Türev Araçlar Dersi 1. Ünite Özet

09.08.2022
6
A+
A-

Vadeli İşlem Sözleşmeleri Ve Türev Ürünler

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Türev Araçlar Dersi 1. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Vadeli İşlem Sözleşmeleri Ve Türev Ürünler

Vadeli İşlem Piyasaları

Ekonomilerin vazgeçilmez kurumları arasında yer alan vadeli işlem piyasaları oldukça önemli işlem hacimlerine sahiptir. Ekonomik kuruluşların varlıklarını sürdürebilmesi ve başarılı olması için risk yönetimi son derece önemlidir ve bu kapsamda bilinmektedir ki vadeli işlem ve opsiyon piyasaları etkin risk yönetimi yapmaya imkân verecek ürünleri sunmaktadır.

Risk yönetimi; en basit şekilde “geleceğe ilişkin belirsizlikten aleyhimize bir sonuç çıkması ihtimalini azaltmak veya lehimize bir sonuç çıkma ihtimalini güçlendirmek” biçiminde tanımlanabilir.

Risk yönetim süreci dört temel bileşenden oluşmaktadır:

  • Risklerin tanımlanması
  • Risklerin ölçülmesi
  • Uygulama
  • Takip ve değerlendirme

Risklerin tanımlanması: risk yönetim sürecinde öncelikle yapılması gerekenler risklerin tanımlanması ve özelliklerinin belirlenmesidir. Unutulmamalıdır ki özellikleri bilinmeyen risk yönetilemez.

Risklerin ölçülmesi: tanımlanan risklerin sayısallaştırılıp ölçülebilir hâle getirildiği aşamadır. Literatürde üzerinde yoğun olarak çalışılan bir alan olmasına rağmen hâlâ gelişmeye çok açık bir alandır.

Uygulama: tanımlanan, ölçülen ve somut hâle getirilen risklere karşı koruyucu tedbirlerin uygulanması aşamasını kapsamaktadır. Riskten kaçınma, risk azaltımı veya risk transfer gibi risk yönetim araçları bu aşamada devreye girmektedir.

Takip ve değerlendirme: politika ve uygulamaların başarısının sürekli takip ve değerlendirmeye tabi tutulması ve raporlanmasıdır. Takip ve değerlendirme hem risklerin iyi yönetilip yönetilmediğini hem de risklerin kabul edilebilen sınırlar dâhilinde tutulup tutulamadığı değerlendirme sürecidir.

Risk yönetimi ihtiyacı; küreselleşme, finansal işlem hacimlerini hızla arttırmış ve finansal risklerin de hızla çeşitlendiği bir ortam yaratmıştır. Bu gelişmelere bağlı olarak gerek tek tek finansal kurumlar açısından gerekse finansal sistemler açısından ciddi sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunlarda bazen kriz şeklinde ortaya çıkan ulusal ya da uluslararası ölçekte ciddi ekonomik ve sosyal maliyetlere sebep olmuştur. Bu hızlı değişime ayak uydurmanın önemli koşullarından birisinde “risk yönetim” stratejilerini etkin kullanmaktan geçmektedir. Bu süreçte risk yönetim tekniklerini etkin kullanamayıp bu gelişmelere ayak uyduramamak gerek ulusal anlamda gerekse uluslararası anlamda finansal kurum ve finansal sistem açısından ciddi yapısal zayıflıklara neden olmaktadır. Risk yönetiminin uluslararası anlamda önemini ve gerekliliğini uluslararası denetim ve gözetim otoritelerinin (BIS: Bank for Internat-onal Settlement) uluslararası alanda faaliyette bulunan bankaları kapsayan birtakım düzenlemeler hazırlamasından da anlamak mümkündür. Bu düzenlemeler tavsiye niteliğinde olmasına rağmen kısa süre içerisinde birçok ülke tarafından benimsenerek uluslararası bir standart hâlini almaktadır. Unutmamak gerekir ki risk yönetim alanındaki en önemli yapıtaşı “1988 Basel Sözleşmesi” dir.

Piyasa kavramı; piyasa alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldikleri mekân olarak tanımlanabilir. Piyasa dendiğinde aklımıza ilk faiz, döviz, finansal göstergeler, sermaye piyasası araçları gibi mali araçlar ile çeşitli mal ve hizmetlerin alım satımının yapıldığı fiziki veya sanal mekânlar gelmektedir. Piyasa katılımcıları ticari ve yatırım olmak üzere iki farklı amaç güderek piyasalarda işlem yapabilirler.

Vadeli işlem ve vadeli işlem sözleşmeleri; vadeli işlem, anlaşmanın bugün yapılmasına rağmen anlaşma yükümlülüklerinin gelecekte yerine getirilmesi sürecine genel olarak verilen isimdir. Belirli bir miktar veya nitelikteki ürünü (ya da finansal enstrümanı) belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyattan alma veya satma yükümlülüğü veren sözleşmelere vadeli işlem sözleşmeleri denir. Kaldıraç özelliği vadeli işlemler sözleşmelerinin önemli avantajlarından birisidir. Bir başka ifade ile vadeli işlem sözleşmeleri düşük miktarda para veya teminatla büyük pozisyonlar alınabilmesine imkân vermektedir.

