Türk Tiyatrosu Dersi 2. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Türk Tiyatrosu Dersi 2. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Köylerde Gelişen Tiyatro Geleneğimiz

Köy Seyirlik Oyunlarımızın Önemi

Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu birikimine katkıda bulunan tiyatro geleneğimizden birisi Anadolu’da köylerde gelişmiş Köy Seyirlik Oyunları ya da Dramatik Köylü Oyunları’dır. Şarkı ve dansın kullanımı, güldürme ve eğlendirme gibi özelliklerinin yanında, kaynağını dinsel törenlerden alması nedeniyle ciddi ve saygın bir niteliğe sahip olmaları köy seyirlik oyunlarımızı incelenmeye değer kılmaktadır.

Oyunlar, Törenler ve Kaynakları

Anadolu halkının yüzyıllardan günümüze kadar gelen kültürel iklimini yansıtan Köy Seyirlik Oyunları, köylünün doğayla ve toprakla ilişkisine bağlı olarak, kendi için önem taşıyan belli zamanlarda yansıladığı oyunlardır.

Oyunların başlangıçta büyüsel ve görevsel olması bu oyunların kaynağını ritüellere dek götürmektedir. Törensel ve büyüsel kökenli köy seyirlik oyunlarında simgesel olarak varolan Eski Yıl ile Yeni Yıl, Yaz ile Kış, Ak ile Kara, Ölüm ile Doğum (Dirilme) arasındaki çatışma, mevsimlik törenlerde ve ritüellerde de temel ve ortak çatışmayı oluşturur. Ortak ana dizge, iki hasım arasında bir savaş ve belli olan tarafın kazanması ya da kazananın bir gelinle, kutsal bir evlenmeyle birleşmesidir. Böylece ardından gelecek diriliş-çoğalma-bolluk-berekete inanma ve bu inancı törenlerle kutlama ve kutsama, büyü kökenli oyunların genel motifleridir. Çok tanrılı dinlerde ve mitolojide Kybele-Attis, İsis-Osiris, Astarte-Adonis, Zeus-Semele bu birleşme örneklerindendir.

İbadet ile Köy Seyirlik Oyunları arasındaki ilişkiden de söz etmek gerekir. Çünkü ibadetin kurallarıyla seyirlik oyunların kuralları arasında pek çok benzerlik vardır. Örneğin;

  • İbadeti yönetecek bir din adamı bulunması, köy seyirlik oyunlarını yönetecek bir bilge kişi ya da yetenekli bir kişinin olması,
  • Her ikisinin de ön hazırlık gerektirmesi,
  • İbadet törenlerinin belli katı kuralları olduğu gibi, köy seyirlik oyunlarının da belli kalıpları ve çatıları bulunması,
  • Her ikisi için de belli yerlerde yapılması,
  • Her ikisinin de belli zamanlarda yapılması,
  • Her ikisinde de kurban adağı-hediye sunmak gerekir. Seyirliklerden Saya Gezme ve Kış Yarısı oyunlarında olduğu gibi.
  • Her ikisinde de müzik ve dans ortak anlatım araçlarındandır.

Neden Dramatik? Kümelenmesi ve Örnekler

Köy Seyirlik Oyunları’na Dramatik Köylü Oyunları da denilmektedir. Burada dramatikten kastedilen, en az kendinden başka bir kişiliği, bir olguyu, bir yaratığı canlandırma, giyim kuşam, maske, makyaj ile kendine yeni bir kişilik verme, bu seyirlikler söyleşmeli oyunlar olduğu için, bu söyleşmenin belli bir eylem ve konuyu geliştirmesi gibi özelliklerdir.

Köy Seyirlik Oyunları işlevlerine göre kümelendirilmesi aşağıda anlatılmıştır.

