Engellilerde Ruh Sağlığı Dersi 6. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Engellilerde Ruh Sağlığı Dersi 6. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Yasal/Adli Konular Ve Engelli Bireyin Ruh Sağlığı

Engelli Bireylerin Yasal Hakları ve Ruh Sağlığı

“5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun” engelli bireylerin aylık hakkını ve hak etme koşullarını, engelli bireylerin bedensel, ruhsal ve mesleki rehabilitasyonlarını düzenlemektedir.

Engelli bireylerin ruh sağlığı ve psiko-sosyal gelişimi; engel kaybının türü ve derecesi, kaybın oluştuğu yaş, zeka düzeyi, ailesel ve toplumsal sosyal destek mekanizmalarının varlığı, damgalanma, dışlanma gibi olumsuz tutum ve davranışlara maruz kalma, bireyin engeli ile başa çıkma yeteneği, eğitimsel ve sosyal olanakları, üretimde bulunma gücü gibi çeşitli faktörlerden etkilenmektedir.

Engelli Bireylerin Toplumsal Konumu ve İhtiyaçları

Engelli bireyler maddi imkansızlıkları sebebiyle stres, endişe, kaygı; hastalıklarından kaynaklı ağrı, hâlsizlik, güçsüzlük gibi belirtilerden dolayı mutsuzluk veya gerginlik; toplumun sergilediği dışlama, etiketleme gibi olumsuz tutumlardan kaynaklı olarak da öfke, yalnızlık ve dışlanmışlık hissi yaşayabilirler. Bu olumsuz duygular da hayatlarının diğer olumlu alanlarını etkileyebilir.

Ekolojik Kuram: Ekolojik kuramda, mikrosistem, mezosistem, ekzosistem ve makrosistem olmak üzere dört alt sistem bulunmaktadır. Bu kurama göre birey bireysel, ailesel, çevresel ve toplumsal faktörlerden etkilenmektedir. Aile dinamikleri, ebeveynlik uygulamaları, aile üyelerinin birbiriyle ilişkisi ve kişilik özellikleri gibi faktörler mikrosistemde yer almaktadır. Mezosistem ise farklı mikrosistemlerin karşılıklı ilişkilerini içermektedir. Ekzosistem kitle iletişim araçları, yasal düzenlemeler gibi bireyin doğrudan içinde bulunmadığı veya doğrudan önemli rol oynamadığı resmî ya da gayri resmî sosyal yapılardan oluşmaktadır. Buna karşın, ekzosistemde yer alan bu yapılar bireyi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Makrosistem ise toplumun ekonomik, eğitimsel, dinsel, yasal ve politik sistemlerinden oluşmaktadır. Makrosistemin toplumu ve bireyleri şekillendirici rolü bulunmaktadır.

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı: İhtiyaçlar Hiyerarşisine göre piramidin en altında bir insanın en temel ihtiyacı olan fizyolojik ihtiyaçları (örn., yeme-içme, uyuma) yer almaktadır. Piramidin yukarılarına çıktıkça da güvenlik, ait olma-sevme-sevilme, saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı gelmektedir. Bu ihtiyaçlardan fizyolojik ihtiyaçlar hayatın idamesi bakımından, fizyolojik ihtiyaçlarla birlikte yüksek düzeydeki ihtiyaçlar da ruh sağlığının korunması açısından önemlidir.

Engelli bireylere sağlanan haklar İhtiyaçlar Hiyerarşisine uyarlandığında; bu hakların engelli bireylerin tüm biyopsiko-sosyal ihtiyaçlarını karşılamalarını kolaylaştırıcı olması, engelli bireylerin hem fizyolojik hem de psikolojik sağlıkları için bir gerekliliktir.

Engelli Bireylerin Yasal Hakları

Engelli bireylerin sahip oldukları aylık, sağlık ve bakım hakkı gibi haklar temel gereksinimlerin sağlanmasına yönelik iken ayrımcılığın önlenmesi ve onların ulaşılabilirliklerinin artırılması amaçlı çalışmalar da engelli bireylerin psiko-sosyal gereksinimlerinin giderilmesine yönelik haklardır.

Aylık Hakları: 1.7.1976 tarihinde kabul edilen ve çeşitli tarihlerde düzenlemeler yapılan 2022 sayılı “65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanması” hakkındaki kanun ile engelli bireylere aylık bağlanmaktadır. Engelli bireylere aylık bağlanma şartları; engellilik oranının en az %40 ve üzerinde olması, bir işte çalışmaması, herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gelir ve aylık hakkından faydalanmaması, her türlü gelirleri ile nafaka yükümlüsü yakınlarından sağladığı nafaka miktarının ortalamasının muhtaçlık sınırının altında olmasıdır. Yetim aylığı almakta olup da aynı zamanda en az %40 engel derecesi bulunanların, yetim aylıkları engelli aylığından veya bakıma muhtaç engelli aylığından düşükse aradaki farkı SGK karşılamaktadır.

Sağlık ve Bakım Hakları: Engelli bireylerin bakım gereksinimlerinden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Bakım Hizmetleri Daire Başkanlığı sorumludur. “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik”te yapılan değişiklikler 30.10.2007 tarihinde 26679 sayılı resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bakım hizmetleri, engelli bireyin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ( banyo yaptırılması, tuvalet ihtiyacını gidermede yardım edilmesi, yemek ve içecek ihtiyacının giderilmesi) ve psiko-sosyal destek hizmetlerini (engelli bireyin bağımsız yaşama, sosyal hayata uyumuna ve katılımına yönelik sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler) kapsamaktadır. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un 9. maddesinde “Öncelikle kişinin sosyal ve fiziksel çevresinden ayrılmaksızın bakım hizmetinin sunulması esas alınır” şeklinde hükmedilerek, bireyin sosyal destek ağından uzaklaşmaması için evde bakım hizmetine önem verilmektedir. Bu durumun da ruh sağlığını koruyucu bir faktör olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, ayni ve nakdi yardımlardan yararlanabilmektedirler.

