Türkiye´nin Kültürel Mirası 2 Dersi 1. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Türkiye´nin Kültürel Mirası 2 Dersi 1. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Türkiye’De Kutsal İnançlar Ve Kutsal Yerler

Çok Tanrılı Döneme Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

Türkiye, insanlık tarihi boyunca çok sayıda dinî inanç ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada bulunmaktadır. İnsanoğlunun ilk yerleşik hayata geçtiği bölgeler de Türkiye, Suriye, Irak gibi Ön Asya denilen bu coğrafyada bulunur

  • Göbekli Tepe: Şanlıurfa’ya yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Göbekli Tepe, neolitik dönemin çanak çömlek öncesine tarihlenmekte ve günümüzden yaklaşık 11 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilmektedir. Yapılan kazılarda insanoğlunun henüz avcılık ve toplayıcılık dönemini yaşadığı süreçte, tapınmak amacıyla tapınaklar inşa ettiği tespit edilmiştir. Göbekli Tepe, yaklaşık 3-6 m boyundaki T şeklindeki dikili taşlarla oluşturulan, dairesel ve oval yapılardan oluşan bir kült merkezidir. Ortaya çıkarılan çok sayıda heykel arasında insan başı, aslan, domuz, boğa, yılan, öküz, tilki vb. birçok hayvan yer almaktadır. Dinsel tören ve tapınma için düzenli olarak ziyaret edilen bir buluşma yeri olduğu düşünülmektedir.
  • Ana Tanrıça (Kybele-Artemis) Kültü : Ana Tanrıça, tarih öncesi dönemden itibaren Akdeniz çevresinde çeşitli adlar altında tapınılan evrensel bir tanrıçadır. Kültle ilgili ilk verilere cilalı taş çağma ait Çayönü ve Nevali Çori’de, daha sonra ise neolitik yerleşmeler olan Konya yakınındaki Çatalhöyük ve Burdur yakınındaki Hacılar’da rastlanılmıştır. Bu merkezlerde bulunan ana tanrıça heykelleri genç bir kadın, doğum yapan bir anne ve yaşlı bir kadın gibi görünümlerde betimlenmiştir. Kybele kültünün en fazla öne çıktığı yerler Firigya bölgesinde EskişehirPesinus ile Psidia bölgesinde YalvaçAntiochia’dır. Ana tanrıça kültü daha sonraki dönemlerde tanrıça Artemis ile karşımıza çıkar. Özellikle de Türkiye’de Efes Artemis Tapınağı ve burada bulunan Artemis Heykeli bir bereket sembolü olarak dikkati çeker. Artemis kültü ile ilgili en önemli tapınak Efes’teki dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Artemis Tapınağı’dır.
  • Apollon Kültü: Kehanetin, güzel sanatların, güneşin, şiirin ve ışığın tanrısı olan Apollon’un Yunan tanrısı olduğu belirtilirse de son araştırmalarda onun Anadolulu bir tanrı olduğu ispatlanmıştır. Didim Apollon Tapmağı Anadolu’da en çok tanınan tapınaklardan biridir ve buraya kutsal bir yoldan geçilerek ulaşılır.
  • Letoon Kutsal Alanı: Letoon’da 1950 yılından itibaren yapılan kazılar sonucunda karşılaşılan önemli kültür verileri arasında Antik Çağ’ın üç önemli tanrısı Leto, Apollon ve Artemis’e ait tapmaklar önemli birer yer tutarlar. . Letoon kutsal yerindeki Leto’ya adanmış tapmak diğerlerinden daha büyüktür ve 30.25×15.75 m ölçülerindedir. Letoon, Xantos ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
  • Yazılıkaya: Çorum ili Boğazkale ilçesi sınırları içerisinde kalan Yazılıkaya, üstü açık doğal bir kaya tapınağıdır. Büyük galeri altmış üç Hitit tanrısının kabartma figürleriyle süslenmiş, küçük galeri ise kral ailesinin ölü kültüne ayrılmıştır. Hitit Dönemi’nin en önemli tapınağıdır. Yazılıkaya kült yeri Hitit Dönemi’nin en önemli ibadet yerlerinin başında gelir. Ön kısımdaki daha sonradan ilave edilen tapmak mekânlarının sadece temelleri kalmış olmakla birlikte, doğal kayaya işlenen kabartmalar Hitit Dönemi inanç sistemi ve kıyafetleri konusunda bizlere bilgi vermektedir.
  • Nemrut Dağı: UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Doğu Anadolu bölgesinde en çok tanınan yerlerin başında gelen I. Antiochos’un mezar anıtı ve üzerindeki tümülüsü Adıyaman ili Kâhta ilçesinin kuzeydoğusunda bulunan Nemrut Dağı’nın doruğunda yer alır. Doğudaki avlu heykel ve mimari kalıntılarıyla diğerlerinden daha fazla öne çıkar. Avlu batıda büyük boyutlu heykellerle doğuda sunak, kuzey ve güneyde ise taş blokların oluşturduğu duvarla çevrilidir. 8-10 m yüksekliğinde ve tahtta oturur şekilde yapılan heykellerin başları düşmüştür. Buradaki yazıtlar heykellerin kime ait olduğunu gösterir. Bunlar Apollon, Tyche, Zeus, Antiochos ve Herakles’tir. Bunların iki tarafında birer aslan ve kartal heykelleri bulunur. Doğu ve batı terastaki taş blokların arkasında adeta Antiochos’un vasiyetnamesi niteliğinde, ülkenin emir ve yasakları ile kralın doğum günü ile tapınma işlerinin nasıl yapılacağını gösterir uzun bir yazıt bulunur.

