Tehlikeli Madde Lojistiği Ve İş Güvenliği Dersi 8. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Tehlikeli Madde Lojistiği Ve İş Güvenliği Dersi 8. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Toplam İş Güvenliği Ve Risk Yönetimi

Giriş

İş güvenliği kavramı içerisinde bulunduğumuz yüzyılda önem kazanmaya başlamıştır. Geçmişte iş kazaları doğal olarak kabul edilmekte, iş yaşamının ve endüstrilerin doğasında bulunan bir durum olarak değerlendirilmekteydi. Dolayısıyla iş kazalarının kaçınılmaz bir durum olduğu yaklaşımı geçtiğimiz yüzyılda kabul edilen bir varsayımdı. Bu nedenle iş kazalarının önlenmesi ve iş güvenliğinin sağlanması için geliştirilebilecek yaklaşımlar bu dönemde akla getirilmemiştir.

Toplam İş Güvenliği ve Kazalar

İş kazalarının olabilecek en geniş çerçevede tanımlanması iş güvenliğinin sağlanmasına ilişkin uygulamaların başlıca adımı olarak değerlendirilebilmektedir. Bu kapsamda iş kazaları; çalışanların dikkatsizliği ya da hatalı bir tutum veya davranışı sonucunda aniden ortaya çıkan, çalışanların ve diğer insanların can ve vücut bütünlüğüne yönelik tehlikeler yaratan, gerçekleştiğinde ekonomik ve sosyal kaynakları olumsuz yönde etkide bulunan kazalar olarak tanımlanabilmektedir. Sağlık kuruluşları iş kazalarını sadece çalışanlara yönelik etkileri çerçevesinde ele almış ve “Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri meslek hastalığıdır’ biçiminde iş kazalarını tanımlamıştır.

İş kazalarının doğrudan maliyetleri ; kaza meydana geldiği anda söz konusu olan ve doğrudan sonuçlar yaratan maliyetlerdir. İş kazalarının yarattığı doğrudan maliyetler arasında; çalışan ve diğer insanların ölüm, yaralanma vb. sonuçlara maruz kalmaları, ekipman, teçhizat, makine ve üretim faktörlerinde söz konusu olan kayıplar ile bina ve tesis gibi sabit unsurlara verilen zararlar sayılabilmektedir.

Dolaylı maliyetler ise ; doğrudan maliyetlerde olduğu gibi iş kazasına bağlı olarak birden bire gerçekleşmeyen, buna karşılık prestij kaybı, tüketicilerin olumsuz yaklaşımları, kamu otoritelerinin tutumu gibi, kazaların dolaylı etkileri çerçevesinde karşı karşıya kalınan durumlardır.

Dolaylı ve doğrudan etkilerinin yanı sıra iş kazalarının gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumlar;

  • Görünür maliyetler ve
  • Görünmez maliyetler olarak da iki kısımda incelenebilmektedir.

Görünür maliyetler esas olarak doğrudan maliyetler olup iş kazasının bir sonucu olarak doğrudan bir biçimde gözlemlenen kaza neticeleridir. İşletmeler, çalışanlar ve tedarik zincirleri bu tür maliyetlere doğrudan bir biçimde katlanmaktadırlar.

Görünmez maliyetler ise iş kazası ile eş zamanlı ortaya çıkmayan, kazanın bir sonucu olarak ilerleyen süreçte katlanılan maliyetlerdir.

İş Kazaları ve Tehditler

İş kazaları gerçekte olması gereken koşulların sağlanamamış olmasından ya da yeterli düzeyde sağlanmamış olmasından kaynaklanabilmektedir. Bu yetersiz ya da var olmayan koşullar; iş güvenliği yaklaşımı çerçevesinde “tehdit” olarak adlandırılabilmektedir. Söz konusu tehditler iş kazalarının meydana gelmesinde birincil nitelikte etkilere sahip faktörlerdir. Bu tehditler tanımlı ya da tanımsız olabilmekte ve aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir.

  • Biyolojik Tehditler
  • Fiziksel Tehditler
  • Kimyasal Tehditler
  • İş Ergonomisi ve Tasarımına ilişkin Tehditler

Biyolojik Tehditler : Faaliyet gösterilen sektöre bağlı olarak, üretim tesislerinde, depolarda ve diğer tesis alanlarında mikroorganizmalar ve zararlı canlılar üreyebilecekleri gibi bu canlıların bir bölümü Sınıf 6.2 Bulaşıcı Maddeler içerisinde tanımlanan tehlikeli bir madde olabilmektedir. Bu tür mikroorganizma ya da canlılar çalışanların sağlıklarına olumsuz yönde etki edebilmekte, enfeksiyonların yanı sıra salgın hastalıklara da yol açabilmektedir.

