Uluslararası İşletmecilik Dersi 1. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Uluslararası İşletmecilik Dersi 1. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Uluslararası İşletmecilik: Temel Kavramlar

Küreselleşme

Küreselleşme, bileşenlerinin birbirleriyle daha fazla bütünleştiği ve karşılıklı bağımlılıklarının arttığı bir dünya ekonomisine doğru yönelim demektir. Küreselleşmenin iki alt boyutu vardır;

  1. Pazarların küreselleşmesi
  2. Üretimin küreselleşmesi

Pazarların küreselleşmesi, birbirlerinden ayrı ve farklı ulusal pazarların bir büyük küresel pazar altında birleşmesidir. Sınır ötesi ticaret engellerinin azalması uluslararası satışı kolaylaştırmıştır. Farklı ülkelerdeki tüketicilerin zevk ve tercihlerinin bazı küresel normlar üzerinde yakınsamaya başladığı ve bu durumun küresel bir pazarı ortaya çıkarttığı son yıllarda sıkça tekrarlanan bir görüştür. Akıllı cep telefonu, spor ayakkabıları, gazlı içecek ve hızlı gıda ürünleri gibi tüketici ürünleri bu eğilimin ilk akla gelen örnekleridir. Yukarıdaki ürünlerde dünyada pazar lideri olan işletmeler, bu eğilimden yalnızca faydalanmayan, aynı zamanda bu eğilimi kolaylaştıran örgütsel aktörlerdir. Bu işletmeler, aynı temel ürünü dünyanın her yerinde sunarak, küresel bir pazar oluşumuna katkı sağlarlar.

Her ne kadar, tüm pazarlarda küreselleşme eğilimi gözlense de, en fazla küreselleşme evrensel gereksinimleri karşılayan emtia, teknolojik ve finansal ürünler gibi endüstriyel ürün pazarlarında yaşanmaktadır. Tüketim ürünleri pazarında, coğrafi, kültürel, dağıtım kanalları, değerler, iş sistemleri ve yasal düzenlemeler gibi unsurlar nedeniyle tüketicilerin zevk ve tercihlerindeki farklılıklar çok daha ciddi düzeydedir.

Üretimin küreselleşmesi, üretim faktörlerinin (emek, enerji, toprak, sermaye vb.) maliyet ve kalitede ülkeler arası farklılıklardan faydalanmak için dünya çapında ürün tedariki gerçekleştirmek demektir. Böylece işletmeler, toplam maliyetlerini düşürmeyi ve/veya ürünlerinin kalite ya da işlevselliğini yükseltmeyi ve böylece daha etkili rekabet etmeyi umut etmektedir.

Dünyanın en büyük yolcu uçağı üreticisinin, 2007’de üretmeye başladığı uzun mesafe uçağının imalatı, üretimin küreselleşmesini anlamak için güzel bir örnektir. Uçağın kanatları Japon; yatay dengeleyicileri İtalyan ve G. Koreli; gövde kısımları İtalyan, Amerikan ve G. Koreli; yolcu kapıları Fransız; kargo, servis ve mürettebat çıkış kapıları İsveçli; döşeme kirişleri Hintli; kablo sistemi Fransız; kanat uçları, kanat kaplamaları, tekerlek yuvası bölümü ve lonjeronlar G. Koreli; iniş takımları İngiliz ve Fransız; güç dağıtım ve yönetim sistemleri ile iklimlendirme sistemleri Amerikan ve yazılımı Hintli işletmeler tarafından üretilmektedir. Üretimin küreselleşmesi denildiğinde akla öncelikle imalat sektörü gelse de; giderek daha fazla işletme, internetten faydalanarak başka ülkelerde düşük maliyetli işletmelerden hizmet satın almaktadır.