Hristiyanlık Dönemine Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

  • Hatay St. Pierre Kilisesi : Pierre Kilisesi HatayReyhanlı yolu üzerinde, Habib-ün Neccar Dağı eteklerindedir. Kilisenin dünyanın ilk kilisesi olduğuna inanılır. Ayrıca ilk kez bu kilisede Hz. İsa’nın dinini tanıyanlara “Hristiyan” denildiği söylenir. Kilisenin zemininde mozaik kalıntıları, duvarlarda ise freskler bulunmaktadır.
  • Yalvaç St. Paulus Kilisesi: Psidia Antiocheia antik kenti Isparta iline bağlı bir ilçe olan Yalvaç ilçesinin 1 km kuzeyindedir. Hristiyanlığın yayılmasında önemli görev üstlenen Paulus’un birkaç kez buraya gelip, belli bir süre kalması ve yine ilk vaazını burada vermesi üzerine onun adına bir kilise inşa edilmiştir.
  • Tarsus St. Paulus Kilisesi ve Kuyusu: Tarsus ilçe merkezinde Ulu Cami semtinde bulunan Paulus Kilisesi’nin 1102 yılında Paulus Katedrali olarak yapıldığı söylenmektedir. Kesme taş ile inşa edilen kilisenin uzun cephelerinde sivri sağır kemerler bulunur. Giriş cephesinde ise kısa sütunların birbirlerine sivri kemerlerle bağlanması ile oluşan revak vardır.
  • Demre St. Nikolaos (Noel Baba) Kilisesi: Patara doğumlu Nikolaos MS 4. yüzyılda Demre’de yaşamış ve burada ölmüştür. Mezarı Demre’de, kendi adı ile anılan kilisede bulunur. Hristiyan dünyasının “Noel Baba”sı olarak bilinen Nikolaos, önceleri sade bir rahip iken bu ünü dolayısıyla aziz ilan edilmiştir. Bu yüzden Nikolaos Kilisesi, bir hac merkezine dönüşmüştür. Her yıl 6-8 Aralık tarihlerinde Demre’de “Uluslararası Noel Baba Festivali” düzenlenmekte buraya pek çok ziyaretçi gelmektedir.
  • Efes Meryem Ana Evi: Efes’e yaklaşık dokuz kilometre uzaklıkta, Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nin kesin olarak bilinmemekle birlikte, MS IV. yüzyılda inşa edildiğini ve 13.yüzyılda büyük ölçüde onarım gördüğü varsayılır. Hristiyan din adamları, Efes çevresinde yaptığı araştırmalar sonrasında bugünkü Hz. Meryem Ana Evi’nin bulunduğu alanın, Hz. Meryem’in öldüğü yer olduğunu belirtmişlerdir. Burada, Hz. Meryem’in ölüm tarihi olarak kabul edilen 15 Ağustos’ta ayin yapılır ve gelen Hristiyanlar hacı olur.
  • Sumela Manastırı: Sumela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Millî Parkı içerisinde, Zigana Dağı’nın dik yamacına, doğal bir kaya oyuğuna yapılmıştır. Halk buraya kısaca Meryemana demektedir. Manastırın yapımı ile ilgili birçok efsane bulunmaktadır. Sumela Manastırı’na ormanın içerisinden dar bir patika yoldan geçilerek ulaşılır. Sumela Manastırı’nın ortasında küçük bir avlu bulunur. Buradaki esas yapı kilise hâline getirilen doğal kovuktur. Avlunun etrafında birçok şapel ile çeşitli binalar görülür. Mağaranın içine yerleştirilen kilisenin duvarları fresklerle kaplıdır. Manastır son senelerde restore edilerek bugünkü şeklini almıştır. 15 Ağustos Hz. Meryem’in ölümü ve göğe yükselme günü olarak kabul edildiği için bu tarihte son senelerde burada ayin yapılmaya başlanmıştır.
  • Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar): Ashab-ı Kehf mağara arkadaşları demektir. Konu hem Hristiyanlıkta, hem de Müslümanlıkta geçmektedir. Kuran-ı Kerim’de kıssanın nerede ve ne zaman geçtiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Aynı zamanda yedi kişiye ait isim de geçmemektedir. Putperest olan Roma İmparatoru Dakyanus kendisini tanrı ilan etmiştir. Fakat sarayda, yakınında bulunan ve tek tanrıya inanan altı genç onun tanrılığını kabul etmeyip Dakyanus’un yanından kaçarak başka bir yere gitmeye karar veririler. Yolda bir çobana rastlarlar, onu ve köpeği Kıtmiri de yanlarına alarak yola devam ederler. Yorulunca bir mağaraya girip uykuya dalarlar. Allah tarafından kendilerine 309 yıl (rivayetlere göre zaman değişiklik gösterir) bir uyku verilmiştir. İlk uyanan Yemliha, elinde Dakyanus’un portesi olan parayla yiyecek almaya gider ve yakalanır, askerler onu mağaraya getirir. Önce Yemliha içeri girer, askerler girdiğinde kimseyi bulamaz, sadece yedi kuş görürler. Bu nedenle mağara, Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılır.

