İşletmelerde Eğitim ve Geliştirme Dersi 4. Ünite Özet

29.07.2022
17
A+
A-

Eğitim Yöntemleri

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden İşletmelerde Eğitim ve Geliştirme Dersi 4. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Eğitim Yöntemleri

Giriş

Eğitim; “toplumsal hedefler doğrultusunda kendi gizil güçlerine dayalı olarak ve gelişimlerine katkıda bulunmak üzere bireylerin davranış örüntülerini değiştirme süreci” biçiminde tanımlanabilir. Bu tanım içerisinde dört boyuttan söz edilebilir;

  • Birincisi, eğitim toplumsal hedefler doğrultusunda yapılan bir iştir.
  • İkincisi, eğitim bireyin gizil güçlerine yani potansiyeline dayanmalıdır.
  • Üçüncüsü, eğitim mutlaka bireyin gelişimine katkı sağlayacak bir süreç olmalıdır.
  • Son olarak dördüncü boyut ise, eğitimin yalnızca kişi davranışını değiştirmesi yeterli olmayıp, davranışa kaynaklık eden tüm değerler sistemini değiştirmesi gerekir.

Eğitimin özel bir türü olan yetiştirme, işletmelerdeki eğitim adı altında yürütülen çalışmaların bir bölümüdür. Teknik becerilerin kısa sürede yoğun bir çabayla kazanılma süreci anlamına gelen yetiştirme eğitimi düzenleyenler tarafından gerekli görülen becerilerin kısa sürede kazandırılmasını amaçlar.

Yetiştirmede kazandırılmak istenen beceriler bedensel olabileceği gibi zihinsel de olabilir. Her iki süreçte de benzer yaklaşımlar söz konusudur. Süreç kısa kuramsal açıklamalar ve yoğun uygulamalı çalışmalardan oluşmaktadır.

Eğitim Yöntemlerinin Sınıflandırılması

Eğitim uygulamalarında kullanılan yöntemler değişik biçimlerde sınıflandırılmaktadır. Bunların;

  • Bazıları yöntemlerin geleneksel ve yeni olmasına bakmakta,
  • Bazıları eğitimlerin bireysel mi yoksa grup halinde mi alındığına odaklanmakta,
  • Bazıları süreçte kimin baskın olduğunu önemsemekte,
  • Bazıları da eğitim ile iş arasındaki eşzamanlılık ilişkisini ön plana çıkarmaktadır.

Geleneksel ve Yeni Yöntemler: Burada bir eğitimci ve karşısında 25-30 kişilik bir grup vardır, tipik bir sınıf anlayışı söz konusudur. Eğitimi verecek olan kişi konusunda uzmandır ve geleneksel yöntemde eğitici sınıfa gelmeden hazırlıklarını yapar ve planlanan zamanda katılımcıların karşısına gelerek ders formatına benzerlik gösteren sunuşuyla eğitimi uygular.

Yeni uygulamalarda ise yöntem konusunda daha farklı yaklaşımlar izlenebilmektedir. Yenilikçi yaklaşımın temelinde, geleneksel eğitimin dışına çıkmak, çağdaş teknolojilerden yararlanmak, tipik eğitimci-öğrenci rollerinin dışına çıkmak yatmaktadır.

Bireysel ve Kitlesel Eğitim Yöntemleri: Burada eğitimin yapılış biçimi ve eğitimden yararlanan katılımcı sayısı  önem arz etmektedir. Çünkü eğitime ilişkin tüm hazırlıklar ve düzenlemeler eğitimin bireysel mi kitlesel mi yapılacağına göre değişmektedir. Bireyler eğitime tek katılıyorsa bireysel, grup olarak katılıyorsa kitlesel eğitimden söz edilmektedir.

Bireysel eğitimde eğitimci ve katılımcı arasında direkt bir etkileşim vardır. Genellikle eğitim, üretim süreci esnasında yüz yüze ya da küçük bir toplantı odasında yürütülür. Eğitim küçük parçalar halinde planlanır ve sürekli bir eğitimci katılımcı etkileşiminden söz edilebilir.

Kitlesel eğitim yöntemlerinde ise, bir eğitimci ve öğrenci grubu vardır. Grup büyüklüğü katılımcı sayısına göre değişmektedir. Küçük gruplarda daha çok etkileşim ve etkin bir katılım beklenirken daha büyük gruplarda eğiticinin sunuş yapması katılımcıların da dinleyici rolünde olmaları beklenmektedir.

