Teknoloji Perakendeciliği Dersi 2. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Teknoloji Perakendeciliği Dersi 2. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Teknolojik Ürün Pazarına Genel Bakış

Giriş

Bilginin etkin kullanımı, bilgi toplumunda varlık gösterildiğinin de bir göstergesidir. Ancak, tahmin edileceği üzere bilginin etkili kullanımı, topluma göre değil daha alt gruplara göre değişkenlik göstermektedir. Bu durum, hangi toplumsal evreyi yaşadığımız belirsizliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla bilgi toplumu ifadesini dünyaya ya da ülkelere genellemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Örneğin aynı ülkede, aynı şehirde ve hatta aynı sokakta yan yana iki perakendeciden biri bilgi toplumu anlayışında hareket ederken, diğeri hala “Ne üretirsem onu satarım” düşüncesiyle, sanayi toplumu yaklaşımında faaliyet gösteriyor olabilir. Benzer durum tüketiciler için de geçerlidir. Aynı perakendeciden aynı ürünü satın alan iki tüketicinin memnuniyet ya da ihtiyaçlarının karşılanma düzeyleri de farklıdır. Bilgi toplumunun tüketicisi, daha kaprisli ve hassas, hakkını sonuna kadar arayan ve kolay kolay beğenmeyen ve en iyisini isteyen bir özelliğe sahiptir.

Toplumsal Değişim ve Teknolojinin Rolü

Bilgi, verimli bir üretim için gereken en önemli kaynaktır. Bilgiye ulaşmak ve kullanmak, dünyanın var oluşundan beri önemli olsa da bugün bilgi, teknoloji ile birlikte daha geniş bir boyuta taşınmıştır. Bu boyutta bilgi, üç aşamalı olarak ifade edilmektedir; veri, enformasyon ve malumat. İşlenmemiş-ham bilgiye veri adı verilmektedir. Veri, bir bilgi türüdür. Her ne kadar mevcut hali ile bir işe yaramasa da geliştirilecek teknolojik ürünün temelini oluşturmaktadır. İşlenmiş veriye ise enformasyon adı verilmektedir. Enformasyon, veriye benzetilen pamuğun işlenerek kumaş haline gelmesine benzetilebilir. Yani enformasyon, kullanımda yararlı olacak hale getirilmeye uygun bilgi türüdür. Yararlı hale gelmiş bilgi türüne ise malumat ya da yararlı bilgi adı verilmektedir. Bu kavramlar, tekstil ürünleri örneği ile daha da pekiştirilebilir. Tarladan toplanılan pamuk; işlenmemiş, yararlı ürün olma potansiyeline sahip, ham üründür. Burada pamuk, veriye benzetilebilir. Pamuğun, çırçır fabrikasına ve oradan da dokuma tezgâhlarına giderek kumaş haline dönüşmesi, işlenmiş ham bilgi, yani enformasyon gibidir. Nihayetinde, kumaşın kesilip, dikilerek gömlek gibi yararlı bir ürün olması ise malumat ya da yararlı bilgiye benzetilebilir. Veriyi yararlı bilgi haline getirmeyi başarabilen teknolojik ürün sektörü işletmeleri, pazardaki belirsizlikleri de asgari düzeye indirmiş olurlar. Dahası, bugün bilgiye dayalı olarak faaliyet göstermediği halde sektöründe lider olan işletmeler bulmak neredeyse imkânsızdır. Çünkü bilgiyi kullanmayan işletmeler verimliliklerini ve rekabet üstünlüklerini arttırmada güçlük çekerler. Bilginin işletmelere sağladığı verimlilik ne kadar önemli ise, bilginin verimli bir şekilde kullanılmasının önemi daha da büyüktür.

