Kongre ve Etkinlik Yönetimi Dersi 3. Ünite Özet

30.07.2022
13
A+
A-

Etkinliklerin Sosyo-Ekonomik Ve Kültürel Etkileri

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Kongre ve Etkinlik Yönetimi Dersi 3. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Etkinliklerin Sosyo-Ekonomik Ve Kültürel Etkileri

Giriş

Etkinlikler; gelir üretme, ek istihdam oluşturma, yerel yönetimler için ek gelir yaratma ve ş ehrin markalaşmasına katkı sağlama potansiyellerinden dolayı düzenlenir.

Etkinlikler sırasında ve sonrasında ortaya çıkan trafik, kalabalıklaşma, istenmeyen davranışlar ve suç oranındaki artış, çevre üzerinde oluşan tahrip edici etkilerden dolayı yerel halk etkinliklere karşı olumsuz tutumlar sergileyebilmektedir.

Etkinliklerin Toplumsal Etkileri

Etkinlikler topluluklar tarafından kültürel miraslarının sergilenmesi, şehrin tutundurulması şehre ziyaretçi çekilmesi ve yerel halk için yeni kültürel eğlence olanakları sunarak şehirdeki yaşam kalitesinin artırılması amacıyla düzenlenirler.

Etkinlikler, ev sahibi toplumun yeni deneyimler yaşamasına, yeni şeyler öğrenmesine, kültürel ve sanatsal gösterilere katılmasına ve yeni beceriler keşfetmesine imkân vermektedir.

Etkinliklerle birlikte artan rekreasyon tesislerinin sayısı ve niteliği yerel halka eğlence, öğrenme ve kültürel ağırlama olanakları sunar.

Etkinlikler topluma eğlence olanağı sunmanın yanında, bireylerin topluluğa bağlılıklarını gösterebilmeler için de özel durumlar yaratırlar.

Etkinlikler, farklı kültürlerden ve milletlerden insanların bir araya gelmesi sayesinde farklılıkların anlaşılmasına, farklı kültürler arasında hoşgörünün geliştirilmesine ve kültürel değişimlere olanak sağlamaktadır.

İnsanlar bir mekân, ürün veya hizmet için para ödemezler. Tüketim elde edilecek faydalarla ilgilidir ve etkinliklerin kişileri çekecek deneyimler yaratması etkinliğin başarısı ve sürekliliği açısından önemlidir.

Yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine karşın etkinlikler yaşamın pahalılaşması, trafik yoğunluğu ve kalabalık, suç ve mülkiyet üzerinde hasarlar gibi olumsuz etkiler de yaratabilmektedir.

Etkinliklerin yerleşim yerindeki çekim noktalarının tanıtımının yapılmasında ve pazarlanmasında da önemli rol oynamaktadır.

Etkinlikler günlük iş rutin üzerinde baskı yaratabilmekte, mahremiyetin kaybolmasından dolayı yerel halk arasında bir tatminsizlik hissinin yayılmasına neden olabilmektedir. Bu durum etkinliklerin olumsuz etkileri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Etkinliklerin düzenlenmesinde kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması oldukça önemlidir. Dolayısıyla etkinliklere ilişkin olumlu veya olumsuz algılar, kullanılan kaynaklara ilişkin görüşlere göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle etkinlik düzenlenmesinde yerel halkın desteğinin sağlanmasında kararların ve harcamaların şeffaflığının sağlanması, etkinlik organizasyonunun sağlıklı yürütülmesi açısından oldukça önemlidir.

Etkinliklerin Bireysel Etkileri

Etkinliklerin bireyler rahatlatıcı, mutlu edici etkilerinin yanında yaşamlarına anlam katarak daha sağlıklı bireylerin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Sağlıklı bir toplum sağlıklı bireylerden oluşacağından, etkinlikler bu sürece önemli katkılar yapma potansiyeline sahiptir.

Modern yaşam, kentleşme, kalabalıklaşma ve endüstriyel ilişkinlerin karmaşıklaşması gibi nedenlerden dolayı bireyler üzerinde toplumsal, psikolojik ve ekonomik baskılar yaratmaktadır. Etkinlikler, bireyler geçici sürelerle de olsa bu keşmekeşten uzaklaştırma potansiyeline sahiptir.