İslami Döneme Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

  • Şanlıurfa ve Harran: Şanlıurfa Peygamberler diyarı, peygamberler şehri olarak da bilinmektedir. Hz. İbrahim, Hz. Eyyub, Hz. ElYasa, Hz. Musa, Hz. Fiuayb, Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İshak, Hz. Ya’kub, Hz. Yusuf ve Hz. İsa’ya ait makamların olduğu bilinmektedir. Şanlıurfa ile en çok anılan Hz. İbrahim Peygamber, zalim hükümdar Nemrut’a karşı tek tanrılı dini savunduğu için, Şanlıurfa Kalesi’nden mancınıkla ateşe atıldığı söylenir. Tanrının ol emriyle ateşin suya, odunların da balıklara dönüştüğü rivayetinin Halil-ür rahman (Balıklıgöl) olduğu, buna bağlı olarak da bu gölün kutsiyetine inanların burayı ziyaret ettiği bilinir. Harran’ın kuruluşu Hz. Nuh’un torunlarından Kaynan veya Hz. İbrahim’in kardeşi Aran’a bağlanır. Harran ilçesine bağlı olan Özkent köyünde tarihî harabeler bulunmaktadır ve halk arasında Fiuayb peygamberin burada yaşadığına inanılmaktadır. Yine Harran’a bağlı olan Yağmurlu köyünde Hz. Musa’nın çiftçilik yaptığı ve burada bulunan kuyulardan birinin Hz. Musa’nın asası ile açılığı rivayet edilmektedir. Aynı şekilde Şanlıurfa şehir merkezinde de cami, çile mağarası ve şifalı su bulunmaktadır.
  • Battal Gazi ve Külliyesi: Battal Gazi’nin 8.yüzyılda Emeviler Dönemi’nde yaşadığı üzerinde durulmaktadır. Bizanslılara karşı yapılan savaşlarda hep ön planda gösterilmiş, özellikle bu kahramanlığı Bizans kaynaklarında da yer almıştır. Battal Gazi’den söz eden kaynaklarda onun özellikle Anadolu’da Kayseri, Malatya, Afyon ve Eskişehir ile Suriye bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtilir. Ölüm yeri ve tarihi ile ilgili olarak farklı tarihler verilirse de O’nun EskişehirSeyitgazi ilçesi yakınlarında şehit düştüğü ve şehit düştüğü yere defnedildiği, bu tarihin de 73040 yılları arasında olduğu genelde kabul edilmektedir. Şehit düştüğü yeri I. Alaeddin Keykubat’ın annesi rüyasında görerek buraya bir türbe ve camii inşa ettirmiştir. Külliye Eskişehir ili Seyitgazi ilçesinin güneybatısındaki üçler tepesinin güneydoğusunda, eğimli bir araziye inşa edilmiştir.
  • Hacı Bektaş-ı Veli ve Külliyesi: Asıl adının Bektaş olduğu, Hacı Bektaş-ı Velî isminin ise muhtemelen ölümünden sonra kullanıldığı düşünülmektedir. Anadolu’da yaşayan en önemli evliyalardan biridir ve özellikle Anadolu’da yaşamış hiçbir şahsiyet onun kadar etkili olmamış ve kutsallaştırılmamıştır. Onun 13. yüzyılda yaşadığı genellikle kabul görmekte, hatta bazı araştırmacılar 1209-1271 yılları arasında yaşadığını belirten bir belgede geçen bilgileri doğru kabul etmektedirler. Hacı Bektâş-ı Velî, Türkmen şeyhi olarak hayatını sürdürürken, bir yandan da çevredeki Hristiyanlarla diyalog içerisine girerek onların ve aynı zamanda Moğolların da Müslümanlığı kabul etmeleri için çaba göstermiş, buna bağlı olarak halifelerini Anadolu’nun dört bir köşesine göndermiştir. Hacı Bektâş-ı Velî Külliyesi, Nevşehir ili Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır.
  • Mevlana Külliyesi: Asıl adı Muhammed Celaleddin olan Mevlâna Celaleddin Rûmî 30 Eylül 1207 yılında, günümüzde Afganistan sınırları içerisinde kalan Belh şehrinde doğmuştur. Anadolu’daki en yaygın tarikatlardan biri olan Mevlevilik, Mevlâna’nın ölümünden sonra oğlu Sultan Veled tarafından kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olmak üzere, Avrupa, Afrika ve Asya’daki önemli merkezlerdekilerle birlikte yaklaşık 130 civarında Mevlevihane inşa edilmiştir. Mevlevilik, Mevlâna soyuna mensup şeyhler tarafından temsil edilmeye başlanmış ve Konya Mevlâna Dergâhı, Mevleviliğin idare merkezi hâline gelmiştir. Mevlâna Dergâhı’nın kuruluşu aslında Bahaeddin Veled’in buraya gömülmesi ile başlamıştır. Daha sonra Mevlâna da babasının yanına gömülmüştür. Dergâh Selçuklu Dönemi’nden Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar çeşitli ilaveler sonucu bugünkü görünümünü almıştır.