Bilgi teknolojileri başta olmak üzere birçok yeni teknolojiler ile küçük işletmeler, büyük işletmelerin sahip olduğu ölçek ekonomisine ve kaynaklara ulaşabilirler. Bilgi toplumundaki küçük işletmeler, büyük işletmelerin altında ezilerek ağır yüklerin altına girmek durumunda değildir. Anlamsız bürokratik işlemlerden, katı hiyerarşi ve değişime karşı dirençten uzak dururlar. Gerçekleştirilen bilimsel ve teknolojik gelişmeler, ticarileşmeye büyük katkıda bulunmakta ve ekonomik bir değer taşımaktadır. Bilgi toplumunun ayrıcalığı olan bu özelliğin, girişimcilik ve istihdam üzerinde önemli yansımaları bulunmaktadır. Ayrıca, küresel düzeyde yaşanan şiddetli rekabetin de etkisiyle işletmeler, giderek artan bir şekilde ileri bilgi teknolojilerini kullanmak ve yeni iş süreçlerine adapte olmak için çaba sarf etmektedirler. Bilgi teknolojilerinden yararlanan işletmeler, kullanılan tekniğin katkısıyla hiyerarşiyi yataylaştırmış ve maliyetleri azaltarak süreç yönelimli kuruluşlar haline gelmişlerdir. Ancak bilgi toplumuna uyum gösteren bu yapıdaki işletmeleri, yalnızca vardiya çalışmasından ekip çalışmasına geçmek gibi kısıtlar çerçevesinde tutmak doğru değildir. Ayrıca, işletme fonksiyonları arasında gerçekleşen ilişkilerde ne kendi içerisinde ne de dışında belirli bir kısıtlama bulunmamaktadır. Çünkü bilgi toplumu ile uyum içerisindeki işletmeler değişebilir bir karaktere sahiptir. Bilgi teknolojileri, işletmelerin arasındaki mesafeyi kaldırarak, tedarikçileri, iş ortaklarını, müşterileri ve rakipleri bir araya getirmektedir.

Bilgi toplumuna geçişi gerektiren değişmelerin altında teknolojik devrimler yer almaktadır. Söz konusu değişmelerin en önemlisi küresel değişim dalgasıdır. Küresel değişim dalgasının önceki değişimlerden farkı, etkilerini sadece vuku bulduğu ülkelerle sınırlı tutmayıp tüm dünyaya yaymasıdır. Kuşkusuz, bu yayılımda teknolojinin rolü büyüktür. Bilgi toplumunun bir ürünü olan küresel değişim, küresel ticari pazarda başarı kazanacak şekilde, tüketici ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknolojik ürünlerin sunulması, bilişim ve iletişim teknolojilerinin pazarda büyük pay oluşturmaya neden olacak şekilde entegre kullanımı gibi yeni arayışların ve çözümlerin üretildiği bir yeniden yapılanma sürecini içermektedir.

Bilgi toplumu konusunda birçok yayınları bulunan Avrupa Toplulukları Resmi Yayınlar Dairesi, bilgi teknolojileri konusunun önemini, “bilgi ve iletişim teknolojileri birbirleri ile yarışırcasına gelişmeyi sürdürdükçe, Avrupa Birliği’nde çok geniş kapsamlı ekonomik ve sosyal değişimlerin gerçekleşmesine yol açacaktır” şeklinde vurgulamıştır. Benzer olarak, “Bilgi toplumu; Avrupa vatandaşlarının yaşam kalitesini yükseltme, sosyal ve ekonomik örgütlerimizin verimliliğini artırma ve güçlendirme potansiyelini taşımaktadır” sözleri ise Avrupa ve Küresel Bilgi Toplumunun Avrupa Doruğu’na tavsiyesidir.

Tapscott (1996), bilgi teknolojilerinin devletler üzerindeki etkilerini aşağıdaki gibi 7 grupta toplamıştır:

Yeniden Düzenleme : Kamu kuruluşları, bilgi teknolojilerini kullanarak hizmetlerini sunarken köklü değişimlerde bulunmalı ve birbiri ile entegre olmuş devlet modeline geçmelidirler.

Bütünleşik Dijital Yardım Transferi : Oluşturulan vatandaş bilgi bankası ile yardıma ihtiyacı olanlara destek verilebilir hale gelinmelidir. Böylelikle yardım programlarının uygulanmasında gerekli olan maliyet ve işgücü en aza indirgenmiş olacaktır.

Bütünleşik Dijital Erişim : Vatandaşın bir kamu kuruluşunun verdiği hizmeti alabilmesi için, bilgi teknolojilerinden yararlanabileceği platformlar oluşturulmalıdır. Böylelikle vatandaş, başvuru ve iş takiplerini buradan yapabilecektir.

Bilişim Girişimleri : Toplanan verilerin ve bunlardan elde edilen sonuçların bir veritabanına yerleştirilerek yayınlanması sağlanmalıdır.