Modernite, gündelik yaşam rutinlerini ve pratiklerini etkilemenin yanında bireyin içinde yaşadığı toplumla, arkadaşlarıyla ve ailesiyle etkileşimini de olumsuz etkilemektedir.

Rutin yaşam koşullarına bağlı olarak insanlar, artan oranda yeni şeyler yapmak, görmek ve deneyimlemek arzusu içinde olurlar. Etkinlikler aynı zamanda bireylerin yenilik arayışına da cevap verme potansiyeline sahiptir. Etkinlikler, bireylerin etkinliğe katılan sanatçıları görme ve tanımasına, yeni fikirler ve düşüncelerle karşılaşmasına, yeni şeyleri deneyimlemesine, mutluluk hissi yaşamasına ve yaşadığı toplumun bir bireyi olmaktan

Prebensen, Chen ve Uysal’ın da (2014) belirttiği üzere bireyler hazcı tüketim arayışı içindedirler ve etkinliklere yenilik arayışı, eğlence, haz alma, prestij, sosyalleşme ve öğrenme gibi nedenlerle giderek bireysel fayda elde etmeyi amaçlarlar.

Tatmin edici deneyimler sonucu elde edilen anlamlı bir hayat algısı bireylerin, yerel halkın ve ziyaretçilerin yaşamlarına ilişkin olumlu düşünceler geliştirmelerine yardımcı olma potansiyeline sahiptir.

Etkinliklerin Ekonomik Etkileri

Etkinlikler değişen oranlarda da olsa artan gelir ve istihdam olanakları gibi ekonomik etkilere sahiptir. Etkinliklerin ekonomik etkileri, kısmen organizatörlerin veya hükümetlerin bütçe hedeflerine sağladığı katkılar, kısmen de yapılan harcamaları gerekçelendirebilme adına önemsenmektedir. Bir diğer neden olarak da ekonomik etkilerin daha kolay ölçülebilir olmasıdır.

Etkinlikler, genellikle turizm sezonu dışında, talebin düşük olduğu dönemlerde yapılmaktadır. Dolayısıyla etkinliğin yaratacağı talep özellikle konaklama işletmeler için ilave doluluk oranları sağlamaktadır. Etkinlikler aynı zamanda yatırımcıları ve ziyaretçilerde çektiğinden yeni istihdam olanakları da yaratarak şehrin veya bölgenin ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Bir etkinliğin başarısı yalnızca doğrudan ekonomik katkısıyla ölçülemez. Dolayısıyla etkinliklerin bütüncül etkileri fiziksel, siyasal ve toplumsal çevre üzerindeki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Uluslararası mega etkinliklerin düzenlenmesi için yapılacak yatırımların büyüklüğü, özellikle yerel halkın tepkileriyle sonuçlanabilmektedir.

Etkinlikler, düzenlendikleri yerlerde mal ve hizmetlerin fiyatları üzerinde bir baskı yaratır. Dolayısıyla artan fiyatlar ekonomi üzerinde enflasyonist baskı yaratarak yerel halkın yaşam koşullarını zorlaştırır.

Etkinliklere ilişkin olumsuz ekonomik etkilerin de ortaya çıkması olasıdır. Örneğin Edinburgh’da yapılan bir araştırmada etkinlik döneminde konaklama işletmelerine yönelik artan talebin oda ücretleri ve kiralarını arttırdığı belirlenmiştir. Buna bağlı olarak kalabalıklaşma, nüfus yoğunluğu ve fiyatlar üzerindeki enflasyonist baskılar, etkinliğe ilişkin ekonomik ve toplumsal maliyetler olarak ortaya çıkmaktadır.

Etkinliklerin Kültürel Etkileri

Festivaller, karnavallar, dinsel etkinlikler gibi kültürel kutlamalar ve sanat ve eğlence genellikle kültür turizm başlığı altında incelenmektedir. Etkinlikler genellikle kültürün ve kültürel geleneklerin kutlanması ve aynı zamanda yerel halk, perakendeciler, sergileyiciler ve ziyaretçiler arasında ticari ve sosyal değişimlerin gerçekleşmesine olanak tanımaktadır.