Küreselleşme eğilimini iki unsur önemli ölçüde etkilemiştir;

  • II. Dünya Savaşı’nın sonundan başlayarak ürünlerin ve sermayenin ülkeler arası serbest dolaşımının önündeki engellerin kalkmaya başlaması
  • Teknolojik değişim ve özellikle, iletişim, bilgi işleme ve ulaşım teknolojilerindeki büyük ilerlemeler

II. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan Gümrük Vergileri ve Ticaret Anlaşması (GATT) ve onun temelleri üzerine kurulan Dünya Ticaret Örgütü (WTO); hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki gümrük vergilerinin ve diğer ticaret ve yatırım engellerinin azaltılmasında önemli rol oynamıştır.

Küresel pazarların ve üretimin ortaya çıkmasında, ticaret ve yatırım engellerinin kalkmaya başlamasının yanında teknolojik ilerlemeler de önemli rol oynamıştır.

Uluslararası İşletme, Ticaret ve Yatırım

İşletmenin üst düzey yönetim ofislerinin ve üst düzey yönetimi doğrudan destekleyen çalışanlarının bulunduğu ülkeye ana ülke denir. İşletmenin araştırma-geliştirme (Ar- Ge), tedarik, üretim ve pazarlama gibi işletmecilik faaliyetlerinin gerçekleştiği yabancı ülkeye ev sahibi ülke denir. Uluslararası işletme, uluslararası ticaret ve/veya uluslararası yatırım yapan işletmedir. Uluslararası ticaret, ürünlerin sınırlar ötesi değişimidir. Uluslararası yatırım, işletmenin varlıklarını başka bir ülkeye aktarması ya da başka bir ülkeden varlıkları satın alması demektir. Bu varlıklara sermaye, teknoloji, yönetsel yetenek ve imalat altyapısı dâhildir. İktisatçılar bu varlıklara “üretim faktörleri” adını verirler. Ticaret, ürünlerin ulusal sınırları aşmasını ifade ederken; yatırım, işletmenin kendisinin yurtdışındaki varlıkların sahipliğini edinmek üzere sınırları aşması anlamına gelmektedir.

Uluslararası işletmecilik, yalnızca büyük ve kaynağı çok olan işletmelerle ilgili değildir. Pek çok küçük ve orta boy işletme (KOBİ) de uluslararası işletme olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Özel bir uluslararası KOBİ çeşidi, küresel doğan işletmedir. Küresel doğan işletme, kuruluşunun hemen başında uluslararası işletmeciliğe girişen ve hızlı bir biçimde yabancı pazarlara açılan genç bir işletmedir.

Birden çok ülkede işletmecilik faaliyetlerine sahiplik yoluyla katılan işletmeye çokuluslu işletme (ÇUİ) denir. Sahiplik, dört şekilde gerçekleşebilir:

  • Tamamen sahip olunan bağlı işletme yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmeyi satın alma ya da işletmeyi kurma yoluyla tamamen sahip olma.
  • Bağlı işletme yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmenin çoğunluk ortağı olma (işletme hisselerinin % 50’sinden fazlasına sahip olma).
  • Eşit hissedarlık yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmenin eşit hisseye sahip ortaklarından biri olma (örn. dört ortak varsa, her birinin işletme hisselerinin % 25’ine sahip olması).
  • İlişkili işletme yoluyla: İşletmenin azınlık ortağı olma (örn. işletme hisselerinin % 50’sinden azına sahip olma).

Bir işletme yalnızca uluslararası ticaret yoluyla da uluslararasılaşabilir. Uluslararası ticaret, ihracat ya da ithalat yoluyla gerçekleşebilir. İhracat, ana ülke ya da başka bir ülkede üretilen ürünlerin başka ülke ya da ülkelerdeki müşteri ya da müşterilere satılmasıdır. İthalat, ana ülke dışındaki tedarikçilerden ürün satın alınmasıdır. Bütün ÇUİ’ler, aynı zamanda uluslararası işletmelerdir ancak bütün uluslararası işletmeler ÇUİ değildir.