Eğitim Hakları: Genel eğitim sisteminde normal sınıflarda eğitim gören engelli bireylerin eğitim haklarının ihlal edilmemesi için eğitim ortamlarının da engellerine uygun olarak düzenlenmesi şarttır. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da “Hiçbir gerekçeyle engelli bireylerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkanı sağlanır.” denilmektedir.

Özel eğitim ihtiyacı olan engelli çocukların zorunlu öğrenim çağı 3-14 yaş arasıdır. 1997 yılında kabul edilen 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve 31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı resmî Gazete’de yayınlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği bu hizmete yasal dayanak oluşturmaktadırlar. Bu yasal düzenlemelerde, engelli bireylerin eğitsel değerlendirmeleri ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlama süreci tanımlanmıştır. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı, engelli öğrenciye verilmesi hedeflenen eğitim hizmetlerini içeren ve öğrenciye özgü hazırlanmış özel eğitim programıdır. Engelli bireylerin eğitsel değerlendirmeleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Rehberlik Araştırma Merkezleri aracılığı ile yapılmaktadır.

2010 yılında “Evde ve Hastanede Eğitim Hizmetleri Yönergesi” kabul edilmiştir. Bu yönergede “Zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerden sağlık problemi nedeniyle okul öncesi, ilköğretim veya özel eğitim programlarından herhangi birini uygulayan örgün eğitim kurumlarından doğrudan yararlanamayanlara evde veya hastanede eğitim verilir (madde 5/1)” ifadesi yer almaktadır.

Özel eğitim hizmetinden yararlanmak için hastaneden alınan “engelli bireyler için sağlık kurulu raporu” ile ikamet edilen ilçedeki Rehberlik Araştırma Merkezlerine başvurulmalıdır. Evde eğitim hizmeti verilebilmesi için; öğrencinin en az dört ay süreyle örgün eğitim kurumundan doğrudan yararlanmasının mümkün olmadığı ya da yararlanması hâlinde olumsuz sonuçlar doğuracağını belirten sağlık raporu gereklidir.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne (2006) göre kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda öğrencinin yetersizliğine uygun fiziksel, sosyal, psikolojik ortam düzenlemelerinin yapılması, eğitim hizmetlerinin etkin bir biçimde yürütülebilmesi amacıyla özel araç-gereç ile eğitim materyallerinin sağlanması ve destek eğitim odasının açılması gerekmektedir.

14.2.2014 tarihli ve 28913 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Yükseköğretim Kurumları Engelliler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” uyarınca Yükseköğretim Kurulu Engelli Öğrenciler Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun görevi; engelli öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemek, belirlenen ihtiyaçlara göre yapılması gereken idari düzenlemeleri planlamak ve gerekli alt yapı standartlarını oluşturarak ilgili yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonu sağlamaktır.

Engelli bireylerin eğitim hayatına katılımlarını kolaylaştıran farklı yasal düzenlemeler şunlardır:

  • Üniversiteye giriş veya Yükseköğretim Dil Sınavı gibi sınavlarda öğrencilerin engel türüne uygun düzenlemelerin yapılması
  • Yükseköğretime Geçiş Sınavının (YGS) taban puanının düşürülmesi
  • Üstün başarı sergileyen engelli bireylere sınavsız üniversiteye geçiş hakkının tanınması
  • Açık Öğretim Fakültesinde öğrenim görme durumunda ücret ödenmemesi
  • Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda öncelik hakkı

Verilen eğitimlerin öncelikli amacı; engelli bireyin yaşam boyunca kendi kendine yetebilmesini sağlayacak becerilerle birlikte iletişim becerileri gibi sosyal becerileri kazandırmak ve toplumla bütünleşmelerini sağlamaktır.

İstihdam Hakları: Engelli bireylerin potansiyellerini gösterebilmeleri ve üretken bireyler olarak toplumda yer alabilmeleri için istihdam edilmeleri şarttır. Bu durum, dolaylı olarak engelli bireylerin benlik algılarını olumlu etkileyecek ve toplumdaki diğer bireylerin de engelli bireylerle daha fazla iletişim kurmasını sağlayarak onlara yönelik olumsuz algılarını önleyecektir.

Mesleki eğitim faaliyetlerinden yararlanmak isteyen kişiler il Milli Eğitim Müdürlüklerine başvurmalılardır. Engelli bireylerin işçi olarak işe yerleşebilmesi için Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya www.iskur.gov.tr adresine başvuru yapmaları gerekmektedir. Devlet kadrolarına memur olarak yerleştirilmeleri ise Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavından elde ettikleri puana göre Devlet Personel Başkanlığı vasıtasıyla olmaktadır.

Engelli çalışanlar için 07.02.2014 tarihli ve 28906 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” hazırlanmıştır. Bu yönetmelik uyarınca da engelli personelin istihdam edileceği birimler engelli bireylerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenmekte (madde 10/3), engelliliklerini artırıcı veya ek engel getirici işlerde çalıştırılamayacakları vurgulanmaktadır (madde 16/2).

