Uluslararası İktisat Teorisi Dersi 7. Ünite Sorularla Öğrenelim

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Uluslararası İktisat Teorisi Dersi 7. Ünite Sorularla Öğrenelim için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Uluslararası Teknoloji Ve İş Gücü Akımlar

1. Soru

Fiyat- dışı rekabeti belirleyen unsurlar nelerdir?

Cevap

Ürünün kalitesi, marka, pazarlama ağlarının varlığı ve niteliği, satış sonrası hizmetler, reklam fiyat dışı unsurlar olarak uluslararası rekabetin temel belirleyicileridir.


2. Soru

Dış ticaret ile ekonomik büyüme arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Dış ticaret ile ekonomik büyüme arasında iki yönlü dinamik bir ilişki vardır. Dış ticaret ekonomide etkinliği arttırarak ve tüketicilere daha geniş, kaliteli ve ucuz tüketim imkânı sunarak ekonomik büyümeyi ve tüketici refahını arttırırken, diğer yandan rekabet gücünü ve üretim kapasitesini geliştirerek ekonominin uluslararası piyasalardaki payının yükselmesine katkıda bulunmaktadır.


3. Soru

Ülkelerin tüketim, üretim, ithal malları talepleri ve faktör fiyatları hangi gelişmelerden etkilenmektedir?

Cevap

Üretim faktörlerinin zaman içinde artmadığı, üretim fonksiyonlarının değişmediği ve tüketici tercihlerinin sabit kaldığı bir sistem yoktur. Bir taraftan ekonomide emek (işgücü) miktarı nüfus artışı sebebiyle yükselirken, diğer taraftan ekonomik büyüme ile birlikte sermaye birikimi meydana gelmekte, daha etkin üretim metotları etkin olmayan metotların yerine geçmektedir. Bütün bu gelişmelerden ülkelerin tüketim, üretim, ithal malları talepleri ve faktör fiyatları etkilenmektedir.


4. Soru

Dış ticaretin ekonomik büyümeye katkısı ithalat boyutunda nasıl ortaya çıkar?

Cevap

• Mal ve hizmet ithalatı yerli firmalar üzerindeki rekabetçi baskıyı arttırarak daha etkin çalışmalarına katkı yapar. • Makine-teçhizat ithalatı yerli firmalara dünyadaki yeni teknolojiye ulaşma imkânı getirerek bu teknolojilerin yerli firmalarda kullanılmasını sağlar ve firmaların etkinliğini arttırır.


5. Soru

Bir malın rekabet gücünü oluşturan unsurlar nelerdir?

Cevap

Bir malın rekabet gücünü oluşturan unsurlar “fiyat” ve “fiyat-dışı” rekabet unsurlarıdır.


6. Soru

Fiyat rekabetinin önemi ve etkileri nelerdir?

Cevap

Fiyat rekabetinde, bir malın piyasadaki fiyatının benzeri mallara göre durumu önemlidir. Geleneksel standartlaşmış mallarda piyasadaki başarı, doğrudan bu malın benzeri mallara nispi fiyatına bağlıdır. Bu kapsamda malların fiyatını belirleyen unsurlar, fiyata dayalı rekabet gücünün kaynağını oluşturur.


7. Soru

Uluslararası rekabet gücü kapsamında bir malın fiyatı nelere bağlıdır?

Cevap

Uluslararası rekabet gücü kapsamında bir malın fiyatı, o malı üreten firmanın içinde bulunduğu piyasa yapısına (rekabetçi, tekel, oligopol gibi) döviz kuruna, ihracat teşviklerine, ulaştırma (pazara yakınlık), işgücü (ücret seviyesi, istihdam vergileri gibi), hammadde, yardımcı malzeme gibi girdi maliyetlerine, üretim ölçeğine, üretim sürecinin örgütlenmesine ve üretim teknolojisinin niteliğine bağlıdır.


8. Soru

Devalüasyon nedir ve sonuçları nelerdir?

Cevap

Ulusal paranın değerinin ani ve iradi olarak düşmesine “devalüasyon” denir. Devalüasyon sonucunda ithal mallar pahalı hale gelirken, ihracatı yapılan mallar dış piyasalarda ucuzlamaktadır. Bu durum ülke mallarına uluslararası piyasalarda fiyat avantajı sağlar.


9. Soru

Rekabet gücü açısından kısa dönemde önemli olan faktörler nelerdir?

Cevap

Devalüasyon, teşvik, fiziki yatırım, işgücü gibi faktörler kısa dönemde rekabet gücü açısından önemlidir.


10. Soru

Sermaye-yoğun teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Sermaye-yoğun teknolojik gelişme, faktör fiyatları sabit iken emek/sermaye oranını küçültür. Emek tasarrufu sağlayan bu tür gelişmede sermayenin marjinal verimliliği emeğinkinden daha fazla artar ve sermaye, emek faktörü yerine ikame edilmiş olur. Dolayısıyla üretimde kullanılan emek miktarı düşer ve tasarruf edilen emek sebebiyle üretim maliyeti azalır.


11. Soru

Emek-yoğun teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Emek- yoğun teknolojik gelişmede faktör fiyatları sabit iken sermaye/emek oranı küçülür ya da emek/sermaye oranı büyür. Emeğin marjinal verimliliği sermayeye göre daha fazla yükselir. Üretimde kullanılan sermaye miktarı azalacağı için üretim maliyetlerinde düşme sağlanır.


12. Soru

Serbest ticaretin ekonomik büyümeye katkısının sebebi nedir?

Cevap

Serbest ticaretin ekonomik büyümeye katkısının sebebi, dış ticarete açılma sonrasında ülkeler arasında iş bölümü ve uzlaşma imkânının ortaya çıkmasıdır.


13. Soru

Dış ticaretin ekonomik büyümeye katkısı ihracat boyutunda nasıl ortaya çıkar?

Cevap

• İhracatçı firmalar, yurt dışı piyasalarda rekabet baskısı altında olduğundan üretimlerini daha da etkinleştirmek zorundadırlar. • İhracat, firmanın ürünlerine talebi arttıracağından, firmanın daha büyük ölçekte üretim yapmasına imkân sağlayarak ölçek ekonomilerinden yararlanmasını mümkün kılar. • İhracat dolayısıyla firmanın ürünlerine yönelik talebin genişlemesi ve artan rekabet baskısı, firmaların AR-GE projeleri gibi uzun dönemde ciddi verimlilik artışı sağlayacak projelere girmesine katkıda bulunur. • İhracat, firmanın yurt dışı kurum ve kuruluşlarla etkileşimini gündeme getireceğinden firmanın öğrenme sürecini hızlandırır.


14. Soru

Teknolojik gelişme ne demektir?

Cevap

Teknolojik gelişme, belli miktarda mal ve hizmetten daha fazla elde etmeye yönelik üretim tekniklerindeki değişmedir.


15. Soru

Teknolojik gelişmelerin incelendiği üç temel başlık nelerdir?

Cevap

• Yansız • Sermaye-yoğun, emek tasarruf edici • Emek-yoğun, sermaye tasarruf edici


16. Soru

Yansız teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Yansız teknolojik gelişme meydana geldiğinde, her iki üretim faktörünün (emek ve sermaye) kullanım miktarları aynı oranda azalır, emek ve sermayenin marjinal verimliliği aynı oranda artar. Faktör bileşimi oranı değişmez ve belli bir üretim daha az emek ve sermaye faktörü kullanılarak gerçekleştirilir. Yansız teknolojik gelişme emek-yoğun sektörde ortaya çıkarsa, üretim artar ve maliyetler düşer. Dünya fiyatları o esnada değişmezse teknolojik gelişmenin meydana geldiği sektörde kar marjları yükselir. Bunun sonucunda da emek fiyatı yükselirken sermaye fiyatı düşer. Sonuç olarak, bir sektörde ortaya çıkan yansız teknolojik gelişme üretimi artırırken, sermaye yoğun üretimi azaltır.


17. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında ileri teknoloji sektörleri grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta havacılık ve uzay, bilgisayar ve büro makineleri, elektronik-haberleşme ve ilaç yer almaktadır.


18. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında orta ileri teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta mesleki, bilim ve ölçüm cihazları, taşıt araçları, elektrikli ve elektriksiz makineler ve ilaç hariç kimyasallar yer almaktadır.


19. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında orta düşük teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta lastik ve plastik ürünleri, demir-çelik, metal eşya, metalik olmayan mineraller ve petrol rafinerileri gibi sektörler yer almaktadır.


20. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında düşük teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grubu dokuma ve giyim, gıda-içki-tütün gibi geleneksel sanayi ürünleri oluşturmaktadır.


21. Soru

Ülkenin bilgi ekonomisine geçiş sürecindeki konumunu belirlemek amacıyla sektörlerdeki AR-GE yoğunlukları esas alınarak yapılan gruplandırma nasıldır?

Cevap

• Yüksek teknoloji • Orta yüksek teknoloji • Orta düşük teknoloji • Düşük teknoloji


22. Soru

Rodriguez ve Rodrik isimli iktisatçılara göre büyümeyi etkileyen diğer unsurlar nelerdir?

Cevap

Rodriguez ve Rodrik, ülkenin coğrafi ve diğer karakteristiklerinin büyümeyi çok farklı kanallardan etkilediğine işaret etmişlerdir.


23. Soru

Ticaret politikalarının büyüme üzerindeki etkisini ölçmede sistematik sorunlarla karşılaşılmasının sebepleri nelerdir?

Cevap

Çok sayıdaki ticaret kısıtlamaları, tarifeler, kotalar, ambargolar, ihracat ve ithalat lisansları ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Bundan dolayı ticaret politikalarının büyüme üzerindeki etkisini ölçmede sorunlarla karşılaşılmaktadır.


24. Soru

Ekonomik büyüme nedir?

Cevap

Üretim imkânları eğrisinin ileriye kaymasıdır.


25. Soru

Sermaye hareketlerine uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?

Cevap

İlk olarak sermaye hareketlerinde serbestleşmenin getirdiği rekabet sebebiyle sermaye piyasasının uzmanlaşmayı teşvik etmesi amaçlanır. İkinci olarak tasarrufların verimli alanlarda kullanımı arzu edilir. Bireylerin portföy çeşitlendirmesine giderek yurt içi şoklardan etkilenmeyen istikrarlı bir gelir elde etme imkanına sahip olabilmeleri ise üçüncü gerekçedir.


26. Soru

Küresel dünyada sermaye hareketlerini sınırlamaya yönelik politikalar etkili midir?

Cevap

Küresel dünyada sermaye hareketlerini sınırlamaya yönelik politikalar kısa dönemde etkilidir. Ancak uzun dönemde sermaye hareketlerini kısıtlamak imkânsızdır.


27. Soru

Uluslararası sermaye hareketlerinin incelendiği iki temel başlık nelerdir?

Cevap

Banka kredileri(borçlar) ve yatırımlar. Borç şeklinde gerçekleşen sermaye hareketlerinde belirli bir para ile ifade edilen bir kaynak diğer bir ülkenin kullanımına sunulur ve belirli bir vade sonunda anapara ve faizinin geri ödenmesi şartına bağlanır. Yatırım şeklindeki yabancı sermaye; yabancı portföy yatırımları ve doğrudan yabancı yatırımlar olmak üzere ikiye ayrılır.


28. Soru

Yüksek miktarlardaki ticaret hacminin büyümeyi tetiklediğine dikkat çeken iktisatçılar kimdir?

Cevap

Frankel ve Romer yüksek miktarlardaki ticaret hacminin büyümeyi tetiklediğine dikkat çekmişlerdir.


29. Soru

Günümüzde malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına getirilen kısıtlamaları önemli ölçüde azaltan kuralların isimleri nelerdir?

Cevap

Günümüzde malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına getirilen kısıtlamalar GATT/WTO ve GATS kuralları kapsamında önemli ölçüde azalmıştır.


30. Soru

Yüzyılın en önemli ekonomik olaylarından biri olan uluslararası göçün artmasına sebep olan unsurlar nelerdir?

Cevap

Yoksulluk, iklim değişimi, silahlı çatışmalar ve baskıcı rejimler, küresel göçün artmasına sebep olmaktadır.


31. Soru

Ekonomik büyüme ve dış ticaret arasındaki ilişkiler ne zaman ve nasıl önem kazanmaya başlamıştır?

Cevap

1960’lardan sonra ekonomik büyüme ve kalkınma konuları ön plana çıktıkça ekonomik büyüme ve dış ticaret arasındaki ilişkiler önem kazanmaya başlamıştır.


32. Soru

Klasik dış ticaret teorisi ile günümüz dış ticaret teorisi arasındaki temel farklılıklar nelerdir?

Cevap

Klasik dış ticaret teorisi ekonomik gelişmeyi yok saymıştır. Klasik teori, ülkelerin ticaret yaptıklarını ancak ticari ilişkiler ile teknoloji transferi ve bilgi aktarımının olmadığını kabul etmektedir. Oysa dünya ekonomisi büyümekte ve ticaret GSMH artışında daha hızlı gelişmektedir. Veriler, GSMH artışı ile ticaretin gelişimi arasında çok yakın bir ilişkinin varlığını ortaya koymuştur.


33. Soru

Ülkenin bir malda dünya ticaretine etki edebilecek büyüklükte bir ülke olması durumunda ortaya çıkabilecek farklı ekonomik büyüme türleri nelerdir?

Cevap

Ticaret arttırıcı yönlü büyüme, ticaret azaltıcı yönlü büyüme ve yansız büyümedir.


34. Soru

Ticaret arttırıcı yönlü büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Ticaret arttırıcı yönlü büyümede, GSMH’nin daha büyük bir kısmı dış ticaret sektöründen kaynaklanır. Ticaret hacmi genişlerken ihracat fiyatları düşer. Dolayısıyla ticaret hadleri ülke aleyhine döner. Çünkü bu durumda daha az miktarda ithal malı, daha fazla miktarda ihracat ile sağlanır.


35. Soru

Ticaret azaltıcı yönlü büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Ticaret azaltıcı yönlü büyümede, ticaret haddi ya ülke lehine döner ya da ülke aleyhine gelişir. Burada kriter, dış ticaretin mutlak miktarının ekonomik büyümeye paralel olarak artıp azalmasıdır. Sonuç, iç ve dış arz ve talep esnekliklerine bağlıdır.


36. Soru

Yansız büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Yansız büyümede ticaret hadleri, büyüyen ülke aleyhine olmak üzere değişir. Ülke, büyümeden sonra ticaret haddinin şiddetle aleyhe dönmesi üzerine daha düşük toplumsal farksızlık eğrisine kayar. Bu duruma “yoksullaştırıcı-fakirleştirici büyüme” de denir. Dış ticaret hadleri aleyhe döndüğü için büyüme sonucunda üretim artışından daha büyük bir gelir kaybı ortaya çıkmaktadır.


37. Soru

Küçük ya da büyük ülke nedir ve nasıl belirlenir?

Cevap

“Küçük” ya da “büyük” ülke, ülkenin uluslararası fiyatları etkilemesiyle belirlenir. Ülke gelir açısından küçük bir ülke olabilir ama uluslararası fiyatları belirleyebilir. Küçük ülke, dünya fiyatlarını etkileyecek derecede üretim yapamayan ülkedir ve fiyat alıcı durumundadır. Ülke belli bir ürün üretiminde büyük bir ülke ise, bu ülkenin ticaret arzusu uluslararası fiyatları etkileyecektir.


38. Soru

Ekonomik büyümenin sonucunda ülkenin refah seviyesinin düşmesi durumunun ortaya çıkması için gereken üç önemli şart nelerdir?