  • Hacı Bayram Veli ve Külliyesi: Hacı Bayram-ı Veli, Anadolu topraklarında doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfı tarafından kurulmuş ilk tarikat olan Bayramiye’nin piridir. Bayramilik tarikatı Anadolu’nun manevi yapısının şekillenmesinde büyük rol oynamış, Bektaşilik ve Mevlevilikten sonra en fazla dikkat çeken tarikat olmuştur. Tarikatın kurucusu Hacı Bayram-ı Veli 1430 yılında Ankara’da ölmüş ve vefatından birkaç yıl önce inşa edilen camisinin yanına gömülmüştür.
  • Somuncu Baba: Hoy şehrine giderek orada tasavvuf yolunda kendisini geliştirmiştir. Somuncu Baba herhangi bir tarikatın kurucusu veya şeyhi olmamakla birlikte, hem yaşadığı dönemde, hem de daha sonraki süreçte daim saygıyla anılmış, bu saygı günümüze de aynı şekilde yansımıştır. Günümüzde Aksaray’da bulunan ve mütevazı bir özellik gösteren cami, türbe ve çilehanesi ülkemizde en çok ziyaret edilen yerlerden biri olarak görülmektedir.
  • Eyüp Sultan ve Külliyesi: İslamiyet’i ilk kabul edenler arasındadır. Hz.Muhammed zamanında yapılan hemen bütün savaşlara katılmıştır. İstanbul kuşatmasına katıldığı ve kuşatma sırasında hastalanarak vefat ettiği söylenir. Vasiyeti üzerine İstanbul surlarına yakın bir yere defnedilir. Külliyesi İstanbul’da kendi adını verdiği semtte bulunmaktadır.
  • Emir Sultan ve Külliyesi: Yirmi yaşlarında hacca gittiği ve bir süre Medine’de yaşadığı, daha sonra ise Bağdat, Karaman, Kütahya gibi şehirlere uğrayarak Yıldırım Bayezid Dönemi’nde Bursa’ya geldiği anlaşılır. Kısa süre içerisinde şehirde en çok saygı gören kişilerden biri olur ve Emir Sultan şeklinde anılmaya başlar. Bursa’da bulunan külliyesinin külliyenin oldukça büyük olduğunu, bunlar arasında cami, tekke, imaret, derviş hücreleri, türbe, hamam ve medresenin bulunduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz. Daha sonraki dönemlerde de muvakkithane, kütüphane ve çeşmeler eklenmiştir. Bu yapıların büyük çoğunluğu zaman içerisinde ortadan kalkmıştır. Günümüzde külliyede cami, türbe, hamam ve çeşmeler bulunur.
  • Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Bölümü: Kutsal Emanetler Hz. Muhammed ile diğer bazı peygamberler ve sahabeler ile Haremeyn’e ait eşyalara denmektedir. Özellikle Hz. Muhammed’e ait eşyaları sahabeler ve daha sonraki nesiller büyük bir özenle korumuşlar, bunların korunması zamanla devlet idarecilerinin en önemli görevleri arsasında yer almıştır.
  • Gelibolu Yarımadası (Şehitlik): Dünya tarihinin en önemli savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşı Türk tarihinin dönüm noktası sayılan bir savaştır. Gelibolu Yarımadası’nın her karış toprağı adeta kan ile sulanmıştır. Hemen her tarafında şehitlikler bulunur. Bazıları şunlardır: Anafarta Köy Mezarlığı Şehitliği, Alçıtepe Sargıyeri Şehitliği, Akbaş Şehitliği, Çataldere Şehitliği, Karayörük Dere Şehitliği, Kesikdere Şehitliği, Kireçtepe Jandarma Şehitliği, Kocadere Hastane Şehitliği, Soğanlıdere Hastane Şehitliği ve Şahindere Şehitliği. Kazanılan her bir savaşın veya öne çıkan kahramanların anısına da çok sayıda anıt dikilmiştir.
  • Anıtkabir: 1881 yılında Selanik’te doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1911 yılından Kurtuluş Savaşı’nın sonunu kadar hayatının büyük kısmı savaş meydanlarında, cephelerde geçen, başarılı bir komutan, üstün zekâlı bir askerdir. . 10 Kasım 1938’de genç sayılabilecek bir yaşta ebediyete intikal etmiştir. Cumhuriyetin ilanından itibaren vefat edinceye kadar Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüştür. Türk milleti atasına olan minnet borcunun ödenmesi adına bir anıt mezar yapılması konusunda hemfikir olmuş, bunun üzerine yarışma ile elde edilen proje doğrultusunda, Ankara’da Anıttepe’de “Anıtkabir” olarak bilinen anıt mezar yapılmıştır.