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından engelli bireylere mesleki rehabilitasyon imkanı veren işletmelerin sayısının artırılması ve engelli istihdamında artış amacı ile Korumalı İşyeri Projeleri oluşturulmuştur.

İŞKUR tarafından engelli bireylerin istihdamını artırıcı çalışmalarda bulunan bireylere veya iş kuran engelli bireylere hibe desteği sağlanmaktadır.

Birçok iş ortamı çalışanın engellilik türüne ve derecesine göre düzenlendiğinde ve iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından gerçekleştirilen risk değerlendirmesine göre iş dağılımları yapıldığında engelli çalışanlara hem fiziksel hem de psikolojik yönden güvenli bir çalışma ortamı sağlanabilir ve iş kazaları önlenebilir. Engelli çalışanların hakları şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Malulen emeklilik hakkı
  • Erken emeklilik hakkı
  • Yer değişikliği/tayin hakkı
  • Gelir vergisinde indirim hakkı
  • Engelli memurun nöbet tutmama hakkı
  • İzin hakkı
  • İşten çıkartıldığında tazminat hakkı

Engelli bireylere iş kaybı tazminatı ödemesi ve sağlanabilecek diğer hizmetlere ilişkin işlemler Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmaktadır.

Erişebilirlik/Ulaşabilirlik ve Diğer Sosyal Haklar: Sosyalleşme kişinin içinde yaşadığı toplumun kültürüyle bütünleşmesini ve topluma uyumunu mümkün kılan bir süreç olup bu süreç sağlıklı kişilerarası ilişkilerle mümkündür. Engelli bireylerin engellilikleriyle ilgili derneklerle iletişime geçmeleri, benzer sorunlar yaşayanlarla tanışmalarını, böylelikle kendilerini yalnız hissetmemelerini ve sosyal destek ağlarının güçlenmesini sağlayacaktır.

Ülkemizde engelli bireylerin erişebilirliklerini artırmak amacıyla kentsel yaşamın engelli bireylerin ulaşabilirliğine uygun olarak “5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun” düzenlenmiştir. Bu kanunun geçici 2. maddesi “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde engelli bireylerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.” Şeklindedir. Aynı kanunun geçici 3. maddesine göre de “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır…” ifadesine yer verilmektedir.

Engelli kimlik kartı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir.

6 Haziran 1997 tarihli ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede ve 3194 Sayılı İmar Yasası’nda yapılan düzenlemeler ile fiziksel çevrenin engelli bireyler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması amaçlanmıştır. Erişebilirliğin artırılmasını amaçlayan diğer bir fiziksel düzenleme ise 22.04.2006 tarih ve 26147 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Yapılarda Engellilerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te geçmektedir. Bu yönetmelik uyarınca, engelli bireylerin oturdukları konutta engeline uygun düzenleme yaptırma olanağı sağlanmıştır.

Engelli bireylerin erişebilirliklerini kolaylaştıran diğer hak ise şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda indirim sağlanmasıdır. Şehir içi toplu taşıma araçları engelli vatandaşlara ve ağır engelli olan engelli bireylerin refakatçilerine ücretsiz iken Türk Hava Yolları engelli bireylere ve refakatçilerine tüm iç hatlarda %20, dış hatlarda da %25 indirim uygulamaktadır. Engelli bireyin bir refakatçisinin Türk Hava Yollarından indirim hakkından yararlanabilmesi için “Refakatçi ile seyahat etmelidir” ibaresinin olduğu doktor raporu gerekmektedir.

Her belediyenin engelli bireylere yönelik faaliyetleri farklılaşabildiği için engelli birey ve/veya yakınlarının ikamet ettikleri belediyenin engelli hizmet birimlerinden verilen hizmet türünü ve niteliğini öğrenmeleri faydalı olacaktır.

Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bedensel, görme ve işitme engelli gibi engel türüne göre gruplandırılmış spor federasyonları bulunmaktadır. Sportif ve sosyal faaliyetlere katılım, engelli bireyin yalnızlık duygusunun ve kaygısının azaltılması, sosyal gruba ve topluma aidiyet duygusunu yaşaması ve topluma yabancılaşmasının önlenmesi, sevilme, beğenilme ve başarılı hissetme gibi psikososyal ihtiyaçlarının karşılanması kısacası engelli bireyin hayata bağlanması ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir araçtır. Ampute Milli Takım gibi profesyonel bir takımda yer almak da engelli bireyler için büyük bir motivasyon kaynağı olduğu gibi bu takımlarda yer alıp başarılar sağlamaları da hem bireysel düzeyde ruh sağlıklarını koruyucu hem de toplumun engelliliğe yönelik olumsuz algılarını yıkabilen bir faktördür.

Engelli bireylerin farklı kurumlardan sosyal indirim hakları bulunmaktadır. Bu indirim hakları şu şekilde sıralanabilir:

  • Telefon ve internet hizmetlerinde indirim
  • Kurum İnisiyatifine ve belirlediği orana bağlı olarak elektrik, su, doğalgaz ve GSM tarife indirimleri
  • Otomobil alımlarında ÖTV ve MTV muafiyeti
  • Devlet Tiyatrolarına bilet alımlarında indirim
  • Müze ve ören yerlerine, milli parklara, tabiatı koruma alanlarına ve tabiat parklarına giriş bileti alımlarında ücret alınmaması
  • Engelli bireyler için araç park yerleri bulundurma zorunluluğu (engelli park yeri kullanım kartı gerekmektedir)
  • Gelir, gümrük, emlak ve özel tüketim vergisi indirimi
  • Tıbbi, medikal ve eğitim araç-gereçleri için KDV indirimi
  • TOKİ kura çekilişinde öncelik hakkı

Engelli Bireylere Bakım Verenlerin Yasal Hakları ve Ruh Sağlığı

Çalışan ve Engelli Çocuğu/Yakını Olan Bakım Verenlerin Yasal Hakları

Çocuklarına daha iyi bakım verebilmeleri, tükenmişliklerinin ve ruh sağlıklarının bozulmasının önlenmesi için çalışan ebeveynlere yönelik yasal düzenlemeler yapılmaktadır.