Vadeli işlemlerin sağladığı avantajlar;

  • Vadeli işlem piyasaları, spot piyasalarda ortaya çıkabilecek gelecekteki fiyat dalgalanmalarına karşı bugünden alım satım yapılmasına olanak sağlaması açısından risklerin yönetilmesini sağlar.
  • Vadeli işlem piyasaları yatırımcılara fiyatların gelecekteki seyirleri hakkında fikir vererek risk yönetiminde yol gösterici olur.
  • Vadeli işlem piyasalarında yatırımcılar, spot piyasalara oranla daha düşük miktarlarda sermaye ile işlem yapabilme sansına sahiptirler.

Spot ve vadeli işlem fiyatları arasındaki ilişki; her malın bir spot fiyatı vardır. Spot fiyat, peşin fiyat olarak da ifade edilmektedir. Spot fiyattan kasıt malın hemen tesliminde geçerli olan pazar fiyatıdır. Vadeli işlem fiyatlar ile spot fiyatlar karşılaştırıldığında, spot fiyatların vadeli işlem sözleşmelerinin teslim koşullarınca belirlendiği görülmektedir.

Vadeli işlem piyasalarının tarihi gelişimi; ilk vadeli işlemlerin başlangıcı 1800’lü yıllara dayanmaktadır. Vadeli işlem piyasalarının tarihinde Amerika’nın Chicago kentinin özel bir yeri vardır. Chicago çevresinde yetiştirilen tarımsal ürünler bu bölgeye taşınmış ve burada depolanarak ticareti yapılmıştır. İlk kayıtlı geleceğe yönelik sözleşme, 13 Mart 1851 yılında 3.000 kile mısır üzerine Haziran ayı Chicago teslimi olarak yapılmıştır. Bu sözleşme iki taraf arasında karşılıklı güvene dayalı olarak yapılan geleceğe yönelik sözleşmeler olarak ihtiyaca tam olarak cevap verememiştir. 1970’li yıllara kadar Amerika’da sadece tarımsal ürünler üzerine vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmüştür. 1972 yılında Bretton Woods sisteminin terk edilmesi ile birlikte döviz kuru ve faiz oranlarındaki aşırı dalgalanma vadeli işlem sözleşmelerin finansal araçları da kapsayacak şekilde uygulanmasına yol açmıştır. 1980’li yılların başında teknolojik gelişmelerinde katkısı ile standart opsiyon sözleşmeleri geliştirilmiştir. Günümüzde, üzerine vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi düzenlenen dayanak varlıklar çok çeşitlenmiştir. Hava durumu, enerji, sigorta riskleri vb. varlık ve göstergeler üzerine düzenlenmiş sözleşmeler bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Vadeli İşlem Piyasalarının Temel Fonksiyonu

Risk yönetimi; risk yönetimi, işletmelerin faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek risklerin önceden belirlenip değerlendirilmesi ve bu riskleri minimize edecek veya tam olarak ortadan kaldıracak önlemlerin alınması olarak tanımlanabilir.

Vadeli işlem sözleşmeleri ile riskten korunma

  • Açığa satış; fiyatın düşeceği beklentisinde olan bir yatırımcının bugün elinde olmayan bir finansal aracı satıp, vade sonunda satışını gerçekleştirdiği kişiye teslim etmeleri işlemidir.
  • Uzun pozisyon: Bir finansal aracı gelecekte fiyat artışı olacağı beklentisiyle satın alma durumudur
  • Kısa Pozisyon: Gelecekte fiyat düşüşü olacağı beklentisiyle bir finansal aracı (belirli bir anda sahip olunmayan finansal araçların satılması durumunu da kapsar) satma durumudur.
  • KOBI: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme olarak sınıflandırılan ve kısaca “KOBI” olarak adlandırılan ekonomik birimlerdir.

Kısa pozisyon ile riskten korunma örneği

Bir vadeli işlem sözleşmesinde uzun pozisyona sahip olan küçük veya orta büyüklükteki bir işletme pozisyon aldığı vadeli işlem sözleşmesinin fiyatı artarken kâr eder. Tam tersi durumda, yani vadeli işlem sözleşmenin fiyatı azalırsa da zarar eder. Bir vadeli işlem sözleşmesinde kısa pozisyon alan bir işletmede ise durum biraz farklıdır. Kısa pozisyonda uzun pozisyon almanın aksine vadeli sözleşmenin fiyatı arttığı zaman zarar, azaldığı zaman kâr edilir.