Çok Tanrılı Döneme Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

Türkiye, insanlık tarihi boyunca çok sayıda dinî inanç ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada bulunmaktadır. İnsanoğlunun ilk yerleşik hayata geçtiği bölgeler de Türkiye, Suriye, Irak gibi Ön Asya denilen bu coğrafyada bulunur

  • Göbekli Tepe: Şanlıurfa’ya yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Göbekli Tepe, neolitik dönemin çanak çömlek öncesine tarihlenmekte ve günümüzden yaklaşık 11 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilmektedir. Yapılan kazılarda insanoğlunun henüz avcılık ve toplayıcılık dönemini yaşadığı süreçte, tapınmak amacıyla tapınaklar inşa ettiği tespit edilmiştir. Göbekli Tepe, yaklaşık 3-6 m boyundaki T şeklindeki dikili taşlarla oluşturulan, dairesel ve oval yapılardan oluşan bir kült merkezidir. Ortaya çıkarılan çok sayıda heykel arasında insan başı, aslan, domuz, boğa, yılan, öküz, tilki vb. birçok hayvan yer almaktadır. Dinsel tören ve tapınma için düzenli olarak ziyaret edilen bir buluşma yeri olduğu düşünülmektedir.
  • Ana Tanrıça (Kybele-Artemis) Kültü : Ana Tanrıça, tarih öncesi dönemden itibaren Akdeniz çevresinde çeşitli adlar altında tapınılan evrensel bir tanrıçadır. Kültle ilgili ilk verilere cilalı taş çağma ait Çayönü ve Nevali Çori’de, daha sonra ise neolitik yerleşmeler olan Konya yakınındaki Çatalhöyük ve Burdur yakınındaki Hacılar’da rastlanılmıştır. Bu merkezlerde bulunan ana tanrıça heykelleri genç bir kadın, doğum yapan bir anne ve yaşlı bir kadın gibi görünümlerde betimlenmiştir. Kybele kültünün en fazla öne çıktığı yerler Firigya bölgesinde EskişehirPesinus ile Psidia bölgesinde YalvaçAntiochia’dır. Ana tanrıça kültü daha sonraki dönemlerde tanrıça Artemis ile karşımıza çıkar. Özellikle de Türkiye’de Efes Artemis Tapınağı ve burada bulunan Artemis Heykeli bir bereket sembolü olarak dikkati çeker. Artemis kültü ile ilgili en önemli tapınak Efes’teki dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Artemis Tapınağı’dır.
  • Apollon Kültü: Kehanetin, güzel sanatların, güneşin, şiirin ve ışığın tanrısı olan Apollon’un Yunan tanrısı olduğu belirtilirse de son araştırmalarda onun Anadolulu bir tanrı olduğu ispatlanmıştır. Didim Apollon Tapmağı Anadolu’da en çok tanınan tapınaklardan biridir ve buraya kutsal bir yoldan geçilerek ulaşılır.
  • Letoon Kutsal Alanı: Letoon’da 1950 yılından itibaren yapılan kazılar sonucunda karşılaşılan önemli kültür verileri arasında Antik Çağ’ın üç önemli tanrısı Leto, Apollon ve Artemis’e ait tapmaklar önemli birer yer tutarlar. . Letoon kutsal yerindeki Leto’ya adanmış tapmak diğerlerinden daha büyüktür ve 30.25×15.75 m ölçülerindedir. Letoon, Xantos ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
  • Yazılıkaya: Çorum ili Boğazkale ilçesi sınırları içerisinde kalan Yazılıkaya, üstü açık doğal bir kaya tapınağıdır. Büyük galeri altmış üç Hitit tanrısının kabartma figürleriyle süslenmiş, küçük galeri ise kral ailesinin ölü kültüne ayrılmıştır. Hitit Dönemi’nin en önemli tapınağıdır. Yazılıkaya kült yeri Hitit Dönemi’nin en önemli ibadet yerlerinin başında gelir. Ön kısımdaki daha sonradan ilave edilen tapmak mekânlarının sadece temelleri kalmış olmakla birlikte, doğal kayaya işlenen kabartmalar Hitit Dönemi inanç sistemi ve kıyafetleri konusunda bizlere bilgi vermektedir.
  • Nemrut Dağı: UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Doğu Anadolu bölgesinde en çok tanınan yerlerin başında gelen I. Antiochos’un mezar anıtı ve üzerindeki tümülüsü Adıyaman ili Kâhta ilçesinin kuzeydoğusunda bulunan Nemrut Dağı’nın doruğunda yer alır. Doğudaki avlu heykel ve mimari kalıntılarıyla diğerlerinden daha fazla öne çıkar. Avlu batıda büyük boyutlu heykellerle doğuda sunak, kuzey ve güneyde ise taş blokların oluşturduğu duvarla çevrilidir. 8-10 m yüksekliğinde ve tahtta oturur şekilde yapılan heykellerin başları düşmüştür. Buradaki yazıtlar heykellerin kime ait olduğunu gösterir. Bunlar Apollon, Tyche, Zeus, Antiochos ve Herakles’tir. Bunların iki tarafında birer aslan ve kartal heykelleri bulunur. Doğu ve batı terastaki taş blokların arkasında adeta Antiochos’un vasiyetnamesi niteliğinde, ülkenin emir ve yasakları ile kralın doğum günü ile tapınma işlerinin nasıl yapılacağını gösterir uzun bir yazıt bulunur.