Cevap

• Büyüme, ihraç ürünü yönünde kuvvetli olmalı ve ülkenin ihraç ürünü üretimini arttırmalıdır. İhraç ürünlerindeki artış dünya fiyatlarını etkileyecek ölçüde olmalıdır. • İhraç ürünün talep esnekliği sert olmalıdır. Böylece artan ihracat ürün fiyatlarını düşürür. • Büyümeden önce de ülke ticaret yapan ülke olmalıdır. Artan ihracat sebebiyle ticaret haddinin kötüleşmesi, ülkenin refah seviyesi üzerinde olumsuz bir etki yaratır.


39. Soru

Yoksullaştırıcı büyümenin olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmamak için ülkeler nasıl bir yol izleyebilirler?

Cevap

Ülke böyle bir durumla karşılaşmamak için uygun bir vergi politikası ile refah kaybının ortaya çıkmasına engel olabilir, miktar kısıtlamalarına gidebilir, ihraç mallarını imha edebilir.


40. Soru

Yoksullaştırıcı büyümeye yöneltilen eleştiriler nelerdir ve kimler tarafından yapılmıştır?

Cevap

Ragner Nurkse, yoksullaştırıcı büyümeyi gerçekçi varsayımlara dayanmadığı için eleştirmiştir. Ülkenin dış ticaret hadleri aleyhe gelişirken üretim faktörlerinin ihracat sektörüne yönelmesi için herhangi bir sebep yoktur. Ayrıca, Bhagwati’nin belirtmiş olduğu gibi bu şekilde bir gelişmenin ortaya çıkabilmesi için, büyümenin mutlaka ihracat sektöründe meydana gelmesi, ülkenin ihracat mallarına yönelik dış talebin fiyat esnekliğinin sert olması, dolayısıyla ihracat artışının fiyatları düşürmesi ve ülkenin önemli ölçüde dış ticarete bağımlı bulunması gerekir.


41. Soru

Ekonomik büyüme, tüketici zevklerinde değişmelere nasıl sebep olur?

Cevap

Büyüme ile birlikte talep yapısı değişir ve bu durum ticaret kalıbını etkiler. Dış ticarete açılan ülkeler, daha önce hiç karşılaşmadıkları mallar ile yüz yüze gelir, bunları tanımaya ve tüketmeye başlar. Özellikle gelişme yolunda olan ülkelerde gösteriş amacıyla tüketim başlar, tüketim tercihlerinde bir kayma meydana gelir.


42. Soru

Ekonomik büyüme, tüketici zevklerinde değişmelere yol açarak uluslararası ticareti nasıl etkileyebilmektedir?

Cevap

İhraç mallarına yönelik talepte meydana gelen aşırı artış, bu malın dış satışını durdurabilir. İthalatına yönelik tüketici tercihlerinde meydana gelen kaymalar ise ülke içi fiyatların değişmesine yol açarak uluslararası ticaret hacmini ve ticaret hadlerini etkiler. İhraç malına yönelik talep kayması, malın iç fiyatını arttırarak ülkeler arasındaki fiyat farklılığını azaltır ve dış ticaret hacminin küçülmesine sebep olur. Eğer bu yönelme ülkenin ihraç fiyatlarını dünya fiyatları seviyesine kadar yükseltirse, dış ticaret hacmi sıfıra kadar düşebilir.


43. Soru

Uluslararası göçün tanımı ve sebebi nedir?

Cevap

“Uluslararası göç”, insanların, yani emeğin bir ülkeden (gönderici ülke) diğer bir ülkeye (alıcı ülke) belli bir süre ikamet etmek amacıyla göç etmesidir. Bunun en temel sebebi, göçmenlerin sosyal haklarının sınırlı ve siyasal haklardan yoksun olmalarına rağmen, gelişmiş ülkelerdeki ücretlerin yüksekliğidir.


44. Soru

Göç eden işgücünün niteliği, göç alan ve veren ülkeler üzerinde nasıl bir etki yapar?

Cevap

Göç eden işgücünün niteliği, göç alan ve veren ülkeler üzerindeki etkileri açısından farklıdır. Uluslararasında işgücü göçü kapsamına girenler genelde düşük niteliklidir. Bu insanlar kendi ülkelerinde de işsizdirler. Göç edenler göç ettikleri ülkenin üretimine katkıda bulunurlar ama ülkeye maliyetleri de vardır. İşsizlik sigortası, eğitim, barınma ve sağlık giderleri gibi maliyetleri karşılamak için arttırılan vergiler sermaye sahiplerinin gelirlerinin azalmasına yol açabilir.


45. Soru

Küresel dünyada uluslararası göç hareketleri, ülkelerin emek piyasası üzerinde nasıl bir etki yaratır?

Cevap

Uluslararası göç hareketleri sonucunda ülkeler arasında ücret seviyeleri arasındaki farklılıklar azalır. Göçmenler, göç ettikleri ülkelerde daha yüksek hayat seviyesine ulaşırlar. Dünya geliri serbest göç hareketleri sonucunda artar. Göç veren ülkeler ekonomik olarak kaybeden ülkeler olmakla beraber, göçmenler ülkelerine önemli miktarlarda döviz transfer ederler. Gelişmiş ülkelere göç eğer beyin göçü niteliğinde ise, göç veren ülkelerin kaybı çok fazla olur.


46. Soru

Emek(işgücü)faktörünün hareketliliğine getirilen kısıtlamaların nedenleri nelerdir?

Cevap

Emek, sermayenin aksine daha az hareketli üretim faktörüdür. Bunun ekonomik ve politik sebepleri vardır.


47. Soru

İşgücünün hareketliliğine konan kısıtlamaların kaldırılması durumu nasıl bir sonuç doğurur?

Cevap

İşgücünün hareketliliğine konan kısıtlamaların kaldırılması durumunda işgücü, kendisine daha yüksek ücret veren ülkeye gitmek isteyecektir. Bu durumda işgücü faktörü serbestçe dolaşabilecek ve bu durum tüm taraflara yarar sağlayacak ve dünya üretimini artıracaktır.


48. Soru

Uluslararası göç hareketlerinin ülkeler üzerinde ne gibi etkileri olmaktadır?

Cevap

Uluslararası göç hareketlerinin ülkeler üzerinde önemli etkileri vardır. Göç alan ülkelerdeki emek kesimi göçün sınırlandırılmasını ister. Göç, ücret seviyesini düşürür. Sermaye sahipleri göçten yanadır. Göç veren ülkelerdeki sermaye sahipleri göçe karşı çıkarlar. Göç sonucunda göçmen ülkeler kazandıkları gelirin bir kısmını ülkelerine transfer ederler.


49. Soru

Ülkede göç dolayısıyla düşen ulusal gelir nasıl telafi edilebilir?

Cevap

Göçmen işçilerin kazandıkları gelirin bir kısmını kendi ülkelerine döviz olarak göndermeleri yoluyla ülkede göç yüzünden düşen ulusal gelirin bir kısmı telafi edilebilir.


50. Soru

Uluslararası sermayenin liberalleşmesinin sonuçları nelerdir?

Cevap

Sermayenin liberalleşmesi sonucunda sermaye akışının önündeki engeller büyük ölçüde kalkmış, finansal serbestleşme politikalarının etkisiyle dünya ekonomilerinin bütünleşmesinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Piyasalardaki bütünleşme sonucunda tasarruf ve yatırımlar daha etkin dağılmıştır.


51. Soru

Serbestleşen sermayenin ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz yanı nedir?

Cevap

Serbestleşen sermaye, ülkelerdeki yatırımları arttırarak büyümeyi olumlu yönde etkilerken, ani sermaye giriş ve çıkışları ekonomilerde istikrarsızlığa yol açabilmektedir.


52. Soru

Uluslararası sermaye hareketleri neleri kapsar?

Cevap

Uluslararası sermaye hareketleri, ulusal sınırları aşarak ülkeye giren ve çıkan fonları kapsar.


53. Soru

Yabancı portföy yatırımları neleri kapsar?

Cevap

Riske uygun en yüksek getirinin sağlanabilmesi için yabancı bir ülkede hisse senedi, tahvil, bono şeklinde yapılan ve genelde kısa vadeli yabancı finansal değerlerdir.


54. Soru

Doğrudan yabancı yatırımlar neleri kapsar?

Cevap

Ülkesi dışında bir ülkede üretim yapmak üzere bir firmayı satın almak, yeni kurulan bir firma için kuruluş sermayesini sağlamak, mevcut bir firmanın sermayesini arttırarak sermayesini, teşebbüsünü, teknolojisini, işletmecilik bilgisini ve yatırımcının kontrol yetkisini de beraberinde getiren yatırımlardır.


55. Soru

Faktör hareketliliği faktör fiyatlarını nasıl etkiler?

Cevap

Hecksher-Ohlin Teorisi’ne göre ülkeler faktör yoğunluklarını esas alarak uzmanlaşacakları için, dış ticaret ülkelerin üretim yapılarını etkiler. İhracatın artması, sektörde bol bulunan faktörün yoğun kullanılmasına yol açar. İthal ikamesi sektörü üretimi kısacağından, sektördeki üretim faktörlerine yönelik talep azalır. Bu gelişmeler, üretim faktörlerinin kısa ve uzun dönem gelirlerinde farklı etkiler yaratır. Kısa dönemde emek, toprak sahipleri ve üretim süreci içindeki diğer tüm faktörler, üretimde meydana gelecek yapısal değişikliklerden etkilenir. Faktörlere yönelik talepte meydana gelecek değişiklikler, faktör paylarını doğrudan etkiler.


56. Soru

Teknoloji kavramı neyi ifade etmektedir?

Cevap

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.


57. Soru

Gelişmiş ülkelerde AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde en önemli rolü hangi sektör üstlenmektedir?

Cevap

Gelişmiş ülkelerde, AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde ve AR-GE’nin rekabet gücünü yükselten bir etken olarak kullanılmasında en önemli rolü özel kesim üstlenmektedir. Türkiye’de de özel kesim AR-GE çalışmalarının rekabet gücünde doğurduğu artışın daha fazla bilincine varılmış olup bu alana daha fazla kaynak harcaması yapılmaya başlanmıştır.


58. Soru

Hangi harcamalar “maddi olmayan sermaye”nin kapsamına girer?

Cevap

Bilgi ve teknoloji üretmeye yönelik harcamalar bir tür sermaye girdisi olarak kabul edilir ve buna maddi olmayan (gayrimaddi) ya da dokunulmaz (intangible) sermaye adı verilir. Maddi olmayan sermayenin kapsamına eğitim, öğretim, AR-GE harcamaları vs. girer. Yapılan araştırmalar, ABD’de maddi olmayan sermayenin miktar olarak 1970’lerin ortalarında fiziki sermaye stokuna eşit düzeye geldiğini, 1990’da ise fiziki sermaye stokunu %15 oranında geçtiğini ortaya koymaktadır.


59. Soru

Teknoloji hangi yönlerden uluslararası ticaretin konusu olabilir?

Cevap

Teknoloji, iki yönden uluslararası ticarete konu olabilir. Bunlardan birincisi mal ticaretini geliştirici etkisidir. Teknoloji yeni malların bulunmasına veya mevcut olanların daha ucuz ve daha kaliteli biçimde üretilmesine olanak vererek dış ticaret akımlarını geliştirici sonuçlar doğurur. İkincisi de doğrudan doğruya teknolojinin kendisi uluslararası ticarete konu olabilir. Teknoloji, dar anlamda maddi varlığı olan bir faktör değildir. Bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi, beceri veya know how’lardan oluşur. Bu anlamda teknoloji, yabancı firmadan örneğin patent satın almak veya lisans anlaşması yapmak yoluyla ithal edilebilir. Bazı durumlarda ise teknoloji, üretiminde kullanıldığı mallara dönüşmüş durumdadır. Yenilikler içeren bu gibi mallara örnek olarak makine, donatım veya genel olarak sermaye mallarını gösterilebilir.


60. Soru

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollar nelerdir?

Cevap

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollardan birincisi, yeniliklerin doğrudan doğruya o firmanın kendisi tarafından icat edilmesidir. İkinci yol ise başkaları tarafından geliştirilen teknolojilerin elde edilip kullanılması veya taklit edilmesidir. Yeni teknoloji icadı, ülkeler ve firmalar arası teknoloji açığını büyültür, birinden diğerlerine yayılması ise bu açığı kapayıcı yönde etki yapar. Teknoloji transferi, ülkeler arasındaki asırlık teknoloji açığının kısa bir süre içinde kapanmasına olanak sağlayan etkin bir yoldur.


61. Soru

Başlıca teknoloji transferi kanalları nelerdir?

Cevap

Teknoloji, ya sermaye mallarına dönüşmüş olarak (embodied) ya da yalın (disembodied) biçimde ithal edilir. Buna göre başlıca teknoloji transferi kanalları şu şekildedir:

  1. Sermaye malları ithaliyle sağlanan teknoloji
  2. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları
  3. Yalın biçimde teknoloji ithali
  4. Bilimsel konferanslar, teknik bültenler ve yabancı bilim adamı değişimi programları
  5. Teknik yardım programları


62. Soru

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan teknolojinin ithal edilmesi hangi teknoloji transfer kanalına dahildir?

Cevap

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan (disembodied) teknolojinin ithal edilmesi yalın biçimde teknoloji ithali grubuna girer. Örneğin, yabancı teknolojinin patentini satın almak, lisans anlaşmaları ile teknoloji kiralamak veya ücretli danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak gibi yollar bunlar arasındadır.


63. Soru

Makine ve donatım ithaliyle sağlanan teknoloji transfer yolu hangisidir?

Cevap

Makine ve donatım ithali, sermaye malları ithaliyle sağlanan bir teknoloji transferi yoludur. Bu gibi malları üreten bir ülke, bunlara aynı zamanda kendi teknolojilerini de katmış olur. Az gelişmiş ülkeler bu malları ithal ettiklerinde söz konusu ileri teknikler adı geçen ülkelere girmiş olur. Ancak farklı ülkelerin teknik özellikleri de farklı olduğu için bir malın çeşitli kaynaklardan ithali, teknoloji uyuşmazlığı gibi bazı sorunlar da doğurabilir.


64. Soru

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık yöntemi nedir?

Cevap

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.


65. Soru

Az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” belirlenmesinin amacı nedir?

Cevap

1964 yılında UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)’nın kurulmasından sonra, az gelişmiş ülkeler diğer kalkınma konularında olduğu gibi teknoloji transferi konusunda da görüşlerini bu örgüt aracılığıyla savunma olanağı elde ettiler. Nitekim UNCTAD’ın çabaları sonucunda, az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” (Code of Conduct) belirlemek için çalışmalara girişilmişti. Bu girişimin amaçları, teknoloji transferi konusunda ilgili tarafların ve hükümetlerin uymaları gereken genel ve eşit standartlar koymak ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına öncelik vermek biçiminde özetlenebilir.


66. Soru

İşgücü kıtlığının başlıca nedenleri nelerdir?

Cevap

İş gücü kıtlığı, nüfustaki artışın büyümenin gerektirdiği işçi talebini karşılayamaması, emeğin işe katılma oranının düşüklüğü, ülke içi işçi hareketliliğinin yetersiz olması vs. gibi nedenlere bağlıdır. Öte yandan iş gücü yetersizliği, bütün ekonomiyi ilgilendiren bir olay olabildiği gibi yalnız belirli faaliyet kollarına özgü veya mevsimlik nitelikte de olabilmektedir. Bir ülkede genel olarak iş gücü açığı olmamasına karşın, bazı işlerde çalışacak insan gücü bulunmasında güçlük çekilebilir. Bu durumda karşılaşılan sorun, çalışmaya hazır yeterli sayıda insan yokluğu değil fakat bunların belirli işleri yapmaktan kaçınmaları veya bu işleri yapacak uzmanlık ve beceriye sahip bulunmamalarıdır.