Spot piyasalara öncülük; Cari spot piyasadaki fiyatlar aynı zamanda geleceğe yönelik fiyatların hesaplanmasında referans oluşturur. Cari nakit fiyat (spot fiyat), vadeli işlem sözleşmelerinin makul değerinin belirlenmesinde önemli bir değişkendir. Spot ve vadeli işlemler piyasası arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu ilişkinin varlığının önemli sebeplerinden birisi vadeli işlemler piyasasındaki kaldıracın varlığıdır.

Vadeli İşlemler Piyasalarının Tarafları

Borsa; Alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getirmeyi amaçlayan borsalar fiyatların serbest rekabet ortamında oluşmasını sağlamaktadır. Özellikle ürün ve ihtisas borsacılığı ile vadeli işlem ve opsiyon piyasaları, küresel ekonominin vazgeçilmez birer parçası hâline geliştir.

Ürün ve ihtisas borsacılığı; tarım ürünü piyasaları “fiyat” ve “gelir” istikrarsızlığı oluşturmaktadır. Fiyat istikrarsızlığının hem arz hem de talep kaynaklı sebepleri vardır. Tarım, iklime bağımlı bir sektör olduğundan genel olarak hasat dönemlerinde fiyatlar belli bir seviyede kalabilmekte fakat bundan sonra yeni ürün alınana kadar geçen sürede fiyatlar yükselmektedir.

Vadeli işlem piyasaları; kalitesi ve miktarı belirli bir ürünün belli bir fiyattan, ilerideki bir tarihte teslim edilmek ve teslim alınmak üzere alım-satım kontratının yapıldığı ve bu kontratların el değiştirdiği piyasalardır. Vadeli işlem piyasalarının temel amacı, fiyat gelişmeleri nedeniyle ortaya çıkabilecek riske karşılık, gerek alıcı gerekse satıcılar açısından korunma imkânının sağlanmasıdır.

Takas kurumu; Vadeli İşlemler Piyasası’nda Takas Merkezi alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı alıcı rolünü üstlenmiştir. Takas Merkezi, vadeli işlemler piyasalarının mali yeterliliği ve güvenilirliğini takas üyelerinin katkılarıyla oluşturulan “Garanti Fonu” ile açık pozisyonlara ilişkin “Başlangıç Teminatı” adı altında temin ettiği nakit ve/veya benzeri kıymetler vasıtasıyla sağlar. Takas Merkezinin mali sorumluluğu sözleşmelerin takası sırasında taraflardan her biri için karşı tarafın yerini almasından kaynaklanan tutar kadardır.

Aracı kuruluşlar; Sermaye piyasasında aracılık, sermaye piyasası araçlarının yetkili kuruluşlar tarafından kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına başkası hesabına ticari amaçla alım satımıdır. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kurumundan her bir ayrı faaliyet için yetki belgesi almak kaydıyla finansal araçların alım satımına aracılık yapan kuruluşlar “aracı kuruluşlar” olarak tanımlanmaktadır.

Sermaye piyasası kurulu; SPK, vadeli işlem ve opsiyon piyasalarının sağlıklı işlemesi, yatırımcıların korunması, yapay fiyat oluşumlarının önlenmesi adına borsalar ve borsalarda faaliyet gösteren aracı kurumlar ile piyasalarda yapılan işlemleri denetleyen kuruluştur. Bu kapsamda SPK vadeli işlemlere kamu adına taraf olan kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye’de vadeli işlemler piyasasının gelişimi; 1999 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde 4487 sayılı Kanunla değişiklik yapılarak, ülkemizde Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nın kurulabilmesi için gerekli yasal altyapı oluşturulmuştur.

Vadeli İşlem Piyasalarının Kullanım Amaçları

Riskten korunma amacı; riskten korunmak isteyen yatırımcılar, bir sermaye piyasası aracı, döviz, kıymetli maden veya malı kullanan, bu ürünlerde pozisyon tutan veya gelecekte teslimatını bekleyen ancak ilgili ürünün fiyatında gelecekte meydana gelebilecek olumsuz değişimlerden korunmak isteyen kişi ve kurumlardır.

Spekülatif amaç; piyasalarda fiyatın gelecekteki yönünü tahmin ederek pozisyon alan yatırımcılara spekülatör denir. Spekülatörler vadeli işlem piyasalarının önemli unsurlarından biridir. Vadeli işlemler piyasalarındaki kaldıraç etkisinin varlığı spekülatörlere oldukça önemli avantajlar sağlayan ürünler sunmaktadır. Açık bir şekilde bilinmektedir ki spekülatörlerin alım satım işleminde bulunmaları fiyat hareketlerinde zaman zaman dalgalanmalara bir başka ifade ile fiyat hareketlerinde ani düşüş ve yükselişlere sebep olmaktadır.