Uluslararası yatırım, uluslararası portföy yatırımı ve doğrudan yabancı yatırım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Uluslararası portföy yatırımı (UPY), finansal kazanç elde etmek için hisse senetleri ve borç senetleri gibi uluslararası değerli kâğıtlara sahip olmak demektir. Doğrudan yabancı yatırım (DYY), işletmenin sermaye, teknoloji, emek, toprak, tesis ve donanım gibi üretken varlıkları satın alarak yurtdışında fiziksel olarak bulunduğu yatırım türüdür.

Offshoring ve Küresel Değer Zincirleri

Offshoring, bir işletme sürecinin ya da bütün bir imalat tesisinin yabancı bir ülkeye taşınmasıdır. İnsan kaynakları, muhasebe, finans, pazarlama ve müşteri hizmetleri gibi işletme işlevlerinde bazı süreçler rutin kabul edilir ve diğer süreçlerden ayrışır. Rutin işletme süreçleri offshoring’e daha fazla konu olmaktadır. Offshoring, faaliyetlerin kolayca birbirinden ayrılabildiği elektronik, otomotiv ve tekstil gibi endüstrilerde yoğun biçimde yaşanmıştır. Bunun yanında, offshoring’e hizmet sektörünün bankacılık, yazılım kodu geliştirme hukuki hizmetler ve müşteri hizmetleri gibi alanlarında da sıklıkla rastlanmaktadır.

Küresel değer zinciri (KDZ), bir ürün için tasarımından son kullanıma kadar gereken tüm faaliyetlerin ve bu faaliyetlerin coğrafi alanda ve uluslararası sınırlar arasında dağıtılmasını ifade eden bir kavramdır. KDZ’ler, dünyadaki çoğu mal ve hizmetin üretimi için temel yaklaşım haline gelmiştir.

Uluslararası İşletmecilikteki Aracılar ve Kolaylaştırıcılar

Uluslararası işletme, bazı faaliyetleri kendisi yürütürken; özel uzmanlık gerektiren diğer faaliyetleri aracı ve kolaylaştırıcılara devreder.

Uluslararası işletmecilikteki aracılar, KDZ’lerin bir parçası olarak; hem ana hem de diğer ülkelerdeki uluslararası işletmelere çeşitli lojistik (malların fiziksel hareketi) ve pazarlama hizmetleri (reklam, satış, müşteri hizmetleri vb.) sunan uzmanlaşmış işletmelerdir. Aracılar, büyük işletmelerden küçük ama yüksek düzeyde uzmanlaşmış işletmelere kadar çeşitli türlerde olabilirler. İki çeşit aracı uluslararası işletmecilikte rol üstlenir:

  • Yabancı pazardaki aracılar
  • Ana ülkedeki aracılar

Yabancı pazardaki aracılar, pazar araştırması yapma, ürünleri ticari gösterilerde sergileme, yerel taşımacılığı ayarlama ve gümrüklerden mal çekme gibi çok sayıda hizmeti sunarlar. Ek olarak, aracılar, ürünün ambalajını pazar koşullarına uyarlama, reklam, satış ve satış sonrası hizmetler gibi yerel pazarlama faaliyetlerini de yönetirler. Yabancı pazardaki aracılar şunlardır:

  • Yabancı dağıtımcı , ihracatçının ürününü satın alan ve depolama, satış, özendirme ve satış sonrası hizmetler gibi pazarlama işlevlerini üstlenen; zaman zaman parasal destek sağlayabilen; ihracatçının ismiyle ihracatçının ürünlerini ulusal bir pazar ya da bir bölgede dağıtan yabancı pazardaki aracıdır.
  • İmalatçı temsilcisi, belli bir ülke ya da bölgede ihracatçıyı temsil etmek ve ihracatçının ürünlerinin tamamını satmak üzere ihracatçıyla anlaşan ve acenteye göre daha fazla güce sahip olan aracıdır.
  • Acente, uluslararası işletmecilik işlemlerindeki ürünleri satın alma ve satma amaçlı siparişleri bir komisyon karşılığında işleyen aracıdır.