67. Soru

Uluslararası iş gücü akımlarının, ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Uluslararası iş gücü akımlarının ilk ve en açık sonucu ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerinde görülür. Göçler, insangücü ihraç eden ülkenin nüfusunu azaltırken, ithalatçı ülkenin nüfusunu artırır. Nüfustaki değişmeler de öte yandan ekonomik ve sosyal yaşamda önemli etkiler doğurur. İş gücü akımları yalnız nüfusun toplamını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda yaş ve cinsiyet bileşimini de etkiler. Genellikle çalışmak için yabancı ülkelere gidenler, nüfusun genç ve erkek kesimidir. Diğer bir deyişle uluslararası iş gücü göçleri, işçi gönderen ülkede genç ve erkek nüfusu azaltıcı, işçi ithal eden ülkede ise artırıcı etkide bulunur. Göçler faal nüfusun toplam nüfusa oranını da değiştirir. Bu daha çok yerleşmek amacı taşımayan, geçici nitelikteki göçlerde görülür. Kısa süreler içinde dışarıda çalışmaya gidenler, genellikle ailelerindeki çalışmayan bireyleri (çocuk, ihtiyar vb.) yanlarında götürmezler. O bakımdan gittikleri yerlerde faal nüfus artar. Orta Doğu ülkelerinde ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan cumhuriyetlerde çalışan yabancı işçiler genellikle bu niteliktedir. Oysa, geçmişte Amerika Kıtası’na veya Avustralya’ya yapılan göçler sürekli yerleşme şeklinde olmuştur. Göç edenler çoğunlukla bütün aile bireyleriyle birlikte gitmişlerdir. Aradan geçen zaman dolayısıyla bugün Batı Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçileri de artık o ülkelerde yalnız değil, aileleriyle birlikte oturmaktadır.


68. Soru

İş gücü göçünün işçi gönderen ülke üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

Cevap

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.


69. Soru

Uluslararası iş gücü akımlarının olumsuz etkileri nelerdir?

Cevap

Uluslararası iş gücü akımlarının, gönderen ülke ekonomisi üzerinde doğurabileceği bazı olumsuz etkilerden birisi nitelikli iş gücü kaybıdır. Giden işçilerin tamamı düz işçi olmayıp bir bölümü belirli işleri olan beceri sahibi kimselerdir. Sahip oldukları mesleki deneyim ve uzmanlık dolayısıyla bazan yurt dışına giden bu insanların yerleri doldurulamaz. İşçi akımlarıyla ilgili diğer bir sorun da işçi gönderen ülkelerin bu kanaldan dışarıya bir tür sermaye ihraç etmiş olmalarıdır. Ana ülke, doğuştan itibaren işçiyi besler, giydirir, eğitir ve onun üretici duruma geçmesini sağlar. İşçinin üretken çağa gelmesine kadar yapılan harcamalar bir tür sermaye yatırımı niteliğindedir. Bunlara ekonomik terimle “beşeri sermaye” (human capital) denmektedir. Yabancı ülkeye giden bir işçi, sırtındaki bu beşerî sermayeyi de birlikte götürür. Gönderen ülke için bu bir kayıptır. Diğer bir sorun beyin göçüdür. Ülkelerarası emek hareketlerinin dikkate değer bir yönü az gelişmiş ülkelerden doktor, mühendis, bilim adamı gibi yüksek derecede eğitilmiş insanların gelişmiş ülkelere doğru göç etmeleridir. Bu tür insangücü akımlarına alışılmış deyimle “beyin göçü” denir. Son olarak göç eden kişiler, farklı bir toplumda uzun süre yaşadıktan sonra anayurda döndükten sonra önemli toplumsal uyumsuzluk ve kültürel farklılaşma sorunları yaratabilirler.


70. Soru

İş gücü göçünün işçi ithal eden ülke üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Yabancı işçi çalıştıran ülkeler genellikle sermaye ve doğal kaynaklar yönünden zengin, iş gücü bakımından fakirdirler. Dışarıdan emek ithali, mesleki iş gücü darboğazını kırarak sermayenin tam kapasite ile çalışmasını, yatırım hızının artmasını ve dolayısıyla ekonomik refahın yükselmesini sağlar. İş gücü ithali, sanayi ülkelerinde ücretlerin yükselmesini önler. Böylece de üretim maliyetlerinin ucuzlamasına ve ülkenin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün artmasına yol açabilir. Bu nokta, özellikle ekonomileri ihracata dayalı ülkeler için büyük önem taşır. Ücretlerdeki yükselmeyi engellediği için genellikle ulusal işçi sendikaları yabancı işçi çalıştırılmasına karşı çıkarlar. Fakat yabancı işçi ithali dolayısıyla reel ulusal gelirde sağlanan artış, yalnız bir sınıfın değil, tüm toplumun refahını yükseltir. Diğer bir etki yabancı işçilerin niteliği ölçüsünde ev sahibi ülkenin kazancının da o kadar artmasıdır. Bu sayede işçi ithal eden ülke, hiçbir yetiştirme masrafına katlanmadan, üretken durumdaki yabancı işçi emeğinden yararlanmış olmaktadırlar. 

Diğer yandan yabancı işçi çalıştırmak ev sahibi ülkeye bazı külfetler de yükler. Örneğin, artan nüfus dolayısıyla konut, okul, yol, hastane vs. gibi sosyal sabit sermaye tesislerine talep yükselir. Ayrıca kendi yurttaşlarının işsizlik sorunlarını artırabilir. Yabancı işçi sayısının yerli nüfusun önemli bir payına ulaşması, ülkede bazı toplumsal ve kültürel uyumsuzluk sorunları doğurabilir.


71. Soru

Beyin göçünün başlıca nedeni nedir?

Cevap

Beyin göçünün temel nedeni, gelişmiş ülkelerdeki yüksek ücretler ve ileri yaşam koşullarıdır. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu insanların emeklerine ve yaratıcı güçlerine de ihtiyaç çok büyüktür. Öte yandan, onları yetiştirmek için yapılan önemli ölçüde eğitim harcamaları vardır. Bu insanların yurtdışına göç etmeleri ile az gelişmiş ülkeler hem onların emeğinden yoksun kalmakta hem de taşıdıkları beşeri sermayeyi yabancı ülkelere kaçırmış olmaktadırlar.


72. Soru

Liberal görüşü benimseyen iktisat teorisyenlerinin beyin göçü hakkındaki görüşü ne yöndedir?

Cevap

İktisat literatürüne bakıldığında, genellikle liberal görüşü benimseyen iktisatçıların, ileri derecede teknik iş gücünün serbestçe göç etmesinden yana oldukları görülür. Bu yazarlar, gelişmiş ülkelerde bu tür emeğin marjinal veriminin daha yüksek olduğunu, nitekim ana ülkeye göre çok daha fazla gelir kazanmalarının da bunu kanıtladığını belirtirler. Böylece, göçlerin dünya kaynaklarının ortalama verimliliğini artıracağını ve dolayısıyla dünya refahını yükselteceğini öne sürerler.


73. Soru

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge neresidir?

Cevap

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri ve özellikle Almanya’dır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın tahminlerine göre halen, ülke dışında yaşayan yurttaşlarımız 3,5 milyon dolayında olup yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin sayısı da bir milyonun üzerinde bulunmaktadır. Oturmak veya çalışmak üzere yurt dışında Türklerin en fazla bulundukları yer Batı Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya’dır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin %70 dolayındaki kısmı bu ülkededir. Almanya’yı Fransa, Avusturya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler izlemektedir.


74. Soru

1970’lerin ortalarından itibaren Türkiye’den yurtdışına iş gücü akımı hangi bölgede yoğunlaşmıştır?

Cevap

Batı Avrupa’ya işçi akımının durmasından sonra Türkiye’den Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki petrol zengini ülkelere işçi gönderildi. Artan petrol gelirleri dolayısıyla Suudi Arabistan, Irak, Libya ve Körfez ülkeleri özellikle altyapı yatırımlarının tamamlanması amacıyla büyük inşaat faaliyetine girişmişlerdi. Bu faaliyetler; Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerin müteahhitlik firmaları tarafından yürütülüyordu. Türk müteahhit firmaları aldıkları işlerde çalıştırdıkları işçileri genellikle Türkiye’den getirtiyorlardı. Alt yapı yatırımlarının tamamlanması, petrol fiyatlarının düşmesi ve döviz gelirlerinin azalması gibi nedenlerle Orta Doğu’ya işçi gönderilmesi de zamanla yavaşlamıştır. Körfez Krizi’nden sonra Kuveyt’in onarımı nedeniyle yeni işçi talebi bir miktar artmışsa da bunun fazlaca bir önemi olmamıştır.


75. Soru

Merkez Bankası’nın bir dönem yurtdışındaki Türk işçilere tanımış olduğu “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı” imkanının amacı nedir?

Cevap

Yurt dışında çalışan işçilerimizin o ülke bankalarına yatırdıkları tasarrufların Türkiye’ye aktarılması ve Türk ekonomisinin yararına kullanılması amacıyla geçmişte birçok planlar yapılmış ve çeşitli tasarılar ortaya atılmıştır. Ülkenin döviz darboğazına girdiği dönemlerde, Merkez Bankası’nda “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı-KMDTH” adlı hesaplar açtırma olanağı tanınması bunlardan biridir. Bu hesaplara, yurt dışında çalışan işçiler (ve Türkiye’de oturanlar) yurda getirmek zorunda olmadıkları döviz tasarrufları ile para yatırabilmekteydiler. Ayrıca bir Alman Bankası olan Dresdner Bank ile TCMB arasında yapılan anlaşma sonucu, işçiler tasarruflarını TCMB adına bu bankaya yatırabilmekteydiler. Yapılan bütün bu düzenlemelerle yüksek faizler ödenerek işçi dövizleri ana yurda çekilmeye çalışılmıştır.


1. Soru

Fiyat- dışı rekabeti belirleyen unsurlar nelerdir?

Cevap

Ürünün kalitesi, marka, pazarlama ağlarının varlığı ve niteliği, satış sonrası hizmetler, reklam fiyat dışı unsurlar olarak uluslararası rekabetin temel belirleyicileridir.

2. Soru

Dış ticaret ile ekonomik büyüme arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Dış ticaret ile ekonomik büyüme arasında iki yönlü dinamik bir ilişki vardır. Dış ticaret ekonomide etkinliği arttırarak ve tüketicilere daha geniş, kaliteli ve ucuz tüketim imkânı sunarak ekonomik büyümeyi ve tüketici refahını arttırırken, diğer yandan rekabet gücünü ve üretim kapasitesini geliştirerek ekonominin uluslararası piyasalardaki payının yükselmesine katkıda bulunmaktadır.

3. Soru

Ülkelerin tüketim, üretim, ithal malları talepleri ve faktör fiyatları hangi gelişmelerden etkilenmektedir?

Cevap

Üretim faktörlerinin zaman içinde artmadığı, üretim fonksiyonlarının değişmediği ve tüketici tercihlerinin sabit kaldığı bir sistem yoktur. Bir taraftan ekonomide emek (işgücü) miktarı nüfus artışı sebebiyle yükselirken, diğer taraftan ekonomik büyüme ile birlikte sermaye birikimi meydana gelmekte, daha etkin üretim metotları etkin olmayan metotların yerine geçmektedir. Bütün bu gelişmelerden ülkelerin tüketim, üretim, ithal malları talepleri ve faktör fiyatları etkilenmektedir.

4. Soru

Dış ticaretin ekonomik büyümeye katkısı ithalat boyutunda nasıl ortaya çıkar?

Cevap

• Mal ve hizmet ithalatı yerli firmalar üzerindeki rekabetçi baskıyı arttırarak daha etkin çalışmalarına katkı yapar. • Makine-teçhizat ithalatı yerli firmalara dünyadaki yeni teknolojiye ulaşma imkânı getirerek bu teknolojilerin yerli firmalarda kullanılmasını sağlar ve firmaların etkinliğini arttırır.

5. Soru

Bir malın rekabet gücünü oluşturan unsurlar nelerdir?

Cevap

Bir malın rekabet gücünü oluşturan unsurlar “fiyat” ve “fiyat-dışı” rekabet unsurlarıdır.

6. Soru

Fiyat rekabetinin önemi ve etkileri nelerdir?

Cevap

Fiyat rekabetinde, bir malın piyasadaki fiyatının benzeri mallara göre durumu önemlidir. Geleneksel standartlaşmış mallarda piyasadaki başarı, doğrudan bu malın benzeri mallara nispi fiyatına bağlıdır. Bu kapsamda malların fiyatını belirleyen unsurlar, fiyata dayalı rekabet gücünün kaynağını oluşturur.

7. Soru

Uluslararası rekabet gücü kapsamında bir malın fiyatı nelere bağlıdır?

Cevap

Uluslararası rekabet gücü kapsamında bir malın fiyatı, o malı üreten firmanın içinde bulunduğu piyasa yapısına (rekabetçi, tekel, oligopol gibi) döviz kuruna, ihracat teşviklerine, ulaştırma (pazara yakınlık), işgücü (ücret seviyesi, istihdam vergileri gibi), hammadde, yardımcı malzeme gibi girdi maliyetlerine, üretim ölçeğine, üretim sürecinin örgütlenmesine ve üretim teknolojisinin niteliğine bağlıdır.

8. Soru

Devalüasyon nedir ve sonuçları nelerdir?

Cevap

Ulusal paranın değerinin ani ve iradi olarak düşmesine “devalüasyon” denir. Devalüasyon sonucunda ithal mallar pahalı hale gelirken, ihracatı yapılan mallar dış piyasalarda ucuzlamaktadır. Bu durum ülke mallarına uluslararası piyasalarda fiyat avantajı sağlar.

9. Soru

Rekabet gücü açısından kısa dönemde önemli olan faktörler nelerdir?

Cevap

Devalüasyon, teşvik, fiziki yatırım, işgücü gibi faktörler kısa dönemde rekabet gücü açısından önemlidir.

10. Soru

Sermaye-yoğun teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Sermaye-yoğun teknolojik gelişme, faktör fiyatları sabit iken emek/sermaye oranını küçültür. Emek tasarrufu sağlayan bu tür gelişmede sermayenin marjinal verimliliği emeğinkinden daha fazla artar ve sermaye, emek faktörü yerine ikame edilmiş olur. Dolayısıyla üretimde kullanılan emek miktarı düşer ve tasarruf edilen emek sebebiyle üretim maliyeti azalır.

11. Soru

Emek-yoğun teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Emek- yoğun teknolojik gelişmede faktör fiyatları sabit iken sermaye/emek oranı küçülür ya da emek/sermaye oranı büyür. Emeğin marjinal verimliliği sermayeye göre daha fazla yükselir. Üretimde kullanılan sermaye miktarı azalacağı için üretim maliyetlerinde düşme sağlanır.

12. Soru

Serbest ticaretin ekonomik büyümeye katkısının sebebi nedir?

Cevap

Serbest ticaretin ekonomik büyümeye katkısının sebebi, dış ticarete açılma sonrasında ülkeler arasında iş bölümü ve uzlaşma imkânının ortaya çıkmasıdır.

13. Soru

Dış ticaretin ekonomik büyümeye katkısı ihracat boyutunda nasıl ortaya çıkar?

Cevap

• İhracatçı firmalar, yurt dışı piyasalarda rekabet baskısı altında olduğundan üretimlerini daha da etkinleştirmek zorundadırlar. • İhracat, firmanın ürünlerine talebi arttıracağından, firmanın daha büyük ölçekte üretim yapmasına imkân sağlayarak ölçek ekonomilerinden yararlanmasını mümkün kılar. • İhracat dolayısıyla firmanın ürünlerine yönelik talebin genişlemesi ve artan rekabet baskısı, firmaların AR-GE projeleri gibi uzun dönemde ciddi verimlilik artışı sağlayacak projelere girmesine katkıda bulunur. • İhracat, firmanın yurt dışı kurum ve kuruluşlarla etkileşimini gündeme getireceğinden firmanın öğrenme sürecini hızlandırır.