A. Belli Günlerde Oynanan Törensel ve Büyüsel Oyunlar:

Hayvancılıkla geçinen yörelerde koyunların çiftleşmesi için yapılan Koç Katımı ve Saya Gezme; Hayvancılıkla geçinen yörelerde yansılanan Koç Katımında, örneğin; Van-Tımar yöresinde, koçlar süslenir, boynuna ceviz, leblebi vb. takılır. Köylüler koçları önlerine katıp meraya giderler, yemek yenilir. Törenle koçu koyuna katarlar. Koç siyah koyuna giderse kıl kara geçecek, ala koyuna giderse iyi geçecek demektir. Saya Gezme ya da Saya Bayramı da, koç katımından yaklaşık yüz gün sonra, yani kuzunun ana rahminde tüylendiği zaman ve elli gün sonra doğumunda yapılır. Bu bayramda oynanan oyunlardan biri Elazığ yöresinden Dede Oyunu’ dur.

Tarımla geçinen yörelerde ürünün bereketli olması için yapılan Hasat Önü, Hasat Sonu oyunları ; Tarımla geçinen yörelerde ürünün bereketli olması adına yapılan törensel ve büyüsel kökenli bu oyunlar Tarımsal Oyunlar başlığı altında da incelenebilir. Niğde-Aksaray yöresinde oynanan Ekin Kurtarma Oyunu bunlardan biridir. Hasat sonu bolluk-bereket için yapılan bir diğer oyun, Cemal Oyunu bolluk bereket için oynanır, oyun hangi evin önünde oynanırsa, o yıl o evde bolluk bereket olacağına inanılır.

Doğaya sıkı sıkıya bağlı olan yörelerde doğa ile yandaş ve barışık olmak için oynanan Güneşi Karşılama, Baharı Karşılama (Hıdırellez-Nevruz), Yağmur Yağdırma, Kış Yarısı, Yeni Yıl için oynanan oyunlar; içinde ölüp-dirilme ve ak-kara çatışmasının olduğu bu oyunlardan biri Sivas yöresinde oynanan Baca Pilavı Oyunu ’dur. Güneşi karşılamak için kış yarısında oynanır.

Çiğdem Bayramı ya da Çiğdem Oyunu ve 6 Mayıs’ta kutlanan, Hızır ve İlyas Peygamber’in buluştuğu gün olarak rivayet edilen Hıdırellez oyunları da Anadolu’da pek çok yerde kutlanan seyirlik oyunlardandır.

B. Eğlenmek, Vakit Geçirmek İçin Çıkartılan Oyunlar:

Büyüsel-törensel izler taşıyan oyunlar; Zamanla amacı eğlenceye dönüşen pek çok oyunun kaynağı da büyüsel ve törenseldir. Koşullar değiştikçe büyünün işlevi azalmış, oyunlara komik ve güncel, yeni tipler eklenmiş, düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde vakit geçirmek üzere oynanan oyunlara dönüşmüştür. Bu örneklerden biri Sivas yöresinden Madımak Oyunu’ dur.

Günlük yaşamı konu alan özgün oyunlar; köylünün yaşama koşulları değiştikçe, doğaya karşı büyü yapma ihtiyacı azalmış, böylece seyirlik oyunların amacı da değişmiştir. Amaç artık doğa ile barışık olma değildir. Çünkü köylü doğayı büyü ile etkileyemeyeceğinin bilincindedir ama aynı alışkanlığı, oyun çıkartma alışkanlığını, eğlence amaçlı da olsa sürdürmek ister. Örneğin: Tunceli yöresinde saptanmış Köylü Şehirde adlı oyunda, bir köylünün kentteki akrabalarının yanına gitmesi, iş araması yansılanır.

Törenler; her ne kadar köy seyirlik oyunlarının çatısını oluşturan dramatik çatışmayı içinde barındırmasa da, belirli takvimlerde, belli kalıp ve kurallarla tekrarlanıyor olması, ön hazırlıkla birlikte ayrılmış, özel bir alanda yapılıyor olması, topluca, inançla ve gönülden gerçekleştirilmesi, tören giysileriyle, aksesuarlarıyla yapılması, simge ve göstergelerle yüklü olması, müzik ve danslarla bezenmiş olması gibi pek çok özelliğiyle Cem Törenleri, Ahîlik Törenleri ve Yaren Sohbetleri de belli günlerde oynanan büyüsel ve törensel oyunlar başlığı altında değerlendirilmektedir.

