur.

Kışlık Üçgül: Türkiye ve İran’ın da içinde bulunduğu Batı Asya bölgesinin yerli bir bitkisidir. Taban yerlerde doğal olarak yetişir. Tek yıllık ve adından da anlaşıldığı gibi kışlık bir üçgül türüdür. Mera bitkisi olarak değeri fazladır. Besin değeri yüksektir. Bütün hayvanlarca sevilerek yenir. İlkbaharda erken bir gelişme gösterir. Otlatmaya dayanıklıdır. Ot elde etmek amacı ile yalnız ekildiği gibi, buğdaygillerle de iyi bir karışım meydana getirebilir. Kışlık üçgül fazla kurak koşullara dayanamaz. Su isteği fazladır, taban yerlerde ve yağışın fazla olduğu bölgelerde iyi gelişir. Serin mevsim yem bitkisi olduğu için soğuğa dayanıklıdır. Kışlık üçgülün tohumları çok küçüktür, bu nedenle iyi hazırlanmış bir tohum yatağı ister. Kışları ılıman geçen bölgelerde sonbaharda ekilmesi daha uygun olur. Kışlık üçgülün biçim zamanı, çiçek açma devresidir. Kışlık üçgülün tohum verimi yüksektir. Tohum taşıyan kapsüller kahverengi olunca tohum hasadına başlanır.

Gazalboynuzu (Lotus) Cinsi

Gazalboynuzu cinsine giren yaklaşık 140 tür doğal olarak yetişmektedir. Türkiye’nin her bölgesinde bu bitkiye rastlanmaktadır.

Sarıçiçekli Gazalboynuzu: Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çok yetiştirilir. Mera bitkisi olarak önemlidir. Hayvanları şişirme tehlikesi çok azdır. Ağır otlatmalara dayanabilen fakir topraklarda gelişebilen bir bitkidir. Kuru ot amacı ile yetiştirilebilir. Yüksek kaliteli ot verir. Kuru ve orta derecede nemli iklimlerde başarılı bir şekilde yetiştirilebilir. Kurağa ve soğuğa oldukça dayanıklıdır. İyi bir ürün almak için toprağın besin maddelerince zengin olması gerekir.

İlk yıl iyi bir tohum yatağı ister. Ekim zamanı, kışı sert geçen bölgelerde ilkbahardır. Kıyı bölgelerde kışlık olarak ekilebilir. Sarıçiçekli gazalboynuzunun tohum hasadı zamanını belirlemek çok güçtür. Hasat ve harmanı zordur. Tohum olgunlaştığında bile bitki yeşildir. Bu da biçerdöğer ile hasadını güçleştirir. Sert tohumların çimlenebilmesi için tohum kabuğunun çizilmesi gerekir.

Giriş

Baklagil türleri hem insan hem de hayvan beslenmesi için önemli bitkilerdir. Bu familyaya bağlı bitkiler topraktaki serbest azotu bünyelerine alarak hem kendileri hem de kendilerinden sonra tarlaya ekilecek bitkiler için gerekli azotu kolayca elde eder ve doğal yoldan toprağa kazandırırlar.

Baklagil familyası 727 cins içermektedir. Toprağa azot ve organik madde kazandırdıklarından ekim nöbetinde kullanılabilecek en değerli bitkilerdendir. Yüksek protein ve kalsiyum, fosfor gibi minerallerce zenginlerdir. Ayrıca A ve D vitaminince zengin ot üretirler.

Farklı renklerde cezbedici çiçeklere sahip baklagiller, arılar için zengin bal özü kaynağı olduklarından arıcılık yönünden de ekonomik öneme sahiptirler.

Yonca (Medicago) Cinsi

Yonca cinsine bağlı 54 tür tesbit edilmiştir. Bu 54 türün 35’i yıllık, 17’si çok yıllık ve 2’si de iki yıllık baklagil yem bitkileridir. Önemli bazı yonca türleri; yonca, sarıçiçekli yonca, melez yonca, şerbetçiotu yoncası ve fıçı yoncasıdır.