14. Soru

Teknolojik gelişme ne demektir?

Cevap

Teknolojik gelişme, belli miktarda mal ve hizmetten daha fazla elde etmeye yönelik üretim tekniklerindeki değişmedir.

15. Soru

Teknolojik gelişmelerin incelendiği üç temel başlık nelerdir?

Cevap

• Yansız • Sermaye-yoğun, emek tasarruf edici • Emek-yoğun, sermaye tasarruf edici

16. Soru

Yansız teknolojik gelişmenin etkileri nelerdir?

Cevap

Yansız teknolojik gelişme meydana geldiğinde, her iki üretim faktörünün (emek ve sermaye) kullanım miktarları aynı oranda azalır, emek ve sermayenin marjinal verimliliği aynı oranda artar. Faktör bileşimi oranı değişmez ve belli bir üretim daha az emek ve sermaye faktörü kullanılarak gerçekleştirilir. Yansız teknolojik gelişme emek-yoğun sektörde ortaya çıkarsa, üretim artar ve maliyetler düşer. Dünya fiyatları o esnada değişmezse teknolojik gelişmenin meydana geldiği sektörde kar marjları yükselir. Bunun sonucunda da emek fiyatı yükselirken sermaye fiyatı düşer. Sonuç olarak, bir sektörde ortaya çıkan yansız teknolojik gelişme üretimi artırırken, sermaye yoğun üretimi azaltır.

17. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında ileri teknoloji sektörleri grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta havacılık ve uzay, bilgisayar ve büro makineleri, elektronik-haberleşme ve ilaç yer almaktadır.

18. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında orta ileri teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta mesleki, bilim ve ölçüm cihazları, taşıt araçları, elektrikli ve elektriksiz makineler ve ilaç hariç kimyasallar yer almaktadır.

19. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında orta düşük teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grupta lastik ve plastik ürünleri, demir-çelik, metal eşya, metalik olmayan mineraller ve petrol rafinerileri gibi sektörler yer almaktadır.

20. Soru

OECD tarafından yapılan imalat sanayi sektörlerinin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasında düşük teknoloji grubunda neler yer almaktadır?

Cevap

Bu grubu dokuma ve giyim, gıda-içki-tütün gibi geleneksel sanayi ürünleri oluşturmaktadır.

21. Soru

Ülkenin bilgi ekonomisine geçiş sürecindeki konumunu belirlemek amacıyla sektörlerdeki AR-GE yoğunlukları esas alınarak yapılan gruplandırma nasıldır?

Cevap

• Yüksek teknoloji • Orta yüksek teknoloji • Orta düşük teknoloji • Düşük teknoloji

22. Soru

Rodriguez ve Rodrik isimli iktisatçılara göre büyümeyi etkileyen diğer unsurlar nelerdir?

Cevap

Rodriguez ve Rodrik, ülkenin coğrafi ve diğer karakteristiklerinin büyümeyi çok farklı kanallardan etkilediğine işaret etmişlerdir.

23. Soru

Ticaret politikalarının büyüme üzerindeki etkisini ölçmede sistematik sorunlarla karşılaşılmasının sebepleri nelerdir?

Cevap

Çok sayıdaki ticaret kısıtlamaları, tarifeler, kotalar, ambargolar, ihracat ve ithalat lisansları ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Bundan dolayı ticaret politikalarının büyüme üzerindeki etkisini ölçmede sorunlarla karşılaşılmaktadır.

24. Soru

Ekonomik büyüme nedir?

Cevap

Üretim imkânları eğrisinin ileriye kaymasıdır.

25. Soru

Sermaye hareketlerine uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?

Cevap

İlk olarak sermaye hareketlerinde serbestleşmenin getirdiği rekabet sebebiyle sermaye piyasasının uzmanlaşmayı teşvik etmesi amaçlanır. İkinci olarak tasarrufların verimli alanlarda kullanımı arzu edilir. Bireylerin portföy çeşitlendirmesine giderek yurt içi şoklardan etkilenmeyen istikrarlı bir gelir elde etme imkanına sahip olabilmeleri ise üçüncü gerekçedir.

26. Soru

Küresel dünyada sermaye hareketlerini sınırlamaya yönelik politikalar etkili midir?

Cevap

Küresel dünyada sermaye hareketlerini sınırlamaya yönelik politikalar kısa dönemde etkilidir. Ancak uzun dönemde sermaye hareketlerini kısıtlamak imkânsızdır.

27. Soru

Uluslararası sermaye hareketlerinin incelendiği iki temel başlık nelerdir?

Cevap

Banka kredileri(borçlar) ve yatırımlar. Borç şeklinde gerçekleşen sermaye hareketlerinde belirli bir para ile ifade edilen bir kaynak diğer bir ülkenin kullanımına sunulur ve belirli bir vade sonunda anapara ve faizinin geri ödenmesi şartına bağlanır. Yatırım şeklindeki yabancı sermaye; yabancı portföy yatırımları ve doğrudan yabancı yatırımlar olmak üzere ikiye ayrılır.

28. Soru

Yüksek miktarlardaki ticaret hacminin büyümeyi tetiklediğine dikkat çeken iktisatçılar kimdir?

Cevap

Frankel ve Romer yüksek miktarlardaki ticaret hacminin büyümeyi tetiklediğine dikkat çekmişlerdir.

29. Soru

Günümüzde malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına getirilen kısıtlamaları önemli ölçüde azaltan kuralların isimleri nelerdir?

Cevap

Günümüzde malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına getirilen kısıtlamalar GATT/WTO ve GATS kuralları kapsamında önemli ölçüde azalmıştır.

30. Soru

Yüzyılın en önemli ekonomik olaylarından biri olan uluslararası göçün artmasına sebep olan unsurlar nelerdir?

Cevap

Yoksulluk, iklim değişimi, silahlı çatışmalar ve baskıcı rejimler, küresel göçün artmasına sebep olmaktadır.

31. Soru

Ekonomik büyüme ve dış ticaret arasındaki ilişkiler ne zaman ve nasıl önem kazanmaya başlamıştır?

Cevap

1960’lardan sonra ekonomik büyüme ve kalkınma konuları ön plana çıktıkça ekonomik büyüme ve dış ticaret arasındaki ilişkiler önem kazanmaya başlamıştır.

32. Soru

Klasik dış ticaret teorisi ile günümüz dış ticaret teorisi arasındaki temel farklılıklar nelerdir?

Cevap

Klasik dış ticaret teorisi ekonomik gelişmeyi yok saymıştır. Klasik teori, ülkelerin ticaret yaptıklarını ancak ticari ilişkiler ile teknoloji transferi ve bilgi aktarımının olmadığını kabul etmektedir. Oysa dünya ekonomisi büyümekte ve ticaret GSMH artışında daha hızlı gelişmektedir. Veriler, GSMH artışı ile ticaretin gelişimi arasında çok yakın bir ilişkinin varlığını ortaya koymuştur.

33. Soru

Ülkenin bir malda dünya ticaretine etki edebilecek büyüklükte bir ülke olması durumunda ortaya çıkabilecek farklı ekonomik büyüme türleri nelerdir?

Cevap

Ticaret arttırıcı yönlü büyüme, ticaret azaltıcı yönlü büyüme ve yansız büyümedir.

34. Soru

Ticaret arttırıcı yönlü büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Ticaret arttırıcı yönlü büyümede, GSMH’nin daha büyük bir kısmı dış ticaret sektöründen kaynaklanır. Ticaret hacmi genişlerken ihracat fiyatları düşer. Dolayısıyla ticaret hadleri ülke aleyhine döner. Çünkü bu durumda daha az miktarda ithal malı, daha fazla miktarda ihracat ile sağlanır.

35. Soru

Ticaret azaltıcı yönlü büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Ticaret azaltıcı yönlü büyümede, ticaret haddi ya ülke lehine döner ya da ülke aleyhine gelişir. Burada kriter, dış ticaretin mutlak miktarının ekonomik büyümeye paralel olarak artıp azalmasıdır. Sonuç, iç ve dış arz ve talep esnekliklerine bağlıdır.

36. Soru

Yansız büyümenin etkileri nelerdir?

Cevap

Yansız büyümede ticaret hadleri, büyüyen ülke aleyhine olmak üzere değişir. Ülke, büyümeden sonra ticaret haddinin şiddetle aleyhe dönmesi üzerine daha düşük toplumsal farksızlık eğrisine kayar. Bu duruma “yoksullaştırıcı-fakirleştirici büyüme” de denir. Dış ticaret hadleri aleyhe döndüğü için büyüme sonucunda üretim artışından daha büyük bir gelir kaybı ortaya çıkmaktadır.

37. Soru

Küçük ya da büyük ülke nedir ve nasıl belirlenir?

Cevap

“Küçük” ya da “büyük” ülke, ülkenin uluslararası fiyatları etkilemesiyle belirlenir. Ülke gelir açısından küçük bir ülke olabilir ama uluslararası fiyatları belirleyebilir. Küçük ülke, dünya fiyatlarını etkileyecek derecede üretim yapamayan ülkedir ve fiyat alıcı durumundadır. Ülke belli bir ürün üretiminde büyük bir ülke ise, bu ülkenin ticaret arzusu uluslararası fiyatları etkileyecektir.

38. Soru

Ekonomik büyümenin sonucunda ülkenin refah seviyesinin düşmesi durumunun ortaya çıkması için gereken üç önemli şart nelerdir?

Cevap

• Büyüme, ihraç ürünü yönünde kuvvetli olmalı ve ülkenin ihraç ürünü üretimini arttırmalıdır. İhraç ürünlerindeki artış dünya fiyatlarını etkileyecek ölçüde olmalıdır. • İhraç ürünün talep esnekliği sert olmalıdır. Böylece artan ihracat ürün fiyatlarını düşürür. • Büyümeden önce de ülke ticaret yapan ülke olmalıdır. Artan ihracat sebebiyle ticaret haddinin kötüleşmesi, ülkenin refah seviyesi üzerinde olumsuz bir etki yaratır.

39. Soru

Yoksullaştırıcı büyümenin olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmamak için ülkeler nasıl bir yol izleyebilirler?

Cevap

Ülke böyle bir durumla karşılaşmamak için uygun bir vergi politikası ile refah kaybının ortaya çıkmasına engel olabilir, miktar kısıtlamalarına gidebilir, ihraç mallarını imha edebilir.

40. Soru

Yoksullaştırıcı büyümeye yöneltilen eleştiriler nelerdir ve kimler tarafından yapılmıştır?

Cevap

Ragner Nurkse, yoksullaştırıcı büyümeyi gerçekçi varsayımlara dayanmadığı için eleştirmiştir. Ülkenin dış ticaret hadleri aleyhe gelişirken üretim faktörlerinin ihracat sektörüne yönelmesi için herhangi bir sebep yoktur. Ayrıca, Bhagwati’nin belirtmiş olduğu gibi bu şekilde bir gelişmenin ortaya çıkabilmesi için, büyümenin mutlaka ihracat sektöründe meydana gelmesi, ülkenin ihracat mallarına yönelik dış talebin fiyat esnekliğinin sert olması, dolayısıyla ihracat artışının fiyatları düşürmesi ve ülkenin önemli ölçüde dış ticarete bağımlı bulunması gerekir.

41. Soru

Ekonomik büyüme, tüketici zevklerinde değişmelere nasıl sebep olur?

Cevap

Büyüme ile birlikte talep yapısı değişir ve bu durum ticaret kalıbını etkiler. Dış ticarete açılan ülkeler, daha önce hiç karşılaşmadıkları mallar ile yüz yüze gelir, bunları tanımaya ve tüketmeye başlar. Özellikle gelişme yolunda olan ülkelerde gösteriş amacıyla tüketim başlar, tüketim tercihlerinde bir kayma meydana gelir.

42. Soru

Ekonomik büyüme, tüketici zevklerinde değişmelere yol açarak uluslararası ticareti nasıl etkileyebilmektedir?

Cevap

İhraç mallarına yönelik talepte meydana gelen aşırı artış, bu malın dış satışını durdurabilir. İthalatına yönelik tüketici tercihlerinde meydana gelen kaymalar ise ülke içi fiyatların değişmesine yol açarak uluslararası ticaret hacmini ve ticaret hadlerini etkiler. İhraç malına yönelik talep kayması, malın iç fiyatını arttırarak ülkeler arasındaki fiyat farklılığını azaltır ve dış ticaret hacminin küçülmesine sebep olur. Eğer bu yönelme ülkenin ihraç fiyatlarını dünya fiyatları seviyesine kadar yükseltirse, dış ticaret hacmi sıfıra kadar düşebilir.

43. Soru

Uluslararası göçün tanımı ve sebebi nedir?

Cevap

“Uluslararası göç”, insanların, yani emeğin bir ülkeden (gönderici ülke) diğer bir ülkeye (alıcı ülke) belli bir süre ikamet etmek amacıyla göç etmesidir. Bunun en temel sebebi, göçmenlerin sosyal haklarının sınırlı ve siyasal haklardan yoksun olmalarına rağmen, gelişmiş ülkelerdeki ücretlerin yüksekliğidir.

44. Soru

Göç eden işgücünün niteliği, göç alan ve veren ülkeler üzerinde nasıl bir etki yapar?

Cevap

Göç eden işgücünün niteliği, göç alan ve veren ülkeler üzerindeki etkileri açısından farklıdır. Uluslararasında işgücü göçü kapsamına girenler genelde düşük niteliklidir. Bu insanlar kendi ülkelerinde de işsizdirler. Göç edenler göç ettikleri ülkenin üretimine katkıda bulunurlar ama ülkeye maliyetleri de vardır. İşsizlik sigortası, eğitim, barınma ve sağlık giderleri gibi maliyetleri karşılamak için arttırılan vergiler sermaye sahiplerinin gelirlerinin azalmasına yol açabilir.

45. Soru

Küresel dünyada uluslararası göç hareketleri, ülkelerin emek piyasası üzerinde nasıl bir etki yaratır?

Cevap

Uluslararası göç hareketleri sonucunda ülkeler arasında ücret seviyeleri arasındaki farklılıklar azalır. Göçmenler, göç ettikleri ülkelerde daha yüksek hayat seviyesine ulaşırlar. Dünya geliri serbest göç hareketleri sonucunda artar. Göç veren ülkeler ekonomik olarak kaybeden ülkeler olmakla beraber, göçmenler ülkelerine önemli miktarlarda döviz transfer ederler. Gelişmiş ülkelere göç eğer beyin göçü niteliğinde ise, göç veren ülkelerin kaybı çok fazla olur.

46. Soru

Emek(işgücü)faktörünün hareketliliğine getirilen kısıtlamaların nedenleri nelerdir?

Cevap

Emek, sermayenin aksine daha az hareketli üretim faktörüdür. Bunun ekonomik ve politik sebepleri vardır.

47. Soru

İşgücünün hareketliliğine konan kısıtlamaların kaldırılması durumu nasıl bir sonuç doğurur?

Cevap

İşgücünün hareketliliğine konan kısıtlamaların kaldırılması durumunda işgücü, kendisine daha yüksek ücret veren ülkeye gitmek isteyecektir. Bu durumda işgücü faktörü serbestçe dolaşabilecek ve bu durum tüm taraflara yarar sağlayacak ve dünya üretimini artıracaktır.

48. Soru

Uluslararası göç hareketlerinin ülkeler üzerinde ne gibi etkileri olmaktadır?

Cevap

Uluslararası göç hareketlerinin ülkeler üzerinde önemli etkileri vardır. Göç alan ülkelerdeki emek kesimi göçün sınırlandırılmasını ister. Göç, ücret seviyesini düşürür. Sermaye sahipleri göçten yanadır. Göç veren ülkelerdeki sermaye sahipleri göçe karşı çıkarlar. Göç sonucunda göçmen ülkeler kazandıkları gelirin bir kısmını ülkelerine transfer ederler.