Etkinlikler, ev sahibi toplumun kültürü üzerinde iki yönlü bir etkiye sahiptir:

  • Etkinlikler, yerel kültür ve geleneklerin dışarıdan gelen ziyaretçilere gösterilmesi için korunması ve yaygınlaştırılmasına etki etmektedir.
  • Öte yandan kültürel değerlerin ziyaretçi çekmek ve buna bağlı olarak daha fazla gelir elde etmek için aşırı şekilde kullanımı, ticarileştirilmesi yerel kültürün sürekliliğini tehdit eder.

Dolayısıyla etkinliklerin kültür üzerindeki etkileri, iki bakış açısından incelenmelidir.

Etkinliklerle sanat arasında yüksek düzeyde bir bağımlılık söz konusudur. Sanat, çağdaş kültürü tanımlamasına karşın sanatsal etkinlikler belirli bir kitleye ulasan sanatın yönünü ve içeriğini belirleyen yegâne unsurdur.

Festival ve etkinlikler artan sayıdaki ziyaretçinin gereksinimlerinin karşılanması amacıyla kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinde de tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda özellikle yiyecek içecek gibi bölgeye özgü kültürel miras unsurlarının ziyaretçilerin damak tatlarına uyumlu olacak şekilde değiştirilmesi gibi bir durumla karşılaşılabilmektedir.

Özellikle tarihi mekânlarda düzenlenen etkinlikler, hassas olan bu yapılar üzerinde kalıcı hasarlar oluşturma potansiyeline sahiptir.

Etkinliklerin aşırı ticarileşmesine bağlı olarak sunulan mal ve hizmetlerin nitelikleri üzerinde bir azalma gözlemlenebilmektedir. Niteliksiz ürünlerin ya da sahte kültürel ürünlerin gerçek, özgün birer sanat eseri gibi tanıtılıp satılması ve insanların kandırılması da çokça karşılaşılan bir durumdur.

Özellikle sanatsal etkinliklere ilişkin olarak Finkel (2006), bu etkinliklerin aşırı şekilde ticarileştiğini, standartlaştığını ve etkinlik programlarının da homojenleştiğini savunmaktadır. Bu doğrultuda etkinlikler öncelikle estetik ve özgünlük değeri yüksek bir şekilde planlanması ve düzenlenmesi durumunda başarılı ve uzun soluklu olabilecektir.

Etkinliklerin Çevresel Etkileri

Etkinlikler fiziksel ve doğal çevre üzerinde de olumsuz etkiler yaratarak doğal, kültürel ve tarh kaynakların bozulmasına neden olacak etkilere sahip olabilmektedir. Etkinlikler yaşanılan çevreyle birlikte doğal çevre üzerinde de bir takım olumsuz etkilere sahip olabilmektedir.

Çevre duyarlığı konusu günümüz etkinliklerinde artık “sosyal sorumluluk” konusu olmanın ötesine geçip, uluslararası değerlendirme kriterlerinde gözetilir hale gelmiştir. Bir etkinliğin başarısı; katılımcı sayısının çokluğu, sanatçıların tanınmışlığı, düzenlendiği alanın büyüklüğü, çalışanlar içinde gönüllülerin oranı gibi belli başlı kriterler dışında karbon ayak izi raporları ve hesaplamaları ile de değerlendirilmektedir.

Son yıllarda etkinliklerde çevreye duyarlı uygulamalara ilişkin bir eğilim olduğu gözlenmektedir. Etkinlik organizatörleri yeşil politikalar üretmekte ve yeşil etkinlik alanları için çeşitli kriterler tanımlanmakta ve sınıflandırılmaktadır. Bunun yanı sıra etkinliklerin çevre üzerindeki etkilerini en aza indirmek için çeşitli programlar hazırlanmaktadır. Bu programlar atıkların geri dönüşümü, su, enerji tasarrufu, atık suların arıtılması ve yeniden kullanımı, aydınlatma ve havalandırmanın daha makul kullanımı gibi konuları kapsamaktadır.

Etkinliklerin Mekânlar Üzerindeki Etkileri

Şehirler, Dünya Fuarları, Expolar ve spor etkinliklerin çok uzun zamandan beri ekonomilerin canlandırmak, altyapıyı geliştirmek ve imajlarını pekiştirmenin bir aracı olarak kullanmaktadırlar.