Hristiyanlık Dönemine Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

  • Hatay St. Pierre Kilisesi : Pierre Kilisesi HatayReyhanlı yolu üzerinde, Habib-ün Neccar Dağı eteklerindedir. Kilisenin dünyanın ilk kilisesi olduğuna inanılır. Ayrıca ilk kez bu kilisede Hz. İsa’nın dinini tanıyanlara “Hristiyan” denildiği söylenir. Kilisenin zemininde mozaik kalıntıları, duvarlarda ise freskler bulunmaktadır.
  • Yalvaç St. Paulus Kilisesi: Psidia Antiocheia antik kenti Isparta iline bağlı bir ilçe olan Yalvaç ilçesinin 1 km kuzeyindedir. Hristiyanlığın yayılmasında önemli görev üstlenen Paulus’un birkaç kez buraya gelip, belli bir süre kalması ve yine ilk vaazını burada vermesi üzerine onun adına bir kilise inşa edilmiştir.
  • Tarsus St. Paulus Kilisesi ve Kuyusu: Tarsus ilçe merkezinde Ulu Cami semtinde bulunan Paulus Kilisesi’nin 1102 yılında Paulus Katedrali olarak yapıldığı söylenmektedir. Kesme taş ile inşa edilen kilisenin uzun cephelerinde sivri sağır kemerler bulunur. Giriş cephesinde ise kısa sütunların birbirlerine sivri kemerlerle bağlanması ile oluşan revak vardır.
  • Demre St. Nikolaos (Noel Baba) Kilisesi: Patara doğumlu Nikolaos MS 4. yüzyılda Demre’de yaşamış ve burada ölmüştür. Mezarı Demre’de, kendi adı ile anılan kilisede bulunur. Hristiyan dünyasının “Noel Baba”sı olarak bilinen Nikolaos, önceleri sade bir rahip iken bu ünü dolayısıyla aziz ilan edilmiştir. Bu yüzden Nikolaos Kilisesi, bir hac merkezine dönüşmüştür. Her yıl 6-8 Aralık tarihlerinde Demre’de “Uluslararası Noel Baba Festivali” düzenlenmekte buraya pek çok ziyaretçi gelmektedir.
  • Efes Meryem Ana Evi: Efes’e yaklaşık dokuz kilometre uzaklıkta, Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nin kesin olarak bilinmemekle birlikte, MS IV. yüzyılda inşa edildiğini ve 13.yüzyılda büyük ölçüde onarım gördüğü varsayılır. Hristiyan din adamları, Efes çevresinde yaptığı araştırmalar sonrasında bugünkü Hz. Meryem Ana Evi’nin bulunduğu alanın, Hz. Meryem’in öldüğü yer olduğunu belirtmişlerdir. Burada, Hz. Meryem’in ölüm tarihi olarak kabul edilen 15 Ağustos’ta ayin yapılır ve gelen Hristiyanlar hacı olur.
  • Sumela Manastırı: Sumela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Millî Parkı içerisinde, Zigana Dağı’nın dik yamacına, doğal bir kaya oyuğuna yapılmıştır. Halk buraya kısaca Meryemana demektedir. Manastırın yapımı ile ilgili birçok efsane bulunmaktadır. Sumela Manastırı’na ormanın içerisinden dar bir patika yoldan geçilerek ulaşılır. Sumela Manastırı’nın ortasında küçük bir avlu bulunur. Buradaki esas yapı kilise hâline getirilen doğal kovuktur. Avlunun etrafında birçok şapel ile çeşitli binalar görülür. Mağaranın içine yerleştirilen kilisenin duvarları fresklerle kaplıdır. Manastır son senelerde restore edilerek bugünkü şeklini almıştır. 15 Ağustos Hz. Meryem’in ölümü ve göğe yükselme günü olarak kabul edildiği için bu tarihte son senelerde burada ayin yapılmaya başlanmıştır.
  • Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar): Ashab-ı Kehf mağara arkadaşları demektir. Konu hem Hristiyanlıkta, hem de Müslümanlıkta geçmektedir. Kuran-ı Kerim’de kıssanın nerede ve ne zaman geçtiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Aynı zamanda yedi kişiye ait isim de geçmemektedir. Putperest olan Roma İmparatoru Dakyanus kendisini tanrı ilan etmiştir. Fakat sarayda, yakınında bulunan ve tek tanrıya inanan altı genç onun tanrılığını kabul etmeyip Dakyanus’un yanından kaçarak başka bir yere gitmeye karar veririler. Yolda bir çobana rastlarlar, onu ve köpeği Kıtmiri de yanlarına alarak yola devam ederler. Yorulunca bir mağaraya girip uykuya dalarlar. Allah tarafından kendilerine 309 yıl (rivayetlere göre zaman değişiklik gösterir) bir uyku verilmiştir. İlk uyanan Yemliha, elinde Dakyanus’un portesi olan parayla yiyecek almaya gider ve yakalanır, askerler onu mağaraya getirir. Önce Yemliha içeri girer, askerler girdiğinde kimseyi bulamaz, sadece yedi kuş görürler. Bu nedenle mağara, Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılır.