49. Soru

Ülkede göç dolayısıyla düşen ulusal gelir nasıl telafi edilebilir?

Cevap

Göçmen işçilerin kazandıkları gelirin bir kısmını kendi ülkelerine döviz olarak göndermeleri yoluyla ülkede göç yüzünden düşen ulusal gelirin bir kısmı telafi edilebilir.

50. Soru

Uluslararası sermayenin liberalleşmesinin sonuçları nelerdir?

Cevap

Sermayenin liberalleşmesi sonucunda sermaye akışının önündeki engeller büyük ölçüde kalkmış, finansal serbestleşme politikalarının etkisiyle dünya ekonomilerinin bütünleşmesinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Piyasalardaki bütünleşme sonucunda tasarruf ve yatırımlar daha etkin dağılmıştır.

51. Soru

Serbestleşen sermayenin ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz yanı nedir?

Cevap

Serbestleşen sermaye, ülkelerdeki yatırımları arttırarak büyümeyi olumlu yönde etkilerken, ani sermaye giriş ve çıkışları ekonomilerde istikrarsızlığa yol açabilmektedir.

52. Soru

Uluslararası sermaye hareketleri neleri kapsar?

Cevap

Uluslararası sermaye hareketleri, ulusal sınırları aşarak ülkeye giren ve çıkan fonları kapsar.

53. Soru

Yabancı portföy yatırımları neleri kapsar?

Cevap

Riske uygun en yüksek getirinin sağlanabilmesi için yabancı bir ülkede hisse senedi, tahvil, bono şeklinde yapılan ve genelde kısa vadeli yabancı finansal değerlerdir.

54. Soru

Doğrudan yabancı yatırımlar neleri kapsar?

Cevap

Ülkesi dışında bir ülkede üretim yapmak üzere bir firmayı satın almak, yeni kurulan bir firma için kuruluş sermayesini sağlamak, mevcut bir firmanın sermayesini arttırarak sermayesini, teşebbüsünü, teknolojisini, işletmecilik bilgisini ve yatırımcının kontrol yetkisini de beraberinde getiren yatırımlardır.

55. Soru

Faktör hareketliliği faktör fiyatlarını nasıl etkiler?

Cevap

Hecksher-Ohlin Teorisi’ne göre ülkeler faktör yoğunluklarını esas alarak uzmanlaşacakları için, dış ticaret ülkelerin üretim yapılarını etkiler. İhracatın artması, sektörde bol bulunan faktörün yoğun kullanılmasına yol açar. İthal ikamesi sektörü üretimi kısacağından, sektördeki üretim faktörlerine yönelik talep azalır. Bu gelişmeler, üretim faktörlerinin kısa ve uzun dönem gelirlerinde farklı etkiler yaratır. Kısa dönemde emek, toprak sahipleri ve üretim süreci içindeki diğer tüm faktörler, üretimde meydana gelecek yapısal değişikliklerden etkilenir. Faktörlere yönelik talepte meydana gelecek değişiklikler, faktör paylarını doğrudan etkiler.

56. Soru

Teknoloji kavramı neyi ifade etmektedir?

Cevap

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.

Teknoloji, yeni bir mal ortaya çıkartan veya mevcut malların daha ucuz ve kaliteli biçimde üretimine olanak sağlayan her türlü bilgi, beceri ve süreçlerdir. Mal ve hizmet üretiminin yanında yönetim, pazarlama ve benzeri hizmet ve bilgi konularıyla da ilgili olabilir.

57. Soru

Gelişmiş ülkelerde AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde en önemli rolü hangi sektör üstlenmektedir?

Cevap

Gelişmiş ülkelerde, AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde ve AR-GE’nin rekabet gücünü yükselten bir etken olarak kullanılmasında en önemli rolü özel kesim üstlenmektedir. Türkiye’de de özel kesim AR-GE çalışmalarının rekabet gücünde doğurduğu artışın daha fazla bilincine varılmış olup bu alana daha fazla kaynak harcaması yapılmaya başlanmıştır.

Gelişmiş ülkelerde, AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde ve AR-GE’nin rekabet gücünü yükselten bir etken olarak kullanılmasında en önemli rolü özel kesim üstlenmektedir. Türkiye’de de özel kesim AR-GE çalışmalarının rekabet gücünde doğurduğu artışın daha fazla bilincine varılmış olup bu alana daha fazla kaynak harcaması yapılmaya başlanmıştır.

Gelişmiş ülkelerde, AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde ve AR-GE’nin rekabet gücünü yükselten bir etken olarak kullanılmasında en önemli rolü özel kesim üstlenmektedir. Türkiye’de de özel kesim AR-GE çalışmalarının rekabet gücünde doğurduğu artışın daha fazla bilincine varılmış olup bu alana daha fazla kaynak harcaması yapılmaya başlanmıştır.

Gelişmiş ülkelerde, AR-GE sonuçlarının mal ve hizmet üretimine dönüştürülmesinde ve AR-GE’nin rekabet gücünü yükselten bir etken olarak kullanılmasında en önemli rolü özel kesim üstlenmektedir. Türkiye’de de özel kesim AR-GE çalışmalarının rekabet gücünde doğurduğu artışın daha fazla bilincine varılmış olup bu alana daha fazla kaynak harcaması yapılmaya başlanmıştır.

58. Soru

Hangi harcamalar “maddi olmayan sermaye”nin kapsamına girer?

Cevap

Bilgi ve teknoloji üretmeye yönelik harcamalar bir tür sermaye girdisi olarak kabul edilir ve buna maddi olmayan (gayrimaddi) ya da dokunulmaz (intangible) sermaye adı verilir. Maddi olmayan sermayenin kapsamına eğitim, öğretim, AR-GE harcamaları vs. girer. Yapılan araştırmalar, ABD’de maddi olmayan sermayenin miktar olarak 1970’lerin ortalarında fiziki sermaye stokuna eşit düzeye geldiğini, 1990’da ise fiziki sermaye stokunu %15 oranında geçtiğini ortaya koymaktadır.

59. Soru

Teknoloji hangi yönlerden uluslararası ticaretin konusu olabilir?

Cevap

Teknoloji, iki yönden uluslararası ticarete konu olabilir. Bunlardan birincisi mal ticaretini geliştirici etkisidir. Teknoloji yeni malların bulunmasına veya mevcut olanların daha ucuz ve daha kaliteli biçimde üretilmesine olanak vererek dış ticaret akımlarını geliştirici sonuçlar doğurur. İkincisi de doğrudan doğruya teknolojinin kendisi uluslararası ticarete konu olabilir. Teknoloji, dar anlamda maddi varlığı olan bir faktör değildir. Bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi, beceri veya know how’lardan oluşur. Bu anlamda teknoloji, yabancı firmadan örneğin patent satın almak veya lisans anlaşması yapmak yoluyla ithal edilebilir. Bazı durumlarda ise teknoloji, üretiminde kullanıldığı mallara dönüşmüş durumdadır. Yenilikler içeren bu gibi mallara örnek olarak makine, donatım veya genel olarak sermaye mallarını gösterilebilir.

Teknoloji, iki yönden uluslararası ticarete konu olabilir. Bunlardan birincisi mal ticaretini geliştirici etkisidir. Teknoloji yeni malların bulunmasına veya mevcut olanların daha ucuz ve daha kaliteli biçimde üretilmesine olanak vererek dış ticaret akımlarını geliştirici sonuçlar doğurur. İkincisi de doğrudan doğruya teknolojinin kendisi uluslararası ticarete konu olabilir. Teknoloji, dar anlamda maddi varlığı olan bir faktör değildir. Bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi, beceri veya know how’lardan oluşur. Bu anlamda teknoloji, yabancı firmadan örneğin patent satın almak veya lisans anlaşması yapmak yoluyla ithal edilebilir. Bazı durumlarda ise teknoloji, üretiminde kullanıldığı mallara dönüşmüş durumdadır. Yenilikler içeren bu gibi mallara örnek olarak makine, donatım veya genel olarak sermaye mallarını gösterilebilir.

Teknoloji, iki yönden uluslararası ticarete konu olabilir. Bunlardan birincisi mal ticaretini geliştirici etkisidir. Teknoloji yeni malların bulunmasına veya mevcut olanların daha ucuz ve daha kaliteli biçimde üretilmesine olanak vererek dış ticaret akımlarını geliştirici sonuçlar doğurur. İkincisi de doğrudan doğruya teknolojinin kendisi uluslararası ticarete konu olabilir. Teknoloji, dar anlamda maddi varlığı olan bir faktör değildir. Bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi, beceri veya know how’lardan oluşur. Bu anlamda teknoloji, yabancı firmadan örneğin patent satın almak veya lisans anlaşması yapmak yoluyla ithal edilebilir. Bazı durumlarda ise teknoloji, üretiminde kullanıldığı mallara dönüşmüş durumdadır. Yenilikler içeren bu gibi mallara örnek olarak makine, donatım veya genel olarak sermaye mallarını gösterilebilir.

Teknoloji, iki yönden uluslararası ticarete konu olabilir. Bunlardan birincisi mal ticaretini geliştirici etkisidir. Teknoloji yeni malların bulunmasına veya mevcut olanların daha ucuz ve daha kaliteli biçimde üretilmesine olanak vererek dış ticaret akımlarını geliştirici sonuçlar doğurur. İkincisi de doğrudan doğruya teknolojinin kendisi uluslararası ticarete konu olabilir. Teknoloji, dar anlamda maddi varlığı olan bir faktör değildir. Bir işin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi, beceri veya know how’lardan oluşur. Bu anlamda teknoloji, yabancı firmadan örneğin patent satın almak veya lisans anlaşması yapmak yoluyla ithal edilebilir. Bazı durumlarda ise teknoloji, üretiminde kullanıldığı mallara dönüşmüş durumdadır. Yenilikler içeren bu gibi mallara örnek olarak makine, donatım veya genel olarak sermaye mallarını gösterilebilir.

60. Soru

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollar nelerdir?

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollar nelerdir?

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollar nelerdir?

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollar nelerdir?

Cevap

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollardan birincisi, yeniliklerin doğrudan doğruya o firmanın kendisi tarafından icat edilmesidir. İkinci yol ise başkaları tarafından geliştirilen teknolojilerin elde edilip kullanılması veya taklit edilmesidir. Yeni teknoloji icadı, ülkeler ve firmalar arası teknoloji açığını büyültür, birinden diğerlerine yayılması ise bu açığı kapayıcı yönde etki yapar. Teknoloji transferi, ülkeler arasındaki asırlık teknoloji açığının kısa bir süre içinde kapanmasına olanak sağlayan etkin bir yoldur.

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollardan birincisi, yeniliklerin doğrudan doğruya o firmanın kendisi tarafından icat edilmesidir. İkinci yol ise başkaları tarafından geliştirilen teknolojilerin elde edilip kullanılması veya taklit edilmesidir. Yeni teknoloji icadı, ülkeler ve firmalar arası teknoloji açığını büyültür, birinden diğerlerine yayılması ise bu açığı kapayıcı yönde etki yapar. Teknoloji transferi, ülkeler arasındaki asırlık teknoloji açığının kısa bir süre içinde kapanmasına olanak sağlayan etkin bir yoldur.

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollardan birincisi, yeniliklerin doğrudan doğruya o firmanın kendisi tarafından icat edilmesidir. İkinci yol ise başkaları tarafından geliştirilen teknolojilerin elde edilip kullanılması veya taklit edilmesidir. Yeni teknoloji icadı, ülkeler ve firmalar arası teknoloji açığını büyültür, birinden diğerlerine yayılması ise bu açığı kapayıcı yönde etki yapar. Teknoloji transferi, ülkeler arasındaki asırlık teknoloji açığının kısa bir süre içinde kapanmasına olanak sağlayan etkin bir yoldur.

Bir firmanın yeni teknolojilere ulaşabileceği yollardan birincisi, yeniliklerin doğrudan doğruya o firmanın kendisi tarafından icat edilmesidir. İkinci yol ise başkaları tarafından geliştirilen teknolojilerin elde edilip kullanılması veya taklit edilmesidir. Yeni teknoloji icadı, ülkeler ve firmalar arası teknoloji açığını büyültür, birinden diğerlerine yayılması ise bu açığı kapayıcı yönde etki yapar. Teknoloji transferi, ülkeler arasındaki asırlık teknoloji açığının kısa bir süre içinde kapanmasına olanak sağlayan etkin bir yoldur.

61. Soru

Başlıca teknoloji transferi kanalları nelerdir?

Cevap

Teknoloji, ya sermaye mallarına dönüşmüş olarak (embodied) ya da yalın (disembodied) biçimde ithal edilir. Buna göre başlıca teknoloji transferi kanalları şu şekildedir:

  1. Sermaye malları ithaliyle sağlanan teknoloji
  2. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları
  3. Yalın biçimde teknoloji ithali
  4. Bilimsel konferanslar, teknik bültenler ve yabancı bilim adamı değişimi programları
  5. Teknik yardım programları

Teknoloji, ya sermaye mallarına dönüşmüş olarak (embodied) ya da yalın (disembodied) biçimde ithal edilir. Buna göre başlıca teknoloji transferi kanalları şu şekildedir:

  1. Sermaye malları ithaliyle sağlanan teknoloji
  2. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları
  3. Yalın biçimde teknoloji ithali
  4. Bilimsel konferanslar, teknik bültenler ve yabancı bilim adamı değişimi programları
  5. Teknik yardım programları

Teknoloji, ya sermaye mallarına dönüşmüş olarak (embodied) ya da yalın (disembodied) biçimde ithal edilir. Buna göre başlıca teknoloji transferi kanalları şu şekildedir:

  1. Sermaye malları ithaliyle sağlanan teknoloji
  2. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları
  3. Yalın biçimde teknoloji ithali
  4. Bilimsel konferanslar, teknik bültenler ve yabancı bilim adamı değişimi programları
  5. Teknik yardım programları

Teknoloji, ya sermaye mallarına dönüşmüş olarak (embodied) ya da yalın (disembodied) biçimde ithal edilir. Buna göre başlıca teknoloji transferi kanalları şu şekildedir:

  1. Sermaye malları ithaliyle sağlanan teknoloji
  2. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları
  3. Yalın biçimde teknoloji ithali
  4. Bilimsel konferanslar, teknik bültenler ve yabancı bilim adamı değişimi programları
  5. Teknik yardım programları
62. Soru

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan teknolojinin ithal edilmesi hangi teknoloji transfer kanalına dahildir?

Cevap

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan (disembodied) teknolojinin ithal edilmesi yalın biçimde teknoloji ithali grubuna girer. Örneğin, yabancı teknolojinin patentini satın almak, lisans anlaşmaları ile teknoloji kiralamak veya ücretli danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak gibi yollar bunlar arasındadır.

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan (disembodied) teknolojinin ithal edilmesi yalın biçimde teknoloji ithali grubuna girer. Örneğin, yabancı teknolojinin patentini satın almak, lisans anlaşmaları ile teknoloji kiralamak veya ücretli danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak gibi yollar bunlar arasındadır.

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan (disembodied) teknolojinin ithal edilmesi yalın biçimde teknoloji ithali grubuna girer. Örneğin, yabancı teknolojinin patentini satın almak, lisans anlaşmaları ile teknoloji kiralamak veya ücretli danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak gibi yollar bunlar arasındadır.

Henüz bir sermaye malına dönüşmüş olmayan (disembodied) teknolojinin ithal edilmesi yalın biçimde teknoloji ithali grubuna girer. Örneğin, yabancı teknolojinin patentini satın almak, lisans anlaşmaları ile teknoloji kiralamak veya ücretli danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak gibi yollar bunlar arasındadır.

63. Soru

Makine ve donatım ithaliyle sağlanan teknoloji transfer yolu hangisidir?