Yem bitkilerinin en önemlisidir ve yonca tarımının % 90- 95’ini oluşturur. Uzun ömürlü bir bitki olduğundan uzun yıllar yaşasa da ekonomik olarak 7-10 yıl ürün verir. Yonca bir mevsimde birçok defa biçilebilir. Yem bitkileri içinde en fazla kuru ot verimi yoncadan alınır. Yonca otunun besleme değeri yüksek olduğu gibi vitamin ve mineral madde bakımınca da zengindir.

Yonca iyi bir ekim nöbeti bitkisidir. Kendisinden sonra gelen bitkinin verimini artırdığı gibi kendisi de bol ot verir. İklim ve toprak yönünden çok geniş bir adaptasyon kabiliyetine sahiptir. Yonca en iyi büyüme ve gelişmesini havası kurak ve sıcak olan fakat suyu bol olan yerlerde yapar. Toprak bakımından yoncanın özel bir isteği yoktur. En iyi yetiştiği topraklar, tınlı, kumu çok olmayan, yeter derecede kireçli topraklardır. Kökleri derine gittiğinden taban suyunun yüksek olduğu yerleri sevmez.

Yonca tohumları küçük olduğundan ekimi sırasında toprak iyice ufalanmalı, bastırılmalı ve yabancı otlardan arındırılmış temiz bir tohum yatağı hazırlanmalı. Ilıman bölgelerde kışlık olarak ekilen yonca diğer bölgelerde yazlık olarak ekilir. Ekimden sonra yoncanın en önemli bakım işi yabancı ot savaşıdır. Bir parazit bitki olan küsküt yoncanın en büyük düşmanıdır. Küskütle mücadelede en etkili yol sertifikalı tohum kullanılmasıdır. Yonca her biçimden sonra iki kez su ister. Yıl içerisinde her çiçeklenme başlangıcında biçilerek tarla üzerinde ya da çıtalar üzerinde kurutulabilir.

Türkiye’de yonca tohumluğu büyük önem taşır. Kayseri yoncası son zamanlara kadar dünyada çok tanınmıştır. Tohumluk için en ideal şartlar Türkiye’dedir. Parlak güneşli, az bulutlu, sıcak, kurak, günlük sıcaklık farkının olduğu şartlar tohumculuk için özellikle Orta Anadolu’da elverişli koşulları sağlamaktadır.

Korunga (Onobrychis) Cinsi

Dünyada korunga cinsine bağlı 160 kadar tür vardır. Türkiye’de bulunan 52 türden 27’si endemiktir. Bu türün en fazla kültürü yapılan bitkisi korungadır. Batı Asya, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın yerli bitkisidir. Türkiye’nin birçok yerinde kültürü yapılmaktadır. Suyu kısıtlı bölgelerde veya kıraç alanlarda yüksek verim sağlar ve kuru tarım alanlarında ekim nöbeti içerisinde kullanılabilecek en önemli çok yıllık baklagil yem bitkilerinin başında gelir.

Korunga iyi bir mera bitkisidir. Yüksek rakımlı doğal meralarda yetişebilmektedir. Besleme değeri ve kıraç koşullara dayanımı nedeniyle yapay mera tesislerinde tercih edilen baklagil çeşididir. Yonca bitkisi hayvanlarda şişme yaparken korunga bitkisi şişme yapmamaktadır. Korunga tohumları gerekli hallerde karma yem olarak da kullanılabilir. Ham yağ ve ham protein yönünden zengindir. Korunga aynı zamanda iyi bir bal özü kaynağıdır. Korunga bitkisinden arıların elde ettiği bal verimi yüksektir.

