Uluslararası Ticarette Vergilendirme Dersi 2. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Uluslararası Ticarette Vergilendirme Dersi 2. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Türkiye’De Gümrük Vergisi: Teori Ve Uygulama

Teorik Açıdan Gümrük Vergileri

Tanım, amaç¸ ve kapsam; Gümrük kavramı, uluslararası ticari faaliyetlerin ülkeler arası geçiş işlem süreç ve şekillerini tanımlamada kullanılan referans bir kavramdır. Uluslararası ticari faaliyetlerin ülke çıkarlarına uygun yürütülmesini sağlamak, uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin etmek, insan, çevre ve ekonomik çıkarların korunması amacıyla uluslararası ticari faaliyetlerin yasallık denetimin yapılması önemli bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun gereği olarak yapılan denetim faaliyetleri gümrük işlemleri, denetim faaliyetini gerçekleştiren idari yapılanmalara gümrük idaresi, gümrük işlemleri ile muhatap olanların üstlendiği yükümlülükler gümrük yükümlülükleri, bu yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu tutulanlara gümrük yükümlüsü, gümrük yükümlülükleri kapsamında tanımlanan mali yükümlülüklere ise genel olarak gümrük vergisi denilmektedir. Gümrük vergisi, bir eşyanın bir ülkenin gümrük bölgesini tanımlayan sınırlardan, ithalat, ihracat veya transit seklinde geçişi sırasında miktar veya değer üzerinden alınan vergiler, biçiminde tanımlanabilir. Eşyanın gümrük işlemlerine konu edilişi açısından bakıldığında gümrük vergileri ihracat vergisi, ithalat vergisi ve transit vergisi olarak sınıflandırılabilmektedir. Uluslararası ticaret üzerinde çifte vergilemenin önlenmesi ve fiyatların, maliyet artı kar formülüne dayanan, piyasa fiyatı düzeyinde oluşmasına katkı sağlamak amacıyla uluslararası ticarette varış yeri ilkesi benimsenmiştir. Varış yeri ilkesine göre uluslararası ticarete katılan bir eşyanın ihracatçı ülkede gümrük vergisi alınmadan ithalatçı ülkede vergilendirilmesi esası benimsenmiştir.

Gümrük Vergilerinin Özellikleri

Gümrük vergilerinin genel özellikleri: Bir kamu gelir türü olması, İktisat politikası aracı olması, uluslararası anlaşmalar tarafından şekillendirilmesi, dolaylı vergi olup, harcama vergileri arasında yer alması, vergi tahsil ve uyum maliyetlerinin düşük olması, tarafsız bir vergi olması ve özel ihtisas gerektirmesi, biçiminde sıralanabilir.

Kuramsal açıdan gümrük vergileri, harcama vergileri kapsamında değerlendirilmektedir. Gümrük vergileri de mali ve sosyo-ekonomik amaçlarla gümrük bölgesi sınırlarında gerçekleştirilen mal ve hizmet hareketlerinden alınmaktadır. Gümrük vergileri, kaynakta tahsil edilebilmeleri, mükellef gurubunun nitelikli oluşu, gümrük kapılarındaki görevli elemanlar tarafından tahsil edilmeleri dolaysıyla tahsil maliyetleri düşük olduğu için mali amaca oldukça iyi hizmet edebilmektedirler. Ekonomik faaliyetlerin çeşitlenip hacim olarak artması, devlete yeni gelir kaynakları yaratması ve dış ticaretin serbestleştirilmesine yönelik politikalarla gümrük vergileri mali amaçtan ziyade ekonomik amaçlarla tahsil edilmeye başlanmıştır. Gümrük vergileri objektif ve tarafsız vergilerdir. Çünkü, gümrük vergileri mükellefin şahsi özelliklerinden bağımsız tarh edilebilmektedir. Verginin tarhında mükellef kaynaklı neredeyse hiçbir ayrıcalık tanınmamaktadır. Diplomat muaflığı gibi mükellef kayaklı vergi ayrıcalıkları olmakla birlikte tanınan ayrıcalığın eşyanın ticari boyut ve karakterine bağlı olmadığı görülmektedir. Gümrük vergilerinin yönetimi özel ihtisas gerektirdiydi için bu vergilerin yönetimi gümrük idarelerine bırakılmıştır. Gümrük vergilerinin hesaplanmasında yararlanılan gümrük tarifelerinde aynı eşya için birbirinden farklı vergi oranları tanımlanmıştır. Dünya Ticaret Örgütü kuralları gereği gümrük vergilerinin tarifeye bağlanması ve tarifelerin ilgili mali yıl için bağlayıcı biçimde ilan edilmesi gerekmektedir. Tarifelerde, DTÖ standartlarından daha fazla serbestlik tanıyan ve düşük oranda gümrük vergisi alınmasına imkân sağlayan ekonomik entegrasyonlara izin verilebilmektedir. Bu nedenle tarifelerde aynı eşya için farklı gümrük vergisi oranları tanımlanabilmektedir. Hangi oranın uygulanacağı ilgili ekonomik entegrasyon anlaşması hükümlerine bağlı olarak değişecektir.

Gümrük Vergilerinin Ekonomik Etkileri

Gümrük vergilerinin ekonomik etkileri mikro düzeyden başlayarak makro boyutlara ulaşmaktadır. Aslında makro düzeydeki etkiler, mikro etkilerin toplu sonucu olarak meydana gelmektedir. Uluslararası ekonomi literatüründe gümrük vergilerinin mikro etkileri koruma (üretim), gelir, tüketim, dış ticaret ve bölüşüm etkileri olarak sayılmaktadır. Bu beş etki belirli kısıtlama ve varsayımlar altında somuta indirgenerek kısmi denge analizi yardımıyla açıklanmaktadır.

Koruma etkisi : Koruma etkisi vergilemenin iktisadi amacına hizmet etmektedir. Gümrük vergilerinin yansıma mekanizmasından yararlanılarak fiyata yüklenmesi ile iki sonuç doğurmaktadır. Bunlardan ilki, ithalat hacminin daralması ve ikincisi ise fiyat artışlarından gelir sağlamak isteyen yerli üreticilerin üretim kapasitelerini artırmalarıdır. Yerli üreticilerin kapasite artırımına gitmeleri koruma etkisinin bir sonucudur. Vergiler yardımıyla yapay olarak ithalat hacmi daraltılarak yerli üreticiye faaliyet alanı açılmaktadır. Koruma etkisinin olumsuzluğu yerli üreticilerin marjinal maliyetlerin üzerinde üretim gerçekleştirmelerinden kaynaklanmakta olup üretim etkisi olarak da tanımlanmaktadır. Gümrük vergileri yerli firmaların yüksek marjinal maliyetler altında üretim yapmalarını sağlamaktadır. Bu nedenle koruma etkisinin kaynak dağılım etkinliğini bozduğu ve olumsuz bir etki olduğu savunulmaktadır.