Cevap

Makine ve donatım ithali, sermaye malları ithaliyle sağlanan bir teknoloji transferi yoludur. Bu gibi malları üreten bir ülke, bunlara aynı zamanda kendi teknolojilerini de katmış olur. Az gelişmiş ülkeler bu malları ithal ettiklerinde söz konusu ileri teknikler adı geçen ülkelere girmiş olur. Ancak farklı ülkelerin teknik özellikleri de farklı olduğu için bir malın çeşitli kaynaklardan ithali, teknoloji uyuşmazlığı gibi bazı sorunlar da doğurabilir.

Makine ve donatım ithali, sermaye malları ithaliyle sağlanan bir teknoloji transferi yoludur. Bu gibi malları üreten bir ülke, bunlara aynı zamanda kendi teknolojilerini de katmış olur. Az gelişmiş ülkeler bu malları ithal ettiklerinde söz konusu ileri teknikler adı geçen ülkelere girmiş olur. Ancak farklı ülkelerin teknik özellikleri de farklı olduğu için bir malın çeşitli kaynaklardan ithali, teknoloji uyuşmazlığı gibi bazı sorunlar da doğurabilir.

Makine ve donatım ithali, sermaye malları ithaliyle sağlanan bir teknoloji transferi yoludur. Bu gibi malları üreten bir ülke, bunlara aynı zamanda kendi teknolojilerini de katmış olur. Az gelişmiş ülkeler bu malları ithal ettiklerinde söz konusu ileri teknikler adı geçen ülkelere girmiş olur. Ancak farklı ülkelerin teknik özellikleri de farklı olduğu için bir malın çeşitli kaynaklardan ithali, teknoloji uyuşmazlığı gibi bazı sorunlar da doğurabilir.

Makine ve donatım ithali, sermaye malları ithaliyle sağlanan bir teknoloji transferi yoludur. Bu gibi malları üreten bir ülke, bunlara aynı zamanda kendi teknolojilerini de katmış olur. Az gelişmiş ülkeler bu malları ithal ettiklerinde söz konusu ileri teknikler adı geçen ülkelere girmiş olur. Ancak farklı ülkelerin teknik özellikleri de farklı olduğu için bir malın çeşitli kaynaklardan ithali, teknoloji uyuşmazlığı gibi bazı sorunlar da doğurabilir.

64. Soru

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık yöntemi nedir?

Cevap

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.

Bağlı ticaret yoluyla teknoloji transferinin en açık şekli “geri satınalım” (buy-back) anlaşmalarıdır. Bu yönteme göre, ülke kendi teknolojisini kullanarak yabancı ülkede bir sanayi tesisi (örneğin anahtar teslimi bir fabrika) kurar ve bunun bedelini ev sahibi ülkeden, o tesisin ürünlerini satın alarak tahsil eder. Finansal kiralamada ise ileri teknoloji içeren yabancı sermaye mallarının taksit öder gibi bir yöntemle ülkeye girişi sağlanmaktadır.

65. Soru

Az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” belirlenmesinin amacı nedir?

Cevap

1964 yılında UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)’nın kurulmasından sonra, az gelişmiş ülkeler diğer kalkınma konularında olduğu gibi teknoloji transferi konusunda da görüşlerini bu örgüt aracılığıyla savunma olanağı elde ettiler. Nitekim UNCTAD’ın çabaları sonucunda, az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” (Code of Conduct) belirlemek için çalışmalara girişilmişti. Bu girişimin amaçları, teknoloji transferi konusunda ilgili tarafların ve hükümetlerin uymaları gereken genel ve eşit standartlar koymak ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına öncelik vermek biçiminde özetlenebilir.

1964 yılında UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)’nın kurulmasından sonra, az gelişmiş ülkeler diğer kalkınma konularında olduğu gibi teknoloji transferi konusunda da görüşlerini bu örgüt aracılığıyla savunma olanağı elde ettiler. Nitekim UNCTAD’ın çabaları sonucunda, az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” (Code of Conduct) belirlemek için çalışmalara girişilmişti. Bu girişimin amaçları, teknoloji transferi konusunda ilgili tarafların ve hükümetlerin uymaları gereken genel ve eşit standartlar koymak ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına öncelik vermek biçiminde özetlenebilir.

1964 yılında UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)’nın kurulmasından sonra, az gelişmiş ülkeler diğer kalkınma konularında olduğu gibi teknoloji transferi konusunda da görüşlerini bu örgüt aracılığıyla savunma olanağı elde ettiler. Nitekim UNCTAD’ın çabaları sonucunda, az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” (Code of Conduct) belirlemek için çalışmalara girişilmişti. Bu girişimin amaçları, teknoloji transferi konusunda ilgili tarafların ve hükümetlerin uymaları gereken genel ve eşit standartlar koymak ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına öncelik vermek biçiminde özetlenebilir.

1964 yılında UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)’nın kurulmasından sonra, az gelişmiş ülkeler diğer kalkınma konularında olduğu gibi teknoloji transferi konusunda da görüşlerini bu örgüt aracılığıyla savunma olanağı elde ettiler. Nitekim UNCTAD’ın çabaları sonucunda, az gelişmiş ülkelere teknoloji transferiyle ilgili bir “davranış kodu” (Code of Conduct) belirlemek için çalışmalara girişilmişti. Bu girişimin amaçları, teknoloji transferi konusunda ilgili tarafların ve hükümetlerin uymaları gereken genel ve eşit standartlar koymak ve az gelişmiş ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına öncelik vermek biçiminde özetlenebilir.

66. Soru

İşgücü kıtlığının başlıca nedenleri nelerdir?

Cevap

İş gücü kıtlığı, nüfustaki artışın büyümenin gerektirdiği işçi talebini karşılayamaması, emeğin işe katılma oranının düşüklüğü, ülke içi işçi hareketliliğinin yetersiz olması vs. gibi nedenlere bağlıdır. Öte yandan iş gücü yetersizliği, bütün ekonomiyi ilgilendiren bir olay olabildiği gibi yalnız belirli faaliyet kollarına özgü veya mevsimlik nitelikte de olabilmektedir. Bir ülkede genel olarak iş gücü açığı olmamasına karşın, bazı işlerde çalışacak insan gücü bulunmasında güçlük çekilebilir. Bu durumda karşılaşılan sorun, çalışmaya hazır yeterli sayıda insan yokluğu değil fakat bunların belirli işleri yapmaktan kaçınmaları veya bu işleri yapacak uzmanlık ve beceriye sahip bulunmamalarıdır.

İş gücü kıtlığı, nüfustaki artışın büyümenin gerektirdiği işçi talebini karşılayamaması, emeğin işe katılma oranının düşüklüğü, ülke içi işçi hareketliliğinin yetersiz olması vs. gibi nedenlere bağlıdır. Öte yandan iş gücü yetersizliği, bütün ekonomiyi ilgilendiren bir olay olabildiği gibi yalnız belirli faaliyet kollarına özgü veya mevsimlik nitelikte de olabilmektedir. Bir ülkede genel olarak iş gücü açığı olmamasına karşın, bazı işlerde çalışacak insan gücü bulunmasında güçlük çekilebilir. Bu durumda karşılaşılan sorun, çalışmaya hazır yeterli sayıda insan yokluğu değil fakat bunların belirli işleri yapmaktan kaçınmaları veya bu işleri yapacak uzmanlık ve beceriye sahip bulunmamalarıdır.

İş gücü kıtlığı, nüfustaki artışın büyümenin gerektirdiği işçi talebini karşılayamaması, emeğin işe katılma oranının düşüklüğü, ülke içi işçi hareketliliğinin yetersiz olması vs. gibi nedenlere bağlıdır. Öte yandan iş gücü yetersizliği, bütün ekonomiyi ilgilendiren bir olay olabildiği gibi yalnız belirli faaliyet kollarına özgü veya mevsimlik nitelikte de olabilmektedir. Bir ülkede genel olarak iş gücü açığı olmamasına karşın, bazı işlerde çalışacak insan gücü bulunmasında güçlük çekilebilir. Bu durumda karşılaşılan sorun, çalışmaya hazır yeterli sayıda insan yokluğu değil fakat bunların belirli işleri yapmaktan kaçınmaları veya bu işleri yapacak uzmanlık ve beceriye sahip bulunmamalarıdır.

İş gücü kıtlığı, nüfustaki artışın büyümenin gerektirdiği işçi talebini karşılayamaması, emeğin işe katılma oranının düşüklüğü, ülke içi işçi hareketliliğinin yetersiz olması vs. gibi nedenlere bağlıdır. Öte yandan iş gücü yetersizliği, bütün ekonomiyi ilgilendiren bir olay olabildiği gibi yalnız belirli faaliyet kollarına özgü veya mevsimlik nitelikte de olabilmektedir. Bir ülkede genel olarak iş gücü açığı olmamasına karşın, bazı işlerde çalışacak insan gücü bulunmasında güçlük çekilebilir. Bu durumda karşılaşılan sorun, çalışmaya hazır yeterli sayıda insan yokluğu değil fakat bunların belirli işleri yapmaktan kaçınmaları veya bu işleri yapacak uzmanlık ve beceriye sahip bulunmamalarıdır.

67. Soru

Uluslararası iş gücü akımlarının, ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerindeki etkileri nelerdir?

Uluslararası iş gücü akımlarının, ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerindeki etkileri nelerdir?

Uluslararası iş gücü akımlarının, ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerindeki etkileri nelerdir?

Uluslararası iş gücü akımlarının, ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Uluslararası iş gücü akımlarının ilk ve en açık sonucu ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerinde görülür. Göçler, insangücü ihraç eden ülkenin nüfusunu azaltırken, ithalatçı ülkenin nüfusunu artırır. Nüfustaki değişmeler de öte yandan ekonomik ve sosyal yaşamda önemli etkiler doğurur. İş gücü akımları yalnız nüfusun toplamını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda yaş ve cinsiyet bileşimini de etkiler. Genellikle çalışmak için yabancı ülkelere gidenler, nüfusun genç ve erkek kesimidir. Diğer bir deyişle uluslararası iş gücü göçleri, işçi gönderen ülkede genç ve erkek nüfusu azaltıcı, işçi ithal eden ülkede ise artırıcı etkide bulunur. Göçler faal nüfusun toplam nüfusa oranını da değiştirir. Bu daha çok yerleşmek amacı taşımayan, geçici nitelikteki göçlerde görülür. Kısa süreler içinde dışarıda çalışmaya gidenler, genellikle ailelerindeki çalışmayan bireyleri (çocuk, ihtiyar vb.) yanlarında götürmezler. O bakımdan gittikleri yerlerde faal nüfus artar. Orta Doğu ülkelerinde ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan cumhuriyetlerde çalışan yabancı işçiler genellikle bu niteliktedir. Oysa, geçmişte Amerika Kıtası’na veya Avustralya’ya yapılan göçler sürekli yerleşme şeklinde olmuştur. Göç edenler çoğunlukla bütün aile bireyleriyle birlikte gitmişlerdir. Aradan geçen zaman dolayısıyla bugün Batı Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçileri de artık o ülkelerde yalnız değil, aileleriyle birlikte oturmaktadır.

Uluslararası iş gücü akımlarının ilk ve en açık sonucu ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerinde görülür. Göçler, insangücü ihraç eden ülkenin nüfusunu azaltırken, ithalatçı ülkenin nüfusunu artırır. Nüfustaki değişmeler de öte yandan ekonomik ve sosyal yaşamda önemli etkiler doğurur. İş gücü akımları yalnız nüfusun toplamını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda yaş ve cinsiyet bileşimini de etkiler. Genellikle çalışmak için yabancı ülkelere gidenler, nüfusun genç ve erkek kesimidir. Diğer bir deyişle uluslararası iş gücü göçleri, işçi gönderen ülkede genç ve erkek nüfusu azaltıcı, işçi ithal eden ülkede ise artırıcı etkide bulunur. Göçler faal nüfusun toplam nüfusa oranını da değiştirir. Bu daha çok yerleşmek amacı taşımayan, geçici nitelikteki göçlerde görülür. Kısa süreler içinde dışarıda çalışmaya gidenler, genellikle ailelerindeki çalışmayan bireyleri (çocuk, ihtiyar vb.) yanlarında götürmezler. O bakımdan gittikleri yerlerde faal nüfus artar. Orta Doğu ülkelerinde ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan cumhuriyetlerde çalışan yabancı işçiler genellikle bu niteliktedir. Oysa, geçmişte Amerika Kıtası’na veya Avustralya’ya yapılan göçler sürekli yerleşme şeklinde olmuştur. Göç edenler çoğunlukla bütün aile bireyleriyle birlikte gitmişlerdir. Aradan geçen zaman dolayısıyla bugün Batı Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçileri de artık o ülkelerde yalnız değil, aileleriyle birlikte oturmaktadır.

Uluslararası iş gücü akımlarının ilk ve en açık sonucu ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerinde görülür. Göçler, insangücü ihraç eden ülkenin nüfusunu azaltırken, ithalatçı ülkenin nüfusunu artırır. Nüfustaki değişmeler de öte yandan ekonomik ve sosyal yaşamda önemli etkiler doğurur. İş gücü akımları yalnız nüfusun toplamını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda yaş ve cinsiyet bileşimini de etkiler. Genellikle çalışmak için yabancı ülkelere gidenler, nüfusun genç ve erkek kesimidir. Diğer bir deyişle uluslararası iş gücü göçleri, işçi gönderen ülkede genç ve erkek nüfusu azaltıcı, işçi ithal eden ülkede ise artırıcı etkide bulunur. Göçler faal nüfusun toplam nüfusa oranını da değiştirir. Bu daha çok yerleşmek amacı taşımayan, geçici nitelikteki göçlerde görülür. Kısa süreler içinde dışarıda çalışmaya gidenler, genellikle ailelerindeki çalışmayan bireyleri (çocuk, ihtiyar vb.) yanlarında götürmezler. O bakımdan gittikleri yerlerde faal nüfus artar. Orta Doğu ülkelerinde ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan cumhuriyetlerde çalışan yabancı işçiler genellikle bu niteliktedir. Oysa, geçmişte Amerika Kıtası’na veya Avustralya’ya yapılan göçler sürekli yerleşme şeklinde olmuştur. Göç edenler çoğunlukla bütün aile bireyleriyle birlikte gitmişlerdir. Aradan geçen zaman dolayısıyla bugün Batı Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçileri de artık o ülkelerde yalnız değil, aileleriyle birlikte oturmaktadır.

Uluslararası iş gücü akımlarının ilk ve en açık sonucu ilgili ülkelerin nüfus yapıları üzerinde görülür. Göçler, insangücü ihraç eden ülkenin nüfusunu azaltırken, ithalatçı ülkenin nüfusunu artırır. Nüfustaki değişmeler de öte yandan ekonomik ve sosyal yaşamda önemli etkiler doğurur. İş gücü akımları yalnız nüfusun toplamını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda yaş ve cinsiyet bileşimini de etkiler. Genellikle çalışmak için yabancı ülkelere gidenler, nüfusun genç ve erkek kesimidir. Diğer bir deyişle uluslararası iş gücü göçleri, işçi gönderen ülkede genç ve erkek nüfusu azaltıcı, işçi ithal eden ülkede ise artırıcı etkide bulunur. Göçler faal nüfusun toplam nüfusa oranını da değiştirir. Bu daha çok yerleşmek amacı taşımayan, geçici nitelikteki göçlerde görülür. Kısa süreler içinde dışarıda çalışmaya gidenler, genellikle ailelerindeki çalışmayan bireyleri (çocuk, ihtiyar vb.) yanlarında götürmezler. O bakımdan gittikleri yerlerde faal nüfus artar. Orta Doğu ülkelerinde ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan cumhuriyetlerde çalışan yabancı işçiler genellikle bu niteliktedir. Oysa, geçmişte Amerika Kıtası’na veya Avustralya’ya yapılan göçler sürekli yerleşme şeklinde olmuştur. Göç edenler çoğunlukla bütün aile bireyleriyle birlikte gitmişlerdir. Aradan geçen zaman dolayısıyla bugün Batı Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçileri de artık o ülkelerde yalnız değil, aileleriyle birlikte oturmaktadır.