Eğitimci Merkezli ve Öğrenci Merkezli Yöntemler: Bu yöntemde belirleyici olan eğitimci ise kullanılan yöntem eğitimci merkezlidir; buna karşılık söz sahibi olan öğrenciler ise o zamanda öğrenci merkezli bir yöntemin varlığından söz edilebilir.

Eğitimci merkezli eğitimde, eğitimcinin hâkimiyeti göze çarpar. Eğitimci ders yapar, konu anlatır, sorular sorar. Öğrenci merkezli eğitimde söz sahibi olan öğrenciler, tüm sürece etkin bir şekilde katılırlar.

İş başı ve İş Dışı Eğitim Yöntemleri: Burada belirleyici olan kıstas, eğitimin iş başında mı yoksa iş dışında mı yapılacağıdır. İş başındaki eğitimlerde katılımcılar üretim sürecinin bir parçası olarak uygun öğrenme yaşantıları kazanırlar. Eğitim, genelde üretimin yapıldığı ya da hizmetin verildiği yerde gerçekleştirilir. İş dışındaki eğitim uygulamalarında katılımcılar çalıştıkları birimlerde sorumlu oldukları işleri geçici bir süre bırakarak eğitim boyunca başka bir ortamda bulunurlar.

Eğitim Yöntemlerini Seçme Ölçütleri

Duruma uygun eğitsel yöntemlerin seçilebilmesi birçok değişkenin dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu değişkenler aşağıda kısaca açıklanmıştır.

Eğitim Alacak Grubun Büyüklüğü: Katılımcı grubunun büyüklüğü seçilecek eğitim yönteminin eğitimci merkezli mi yoksa öğrenci merkezli mi olacağı konusunda son derece önemlidir. Genel olarak küçük grup eğitimlerinde öğrenci merkezli yöntemler yeğlenirken büyük grup eğitimlerinde eğitimci merkezli yöntemler daha çok tercih edilmektedir.

Katılımcı grubu büyüdükçe katılımcılar arasındaki çeşitlenme de artar. Yani, büyük gruplarda öğrencilerin bireysel farklılıkları birbirine göre çok değişir. Eğitimcinin kullanacağı yöntemler de yeterince çeşitlenmelidir ki yapılan eğitimden herkes yararlanabilsin.

Kazandırılacak Yeterlikler: Eğitimin sonunda kazandırılması amaçlanan yeterlikler yöntem tercihini de doğrudan etkileyecektir. Kazandırılacak yeterlilikler aracılığıyla öğrencilerde tutum geliştirmek amaçlanıyorsa yöntemlerin bu amaç doğrultusunda seçilmesi gerekliliğine ek olarak kazandırılacak bilgi ya da becerinin düzeyi de yöntem seçiminde önemlidir.

Konunun Özelliği: Yöntem seçimini etkileyen bir diğer faktör de konunun özelliğidir. Sözel bilgilere dayalı içerik için eğitimci merkezli yöntemin kullanılması uygun olurken işlemsel becerilere dayalı bir eğitimde öğrenci merkezli eğitimin seçimi uygun olacaktır.

Yöntem seçimi eğitimcinin bakış açısına göre değişiklik gösterebilir ki aynı içerik türü için her eğitimci farklı yöntemler kullanabilir. Bazı eğitimciler öğrenciyle etkileşimi ön planda tutarken bazıları ezbere dayalı bilgileri anlatıp geçebilir.

Süre ve Bütçe: İşletmelerdeki eğitim ve geliştirme çalışmalarında çoğu zaman süre ve maliyet önemli sınırlılıklar oluşturmaktadır. Önceden belirlenen bütçe ve süreye bağımlı olunmasından dolayı eğitimci belirli kısıtlar arasında kalmak durumundadır.

Fiziksel Tesisler: Her durum için aslında farklı bir ideal yöntem vardır. Eğitim yapılacak kurumun sahip olduğu fiziksel tesislerin durumu da eğitim yöntemini seçerken dikkate alınması gereken bir değişkendir çünkü eğitimci kullanacağı yöntemi belirlerken eğitim yapılacak yerin durumunu da dikkate almak zorundadır.