Gelir etkisi: Gelir etkisi, gümrük vergilerinin mali amacının bir ürünüdür. Devletin gümrük vergilerinden gelir sağlamasını ifade eder. Gelir etkisi verginin konusu olan mal ve hizmetlerin işlem hacmi, uygulanan oran ve malın fiyat talep esnekliğine bağlıdır.

Tüketim etkisi : Tüketim etkisi gümrük vergilerin toplam tüketimi azaltıcı etkisini ifade etmektedir. İthalat maliyetlerine gümrük vergisinin girmesi ithalatı pahalılaştırmaktadır. Bu ise iki sonucu beraberinde getirmektedir. İlki ithalat hacminde görülen daralmadır.

Bölüşüm etkisi: Gümrük vergilerinin uygulanması üretici rantı yaratarak gelirin yeniden dağıtılmasını sağlar.

Dış ticaret etkisi : Uygulanan bir gümrük vergisi öncelikli olarak ithalatı pahalılaştırıp ithal mal talebini azaltır. Azalan ithalatın karşıladığı talep yerli üretimle karşılanmaya başlar. Gümrük vergilerinin ithalatı azaltıcı yerli üretimi artırıcı etkisi toplamda dış ticaret etkisi olarak tanımlanmaktadır.

Uluslararası Anlaşmalarda Gümrük Vergileri

Gümrük vergilerinin uluslararası ticaret üzerindeki piyasa bozucu etkilerin en aza indirilmesi amacıyla uluslararası düzeyde yeknesak uygulama kuralları Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) düzeyinde tanımlanmış ve değişik ekonomik entegrasyon aşamalarının da DTÖ kuralları ile uyumlu olması ilke olarak benimsenmiştir.

Gümrük Vergilerini Etkileyen En Temel Uluslararası Anlaşma: Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması

Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması, uluslararası ilişki içinde bulunan tarafların faaliyetleri uluslararası ilişkiler rejimi tarafından koordine edilmektedir. Bu rejim ilişkileri düzenleyen zımni ve açık olarak belirlenmiş prensiplere, kurallara, ilkelere ve karar alma prosedürlerine dayanmaktadır.

DTÖ’nün gümrük vergileri ile ilgili düzenlemeleri kurucu anlaşma ekinde yer alan GATT 94 Anlaşması, Kıymet Tespit Anlaşması ve Menşei Kuralları Anlaşması olmak üzere üç anlaşmada somutlaşmaktadır. Uluslararası ticarete ilişkin genel ilkeleri şekillendiren uluslararası ticaret rejiminin yarı kamusal çerçevesini oluşturan bir yapı olarak GATT sistemi, uluslararası ticarette esas alınması gerektiğine inanılan bazı ilke ve normlardan oluşmaktadır. Sistemin benimsediği normlar ve ilkeler ışığında uluslararası ticaretin serbestleştirilmesinde önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesini amaçlayan temel ilkeler “GATT 1947 hükümlerinden hareketle, “Üyeler arasında ticarette ayrımcılık yapmama ilkesi”, “Koruma aracı olarak yalnızca tarifelerin kullanılması ilkesi”, “Müzakere ilkesi”, “Tarife indirimlerinin bağlayıcılığı ilkesi” ve “Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıklarda arabuluculuk görevi” şeklinde sayılabilir.

DTÖ, korumanın kaçınılmaz olduğu durumlarda, koruma aracı olarak gümrük vergilerinin kullanılmasını benimsemiştir. Tarifelerde tanımlanan ve tüm taraflara ilan edilen gümrük vergilerine ilişkin oranlar ve diğer hususular ilgili üye ülkeyi bağlayıcıdır. Tarafların bilgilendirilmesini takiben, listede yer alan ürünler “bağlanmış” kabul edilmekte ve ilgili ülke “en çok kayırılan ülke” kuralı gereği diğer tüm ülkelerden ithal etiği Ürünlere karşı taahhüt ettiği gümrük vergisi oranlarını uygulamaktadır.

Gümrük Vergilerine İlişkin Yükümlülükler

DTÖ anlaşmaları kapsamında gümrük vergilerine ilişkin temel düzenlemeler “en çok kayırılan ülke” ve “ulusal muamele yapmama” kurallarının uygulanmasına dayanmaktadır. En çok kayırılan ülke kuralının doğal bir sonucu olarak “Taviz Listeleri” uygulama aracı olarak kullanılmaktadır. Üye ülkeler bu listelerde yer alan gümrük vergisi oranları ile kendilerini bir yıllığına bağlamaktadır. Bu listeler, bir üye ülkenin diğer üyelere uygulayacağı ayrımcı olmayan işlemlerin taahhüt edildiği listelerdir. Taviz listelerini açıklayan ülkeler bu listelerle kendilerini bağlamakta ve dolayısıyla üye ülkeler kendi başlarına taviz uygulamalarından vazgeçememekte veya gümrük vergisi oranlarını tek taraflı olarak değiştirememektedirler. Taviz listeleri sadece ithal eşyanın gümrük işlemleri aşamasında alınan gümrük vergileri açısından bağlayıcıdır. Yani, taviz listeleri ithal eşya üzerinden alınan dahili vergiler açısından bir taahhüt içermemektedir. Gümrük verilerine ilişkin tarife esaslarını belirleyen bu ilkeler ışığında tespit edilen gümrük vergisi oranlarının hangi değerler üzerine uygulanacağı ve değerin nasıl tespit edileceği DTÖ Kurucu Anlaşması’nın ekinde yer alan “Kıymet Tespit Anlaşması” ve “Menşei Kuralları Anlaşması” olmak üzere iki anlaşma ile düzenlenmiştir. Bu anlaşmalar gümrük vergisinin matrahının tespitine ve çoklu tarife cetvellerinde yer alan, hangi oranın uygulanacağının belirlenmesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir.

Gümrük Vergilerinin Sistematik Yapısı

Verginin sistematik yapısı, ilgili vergiyi ortaya çıkaran ve tanımlayan kanunda tanımlanması zorunlu olan esasların tamamı olarak tanımlanabilir. Verginin kurucu unsurları olarak da ifade edilen sistematik yapı içinde verginin konusu, mükellefi, vergiyi doğuran olay, muafiyet ve istisnalar ile verginin oranı bulunmaktadır.