68. Soru

İş gücü göçünün işçi gönderen ülke üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

İş gücü göçünün işçi gönderen ülke üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

İş gücü göçünün işçi gönderen ülke üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

İş gücü göçünün işçi gönderen ülke üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

Cevap

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

Göç olayının, gönderen ülke bakımından başlıca olumlu etkilerinden biri işsizliği azaltıcı etkidir. Yaygın işsizlik içinde bulunan ülkelerin dışarıya iş gücü göndermeleri işsizlik sorununu hafifleterek emek piyasasındaki dengesizliği bir derecede giderebilir. İkinci olumlu etki iç tasarrufu artırıcı etkidir. Göçmen işçilerin ana yurda gönderdikleri birikimler, ülkenin toplam tasarruf açığını giderici ve yatırımlarını artırıcı etki doğurur. Yurt dışında çalışan işçiler, yüksek bir gelir elde ettiklerinden ve tasarruf eğilimleri de yüksek olduğundan, ana ülkelerindeki ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir tasarruf gücüne sahiptirler. Yurda gönderilen birikimler, iktisadi kalkınma için kayda değer bir finansman kaynağı oluşturabilir. Göç olayının dış ödemeler bilançosunu iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Dışarıda çalışan işçilerin tasarruf olarak veya geride bıraktıkları aile bireylerinin geçimlerini sağlamak için gönderdikleri paralar, ana ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağıdır. Son olarak göçle birlikte ileri bir toplum içerisinde çalışmaya giden işçiler, dış dünya ile kuracakları ilişki sonucunda bilgi ve görgülerini artırarak ekonomik bakımdan daha yararlı elemanlar durumuna gelirler. Bu konuda, mesleki eğitim üzerinde özellikle durmak gerekir. Yabancı ülkeye düz işçi olarak gidenler, döndüklerinde eğitilmiş, nitelikli insangücü olabilirler.

69. Soru

Uluslararası iş gücü akımlarının olumsuz etkileri nelerdir?

Cevap

Uluslararası iş gücü akımlarının, gönderen ülke ekonomisi üzerinde doğurabileceği bazı olumsuz etkilerden birisi nitelikli iş gücü kaybıdır. Giden işçilerin tamamı düz işçi olmayıp bir bölümü belirli işleri olan beceri sahibi kimselerdir. Sahip oldukları mesleki deneyim ve uzmanlık dolayısıyla bazan yurt dışına giden bu insanların yerleri doldurulamaz. İşçi akımlarıyla ilgili diğer bir sorun da işçi gönderen ülkelerin bu kanaldan dışarıya bir tür sermaye ihraç etmiş olmalarıdır. Ana ülke, doğuştan itibaren işçiyi besler, giydirir, eğitir ve onun üretici duruma geçmesini sağlar. İşçinin üretken çağa gelmesine kadar yapılan harcamalar bir tür sermaye yatırımı niteliğindedir. Bunlara ekonomik terimle “beşeri sermaye” (human capital) denmektedir. Yabancı ülkeye giden bir işçi, sırtındaki bu beşerî sermayeyi de birlikte götürür. Gönderen ülke için bu bir kayıptır. Diğer bir sorun beyin göçüdür. Ülkelerarası emek hareketlerinin dikkate değer bir yönü az gelişmiş ülkelerden doktor, mühendis, bilim adamı gibi yüksek derecede eğitilmiş insanların gelişmiş ülkelere doğru göç etmeleridir. Bu tür insangücü akımlarına alışılmış deyimle “beyin göçü” denir. Son olarak göç eden kişiler, farklı bir toplumda uzun süre yaşadıktan sonra anayurda döndükten sonra önemli toplumsal uyumsuzluk ve kültürel farklılaşma sorunları yaratabilirler.

Uluslararası iş gücü akımlarının, gönderen ülke ekonomisi üzerinde doğurabileceği bazı olumsuz etkilerden birisi nitelikli iş gücü kaybıdır. Giden işçilerin tamamı düz işçi olmayıp bir bölümü belirli işleri olan beceri sahibi kimselerdir. Sahip oldukları mesleki deneyim ve uzmanlık dolayısıyla bazan yurt dışına giden bu insanların yerleri doldurulamaz. İşçi akımlarıyla ilgili diğer bir sorun da işçi gönderen ülkelerin bu kanaldan dışarıya bir tür sermaye ihraç etmiş olmalarıdır. Ana ülke, doğuştan itibaren işçiyi besler, giydirir, eğitir ve onun üretici duruma geçmesini sağlar. İşçinin üretken çağa gelmesine kadar yapılan harcamalar bir tür sermaye yatırımı niteliğindedir. Bunlara ekonomik terimle “beşeri sermaye” (human capital) denmektedir. Yabancı ülkeye giden bir işçi, sırtındaki bu beşerî sermayeyi de birlikte götürür. Gönderen ülke için bu bir kayıptır. Diğer bir sorun beyin göçüdür. Ülkelerarası emek hareketlerinin dikkate değer bir yönü az gelişmiş ülkelerden doktor, mühendis, bilim adamı gibi yüksek derecede eğitilmiş insanların gelişmiş ülkelere doğru göç etmeleridir. Bu tür insangücü akımlarına alışılmış deyimle “beyin göçü” denir. Son olarak göç eden kişiler, farklı bir toplumda uzun süre yaşadıktan sonra anayurda döndükten sonra önemli toplumsal uyumsuzluk ve kültürel farklılaşma sorunları yaratabilirler.

Uluslararası iş gücü akımlarının, gönderen ülke ekonomisi üzerinde doğurabileceği bazı olumsuz etkilerden birisi nitelikli iş gücü kaybıdır. Giden işçilerin tamamı düz işçi olmayıp bir bölümü belirli işleri olan beceri sahibi kimselerdir. Sahip oldukları mesleki deneyim ve uzmanlık dolayısıyla bazan yurt dışına giden bu insanların yerleri doldurulamaz. İşçi akımlarıyla ilgili diğer bir sorun da işçi gönderen ülkelerin bu kanaldan dışarıya bir tür sermaye ihraç etmiş olmalarıdır. Ana ülke, doğuştan itibaren işçiyi besler, giydirir, eğitir ve onun üretici duruma geçmesini sağlar. İşçinin üretken çağa gelmesine kadar yapılan harcamalar bir tür sermaye yatırımı niteliğindedir. Bunlara ekonomik terimle “beşeri sermaye” (human capital) denmektedir. Yabancı ülkeye giden bir işçi, sırtındaki bu beşerî sermayeyi de birlikte götürür. Gönderen ülke için bu bir kayıptır. Diğer bir sorun beyin göçüdür. Ülkelerarası emek hareketlerinin dikkate değer bir yönü az gelişmiş ülkelerden doktor, mühendis, bilim adamı gibi yüksek derecede eğitilmiş insanların gelişmiş ülkelere doğru göç etmeleridir. Bu tür insangücü akımlarına alışılmış deyimle “beyin göçü” denir. Son olarak göç eden kişiler, farklı bir toplumda uzun süre yaşadıktan sonra anayurda döndükten sonra önemli toplumsal uyumsuzluk ve kültürel farklılaşma sorunları yaratabilirler.

Uluslararası iş gücü akımlarının, gönderen ülke ekonomisi üzerinde doğurabileceği bazı olumsuz etkilerden birisi nitelikli iş gücü kaybıdır. Giden işçilerin tamamı düz işçi olmayıp bir bölümü belirli işleri olan beceri sahibi kimselerdir. Sahip oldukları mesleki deneyim ve uzmanlık dolayısıyla bazan yurt dışına giden bu insanların yerleri doldurulamaz. İşçi akımlarıyla ilgili diğer bir sorun da işçi gönderen ülkelerin bu kanaldan dışarıya bir tür sermaye ihraç etmiş olmalarıdır. Ana ülke, doğuştan itibaren işçiyi besler, giydirir, eğitir ve onun üretici duruma geçmesini sağlar. İşçinin üretken çağa gelmesine kadar yapılan harcamalar bir tür sermaye yatırımı niteliğindedir. Bunlara ekonomik terimle “beşeri sermaye” (human capital) denmektedir. Yabancı ülkeye giden bir işçi, sırtındaki bu beşerî sermayeyi de birlikte götürür. Gönderen ülke için bu bir kayıptır. Diğer bir sorun beyin göçüdür. Ülkelerarası emek hareketlerinin dikkate değer bir yönü az gelişmiş ülkelerden doktor, mühendis, bilim adamı gibi yüksek derecede eğitilmiş insanların gelişmiş ülkelere doğru göç etmeleridir. Bu tür insangücü akımlarına alışılmış deyimle “beyin göçü” denir. Son olarak göç eden kişiler, farklı bir toplumda uzun süre yaşadıktan sonra anayurda döndükten sonra önemli toplumsal uyumsuzluk ve kültürel farklılaşma sorunları yaratabilirler.

70. Soru

İş gücü göçünün işçi ithal eden ülke üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Yabancı işçi çalıştıran ülkeler genellikle sermaye ve doğal kaynaklar yönünden zengin, iş gücü bakımından fakirdirler. Dışarıdan emek ithali, mesleki iş gücü darboğazını kırarak sermayenin tam kapasite ile çalışmasını, yatırım hızının artmasını ve dolayısıyla ekonomik refahın yükselmesini sağlar. İş gücü ithali, sanayi ülkelerinde ücretlerin yükselmesini önler. Böylece de üretim maliyetlerinin ucuzlamasına ve ülkenin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün artmasına yol açabilir. Bu nokta, özellikle ekonomileri ihracata dayalı ülkeler için büyük önem taşır. Ücretlerdeki yükselmeyi engellediği için genellikle ulusal işçi sendikaları yabancı işçi çalıştırılmasına karşı çıkarlar. Fakat yabancı işçi ithali dolayısıyla reel ulusal gelirde sağlanan artış, yalnız bir sınıfın değil, tüm toplumun refahını yükseltir. Diğer bir etki yabancı işçilerin niteliği ölçüsünde ev sahibi ülkenin kazancının da o kadar artmasıdır. Bu sayede işçi ithal eden ülke, hiçbir yetiştirme masrafına katlanmadan, üretken durumdaki yabancı işçi emeğinden yararlanmış olmaktadırlar. 

Diğer yandan yabancı işçi çalıştırmak ev sahibi ülkeye bazı külfetler de yükler. Örneğin, artan nüfus dolayısıyla konut, okul, yol, hastane vs. gibi sosyal sabit sermaye tesislerine talep yükselir. Ayrıca kendi yurttaşlarının işsizlik sorunlarını artırabilir. Yabancı işçi sayısının yerli nüfusun önemli bir payına ulaşması, ülkede bazı toplumsal ve kültürel uyumsuzluk sorunları doğurabilir.

Yabancı işçi çalıştıran ülkeler genellikle sermaye ve doğal kaynaklar yönünden zengin, iş gücü bakımından fakirdirler. Dışarıdan emek ithali, mesleki iş gücü darboğazını kırarak sermayenin tam kapasite ile çalışmasını, yatırım hızının artmasını ve dolayısıyla ekonomik refahın yükselmesini sağlar. İş gücü ithali, sanayi ülkelerinde ücretlerin yükselmesini önler. Böylece de üretim maliyetlerinin ucuzlamasına ve ülkenin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün artmasına yol açabilir. Bu nokta, özellikle ekonomileri ihracata dayalı ülkeler için büyük önem taşır. Ücretlerdeki yükselmeyi engellediği için genellikle ulusal işçi sendikaları yabancı işçi çalıştırılmasına karşı çıkarlar. Fakat yabancı işçi ithali dolayısıyla reel ulusal gelirde sağlanan artış, yalnız bir sınıfın değil, tüm toplumun refahını yükseltir. Diğer bir etki yabancı işçilerin niteliği ölçüsünde ev sahibi ülkenin kazancının da o kadar artmasıdır. Bu sayede işçi ithal eden ülke, hiçbir yetiştirme masrafına katlanmadan, üretken durumdaki yabancı işçi emeğinden yararlanmış olmaktadırlar. 

Diğer yandan yabancı işçi çalıştırmak ev sahibi ülkeye bazı külfetler de yükler. Örneğin, artan nüfus dolayısıyla konut, okul, yol, hastane vs. gibi sosyal sabit sermaye tesislerine talep yükselir. Ayrıca kendi yurttaşlarının işsizlik sorunlarını artırabilir. Yabancı işçi sayısının yerli nüfusun önemli bir payına ulaşması, ülkede bazı toplumsal ve kültürel uyumsuzluk sorunları doğurabilir.

Yabancı işçi çalıştıran ülkeler genellikle sermaye ve doğal kaynaklar yönünden zengin, iş gücü bakımından fakirdirler. Dışarıdan emek ithali, mesleki iş gücü darboğazını kırarak sermayenin tam kapasite ile çalışmasını, yatırım hızının artmasını ve dolayısıyla ekonomik refahın yükselmesini sağlar. İş gücü ithali, sanayi ülkelerinde ücretlerin yükselmesini önler. Böylece de üretim maliyetlerinin ucuzlamasına ve ülkenin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün artmasına yol açabilir. Bu nokta, özellikle ekonomileri ihracata dayalı ülkeler için büyük önem taşır. Ücretlerdeki yükselmeyi engellediği için genellikle ulusal işçi sendikaları yabancı işçi çalıştırılmasına karşı çıkarlar. Fakat yabancı işçi ithali dolayısıyla reel ulusal gelirde sağlanan artış, yalnız bir sınıfın değil, tüm toplumun refahını yükseltir. Diğer bir etki yabancı işçilerin niteliği ölçüsünde ev sahibi ülkenin kazancının da o kadar artmasıdır. Bu sayede işçi ithal eden ülke, hiçbir yetiştirme masrafına katlanmadan, üretken durumdaki yabancı işçi emeğinden yararlanmış olmaktadırlar. 

Diğer yandan yabancı işçi çalıştırmak ev sahibi ülkeye bazı külfetler de yükler. Örneğin, artan nüfus dolayısıyla konut, okul, yol, hastane vs. gibi sosyal sabit sermaye tesislerine talep yükselir. Ayrıca kendi yurttaşlarının işsizlik sorunlarını artırabilir. Yabancı işçi sayısının yerli nüfusun önemli bir payına ulaşması, ülkede bazı toplumsal ve kültürel uyumsuzluk sorunları doğurabilir.

Yabancı işçi çalıştıran ülkeler genellikle sermaye ve doğal kaynaklar yönünden zengin, iş gücü bakımından fakirdirler. Dışarıdan emek ithali, mesleki iş gücü darboğazını kırarak sermayenin tam kapasite ile çalışmasını, yatırım hızının artmasını ve dolayısıyla ekonomik refahın yükselmesini sağlar. İş gücü ithali, sanayi ülkelerinde ücretlerin yükselmesini önler. Böylece de üretim maliyetlerinin ucuzlamasına ve ülkenin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün artmasına yol açabilir. Bu nokta, özellikle ekonomileri ihracata dayalı ülkeler için büyük önem taşır. Ücretlerdeki yükselmeyi engellediği için genellikle ulusal işçi sendikaları yabancı işçi çalıştırılmasına karşı çıkarlar. Fakat yabancı işçi ithali dolayısıyla reel ulusal gelirde sağlanan artış, yalnız bir sınıfın değil, tüm toplumun refahını yükseltir. Diğer bir etki yabancı işçilerin niteliği ölçüsünde ev sahibi ülkenin kazancının da o kadar artmasıdır. Bu sayede işçi ithal eden ülke, hiçbir yetiştirme masrafına katlanmadan, üretken durumdaki yabancı işçi emeğinden yararlanmış olmaktadırlar. 