Arbitraj amacı; Arbitrajcılar piyasalar arasındaki fiyat dengesizliklerinden yararlanarak risksiz kâr elde etmeyi hedefleyen yatırımcılardır. Taşıma maliyeti, bir malın veya finansal aracın, vadeli bir sözleşme ile alınması yerine spot piyasadan alınması için yapılması gereken yatırımın fonlama maliyetinden, söz konusu finansal aracın vadeli sözleşme tarihine dek getireceği getirinin çıkarılmasıyla bulunur.

Vadeli İşlem Sözleşmesinin Temel Unsurları

Herhangi bir vadeli işlem sözleşmesi hazırlanırken aşağıda ifade edilen temel unsurların tanımlanması zorunludur.

Dayanak varlık: sözleşmeye konu alım satım aracının türünün tanımlanmasıdır.

Baz kalite: pamuk, buğday ve benzeri farklı kalite ve çeşitleri olan ürünlerde alım satıma konu olan kalite ve özelliklerin tanımlanmasını ifade eder.

Sözleşme büyüklüğü: her bir sözleşmedeki alım satıma konu miktarın tanımlanmasıdır.

Vade ayları: Standart olarak ilgili sözleşmede hangi vade aylarının işlemelere konu olduğunun tanımlanmasıdır.

Kotasyon şekli: piyasada ilgili sözleşmede fiyatlamanın para ve ölçü biriminin tanımlanmasını ifade eder.

İşlem saatler: ilgili sözleşmede işlemlerin yapılabildiği zamanın başlangıç ve bitiş saatinin tanımlanmasıdır.

Başlangıç teminatı: her bir sözleşmede işlem yapmak için takas kurumuna yatırılması zorunlu miktar veya oranı ifade eder.

Sürdürme seviyesi: başlangıç teminatının zarar sonucu azalacağı azami seviyeyi ifade eder.

Günlük fiyat hareket sınırı: seans boyunca fiyatların bir önceki günün uzlaşma fiyatına göre hareket edebileceği azami alt veya üst sınırın tanımlanmasıdır.

Pozisyon limiti: vadeli işlem sözleşmesinde vadeler ve toplam olarak herhangi bir hesap sahibinin alım veya satım yönünde alabileceği azami sözleşme sayısı veya oranının tanımlanmasıdır.

Uzlaşma fiyatı: her gün sonunda, belirlenen yöntem çerçevesinde hesaplanan teminatların güncelleştirilmesi ve kar/zararların hesaplanmasında kullanılacak fiyattır.

Son işlem günü: vade ayı içerisinde işlem yapılabilen son günün tanımlanmasıdır. Bu gün sonunda açık kalan pozisyonlar tanımlanan uzlaşma yöntemine göre kapatılır.

Teslimat şekli: son işlem gününde açık pozisyon sahibi olan tarafların yükümlülüklerini nasıl yerine getirecekleri teslimat şeklinin tanımlanması ile belirlenir. Teslimat yükümlülüğü fiziki olarak tanımlanabildiği gibi nakdi mutabakat olarak da tanımlanabilir.

Teslim edilebilir dereceler: Alım satıma konu, özellikle tarımsal ürünlerde, baz kalitenin dışında hangi kalite ve derecelerin teslimata kabul edilebileceğinin tanımlanmasıdır.

Türev Ürünler ve Hedging

Forward; Forward sözleşmesi en basit türev araçtır. Belirli bir zamanda belirli bir varlığın belirli bir fiyattan alınıp satılmasına olanak sağlayan sözleşmedir. Genelde tezgâh üstü piyasalarda işlem görür.

Futures; Organize future piyasaları, Chicago Ticaret Borsasının 1848 yılında açılmasıyla kurulmuştur. 1960’lardan sonrada Amerika ve diğer ülkelerde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Aslında future sözleşmeler yüksek derece standardize edilmiş özellikteki forward sözleşmelerdir. Futures sözleşmeleri, ileri bir tarihte, önceden belirlenen fiyat miktar ve nitelikteki finansal enstrümanı alma veya satma yükümlüğü getiren sözleşmedir. Vadeli işlem sözleşmeleri vadeli işlem piyasalarında işlem görür.

Opsiyon; opsiyon sahibine belirli bir varlığı ileri bir tarihte, bugün anlaşılan bir fiyattan satma ya da satın alma hakkını verir. Bu hak bir zorunluluk değildir. Bir opsiyon sözleşmesini alan kişiye opsiyon alıcısı denilirken, ilgili varlığı alıcı istediğinde satmak zorunda olan taraf opsiyon satıcısıdır.

Swap; değiştirme ya da takas anlamına gelmektedir. Swap iki taraf arasında önceden belirlenen bir sistem içinde belirli bir finansal varlıktan kaynaklanan gelecekteki nakit akışlarının değiştirilmesi konusunda yapılan bir sözleşmedir.

Hedging; spot piyasada bulunulan bir pozisyondan oluşan risklerden vadeli işlem piyasalarında pozisyon alarak korunmadır. Bir başka ifade ile işletmeler hedging işlem ile gelecekte döviz kurları, faiz oranları, pay senetleri, emtia fiyatları vb. fiyatlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanacak zararlardan korunmayı amaçlarlar.