İslami Döneme Ait Kutsal İnançlar ve Kutsal Yerler

  • Şanlıurfa ve Harran: Şanlıurfa Peygamberler diyarı, peygamberler şehri olarak da bilinmektedir. Hz. İbrahim, Hz. Eyyub, Hz. ElYasa, Hz. Musa, Hz. Fiuayb, Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İshak, Hz. Ya’kub, Hz. Yusuf ve Hz. İsa’ya ait makamların olduğu bilinmektedir. Şanlıurfa ile en çok anılan Hz. İbrahim Peygamber, zalim hükümdar Nemrut’a karşı tek tanrılı dini savunduğu için, Şanlıurfa Kalesi’nden mancınıkla ateşe atıldığı söylenir. Tanrının ol emriyle ateşin suya, odunların da balıklara dönüştüğü rivayetinin Halil-ür rahman (Balıklıgöl) olduğu, buna bağlı olarak da bu gölün kutsiyetine inanların burayı ziyaret ettiği bilinir. Harran’ın kuruluşu Hz. Nuh’un torunlarından Kaynan veya Hz. İbrahim’in kardeşi Aran’a bağlanır. Harran ilçesine bağlı olan Özkent köyünde tarihî harabeler bulunmaktadır ve halk arasında Fiuayb peygamberin burada yaşadığına inanılmaktadır. Yine Harran’a bağlı olan Yağmurlu köyünde Hz. Musa’nın çiftçilik yaptığı ve burada bulunan kuyulardan birinin Hz. Musa’nın asası ile açılığı rivayet edilmektedir. Aynı şekilde Şanlıurfa şehir merkezinde de cami, çile mağarası ve şifalı su bulunmaktadır.
  • Battal Gazi ve Külliyesi: Battal Gazi’nin 8.yüzyılda Emeviler Dönemi’nde yaşadığı üzerinde durulmaktadır. Bizanslılara karşı yapılan savaşlarda hep ön planda gösterilmiş, özellikle bu kahramanlığı Bizans kaynaklarında da yer almıştır. Battal Gazi’den söz eden kaynaklarda onun özellikle Anadolu’da Kayseri, Malatya, Afyon ve Eskişehir ile Suriye bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtilir. Ölüm yeri ve tarihi ile ilgili olarak farklı tarihler verilirse de O’nun EskişehirSeyitgazi ilçesi yakınlarında şehit düştüğü ve şehit düştüğü yere defnedildiği, bu tarihin de 73040 yılları arasında olduğu genelde kabul edilmektedir. Şehit düştüğü yeri I. Alaeddin Keykubat’ın annesi rüyasında görerek buraya bir türbe ve camii inşa ettirmiştir. Külliye Eskişehir ili Seyitgazi ilçesinin güneybatısındaki üçler tepesinin güneydoğusunda, eğimli bir araziye inşa edilmiştir.
  • Hacı Bektaş-ı Veli ve Külliyesi: Asıl adının Bektaş olduğu, Hacı Bektaş-ı Velî isminin ise muhtemelen ölümünden sonra kullanıldığı düşünülmektedir. Anadolu’da yaşayan en önemli evliyalardan biridir ve özellikle Anadolu’da yaşamış hiçbir şahsiyet onun kadar etkili olmamış ve kutsallaştırılmamıştır. Onun 13. yüzyılda yaşadığı genellikle kabul görmekte, hatta bazı araştırmacılar 1209-1271 yılları arasında yaşadığını belirten bir belgede geçen bilgileri doğru kabul etmektedirler. Hacı Bektâş-ı Velî, Türkmen şeyhi olarak hayatını sürdürürken, bir yandan da çevredeki Hristiyanlarla diyalog içerisine girerek onların ve aynı zamanda Moğolların da Müslümanlığı kabul etmeleri için çaba göstermiş, buna bağlı olarak halifelerini Anadolu’nun dört bir köşesine göndermiştir. Hacı Bektâş-ı Velî Külliyesi, Nevşehir ili Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır.
  • Mevlana Külliyesi: Asıl adı Muhammed Celaleddin olan Mevlâna Celaleddin Rûmî 30 Eylül 1207 yılında, günümüzde Afganistan sınırları içerisinde kalan Belh şehrinde doğmuştur. Anadolu’daki en yaygın tarikatlardan biri olan Mevlevilik, Mevlâna’nın ölümünden sonra oğlu Sultan Veled tarafından kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olmak üzere, Avrupa, Afrika ve Asya’daki önemli merkezlerdekilerle birlikte yaklaşık 130 civarında Mevlevihane inşa edilmiştir. Mevlevilik, Mevlâna soyuna mensup şeyhler tarafından temsil edilmeye başlanmış ve Konya Mevlâna Dergâhı, Mevleviliğin idare merkezi hâline gelmiştir. Mevlâna Dergâhı’nın kuruluşu aslında Bahaeddin Veled’in buraya gömülmesi ile başlamıştır. Daha sonra Mevlâna da babasının yanına gömülmüştür. Dergâh Selçuklu Dönemi’nden Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar çeşitli ilaveler sonucu bugünkü görünümünü almıştır.