Diğer yandan yabancı işçi çalıştırmak ev sahibi ülkeye bazı külfetler de yükler. Örneğin, artan nüfus dolayısıyla konut, okul, yol, hastane vs. gibi sosyal sabit sermaye tesislerine talep yükselir. Ayrıca kendi yurttaşlarının işsizlik sorunlarını artırabilir. Yabancı işçi sayısının yerli nüfusun önemli bir payına ulaşması, ülkede bazı toplumsal ve kültürel uyumsuzluk sorunları doğurabilir.

71. Soru

Beyin göçünün başlıca nedeni nedir?

Cevap

Beyin göçünün temel nedeni, gelişmiş ülkelerdeki yüksek ücretler ve ileri yaşam koşullarıdır. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu insanların emeklerine ve yaratıcı güçlerine de ihtiyaç çok büyüktür. Öte yandan, onları yetiştirmek için yapılan önemli ölçüde eğitim harcamaları vardır. Bu insanların yurtdışına göç etmeleri ile az gelişmiş ülkeler hem onların emeğinden yoksun kalmakta hem de taşıdıkları beşeri sermayeyi yabancı ülkelere kaçırmış olmaktadırlar.

Beyin göçünün temel nedeni, gelişmiş ülkelerdeki yüksek ücretler ve ileri yaşam koşullarıdır. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu insanların emeklerine ve yaratıcı güçlerine de ihtiyaç çok büyüktür. Öte yandan, onları yetiştirmek için yapılan önemli ölçüde eğitim harcamaları vardır. Bu insanların yurtdışına göç etmeleri ile az gelişmiş ülkeler hem onların emeğinden yoksun kalmakta hem de taşıdıkları beşeri sermayeyi yabancı ülkelere kaçırmış olmaktadırlar.

Beyin göçünün temel nedeni, gelişmiş ülkelerdeki yüksek ücretler ve ileri yaşam koşullarıdır. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu insanların emeklerine ve yaratıcı güçlerine de ihtiyaç çok büyüktür. Öte yandan, onları yetiştirmek için yapılan önemli ölçüde eğitim harcamaları vardır. Bu insanların yurtdışına göç etmeleri ile az gelişmiş ülkeler hem onların emeğinden yoksun kalmakta hem de taşıdıkları beşeri sermayeyi yabancı ülkelere kaçırmış olmaktadırlar.

Beyin göçünün temel nedeni, gelişmiş ülkelerdeki yüksek ücretler ve ileri yaşam koşullarıdır. Fakat az gelişmiş ülkelerde bu insanların emeklerine ve yaratıcı güçlerine de ihtiyaç çok büyüktür. Öte yandan, onları yetiştirmek için yapılan önemli ölçüde eğitim harcamaları vardır. Bu insanların yurtdışına göç etmeleri ile az gelişmiş ülkeler hem onların emeğinden yoksun kalmakta hem de taşıdıkları beşeri sermayeyi yabancı ülkelere kaçırmış olmaktadırlar.

72. Soru

Liberal görüşü benimseyen iktisat teorisyenlerinin beyin göçü hakkındaki görüşü ne yöndedir?

Cevap

İktisat literatürüne bakıldığında, genellikle liberal görüşü benimseyen iktisatçıların, ileri derecede teknik iş gücünün serbestçe göç etmesinden yana oldukları görülür. Bu yazarlar, gelişmiş ülkelerde bu tür emeğin marjinal veriminin daha yüksek olduğunu, nitekim ana ülkeye göre çok daha fazla gelir kazanmalarının da bunu kanıtladığını belirtirler. Böylece, göçlerin dünya kaynaklarının ortalama verimliliğini artıracağını ve dolayısıyla dünya refahını yükselteceğini öne sürerler.

İktisat literatürüne bakıldığında, genellikle liberal görüşü benimseyen iktisatçıların, ileri derecede teknik iş gücünün serbestçe göç etmesinden yana oldukları görülür. Bu yazarlar, gelişmiş ülkelerde bu tür emeğin marjinal veriminin daha yüksek olduğunu, nitekim ana ülkeye göre çok daha fazla gelir kazanmalarının da bunu kanıtladığını belirtirler. Böylece, göçlerin dünya kaynaklarının ortalama verimliliğini artıracağını ve dolayısıyla dünya refahını yükselteceğini öne sürerler.

İktisat literatürüne bakıldığında, genellikle liberal görüşü benimseyen iktisatçıların, ileri derecede teknik iş gücünün serbestçe göç etmesinden yana oldukları görülür. Bu yazarlar, gelişmiş ülkelerde bu tür emeğin marjinal veriminin daha yüksek olduğunu, nitekim ana ülkeye göre çok daha fazla gelir kazanmalarının da bunu kanıtladığını belirtirler. Böylece, göçlerin dünya kaynaklarının ortalama verimliliğini artıracağını ve dolayısıyla dünya refahını yükselteceğini öne sürerler.

İktisat literatürüne bakıldığında, genellikle liberal görüşü benimseyen iktisatçıların, ileri derecede teknik iş gücünün serbestçe göç etmesinden yana oldukları görülür. Bu yazarlar, gelişmiş ülkelerde bu tür emeğin marjinal veriminin daha yüksek olduğunu, nitekim ana ülkeye göre çok daha fazla gelir kazanmalarının da bunu kanıtladığını belirtirler. Böylece, göçlerin dünya kaynaklarının ortalama verimliliğini artıracağını ve dolayısıyla dünya refahını yükselteceğini öne sürerler.

73. Soru

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge neresidir?

Cevap

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri ve özellikle Almanya’dır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın tahminlerine göre halen, ülke dışında yaşayan yurttaşlarımız 3,5 milyon dolayında olup yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin sayısı da bir milyonun üzerinde bulunmaktadır. Oturmak veya çalışmak üzere yurt dışında Türklerin en fazla bulundukları yer Batı Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya’dır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin %70 dolayındaki kısmı bu ülkededir. Almanya’yı Fransa, Avusturya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler izlemektedir.

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri ve özellikle Almanya’dır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın tahminlerine göre halen, ülke dışında yaşayan yurttaşlarımız 3,5 milyon dolayında olup yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin sayısı da bir milyonun üzerinde bulunmaktadır. Oturmak veya çalışmak üzere yurt dışında Türklerin en fazla bulundukları yer Batı Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya’dır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin %70 dolayındaki kısmı bu ülkededir. Almanya’yı Fransa, Avusturya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler izlemektedir.

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri ve özellikle Almanya’dır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın tahminlerine göre halen, ülke dışında yaşayan yurttaşlarımız 3,5 milyon dolayında olup yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin sayısı da bir milyonun üzerinde bulunmaktadır. Oturmak veya çalışmak üzere yurt dışında Türklerin en fazla bulundukları yer Batı Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya’dır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin %70 dolayındaki kısmı bu ülkededir. Almanya’yı Fransa, Avusturya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler izlemektedir.

Türkiye’nin ilk ve en fazla işçi gönderdiği bölge Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri ve özellikle Almanya’dır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın tahminlerine göre halen, ülke dışında yaşayan yurttaşlarımız 3,5 milyon dolayında olup yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin sayısı da bir milyonun üzerinde bulunmaktadır. Oturmak veya çalışmak üzere yurt dışında Türklerin en fazla bulundukları yer Batı Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya’dır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin %70 dolayındaki kısmı bu ülkededir. Almanya’yı Fransa, Avusturya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler izlemektedir.

74. Soru

1970’lerin ortalarından itibaren Türkiye’den yurtdışına iş gücü akımı hangi bölgede yoğunlaşmıştır?

Cevap

Batı Avrupa’ya işçi akımının durmasından sonra Türkiye’den Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki petrol zengini ülkelere işçi gönderildi. Artan petrol gelirleri dolayısıyla Suudi Arabistan, Irak, Libya ve Körfez ülkeleri özellikle altyapı yatırımlarının tamamlanması amacıyla büyük inşaat faaliyetine girişmişlerdi. Bu faaliyetler; Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerin müteahhitlik firmaları tarafından yürütülüyordu. Türk müteahhit firmaları aldıkları işlerde çalıştırdıkları işçileri genellikle Türkiye’den getirtiyorlardı. Alt yapı yatırımlarının tamamlanması, petrol fiyatlarının düşmesi ve döviz gelirlerinin azalması gibi nedenlerle Orta Doğu’ya işçi gönderilmesi de zamanla yavaşlamıştır. Körfez Krizi’nden sonra Kuveyt’in onarımı nedeniyle yeni işçi talebi bir miktar artmışsa da bunun fazlaca bir önemi olmamıştır.

Batı Avrupa’ya işçi akımının durmasından sonra Türkiye’den Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki petrol zengini ülkelere işçi gönderildi. Artan petrol gelirleri dolayısıyla Suudi Arabistan, Irak, Libya ve Körfez ülkeleri özellikle altyapı yatırımlarının tamamlanması amacıyla büyük inşaat faaliyetine girişmişlerdi. Bu faaliyetler; Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerin müteahhitlik firmaları tarafından yürütülüyordu. Türk müteahhit firmaları aldıkları işlerde çalıştırdıkları işçileri genellikle Türkiye’den getirtiyorlardı. Alt yapı yatırımlarının tamamlanması, petrol fiyatlarının düşmesi ve döviz gelirlerinin azalması gibi nedenlerle Orta Doğu’ya işçi gönderilmesi de zamanla yavaşlamıştır. Körfez Krizi’nden sonra Kuveyt’in onarımı nedeniyle yeni işçi talebi bir miktar artmışsa da bunun fazlaca bir önemi olmamıştır.

Batı Avrupa’ya işçi akımının durmasından sonra Türkiye’den Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki petrol zengini ülkelere işçi gönderildi. Artan petrol gelirleri dolayısıyla Suudi Arabistan, Irak, Libya ve Körfez ülkeleri özellikle altyapı yatırımlarının tamamlanması amacıyla büyük inşaat faaliyetine girişmişlerdi. Bu faaliyetler; Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerin müteahhitlik firmaları tarafından yürütülüyordu. Türk müteahhit firmaları aldıkları işlerde çalıştırdıkları işçileri genellikle Türkiye’den getirtiyorlardı. Alt yapı yatırımlarının tamamlanması, petrol fiyatlarının düşmesi ve döviz gelirlerinin azalması gibi nedenlerle Orta Doğu’ya işçi gönderilmesi de zamanla yavaşlamıştır. Körfez Krizi’nden sonra Kuveyt’in onarımı nedeniyle yeni işçi talebi bir miktar artmışsa da bunun fazlaca bir önemi olmamıştır.

Batı Avrupa’ya işçi akımının durmasından sonra Türkiye’den Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki petrol zengini ülkelere işçi gönderildi. Artan petrol gelirleri dolayısıyla Suudi Arabistan, Irak, Libya ve Körfez ülkeleri özellikle altyapı yatırımlarının tamamlanması amacıyla büyük inşaat faaliyetine girişmişlerdi. Bu faaliyetler; Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerin müteahhitlik firmaları tarafından yürütülüyordu. Türk müteahhit firmaları aldıkları işlerde çalıştırdıkları işçileri genellikle Türkiye’den getirtiyorlardı. Alt yapı yatırımlarının tamamlanması, petrol fiyatlarının düşmesi ve döviz gelirlerinin azalması gibi nedenlerle Orta Doğu’ya işçi gönderilmesi de zamanla yavaşlamıştır. Körfez Krizi’nden sonra Kuveyt’in onarımı nedeniyle yeni işçi talebi bir miktar artmışsa da bunun fazlaca bir önemi olmamıştır.

75. Soru

Merkez Bankası’nın bir dönem yurtdışındaki Türk işçilere tanımış olduğu “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı” imkanının amacı nedir?

Cevap

Yurt dışında çalışan işçilerimizin o ülke bankalarına yatırdıkları tasarrufların Türkiye’ye aktarılması ve Türk ekonomisinin yararına kullanılması amacıyla geçmişte birçok planlar yapılmış ve çeşitli tasarılar ortaya atılmıştır. Ülkenin döviz darboğazına girdiği dönemlerde, Merkez Bankası’nda “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı-KMDTH” adlı hesaplar açtırma olanağı tanınması bunlardan biridir. Bu hesaplara, yurt dışında çalışan işçiler (ve Türkiye’de oturanlar) yurda getirmek zorunda olmadıkları döviz tasarrufları ile para yatırabilmekteydiler. Ayrıca bir Alman Bankası olan Dresdner Bank ile TCMB arasında yapılan anlaşma sonucu, işçiler tasarruflarını TCMB adına bu bankaya yatırabilmekteydiler. Yapılan bütün bu düzenlemelerle yüksek faizler ödenerek işçi dövizleri ana yurda çekilmeye çalışılmıştır.

Yurt dışında çalışan işçilerimizin o ülke bankalarına yatırdıkları tasarrufların Türkiye’ye aktarılması ve Türk ekonomisinin yararına kullanılması amacıyla geçmişte birçok planlar yapılmış ve çeşitli tasarılar ortaya atılmıştır. Ülkenin döviz darboğazına girdiği dönemlerde, Merkez Bankası’nda “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı-KMDTH” adlı hesaplar açtırma olanağı tanınması bunlardan biridir. Bu hesaplara, yurt dışında çalışan işçiler (ve Türkiye’de oturanlar) yurda getirmek zorunda olmadıkları döviz tasarrufları ile para yatırabilmekteydiler. Ayrıca bir Alman Bankası olan Dresdner Bank ile TCMB arasında yapılan anlaşma sonucu, işçiler tasarruflarını TCMB adına bu bankaya yatırabilmekteydiler. Yapılan bütün bu düzenlemelerle yüksek faizler ödenerek işçi dövizleri ana yurda çekilmeye çalışılmıştır.

Yurt dışında çalışan işçilerimizin o ülke bankalarına yatırdıkları tasarrufların Türkiye’ye aktarılması ve Türk ekonomisinin yararına kullanılması amacıyla geçmişte birçok planlar yapılmış ve çeşitli tasarılar ortaya atılmıştır. Ülkenin döviz darboğazına girdiği dönemlerde, Merkez Bankası’nda “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı-KMDTH” adlı hesaplar açtırma olanağı tanınması bunlardan biridir. Bu hesaplara, yurt dışında çalışan işçiler (ve Türkiye’de oturanlar) yurda getirmek zorunda olmadıkları döviz tasarrufları ile para yatırabilmekteydiler. Ayrıca bir Alman Bankası olan Dresdner Bank ile TCMB arasında yapılan anlaşma sonucu, işçiler tasarruflarını TCMB adına bu bankaya yatırabilmekteydiler. Yapılan bütün bu düzenlemelerle yüksek faizler ödenerek işçi dövizleri ana yurda çekilmeye çalışılmıştır.

Yurt dışında çalışan işçilerimizin o ülke bankalarına yatırdıkları tasarrufların Türkiye’ye aktarılması ve Türk ekonomisinin yararına kullanılması amacıyla geçmişte birçok planlar yapılmış ve çeşitli tasarılar ortaya atılmıştır. Ülkenin döviz darboğazına girdiği dönemlerde, Merkez Bankası’nda “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı-KMDTH” adlı hesaplar açtırma olanağı tanınması bunlardan biridir. Bu hesaplara, yurt dışında çalışan işçiler (ve Türkiye’de oturanlar) yurda getirmek zorunda olmadıkları döviz tasarrufları ile para yatırabilmekteydiler. Ayrıca bir Alman Bankası olan Dresdner Bank ile TCMB arasında yapılan anlaşma sonucu, işçiler tasarruflarını TCMB adına bu bankaya yatırabilmekteydiler. Yapılan bütün bu düzenlemelerle yüksek faizler ödenerek işçi dövizleri ana yurda çekilmeye çalışılmıştır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!