Teknolojik Olanaklar: Eğitim yöntemini seçerken fiziksel tesisler kadar önemli bir değişken de işletmenin sahip olduğu teknolojik olanaklardır. Teknoloji konusunda rahat ve önyargısız olan eğitimciler kullanmak istedikleri eğitim yöntemlerine karar verirken işletmenin ya da kendilerinin sahip olduğu teknolojik olanakları dikkate alırlar.

Eğiticinin Yöntemlere Yatkınlığı: Bazı eğitimciler kişisel olarak konuşmaktan, bir şeyler anlatmaktan, süreçte belirleyici olmaktan ve başkalarının kendilerini dinlemesinden hoşlanırlar. Bunun için de başta düz anlatım ve gösterim olmak üzere eğitimci merkezli yöntemleri sıkça kullanırlar. Bazı eğitimciler sorular sormayı, alternatif görüşleri dinlemeyi, analizler yaptırmayı ve başkalarından öğrenmeyi severler. Bu tür eğitimcilerin sıkça kullandığı yöntemler olarak soru-yanıt ve tartışma ön plana çıkar. Özetle, eğitimci kendini hangi yöntemlere yatkın buluyorsa o yöntemleri tercih eder.

Yaygın Kullanılan Eğitim Yöntemleri

Eğitim uygulamalarında kullanılan birçok yöntem mevcuttur, fakat bunlardan sadece bazıları işletmelerdeki eğitim çalışmalarında yararlanılacak niteliktedir. Aşağıda söz konusu yöntemlerin en sık kullanılanları kısaca açıklanmıştır.

Düzanlatım: Alanyazında düzanlatım ya da anlatım olarak adlandırılan bu yöntemde, sözel bilgilerin uzman kişi veya kişiler tarafından belirli bir hedef kitleye aktarılması esasına dayanmaktadır. Bu yöntemde başarılı olabilmek için hem iyi bir genel kültür hem de eğitim verilen alana hâkim olmak gerekir.

Soru-Yanıt: Eğitimci bilindik anlamda konu anlatmaz. Eğitimden önce tüm hazırlığını düşünmeye değer soru ve muhtemel cevaplar üzerinde yapar. Katılımcılara verdiği kısa bir düşünme süresinden önce sorduğu sorulara yanıtlar verilmesini bekler. Bu eğitim yöntemi özü itibariyle zihinsel becerilerin kazandırılmasına ve geliştirilmesine yardımcı olur.

Tartışma: Bir eğitim yöntemi olarak tartışma da bir konunun farklı açılardan ele alınması söz konusudur. Seçilen konu tartışmaya uygun, tartışan kişilerin de tartışılan konu hakkında yeterli birikime sahip kişilerden oluşması önem arz eder.

Gösterim: Konusunda usta olan eğitimci bir işin yapılış biçimini kısa açıklamalar ve somut uygulamalarla göstermesi durumudur. Eğitimci konuyla ilgili gerekli teorik bilgileri verdikten sonra gösterim aşamasına geçer.

Alıştırma: Bu yöntem, katılımcılar içerik hakkında temel bilgileri edindikten sonra öğrenilenleri pekiştirmek, çeşitlendirmek ya da kalıcılaştırmak amacıyla sunulan uyarıcılara öğrencilerin tepki vermesine dayalı bir yöntemdir. Önce eğitimcinin yaptığı açıklamalardan gerekli ön bilgi edinilir ancak öğrenilen bilgiler kalıcı olamayacakları için bunları pekiştirmek amacıyla alıştırmalara başvurulmaktadır.

Örnekolay Çözümlemesi: Alanyazında vaka incelemesi ya da durum çalışması olarak da geçen örnekolay çözümlemesi yöntemi, özü itibariyle gerçek ya da sanal bir olayın ayrıntılı biçimde incelenmesine dayanır. Burada eğitimcinin hazırladığı ya da seçtiği önemli bir olayın betimlemesi üzerinde çözümlemeler yapılır ve olaya bağlı olarak yöneltilen sorulara yanıt üretilir.

Rol Oynama: Bazen drama olarak da adlandırılan bu yöntem, katılımcıların bir olayı kendi yaşantıları yoluyla canlandırmasına dayanmaktadır. Önceden hazırlanmış belirli bir senaryo vardır ve senaryo gereği oluşturulan roller söz konusudur. Katılımcılar bu rolleri kendi aralarında paylaşır, hazırlıklarını tamamlar, sonra da olayları canlandırırlar. Senaryoya bağlı kalınması esas olsa da gerektiğinde oyuncu küçük değişiklikler yapabilir.