Engelli Çocuğu Olan ve Çalışan Annelere Erken Emeklilik Hakkı: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan annelerin, 01.10.2008 tarihinden sonra çalıştıkları sürenin (prim ödeme gün sayısının) dörtte biri oranındaki süre, toplam çalıştıkları süreye (toplam prim ödeme gününe) ilave edilmekte ve bu süre emekliliklerine kalan süreden düşülmektedir. Erken emeklilik hakkından BAĞ-KUR, SSK, emekli sandığı, tarım işçileri ve isteğe bağlı sigortalı olan anneler yararlanabilir.

Yarı (Kısmi) Zamanlı Çalışma Hakkı: Resmi Gazete’de 10 Şubat 2016 tarihli ve 6663 sayılı yayınlanan kanun ile engelli çocuğu olan annelere, doğumdan sonraki on iki ay boyunca yarı zamanlı çalışmaları karşılığında tam maaş ödeme hakkı getirilmiştir. Ancak, ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş kısmi süreli çalışma talebinde bulunamamaktadır.

Gelir Vergisi İndirimi: Engellilik indirimi her yıl devlet tarafından belirlenmekte ve yıllık gelir vergisi matrahına dahil edilen kazançlar üzerinden düşülmektedir.

Gelir vergisi indiriminden yararlanmak isteyen engelli bireyler veya yakınları illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız vergi dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde de Malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.

Nöbet Muafiyeti ve Çocuğun Günlük Bakımı İçin İzin Kolaylığı Hakkı: Bu hak konusunda 30 Ocak 2010 tarihinde Başbakanlık Genelgesi yayımlanmıştır. Bu genelgenin 3. maddesinde “Kamu çalışanlarının kanunen bakmakla yükümlü olduğu engelli aile bireyinin bakıma muhtaç olduğunun ilgili mevzuatına göre alınmış geçerli engelli sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla bu durumdaki personele; engelli aile ferdinin günlük bakımı için izin kullanımında gerekli kolaylık sağlanacak ve personel mesai saatleri dışındaki nöbet görevinden ve gece vardiyasından muaf tutulacaktır.’’ ifadesi yer almaktadır.

Tayin Hakkı: Devlet Memurları Kanununun 39. Ek maddesine göre memurlar yasal olarak bakmakla yükümlü oldukları engelli bireylere bakım verebilmek için tayin talebinde bulunabilmektedirler.

İzin Hakkı: Engelli çocuğu olan ebeveynlerin mazeret ve refakat izni hakları mevcuttur.

Mazeret izni: 6645 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bazı kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde değişiklik yapılmasına dair kanunun 35. maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanuna “İşçilerin ve memurların en az %70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir.” hükmü eklenmiştir.

Refakat izni: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105. maddesi ve “Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe” göre devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilmektedir. Gerektiği durumlarda da bu süre üç ay daha uzatılabilmektedir. Aynı kişinin aynı hastalığına göre alınacak en fazla izin toplam altı aydır.

Çalışmayan ve Engelli Çocuğu/Yakını Olan Bakım Verenlerin Yasal Hakları

Engelli Yakını Aylığı: 18 yaş altı engelli bireyin engel oranı en az %40 olan ve çocuğa bakım veren yasal temsilcisinin bu aylığı alabilmesi için temel olarak herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık ya da gelirinin olmaması ve engelli bireye fiilen bakıyor olması gerekmektedir. 2022 sayılı kanunda tanınan aylık hakkından yararlanmak için ilde defterdarlıklara, ilçede de mal müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir.

Evde Bakım Aylığı/Ücreti: 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’na getirilen yeni düzenlemelerle ağır engelli bireye evde bakım veren yakınlarına gerekli olan şartları taşıması durumunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından evde bakım ücreti verilmektedir. Ancak bu aylığı alabilmek için ailede kişi başına düşen gelir miktarının net asgari ücretin üçte ikisinden az olması gerekmektedir. Evde ikinci engelli birey için de bakım aylığı bağlanmaktadır. Ayrıca, engelli bireyin engelli aylığı alıyor olması evde bakım parasının alınmasına engel değildir. Evde bakım ücreti için Sosyal Hizmetler İl/İlçe Müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 36. Maddesine göre engelli çocuğu olan ailelere eğitim, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verilmelidir. Aile eğitimi yürütülürken şunlara dikkat edilmelidir:

  • Aile eğitim programları; bireyin yetersizliği, gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve ailenin ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanır ve yürütülür.
  • Aile eğitimi hizmetlerinin planlanması ve koordinasyonu özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yapılır.
  • Aile eğitim programları, Rehberlik Araştırma Merkezleri, özel eğitim okul ve kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanır ve yürütülür.
  • Aile eğitimi hizmetleri, bireyin ve ailenin ihtiyaçları doğrultusunda bireysel, grup ya da uzaktan eğitim şeklinde yürütülür.
  • Aile eğitim programları ailenin katılımıyla bir yıllığına planlanır ve aile ile bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda her yıl yeniden geliştirilerek uygulanır.
  • Aile eğitimi hizmetleri, ihtiyaç hâlinde evlerde de yürütülebilir.