  • Hacı Bayram Veli ve Külliyesi: Hacı Bayram-ı Veli, Anadolu topraklarında doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfı tarafından kurulmuş ilk tarikat olan Bayramiye’nin piridir. Bayramilik tarikatı Anadolu’nun manevi yapısının şekillenmesinde büyük rol oynamış, Bektaşilik ve Mevlevilikten sonra en fazla dikkat çeken tarikat olmuştur. Tarikatın kurucusu Hacı Bayram-ı Veli 1430 yılında Ankara’da ölmüş ve vefatından birkaç yıl önce inşa edilen camisinin yanına gömülmüştür.
  • Somuncu Baba: Hoy şehrine giderek orada tasavvuf yolunda kendisini geliştirmiştir. Somuncu Baba herhangi bir tarikatın kurucusu veya şeyhi olmamakla birlikte, hem yaşadığı dönemde, hem de daha sonraki süreçte daim saygıyla anılmış, bu saygı günümüze de aynı şekilde yansımıştır. Günümüzde Aksaray’da bulunan ve mütevazı bir özellik gösteren cami, türbe ve çilehanesi ülkemizde en çok ziyaret edilen yerlerden biri olarak görülmektedir.
  • Eyüp Sultan ve Külliyesi: İslamiyet’i ilk kabul edenler arasındadır. Hz.Muhammed zamanında yapılan hemen bütün savaşlara katılmıştır. İstanbul kuşatmasına katıldığı ve kuşatma sırasında hastalanarak vefat ettiği söylenir. Vasiyeti üzerine İstanbul surlarına yakın bir yere defnedilir. Külliyesi İstanbul’da kendi adını verdiği semtte bulunmaktadır.
  • Emir Sultan ve Külliyesi: Yirmi yaşlarında hacca gittiği ve bir süre Medine’de yaşadığı, daha sonra ise Bağdat, Karaman, Kütahya gibi şehirlere uğrayarak Yıldırım Bayezid Dönemi’nde Bursa’ya geldiği anlaşılır. Kısa süre içerisinde şehirde en çok saygı gören kişilerden biri olur ve Emir Sultan şeklinde anılmaya başlar. Bursa’da bulunan külliyesinin külliyenin oldukça büyük olduğunu, bunlar arasında cami, tekke, imaret, derviş hücreleri, türbe, hamam ve medresenin bulunduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz. Daha sonraki dönemlerde de muvakkithane, kütüphane ve çeşmeler eklenmiştir. Bu yapıların büyük çoğunluğu zaman içerisinde ortadan kalkmıştır. Günümüzde külliyede cami, türbe, hamam ve çeşmeler bulunur.
  • Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Bölümü: Kutsal Emanetler Hz. Muhammed ile diğer bazı peygamberler ve sahabeler ile Haremeyn’e ait eşyalara denmektedir. Özellikle Hz. Muhammed’e ait eşyaları sahabeler ve daha sonraki nesiller büyük bir özenle korumuşlar, bunların korunması zamanla devlet idarecilerinin en önemli görevleri arsasında yer almıştır.
  • Gelibolu Yarımadası (Şehitlik): Dünya tarihinin en önemli savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşı Türk tarihinin dönüm noktası sayılan bir savaştır. Gelibolu Yarımadası’nın her karış toprağı adeta kan ile sulanmıştır. Hemen her tarafında şehitlikler bulunur. Bazıları şunlardır: Anafarta Köy Mezarlığı Şehitliği, Alçıtepe Sargıyeri Şehitliği, Akbaş Şehitliği, Çataldere Şehitliği, Karayörük Dere Şehitliği, Kesikdere Şehitliği, Kireçtepe Jandarma Şehitliği, Kocadere Hastane Şehitliği, Soğanlıdere Hastane Şehitliği ve Şahindere Şehitliği. Kazanılan her bir savaşın veya öne çıkan kahramanların anısına da çok sayıda anıt dikilmiştir.
  • Anıtkabir: 1881 yılında Selanik’te doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1911 yılından Kurtuluş Savaşı’nın sonunu kadar hayatının büyük kısmı savaş meydanlarında, cephelerde geçen, başarılı bir komutan, üstün zekâlı bir askerdir. . 10 Kasım 1938’de genç sayılabilecek bir yaşta ebediyete intikal etmiştir. Cumhuriyetin ilanından itibaren vefat edinceye kadar Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüştür. Türk milleti atasına olan minnet borcunun ödenmesi adına bir anıt mezar yapılması konusunda hemfikir olmuş, bunun üzerine yarışma ile elde edilen proje doğrultusunda, Ankara’da Anıttepe’de “Anıtkabir” olarak bilinen anıt mezar yapılmıştır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!