Bazı aracılar, ana ülkede faaliyet gösterirler. Ana ülkedeki aracılar şunlardır:

  • Ticaret şirketi, çeşitli işletmelerin ürünlerinin ithalat ve ihracatına girişen, ürünlere sahip olmayan ve kâr payıyla çalışan büyük bir aracıdır.
  • İhracat yönetim şirketi, genellikle deneyimsiz bir müşteri işletme için çalışan, ticaret şirketinden daha küçük ve daha fazla uzmanlaşmış bir aracıdır.

İnternetteki aracılar ise, müşterilerin çok sayıda işletmeden toplanmış ürünleri araştırabilecekleri, karşılaştırabilecekleri ve satın alabilecekleri dijital pazarlar kuran aracılardır.

Kolaylaştırıcılar, işletmelerin uluslararasılaşmasına ve yabancı ülkelerdeki faaliyetlerine yardımcı olan ve işlemlerin verimli, kolay ve zamanında gerçekleşmesini sağlayan bağımsız birey ya da işletmelerdir. Kolaylaştırıcıların arasında lojistik hizmet sağlayıcıları, nakliye komisyoncuları, gümrük komisyoncuları, tedarik zinciri yönetimi uzmanları, bankalar, uluslararası ticaret avukatları ve danışmanlar gibi aktörler yer almaktadır.

  • Lojistik hizmet sağlayıcısı, uluslararası işletme için ürünlerin fiziksel dağıtımını ve depolanmasını düzenleyen ve ürünlerin ilk hareket noktası ile tüketim noktası arasındaki bilgisini koordine eden kolaylaştırıcıdır.
  • Yük ileticisi, ihracatçı işletmeler adına uluslararası nakliyeyi düzenleyen; taşıma yöntemleri, uluslararası ticaret için gereken belgeler ve ana ve yabancı ülkelerdeki ihracat kuralları ve düzenlemeleri üzerinde uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.
  • Gümrük komisyoncusu, ithalatçı işletme adına gümrükten mal çeken uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.

Küreselleşme

Küreselleşme, bileşenlerinin birbirleriyle daha fazla bütünleştiği ve karşılıklı bağımlılıklarının arttığı bir dünya ekonomisine doğru yönelim demektir. Küreselleşmenin iki alt boyutu vardır;

  1. Pazarların küreselleşmesi
  2. Üretimin küreselleşmesi

Pazarların küreselleşmesi, birbirlerinden ayrı ve farklı ulusal pazarların bir büyük küresel pazar altında birleşmesidir. Sınır ötesi ticaret engellerinin azalması uluslararası satışı kolaylaştırmıştır. Farklı ülkelerdeki tüketicilerin zevk ve tercihlerinin bazı küresel normlar üzerinde yakınsamaya başladığı ve bu durumun küresel bir pazarı ortaya çıkarttığı son yıllarda sıkça tekrarlanan bir görüştür. Akıllı cep telefonu, spor ayakkabıları, gazlı içecek ve hızlı gıda ürünleri gibi tüketici ürünleri bu eğilimin ilk akla gelen örnekleridir. Yukarıdaki ürünlerde dünyada pazar lideri olan işletmeler, bu eğilimden yalnızca faydalanmayan, aynı zamanda bu eğilimi kolaylaştıran örgütsel aktörlerdir. Bu işletmeler, aynı temel ürünü dünyanın her yerinde sunarak, küresel bir pazar oluşumuna katkı sağlarlar.

Her ne kadar, tüm pazarlarda küreselleşme eğilimi gözlense de, en fazla küreselleşme evrensel gereksinimleri karşılayan emtia, teknolojik ve finansal ürünler gibi endüstriyel ürün pazarlarında yaşanmaktadır. Tüketim ürünleri pazarında, coğrafi, kültürel, dağıtım kanalları, değerler, iş sistemleri ve yasal düzenlemeler gibi unsurlar nedeniyle tüketicilerin zevk ve tercihlerindeki farklılıklar çok daha ciddi düzeydedir.