Gümrük Vergisinin Konusu

Verginin konusu, üzerine vergi konulan ve verginin kaynağını oluşturan ekonomik unsur olarak tanımlanabilir. Gümrük vergisinin konusunu esas itibariyle uluslararası ticarete konu eşya oluşturmaktadır. Dolayısıyla gümrük bölgesine giren, çıkan ve bölgeden transit geçen tüm eşyalar gümrük vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Uluslararası vergilemede önemli bir ilke olan, varış yeri ilkesi gereği, gümrük vergisi, eşyanın bir ülke sınırına girişinde alınır. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu açısından da gümrük vergisinin konusunu Türkiye Gümrük Bölgesi’ne (TGB) giren eşya oluşturmaktadır. Türkiye’de “varış yeri ilkesi” gereği, TGB’den transit geçişler ve ihracat işlemleri vergi dışı bırakılmıştır. İhracat işlemleri aşamasında sadece, teminat yatırılarak şartlı giriş¸ yapan eşyanın AB ülkelerine ihracatında alınan “telafi edici vergi” alınmaktadır. Bu vergi dışında, ihracat aşamasında gümrük vergisi alınmamaktadır. Serbest bölgelere alınan eşyalar gümrük vergisinin konusunu oluşturmaz. Çünkü bu bölgeler Gümrük Kanunu da dahil olmak üzere, dış ticaret mevzuatından bağımsız alanlardır. Serbest bölgelerde bulunan eşyaların gümrük vergisinin konusunu oluşturabilmesi için;

  1. serbest bölgede bulunan eşyanın kanuna aykırı olarak tüketilmesi, kullanılması veya kaybedilmesi halinde kaybın kanıtlanamaması,
  2. gümrük vergisine tabi eşyanın serbest bölgeden TGB’ye girmesi olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır. Ancak bu iki koşulda serbest bölgede bulunan bir eşya gümrük vergisinin konusunu oluşturur.

Gümrük Vergisinin Yükümlüsü ve Sorumlusu

Maliye yazınında vergi mükellefi olarak kullanılan bu kavram gümrük kanununda “gümrük yükümlüsü” olarak kullanılmaktadır. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’na göre gümrük yükümlüsü genel olarak gümrük yükümlüklerini yerine getirmek zorunda olan kişidir. Temsil hakkının kullanılması hâlinde, gümrük beyannamesi, eşya sahibi adına hareket eden, doğrudan ve dolaylı temsilciler aracılığıyla verilebilmektedir. Bu durumda beyannameyi imzalayan temsilciler, beyan sahibi sıfatıyla, gümrük idarelerine karşı gümrük yükümlüsüdür.

Gümrük Vergisini Doğuran Olay

Gümrük vergileri açısından vergiyi doğuran olay, “gümrük yükümlüsü tarafından vergi konusu eşyanın TGB’ye girişinin gerçekleştirilmesi ve/veya dış¸ ticaret işlemlerine konu eşyanın gümrük idareleri ile muhatap olması” biçiminde tanımlanabilir. Gümrük Yönetmeliğinin 483. maddesi ithalatta vergiyi doğuran olayı, gerçekleştirilen ithalat işlemine bağlı olarak; “ithali gümrük vergisine tabi eşyaların serbest dolaşıma girmesi” ve “gümrük vergisine tabi eşyanın kısmi muafiyet yoluyla geçici ithalatının gerçekleşmesi” olmak üzere iki farklı esasa bağlanmıştır. Gümrük vergisinde en yaygın karşılaşılan vergiyi doğuran olay şekli, gümrük vergisine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesidir. Gümrük Kanunu’nun 74. maddesinde, TGB’ye gelen eşyanın serbest dolaşıma girmesinin kanunen ödenmesi gereken verginin tahsili ile mümkün olacağı belirtilmiştir.

Gümrük Vergisinde Muafiyet ve İstisnalar

Bu istisna ve muafiyetler sistematikten uzak ve oldukça karışıktır. Neyin muafiyet, neyin istisna olduğunu bazen ayırmak mümkün değildir. İstisna, vergi kanunlarında, vergilendirilmesi planlanan bir konunun kısmen veya tamamen, devamlıya da geçici bir şekilde vergi dışında tutulmasını ifade etmektedir. Muafiyet ise, esasen kanunda kendilerine vergi borcu dogması gerekirken, belirli kişilerin veya gurupların vergi yükümlüsü dışında tutulmalarını ifade etmektedir. Muafiyet de istisna gibi tam, kısmi ya da geçici olabilmektedir. Kanun ve yönetmelikte muafiyet ve istisnalar sayılırken ekonomik etkili gümrük rejimlerine atıfta bulunulmamaktadır. Aslında bu rejimler kapsamında getirilen eşyalar kısmen veya tamamen vergiden istisna tutulmaktadır. Bu rejimler kapsamında giriş? yapan eşyalar için verginin konusu ve vergiyi doğuran olay gerçekleşmiştir. Ancak, verginin konusunu oluşturan bu eşyaların gümrük bölgesi içinde dolaşımını düzenleyen özel şartlar nedeniyle gümrük vergileri tahsil edilmemekte, şartlarını koruduğu sürece teminata bağlanmaktadır. Dolayısıyla, ekonomik etkili rejimler kapsamı gerçekleştirilen ithalatların gümrük vergisinden istisna olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Gümrük Vergisinin Matrah: Eşyanın Gümrük Kıymeti

Eşyanın gümrük kıymeti olarak, Matrah, verginin hesaplanmasında esas alınan değer veya ölçüleri ifade etmek için kullanılan kavramdır. Gümrük vergisinin matrahı, Gümrük Kanun ve Yönetmeliğinde “değer esaslı” olarak tanımlanmıştır. Gümrük Kanunun 24. maddesine göre, gümrük vergisi matrahı “eşyanın gümrük kıymeti” olarak kullanılmakta ve “eşyanın satış bedeli” olarak belirlenmektedir. Satış bedeli, eşyanım satıcı tarafından teslim noktasına kadar yapılan giderler (nakliye, sigorta, ambalaj, yükleme) dahil fiyatıdır. Eşyanın satış fiyatının (dolayısıyla matrahın) uluslararası terminolojide, maliyet (mal bedeli), artı sigorta, artı navlundan oluşan CIF fiyat olduğu anlaşılmaktadır. Böyle bir fiyat satıcıya fiilen ödenen veya ödenecek tutarı ifade etmektedir.

Gümrük Vergisinde Oran ve Tarife

Gümrük vergisinin hesaplanması için, malın gümrük tarife cetvelindeki yerinin (pozisyonunun) bulunması gerekir. Gümrük vergisine tabi malın pozisyonu doğru belirlendiğinde hesaplama kolaylaşmaktadır. Eşyanın tanımlanmasında ve tarife cetvellerinin kullanılması amacıyla geliştirilen “Armonize Sistem Sınıflandırması” (ASS) olarak bilinen eşya tanımlama sisteminden yararlanılmaktadır.

Bölüm: Gümrük Tarife Cetvelinde birbirine benzeyen aynı nitelikteki veya çoğunlukla aynı hammaddeden yapılan eşyayı içine alacak şekilde oluşturulan gruplardır. Armonize sistemde tanımlanan eşyalar 21 bolüm altında sınıflandırılmıştır.

Fasıl: Bölümlerden daha alt düzeyde ve bölümlere nazaran daha çok birbirine benzeyen aynı nitelikteki eşyayı içine alır. Armonize Sistem Kodunu oluşturan altı basamaklı rakam gurubunun ilk iki rakamıyla ifade edilir. GTİP’te esas olarak doksan dokuz olması gerekirken, doksan altı fasıl numarası bulunmaktadır.