Takım Çalışması: Katılımcıların küçük kümelerde işbirliği yaparak ortak öğrenme hedeflerini gerçekleştirmek üzere ellerindeki kaynakları ve çabaları birleştirerek çalışmaları esasına dayanır. Takım çalışması iyi yapılandırılıp yönetildiğinde başarıya katkıda bulunan takım üyeleri arasındaki olumlu bağımlılığı geliştirme gibi üstünlüklere sahiptir.

Proje: Projeler belli bir bilgi birikiminin üzerine yapılan çalışmalardır. Bu da temel bilgilere sahip olmayı gerektirir. Tipik bir proje çalışmasında eğitimci önce temel bilgileri sunar, katılımcıların sorularını yanıtlar, uygulama için gerekli öneri ve uyarılarda bulunur.

İnceleme Gezisi: Bu yöntemde, olayların gerçekleştiği kendi doğal ortamlarına gitmek ve katılımcıların doğrudan gözlem yapmasına olanak sağlanmaktadır. Eğitimin yapıldığı ortamda öğrenmeye konu olan olayları gözlemlemek olanaklı değilse, katılımcılar olayların olduğu, yaşandığı ya da gerçekleştiği yere götürülmektedir.

Sonuç

Eğitimde başarı öngörülen amaçlara ulaşmayla ilgilidir. Başka bir deyişle, etkili eğitim amaçlara ulaştıran eğitimdir. Ne var ki, etkililik tek başına yeterli olmayıp öğrenciler açısından çekici ve kaynak kullanımı bakımından verimli bir eğitimi gerçekleştirmek de önemlidir. Bu nedenle, eğitim yöntemini seçerken hem amaçlara ulaştıracak, hem öğrencilerde daha çok öğrenme isteği yaratacak, hem de verimli sonuçlar üretecek bir denge sağlanmalıdır. Her şeyden önemlisi, eğitimci, yöntem seçiminde karşılaştığı sınırlılıkları aşmak için yaratıcı arayışlar olmalı ve var olan koşullarda en işlevsel yöntemleri kullanarak başarılı sonuçlar elde etmeye çalışmalıdır.

Giriş

Eğitim; “toplumsal hedefler doğrultusunda kendi gizil güçlerine dayalı olarak ve gelişimlerine katkıda bulunmak üzere bireylerin davranış örüntülerini değiştirme süreci” biçiminde tanımlanabilir. Bu tanım içerisinde dört boyuttan söz edilebilir;

  • Birincisi, eğitim toplumsal hedefler doğrultusunda yapılan bir iştir.
  • İkincisi, eğitim bireyin gizil güçlerine yani potansiyeline dayanmalıdır.
  • Üçüncüsü, eğitim mutlaka bireyin gelişimine katkı sağlayacak bir süreç olmalıdır.
  • Son olarak dördüncü boyut ise, eğitimin yalnızca kişi davranışını değiştirmesi yeterli olmayıp, davranışa kaynaklık eden tüm değerler sistemini değiştirmesi gerekir.

Eğitimin özel bir türü olan yetiştirme, işletmelerdeki eğitim adı altında yürütülen çalışmaların bir bölümüdür. Teknik becerilerin kısa sürede yoğun bir çabayla kazanılma süreci anlamına gelen yetiştirme eğitimi düzenleyenler tarafından gerekli görülen becerilerin kısa sürede kazandırılmasını amaçlar.

Yetiştirmede kazandırılmak istenen beceriler bedensel olabileceği gibi zihinsel de olabilir. Her iki süreçte de benzer yaklaşımlar söz konusudur. Süreç kısa kuramsal açıklamalar ve yoğun uygulamalı çalışmalardan oluşmaktadır.

Eğitim Yöntemlerinin Sınıflandırılması

Eğitim uygulamalarında kullanılan yöntemler değişik biçimlerde sınıflandırılmaktadır. Bunların;

  • Bazıları yöntemlerin geleneksel ve yeni olmasına bakmakta,
  • Bazıları eğitimlerin bireysel mi yoksa grup halinde mi alındığına odaklanmakta,
  • Bazıları süreçte kimin baskın olduğunu önemsemekte,
  • Bazıları da eğitim ile iş arasındaki eşzamanlılık ilişkisini ön plana çıkarmaktadır.