Vadeli İşlem Piyasaları

Ekonomilerin vazgeçilmez kurumları arasında yer alan vadeli işlem piyasaları oldukça önemli işlem hacimlerine sahiptir. Ekonomik kuruluşların varlıklarını sürdürebilmesi ve başarılı olması için risk yönetimi son derece önemlidir ve bu kapsamda bilinmektedir ki vadeli işlem ve opsiyon piyasaları etkin risk yönetimi yapmaya imkân verecek ürünleri sunmaktadır.

Risk yönetimi; en basit şekilde “geleceğe ilişkin belirsizlikten aleyhimize bir sonuç çıkması ihtimalini azaltmak veya lehimize bir sonuç çıkma ihtimalini güçlendirmek” biçiminde tanımlanabilir.

Risk yönetim süreci dört temel bileşenden oluşmaktadır:

  • Risklerin tanımlanması
  • Risklerin ölçülmesi
  • Uygulama
  • Takip ve değerlendirme

Risklerin tanımlanması: risk yönetim sürecinde öncelikle yapılması gerekenler risklerin tanımlanması ve özelliklerinin belirlenmesidir. Unutulmamalıdır ki özellikleri bilinmeyen risk yönetilemez.

Risklerin ölçülmesi: tanımlanan risklerin sayısallaştırılıp ölçülebilir hâle getirildiği aşamadır. Literatürde üzerinde yoğun olarak çalışılan bir alan olmasına rağmen hâlâ gelişmeye çok açık bir alandır.

Uygulama: tanımlanan, ölçülen ve somut hâle getirilen risklere karşı koruyucu tedbirlerin uygulanması aşamasını kapsamaktadır. Riskten kaçınma, risk azaltımı veya risk transfer gibi risk yönetim araçları bu aşamada devreye girmektedir.

Takip ve değerlendirme: politika ve uygulamaların başarısının sürekli takip ve değerlendirmeye tabi tutulması ve raporlanmasıdır. Takip ve değerlendirme hem risklerin iyi yönetilip yönetilmediğini hem de risklerin kabul edilebilen sınırlar dâhilinde tutulup tutulamadığı değerlendirme sürecidir.

Risk yönetimi ihtiyacı; küreselleşme, finansal işlem hacimlerini hızla arttırmış ve finansal risklerin de hızla çeşitlendiği bir ortam yaratmıştır. Bu gelişmelere bağlı olarak gerek tek tek finansal kurumlar açısından gerekse finansal sistemler açısından ciddi sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunlarda bazen kriz şeklinde ortaya çıkan ulusal ya da uluslararası ölçekte ciddi ekonomik ve sosyal maliyetlere sebep olmuştur. Bu hızlı değişime ayak uydurmanın önemli koşullarından birisinde “risk yönetim” stratejilerini etkin kullanmaktan geçmektedir. Bu süreçte risk yönetim tekniklerini etkin kullanamayıp bu gelişmelere ayak uyduramamak gerek ulusal anlamda gerekse uluslararası anlamda finansal kurum ve finansal sistem açısından ciddi yapısal zayıflıklara neden olmaktadır. Risk yönetiminin uluslararası anlamda önemini ve gerekliliğini uluslararası denetim ve gözetim otoritelerinin (BIS: Bank for Internat-onal Settlement) uluslararası alanda faaliyette bulunan bankaları kapsayan birtakım düzenlemeler hazırlamasından da anlamak mümkündür. Bu düzenlemeler tavsiye niteliğinde olmasına rağmen kısa süre içerisinde birçok ülke tarafından benimsenerek uluslararası bir standart hâlini almaktadır. Unutmamak gerekir ki risk yönetim alanındaki en önemli yapıtaşı “1988 Basel Sözleşmesi” dir.

Piyasa kavramı; piyasa alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldikleri mekân olarak tanımlanabilir. Piyasa dendiğinde aklımıza ilk faiz, döviz, finansal göstergeler, sermaye piyasası araçları gibi mali araçlar ile çeşitli mal ve hizmetlerin alım satımının yapıldığı fiziki veya sanal mekânlar gelmektedir. Piyasa katılımcıları ticari ve yatırım olmak üzere iki farklı amaç güderek piyasalarda işlem yapabilirler.

Vadeli işlem ve vadeli işlem sözleşmeleri; vadeli işlem, anlaşmanın bugün yapılmasına rağmen anlaşma yükümlülüklerinin gelecekte yerine getirilmesi sürecine genel olarak verilen isimdir. Belirli bir miktar veya nitelikteki ürünü (ya da finansal enstrümanı) belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyattan alma veya satma yükümlülüğü veren sözleşmelere vadeli işlem sözleşmeleri denir. Kaldıraç özelliği vadeli işlemler sözleşmelerinin önemli avantajlarından birisidir. Bir başka ifade ile vadeli işlem sözleşmeleri düşük miktarda para veya teminatla büyük pozisyonlar alınabilmesine imkân vermektedir.