Vergilerin Dosyalama, Raporlama ve Ödeme Süreci : Başlıktan da anlaşılacağı üzere anlamsız kâğıt, dosya vb. kalabalıktan kurtularak vergi ile ilgili dosyalama, raporlama, işlemler ve ödeme süreci ağ üzerinden yürütülebilir hale gelmelidir.

Hukuki Uygulama ve Kamu Güvenlik Ağları : Yasaların yürütülmesi ve kamudaki bazı bilgilerin gizli tutulması ve sadece ilgili birimlerin bu bilgileri kullanması gerekmektedir. Hukuki alt yapı bu kapsamda oluşturulmalıdır.

Hükümet/Müşteri İletişim Girişimleri : Hükümetler ile kendilerinin müşterisi statüsündeki iş ortakları arasında karşılıklı iletişim faaliyetlerinin, yine bilişim teknolojileri aracılığı ile gerçekleştirilmesi mümkün kılınmalıdır.

Pazara Ait Teknolojik Ürün Örnekleri

Teknolojik ürün, bilişim ve iletişim sistemleri başta olmak üzere, kullanıcısına farklılık ve kolaylık sağlayan, verimlilik ve yenilikçi özelliği olan ürünlerin geneli için ifade edilir. Teknolojik ürünlerin genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Farklılık : Teknolojik ürünlerin geleneksel ürünlere göre farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılıkları kullanıcısının benimsemesi ve farklılıklara alışması zaman alabilir. Üründeki farklılıklar, tüketicinin o ürünü kullanmasına ya da reddetmesine neden olabilir. Teknolojik ürünün bu özelliği, demografik verilere göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin yaş arttıkça direnme de artmaktadır.

Kolaylık : Teknoloji ile ilgili yapılan birçok tanımlamalarda bu özelliğin altı çizilir. Kullanıcısına kolaylık sağlamayan bir teknolojik ürün düşünülemez. Ancak her kolaylık sağlayan ürün de bir teknolojik ürün değildir.

Faydacılık : Teknolojik ürünler ile işler daha faydacı ve daha verimli olabilmektedir. Kısacası teknolojik ürünün sağlayacağı fayda her zaman bulunabilmektedir. Genellikle fayda, zaman ya da emek üzerinde etkili olmaktadır.

Güncellik : Teknolojik ürünün güncellenme sıklığı geleneksel ürüne göre daha yoğundur. Güncellemesi yapılmayan teknolojik ürünlerin, ürün yaşam eğrileri dardır. Örneğin, tüplü monitörden LCD monitöre geçiş, bir güncelleme sürecidir.

Fırsat : Teknolojik ürünler, kullanıcısına fırsat ve ayrıcalık ortamını sağlar. Kullanıcı, bu fırsat ve ayrıcalıklarla kendisine yeni ufuklar açar.

Entegre : Teknolojik ürünler genellikle diğer ürünler ile entegre halindedirler ve tek başlarına pek işlevsellikleri yoktur.

Ar-Ge : Teknolojik ürünlerin geliştirilmesi sürecinde, ArGe’ye (araştırma ve geliştirme) ihtiyaç duyulur. Ar-Ge süreçlerinin maliyetleri ise genellikle yüksektir. Ar-Ge, ürünün ortaya çıkmasıyla sona ermez; aksine güncelleme sürecinde ve pazarın tepkisini ölçmede de Ar-Ge’ye ihtiyaç duyulur.

Değişkenlik : Ürünün teknolojik düzeyi kişiye göre değişir. Çünkü bir teknolojik ürünün herkes için sağladığı fayda, kolaylık, verimlilik ve farklılık düzeyi değişkendir. Bu nedenledir ki, gelişmekte olan ülkeler ile geri kalmış olan ülkelerin teknolojiye bakış açıları farklılık göstermektedir.

İnovatif ürün ile teknolojik ürün aynı anlama gelmemektedir. Çünkü inovasyon, sadece teknolojik bir icat ya da buluş değildir. Mevcut bir ürünün farklı amaçla kullanımı ve bu sayede yeni pazarlara girilmesine yönelik fikirler de bu kapsama girmektedir. Örneğin ABD Büyükelçiliği’nin sponsorluğunda düzenlenen 2012 yılındaki liseler arası Türkiye Young Innovative Entrepreneurship programına katılarak birinci olan Denizli Anadolu Lisesi (DAL) ekibinin projesi, bu ayrımı net olarak ortaya koymaktadır. DAL ekibinin, mürekkebin 7, 30 ya da 365 gün sonra yazıldığı kâğıt üzerinden uçması ve bu sayede test kitabı, karalama defteri gibi orman ürünlerinin yeniden kullanımı ile ilgili “kalem projesi” bir inovatif üründür.