Üretimin küreselleşmesi, üretim faktörlerinin (emek, enerji, toprak, sermaye vb.) maliyet ve kalitede ülkeler arası farklılıklardan faydalanmak için dünya çapında ürün tedariki gerçekleştirmek demektir. Böylece işletmeler, toplam maliyetlerini düşürmeyi ve/veya ürünlerinin kalite ya da işlevselliğini yükseltmeyi ve böylece daha etkili rekabet etmeyi umut etmektedir.

Dünyanın en büyük yolcu uçağı üreticisinin, 2007’de üretmeye başladığı uzun mesafe uçağının imalatı, üretimin küreselleşmesini anlamak için güzel bir örnektir. Uçağın kanatları Japon; yatay dengeleyicileri İtalyan ve G. Koreli; gövde kısımları İtalyan, Amerikan ve G. Koreli; yolcu kapıları Fransız; kargo, servis ve mürettebat çıkış kapıları İsveçli; döşeme kirişleri Hintli; kablo sistemi Fransız; kanat uçları, kanat kaplamaları, tekerlek yuvası bölümü ve lonjeronlar G. Koreli; iniş takımları İngiliz ve Fransız; güç dağıtım ve yönetim sistemleri ile iklimlendirme sistemleri Amerikan ve yazılımı Hintli işletmeler tarafından üretilmektedir. Üretimin küreselleşmesi denildiğinde akla öncelikle imalat sektörü gelse de; giderek daha fazla işletme, internetten faydalanarak başka ülkelerde düşük maliyetli işletmelerden hizmet satın almaktadır.

Küreselleşme eğilimini iki unsur önemli ölçüde etkilemiştir;

  • II. Dünya Savaşı’nın sonundan başlayarak ürünlerin ve sermayenin ülkeler arası serbest dolaşımının önündeki engellerin kalkmaya başlaması
  • Teknolojik değişim ve özellikle, iletişim, bilgi işleme ve ulaşım teknolojilerindeki büyük ilerlemeler

II. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan Gümrük Vergileri ve Ticaret Anlaşması (GATT) ve onun temelleri üzerine kurulan Dünya Ticaret Örgütü (WTO); hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki gümrük vergilerinin ve diğer ticaret ve yatırım engellerinin azaltılmasında önemli rol oynamıştır.

Küresel pazarların ve üretimin ortaya çıkmasında, ticaret ve yatırım engellerinin kalkmaya başlamasının yanında teknolojik ilerlemeler de önemli rol oynamıştır.

Uluslararası İşletme, Ticaret ve Yatırım

İşletmenin üst düzey yönetim ofislerinin ve üst düzey yönetimi doğrudan destekleyen çalışanlarının bulunduğu ülkeye ana ülke denir. İşletmenin araştırma-geliştirme (Ar- Ge), tedarik, üretim ve pazarlama gibi işletmecilik faaliyetlerinin gerçekleştiği yabancı ülkeye ev sahibi ülke denir. Uluslararası işletme, uluslararası ticaret ve/veya uluslararası yatırım yapan işletmedir. Uluslararası ticaret, ürünlerin sınırlar ötesi değişimidir. Uluslararası yatırım, işletmenin varlıklarını başka bir ülkeye aktarması ya da başka bir ülkeden varlıkları satın alması demektir. Bu varlıklara sermaye, teknoloji, yönetsel yetenek ve imalat altyapısı dâhildir. İktisatçılar bu varlıklara “üretim faktörleri” adını verirler. Ticaret, ürünlerin ulusal sınırları aşmasını ifade ederken; yatırım, işletmenin kendisinin yurtdışındaki varlıkların sahipliğini edinmek üzere sınırları aşması anlamına gelmektedir.