Korunga soğuğa ve kuraklığa dayanıklı bir bakagil yem bitkisidir. İç Anadolu bölgemizde sulanmadan yetiştirilebilir. Marjinal alanlarda yetişmeye en uygun yem bitkilerindendir. Fakir, kuru ve kalkerli topraklarda yetişebilir. Korungada tohum yeri yatağı hazırlığına, diğer yem bitkilerinde olduğu gibi dikkat edilmelidir. Fakat tohumları büyük olduğu için fazla özen istemez. Korunga tohumu meyve halinde ve tohum halinde olmak üzere iki şekilde ekilir. Türkiye’de korunga ekimi genellikle meyve halinde yapılır. Korunganın ekim zamanı, kışı sert geçen bölgelerde erken ilkbahardır. Ilıman bölgelerde sonbahar ekimi de yapılabilir.

Ekim sonrasında yabancı ot savaşı korunga bakımında önemlidir. Ekimde sıra arası sık tutulmuşsa yabancı ot savaşı biçme yolu ile yapılmalı, sıra arası seyrek tutulmuşsa yabancı ot çapası yapılmalıdır.

Korunganın hasadı yetiştirme amacına göre yapılır. Korunga ot amacı ile yetiştirilmişse biçim zamanının uygun şekilde ayarlanması önemlidir. En yüksek kalitede ot, çiçeklenme başlangıcında biçildiği zaman elde edilir. Korunga otu yeşil olarak hayvanlara yedirilebileceği gibi, silaj yapımına da elverişlidir. Korunganın tohum hasadı salkımın alt tarafında bulunan meyvelerin rengi kahverengiye dönüştükleri zaman yapılmalıdır.

Fiğ (Vicia) Cinsi

Fiğ cinsine bağlı 150 kadar tür dünyanın ılıman bölgelerine yayılmıştır. Fiğ, tüylü fiğ, Macar fiği, koca fiğ, burçak tarımsal yönden önemli bazı fiğ türleridir. Fiğler daha çok ot ve dane yemi, mera bitkisi, yeşil gübre bitkisi ve ekim nöbeti bitkisi olarak değer kazanmışlardır.

Türkiye’de en fazla yetiştirilen fiğ türüdür. Otu besleyici bir hayvan yemidir. Fiğ danesi kırılmak suretiyle kesif yem olarak hayvanlara yedirilir. Harman sonunda çıkan fiğ samanı da hayvanlar tarafından sevilerek yenen bir yemdir. Fiğ tek yıllık bir bitki olduğu için ekim nöbeti bitkisi, yeşil gübre bitkisi, örtü bitkisi ve silo yemi olarak da yaygın bir şekilde kullanılır. Fiğ aslında serin mevsim yem bitkisidir. Fiğ soğuklara fazla dayanamaz. Toprak istekleri bakımından fazla seçici bir bitki değildir. Orta derecede killi ve yeter derecede kireçli topraklarda iyi gelişir.

Fiğ tohumları iri olduğu için tohum yatağının yoncadaki gibi hassas olmasına gerek yoktur. Hiç sürülmemiş anıza bile fiğ ekimi yapılabilir. İç Anadolu’da fiğ ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Kışı ılıman geçen kıyı bölgelerinde ise ekimi sonbaharda yapmak faydalıdır.

Ot amacı ile fiğ yetiştirildiğinde çavdarla beraber yetiştirmek daha elverişlidir. Yeşil gübre amacı ile ekim yapıldığında fiğ genellikle yalnız ekilir.

Eğer sulama şansı varsa ekimden sonra 1-2 defa sulanmalıdır. Sulama çiçeklenmeden önce yapılmalıdır.

Fiğ ot için biçilecekse, alttaki meyvelerin gelişmesi beklenmeli, bu meyveler dolgun hale geldiğinde ot için en iyi biçme zamanı gelmiş demektir Ot biçimi tırpanla veya çayır biçme makinası ile yapılır. Ot için biçilen fiğleri çıtalar üzerine alıp kurutmak en iyi yoldur. Fiğ tohum hasadında ise alttaki meyvelerin sararmasını ve kurumasını beklemek gerekir.