Geleneksel ve Yeni Yöntemler: Burada bir eğitimci ve karşısında 25-30 kişilik bir grup vardır, tipik bir sınıf anlayışı söz konusudur. Eğitimi verecek olan kişi konusunda uzmandır ve geleneksel yöntemde eğitici sınıfa gelmeden hazırlıklarını yapar ve planlanan zamanda katılımcıların karşısına gelerek ders formatına benzerlik gösteren sunuşuyla eğitimi uygular.

Yeni uygulamalarda ise yöntem konusunda daha farklı yaklaşımlar izlenebilmektedir. Yenilikçi yaklaşımın temelinde, geleneksel eğitimin dışına çıkmak, çağdaş teknolojilerden yararlanmak, tipik eğitimci-öğrenci rollerinin dışına çıkmak yatmaktadır.

Bireysel ve Kitlesel Eğitim Yöntemleri: Burada eğitimin yapılış biçimi ve eğitimden yararlanan katılımcı sayısı  önem arz etmektedir. Çünkü eğitime ilişkin tüm hazırlıklar ve düzenlemeler eğitimin bireysel mi kitlesel mi yapılacağına göre değişmektedir. Bireyler eğitime tek katılıyorsa bireysel, grup olarak katılıyorsa kitlesel eğitimden söz edilmektedir.

Bireysel eğitimde eğitimci ve katılımcı arasında direkt bir etkileşim vardır. Genellikle eğitim, üretim süreci esnasında yüz yüze ya da küçük bir toplantı odasında yürütülür. Eğitim küçük parçalar halinde planlanır ve sürekli bir eğitimci katılımcı etkileşiminden söz edilebilir.

Kitlesel eğitim yöntemlerinde ise, bir eğitimci ve öğrenci grubu vardır. Grup büyüklüğü katılımcı sayısına göre değişmektedir. Küçük gruplarda daha çok etkileşim ve etkin bir katılım beklenirken daha büyük gruplarda eğiticinin sunuş yapması katılımcıların da dinleyici rolünde olmaları beklenmektedir.

Eğitimci Merkezli ve Öğrenci Merkezli Yöntemler: Bu yöntemde belirleyici olan eğitimci ise kullanılan yöntem eğitimci merkezlidir; buna karşılık söz sahibi olan öğrenciler ise o zamanda öğrenci merkezli bir yöntemin varlığından söz edilebilir.

Eğitimci merkezli eğitimde, eğitimcinin hâkimiyeti göze çarpar. Eğitimci ders yapar, konu anlatır, sorular sorar. Öğrenci merkezli eğitimde söz sahibi olan öğrenciler, tüm sürece etkin bir şekilde katılırlar.

İş başı ve İş Dışı Eğitim Yöntemleri: Burada belirleyici olan kıstas, eğitimin iş başında mı yoksa iş dışında mı yapılacağıdır. İş başındaki eğitimlerde katılımcılar üretim sürecinin bir parçası olarak uygun öğrenme yaşantıları kazanırlar. Eğitim, genelde üretimin yapıldığı ya da hizmetin verildiği yerde gerçekleştirilir. İş dışındaki eğitim uygulamalarında katılımcılar çalıştıkları birimlerde sorumlu oldukları işleri geçici bir süre bırakarak eğitim boyunca başka bir ortamda bulunurlar.

Eğitim Yöntemlerini Seçme Ölçütleri

Duruma uygun eğitsel yöntemlerin seçilebilmesi birçok değişkenin dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu değişkenler aşağıda kısaca açıklanmıştır.

Eğitim Alacak Grubun Büyüklüğü: Katılımcı grubunun büyüklüğü seçilecek eğitim yönteminin eğitimci merkezli mi yoksa öğrenci merkezli mi olacağı konusunda son derece önemlidir. Genel olarak küçük grup eğitimlerinde öğrenci merkezli yöntemler yeğlenirken büyük grup eğitimlerinde eğitimci merkezli yöntemler daha çok tercih edilmektedir.

Katılımcı grubu büyüdükçe katılımcılar arasındaki çeşitlenme de artar. Yani, büyük gruplarda öğrencilerin bireysel farklılıkları birbirine göre çok değişir. Eğitimcinin kullanacağı yöntemler de yeterince çeşitlenmelidir ki yapılan eğitimden herkes yararlanabilsin.