Uluslararası işletmecilik, yalnızca büyük ve kaynağı çok olan işletmelerle ilgili değildir. Pek çok küçük ve orta boy işletme (KOBİ) de uluslararası işletme olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Özel bir uluslararası KOBİ çeşidi, küresel doğan işletmedir. Küresel doğan işletme, kuruluşunun hemen başında uluslararası işletmeciliğe girişen ve hızlı bir biçimde yabancı pazarlara açılan genç bir işletmedir.

Birden çok ülkede işletmecilik faaliyetlerine sahiplik yoluyla katılan işletmeye çokuluslu işletme (ÇUİ) denir. Sahiplik, dört şekilde gerçekleşebilir:

  • Tamamen sahip olunan bağlı işletme yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmeyi satın alma ya da işletmeyi kurma yoluyla tamamen sahip olma.
  • Bağlı işletme yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmenin çoğunluk ortağı olma (işletme hisselerinin % 50’sinden fazlasına sahip olma).
  • Eşit hissedarlık yoluyla: Yabancı ülkedeki işletmenin eşit hisseye sahip ortaklarından biri olma (örn. dört ortak varsa, her birinin işletme hisselerinin % 25’ine sahip olması).
  • İlişkili işletme yoluyla: İşletmenin azınlık ortağı olma (örn. işletme hisselerinin % 50’sinden azına sahip olma).

Bir işletme yalnızca uluslararası ticaret yoluyla da uluslararasılaşabilir. Uluslararası ticaret, ihracat ya da ithalat yoluyla gerçekleşebilir. İhracat, ana ülke ya da başka bir ülkede üretilen ürünlerin başka ülke ya da ülkelerdeki müşteri ya da müşterilere satılmasıdır. İthalat, ana ülke dışındaki tedarikçilerden ürün satın alınmasıdır. Bütün ÇUİ’ler, aynı zamanda uluslararası işletmelerdir ancak bütün uluslararası işletmeler ÇUİ değildir.

Uluslararası yatırım, uluslararası portföy yatırımı ve doğrudan yabancı yatırım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Uluslararası portföy yatırımı (UPY), finansal kazanç elde etmek için hisse senetleri ve borç senetleri gibi uluslararası değerli kâğıtlara sahip olmak demektir. Doğrudan yabancı yatırım (DYY), işletmenin sermaye, teknoloji, emek, toprak, tesis ve donanım gibi üretken varlıkları satın alarak yurtdışında fiziksel olarak bulunduğu yatırım türüdür.

Offshoring ve Küresel Değer Zincirleri

Offshoring, bir işletme sürecinin ya da bütün bir imalat tesisinin yabancı bir ülkeye taşınmasıdır. İnsan kaynakları, muhasebe, finans, pazarlama ve müşteri hizmetleri gibi işletme işlevlerinde bazı süreçler rutin kabul edilir ve diğer süreçlerden ayrışır. Rutin işletme süreçleri offshoring’e daha fazla konu olmaktadır. Offshoring, faaliyetlerin kolayca birbirinden ayrılabildiği elektronik, otomotiv ve tekstil gibi endüstrilerde yoğun biçimde yaşanmıştır. Bunun yanında, offshoring’e hizmet sektörünün bankacılık, yazılım kodu geliştirme hukuki hizmetler ve müşteri hizmetleri gibi alanlarında da sıklıkla rastlanmaktadır.

Küresel değer zinciri (KDZ), bir ürün için tasarımından son kullanıma kadar gereken tüm faaliyetlerin ve bu faaliyetlerin coğrafi alanda ve uluslararası sınırlar arasında dağıtılmasını ifade eden bir kavramdır. KDZ’ler, dünyadaki çoğu mal ve hizmetin üretimi için temel yaklaşım haline gelmiştir.

Uluslararası İşletmecilikteki Aracılar ve Kolaylaştırıcılar

Uluslararası işletme, bazı faaliyetleri kendisi yürütürken; özel uzmanlık gerektiren diğer faaliyetleri aracı ve kolaylaştırıcılara devreder.