Nanoteknolojik ürünler, bulunduğumuz yıllar için son derece yenidir ve emekleme aşamasındadır. Bu emekleme süresinin, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğine kadar devam edeceği öngörülmektedir. Önümüzdeki yıllarda sadece elektronik ve bilişim sektöründe değil, aynı zamanda özellikle yüzeylerde/ kumaşlarda ve tekstile yönelik uygulamalarında da görebileceğiz. Bu süreçte koruyucu, dayanıklı, kir/toz tutmayan, paslanmayan, yağlanmayan, renk değiştiren yüzeyler/kumaşlar ya da deterjana ihtiyaç duymayan çamaşır/bulaşık makineleri gibi örneklerle karşılaşabileceğiz.

İnternet teknolojisi; İnternet üzerindeki ürün, dijital ürünler ve hizmetler şeklinde iki genel gruptan meydana gelmektedir. Her iki grubun da İnternet üzerinden reklamı, sipariş ya da rezervasyonu, satışı, tüketimi ya da tedariki mümkündür. Bu iki genelleme dışında, diğer geleneksel ürün grupları, İnternet’teki yan ürün sınıfında kabul edilebilir. Ancak diğer geleneksel mallar, İnternet ürünü değil, yan üründür. Çünkü bu gruba ait ürünlerin İnternet üzerinden tedariki ya da tüketimi mümkün değildir.

Teknolojik Ürün Pazarı

Teknolojik ürün pazarı farklılaştırmamış pazarlamaya da yeni bir boyut kazandırmıştır. Örneğin Apple firmasının sadece bir adet cep telefonu vardır ve bu ürünle tüm pazara ulaşmayı hedeflemektedir. Ürün tektir, ancak içerisindeki farklı teknolojik uygulamalar sayesinde her tüketici kendisine özgü bir ürün haline dönüştürerek bireyselleştirebilir. Yani bu ürün bir taraftan tüm pazara hitap ederken, diğer taraftan da her bir tüketicinin farklı ihtiyaçlarını tatmin edebilmektedir.

Giriş

Bilginin etkin kullanımı, bilgi toplumunda varlık gösterildiğinin de bir göstergesidir. Ancak, tahmin edileceği üzere bilginin etkili kullanımı, topluma göre değil daha alt gruplara göre değişkenlik göstermektedir. Bu durum, hangi toplumsal evreyi yaşadığımız belirsizliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla bilgi toplumu ifadesini dünyaya ya da ülkelere genellemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Örneğin aynı ülkede, aynı şehirde ve hatta aynı sokakta yan yana iki perakendeciden biri bilgi toplumu anlayışında hareket ederken, diğeri hala “Ne üretirsem onu satarım” düşüncesiyle, sanayi toplumu yaklaşımında faaliyet gösteriyor olabilir. Benzer durum tüketiciler için de geçerlidir. Aynı perakendeciden aynı ürünü satın alan iki tüketicinin memnuniyet ya da ihtiyaçlarının karşılanma düzeyleri de farklıdır. Bilgi toplumunun tüketicisi, daha kaprisli ve hassas, hakkını sonuna kadar arayan ve kolay kolay beğenmeyen ve en iyisini isteyen bir özelliğe sahiptir.