Köy Seyirlik Oyunlarında Ortak Motifler ve Simgeler

Ak-kara çatışmasını simgeleyen en tipik kişileştirmeler Arap ile Dede ve onların arasındaki çatışmadır. Arap Oyunu (ya da Dede Oyunu) örneğinde; Arap yüzü ve görünür yerleri isle karartılmış, Dede ise, yüzü una bulanmış ak sakallı ihtiyardır. Arap’ın ihtiyarı öldürmesinin ardından, Dede’nin yeniden diriltilmesi ve mücadeleden galibiyetle çıkması ile sonuçlanır. Ak dirilince bolluk bereket gelecektir, bu yüzden diriliş türkü, dans eşliğinde coşkuyla kutlanır.

Kız kaçırma öğesi aslında ölüp dirilme ve toplu yeme ile bir bütündür. Doğanın canlanması, otların yeşermesi, tohumun tarlaya atılması mevsimlerin dönüşümüne koşuttur. Bu dirilme, canlanma, ardından sevinci, coşkuyu ve toplu yemeyi getirir.

Baharı karşılama törenlerinden Hıdırellez’le ilgili oyunlarda da en önemli motif ölüp dirilme’dir. Çünkü inanca göre Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşma gününde doğa zaten tüm canlılığı ve yeşilliğiyle bayrama durmuştur. Bu bir bakıma yeniden diriliştir ve köylü bu yeniden dirilişe ortak olur.

Cem törenleri ve yaren sohbetlerinde de, topluca yemişyiyecek getirme, tören ortasında topluca yeme ortak motiftir.

Ölüp dirilme motifinde, dirilmeyi sağlayan “su”, Anadolu inanç sisteminde kült haline gelmiş bir motiftir. Suyun arıtıcı, temizleyici, hayatın kaynağı olması, güneş ve toprakla birlikte temel unsur olarak bolluk bereket getirmesi onu kült haline getirmiştir. Ölüyü diriltmek için suyun yanında buğday, nohut, darı gibi bolluk bereketi simgeleyen tahıllar da kullanılır.

Oyunlarda genellikle bu tiyatrosallık, oyun kurucu olan yöneticinin, hangi oyunun yansılanacağını ifade eden sözleriyle somutlaşır ve ardından oyunun yansılanmasıyla sürer.

Bir diğer motif de bolluk bereketi ve üremeyi simgeleyen çiftleşme ve müstehcenliktir. Örnek olarak Madımak Oyunu verilebilir.

Hayvan kılığına girme ya da hayvanı yansılama da hayvancılıkla ve çobanlıkla iç içe yaşayan köylünün oyunlarında kullandığı ana motiflerden biridir.

Elazığ yöresinde oynanan ve bir saya oyunu olan Dede Oyunu’nda seyircilerin sürü yerine konması, insanın sandalye yerine kullanılması, çobanın köpek gibi koklayarak kadını araması, kadını yansılayan erkekler, erkeği yansılayan kadınlar, Hoca’nın kızlara sarkıntılık etmesi gibi pek çok güldürü ögesi kullanılır.

Dua, mani ve tekerlemelerle, türkü ve danslar, tüm oyunlarda ve törenlerde kullanılan motiflerdendir. Danslar ve türküler, oyun hangi yörede çıkartılıyorsa o yöreye ait türküler ve danslardan oluşur. Cem törenlerinde kullanılan her malzeme kutsaldır ve simgesel bir değeri vardır.

Yönetici, Oyuncu, Seyirci

Her köy seyirlik oyununun ön hazırlığından yansılandığı güne kadar, yansılama sırasında ve sonrasında bir sorumlusu-yöneticisi olduğu gibi cem, ahi törenleri ve yaren sohbetlerinde de belli görevliler vardır. Yönetici farklı yörelerde farklı isimlerle anılmaktadır. Delikanlıbaşı, Yarenbaşı, Meydancı, Köse, Cıdıroğlu, Kızılayak, Peyk veya Yiğitbaşı, Delil, Mukallit, Oyunbabası, Oyunağası gibi.