Kültürel etkinlikler, insanların yaşadıkları mekânlarla bağlarını güçlendirerek, mekâna özgü anlamların oluşmasına ve bir mekân duygusunun gelişmesine katkı sağlar.

Bir şehrin sahip olduğu imaj, oraya ziyaretçilerin çekilmesinde oldukça önemlidir. Büyük bir etkinliğin ev sahibi topluluğun veya ülkenin imajını şekillendirdiği seyahat pazarında oraya ilişkin doğru ve istendik bir algı yarattığı bilinmektedir. Bu bağlamda özellikle büyük şehirlerin bir etkinliğe ev sahipliği yapma yönündeki isteklerinin altında yatan temel neden etkinliklerin sahip olduğu imaj yaratma potansiyelidir. Bu doğrultuda yapılan araştırmalar özellikle etkinlik tamamlanıp bitirildikten sonra etkinliğin düzenlendiği şehirlere yönelik olumlu imajın arttığını göstermektedir.

Etkinlikler, mekânları değiştirme, dönüştürme potansiyellerinin yanında yeni mekânların oluşturulması açısından da önemli bir işleve sahiptirler. Etkinlik pazarında yer almak isteyen şehirler, bu organizasyon için mekân bulmak zorundadırlar. Etkinlik mekânı mevcut tesisler ve binalar olabileceği gibi km zaman eski, atıl, artık kullanılmayan bir takım tarh ve eski binaların dönüştürülerek kullanılması şeklinde gerçekleşebilmektedir.

Sonuç

Gelir artırıcı etkilerinin olması, yerel işletmelerde artan ticaret ve yeni istihdam olanakları yaratması, yerel yönetimler için ek gelir imkânı ve yerel halk için yaşam kalitesinin arttırılması etkilerinden dolayı etkinlik düzenlenmesi pek çok yerleşim yeri için cazip bir hal almıştır. Düzenlenen etkinlikler aynı zamanda kentsel alanlarda turizm stratejilerinin bir parçası olarak imaj oluşturmak ve geliştirmek, markalaşmak için de arzu edilmektedir. Etkinliklerin bu etkilerinden dolayı özellikle son yıllarda tüketiciler ve şehir sakinler için çekici şehir mekânları ve deneyimler sunulmasına yönelik artan oranda bir ilgi doğmuştur. Özellikle ziyaretçi çeken, başka kentlerden ve ülkelerden insanların kent ziyaret etmesine neden olan etkinlikler, etkinliğin düzenlendiği yerlerde turizm sektörünün gelişmesinin ve güçlenmesinin yolunu açmanın yanında önemli bir gelir yaratma potansiyeline sahiptirler. Uzun yıllar boyunca düzenlenen ve gelenekselleşen etkinlikler, aynı zamanda düzenlendikleri yerlerdeki toplumsal yaşamı canlandırarak insanların bir araya gelmesine, bir topluluk duygusu yaratılmasına ve etkinliğin düzenlendiği yerlerde yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlarlar.

Olumlu sonuçlar ve şehir yaşamına, şehir sakinlerine olumlu katkılar sunmanın yanında etkinlikler, çoğunlukla yetersiz planlama ve yönetimden dolayı olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Trafik sorunları, çevre ve gürültü kirliliği, kalabalık ve kargaşa, çevredeki kimi önemli kültürel ve tarh yapılara zarar verilmesi ve toplumsal hizmetlerde aşırı yoğunluk gibi olumsuz etkiler çoğunlukla yerel halkın etkinliklere karşı olumsuz tutum sergilemeleriyle sonuçlanabilmektedir. Benzer şekilde etkinlikler olumsuz yönde çevresel değişimlere de neden olabilmektedir. Doğal çevre etkinliğin temel unsurlarından biridir ve çevreye zararı olmayan hiçbir etkinlik bulunmamaktadır. Bu bağlamda etkinliklerin çevreye verdiği zararın en aza indirilmesi için etkinlik öncesi ve sonrasında çevresel etki değerlendirilmesinin muhakkak yapılması gerekmektedir. Çevre dostu etkinliklere ağırlık verilmesi ve her türlü etkinliğin planlanmasında çevresel etiklerin dikkate alınması etkinliklerden elde edilecek faydaların artırılmasına önemli bir katkı sağlayacaktır.