Fiziksel Tehditler : Fiziksel tehditler üretim tesisi, depo vb. alanların fiziksel özellikleri ve yetersizlikleri çerçevesinde karşılaştıkları tehditlerdir. Bunlar doğrudan tehlike yaratabildikleri gibi mevcut bir riskin olağanüstü artmasına da yol açabilmektedirler.

Kimyasal Tehditler : Faaliyet gösterilen alanlara ilişkin kullanılan ham madde, yarı mamul ya da yardımcı malzemeler ile üretilen ürünlerin kimyasal nitelikte olması sonucunda karşılaşılan tehditlerdir. Tehlikeli madde sınıfları içerisinde yer alan her türlü kimyasal, farklı riskler çerçevesinde tehdit yaratabilmektedir.

İş Ergonomisi ve Tasarımına ilişkin Tehditler : Bir iş yerinde gerçekleştirilen faaliyetler belirli bir düzen ve sistem çerçevesinde tasarımlanmakta, daha önceden tasarlanmış iş akış süreçleri söz konusu olmaktadır. Bir endüstride gerçekleştirilen faaliyetler olabildiğince mikro düzeyde küçük parçalarına ayrılarak her birisi “iş parçacığı” olarak tanımlanmakta, her bir iş parçacığının hangi iş istasyonunda yapılacağı, akış sürecinde hangi istasyondan diğerine geçileceği önceden belirlenmektedir. Bu endüstriyel yaklaşıma iş akış süreçlerinin organizasyonu ve planlanması adı verilirken, esasında çizelgeleme mantığı ile prosesler tayin edilmektedir.

İş Kazaları ve Kaza Oluşum Teorileri

İş kazaları; gerçekleştirilen bir endüstriyel ya da yardımcı (lojistik, ulaştırma vb.) faaliyetler ile ilgili olarak meydana gelen ve ölüm, yaralanma, ekonomik ve sosyal kaynakların kaybı ile sonuçlanan olumsuz durumlar olarak nitelendirilebilmektedir. İş kazaları birden bire gerçekleşse de hiç bir kaza bir ya da birden çok nedene bağlı olmaksızın meydana gelmemektedir. Dolayısıyla kazalar birtakım etkenler sonucu meydana gelebilen durumlardır. Bu yönüyle kazaları ve meydana gelebilme riskiyle olasılıklarını birtakım faktörler çerçevesinde açıklamaya çalışan kaza oluşum teorileri, kazalara ilişkin birtakım analitik yaklaşımların oluşturulabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu teoriler aşağıda görüldüğü şekilde sıralandırılabilmektedir.

  • Kişisel Unsur Teorisi
  • Kaza Etken Teorisi
  • Bütünsellik Yaklaşımı
  • Etkileşim Teorisi
  • Zincir Etken Teorisi
  • Enerji Teorisi

Kişisel Unsur Teorisi : Kişisel unsur teorisine göre iş kazalarının çalışanların iş yeri ortamında göstermeleri gereken tutum ve davranışları göstermemeleri ya da bu davranışların olması gereken düzeyde olmaması sonucuna bağlı olarak meydana geldiği görüş ve yaklaşımına dayanmaktadır.

Kaza Etken Teorisi : Uygulamada kişisel unsur teorisinin birtakım zayıflıklarını giderebilmek ve eksik yanlarını tamamlayabilmek için ortaya atılmış olan bir teoridir.

Bütünsellik Yaklaşımı : Bu teorinin ortaya koyduğu yaklaşım çerçevesinde iş kazaları tek bir etken sonucunda meydana gelmemekte, kazaları yaratan tüm faktörlerin eş zamanlı bir biçimde bir araya gelmesi gerekmektedir.

Etkileşim Teorisi : İş kazalarından bahsedilebilmesi için iş yerinde kazaların meydana gelmesine yol açan eksiklikler ve faktörlerin belirli bir düzeyde bir araya gelmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu faktörler birbirleri ile etkileşim hâlindedir. Bu etkileşimin düzeyi gerçekleşen bir riskin şiddet düzeyini de ifade edebilmektedir.

Zincir Etken Teorisi : İş kazalarının meydana gelebilmesi için, tehlike yaratan ve iş kazalarının oluşumuna yol açan faktörlerin belirli bir düzende bir araya gelmelerini koşul olarak kabul etmektedir.

Enerji Teorisi : Endüstriyel süreçlerde gösterilen faaliyet çerçevesinde sistem içerisinde kayda değer bir enerji akışı ve enerji birikimi söz konusu olmaktadır. Bu enerji akışı düzenli ve sistematik bir nitelikte ise iş kazalarının görülme riski azalmaktadır. Buna karşılık, iş akış süreçlerinin belirli bölümlerinde enerji birikimi söz konusu oluyorsa belirli bir süreçte bu birikimin iş kazalarına yol açması beklenmektedir.