Tüylü Fiğ: Kışa ve kurağa dayanımı çok iyi olan bir fiğ türüdür. Tüylü fiğ Akdeniz Bölgesinin Ön Asya ve Batı Asya’nın yerli bir bitkisi olduğu için Türkiye’nin birçok yerinde de yabani formlar halinde bulunmaktadır. Tüylü fiğ hemen hemen her toprakta yetişen bir bitkidir. Kumlu topraklarda çok iyi yetişebilmektedir. Türkiye’nin her yerinde kışlık fiğ olarak yetiştirilebilir.

Macar Fiği: Macar fiği Orta Avrupa’nın yerli bir bitkisidir. Kışa ve kurağa dayanımı iyi bir fiğ türüdür. Toprak seçiciliği fazla değildir. Macar fiği, fiğ ve tüylü fiğ gibi fazla yatmadığı için yalnız yetiştirilebilir.

Koca Fiğ: Türkiye’de doğal olarak yetişen bir fiğ türüdür. Dik gelişen bir fiğ türüdür. Kaliteli ot veremez, bu nedenle de ot üretimi yapılmaz. Tohumlarının ham protein oranı yüksektir. Yeşil gübre bitkisi olarak yaygın bir şekilde kullanılır.

Burçak: Burçak Türkiye’de çok eskiden beri bilinen ve kültürü yapılan bir bitkidir. Gen merkezinin Akdeniz ülkeleri olduğu kabul edilmektedir. Yazı kurak olan bölgelerde, esas olarak kurağa dayanıklılığı nedeniyle yetiştirilir. Kısa boylu dik gelişen bir fiğ türüdür. Kışa fazla dayanıklı değildir. Kışı sert geçen bölgelerde yazlık yetiştirilir.

Bezelye (Pisum) Cinsi

Bu cinse, insan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılan bezelye türleri girmektedir.

Yem bezelyesi Türkiye’nin yerli bitkisidir. Türkiye’den Avrupa’ya götürülen bu bitki, ıslah edilerek kültüre alınmıştır. Yem bezelyesi tek yıllık bir bitkidir, dane yemi, kuru ot, silo yemi, otlatma ve yeşil gübre amacı ile yetiştirilir. Otunun besleme değeri yüksektir. Yem bezelyesi serin mevsim yem bitkisidir. Sıcak ve kurak bölgeler yem bezelyesi için uygun değildir. Kumlu topraklar yem bezelyesi tarımına elverişli değildir. Kışa dayanıklı olduğu için, İç Anadolu’da sonbaharda ekilebilir. Kışı çok sert geçen yerlerde ilkbaharda ekilmelidir. Ot için yem bezelyesi hasadı, alttaki meyvelerin dane bağladığı zaman yapılmalıdır. Yem bezelyesinin tohum hasadı, bitkideki alt baklaların sarardığı, yani olgunlaştığı ve tohumun sertleştiği zaman yapılmalıdır.

Üçgül (Trifolium) Cinsi

Üçgül cinsine giren yaklaşık 300 tür vardır. Bu türlerin çoğu, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde doğal olarak yetişir. Türkiye’de çayır ve meralarında doğal olarak yetişen 94 üçgül türü vardır. Üçgüller içerisinde önemli olan türler; çayır gülü, ak üçgül, kışlık üçgül, yeraltı üçgülü, İskenderiye üçgülü, kırmızı üçgül, çilek üçgülü, melez üçgüldür.

Dünyada yoncadan sonra en fazla yetiştirilen baklagil yem bitkisidir. Kısa ömürlü, çok yıllık bir bitki olan çayır üçgülü daha çok ot amacı ile yetiştirilir. Nemli ve serin bölgelerin bitkisidir. Su isteği fazladır. Kurağa dayanamaz. Kökleri fazla derine inmediği için, susuzluğa korunga ve yonca kadar dayanamaz. Çayır üçgülünün ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Tohumları küçük olduğu için, tohum yatağının çok iyi hazırlanmış olması gerekir. Çayır üçgülü yalnız veya buğdaygillerle karışık olarak ekilebilir.