Engelli Bireylerin Yasal Hakları ve Ruh Sağlığı

“5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun” engelli bireylerin aylık hakkını ve hak etme koşullarını, engelli bireylerin bedensel, ruhsal ve mesleki rehabilitasyonlarını düzenlemektedir.

Engelli bireylerin ruh sağlığı ve psiko-sosyal gelişimi; engel kaybının türü ve derecesi, kaybın oluştuğu yaş, zeka düzeyi, ailesel ve toplumsal sosyal destek mekanizmalarının varlığı, damgalanma, dışlanma gibi olumsuz tutum ve davranışlara maruz kalma, bireyin engeli ile başa çıkma yeteneği, eğitimsel ve sosyal olanakları, üretimde bulunma gücü gibi çeşitli faktörlerden etkilenmektedir.

Engelli Bireylerin Toplumsal Konumu ve İhtiyaçları

Engelli bireyler maddi imkansızlıkları sebebiyle stres, endişe, kaygı; hastalıklarından kaynaklı ağrı, hâlsizlik, güçsüzlük gibi belirtilerden dolayı mutsuzluk veya gerginlik; toplumun sergilediği dışlama, etiketleme gibi olumsuz tutumlardan kaynaklı olarak da öfke, yalnızlık ve dışlanmışlık hissi yaşayabilirler. Bu olumsuz duygular da hayatlarının diğer olumlu alanlarını etkileyebilir.

Ekolojik Kuram: Ekolojik kuramda, mikrosistem, mezosistem, ekzosistem ve makrosistem olmak üzere dört alt sistem bulunmaktadır. Bu kurama göre birey bireysel, ailesel, çevresel ve toplumsal faktörlerden etkilenmektedir. Aile dinamikleri, ebeveynlik uygulamaları, aile üyelerinin birbiriyle ilişkisi ve kişilik özellikleri gibi faktörler mikrosistemde yer almaktadır. Mezosistem ise farklı mikrosistemlerin karşılıklı ilişkilerini içermektedir. Ekzosistem kitle iletişim araçları, yasal düzenlemeler gibi bireyin doğrudan içinde bulunmadığı veya doğrudan önemli rol oynamadığı resmî ya da gayri resmî sosyal yapılardan oluşmaktadır. Buna karşın, ekzosistemde yer alan bu yapılar bireyi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Makrosistem ise toplumun ekonomik, eğitimsel, dinsel, yasal ve politik sistemlerinden oluşmaktadır. Makrosistemin toplumu ve bireyleri şekillendirici rolü bulunmaktadır.

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı: İhtiyaçlar Hiyerarşisine göre piramidin en altında bir insanın en temel ihtiyacı olan fizyolojik ihtiyaçları (örn., yeme-içme, uyuma) yer almaktadır. Piramidin yukarılarına çıktıkça da güvenlik, ait olma-sevme-sevilme, saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı gelmektedir. Bu ihtiyaçlardan fizyolojik ihtiyaçlar hayatın idamesi bakımından, fizyolojik ihtiyaçlarla birlikte yüksek düzeydeki ihtiyaçlar da ruh sağlığının korunması açısından önemlidir.

Engelli bireylere sağlanan haklar İhtiyaçlar Hiyerarşisine uyarlandığında; bu hakların engelli bireylerin tüm biyopsiko-sosyal ihtiyaçlarını karşılamalarını kolaylaştırıcı olması, engelli bireylerin hem fizyolojik hem de psikolojik sağlıkları için bir gerekliliktir.

Engelli Bireylerin Yasal Hakları

Engelli bireylerin sahip oldukları aylık, sağlık ve bakım hakkı gibi haklar temel gereksinimlerin sağlanmasına yönelik iken ayrımcılığın önlenmesi ve onların ulaşılabilirliklerinin artırılması amaçlı çalışmalar da engelli bireylerin psiko-sosyal gereksinimlerinin giderilmesine yönelik haklardır.

Aylık Hakları: 1.7.1976 tarihinde kabul edilen ve çeşitli tarihlerde düzenlemeler yapılan 2022 sayılı “65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanması” hakkındaki kanun ile engelli bireylere aylık bağlanmaktadır. Engelli bireylere aylık bağlanma şartları; engellilik oranının en az %40 ve üzerinde olması, bir işte çalışmaması, herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gelir ve aylık hakkından faydalanmaması, her türlü gelirleri ile nafaka yükümlüsü yakınlarından sağladığı nafaka miktarının ortalamasının muhtaçlık sınırının altında olmasıdır. Yetim aylığı almakta olup da aynı zamanda en az %40 engel derecesi bulunanların, yetim aylıkları engelli aylığından veya bakıma muhtaç engelli aylığından düşükse aradaki farkı SGK karşılamaktadır.

Sağlık ve Bakım Hakları: Engelli bireylerin bakım gereksinimlerinden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Bakım Hizmetleri Daire Başkanlığı sorumludur. “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik”te yapılan değişiklikler 30.10.2007 tarihinde 26679 sayılı resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bakım hizmetleri, engelli bireyin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ( banyo yaptırılması, tuvalet ihtiyacını gidermede yardım edilmesi, yemek ve içecek ihtiyacının giderilmesi) ve psiko-sosyal destek hizmetlerini (engelli bireyin bağımsız yaşama, sosyal hayata uyumuna ve katılımına yönelik sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler) kapsamaktadır. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un 9. maddesinde “Öncelikle kişinin sosyal ve fiziksel çevresinden ayrılmaksızın bakım hizmetinin sunulması esas alınır” şeklinde hükmedilerek, bireyin sosyal destek ağından uzaklaşmaması için evde bakım hizmetine önem verilmektedir. Bu durumun da ruh sağlığını koruyucu bir faktör olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, ayni ve nakdi yardımlardan yararlanabilmektedirler.