Giriş

Etkinlikler; gelir üretme, ek istihdam oluşturma, yerel yönetimler için ek gelir yaratma ve ş ehrin markalaşmasına katkı sağlama potansiyellerinden dolayı düzenlenir.

Etkinlikler sırasında ve sonrasında ortaya çıkan trafik, kalabalıklaşma, istenmeyen davranışlar ve suç oranındaki artış, çevre üzerinde oluşan tahrip edici etkilerden dolayı yerel halk etkinliklere karşı olumsuz tutumlar sergileyebilmektedir.

Etkinliklerin Toplumsal Etkileri

Etkinlikler topluluklar tarafından kültürel miraslarının sergilenmesi, şehrin tutundurulması şehre ziyaretçi çekilmesi ve yerel halk için yeni kültürel eğlence olanakları sunarak şehirdeki yaşam kalitesinin artırılması amacıyla düzenlenirler.

Etkinlikler, ev sahibi toplumun yeni deneyimler yaşamasına, yeni şeyler öğrenmesine, kültürel ve sanatsal gösterilere katılmasına ve yeni beceriler keşfetmesine imkân vermektedir.

Etkinliklerle birlikte artan rekreasyon tesislerinin sayısı ve niteliği yerel halka eğlence, öğrenme ve kültürel ağırlama olanakları sunar.

Etkinlikler topluma eğlence olanağı sunmanın yanında, bireylerin topluluğa bağlılıklarını gösterebilmeler için de özel durumlar yaratırlar.

Etkinlikler, farklı kültürlerden ve milletlerden insanların bir araya gelmesi sayesinde farklılıkların anlaşılmasına, farklı kültürler arasında hoşgörünün geliştirilmesine ve kültürel değişimlere olanak sağlamaktadır.

İnsanlar bir mekân, ürün veya hizmet için para ödemezler. Tüketim elde edilecek faydalarla ilgilidir ve etkinliklerin kişileri çekecek deneyimler yaratması etkinliğin başarısı ve sürekliliği açısından önemlidir.

Yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine karşın etkinlikler yaşamın pahalılaşması, trafik yoğunluğu ve kalabalık, suç ve mülkiyet üzerinde hasarlar gibi olumsuz etkiler de yaratabilmektedir.

Etkinliklerin yerleşim yerindeki çekim noktalarının tanıtımının yapılmasında ve pazarlanmasında da önemli rol oynamaktadır.

Etkinlikler günlük iş rutin üzerinde baskı yaratabilmekte, mahremiyetin kaybolmasından dolayı yerel halk arasında bir tatminsizlik hissinin yayılmasına neden olabilmektedir. Bu durum etkinliklerin olumsuz etkileri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Etkinliklerin düzenlenmesinde kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması oldukça önemlidir. Dolayısıyla etkinliklere ilişkin olumlu veya olumsuz algılar, kullanılan kaynaklara ilişkin görüşlere göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle etkinlik düzenlenmesinde yerel halkın desteğinin sağlanmasında kararların ve harcamaların şeffaflığının sağlanması, etkinlik organizasyonunun sağlıklı yürütülmesi açısından oldukça önemlidir.

Etkinliklerin Bireysel Etkileri

Etkinliklerin bireyler rahatlatıcı, mutlu edici etkilerinin yanında yaşamlarına anlam katarak daha sağlıklı bireylerin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Sağlıklı bir toplum sağlıklı bireylerden oluşacağından, etkinlikler bu sürece önemli katkılar yapma potansiyeline sahiptir.

Modern yaşam, kentleşme, kalabalıklaşma ve endüstriyel ilişkinlerin karmaşıklaşması gibi nedenlerden dolayı bireyler üzerinde toplumsal, psikolojik ve ekonomik baskılar yaratmaktadır. Etkinlikler, bireyler geçici sürelerle de olsa bu keşmekeşten uzaklaştırma potansiyeline sahiptir.

Modernite, gündelik yaşam rutinlerini ve pratiklerini etkilemenin yanında bireyin içinde yaşadığı toplumla, arkadaşlarıyla ve ailesiyle etkileşimini de olumsuz etkilemektedir.