İş Güvenliği Yönetimi ve Sistemi

İş güvenliği yönetimi ve sistemi; iş kazalarının önlenmesi ve iş yeri ortamında sağlıklı koşulların oluşturulmasına yönelik plan, organize ve sistematik yaklaşımların bütünü olarak tanımlanabilmektedir.

  • İş güvenliği yönetiminin birinci adımı; uygulanabilir bir sistemin tasarımı ve buna ilişkin alt uygulamaların belirlenmesi, dolayısıyla iş güvenliği çerçevesinin oluşturulması sürecidir.
  • İş güvenliği yönetimi ve sisteminin ikinci aşaması işletmenin denetleme, kontrol ve izleme gibi prosesleri meydana getirmesi ve bu süreçleri işletecek mekanizmaları oluşturmasıdır.
  • Üçüncü önemli aşama; çalışanların sürece katılımına yönelik alt uygulama süreçlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi ile çalışanların sürece katılımlarına ilişkin performansların izlenmesidir.
  • Dördüncü ve son aşama mevcut uygulamaların ne şekilde geliştirilebileceğine ilişkin yaklaşımların belirlendiği aşamadır. Bu süreçte geçmiş performans gözden geçirilerek, gelecek sürece ilişkin beklentiler ortaya konmaktadır.

İş Güvenliği Sisteminin Oluşturulması ve İşletilmesi: İş güvenliği sisteminin oluşturulması ve yürütülmesi öncelikli olarak üst kademe yönetimin sorumluluğunda olan bir konudur. Bununla birlikte sistemin yürütülebilmesi ve başarısı tüm çalışanların sürece aktif katılımına bağlı olduğundan çalışanların tümünün bu konuda bilinçlendirilmesi gerekli olan bir husustur. Oluşturulmaya çalışılan iş güvenliği sistemi işletme içerisinde yer alan tüm çalışanları ve departmanları bütüncül bir yaklaşımla kapsamalı ve sisteme dahil edilmeyen hiçbir unsur kalmamalıdır.

Bir işletmede sistematik bir iş güvenliği yapısının oluşturulması ve iyi işletilmesi çalışanların bu sistemi kabullenmelerine ve sahiplenmelerine bağlıdır.

İyi işletilen bir iş güvenliği sisteminin oluşturulması sistematik bir yapının oluşturulmasına doğrudan bağlıdır. Bu çerçevede uygulanan 6S yaklaşımı iş güvenliği sistemleri için son derece başarılı bir çerçeve niteliği taşımakta, sürecin başarısı için olanak sağlamaktadır. 6S birtakım sistematik iş güvenliği uygulamalarının genel ifadesi olarak tanımlanabilmektedir. 6S sistemimi oluşturan aşamalar aşağıda gösterilmektedir.

  • Sort (Düzenleme)
  • Set in order (İş yerinin Düzenlenmesi)
  • Shine (İş yeri bakımı ve Temizliği)
  • Standardization (Standartlaştırma)
  • Safety (Güvenlik)
  • Sustain (Sürdürülebilirlik)

Kazalara yol açabilecek tüm faktörlerin belirlenmesi ve bunların gerçekleşmesine olanak sağlayan tutum ve davranışların tanımlanması ile bu tutum ve davranışların ayıklanması süreci “düzenleme (sort)” olarak ifade edilebilmektedir.

İkinci adım olan iş yerinin düzenlenmesi sürecinde ise iş kazalarına ilişkin olasılık ve riskleri ortadan kaldıracak ya da minimum seviyeye indirebilecek önlem, kural ve uygulamaların saptanması aşamasıdır.

Üçüncü aşama olan iş yeri bakımı ve temizliği (shine) sürecinde kazalara yol açabilecek fiziksel faktörler ortadan kaldırılmaktadır.

Standartlaştırma (standardization) bir önceki adımlarda belirlenmiş olan kural ve uygulamaların standart hâle getirilmesi ve iş güvenliği prosesi olarak olağan faaliyetlerin içerisinde sistematik bir biçimde yapılandırılması sürecidir.

Güvenlik (safety) aşaması ise iş yeri ve çalışana saygı kültürünün işletmede kurumsallaşması ve söz konusu yaklaşımın yerleşmesidir. Son olarak; sürdürülebilirlik (sustain) ise iş güvenliği ile ilgili proses ve uygulamaların sürekli hâle getirilmesi ve süreç içerisinde geliştirilmesi ile ilgili olan süreçtir.

İş Güvenliği Kültürü ve Oluşturulması: İş güvenliği kültürü; bir işletmede iş güvenliğine ilişkin proseslerin ve uygulamaların tüm çalışanlar ve yöneticiler tarafından öncelikli olarak dikkate alınarak, bir sistem ve organizasyon çerçevesinde bu süreçlerin işletildiği ve sonuç alındığı uygulamalar bütünüdür. Bir uygulamanın işletme kültürü hâline gelebilmesi için tüm çalışanlar tarafından benimsenmiş ve öneminin kavranılmış olması gerekmektedir.