Eğitim Hakları: Genel eğitim sisteminde normal sınıflarda eğitim gören engelli bireylerin eğitim haklarının ihlal edilmemesi için eğitim ortamlarının da engellerine uygun olarak düzenlenmesi şarttır. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da “Hiçbir gerekçeyle engelli bireylerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkanı sağlanır.” denilmektedir.

Özel eğitim ihtiyacı olan engelli çocukların zorunlu öğrenim çağı 3-14 yaş arasıdır. 1997 yılında kabul edilen 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve 31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı resmî Gazete’de yayınlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği bu hizmete yasal dayanak oluşturmaktadırlar. Bu yasal düzenlemelerde, engelli bireylerin eğitsel değerlendirmeleri ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlama süreci tanımlanmıştır. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı, engelli öğrenciye verilmesi hedeflenen eğitim hizmetlerini içeren ve öğrenciye özgü hazırlanmış özel eğitim programıdır. Engelli bireylerin eğitsel değerlendirmeleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Rehberlik Araştırma Merkezleri aracılığı ile yapılmaktadır.

2010 yılında “Evde ve Hastanede Eğitim Hizmetleri Yönergesi” kabul edilmiştir. Bu yönergede “Zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerden sağlık problemi nedeniyle okul öncesi, ilköğretim veya özel eğitim programlarından herhangi birini uygulayan örgün eğitim kurumlarından doğrudan yararlanamayanlara evde veya hastanede eğitim verilir (madde 5/1)” ifadesi yer almaktadır.

Özel eğitim hizmetinden yararlanmak için hastaneden alınan “engelli bireyler için sağlık kurulu raporu” ile ikamet edilen ilçedeki Rehberlik Araştırma Merkezlerine başvurulmalıdır. Evde eğitim hizmeti verilebilmesi için; öğrencinin en az dört ay süreyle örgün eğitim kurumundan doğrudan yararlanmasının mümkün olmadığı ya da yararlanması hâlinde olumsuz sonuçlar doğuracağını belirten sağlık raporu gereklidir.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne (2006) göre kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda öğrencinin yetersizliğine uygun fiziksel, sosyal, psikolojik ortam düzenlemelerinin yapılması, eğitim hizmetlerinin etkin bir biçimde yürütülebilmesi amacıyla özel araç-gereç ile eğitim materyallerinin sağlanması ve destek eğitim odasının açılması gerekmektedir.

14.2.2014 tarihli ve 28913 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Yükseköğretim Kurumları Engelliler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” uyarınca Yükseköğretim Kurulu Engelli Öğrenciler Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun görevi; engelli öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemek, belirlenen ihtiyaçlara göre yapılması gereken idari düzenlemeleri planlamak ve gerekli alt yapı standartlarını oluşturarak ilgili yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonu sağlamaktır.

Engelli bireylerin eğitim hayatına katılımlarını kolaylaştıran farklı yasal düzenlemeler şunlardır:

  • Üniversiteye giriş veya Yükseköğretim Dil Sınavı gibi sınavlarda öğrencilerin engel türüne uygun düzenlemelerin yapılması
  • Yükseköğretime Geçiş Sınavının (YGS) taban puanının düşürülmesi
  • Üstün başarı sergileyen engelli bireylere sınavsız üniversiteye geçiş hakkının tanınması
  • Açık Öğretim Fakültesinde öğrenim görme durumunda ücret ödenmemesi
  • Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda öncelik hakkı

Verilen eğitimlerin öncelikli amacı; engelli bireyin yaşam boyunca kendi kendine yetebilmesini sağlayacak becerilerle birlikte iletişim becerileri gibi sosyal becerileri kazandırmak ve toplumla bütünleşmelerini sağlamaktır.

İstihdam Hakları: Engelli bireylerin potansiyellerini gösterebilmeleri ve üretken bireyler olarak toplumda yer alabilmeleri için istihdam edilmeleri şarttır. Bu durum, dolaylı olarak engelli bireylerin benlik algılarını olumlu etkileyecek ve toplumdaki diğer bireylerin de engelli bireylerle daha fazla iletişim kurmasını sağlayarak onlara yönelik olumsuz algılarını önleyecektir.

Mesleki eğitim faaliyetlerinden yararlanmak isteyen kişiler il Milli Eğitim Müdürlüklerine başvurmalılardır. Engelli bireylerin işçi olarak işe yerleşebilmesi için Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya www.iskur.gov.tr adresine başvuru yapmaları gerekmektedir. Devlet kadrolarına memur olarak yerleştirilmeleri ise Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavından elde ettikleri puana göre Devlet Personel Başkanlığı vasıtasıyla olmaktadır.

Engelli çalışanlar için 07.02.2014 tarihli ve 28906 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” hazırlanmıştır. Bu yönetmelik uyarınca da engelli personelin istihdam edileceği birimler engelli bireylerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenmekte (madde 10/3), engelliliklerini artırıcı veya ek engel getirici işlerde çalıştırılamayacakları vurgulanmaktadır (madde 16/2).

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından engelli bireylere mesleki rehabilitasyon imkanı veren işletmelerin sayısının artırılması ve engelli istihdamında artış amacı ile Korumalı İşyeri Projeleri oluşturulmuştur.