Rutin yaşam koşullarına bağlı olarak insanlar, artan oranda yeni şeyler yapmak, görmek ve deneyimlemek arzusu içinde olurlar. Etkinlikler aynı zamanda bireylerin yenilik arayışına da cevap verme potansiyeline sahiptir. Etkinlikler, bireylerin etkinliğe katılan sanatçıları görme ve tanımasına, yeni fikirler ve düşüncelerle karşılaşmasına, yeni şeyleri deneyimlemesine, mutluluk hissi yaşamasına ve yaşadığı toplumun bir bireyi olmaktan

Prebensen, Chen ve Uysal’ın da (2014) belirttiği üzere bireyler hazcı tüketim arayışı içindedirler ve etkinliklere yenilik arayışı, eğlence, haz alma, prestij, sosyalleşme ve öğrenme gibi nedenlerle giderek bireysel fayda elde etmeyi amaçlarlar.

Tatmin edici deneyimler sonucu elde edilen anlamlı bir hayat algısı bireylerin, yerel halkın ve ziyaretçilerin yaşamlarına ilişkin olumlu düşünceler geliştirmelerine yardımcı olma potansiyeline sahiptir.

Etkinliklerin Ekonomik Etkileri

Etkinlikler değişen oranlarda da olsa artan gelir ve istihdam olanakları gibi ekonomik etkilere sahiptir. Etkinliklerin ekonomik etkileri, kısmen organizatörlerin veya hükümetlerin bütçe hedeflerine sağladığı katkılar, kısmen de yapılan harcamaları gerekçelendirebilme adına önemsenmektedir. Bir diğer neden olarak da ekonomik etkilerin daha kolay ölçülebilir olmasıdır.

Etkinlikler, genellikle turizm sezonu dışında, talebin düşük olduğu dönemlerde yapılmaktadır. Dolayısıyla etkinliğin yaratacağı talep özellikle konaklama işletmeler için ilave doluluk oranları sağlamaktadır. Etkinlikler aynı zamanda yatırımcıları ve ziyaretçilerde çektiğinden yeni istihdam olanakları da yaratarak şehrin veya bölgenin ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Bir etkinliğin başarısı yalnızca doğrudan ekonomik katkısıyla ölçülemez. Dolayısıyla etkinliklerin bütüncül etkileri fiziksel, siyasal ve toplumsal çevre üzerindeki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Uluslararası mega etkinliklerin düzenlenmesi için yapılacak yatırımların büyüklüğü, özellikle yerel halkın tepkileriyle sonuçlanabilmektedir.

Etkinlikler, düzenlendikleri yerlerde mal ve hizmetlerin fiyatları üzerinde bir baskı yaratır. Dolayısıyla artan fiyatlar ekonomi üzerinde enflasyonist baskı yaratarak yerel halkın yaşam koşullarını zorlaştırır.

Etkinliklere ilişkin olumsuz ekonomik etkilerin de ortaya çıkması olasıdır. Örneğin Edinburgh’da yapılan bir araştırmada etkinlik döneminde konaklama işletmelerine yönelik artan talebin oda ücretleri ve kiralarını arttırdığı belirlenmiştir. Buna bağlı olarak kalabalıklaşma, nüfus yoğunluğu ve fiyatlar üzerindeki enflasyonist baskılar, etkinliğe ilişkin ekonomik ve toplumsal maliyetler olarak ortaya çıkmaktadır.

Etkinliklerin Kültürel Etkileri

Festivaller, karnavallar, dinsel etkinlikler gibi kültürel kutlamalar ve sanat ve eğlence genellikle kültür turizm başlığı altında incelenmektedir. Etkinlikler genellikle kültürün ve kültürel geleneklerin kutlanması ve aynı zamanda yerel halk, perakendeciler, sergileyiciler ve ziyaretçiler arasında ticari ve sosyal değişimlerin gerçekleşmesine olanak tanımaktadır.