Köy seyirlik oyunlarının oyuncuları tam bir gönüllü oyuncudur. Gerek geleneğin etkisiyle, gerekse gönlüyle, isteyerek oynarlar. Oyunlar, kutsal törenlerden kaynaklandığından, özellikle bu türden oyunlarda büyük bir inanç ve coşkuyla oynarlar. Oyunlar geleneğin etkisiyle doğmaca oynanır. Bir oyuncunun, oyun yansılıyor diye, diğer köylülerden bir farkı yoktur, günlük işlerini yapar. Eğlence amacıyla çıkartılan oyunlarda ise, oyunculuk daha farklıdır. Daha çok beceri, daha çok kıvraklık ve pratik gerektirir.

Günümüz modern tiyatrosunun yeni yönelişlerinden olan Katılımcı Tiyatro açısından yaklaşıldığında, köy seyirlik oyunlarının seyircisi, tam bir katılımcı ve dinamik bir seyircidir denilebilir. Gerektiği yerde oyuna ve oyunculara müdahale eder, atışır, tartışır, şakalaşır. Söyleşiye katılır, öneride bulunur. Seyirci oyunun yansılandığı meydanı, bahçeyi, odayı elverdiği ölçüde çepeçevre kuşatır. Ancak İslâmiyet’in baskın etkisinin söz konusu olduğu yerlerde oyunları kadınla erkeğin bir arada izlemesi uygun görülmez.

Oyun Alanı ve Donanım Araçları

Köy seyir oyunlarında özel bir ışıklandırma sistemine, dekora ihtiyaç duyulmaz. Oyun köylülerin imkanlarıyla yapılır. Ses etmenleri oyuncular tarafından yapılır. Stilizasyon ve soyutlama gerek kostümlerde, gerekse aksesuarlarda bolca kullanılır. Oyunlarda gerçek, yalancı ve canlı olmak üzere üç türden aksesuar kullanılır.

Köy Seyirlik Oyunlarımızın Önemi

Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu birikimine katkıda bulunan tiyatro geleneğimizden birisi Anadolu’da köylerde gelişmiş Köy Seyirlik Oyunları ya da Dramatik Köylü Oyunları’dır. Şarkı ve dansın kullanımı, güldürme ve eğlendirme gibi özelliklerinin yanında, kaynağını dinsel törenlerden alması nedeniyle ciddi ve saygın bir niteliğe sahip olmaları köy seyirlik oyunlarımızı incelenmeye değer kılmaktadır.

Oyunlar, Törenler ve Kaynakları

Anadolu halkının yüzyıllardan günümüze kadar gelen kültürel iklimini yansıtan Köy Seyirlik Oyunları, köylünün doğayla ve toprakla ilişkisine bağlı olarak, kendi için önem taşıyan belli zamanlarda yansıladığı oyunlardır.

Oyunların başlangıçta büyüsel ve görevsel olması bu oyunların kaynağını ritüellere dek götürmektedir. Törensel ve büyüsel kökenli köy seyirlik oyunlarında simgesel olarak varolan Eski Yıl ile Yeni Yıl, Yaz ile Kış, Ak ile Kara, Ölüm ile Doğum (Dirilme) arasındaki çatışma, mevsimlik törenlerde ve ritüellerde de temel ve ortak çatışmayı oluşturur. Ortak ana dizge, iki hasım arasında bir savaş ve belli olan tarafın kazanması ya da kazananın bir gelinle, kutsal bir evlenmeyle birleşmesidir. Böylece ardından gelecek diriliş-çoğalma-bolluk-berekete inanma ve bu inancı törenlerle kutlama ve kutsama, büyü kökenli oyunların genel motifleridir. Çok tanrılı dinlerde ve mitolojide Kybele-Attis, İsis-Osiris, Astarte-Adonis, Zeus-Semele bu birleşme örneklerindendir.