İŞKUR tarafından engelli bireylerin istihdamını artırıcı çalışmalarda bulunan bireylere veya iş kuran engelli bireylere hibe desteği sağlanmaktadır.

Birçok iş ortamı çalışanın engellilik türüne ve derecesine göre düzenlendiğinde ve iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından gerçekleştirilen risk değerlendirmesine göre iş dağılımları yapıldığında engelli çalışanlara hem fiziksel hem de psikolojik yönden güvenli bir çalışma ortamı sağlanabilir ve iş kazaları önlenebilir. Engelli çalışanların hakları şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Malulen emeklilik hakkı
  • Erken emeklilik hakkı
  • Yer değişikliği/tayin hakkı
  • Gelir vergisinde indirim hakkı
  • Engelli memurun nöbet tutmama hakkı
  • İzin hakkı
  • İşten çıkartıldığında tazminat hakkı

Engelli bireylere iş kaybı tazminatı ödemesi ve sağlanabilecek diğer hizmetlere ilişkin işlemler Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmaktadır.

Erişebilirlik/Ulaşabilirlik ve Diğer Sosyal Haklar: Sosyalleşme kişinin içinde yaşadığı toplumun kültürüyle bütünleşmesini ve topluma uyumunu mümkün kılan bir süreç olup bu süreç sağlıklı kişilerarası ilişkilerle mümkündür. Engelli bireylerin engellilikleriyle ilgili derneklerle iletişime geçmeleri, benzer sorunlar yaşayanlarla tanışmalarını, böylelikle kendilerini yalnız hissetmemelerini ve sosyal destek ağlarının güçlenmesini sağlayacaktır.

Ülkemizde engelli bireylerin erişebilirliklerini artırmak amacıyla kentsel yaşamın engelli bireylerin ulaşabilirliğine uygun olarak “5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun” düzenlenmiştir. Bu kanunun geçici 2. maddesi “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde engelli bireylerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.” Şeklindedir. Aynı kanunun geçici 3. maddesine göre de “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır…” ifadesine yer verilmektedir.

Engelli kimlik kartı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir.

6 Haziran 1997 tarihli ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede ve 3194 Sayılı İmar Yasası’nda yapılan düzenlemeler ile fiziksel çevrenin engelli bireyler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması amaçlanmıştır. Erişebilirliğin artırılmasını amaçlayan diğer bir fiziksel düzenleme ise 22.04.2006 tarih ve 26147 sayılı resmî Gazete’de yayımlanan “Yapılarda Engellilerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te geçmektedir. Bu yönetmelik uyarınca, engelli bireylerin oturdukları konutta engeline uygun düzenleme yaptırma olanağı sağlanmıştır.

Engelli bireylerin erişebilirliklerini kolaylaştıran diğer hak ise şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda indirim sağlanmasıdır. Şehir içi toplu taşıma araçları engelli vatandaşlara ve ağır engelli olan engelli bireylerin refakatçilerine ücretsiz iken Türk Hava Yolları engelli bireylere ve refakatçilerine tüm iç hatlarda %20, dış hatlarda da %25 indirim uygulamaktadır. Engelli bireyin bir refakatçisinin Türk Hava Yollarından indirim hakkından yararlanabilmesi için “Refakatçi ile seyahat etmelidir” ibaresinin olduğu doktor raporu gerekmektedir.

Her belediyenin engelli bireylere yönelik faaliyetleri farklılaşabildiği için engelli birey ve/veya yakınlarının ikamet ettikleri belediyenin engelli hizmet birimlerinden verilen hizmet türünü ve niteliğini öğrenmeleri faydalı olacaktır.

Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bedensel, görme ve işitme engelli gibi engel türüne göre gruplandırılmış spor federasyonları bulunmaktadır. Sportif ve sosyal faaliyetlere katılım, engelli bireyin yalnızlık duygusunun ve kaygısının azaltılması, sosyal gruba ve topluma aidiyet duygusunu yaşaması ve topluma yabancılaşmasının önlenmesi, sevilme, beğenilme ve başarılı hissetme gibi psikososyal ihtiyaçlarının karşılanması kısacası engelli bireyin hayata bağlanması ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir araçtır. Ampute Milli Takım gibi profesyonel bir takımda yer almak da engelli bireyler için büyük bir motivasyon kaynağı olduğu gibi bu takımlarda yer alıp başarılar sağlamaları da hem bireysel düzeyde ruh sağlıklarını koruyucu hem de toplumun engelliliğe yönelik olumsuz algılarını yıkabilen bir faktördür.

Engelli bireylerin farklı kurumlardan sosyal indirim hakları bulunmaktadır. Bu indirim hakları şu şekilde sıralanabilir:

  • Telefon ve internet hizmetlerinde indirim
  • Kurum İnisiyatifine ve belirlediği orana bağlı olarak elektrik, su, doğalgaz ve GSM tarife indirimleri
  • Otomobil alımlarında ÖTV ve MTV muafiyeti
  • Devlet Tiyatrolarına bilet alımlarında indirim
  • Müze ve ören yerlerine, milli parklara, tabiatı koruma alanlarına ve tabiat parklarına giriş bileti alımlarında ücret alınmaması
  • Engelli bireyler için araç park yerleri bulundurma zorunluluğu (engelli park yeri kullanım kartı gerekmektedir)
  • Gelir, gümrük, emlak ve özel tüketim vergisi indirimi
  • Tıbbi, medikal ve eğitim araç-gereçleri için KDV indirimi
  • TOKİ kura çekilişinde öncelik hakkı

Engelli Bireylere Bakım Verenlerin Yasal Hakları ve Ruh Sağlığı

Çalışan ve Engelli Çocuğu/Yakını Olan Bakım Verenlerin Yasal Hakları

Çocuklarına daha iyi bakım verebilmeleri, tükenmişliklerinin ve ruh sağlıklarının bozulmasının önlenmesi için çalışan ebeveynlere yönelik yasal düzenlemeler yapılmaktadır.