Etkinlikler, ev sahibi toplumun kültürü üzerinde iki yönlü bir etkiye sahiptir:

  • Etkinlikler, yerel kültür ve geleneklerin dışarıdan gelen ziyaretçilere gösterilmesi için korunması ve yaygınlaştırılmasına etki etmektedir.
  • Öte yandan kültürel değerlerin ziyaretçi çekmek ve buna bağlı olarak daha fazla gelir elde etmek için aşırı şekilde kullanımı, ticarileştirilmesi yerel kültürün sürekliliğini tehdit eder.

Dolayısıyla etkinliklerin kültür üzerindeki etkileri, iki bakış açısından incelenmelidir.

Etkinliklerle sanat arasında yüksek düzeyde bir bağımlılık söz konusudur. Sanat, çağdaş kültürü tanımlamasına karşın sanatsal etkinlikler belirli bir kitleye ulasan sanatın yönünü ve içeriğini belirleyen yegâne unsurdur.

Festival ve etkinlikler artan sayıdaki ziyaretçinin gereksinimlerinin karşılanması amacıyla kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinde de tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda özellikle yiyecek içecek gibi bölgeye özgü kültürel miras unsurlarının ziyaretçilerin damak tatlarına uyumlu olacak şekilde değiştirilmesi gibi bir durumla karşılaşılabilmektedir.

Özellikle tarihi mekânlarda düzenlenen etkinlikler, hassas olan bu yapılar üzerinde kalıcı hasarlar oluşturma potansiyeline sahiptir.

Etkinliklerin aşırı ticarileşmesine bağlı olarak sunulan mal ve hizmetlerin nitelikleri üzerinde bir azalma gözlemlenebilmektedir. Niteliksiz ürünlerin ya da sahte kültürel ürünlerin gerçek, özgün birer sanat eseri gibi tanıtılıp satılması ve insanların kandırılması da çokça karşılaşılan bir durumdur.

Özellikle sanatsal etkinliklere ilişkin olarak Finkel (2006), bu etkinliklerin aşırı şekilde ticarileştiğini, standartlaştığını ve etkinlik programlarının da homojenleştiğini savunmaktadır. Bu doğrultuda etkinlikler öncelikle estetik ve özgünlük değeri yüksek bir şekilde planlanması ve düzenlenmesi durumunda başarılı ve uzun soluklu olabilecektir.

Etkinliklerin Çevresel Etkileri

Etkinlikler fiziksel ve doğal çevre üzerinde de olumsuz etkiler yaratarak doğal, kültürel ve tarh kaynakların bozulmasına neden olacak etkilere sahip olabilmektedir. Etkinlikler yaşanılan çevreyle birlikte doğal çevre üzerinde de bir takım olumsuz etkilere sahip olabilmektedir.

Çevre duyarlığı konusu günümüz etkinliklerinde artık “sosyal sorumluluk” konusu olmanın ötesine geçip, uluslararası değerlendirme kriterlerinde gözetilir hale gelmiştir. Bir etkinliğin başarısı; katılımcı sayısının çokluğu, sanatçıların tanınmışlığı, düzenlendiği alanın büyüklüğü, çalışanlar içinde gönüllülerin oranı gibi belli başlı kriterler dışında karbon ayak izi raporları ve hesaplamaları ile de değerlendirilmektedir.

Son yıllarda etkinliklerde çevreye duyarlı uygulamalara ilişkin bir eğilim olduğu gözlenmektedir. Etkinlik organizatörleri yeşil politikalar üretmekte ve yeşil etkinlik alanları için çeşitli kriterler tanımlanmakta ve sınıflandırılmaktadır. Bunun yanı sıra etkinliklerin çevre üzerindeki etkilerini en aza indirmek için çeşitli programlar hazırlanmaktadır. Bu programlar atıkların geri dönüşümü, su, enerji tasarrufu, atık suların arıtılması ve yeniden kullanımı, aydınlatma ve havalandırmanın daha makul kullanımı gibi konuları kapsamaktadır.

Etkinliklerin Mekânlar Üzerindeki Etkileri

Şehirler, Dünya Fuarları, Expolar ve spor etkinliklerin çok uzun zamandan beri ekonomilerin canlandırmak, altyapıyı geliştirmek ve imajlarını pekiştirmenin bir aracı olarak kullanmaktadırlar.