Tarife pozisyonu: Gümrük Tarife Cetvelinde fasıla ilişkin ilk iki rakamdan sonra gelen iki rakamla birlikte oluşturulan dörtlü¨ gurubu ifade etmektedir. İlk iki rakam fasıl numarasını, dörtlü rakam gurubu ise pozisyon numarası göstermektedir. Tarife Alt Pozisyonu: Gümrük Tarife Cetvelinde pozisyon numarasını izleyen iki rakam alt pozisyon numarasıdır. Ancak, iki rakam tek başına değil, kendinden önceki dört rakamla birlikte altılı olarak alt pozisyon numarasını oluşturur.

Gümrük Vergilerinin Vergilendirme Süreci

Gümrük Vergisinin Tarhı

Tarh kavramı verginin hesaplanması anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi, mükellefin yazılı beyanı üzerine hesaplanır ki, bu duruma verginin tarhiyatı denir.

Kural olarak, beyan gümrük beyannamesi aracılığı ile yapılır. Beyannamede ithal edilecek eşyanın cinsi, türü niteliği ile gümrük giriş tarife cetvelindeki tertip ve tasnifi belirtilerek uygun şekilde doldurulur. Beyan formu üzerinde gümrük vergilerinin hesaplanmasına ilişkin bolüm üzerinde vergiler hesaplanarak beyan edilir.

Eşyanın Menşe-i ve Menşe Şahadetnamesi

Uluslararası ticaret bağlamında menşe-i, eşyanın uluslararası ticarete katıldığı ilk noktayı ifade etmek için kullanılan teknik bir terimdir. Diğer bir ifadeyle, uluslararası ticarete konu bir eşyanın hangi ülkede üretildiğini ifade etmektedir. Eşyanın hangi ülke menşe-i’ne sahip olduğu “Menşe Şahadetnamesi” ile belirlenmektedir.

Gümrük Kıymet Tespit Esasları

Gümrük vergilerinin en zor ve tartışmalı konularından biri eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesidir. Yukarıda da belirtildiği gibi gümrük vergisinin matrahı satış bedeli yöntemine göre tespit edilir. Eşyanın satış bedelinin belirlenemediği durumda kıymet tespit yöntemleri hiyerarşik olarak kullanılarak vergi hesaplaması yapılır.

Gümrük Vergisinin Tebliğ ve Tahakkuku

Tebliğ ve tahakkuk kavramları vergi borcunu net olarak belirleyen son iki işlem aşamasıdır. Gümrük vergilerinin tebliğ ve tahakkuku, diğer beyan esaslı vergilerde olduğu gibi, birlikte gerçekleşmektedir. Gümrük beyannamesi üzerinde hesaplanarak beyan edilen vergi, gümrük idaresince kontrol edilerek, gümrük vergileri beyanname üzerine yükümlünün imzası alınmak suretiyle tebliğ edilir. Tahakkuk zaman aşımı üç yıl olarak belirlenmiştir. Gümrük vergilerinde tahakkuk olayı iki biçimde gerçekleşmektedir. Yükümlü tarafından gümrük beyannamesinde gösterilen vergi tutarı ile gümrük idaresince hesaplanan vergi tutarının eşit olması halinde vergi tahakkuku gerçekleşmektedir. Bundan sonra, beyanname üzerindeki bildirimler yükümlüyü bağlayıcıdır ve beyanname üzerinde, özel koşullar dışında, düzeltme yapılamaz. itiraz hakkının kullanılması halinde, düzeltme talebi tebliği on beş gün içinde yapılır, Düzeltme talebi üzerine gümrük müdürlüğünce verilen ret kararlarına karşı yedi gün içinde gümrükler başmüdürlüğüne itirazda bulunulmadığı, itiraz üzerine gümrükler başmüdürlüğünce verilen ret kararlarına karşı süresi içinde vergi mahkemesinde dava açılmadığı, vergi mahkemesinde dava açılan durumlarda, yargı süreci sonunda kararın idare lehine kesinleşmesi ve verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte, gümrük vergileri tahakkuk etmiş olur.

Gümrük Vergisinde Ödeme ve Teminat

Gümrük vergileri, her koşulda ödenmesi zorunluluk gerektirmemektedir. Şartlı muafiyet rejimlerine tabi tutulan eşyalara ilişkin doğan gümrük vergi yükümlülüğü, eşya rejim hükümleri altında kaldığı sürece teminata bağlanmaktadır. Örneğin, ithal hammadde ve yarı mamullerin Türkiye Gümrük Bölgesinde işlenerek işlenmiş ürün içinde ihracatını düzenleyen Dahilde işleme Rejimi altında ithal edilen eşyaya ilişkin gümrük vergi yükümlülüğü doğmuş olmakla birlikte, ödenmeyip teminata bağlanmaktadır.

Vergilerin Ödenmesi

Gümrük vergilerinin ödenme zamanı verginin tahakkuk ve tebliğˆ işlemlerine göre farklılaşmaktadır. Tahakkuk ve tebliği aynı anda gerçekleşen, gümrük vergisinin tamamı tebliğ tarihinden itibaren her an ödenebilecek aşamaya gelmiştir. Gümrük vergileri TL cinsinden ödenmektedir. Kanunda ödemenin yapılması açısından herhangi bir süre belirtilmemiştir. Ancak, eşyanın gümrük gözetimine girdiği andan itibaren gümrük beyan işlemlerinin yirmi veya kırk beş günlük süreler içinde tamamlanması gerekmektedir.

Vergilerin Teminata Bağlanması

Gümrük idareleri, gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere gerekli gördükleri durumlarda teminat isteyebilirler. Teminat olarak kabul edilen değerler;

  1. Para,
  2. Bankalar ve Özel Finans Kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
  3. Hazine devlet iç¸borçlanma senetleri,
  4. Kamu kurumlarınca verilen garanti mektupları
  5. T.C. Merkez Bankasınca konvertibl kabul edilen dövizlerdir.

Gümrük Vergisinin Geri Verilmesi ve Kaldırılması

Gümrük Kanunu’nda “geri verme” kavramı vergilerin “iadesi” kavramı yerine, “kaldırma” kavramı ise “terkin” ve “alacaktan vazgeçme” kavramlarını kapsayacak biçimde kullanılmaktadır. Çünkü kaldırma kavramı henüz ödenmemiş¸ gümrük vergilerinin tamamen veya kısmen alınmamasına karar verilmesi anlamına gelmektedir. Gümrük Kanunu’nun 210. ve 211. maddelerinde yasal açıdan ödenmesi gerektiği halde, tahakkuk ettirilen, ancak henüz ödenmemiş¸ gümrük vergilerinin kaldırılması benimsenmiştir. Bunlar, vergilerin hatalı ödenmesi veya tahakkuku, sözleşme hükümlerine aykırı çıkan eşya, diğer haller ve beyannamenin iptalidir.