İş güvenliği kültürü toplamda üç ana bileşene sahiptir. Bunlar;

  • İnsan,
  • Çevre
  • Davranışlar

İş Güvenliği ve Uluslararası Standartlar: İş güvenliği kültürü temelini birtakım uluslararası yasal düzenlemelere ve standartlara dayandırmaktadır. Bu yasal düzenlemeler ve standartların başında OHSAS 18001 Standartları yer almaktadır. OHSAS standartları iş güvenliğine ve iş yerinde oluşturulacak iş güvenliği kültürüne ilişkin zemin hazırlayan bir yasal düzenleme niteliğindedir. Bu standartların en önemli yaklaşımlarından birisi iş güvenliğine ilişkin uygulanması önerilen PUKÖ Döngüsüdür.

İş Güvenliği Prosesleri ve Uygulama Süreçleri: İş güvenliği ile ilgili uygulanacak prosesler belirli bir sistem çerçevesinde tasarımlanmak ve bu proseslerin birbirleriyle ilişkili ve belirli bir düzen içerisinde gerçekleştirilen uygulamalar olması gerekmektedir. Bu kapsamda faaliyet gösterilen iş koluna ve faaliyet alanına göre iş güvenliğine yönelik yaklaşımlar, yöntemler ve uygulamalar değişebilmektedir.

İş güvenliği ile ilgili olarak, riskin tanımlanması ve çerçevesinin tayin edilmesi gerekmektedir. Risk kavramı; sözlük anlamına göre gerçekleşmesi hâlinde olumsuz durumlara neden olabilecek olayların meydana gelme olasılığı olarak tanımlanabilmektedir.

Risk Analizi ve Risk Değerlendirme : İş güvenliği proseslerinin başında yer alan ve düzgün işleyen bir sistemin tasarlanabilmesi için önem arz eden uygulamalardan birisi; risk analizi ve değerlendirme süreçleridir. Risk analizine ve risk değerlendirme; risklerin belirlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi için gerçekleştirilen risk tanımlama yaklaşımlarının genel adı olarak ifade edilebilmektedir.

Risk Analizi Aşamaları ve Süreçleri : Risk değerlendirme ve risk analizi tanımlanmış zararlar için risk düzeyinin hesaplanabilir hâle getirilmesi olarak ifade edilebilmektedir. Bu konu ile ilgili çalışmalarda risk değerlendirme ve risk analizi kavramları çoğunlukla birbirlerinden fark kavramlar olarak ele alınabilmektedir. Risk değerlendirme; risk analizi ile elde edilen verilerin ve bilgilerin kullanılarak risklerin azaltılması, dolayısıyla güvenliğini iyileştirilmesine yönelik işlem ve faaliyetlerin tamamı olarak tanımlanabilmektedir. Bu da risk kontrol süreçleri olarak bilinen güvenlik ölçütlerini geliştirmeyi zorunlu hâle getirmektedir. Risk analizi ve risk değerlendirme süreçlerinin birinci adımı var olan problemlerin ve güvenlik sistemlerinin tanımlanmasıdır.

Risk Analizi Teknikleri ve Yöntemleri : Eğer tanımlanan risklere yönelik ulusal veya uluslararası standart, mevzuat vs. var ise; burada yer alan hükümler öncelikli olarak değerlendirmeye alınmaktadır. Aynı zamanda uygulama ve prosedür de bu yasal düzenlemelere göre gerçekleştirilmektedir. Konu ile alakalı bir yasal düzenleme mevcut değil ise; ikinci adımda mevcut riskler meydana gelme hâlinde söz konusu olacak sonuçları, yaratacağı maliyetler vb. gibi parametreler ışığında değerlendirilmektedir.

Öncelikli Tehlike Analizi (PHA)

Öncelikli Tehlike Analizi, son tasarım aşamasında ya da daha detaylı çalışmalara model olarak kullanılabilecek olan hızla hazırlanabilen kalitatif bir risk değerlendirme metodolojisidir.

Olay Sonuç Analizi “Event Tree Analysis” – (ETA)

Olay Sonuç Analizi adından da anlaşılabileceği gibi işletme içerisinde gerçekleştirilen olağan faaliyetlerin her bir parçası iş parçacığı olarak tanımlanmakta ve bu iş parçacıklarının yaratabilecekleri riskler belirlenmekte, bu risklerin gerçekleşmesi durumunda oluşabilecek senaryolar tanımlanmaktadır.

Kontrol Listeleri

Bu yaklaşım çerçevesinde; işletme iş akış süreçlerinde meydana gelebilecek riskler ve tehlikeler belirlenerek, bunların her birisini kontrol altına almak üzere kontrol listeleri hazırlanmaktadır.