İbadet ile Köy Seyirlik Oyunları arasındaki ilişkiden de söz etmek gerekir. Çünkü ibadetin kurallarıyla seyirlik oyunların kuralları arasında pek çok benzerlik vardır. Örneğin;

  • İbadeti yönetecek bir din adamı bulunması, köy seyirlik oyunlarını yönetecek bir bilge kişi ya da yetenekli bir kişinin olması,
  • Her ikisinin de ön hazırlık gerektirmesi,
  • İbadet törenlerinin belli katı kuralları olduğu gibi, köy seyirlik oyunlarının da belli kalıpları ve çatıları bulunması,
  • Her ikisi için de belli yerlerde yapılması,
  • Her ikisinin de belli zamanlarda yapılması,
  • Her ikisinde de kurban adağı-hediye sunmak gerekir. Seyirliklerden Saya Gezme ve Kış Yarısı oyunlarında olduğu gibi.
  • Her ikisinde de müzik ve dans ortak anlatım araçlarındandır.

Neden Dramatik? Kümelenmesi ve Örnekler

Köy Seyirlik Oyunları’na Dramatik Köylü Oyunları da denilmektedir. Burada dramatikten kastedilen, en az kendinden başka bir kişiliği, bir olguyu, bir yaratığı canlandırma, giyim kuşam, maske, makyaj ile kendine yeni bir kişilik verme, bu seyirlikler söyleşmeli oyunlar olduğu için, bu söyleşmenin belli bir eylem ve konuyu geliştirmesi gibi özelliklerdir.

Köy Seyirlik Oyunları işlevlerine göre kümelendirilmesi aşağıda anlatılmıştır.

A. Belli Günlerde Oynanan Törensel ve Büyüsel Oyunlar:

Hayvancılıkla geçinen yörelerde koyunların çiftleşmesi için yapılan Koç Katımı ve Saya Gezme; Hayvancılıkla geçinen yörelerde yansılanan Koç Katımında, örneğin; Van-Tımar yöresinde, koçlar süslenir, boynuna ceviz, leblebi vb. takılır. Köylüler koçları önlerine katıp meraya giderler, yemek yenilir. Törenle koçu koyuna katarlar. Koç siyah koyuna giderse kıl kara geçecek, ala koyuna giderse iyi geçecek demektir. Saya Gezme ya da Saya Bayramı da, koç katımından yaklaşık yüz gün sonra, yani kuzunun ana rahminde tüylendiği zaman ve elli gün sonra doğumunda yapılır. Bu bayramda oynanan oyunlardan biri Elazığ yöresinden Dede Oyunu’ dur.

Tarımla geçinen yörelerde ürünün bereketli olması için yapılan Hasat Önü, Hasat Sonu oyunları ; Tarımla geçinen yörelerde ürünün bereketli olması adına yapılan törensel ve büyüsel kökenli bu oyunlar Tarımsal Oyunlar başlığı altında da incelenebilir. Niğde-Aksaray yöresinde oynanan Ekin Kurtarma Oyunu bunlardan biridir. Hasat sonu bolluk-bereket için yapılan bir diğer oyun, Cemal Oyunu bolluk bereket için oynanır, oyun hangi evin önünde oynanırsa, o yıl o evde bolluk bereket olacağına inanılır.

Doğaya sıkı sıkıya bağlı olan yörelerde doğa ile yandaş ve barışık olmak için oynanan Güneşi Karşılama, Baharı Karşılama (Hıdırellez-Nevruz), Yağmur Yağdırma, Kış Yarısı, Yeni Yıl için oynanan oyunlar; içinde ölüp-dirilme ve ak-kara çatışmasının olduğu bu oyunlardan biri Sivas yöresinde oynanan Baca Pilavı Oyunu ’dur. Güneşi karşılamak için kış yarısında oynanır.

Çiğdem Bayramı ya da Çiğdem Oyunu ve 6 Mayıs’ta kutlanan, Hızır ve İlyas Peygamber’in buluştuğu gün olarak rivayet edilen Hıdırellez oyunları da Anadolu’da pek çok yerde kutlanan seyirlik oyunlardandır.