Toplumsal Değişim ve Teknolojinin Rolü

Bilgi, verimli bir üretim için gereken en önemli kaynaktır. Bilgiye ulaşmak ve kullanmak, dünyanın var oluşundan beri önemli olsa da bugün bilgi, teknoloji ile birlikte daha geniş bir boyuta taşınmıştır. Bu boyutta bilgi, üç aşamalı olarak ifade edilmektedir; veri, enformasyon ve malumat. İşlenmemiş-ham bilgiye veri adı verilmektedir. Veri, bir bilgi türüdür. Her ne kadar mevcut hali ile bir işe yaramasa da geliştirilecek teknolojik ürünün temelini oluşturmaktadır. İşlenmiş veriye ise enformasyon adı verilmektedir. Enformasyon, veriye benzetilen pamuğun işlenerek kumaş haline gelmesine benzetilebilir. Yani enformasyon, kullanımda yararlı olacak hale getirilmeye uygun bilgi türüdür. Yararlı hale gelmiş bilgi türüne ise malumat ya da yararlı bilgi adı verilmektedir. Bu kavramlar, tekstil ürünleri örneği ile daha da pekiştirilebilir. Tarladan toplanılan pamuk; işlenmemiş, yararlı ürün olma potansiyeline sahip, ham üründür. Burada pamuk, veriye benzetilebilir. Pamuğun, çırçır fabrikasına ve oradan da dokuma tezgâhlarına giderek kumaş haline dönüşmesi, işlenmiş ham bilgi, yani enformasyon gibidir. Nihayetinde, kumaşın kesilip, dikilerek gömlek gibi yararlı bir ürün olması ise malumat ya da yararlı bilgiye benzetilebilir. Veriyi yararlı bilgi haline getirmeyi başarabilen teknolojik ürün sektörü işletmeleri, pazardaki belirsizlikleri de asgari düzeye indirmiş olurlar. Dahası, bugün bilgiye dayalı olarak faaliyet göstermediği halde sektöründe lider olan işletmeler bulmak neredeyse imkânsızdır. Çünkü bilgiyi kullanmayan işletmeler verimliliklerini ve rekabet üstünlüklerini arttırmada güçlük çekerler. Bilginin işletmelere sağladığı verimlilik ne kadar önemli ise, bilginin verimli bir şekilde kullanılmasının önemi daha da büyüktür.

Bilgi teknolojileri başta olmak üzere birçok yeni teknolojiler ile küçük işletmeler, büyük işletmelerin sahip olduğu ölçek ekonomisine ve kaynaklara ulaşabilirler. Bilgi toplumundaki küçük işletmeler, büyük işletmelerin altında ezilerek ağır yüklerin altına girmek durumunda değildir. Anlamsız bürokratik işlemlerden, katı hiyerarşi ve değişime karşı dirençten uzak dururlar. Gerçekleştirilen bilimsel ve teknolojik gelişmeler, ticarileşmeye büyük katkıda bulunmakta ve ekonomik bir değer taşımaktadır. Bilgi toplumunun ayrıcalığı olan bu özelliğin, girişimcilik ve istihdam üzerinde önemli yansımaları bulunmaktadır. Ayrıca, küresel düzeyde yaşanan şiddetli rekabetin de etkisiyle işletmeler, giderek artan bir şekilde ileri bilgi teknolojilerini kullanmak ve yeni iş süreçlerine adapte olmak için çaba sarf etmektedirler. Bilgi teknolojilerinden yararlanan işletmeler, kullanılan tekniğin katkısıyla hiyerarşiyi yataylaştırmış ve maliyetleri azaltarak süreç yönelimli kuruluşlar haline gelmişlerdir. Ancak bilgi toplumuna uyum gösteren bu yapıdaki işletmeleri, yalnızca vardiya çalışmasından ekip çalışmasına geçmek gibi kısıtlar çerçevesinde tutmak doğru değildir. Ayrıca, işletme fonksiyonları arasında gerçekleşen ilişkilerde ne kendi içerisinde ne de dışında belirli bir kısıtlama bulunmamaktadır. Çünkü bilgi toplumu ile uyum içerisindeki işletmeler değişebilir bir karaktere sahiptir. Bilgi teknolojileri, işletmelerin arasındaki mesafeyi kaldırarak, tedarikçileri, iş ortaklarını, müşterileri ve rakipleri bir araya getirmektedir.

Bilgi toplumuna geçişi gerektiren değişmelerin altında teknolojik devrimler yer almaktadır. Söz konusu değişmelerin en önemlisi küresel değişim dalgasıdır. Küresel değişim dalgasının önceki değişimlerden farkı, etkilerini sadece vuku bulduğu ülkelerle sınırlı tutmayıp tüm dünyaya yaymasıdır. Kuşkusuz, bu yayılımda teknolojinin rolü büyüktür. Bilgi toplumunun bir ürünü olan küresel değişim, küresel ticari pazarda başarı kazanacak şekilde, tüketici ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknolojik ürünlerin sunulması, bilişim ve iletişim teknolojilerinin pazarda büyük pay oluşturmaya neden olacak şekilde entegre kullanımı gibi yeni arayışların ve çözümlerin üretildiği bir yeniden yapılanma sürecini içermektedir.