Hata Ağacı Analizi “Fault Tree Analysis”-(FTA)

Hata ağacı yöntemi; mevcut sistemde söz konusu olabilecek hatalar ile sistem ve hatalar arasındaki bağlantılar ve sakıncalı durumlar arasındaki ilişkiyi ifade eden, aynı zamanda mantıki diyagramlara dayanan bir risk analizi tekniğidir.

Hata Durumları, Etkileri ve Tehlike Analizi Yöntemi (FMEA)

FMEA yöntemi; meydana gelen hataların nedenlerini ölçmede ve risk analizinde kullanılan yöntemlerden birisidir. Bu yöntem personel, ekipman ve fonksiyonel nitelikteki hataların olasılıklarını değerlendirmeye çalışmaktadır.

Tehlike ve Çalışılabilirlik Analizi “Hazard and Operability Studies”- (HAZOP)

Çoğunlukla kimya endüstrisinde kullanılan bir risk analizi metodudur. Bu yaklaşım sistematik olarak ham maddenin tedariğinde mamul mal olarak tüketiciye gidene kadar olan süreçte meydana gelebilecek tehlikeleri ve olası riskleri analiz etmektedir.

Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP)

Genel olarak gıda endüstrisi ile gıda lojistiğinde kullanılan bir yöntemdir. Gıdalardan kaynaklanacak veya gıdalara etki edecek çeşitli riskler ve tehditler üzerinde durmaktadır.

Biçimsel Güvenlik Değerlendirmesi “Formal Safety Assessment” – (FSA)

Resmî Güvenlik Değerlendirmesi Yöntemi (FSA); deniz yolu taşımacılığı ile ilgili süreçle-re ilişkin olarak deniz güvenlik seviyesini artırmayı amaçlayan sistematik bir risk değerlendirme ve önleme yaklaşımıdır.

Kaza Olasılıkları ve Tahminleme: Kaza olasılığı bir iş yerinde iş kazalarının meydana gelme ihtimalleridir. Bu konuya ilişkin değerlendirme her bir kaza durumu dikkate alınarak olabilecek en küçük (mikro) düzeyde analize dayandırılmaktadır. Her bir kaza durumu için kaza olasılıkları için aşağıda gösterilen kategorizasyon kullanılmaktadır. Olasılıkların kategorisizasyonu olayın risk değeri ve sonuçları dikkate alınarak belirlenmektedir.

  • A – Çok sık: Çok sık olan
  • B – Orta sıklıkta: Ara sıra olan
  • C – Seyrek: Olabilir fakat sadece nadiren
  • D – Çok seyrek: Olabilir fakat belki de asla olmayacak

Çok yüksek düzeyde etkileri olan bir risk faktörü çok ender görülebilmekle birlikte, çok sık gerçekleşen bir riskin etki düzeyi düşük olabilmektedir. Bu çerçevede risk kategorizasyonu gerçekleşebilme sıklığı ve şiddeti birlikte dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu kapsamda aşağıdaki gibi bir kategorizasyon daha gerçekçi sonuçlar ortaya koyabilmektedir.

  • Çok seyrek – Yılda bir kez veya daha az
  • Seyrek – Yılda birkaç kez
  • Az seyrek – Ayda bir kez
  • Orta sıklıkta – Haftada bir kez
  • Sık – Günlük
  • Sürekli – Sabit

Bir iş kazası gerçekleştiğinde ortaya çıkan ya da çıkabilecek olan sonuç kazaya ilişkin şiddet düzeyini ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede iş kazalarının sonuçları farklı biçimlerde kategorize edilebilmektedir. Bu kategorizasyon aşağıdaki gibi söz konusu olabilmektedir.

  • İnsanlara Yönelik Sonuçlar
    • Ölüm: Sonuç ölüm
    • Orta çapta ve ağır yaralanmalar: Sonuç uzuv kaybı ve iyileşmek için çok uzun zaman
    • Küçük çapta yaralanmalar: Sonuç kısa süreli (birkaç gün) kayıp iş günü, iyileşme tam
    • Önemsiz yaralanmalar: ilk yardım sonrası işe dönüş
  • Ekonomik Varlıklara Yönelik Sonuçlar
    • Ekonomik kaynağın tümüyle kaybedilmesi
    • Ekonomik kaynak için ciddi kayıpları
    • Ekonomik kaynakların kısmen zarar görmesi
    • Ufak ve önemsiz zararlar

Giriş

İş güvenliği kavramı içerisinde bulunduğumuz yüzyılda önem kazanmaya başlamıştır. Geçmişte iş kazaları doğal olarak kabul edilmekte, iş yaşamının ve endüstrilerin doğasında bulunan bir durum olarak değerlendirilmekteydi. Dolayısıyla iş kazalarının kaçınılmaz bir durum olduğu yaklaşımı geçtiğimiz yüzyılda kabul edilen bir varsayımdı. Bu nedenle iş kazalarının önlenmesi ve iş güvenliğinin sağlanması için geliştirilebilecek yaklaşımlar bu dönemde akla getirilmemiştir.