B. Eğlenmek, Vakit Geçirmek İçin Çıkartılan Oyunlar:

Büyüsel-törensel izler taşıyan oyunlar; Zamanla amacı eğlenceye dönüşen pek çok oyunun kaynağı da büyüsel ve törenseldir. Koşullar değiştikçe büyünün işlevi azalmış, oyunlara komik ve güncel, yeni tipler eklenmiş, düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde vakit geçirmek üzere oynanan oyunlara dönüşmüştür. Bu örneklerden biri Sivas yöresinden Madımak Oyunu’ dur.

Günlük yaşamı konu alan özgün oyunlar; köylünün yaşama koşulları değiştikçe, doğaya karşı büyü yapma ihtiyacı azalmış, böylece seyirlik oyunların amacı da değişmiştir. Amaç artık doğa ile barışık olma değildir. Çünkü köylü doğayı büyü ile etkileyemeyeceğinin bilincindedir ama aynı alışkanlığı, oyun çıkartma alışkanlığını, eğlence amaçlı da olsa sürdürmek ister. Örneğin: Tunceli yöresinde saptanmış Köylü Şehirde adlı oyunda, bir köylünün kentteki akrabalarının yanına gitmesi, iş araması yansılanır.

Törenler; her ne kadar köy seyirlik oyunlarının çatısını oluşturan dramatik çatışmayı içinde barındırmasa da, belirli takvimlerde, belli kalıp ve kurallarla tekrarlanıyor olması, ön hazırlıkla birlikte ayrılmış, özel bir alanda yapılıyor olması, topluca, inançla ve gönülden gerçekleştirilmesi, tören giysileriyle, aksesuarlarıyla yapılması, simge ve göstergelerle yüklü olması, müzik ve danslarla bezenmiş olması gibi pek çok özelliğiyle Cem Törenleri, Ahîlik Törenleri ve Yaren Sohbetleri de belli günlerde oynanan büyüsel ve törensel oyunlar başlığı altında değerlendirilmektedir.

Köy Seyirlik Oyunlarında Ortak Motifler ve Simgeler

Ak-kara çatışmasını simgeleyen en tipik kişileştirmeler Arap ile Dede ve onların arasındaki çatışmadır. Arap Oyunu (ya da Dede Oyunu) örneğinde; Arap yüzü ve görünür yerleri isle karartılmış, Dede ise, yüzü una bulanmış ak sakallı ihtiyardır. Arap’ın ihtiyarı öldürmesinin ardından, Dede’nin yeniden diriltilmesi ve mücadeleden galibiyetle çıkması ile sonuçlanır. Ak dirilince bolluk bereket gelecektir, bu yüzden diriliş türkü, dans eşliğinde coşkuyla kutlanır.

Kız kaçırma öğesi aslında ölüp dirilme ve toplu yeme ile bir bütündür. Doğanın canlanması, otların yeşermesi, tohumun tarlaya atılması mevsimlerin dönüşümüne koşuttur. Bu dirilme, canlanma, ardından sevinci, coşkuyu ve toplu yemeyi getirir.

Baharı karşılama törenlerinden Hıdırellez’le ilgili oyunlarda da en önemli motif ölüp dirilme’dir. Çünkü inanca göre Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşma gününde doğa zaten tüm canlılığı ve yeşilliğiyle bayrama durmuştur. Bu bir bakıma yeniden diriliştir ve köylü bu yeniden dirilişe ortak olur.

Cem törenleri ve yaren sohbetlerinde de, topluca yemişyiyecek getirme, tören ortasında topluca yeme ortak motiftir.

Ölüp dirilme motifinde, dirilmeyi sağlayan “su”, Anadolu inanç sisteminde kült haline gelmiş bir motiftir. Suyun arıtıcı, temizleyici, hayatın kaynağı olması, güneş ve toprakla birlikte temel unsur olarak bolluk bereket getirmesi onu kült haline getirmiştir. Ölüyü diriltmek için suyun yanında buğday, nohut, darı gibi bolluk bereketi simgeleyen tahıllar da kullanılır.