Teorik Açıdan Gümrük Vergileri

Tanım, amaç¸ ve kapsam; Gümrük kavramı, uluslararası ticari faaliyetlerin ülkeler arası geçiş işlem süreç ve şekillerini tanımlamada kullanılan referans bir kavramdır. Uluslararası ticari faaliyetlerin ülke çıkarlarına uygun yürütülmesini sağlamak, uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin etmek, insan, çevre ve ekonomik çıkarların korunması amacıyla uluslararası ticari faaliyetlerin yasallık denetimin yapılması önemli bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun gereği olarak yapılan denetim faaliyetleri gümrük işlemleri, denetim faaliyetini gerçekleştiren idari yapılanmalara gümrük idaresi, gümrük işlemleri ile muhatap olanların üstlendiği yükümlülükler gümrük yükümlülükleri, bu yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu tutulanlara gümrük yükümlüsü, gümrük yükümlülükleri kapsamında tanımlanan mali yükümlülüklere ise genel olarak gümrük vergisi denilmektedir. Gümrük vergisi, bir eşyanın bir ülkenin gümrük bölgesini tanımlayan sınırlardan, ithalat, ihracat veya transit seklinde geçişi sırasında miktar veya değer üzerinden alınan vergiler, biçiminde tanımlanabilir. Eşyanın gümrük işlemlerine konu edilişi açısından bakıldığında gümrük vergileri ihracat vergisi, ithalat vergisi ve transit vergisi olarak sınıflandırılabilmektedir. Uluslararası ticaret üzerinde çifte vergilemenin önlenmesi ve fiyatların, maliyet artı kar formülüne dayanan, piyasa fiyatı düzeyinde oluşmasına katkı sağlamak amacıyla uluslararası ticarette varış yeri ilkesi benimsenmiştir. Varış yeri ilkesine göre uluslararası ticarete katılan bir eşyanın ihracatçı ülkede gümrük vergisi alınmadan ithalatçı ülkede vergilendirilmesi esası benimsenmiştir.

Gümrük Vergilerinin Özellikleri

Gümrük vergilerinin genel özellikleri: Bir kamu gelir türü olması, İktisat politikası aracı olması, uluslararası anlaşmalar tarafından şekillendirilmesi, dolaylı vergi olup, harcama vergileri arasında yer alması, vergi tahsil ve uyum maliyetlerinin düşük olması, tarafsız bir vergi olması ve özel ihtisas gerektirmesi, biçiminde sıralanabilir.

Kuramsal açıdan gümrük vergileri, harcama vergileri kapsamında değerlendirilmektedir. Gümrük vergileri de mali ve sosyo-ekonomik amaçlarla gümrük bölgesi sınırlarında gerçekleştirilen mal ve hizmet hareketlerinden alınmaktadır. Gümrük vergileri, kaynakta tahsil edilebilmeleri, mükellef gurubunun nitelikli oluşu, gümrük kapılarındaki görevli elemanlar tarafından tahsil edilmeleri dolaysıyla tahsil maliyetleri düşük olduğu için mali amaca oldukça iyi hizmet edebilmektedirler. Ekonomik faaliyetlerin çeşitlenip hacim olarak artması, devlete yeni gelir kaynakları yaratması ve dış ticaretin serbestleştirilmesine yönelik politikalarla gümrük vergileri mali amaçtan ziyade ekonomik amaçlarla tahsil edilmeye başlanmıştır. Gümrük vergileri objektif ve tarafsız vergilerdir. Çünkü, gümrük vergileri mükellefin şahsi özelliklerinden bağımsız tarh edilebilmektedir. Verginin tarhında mükellef kaynaklı neredeyse hiçbir ayrıcalık tanınmamaktadır. Diplomat muaflığı gibi mükellef kayaklı vergi ayrıcalıkları olmakla birlikte tanınan ayrıcalığın eşyanın ticari boyut ve karakterine bağlı olmadığı görülmektedir. Gümrük vergilerinin yönetimi özel ihtisas gerektirdiydi için bu vergilerin yönetimi gümrük idarelerine bırakılmıştır. Gümrük vergilerinin hesaplanmasında yararlanılan gümrük tarifelerinde aynı eşya için birbirinden farklı vergi oranları tanımlanmıştır. Dünya Ticaret Örgütü kuralları gereği gümrük vergilerinin tarifeye bağlanması ve tarifelerin ilgili mali yıl için bağlayıcı biçimde ilan edilmesi gerekmektedir. Tarifelerde, DTÖ standartlarından daha fazla serbestlik tanıyan ve düşük oranda gümrük vergisi alınmasına imkân sağlayan ekonomik entegrasyonlara izin verilebilmektedir. Bu nedenle tarifelerde aynı eşya için farklı gümrük vergisi oranları tanımlanabilmektedir. Hangi oranın uygulanacağı ilgili ekonomik entegrasyon anlaşması hükümlerine bağlı olarak değişecektir.

Gümrük Vergilerinin Ekonomik Etkileri

Gümrük vergilerinin ekonomik etkileri mikro düzeyden başlayarak makro boyutlara ulaşmaktadır. Aslında makro düzeydeki etkiler, mikro etkilerin toplu sonucu olarak meydana gelmektedir. Uluslararası ekonomi literatüründe gümrük vergilerinin mikro etkileri koruma (üretim), gelir, tüketim, dış ticaret ve bölüşüm etkileri olarak sayılmaktadır. Bu beş etki belirli kısıtlama ve varsayımlar altında somuta indirgenerek kısmi denge analizi yardımıyla açıklanmaktadır.

Koruma etkisi : Koruma etkisi vergilemenin iktisadi amacına hizmet etmektedir. Gümrük vergilerinin yansıma mekanizmasından yararlanılarak fiyata yüklenmesi ile iki sonuç doğurmaktadır. Bunlardan ilki, ithalat hacminin daralması ve ikincisi ise fiyat artışlarından gelir sağlamak isteyen yerli üreticilerin üretim kapasitelerini artırmalarıdır. Yerli üreticilerin kapasite artırımına gitmeleri koruma etkisinin bir sonucudur. Vergiler yardımıyla yapay olarak ithalat hacmi daraltılarak yerli üreticiye faaliyet alanı açılmaktadır. Koruma etkisinin olumsuzluğu yerli üreticilerin marjinal maliyetlerin üzerinde üretim gerçekleştirmelerinden kaynaklanmakta olup üretim etkisi olarak da tanımlanmaktadır. Gümrük vergileri yerli firmaların yüksek marjinal maliyetler altında üretim yapmalarını sağlamaktadır. Bu nedenle koruma etkisinin kaynak dağılım etkinliğini bozduğu ve olumsuz bir etki olduğu savunulmaktadır.