Toplam İş Güvenliği ve Kazalar

İş kazalarının olabilecek en geniş çerçevede tanımlanması iş güvenliğinin sağlanmasına ilişkin uygulamaların başlıca adımı olarak değerlendirilebilmektedir. Bu kapsamda iş kazaları; çalışanların dikkatsizliği ya da hatalı bir tutum veya davranışı sonucunda aniden ortaya çıkan, çalışanların ve diğer insanların can ve vücut bütünlüğüne yönelik tehlikeler yaratan, gerçekleştiğinde ekonomik ve sosyal kaynakları olumsuz yönde etkide bulunan kazalar olarak tanımlanabilmektedir. Sağlık kuruluşları iş kazalarını sadece çalışanlara yönelik etkileri çerçevesinde ele almış ve “Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri meslek hastalığıdır’ biçiminde iş kazalarını tanımlamıştır.

İş kazalarının doğrudan maliyetleri ; kaza meydana geldiği anda söz konusu olan ve doğrudan sonuçlar yaratan maliyetlerdir. İş kazalarının yarattığı doğrudan maliyetler arasında; çalışan ve diğer insanların ölüm, yaralanma vb. sonuçlara maruz kalmaları, ekipman, teçhizat, makine ve üretim faktörlerinde söz konusu olan kayıplar ile bina ve tesis gibi sabit unsurlara verilen zararlar sayılabilmektedir.

Dolaylı maliyetler ise ; doğrudan maliyetlerde olduğu gibi iş kazasına bağlı olarak birden bire gerçekleşmeyen, buna karşılık prestij kaybı, tüketicilerin olumsuz yaklaşımları, kamu otoritelerinin tutumu gibi, kazaların dolaylı etkileri çerçevesinde karşı karşıya kalınan durumlardır.

Dolaylı ve doğrudan etkilerinin yanı sıra iş kazalarının gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumlar;

  • Görünür maliyetler ve
  • Görünmez maliyetler olarak da iki kısımda incelenebilmektedir.

Görünür maliyetler esas olarak doğrudan maliyetler olup iş kazasının bir sonucu olarak doğrudan bir biçimde gözlemlenen kaza neticeleridir. İşletmeler, çalışanlar ve tedarik zincirleri bu tür maliyetlere doğrudan bir biçimde katlanmaktadırlar.

Görünmez maliyetler ise iş kazası ile eş zamanlı ortaya çıkmayan, kazanın bir sonucu olarak ilerleyen süreçte katlanılan maliyetlerdir.

İş Kazaları ve Tehditler

İş kazaları gerçekte olması gereken koşulların sağlanamamış olmasından ya da yeterli düzeyde sağlanmamış olmasından kaynaklanabilmektedir. Bu yetersiz ya da var olmayan koşullar; iş güvenliği yaklaşımı çerçevesinde “tehdit” olarak adlandırılabilmektedir. Söz konusu tehditler iş kazalarının meydana gelmesinde birincil nitelikte etkilere sahip faktörlerdir. Bu tehditler tanımlı ya da tanımsız olabilmekte ve aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir.

  • Biyolojik Tehditler
  • Fiziksel Tehditler
  • Kimyasal Tehditler
  • İş Ergonomisi ve Tasarımına ilişkin Tehditler

Biyolojik Tehditler : Faaliyet gösterilen sektöre bağlı olarak, üretim tesislerinde, depolarda ve diğer tesis alanlarında mikroorganizmalar ve zararlı canlılar üreyebilecekleri gibi bu canlıların bir bölümü Sınıf 6.2 Bulaşıcı Maddeler içerisinde tanımlanan tehlikeli bir madde olabilmektedir. Bu tür mikroorganizma ya da canlılar çalışanların sağlıklarına olumsuz yönde etki edebilmekte, enfeksiyonların yanı sıra salgın hastalıklara da yol açabilmektedir.

Fiziksel Tehditler : Fiziksel tehditler üretim tesisi, depo vb. alanların fiziksel özellikleri ve yetersizlikleri çerçevesinde karşılaştıkları tehditlerdir. Bunlar doğrudan tehlike yaratabildikleri gibi mevcut bir riskin olağanüstü artmasına da yol açabilmektedirler.