Vadeli işlemlerin sağladığı avantajlar;

  • Vadeli işlem piyasaları, spot piyasalarda ortaya çıkabilecek gelecekteki fiyat dalgalanmalarına karşı bugünden alım satım yapılmasına olanak sağlaması açısından risklerin yönetilmesini sağlar.
  • Vadeli işlem piyasaları yatırımcılara fiyatların gelecekteki seyirleri hakkında fikir vererek risk yönetiminde yol gösterici olur.
  • Vadeli işlem piyasalarında yatırımcılar, spot piyasalara oranla daha düşük miktarlarda sermaye ile işlem yapabilme sansına sahiptirler.

Spot ve vadeli işlem fiyatları arasındaki ilişki; her malın bir spot fiyatı vardır. Spot fiyat, peşin fiyat olarak da ifade edilmektedir. Spot fiyattan kasıt malın hemen tesliminde geçerli olan pazar fiyatıdır. Vadeli işlem fiyatlar ile spot fiyatlar karşılaştırıldığında, spot fiyatların vadeli işlem sözleşmelerinin teslim koşullarınca belirlendiği görülmektedir.

Vadeli işlem piyasalarının tarihi gelişimi; ilk vadeli işlemlerin başlangıcı 1800’lü yıllara dayanmaktadır. Vadeli işlem piyasalarının tarihinde Amerika’nın Chicago kentinin özel bir yeri vardır. Chicago çevresinde yetiştirilen tarımsal ürünler bu bölgeye taşınmış ve burada depolanarak ticareti yapılmıştır. İlk kayıtlı geleceğe yönelik sözleşme, 13 Mart 1851 yılında 3.000 kile mısır üzerine Haziran ayı Chicago teslimi olarak yapılmıştır. Bu sözleşme iki taraf arasında karşılıklı güvene dayalı olarak yapılan geleceğe yönelik sözleşmeler olarak ihtiyaca tam olarak cevap verememiştir. 1970’li yıllara kadar Amerika’da sadece tarımsal ürünler üzerine vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmüştür. 1972 yılında Bretton Woods sisteminin terk edilmesi ile birlikte döviz kuru ve faiz oranlarındaki aşırı dalgalanma vadeli işlem sözleşmelerin finansal araçları da kapsayacak şekilde uygulanmasına yol açmıştır. 1980’li yılların başında teknolojik gelişmelerinde katkısı ile standart opsiyon sözleşmeleri geliştirilmiştir. Günümüzde, üzerine vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi düzenlenen dayanak varlıklar çok çeşitlenmiştir. Hava durumu, enerji, sigorta riskleri vb. varlık ve göstergeler üzerine düzenlenmiş sözleşmeler bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Vadeli İşlem Piyasalarının Temel Fonksiyonu

Risk yönetimi; risk yönetimi, işletmelerin faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek risklerin önceden belirlenip değerlendirilmesi ve bu riskleri minimize edecek veya tam olarak ortadan kaldıracak önlemlerin alınması olarak tanımlanabilir.

Vadeli işlem sözleşmeleri ile riskten korunma

  • Açığa satış; fiyatın düşeceği beklentisinde olan bir yatırımcının bugün elinde olmayan bir finansal aracı satıp, vade sonunda satışını gerçekleştirdiği kişiye teslim etmeleri işlemidir.
  • Uzun pozisyon: Bir finansal aracı gelecekte fiyat artışı olacağı beklentisiyle satın alma durumudur
  • Kısa Pozisyon: Gelecekte fiyat düşüşü olacağı beklentisiyle bir finansal aracı (belirli bir anda sahip olunmayan finansal araçların satılması durumunu da kapsar) satma durumudur.
  • KOBI: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme olarak sınıflandırılan ve kısaca “KOBI” olarak adlandırılan ekonomik birimlerdir.

Kısa pozisyon ile riskten korunma örneği

Bir vadeli işlem sözleşmesinde uzun pozisyona sahip olan küçük veya orta büyüklükteki bir işletme pozisyon aldığı vadeli işlem sözleşmesinin fiyatı artarken kâr eder. Tam tersi durumda, yani vadeli işlem sözleşmenin fiyatı azalırsa da zarar eder. Bir vadeli işlem sözleşmesinde kısa pozisyon alan bir işletmede ise durum biraz farklıdır. Kısa pozisyonda uzun pozisyon almanın aksine vadeli sözleşmenin fiyatı arttığı zaman zarar, azaldığı zaman kâr edilir.