Gelir etkisi: Gelir etkisi, gümrük vergilerinin mali amacının bir ürünüdür. Devletin gümrük vergilerinden gelir sağlamasını ifade eder. Gelir etkisi verginin konusu olan mal ve hizmetlerin işlem hacmi, uygulanan oran ve malın fiyat talep esnekliğine bağlıdır.

Tüketim etkisi : Tüketim etkisi gümrük vergilerin toplam tüketimi azaltıcı etkisini ifade etmektedir. İthalat maliyetlerine gümrük vergisinin girmesi ithalatı pahalılaştırmaktadır. Bu ise iki sonucu beraberinde getirmektedir. İlki ithalat hacminde görülen daralmadır.

Bölüşüm etkisi: Gümrük vergilerinin uygulanması üretici rantı yaratarak gelirin yeniden dağıtılmasını sağlar.

Dış ticaret etkisi : Uygulanan bir gümrük vergisi öncelikli olarak ithalatı pahalılaştırıp ithal mal talebini azaltır. Azalan ithalatın karşıladığı talep yerli üretimle karşılanmaya başlar. Gümrük vergilerinin ithalatı azaltıcı yerli üretimi artırıcı etkisi toplamda dış ticaret etkisi olarak tanımlanmaktadır.

Uluslararası Anlaşmalarda Gümrük Vergileri

Gümrük vergilerinin uluslararası ticaret üzerindeki piyasa bozucu etkilerin en aza indirilmesi amacıyla uluslararası düzeyde yeknesak uygulama kuralları Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) düzeyinde tanımlanmış ve değişik ekonomik entegrasyon aşamalarının da DTÖ kuralları ile uyumlu olması ilke olarak benimsenmiştir.

Gümrük Vergilerini Etkileyen En Temel Uluslararası Anlaşma: Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması

Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması, uluslararası ilişki içinde bulunan tarafların faaliyetleri uluslararası ilişkiler rejimi tarafından koordine edilmektedir. Bu rejim ilişkileri düzenleyen zımni ve açık olarak belirlenmiş prensiplere, kurallara, ilkelere ve karar alma prosedürlerine dayanmaktadır.

DTÖ’nün gümrük vergileri ile ilgili düzenlemeleri kurucu anlaşma ekinde yer alan GATT 94 Anlaşması, Kıymet Tespit Anlaşması ve Menşei Kuralları Anlaşması olmak üzere üç anlaşmada somutlaşmaktadır. Uluslararası ticarete ilişkin genel ilkeleri şekillendiren uluslararası ticaret rejiminin yarı kamusal çerçevesini oluşturan bir yapı olarak GATT sistemi, uluslararası ticarette esas alınması gerektiğine inanılan bazı ilke ve normlardan oluşmaktadır. Sistemin benimsediği normlar ve ilkeler ışığında uluslararası ticaretin serbestleştirilmesinde önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesini amaçlayan temel ilkeler “GATT 1947 hükümlerinden hareketle, “Üyeler arasında ticarette ayrımcılık yapmama ilkesi”, “Koruma aracı olarak yalnızca tarifelerin kullanılması ilkesi”, “Müzakere ilkesi”, “Tarife indirimlerinin bağlayıcılığı ilkesi” ve “Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıklarda arabuluculuk görevi” şeklinde sayılabilir.

DTÖ, korumanın kaçınılmaz olduğu durumlarda, koruma aracı olarak gümrük vergilerinin kullanılmasını benimsemiştir. Tarifelerde tanımlanan ve tüm taraflara ilan edilen gümrük vergilerine ilişkin oranlar ve diğer hususular ilgili üye ülkeyi bağlayıcıdır. Tarafların bilgilendirilmesini takiben, listede yer alan ürünler “bağlanmış” kabul edilmekte ve ilgili ülke “en çok kayırılan ülke” kuralı gereği diğer tüm ülkelerden ithal etiği Ürünlere karşı taahhüt ettiği gümrük vergisi oranlarını uygulamaktadır.

Gümrük Vergilerine İlişkin Yükümlülükler

DTÖ anlaşmaları kapsamında gümrük vergilerine ilişkin temel düzenlemeler “en çok kayırılan ülke” ve “ulusal muamele yapmama” kurallarının uygulanmasına dayanmaktadır. En çok kayırılan ülke kuralının doğal bir sonucu olarak “Taviz Listeleri” uygulama aracı olarak kullanılmaktadır. Üye ülkeler bu listelerde yer alan gümrük vergisi oranları ile kendilerini bir yıllığına bağlamaktadır. Bu listeler, bir üye ülkenin diğer üyelere uygulayacağı ayrımcı olmayan işlemlerin taahhüt edildiği listelerdir. Taviz listelerini açıklayan ülkeler bu listelerle kendilerini bağlamakta ve dolayısıyla üye ülkeler kendi başlarına taviz uygulamalarından vazgeçememekte veya gümrük vergisi oranlarını tek taraflı olarak değiştirememektedirler. Taviz listeleri sadece ithal eşyanın gümrük işlemleri aşamasında alınan gümrük vergileri açısından bağlayıcıdır. Yani, taviz listeleri ithal eşya üzerinden alınan dahili vergiler açısından bir taahhüt içermemektedir. Gümrük verilerine ilişkin tarife esaslarını belirleyen bu ilkeler ışığında tespit edilen gümrük vergisi oranlarının hangi değerler üzerine uygulanacağı ve değerin nasıl tespit edileceği DTÖ Kurucu Anlaşması’nın ekinde yer alan “Kıymet Tespit Anlaşması” ve “Menşei Kuralları Anlaşması” olmak üzere iki anlaşma ile düzenlenmiştir. Bu anlaşmalar gümrük vergisinin matrahının tespitine ve çoklu tarife cetvellerinde yer alan, hangi oranın uygulanacağının belirlenmesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir.

Gümrük Vergilerinin Sistematik Yapısı

Verginin sistematik yapısı, ilgili vergiyi ortaya çıkaran ve tanımlayan kanunda tanımlanması zorunlu olan esasların tamamı olarak tanımlanabilir. Verginin kurucu unsurları olarak da ifade edilen sistematik yapı içinde verginin konusu, mükellefi, vergiyi doğuran olay, muafiyet ve istisnalar ile verginin oranı bulunmaktadır.