Kazandırılacak Yeterlikler: Eğitimin sonunda kazandırılması amaçlanan yeterlikler yöntem tercihini de doğrudan etkileyecektir. Kazandırılacak yeterlilikler aracılığıyla öğrencilerde tutum geliştirmek amaçlanıyorsa yöntemlerin bu amaç doğrultusunda seçilmesi gerekliliğine ek olarak kazandırılacak bilgi ya da becerinin düzeyi de yöntem seçiminde önemlidir.

Konunun Özelliği: Yöntem seçimini etkileyen bir diğer faktör de konunun özelliğidir. Sözel bilgilere dayalı içerik için eğitimci merkezli yöntemin kullanılması uygun olurken işlemsel becerilere dayalı bir eğitimde öğrenci merkezli eğitimin seçimi uygun olacaktır.

Yöntem seçimi eğitimcinin bakış açısına göre değişiklik gösterebilir ki aynı içerik türü için her eğitimci farklı yöntemler kullanabilir. Bazı eğitimciler öğrenciyle etkileşimi ön planda tutarken bazıları ezbere dayalı bilgileri anlatıp geçebilir.

Süre ve Bütçe: İşletmelerdeki eğitim ve geliştirme çalışmalarında çoğu zaman süre ve maliyet önemli sınırlılıklar oluşturmaktadır. Önceden belirlenen bütçe ve süreye bağımlı olunmasından dolayı eğitimci belirli kısıtlar arasında kalmak durumundadır.

Fiziksel Tesisler: Her durum için aslında farklı bir ideal yöntem vardır. Eğitim yapılacak kurumun sahip olduğu fiziksel tesislerin durumu da eğitim yöntemini seçerken dikkate alınması gereken bir değişkendir çünkü eğitimci kullanacağı yöntemi belirlerken eğitim yapılacak yerin durumunu da dikkate almak zorundadır.

Teknolojik Olanaklar: Eğitim yöntemini seçerken fiziksel tesisler kadar önemli bir değişken de işletmenin sahip olduğu teknolojik olanaklardır. Teknoloji konusunda rahat ve önyargısız olan eğitimciler kullanmak istedikleri eğitim yöntemlerine karar verirken işletmenin ya da kendilerinin sahip olduğu teknolojik olanakları dikkate alırlar.

Eğiticinin Yöntemlere Yatkınlığı: Bazı eğitimciler kişisel olarak konuşmaktan, bir şeyler anlatmaktan, süreçte belirleyici olmaktan ve başkalarının kendilerini dinlemesinden hoşlanırlar. Bunun için de başta düz anlatım ve gösterim olmak üzere eğitimci merkezli yöntemleri sıkça kullanırlar. Bazı eğitimciler sorular sormayı, alternatif görüşleri dinlemeyi, analizler yaptırmayı ve başkalarından öğrenmeyi severler. Bu tür eğitimcilerin sıkça kullandığı yöntemler olarak soru-yanıt ve tartışma ön plana çıkar. Özetle, eğitimci kendini hangi yöntemlere yatkın buluyorsa o yöntemleri tercih eder.

Yaygın Kullanılan Eğitim Yöntemleri

Eğitim uygulamalarında kullanılan birçok yöntem mevcuttur, fakat bunlardan sadece bazıları işletmelerdeki eğitim çalışmalarında yararlanılacak niteliktedir. Aşağıda söz konusu yöntemlerin en sık kullanılanları kısaca açıklanmıştır.

Düzanlatım: Alanyazında düzanlatım ya da anlatım olarak adlandırılan bu yöntemde, sözel bilgilerin uzman kişi veya kişiler tarafından belirli bir hedef kitleye aktarılması esasına dayanmaktadır. Bu yöntemde başarılı olabilmek için hem iyi bir genel kültür hem de eğitim verilen alana hâkim olmak gerekir.

Soru-Yanıt: Eğitimci bilindik anlamda konu anlatmaz. Eğitimden önce tüm hazırlığını düşünmeye değer soru ve muhtemel cevaplar üzerinde yapar. Katılımcılara verdiği kısa bir düşünme süresinden önce sorduğu sorulara yanıtlar verilmesini bekler. Bu eğitim yöntemi özü itibariyle zihinsel becerilerin kazandırılmasına ve geliştirilmesine yardımcı olur.