Kültürel etkinlikler, insanların yaşadıkları mekânlarla bağlarını güçlendirerek, mekâna özgü anlamların oluşmasına ve bir mekân duygusunun gelişmesine katkı sağlar.

Bir şehrin sahip olduğu imaj, oraya ziyaretçilerin çekilmesinde oldukça önemlidir. Büyük bir etkinliğin ev sahibi topluluğun veya ülkenin imajını şekillendirdiği seyahat pazarında oraya ilişkin doğru ve istendik bir algı yarattığı bilinmektedir. Bu bağlamda özellikle büyük şehirlerin bir etkinliğe ev sahipliği yapma yönündeki isteklerinin altında yatan temel neden etkinliklerin sahip olduğu imaj yaratma potansiyelidir. Bu doğrultuda yapılan araştırmalar özellikle etkinlik tamamlanıp bitirildikten sonra etkinliğin düzenlendiği şehirlere yönelik olumlu imajın arttığını göstermektedir.

Etkinlikler, mekânları değiştirme, dönüştürme potansiyellerinin yanında yeni mekânların oluşturulması açısından da önemli bir işleve sahiptirler. Etkinlik pazarında yer almak isteyen şehirler, bu organizasyon için mekân bulmak zorundadırlar. Etkinlik mekânı mevcut tesisler ve binalar olabileceği gibi km zaman eski, atıl, artık kullanılmayan bir takım tarh ve eski binaların dönüştürülerek kullanılması şeklinde gerçekleşebilmektedir.

Sonuç

Gelir artırıcı etkilerinin olması, yerel işletmelerde artan ticaret ve yeni istihdam olanakları yaratması, yerel yönetimler için ek gelir imkânı ve yerel halk için yaşam kalitesinin arttırılması etkilerinden dolayı etkinlik düzenlenmesi pek çok yerleşim yeri için cazip bir hal almıştır. Düzenlenen etkinlikler aynı zamanda kentsel alanlarda turizm stratejilerinin bir parçası olarak imaj oluşturmak ve geliştirmek, markalaşmak için de arzu edilmektedir. Etkinliklerin bu etkilerinden dolayı özellikle son yıllarda tüketiciler ve şehir sakinler için çekici şehir mekânları ve deneyimler sunulmasına yönelik artan oranda bir ilgi doğmuştur. Özellikle ziyaretçi çeken, başka kentlerden ve ülkelerden insanların kent ziyaret etmesine neden olan etkinlikler, etkinliğin düzenlendiği yerlerde turizm sektörünün gelişmesinin ve güçlenmesinin yolunu açmanın yanında önemli bir gelir yaratma potansiyeline sahiptirler. Uzun yıllar boyunca düzenlenen ve gelenekselleşen etkinlikler, aynı zamanda düzenlendikleri yerlerdeki toplumsal yaşamı canlandırarak insanların bir araya gelmesine, bir topluluk duygusu yaratılmasına ve etkinliğin düzenlendiği yerlerde yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlarlar.

Olumlu sonuçlar ve şehir yaşamına, şehir sakinlerine olumlu katkılar sunmanın yanında etkinlikler, çoğunlukla yetersiz planlama ve yönetimden dolayı olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Trafik sorunları, çevre ve gürültü kirliliği, kalabalık ve kargaşa, çevredeki kimi önemli kültürel ve tarh yapılara zarar verilmesi ve toplumsal hizmetlerde aşırı yoğunluk gibi olumsuz etkiler çoğunlukla yerel halkın etkinliklere karşı olumsuz tutum sergilemeleriyle sonuçlanabilmektedir. Benzer şekilde etkinlikler olumsuz yönde çevresel değişimlere de neden olabilmektedir. Doğal çevre etkinliğin temel unsurlarından biridir ve çevreye zararı olmayan hiçbir etkinlik bulunmamaktadır. Bu bağlamda etkinliklerin çevreye verdiği zararın en aza indirilmesi için etkinlik öncesi ve sonrasında çevresel etki değerlendirilmesinin muhakkak yapılması gerekmektedir. Çevre dostu etkinliklere ağırlık verilmesi ve her türlü etkinliğin planlanmasında çevresel etiklerin dikkate alınması etkinliklerden elde edilecek faydaların artırılmasına önemli bir katkı sağlayacaktır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.