Çayır üçgülünde ot hasadı %60-70 çiçeklendiği zaman yapılır. Otu kalitelidir. Çayır üçgülü, tohum amacı ile yetiştirildiğinde tohum hasadı, kömeçlerin esmerleştiği ve gövdenin sarardığı zaman yapılır. Çayır üçgülü tohumculuğunda arılar çok etkin rol oynamaktadır. Bitkinin yüksek tohum verimi sağlaması, bölgedeki arı populasyonuna ve tozlanma zamanında havanın arı faaliyetine elverişli olmasına bağlıdır.

Ak Üçgül: Ak üçgülün kökeni Asya’nın batısı ve Türkiye’dir. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde bu bitkiye doğal olarak rastlanmaktadır. Ak üçgül mera bitkisi olarak kullanılır. Otu lezzetli olup, besleme değeri yüksektir. İklim değişikliklerine kolayca adapte olabildiğinden, dünyanın birçok yerinde yetiştirilir. Çok yıllık bir bitkidir. Ak üçgülün kökleri fazla derine inmediği ve yüzlek olarak geliştiği için toprağın üst kısmının besin maddelerince zengin olması gereklidir. Ak üçgül, tohum ekimi dışında genellikle buğdaygillerle beraber ekilir. Ekimi genellikle ilkbaharda yapılır. Kuru ot için biçim zamanı, çiçeklenmenin yarıdan fazla olduğu zamandır. Tohumları küçük olduğu için, tohum hasadı zordur.

Kışlık Üçgül: Türkiye ve İran’ın da içinde bulunduğu Batı Asya bölgesinin yerli bir bitkisidir. Taban yerlerde doğal olarak yetişir. Tek yıllık ve adından da anlaşıldığı gibi kışlık bir üçgül türüdür. Mera bitkisi olarak değeri fazladır. Besin değeri yüksektir. Bütün hayvanlarca sevilerek yenir. İlkbaharda erken bir gelişme gösterir. Otlatmaya dayanıklıdır. Ot elde etmek amacı ile yalnız ekildiği gibi, buğdaygillerle de iyi bir karışım meydana getirebilir. Kışlık üçgül fazla kurak koşullara dayanamaz. Su isteği fazladır, taban yerlerde ve yağışın fazla olduğu bölgelerde iyi gelişir. Serin mevsim yem bitkisi olduğu için soğuğa dayanıklıdır. Kışlık üçgülün tohumları çok küçüktür, bu nedenle iyi hazırlanmış bir tohum yatağı ister. Kışları ılıman geçen bölgelerde sonbaharda ekilmesi daha uygun olur. Kışlık üçgülün biçim zamanı, çiçek açma devresidir. Kışlık üçgülün tohum verimi yüksektir. Tohum taşıyan kapsüller kahverengi olunca tohum hasadına başlanır.

Gazalboynuzu (Lotus) Cinsi

Gazalboynuzu cinsine giren yaklaşık 140 tür doğal olarak yetişmektedir. Türkiye’nin her bölgesinde bu bitkiye rastlanmaktadır.

Sarıçiçekli Gazalboynuzu: Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çok yetiştirilir. Mera bitkisi olarak önemlidir. Hayvanları şişirme tehlikesi çok azdır. Ağır otlatmalara dayanabilen fakir topraklarda gelişebilen bir bitkidir. Kuru ot amacı ile yetiştirilebilir. Yüksek kaliteli ot verir. Kuru ve orta derecede nemli iklimlerde başarılı bir şekilde yetiştirilebilir. Kurağa ve soğuğa oldukça dayanıklıdır. İyi bir ürün almak için toprağın besin maddelerince zengin olması gerekir.

İlk yıl iyi bir tohum yatağı ister. Ekim zamanı, kışı sert geçen bölgelerde ilkbahardır. Kıyı bölgelerde kışlık olarak ekilebilir. Sarıçiçekli gazalboynuzunun tohum hasadı zamanını belirlemek çok güçtür. Hasat ve harmanı zordur. Tohum olgunlaştığında bile bitki yeşildir. Bu da biçerdöğer ile hasadını güçleştirir. Sert tohumların çimlenebilmesi için tohum kabuğunun çizilmesi gerekir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!