Tartışma: Bir eğitim yöntemi olarak tartışma da bir konunun farklı açılardan ele alınması söz konusudur. Seçilen konu tartışmaya uygun, tartışan kişilerin de tartışılan konu hakkında yeterli birikime sahip kişilerden oluşması önem arz eder.

Gösterim: Konusunda usta olan eğitimci bir işin yapılış biçimini kısa açıklamalar ve somut uygulamalarla göstermesi durumudur. Eğitimci konuyla ilgili gerekli teorik bilgileri verdikten sonra gösterim aşamasına geçer.

Alıştırma: Bu yöntem, katılımcılar içerik hakkında temel bilgileri edindikten sonra öğrenilenleri pekiştirmek, çeşitlendirmek ya da kalıcılaştırmak amacıyla sunulan uyarıcılara öğrencilerin tepki vermesine dayalı bir yöntemdir. Önce eğitimcinin yaptığı açıklamalardan gerekli ön bilgi edinilir ancak öğrenilen bilgiler kalıcı olamayacakları için bunları pekiştirmek amacıyla alıştırmalara başvurulmaktadır.

Örnekolay Çözümlemesi: Alanyazında vaka incelemesi ya da durum çalışması olarak da geçen örnekolay çözümlemesi yöntemi, özü itibariyle gerçek ya da sanal bir olayın ayrıntılı biçimde incelenmesine dayanır. Burada eğitimcinin hazırladığı ya da seçtiği önemli bir olayın betimlemesi üzerinde çözümlemeler yapılır ve olaya bağlı olarak yöneltilen sorulara yanıt üretilir.

Rol Oynama: Bazen drama olarak da adlandırılan bu yöntem, katılımcıların bir olayı kendi yaşantıları yoluyla canlandırmasına dayanmaktadır. Önceden hazırlanmış belirli bir senaryo vardır ve senaryo gereği oluşturulan roller söz konusudur. Katılımcılar bu rolleri kendi aralarında paylaşır, hazırlıklarını tamamlar, sonra da olayları canlandırırlar. Senaryoya bağlı kalınması esas olsa da gerektiğinde oyuncu küçük değişiklikler yapabilir.

Takım Çalışması: Katılımcıların küçük kümelerde işbirliği yaparak ortak öğrenme hedeflerini gerçekleştirmek üzere ellerindeki kaynakları ve çabaları birleştirerek çalışmaları esasına dayanır. Takım çalışması iyi yapılandırılıp yönetildiğinde başarıya katkıda bulunan takım üyeleri arasındaki olumlu bağımlılığı geliştirme gibi üstünlüklere sahiptir.

Proje: Projeler belli bir bilgi birikiminin üzerine yapılan çalışmalardır. Bu da temel bilgilere sahip olmayı gerektirir. Tipik bir proje çalışmasında eğitimci önce temel bilgileri sunar, katılımcıların sorularını yanıtlar, uygulama için gerekli öneri ve uyarılarda bulunur.

İnceleme Gezisi: Bu yöntemde, olayların gerçekleştiği kendi doğal ortamlarına gitmek ve katılımcıların doğrudan gözlem yapmasına olanak sağlanmaktadır. Eğitimin yapıldığı ortamda öğrenmeye konu olan olayları gözlemlemek olanaklı değilse, katılımcılar olayların olduğu, yaşandığı ya da gerçekleştiği yere götürülmektedir.

Sonuç

Eğitimde başarı öngörülen amaçlara ulaşmayla ilgilidir. Başka bir deyişle, etkili eğitim amaçlara ulaştıran eğitimdir. Ne var ki, etkililik tek başına yeterli olmayıp öğrenciler açısından çekici ve kaynak kullanımı bakımından verimli bir eğitimi gerçekleştirmek de önemlidir. Bu nedenle, eğitim yöntemini seçerken hem amaçlara ulaştıracak, hem öğrencilerde daha çok öğrenme isteği yaratacak, hem de verimli sonuçlar üretecek bir denge sağlanmalıdır. Her şeyden önemlisi, eğitimci, yöntem seçiminde karşılaştığı sınırlılıkları aşmak için yaratıcı arayışlar olmalı ve var olan koşullarda en işlevsel yöntemleri kullanarak başarılı sonuçlar elde etmeye çalışmalıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.