Uluslararası işletmecilikteki aracılar, KDZ’lerin bir parçası olarak; hem ana hem de diğer ülkelerdeki uluslararası işletmelere çeşitli lojistik (malların fiziksel hareketi) ve pazarlama hizmetleri (reklam, satış, müşteri hizmetleri vb.) sunan uzmanlaşmış işletmelerdir. Aracılar, büyük işletmelerden küçük ama yüksek düzeyde uzmanlaşmış işletmelere kadar çeşitli türlerde olabilirler. İki çeşit aracı uluslararası işletmecilikte rol üstlenir:

  • Yabancı pazardaki aracılar
  • Ana ülkedeki aracılar

Yabancı pazardaki aracılar, pazar araştırması yapma, ürünleri ticari gösterilerde sergileme, yerel taşımacılığı ayarlama ve gümrüklerden mal çekme gibi çok sayıda hizmeti sunarlar. Ek olarak, aracılar, ürünün ambalajını pazar koşullarına uyarlama, reklam, satış ve satış sonrası hizmetler gibi yerel pazarlama faaliyetlerini de yönetirler. Yabancı pazardaki aracılar şunlardır:

  • Yabancı dağıtımcı , ihracatçının ürününü satın alan ve depolama, satış, özendirme ve satış sonrası hizmetler gibi pazarlama işlevlerini üstlenen; zaman zaman parasal destek sağlayabilen; ihracatçının ismiyle ihracatçının ürünlerini ulusal bir pazar ya da bir bölgede dağıtan yabancı pazardaki aracıdır.
  • İmalatçı temsilcisi, belli bir ülke ya da bölgede ihracatçıyı temsil etmek ve ihracatçının ürünlerinin tamamını satmak üzere ihracatçıyla anlaşan ve acenteye göre daha fazla güce sahip olan aracıdır.
  • Acente, uluslararası işletmecilik işlemlerindeki ürünleri satın alma ve satma amaçlı siparişleri bir komisyon karşılığında işleyen aracıdır.

Bazı aracılar, ana ülkede faaliyet gösterirler. Ana ülkedeki aracılar şunlardır:

  • Ticaret şirketi, çeşitli işletmelerin ürünlerinin ithalat ve ihracatına girişen, ürünlere sahip olmayan ve kâr payıyla çalışan büyük bir aracıdır.
  • İhracat yönetim şirketi, genellikle deneyimsiz bir müşteri işletme için çalışan, ticaret şirketinden daha küçük ve daha fazla uzmanlaşmış bir aracıdır.

İnternetteki aracılar ise, müşterilerin çok sayıda işletmeden toplanmış ürünleri araştırabilecekleri, karşılaştırabilecekleri ve satın alabilecekleri dijital pazarlar kuran aracılardır.

Kolaylaştırıcılar, işletmelerin uluslararasılaşmasına ve yabancı ülkelerdeki faaliyetlerine yardımcı olan ve işlemlerin verimli, kolay ve zamanında gerçekleşmesini sağlayan bağımsız birey ya da işletmelerdir. Kolaylaştırıcıların arasında lojistik hizmet sağlayıcıları, nakliye komisyoncuları, gümrük komisyoncuları, tedarik zinciri yönetimi uzmanları, bankalar, uluslararası ticaret avukatları ve danışmanlar gibi aktörler yer almaktadır.

  • Lojistik hizmet sağlayıcısı, uluslararası işletme için ürünlerin fiziksel dağıtımını ve depolanmasını düzenleyen ve ürünlerin ilk hareket noktası ile tüketim noktası arasındaki bilgisini koordine eden kolaylaştırıcıdır.
  • Yük ileticisi, ihracatçı işletmeler adına uluslararası nakliyeyi düzenleyen; taşıma yöntemleri, uluslararası ticaret için gereken belgeler ve ana ve yabancı ülkelerdeki ihracat kuralları ve düzenlemeleri üzerinde uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.
  • Gümrük komisyoncusu, ithalatçı işletme adına gümrükten mal çeken uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!