Engelli Çocuğu Olan ve Çalışan Annelere Erken Emeklilik Hakkı: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan annelerin, 01.10.2008 tarihinden sonra çalıştıkları sürenin (prim ödeme gün sayısının) dörtte biri oranındaki süre, toplam çalıştıkları süreye (toplam prim ödeme gününe) ilave edilmekte ve bu süre emekliliklerine kalan süreden düşülmektedir. Erken emeklilik hakkından BAĞ-KUR, SSK, emekli sandığı, tarım işçileri ve isteğe bağlı sigortalı olan anneler yararlanabilir.

Yarı (Kısmi) Zamanlı Çalışma Hakkı: Resmi Gazete’de 10 Şubat 2016 tarihli ve 6663 sayılı yayınlanan kanun ile engelli çocuğu olan annelere, doğumdan sonraki on iki ay boyunca yarı zamanlı çalışmaları karşılığında tam maaş ödeme hakkı getirilmiştir. Ancak, ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş kısmi süreli çalışma talebinde bulunamamaktadır.

Gelir Vergisi İndirimi: Engellilik indirimi her yıl devlet tarafından belirlenmekte ve yıllık gelir vergisi matrahına dahil edilen kazançlar üzerinden düşülmektedir.

Gelir vergisi indiriminden yararlanmak isteyen engelli bireyler veya yakınları illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız vergi dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde de Malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.

Nöbet Muafiyeti ve Çocuğun Günlük Bakımı İçin İzin Kolaylığı Hakkı: Bu hak konusunda 30 Ocak 2010 tarihinde Başbakanlık Genelgesi yayımlanmıştır. Bu genelgenin 3. maddesinde “Kamu çalışanlarının kanunen bakmakla yükümlü olduğu engelli aile bireyinin bakıma muhtaç olduğunun ilgili mevzuatına göre alınmış geçerli engelli sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla bu durumdaki personele; engelli aile ferdinin günlük bakımı için izin kullanımında gerekli kolaylık sağlanacak ve personel mesai saatleri dışındaki nöbet görevinden ve gece vardiyasından muaf tutulacaktır.’’ ifadesi yer almaktadır.

Tayin Hakkı: Devlet Memurları Kanununun 39. Ek maddesine göre memurlar yasal olarak bakmakla yükümlü oldukları engelli bireylere bakım verebilmek için tayin talebinde bulunabilmektedirler.

İzin Hakkı: Engelli çocuğu olan ebeveynlerin mazeret ve refakat izni hakları mevcuttur.

Mazeret izni: 6645 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bazı kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde değişiklik yapılmasına dair kanunun 35. maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanuna “İşçilerin ve memurların en az %70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir.” hükmü eklenmiştir.

Refakat izni: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105. maddesi ve “Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe” göre devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilmektedir. Gerektiği durumlarda da bu süre üç ay daha uzatılabilmektedir. Aynı kişinin aynı hastalığına göre alınacak en fazla izin toplam altı aydır.

Çalışmayan ve Engelli Çocuğu/Yakını Olan Bakım Verenlerin Yasal Hakları

Engelli Yakını Aylığı: 18 yaş altı engelli bireyin engel oranı en az %40 olan ve çocuğa bakım veren yasal temsilcisinin bu aylığı alabilmesi için temel olarak herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık ya da gelirinin olmaması ve engelli bireye fiilen bakıyor olması gerekmektedir. 2022 sayılı kanunda tanınan aylık hakkından yararlanmak için ilde defterdarlıklara, ilçede de mal müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir.

Evde Bakım Aylığı/Ücreti: 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’na getirilen yeni düzenlemelerle ağır engelli bireye evde bakım veren yakınlarına gerekli olan şartları taşıması durumunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından evde bakım ücreti verilmektedir. Ancak bu aylığı alabilmek için ailede kişi başına düşen gelir miktarının net asgari ücretin üçte ikisinden az olması gerekmektedir. Evde ikinci engelli birey için de bakım aylığı bağlanmaktadır. Ayrıca, engelli bireyin engelli aylığı alıyor olması evde bakım parasının alınmasına engel değildir. Evde bakım ücreti için Sosyal Hizmetler İl/İlçe Müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 36. Maddesine göre engelli çocuğu olan ailelere eğitim, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verilmelidir. Aile eğitimi yürütülürken şunlara dikkat edilmelidir:

  • Aile eğitim programları; bireyin yetersizliği, gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve ailenin ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanır ve yürütülür.
  • Aile eğitimi hizmetlerinin planlanması ve koordinasyonu özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yapılır.
  • Aile eğitim programları, Rehberlik Araştırma Merkezleri, özel eğitim okul ve kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanır ve yürütülür.
  • Aile eğitimi hizmetleri, bireyin ve ailenin ihtiyaçları doğrultusunda bireysel, grup ya da uzaktan eğitim şeklinde yürütülür.
  • Aile eğitim programları ailenin katılımıyla bir yıllığına planlanır ve aile ile bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda her yıl yeniden geliştirilerek uygulanır.
  • Aile eğitimi hizmetleri, ihtiyaç hâlinde evlerde de yürütülebilir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!