Gümrük Vergisinin Konusu

Verginin konusu, üzerine vergi konulan ve verginin kaynağını oluşturan ekonomik unsur olarak tanımlanabilir. Gümrük vergisinin konusunu esas itibariyle uluslararası ticarete konu eşya oluşturmaktadır. Dolayısıyla gümrük bölgesine giren, çıkan ve bölgeden transit geçen tüm eşyalar gümrük vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Uluslararası vergilemede önemli bir ilke olan, varış yeri ilkesi gereği, gümrük vergisi, eşyanın bir ülke sınırına girişinde alınır. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu açısından da gümrük vergisinin konusunu Türkiye Gümrük Bölgesi’ne (TGB) giren eşya oluşturmaktadır. Türkiye’de “varış yeri ilkesi” gereği, TGB’den transit geçişler ve ihracat işlemleri vergi dışı bırakılmıştır. İhracat işlemleri aşamasında sadece, teminat yatırılarak şartlı giriş¸ yapan eşyanın AB ülkelerine ihracatında alınan “telafi edici vergi” alınmaktadır. Bu vergi dışında, ihracat aşamasında gümrük vergisi alınmamaktadır. Serbest bölgelere alınan eşyalar gümrük vergisinin konusunu oluşturmaz. Çünkü bu bölgeler Gümrük Kanunu da dahil olmak üzere, dış ticaret mevzuatından bağımsız alanlardır. Serbest bölgelerde bulunan eşyaların gümrük vergisinin konusunu oluşturabilmesi için;

  1. serbest bölgede bulunan eşyanın kanuna aykırı olarak tüketilmesi, kullanılması veya kaybedilmesi halinde kaybın kanıtlanamaması,
  2. gümrük vergisine tabi eşyanın serbest bölgeden TGB’ye girmesi olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır. Ancak bu iki koşulda serbest bölgede bulunan bir eşya gümrük vergisinin konusunu oluşturur.

Gümrük Vergisinin Yükümlüsü ve Sorumlusu

Maliye yazınında vergi mükellefi olarak kullanılan bu kavram gümrük kanununda “gümrük yükümlüsü” olarak kullanılmaktadır. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’na göre gümrük yükümlüsü genel olarak gümrük yükümlüklerini yerine getirmek zorunda olan kişidir. Temsil hakkının kullanılması hâlinde, gümrük beyannamesi, eşya sahibi adına hareket eden, doğrudan ve dolaylı temsilciler aracılığıyla verilebilmektedir. Bu durumda beyannameyi imzalayan temsilciler, beyan sahibi sıfatıyla, gümrük idarelerine karşı gümrük yükümlüsüdür.

Gümrük Vergisini Doğuran Olay

Gümrük vergileri açısından vergiyi doğuran olay, “gümrük yükümlüsü tarafından vergi konusu eşyanın TGB’ye girişinin gerçekleştirilmesi ve/veya dış¸ ticaret işlemlerine konu eşyanın gümrük idareleri ile muhatap olması” biçiminde tanımlanabilir. Gümrük Yönetmeliğinin 483. maddesi ithalatta vergiyi doğuran olayı, gerçekleştirilen ithalat işlemine bağlı olarak; “ithali gümrük vergisine tabi eşyaların serbest dolaşıma girmesi” ve “gümrük vergisine tabi eşyanın kısmi muafiyet yoluyla geçici ithalatının gerçekleşmesi” olmak üzere iki farklı esasa bağlanmıştır. Gümrük vergisinde en yaygın karşılaşılan vergiyi doğuran olay şekli, gümrük vergisine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesidir. Gümrük Kanunu’nun 74. maddesinde, TGB’ye gelen eşyanın serbest dolaşıma girmesinin kanunen ödenmesi gereken verginin tahsili ile mümkün olacağı belirtilmiştir.

Gümrük Vergisinde Muafiyet ve İstisnalar

Bu istisna ve muafiyetler sistematikten uzak ve oldukça karışıktır. Neyin muafiyet, neyin istisna olduğunu bazen ayırmak mümkün değildir. İstisna, vergi kanunlarında, vergilendirilmesi planlanan bir konunun kısmen veya tamamen, devamlıya da geçici bir şekilde vergi dışında tutulmasını ifade etmektedir. Muafiyet ise, esasen kanunda kendilerine vergi borcu dogması gerekirken, belirli kişilerin veya gurupların vergi yükümlüsü dışında tutulmalarını ifade etmektedir. Muafiyet de istisna gibi tam, kısmi ya da geçici olabilmektedir. Kanun ve yönetmelikte muafiyet ve istisnalar sayılırken ekonomik etkili gümrük rejimlerine atıfta bulunulmamaktadır. Aslında bu rejimler kapsamında getirilen eşyalar kısmen veya tamamen vergiden istisna tutulmaktadır. Bu rejimler kapsamında giriş? yapan eşyalar için verginin konusu ve vergiyi doğuran olay gerçekleşmiştir. Ancak, verginin konusunu oluşturan bu eşyaların gümrük bölgesi içinde dolaşımını düzenleyen özel şartlar nedeniyle gümrük vergileri tahsil edilmemekte, şartlarını koruduğu sürece teminata bağlanmaktadır. Dolayısıyla, ekonomik etkili rejimler kapsamı gerçekleştirilen ithalatların gümrük vergisinden istisna olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Gümrük Vergisinin Matrah: Eşyanın Gümrük Kıymeti

Eşyanın gümrük kıymeti olarak, Matrah, verginin hesaplanmasında esas alınan değer veya ölçüleri ifade etmek için kullanılan kavramdır. Gümrük vergisinin matrahı, Gümrük Kanun ve Yönetmeliğinde “değer esaslı” olarak tanımlanmıştır. Gümrük Kanunun 24. maddesine göre, gümrük vergisi matrahı “eşyanın gümrük kıymeti” olarak kullanılmakta ve “eşyanın satış bedeli” olarak belirlenmektedir. Satış bedeli, eşyanım satıcı tarafından teslim noktasına kadar yapılan giderler (nakliye, sigorta, ambalaj, yükleme) dahil fiyatıdır. Eşyanın satış fiyatının (dolayısıyla matrahın) uluslararası terminolojide, maliyet (mal bedeli), artı sigorta, artı navlundan oluşan CIF fiyat olduğu anlaşılmaktadır. Böyle bir fiyat satıcıya fiilen ödenen veya ödenecek tutarı ifade etmektedir.

Gümrük Vergisinde Oran ve Tarife

Gümrük vergisinin hesaplanması için, malın gümrük tarife cetvelindeki yerinin (pozisyonunun) bulunması gerekir. Gümrük vergisine tabi malın pozisyonu doğru belirlendiğinde hesaplama kolaylaşmaktadır. Eşyanın tanımlanmasında ve tarife cetvellerinin kullanılması amacıyla geliştirilen “Armonize Sistem Sınıflandırması” (ASS) olarak bilinen eşya tanımlama sisteminden yararlanılmaktadır.

Bölüm: Gümrük Tarife Cetvelinde birbirine benzeyen aynı nitelikteki veya çoğunlukla aynı hammaddeden yapılan eşyayı içine alacak şekilde oluşturulan gruplardır. Armonize sistemde tanımlanan eşyalar 21 bolüm altında sınıflandırılmıştır.

Fasıl: Bölümlerden daha alt düzeyde ve bölümlere nazaran daha çok birbirine benzeyen aynı nitelikteki eşyayı içine alır. Armonize Sistem Kodunu oluşturan altı basamaklı rakam gurubunun ilk iki rakamıyla ifade edilir. GTİP’te esas olarak doksan dokuz olması gerekirken, doksan altı fasıl numarası bulunmaktadır.