Oyunlarda genellikle bu tiyatrosallık, oyun kurucu olan yöneticinin, hangi oyunun yansılanacağını ifade eden sözleriyle somutlaşır ve ardından oyunun yansılanmasıyla sürer.

Bir diğer motif de bolluk bereketi ve üremeyi simgeleyen çiftleşme ve müstehcenliktir. Örnek olarak Madımak Oyunu verilebilir.

Hayvan kılığına girme ya da hayvanı yansılama da hayvancılıkla ve çobanlıkla iç içe yaşayan köylünün oyunlarında kullandığı ana motiflerden biridir.

Elazığ yöresinde oynanan ve bir saya oyunu olan Dede Oyunu’nda seyircilerin sürü yerine konması, insanın sandalye yerine kullanılması, çobanın köpek gibi koklayarak kadını araması, kadını yansılayan erkekler, erkeği yansılayan kadınlar, Hoca’nın kızlara sarkıntılık etmesi gibi pek çok güldürü ögesi kullanılır.

Dua, mani ve tekerlemelerle, türkü ve danslar, tüm oyunlarda ve törenlerde kullanılan motiflerdendir. Danslar ve türküler, oyun hangi yörede çıkartılıyorsa o yöreye ait türküler ve danslardan oluşur. Cem törenlerinde kullanılan her malzeme kutsaldır ve simgesel bir değeri vardır.

Yönetici, Oyuncu, Seyirci

Her köy seyirlik oyununun ön hazırlığından yansılandığı güne kadar, yansılama sırasında ve sonrasında bir sorumlusu-yöneticisi olduğu gibi cem, ahi törenleri ve yaren sohbetlerinde de belli görevliler vardır. Yönetici farklı yörelerde farklı isimlerle anılmaktadır. Delikanlıbaşı, Yarenbaşı, Meydancı, Köse, Cıdıroğlu, Kızılayak, Peyk veya Yiğitbaşı, Delil, Mukallit, Oyunbabası, Oyunağası gibi.

Köy seyirlik oyunlarının oyuncuları tam bir gönüllü oyuncudur. Gerek geleneğin etkisiyle, gerekse gönlüyle, isteyerek oynarlar. Oyunlar, kutsal törenlerden kaynaklandığından, özellikle bu türden oyunlarda büyük bir inanç ve coşkuyla oynarlar. Oyunlar geleneğin etkisiyle doğmaca oynanır. Bir oyuncunun, oyun yansılıyor diye, diğer köylülerden bir farkı yoktur, günlük işlerini yapar. Eğlence amacıyla çıkartılan oyunlarda ise, oyunculuk daha farklıdır. Daha çok beceri, daha çok kıvraklık ve pratik gerektirir.

Günümüz modern tiyatrosunun yeni yönelişlerinden olan Katılımcı Tiyatro açısından yaklaşıldığında, köy seyirlik oyunlarının seyircisi, tam bir katılımcı ve dinamik bir seyircidir denilebilir. Gerektiği yerde oyuna ve oyunculara müdahale eder, atışır, tartışır, şakalaşır. Söyleşiye katılır, öneride bulunur. Seyirci oyunun yansılandığı meydanı, bahçeyi, odayı elverdiği ölçüde çepeçevre kuşatır. Ancak İslâmiyet’in baskın etkisinin söz konusu olduğu yerlerde oyunları kadınla erkeğin bir arada izlemesi uygun görülmez.

Oyun Alanı ve Donanım Araçları

Köy seyir oyunlarında özel bir ışıklandırma sistemine, dekora ihtiyaç duyulmaz. Oyun köylülerin imkanlarıyla yapılır. Ses etmenleri oyuncular tarafından yapılır. Stilizasyon ve soyutlama gerek kostümlerde, gerekse aksesuarlarda bolca kullanılır. Oyunlarda gerçek, yalancı ve canlı olmak üzere üç türden aksesuar kullanılır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!