Spot piyasalara öncülük; Cari spot piyasadaki fiyatlar aynı zamanda geleceğe yönelik fiyatların hesaplanmasında referans oluşturur. Cari nakit fiyat (spot fiyat), vadeli işlem sözleşmelerinin makul değerinin belirlenmesinde önemli bir değişkendir. Spot ve vadeli işlemler piyasası arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu ilişkinin varlığının önemli sebeplerinden birisi vadeli işlemler piyasasındaki kaldıracın varlığıdır.

Vadeli İşlemler Piyasalarının Tarafları

Borsa; Alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getirmeyi amaçlayan borsalar fiyatların serbest rekabet ortamında oluşmasını sağlamaktadır. Özellikle ürün ve ihtisas borsacılığı ile vadeli işlem ve opsiyon piyasaları, küresel ekonominin vazgeçilmez birer parçası hâline geliştir.

Ürün ve ihtisas borsacılığı; tarım ürünü piyasaları “fiyat” ve “gelir” istikrarsızlığı oluşturmaktadır. Fiyat istikrarsızlığının hem arz hem de talep kaynaklı sebepleri vardır. Tarım, iklime bağımlı bir sektör olduğundan genel olarak hasat dönemlerinde fiyatlar belli bir seviyede kalabilmekte fakat bundan sonra yeni ürün alınana kadar geçen sürede fiyatlar yükselmektedir.

Vadeli işlem piyasaları; kalitesi ve miktarı belirli bir ürünün belli bir fiyattan, ilerideki bir tarihte teslim edilmek ve teslim alınmak üzere alım-satım kontratının yapıldığı ve bu kontratların el değiştirdiği piyasalardır. Vadeli işlem piyasalarının temel amacı, fiyat gelişmeleri nedeniyle ortaya çıkabilecek riske karşılık, gerek alıcı gerekse satıcılar açısından korunma imkânının sağlanmasıdır.

Takas kurumu; Vadeli İşlemler Piyasası’nda Takas Merkezi alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı alıcı rolünü üstlenmiştir. Takas Merkezi, vadeli işlemler piyasalarının mali yeterliliği ve güvenilirliğini takas üyelerinin katkılarıyla oluşturulan “Garanti Fonu” ile açık pozisyonlara ilişkin “Başlangıç Teminatı” adı altında temin ettiği nakit ve/veya benzeri kıymetler vasıtasıyla sağlar. Takas Merkezinin mali sorumluluğu sözleşmelerin takası sırasında taraflardan her biri için karşı tarafın yerini almasından kaynaklanan tutar kadardır.

Aracı kuruluşlar; Sermaye piyasasında aracılık, sermaye piyasası araçlarının yetkili kuruluşlar tarafından kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına başkası hesabına ticari amaçla alım satımıdır. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kurumundan her bir ayrı faaliyet için yetki belgesi almak kaydıyla finansal araçların alım satımına aracılık yapan kuruluşlar “aracı kuruluşlar” olarak tanımlanmaktadır.

Sermaye piyasası kurulu; SPK, vadeli işlem ve opsiyon piyasalarının sağlıklı işlemesi, yatırımcıların korunması, yapay fiyat oluşumlarının önlenmesi adına borsalar ve borsalarda faaliyet gösteren aracı kurumlar ile piyasalarda yapılan işlemleri denetleyen kuruluştur. Bu kapsamda SPK vadeli işlemlere kamu adına taraf olan kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye’de vadeli işlemler piyasasının gelişimi; 1999 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde 4487 sayılı Kanunla değişiklik yapılarak, ülkemizde Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nın kurulabilmesi için gerekli yasal altyapı oluşturulmuştur.

Vadeli İşlem Piyasalarının Kullanım Amaçları

Riskten korunma amacı; riskten korunmak isteyen yatırımcılar, bir sermaye piyasası aracı, döviz, kıymetli maden veya malı kullanan, bu ürünlerde pozisyon tutan veya gelecekte teslimatını bekleyen ancak ilgili ürünün fiyatında gelecekte meydana gelebilecek olumsuz değişimlerden korunmak isteyen kişi ve kurumlardır.

Spekülatif amaç; piyasalarda fiyatın gelecekteki yönünü tahmin ederek pozisyon alan yatırımcılara spekülatör denir. Spekülatörler vadeli işlem piyasalarının önemli unsurlarından biridir. Vadeli işlemler piyasalarındaki kaldıraç etkisinin varlığı spekülatörlere oldukça önemli avantajlar sağlayan ürünler sunmaktadır. Açık bir şekilde bilinmektedir ki spekülatörlerin alım satım işleminde bulunmaları fiyat hareketlerinde zaman zaman dalgalanmalara bir başka ifade ile fiyat hareketlerinde ani düşüş ve yükselişlere sebep olmaktadır.

Arbitraj amacı; Arbitrajcılar piyasalar arasındaki fiyat dengesizliklerinden yararlanarak risksiz kâr elde etmeyi hedefleyen yatırımcılardır. Taşıma maliyeti, bir malın veya finansal aracın, vadeli bir sözleşme ile alınması yerine spot piyasadan alınması için yapılması gereken yatırımın fonlama maliyetinden, söz konusu finansal aracın vadeli sözleşme tarihine dek getireceği getirinin çıkarılmasıyla bulunur.