Bilgi toplumu konusunda birçok yayınları bulunan Avrupa Toplulukları Resmi Yayınlar Dairesi, bilgi teknolojileri konusunun önemini, “bilgi ve iletişim teknolojileri birbirleri ile yarışırcasına gelişmeyi sürdürdükçe, Avrupa Birliği’nde çok geniş kapsamlı ekonomik ve sosyal değişimlerin gerçekleşmesine yol açacaktır” şeklinde vurgulamıştır. Benzer olarak, “Bilgi toplumu; Avrupa vatandaşlarının yaşam kalitesini yükseltme, sosyal ve ekonomik örgütlerimizin verimliliğini artırma ve güçlendirme potansiyelini taşımaktadır” sözleri ise Avrupa ve Küresel Bilgi Toplumunun Avrupa Doruğu’na tavsiyesidir.

Tapscott (1996), bilgi teknolojilerinin devletler üzerindeki etkilerini aşağıdaki gibi 7 grupta toplamıştır:

Yeniden Düzenleme : Kamu kuruluşları, bilgi teknolojilerini kullanarak hizmetlerini sunarken köklü değişimlerde bulunmalı ve birbiri ile entegre olmuş devlet modeline geçmelidirler.

Bütünleşik Dijital Yardım Transferi : Oluşturulan vatandaş bilgi bankası ile yardıma ihtiyacı olanlara destek verilebilir hale gelinmelidir. Böylelikle yardım programlarının uygulanmasında gerekli olan maliyet ve işgücü en aza indirgenmiş olacaktır.

Bütünleşik Dijital Erişim : Vatandaşın bir kamu kuruluşunun verdiği hizmeti alabilmesi için, bilgi teknolojilerinden yararlanabileceği platformlar oluşturulmalıdır. Böylelikle vatandaş, başvuru ve iş takiplerini buradan yapabilecektir.

Bilişim Girişimleri : Toplanan verilerin ve bunlardan elde edilen sonuçların bir veritabanına yerleştirilerek yayınlanması sağlanmalıdır.

Vergilerin Dosyalama, Raporlama ve Ödeme Süreci : Başlıktan da anlaşılacağı üzere anlamsız kâğıt, dosya vb. kalabalıktan kurtularak vergi ile ilgili dosyalama, raporlama, işlemler ve ödeme süreci ağ üzerinden yürütülebilir hale gelmelidir.

Hukuki Uygulama ve Kamu Güvenlik Ağları : Yasaların yürütülmesi ve kamudaki bazı bilgilerin gizli tutulması ve sadece ilgili birimlerin bu bilgileri kullanması gerekmektedir. Hukuki alt yapı bu kapsamda oluşturulmalıdır.

Hükümet/Müşteri İletişim Girişimleri : Hükümetler ile kendilerinin müşterisi statüsündeki iş ortakları arasında karşılıklı iletişim faaliyetlerinin, yine bilişim teknolojileri aracılığı ile gerçekleştirilmesi mümkün kılınmalıdır.

Pazara Ait Teknolojik Ürün Örnekleri

Teknolojik ürün, bilişim ve iletişim sistemleri başta olmak üzere, kullanıcısına farklılık ve kolaylık sağlayan, verimlilik ve yenilikçi özelliği olan ürünlerin geneli için ifade edilir. Teknolojik ürünlerin genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Farklılık : Teknolojik ürünlerin geleneksel ürünlere göre farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılıkları kullanıcısının benimsemesi ve farklılıklara alışması zaman alabilir. Üründeki farklılıklar, tüketicinin o ürünü kullanmasına ya da reddetmesine neden olabilir. Teknolojik ürünün bu özelliği, demografik verilere göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin yaş arttıkça direnme de artmaktadır.

Kolaylık : Teknoloji ile ilgili yapılan birçok tanımlamalarda bu özelliğin altı çizilir. Kullanıcısına kolaylık sağlamayan bir teknolojik ürün düşünülemez. Ancak her kolaylık sağlayan ürün de bir teknolojik ürün değildir.

Faydacılık : Teknolojik ürünler ile işler daha faydacı ve daha verimli olabilmektedir. Kısacası teknolojik ürünün sağlayacağı fayda her zaman bulunabilmektedir. Genellikle fayda, zaman ya da emek üzerinde etkili olmaktadır.