Kimyasal Tehditler : Faaliyet gösterilen alanlara ilişkin kullanılan ham madde, yarı mamul ya da yardımcı malzemeler ile üretilen ürünlerin kimyasal nitelikte olması sonucunda karşılaşılan tehditlerdir. Tehlikeli madde sınıfları içerisinde yer alan her türlü kimyasal, farklı riskler çerçevesinde tehdit yaratabilmektedir.

İş Ergonomisi ve Tasarımına ilişkin Tehditler : Bir iş yerinde gerçekleştirilen faaliyetler belirli bir düzen ve sistem çerçevesinde tasarımlanmakta, daha önceden tasarlanmış iş akış süreçleri söz konusu olmaktadır. Bir endüstride gerçekleştirilen faaliyetler olabildiğince mikro düzeyde küçük parçalarına ayrılarak her birisi “iş parçacığı” olarak tanımlanmakta, her bir iş parçacığının hangi iş istasyonunda yapılacağı, akış sürecinde hangi istasyondan diğerine geçileceği önceden belirlenmektedir. Bu endüstriyel yaklaşıma iş akış süreçlerinin organizasyonu ve planlanması adı verilirken, esasında çizelgeleme mantığı ile prosesler tayin edilmektedir.

İş Kazaları ve Kaza Oluşum Teorileri

İş kazaları; gerçekleştirilen bir endüstriyel ya da yardımcı (lojistik, ulaştırma vb.) faaliyetler ile ilgili olarak meydana gelen ve ölüm, yaralanma, ekonomik ve sosyal kaynakların kaybı ile sonuçlanan olumsuz durumlar olarak nitelendirilebilmektedir. İş kazaları birden bire gerçekleşse de hiç bir kaza bir ya da birden çok nedene bağlı olmaksızın meydana gelmemektedir. Dolayısıyla kazalar birtakım etkenler sonucu meydana gelebilen durumlardır. Bu yönüyle kazaları ve meydana gelebilme riskiyle olasılıklarını birtakım faktörler çerçevesinde açıklamaya çalışan kaza oluşum teorileri, kazalara ilişkin birtakım analitik yaklaşımların oluşturulabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu teoriler aşağıda görüldüğü şekilde sıralandırılabilmektedir.

  • Kişisel Unsur Teorisi
  • Kaza Etken Teorisi
  • Bütünsellik Yaklaşımı
  • Etkileşim Teorisi
  • Zincir Etken Teorisi
  • Enerji Teorisi

Kişisel Unsur Teorisi : Kişisel unsur teorisine göre iş kazalarının çalışanların iş yeri ortamında göstermeleri gereken tutum ve davranışları göstermemeleri ya da bu davranışların olması gereken düzeyde olmaması sonucuna bağlı olarak meydana geldiği görüş ve yaklaşımına dayanmaktadır.

Kaza Etken Teorisi : Uygulamada kişisel unsur teorisinin birtakım zayıflıklarını giderebilmek ve eksik yanlarını tamamlayabilmek için ortaya atılmış olan bir teoridir.

Bütünsellik Yaklaşımı : Bu teorinin ortaya koyduğu yaklaşım çerçevesinde iş kazaları tek bir etken sonucunda meydana gelmemekte, kazaları yaratan tüm faktörlerin eş zamanlı bir biçimde bir araya gelmesi gerekmektedir.

Etkileşim Teorisi : İş kazalarından bahsedilebilmesi için iş yerinde kazaların meydana gelmesine yol açan eksiklikler ve faktörlerin belirli bir düzeyde bir araya gelmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu faktörler birbirleri ile etkileşim hâlindedir. Bu etkileşimin düzeyi gerçekleşen bir riskin şiddet düzeyini de ifade edebilmektedir.

Zincir Etken Teorisi : İş kazalarının meydana gelebilmesi için, tehlike yaratan ve iş kazalarının oluşumuna yol açan faktörlerin belirli bir düzende bir araya gelmelerini koşul olarak kabul etmektedir.

Enerji Teorisi : Endüstriyel süreçlerde gösterilen faaliyet çerçevesinde sistem içerisinde kayda değer bir enerji akışı ve enerji birikimi söz konusu olmaktadır. Bu enerji akışı düzenli ve sistematik bir nitelikte ise iş kazalarının görülme riski azalmaktadır. Buna karşılık, iş akış süreçlerinin belirli bölümlerinde enerji birikimi söz konusu oluyorsa belirli bir süreçte bu birikimin iş kazalarına yol açması beklenmektedir.

İş Güvenliği Yönetimi ve Sistemi

İş güvenliği yönetimi ve sistemi; iş kazalarının önlenmesi ve iş yeri ortamında sağlıklı koşulların oluşturulmasına yönelik plan, organize ve sistematik yaklaşımların bütünü olarak tanımlanabilmektedir.