Vadeli İşlem Sözleşmesinin Temel Unsurları

Herhangi bir vadeli işlem sözleşmesi hazırlanırken aşağıda ifade edilen temel unsurların tanımlanması zorunludur.

Dayanak varlık: sözleşmeye konu alım satım aracının türünün tanımlanmasıdır.

Baz kalite: pamuk, buğday ve benzeri farklı kalite ve çeşitleri olan ürünlerde alım satıma konu olan kalite ve özelliklerin tanımlanmasını ifade eder.

Sözleşme büyüklüğü: her bir sözleşmedeki alım satıma konu miktarın tanımlanmasıdır.

Vade ayları: Standart olarak ilgili sözleşmede hangi vade aylarının işlemelere konu olduğunun tanımlanmasıdır.

Kotasyon şekli: piyasada ilgili sözleşmede fiyatlamanın para ve ölçü biriminin tanımlanmasını ifade eder.

İşlem saatler: ilgili sözleşmede işlemlerin yapılabildiği zamanın başlangıç ve bitiş saatinin tanımlanmasıdır.

Başlangıç teminatı: her bir sözleşmede işlem yapmak için takas kurumuna yatırılması zorunlu miktar veya oranı ifade eder.

Sürdürme seviyesi: başlangıç teminatının zarar sonucu azalacağı azami seviyeyi ifade eder.

Günlük fiyat hareket sınırı: seans boyunca fiyatların bir önceki günün uzlaşma fiyatına göre hareket edebileceği azami alt veya üst sınırın tanımlanmasıdır.

Pozisyon limiti: vadeli işlem sözleşmesinde vadeler ve toplam olarak herhangi bir hesap sahibinin alım veya satım yönünde alabileceği azami sözleşme sayısı veya oranının tanımlanmasıdır.

Uzlaşma fiyatı: her gün sonunda, belirlenen yöntem çerçevesinde hesaplanan teminatların güncelleştirilmesi ve kar/zararların hesaplanmasında kullanılacak fiyattır.

Son işlem günü: vade ayı içerisinde işlem yapılabilen son günün tanımlanmasıdır. Bu gün sonunda açık kalan pozisyonlar tanımlanan uzlaşma yöntemine göre kapatılır.

Teslimat şekli: son işlem gününde açık pozisyon sahibi olan tarafların yükümlülüklerini nasıl yerine getirecekleri teslimat şeklinin tanımlanması ile belirlenir. Teslimat yükümlülüğü fiziki olarak tanımlanabildiği gibi nakdi mutabakat olarak da tanımlanabilir.

Teslim edilebilir dereceler: Alım satıma konu, özellikle tarımsal ürünlerde, baz kalitenin dışında hangi kalite ve derecelerin teslimata kabul edilebileceğinin tanımlanmasıdır.

Türev Ürünler ve Hedging

Forward; Forward sözleşmesi en basit türev araçtır. Belirli bir zamanda belirli bir varlığın belirli bir fiyattan alınıp satılmasına olanak sağlayan sözleşmedir. Genelde tezgâh üstü piyasalarda işlem görür.

Futures; Organize future piyasaları, Chicago Ticaret Borsasının 1848 yılında açılmasıyla kurulmuştur. 1960’lardan sonrada Amerika ve diğer ülkelerde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Aslında future sözleşmeler yüksek derece standardize edilmiş özellikteki forward sözleşmelerdir. Futures sözleşmeleri, ileri bir tarihte, önceden belirlenen fiyat miktar ve nitelikteki finansal enstrümanı alma veya satma yükümlüğü getiren sözleşmedir. Vadeli işlem sözleşmeleri vadeli işlem piyasalarında işlem görür.

Opsiyon; opsiyon sahibine belirli bir varlığı ileri bir tarihte, bugün anlaşılan bir fiyattan satma ya da satın alma hakkını verir. Bu hak bir zorunluluk değildir. Bir opsiyon sözleşmesini alan kişiye opsiyon alıcısı denilirken, ilgili varlığı alıcı istediğinde satmak zorunda olan taraf opsiyon satıcısıdır.

Swap; değiştirme ya da takas anlamına gelmektedir. Swap iki taraf arasında önceden belirlenen bir sistem içinde belirli bir finansal varlıktan kaynaklanan gelecekteki nakit akışlarının değiştirilmesi konusunda yapılan bir sözleşmedir.

Hedging; spot piyasada bulunulan bir pozisyondan oluşan risklerden vadeli işlem piyasalarında pozisyon alarak korunmadır. Bir başka ifade ile işletmeler hedging işlem ile gelecekte döviz kurları, faiz oranları, pay senetleri, emtia fiyatları vb. fiyatlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanacak zararlardan korunmayı amaçlarlar.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.