Tarife pozisyonu: Gümrük Tarife Cetvelinde fasıla ilişkin ilk iki rakamdan sonra gelen iki rakamla birlikte oluşturulan dörtlü¨ gurubu ifade etmektedir. İlk iki rakam fasıl numarasını, dörtlü rakam gurubu ise pozisyon numarası göstermektedir. Tarife Alt Pozisyonu: Gümrük Tarife Cetvelinde pozisyon numarasını izleyen iki rakam alt pozisyon numarasıdır. Ancak, iki rakam tek başına değil, kendinden önceki dört rakamla birlikte altılı olarak alt pozisyon numarasını oluşturur.

Gümrük Vergilerinin Vergilendirme Süreci

Gümrük Vergisinin Tarhı

Tarh kavramı verginin hesaplanması anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi, mükellefin yazılı beyanı üzerine hesaplanır ki, bu duruma verginin tarhiyatı denir.

Kural olarak, beyan gümrük beyannamesi aracılığı ile yapılır. Beyannamede ithal edilecek eşyanın cinsi, türü niteliği ile gümrük giriş tarife cetvelindeki tertip ve tasnifi belirtilerek uygun şekilde doldurulur. Beyan formu üzerinde gümrük vergilerinin hesaplanmasına ilişkin bolüm üzerinde vergiler hesaplanarak beyan edilir.

Eşyanın Menşe-i ve Menşe Şahadetnamesi

Uluslararası ticaret bağlamında menşe-i, eşyanın uluslararası ticarete katıldığı ilk noktayı ifade etmek için kullanılan teknik bir terimdir. Diğer bir ifadeyle, uluslararası ticarete konu bir eşyanın hangi ülkede üretildiğini ifade etmektedir. Eşyanın hangi ülke menşe-i’ne sahip olduğu “Menşe Şahadetnamesi” ile belirlenmektedir.

Gümrük Kıymet Tespit Esasları

Gümrük vergilerinin en zor ve tartışmalı konularından biri eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesidir. Yukarıda da belirtildiği gibi gümrük vergisinin matrahı satış bedeli yöntemine göre tespit edilir. Eşyanın satış bedelinin belirlenemediği durumda kıymet tespit yöntemleri hiyerarşik olarak kullanılarak vergi hesaplaması yapılır.

Gümrük Vergisinin Tebliğ ve Tahakkuku

Tebliğ ve tahakkuk kavramları vergi borcunu net olarak belirleyen son iki işlem aşamasıdır. Gümrük vergilerinin tebliğ ve tahakkuku, diğer beyan esaslı vergilerde olduğu gibi, birlikte gerçekleşmektedir. Gümrük beyannamesi üzerinde hesaplanarak beyan edilen vergi, gümrük idaresince kontrol edilerek, gümrük vergileri beyanname üzerine yükümlünün imzası alınmak suretiyle tebliğ edilir. Tahakkuk zaman aşımı üç yıl olarak belirlenmiştir. Gümrük vergilerinde tahakkuk olayı iki biçimde gerçekleşmektedir. Yükümlü tarafından gümrük beyannamesinde gösterilen vergi tutarı ile gümrük idaresince hesaplanan vergi tutarının eşit olması halinde vergi tahakkuku gerçekleşmektedir. Bundan sonra, beyanname üzerindeki bildirimler yükümlüyü bağlayıcıdır ve beyanname üzerinde, özel koşullar dışında, düzeltme yapılamaz. itiraz hakkının kullanılması halinde, düzeltme talebi tebliği on beş gün içinde yapılır, Düzeltme talebi üzerine gümrük müdürlüğünce verilen ret kararlarına karşı yedi gün içinde gümrükler başmüdürlüğüne itirazda bulunulmadığı, itiraz üzerine gümrükler başmüdürlüğünce verilen ret kararlarına karşı süresi içinde vergi mahkemesinde dava açılmadığı, vergi mahkemesinde dava açılan durumlarda, yargı süreci sonunda kararın idare lehine kesinleşmesi ve verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte, gümrük vergileri tahakkuk etmiş olur.

Gümrük Vergisinde Ödeme ve Teminat

Gümrük vergileri, her koşulda ödenmesi zorunluluk gerektirmemektedir. Şartlı muafiyet rejimlerine tabi tutulan eşyalara ilişkin doğan gümrük vergi yükümlülüğü, eşya rejim hükümleri altında kaldığı sürece teminata bağlanmaktadır. Örneğin, ithal hammadde ve yarı mamullerin Türkiye Gümrük Bölgesinde işlenerek işlenmiş ürün içinde ihracatını düzenleyen Dahilde işleme Rejimi altında ithal edilen eşyaya ilişkin gümrük vergi yükümlülüğü doğmuş olmakla birlikte, ödenmeyip teminata bağlanmaktadır.

Vergilerin Ödenmesi

Gümrük vergilerinin ödenme zamanı verginin tahakkuk ve tebliğˆ işlemlerine göre farklılaşmaktadır. Tahakkuk ve tebliği aynı anda gerçekleşen, gümrük vergisinin tamamı tebliğ tarihinden itibaren her an ödenebilecek aşamaya gelmiştir. Gümrük vergileri TL cinsinden ödenmektedir. Kanunda ödemenin yapılması açısından herhangi bir süre belirtilmemiştir. Ancak, eşyanın gümrük gözetimine girdiği andan itibaren gümrük beyan işlemlerinin yirmi veya kırk beş günlük süreler içinde tamamlanması gerekmektedir.

Vergilerin Teminata Bağlanması

Gümrük idareleri, gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere gerekli gördükleri durumlarda teminat isteyebilirler. Teminat olarak kabul edilen değerler;

  1. Para,
  2. Bankalar ve Özel Finans Kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
  3. Hazine devlet iç¸borçlanma senetleri,
  4. Kamu kurumlarınca verilen garanti mektupları
  5. T.C. Merkez Bankasınca konvertibl kabul edilen dövizlerdir.

Gümrük Vergisinin Geri Verilmesi ve Kaldırılması

Gümrük Kanunu’nda “geri verme” kavramı vergilerin “iadesi” kavramı yerine, “kaldırma” kavramı ise “terkin” ve “alacaktan vazgeçme” kavramlarını kapsayacak biçimde kullanılmaktadır. Çünkü kaldırma kavramı henüz ödenmemiş¸ gümrük vergilerinin tamamen veya kısmen alınmamasına karar verilmesi anlamına gelmektedir. Gümrük Kanunu’nun 210. ve 211. maddelerinde yasal açıdan ödenmesi gerektiği halde, tahakkuk ettirilen, ancak henüz ödenmemiş¸ gümrük vergilerinin kaldırılması benimsenmiştir. Bunlar, vergilerin hatalı ödenmesi veya tahakkuku, sözleşme hükümlerine aykırı çıkan eşya, diğer haller ve beyannamenin iptalidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!