Güncellik : Teknolojik ürünün güncellenme sıklığı geleneksel ürüne göre daha yoğundur. Güncellemesi yapılmayan teknolojik ürünlerin, ürün yaşam eğrileri dardır. Örneğin, tüplü monitörden LCD monitöre geçiş, bir güncelleme sürecidir.

Fırsat : Teknolojik ürünler, kullanıcısına fırsat ve ayrıcalık ortamını sağlar. Kullanıcı, bu fırsat ve ayrıcalıklarla kendisine yeni ufuklar açar.

Entegre : Teknolojik ürünler genellikle diğer ürünler ile entegre halindedirler ve tek başlarına pek işlevsellikleri yoktur.

Ar-Ge : Teknolojik ürünlerin geliştirilmesi sürecinde, ArGe’ye (araştırma ve geliştirme) ihtiyaç duyulur. Ar-Ge süreçlerinin maliyetleri ise genellikle yüksektir. Ar-Ge, ürünün ortaya çıkmasıyla sona ermez; aksine güncelleme sürecinde ve pazarın tepkisini ölçmede de Ar-Ge’ye ihtiyaç duyulur.

Değişkenlik : Ürünün teknolojik düzeyi kişiye göre değişir. Çünkü bir teknolojik ürünün herkes için sağladığı fayda, kolaylık, verimlilik ve farklılık düzeyi değişkendir. Bu nedenledir ki, gelişmekte olan ülkeler ile geri kalmış olan ülkelerin teknolojiye bakış açıları farklılık göstermektedir.

İnovatif ürün ile teknolojik ürün aynı anlama gelmemektedir. Çünkü inovasyon, sadece teknolojik bir icat ya da buluş değildir. Mevcut bir ürünün farklı amaçla kullanımı ve bu sayede yeni pazarlara girilmesine yönelik fikirler de bu kapsama girmektedir. Örneğin ABD Büyükelçiliği’nin sponsorluğunda düzenlenen 2012 yılındaki liseler arası Türkiye Young Innovative Entrepreneurship programına katılarak birinci olan Denizli Anadolu Lisesi (DAL) ekibinin projesi, bu ayrımı net olarak ortaya koymaktadır. DAL ekibinin, mürekkebin 7, 30 ya da 365 gün sonra yazıldığı kâğıt üzerinden uçması ve bu sayede test kitabı, karalama defteri gibi orman ürünlerinin yeniden kullanımı ile ilgili “kalem projesi” bir inovatif üründür.

Nanoteknolojik ürünler, bulunduğumuz yıllar için son derece yenidir ve emekleme aşamasındadır. Bu emekleme süresinin, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğine kadar devam edeceği öngörülmektedir. Önümüzdeki yıllarda sadece elektronik ve bilişim sektöründe değil, aynı zamanda özellikle yüzeylerde/ kumaşlarda ve tekstile yönelik uygulamalarında da görebileceğiz. Bu süreçte koruyucu, dayanıklı, kir/toz tutmayan, paslanmayan, yağlanmayan, renk değiştiren yüzeyler/kumaşlar ya da deterjana ihtiyaç duymayan çamaşır/bulaşık makineleri gibi örneklerle karşılaşabileceğiz.

İnternet teknolojisi; İnternet üzerindeki ürün, dijital ürünler ve hizmetler şeklinde iki genel gruptan meydana gelmektedir. Her iki grubun da İnternet üzerinden reklamı, sipariş ya da rezervasyonu, satışı, tüketimi ya da tedariki mümkündür. Bu iki genelleme dışında, diğer geleneksel ürün grupları, İnternet’teki yan ürün sınıfında kabul edilebilir. Ancak diğer geleneksel mallar, İnternet ürünü değil, yan üründür. Çünkü bu gruba ait ürünlerin İnternet üzerinden tedariki ya da tüketimi mümkün değildir.

Teknolojik Ürün Pazarı

Teknolojik ürün pazarı farklılaştırmamış pazarlamaya da yeni bir boyut kazandırmıştır. Örneğin Apple firmasının sadece bir adet cep telefonu vardır ve bu ürünle tüm pazara ulaşmayı hedeflemektedir. Ürün tektir, ancak içerisindeki farklı teknolojik uygulamalar sayesinde her tüketici kendisine özgü bir ürün haline dönüştürerek bireyselleştirebilir. Yani bu ürün bir taraftan tüm pazara hitap ederken, diğer taraftan da her bir tüketicinin farklı ihtiyaçlarını tatmin edebilmektedir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!