  • İş güvenliği yönetiminin birinci adımı; uygulanabilir bir sistemin tasarımı ve buna ilişkin alt uygulamaların belirlenmesi, dolayısıyla iş güvenliği çerçevesinin oluşturulması sürecidir.
  • İş güvenliği yönetimi ve sisteminin ikinci aşaması işletmenin denetleme, kontrol ve izleme gibi prosesleri meydana getirmesi ve bu süreçleri işletecek mekanizmaları oluşturmasıdır.
  • Üçüncü önemli aşama; çalışanların sürece katılımına yönelik alt uygulama süreçlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi ile çalışanların sürece katılımlarına ilişkin performansların izlenmesidir.
  • Dördüncü ve son aşama mevcut uygulamaların ne şekilde geliştirilebileceğine ilişkin yaklaşımların belirlendiği aşamadır. Bu süreçte geçmiş performans gözden geçirilerek, gelecek sürece ilişkin beklentiler ortaya konmaktadır.

İş Güvenliği Sisteminin Oluşturulması ve İşletilmesi: İş güvenliği sisteminin oluşturulması ve yürütülmesi öncelikli olarak üst kademe yönetimin sorumluluğunda olan bir konudur. Bununla birlikte sistemin yürütülebilmesi ve başarısı tüm çalışanların sürece aktif katılımına bağlı olduğundan çalışanların tümünün bu konuda bilinçlendirilmesi gerekli olan bir husustur. Oluşturulmaya çalışılan iş güvenliği sistemi işletme içerisinde yer alan tüm çalışanları ve departmanları bütüncül bir yaklaşımla kapsamalı ve sisteme dahil edilmeyen hiçbir unsur kalmamalıdır.

Bir işletmede sistematik bir iş güvenliği yapısının oluşturulması ve iyi işletilmesi çalışanların bu sistemi kabullenmelerine ve sahiplenmelerine bağlıdır.

İyi işletilen bir iş güvenliği sisteminin oluşturulması sistematik bir yapının oluşturulmasına doğrudan bağlıdır. Bu çerçevede uygulanan 6S yaklaşımı iş güvenliği sistemleri için son derece başarılı bir çerçeve niteliği taşımakta, sürecin başarısı için olanak sağlamaktadır. 6S birtakım sistematik iş güvenliği uygulamalarının genel ifadesi olarak tanımlanabilmektedir. 6S sistemimi oluşturan aşamalar aşağıda gösterilmektedir.

  • Sort (Düzenleme)
  • Set in order (İş yerinin Düzenlenmesi)
  • Shine (İş yeri bakımı ve Temizliği)
  • Standardization (Standartlaştırma)
  • Safety (Güvenlik)
  • Sustain (Sürdürülebilirlik)

Kazalara yol açabilecek tüm faktörlerin belirlenmesi ve bunların gerçekleşmesine olanak sağlayan tutum ve davranışların tanımlanması ile bu tutum ve davranışların ayıklanması süreci “düzenleme (sort)” olarak ifade edilebilmektedir.

İkinci adım olan iş yerinin düzenlenmesi sürecinde ise iş kazalarına ilişkin olasılık ve riskleri ortadan kaldıracak ya da minimum seviyeye indirebilecek önlem, kural ve uygulamaların saptanması aşamasıdır.

Üçüncü aşama olan iş yeri bakımı ve temizliği (shine) sürecinde kazalara yol açabilecek fiziksel faktörler ortadan kaldırılmaktadır.

Standartlaştırma (standardization) bir önceki adımlarda belirlenmiş olan kural ve uygulamaların standart hâle getirilmesi ve iş güvenliği prosesi olarak olağan faaliyetlerin içerisinde sistematik bir biçimde yapılandırılması sürecidir.

Güvenlik (safety) aşaması ise iş yeri ve çalışana saygı kültürünün işletmede kurumsallaşması ve söz konusu yaklaşımın yerleşmesidir. Son olarak; sürdürülebilirlik (sustain) ise iş güvenliği ile ilgili proses ve uygulamaların sürekli hâle getirilmesi ve süreç içerisinde geliştirilmesi ile ilgili olan süreçtir.

İş Güvenliği Kültürü ve Oluşturulması: İş güvenliği kültürü; bir işletmede iş güvenliğine ilişkin proseslerin ve uygulamaların tüm çalışanlar ve yöneticiler tarafından öncelikli olarak dikkate alınarak, bir sistem ve organizasyon çerçevesinde bu süreçlerin işletildiği ve sonuç alındığı uygulamalar bütünüdür. Bir uygulamanın işletme kültürü hâline gelebilmesi için tüm çalışanlar tarafından benimsenmiş ve öneminin kavranılmış olması gerekmektedir.

İş güvenliği kültürü toplamda üç ana bileşene sahiptir. Bunlar;

  • İnsan,
  • Çevre
  • Davranışlar

İş Güvenliği ve Uluslararası Standartlar: İş güvenliği kültürü temelini birtakım uluslararası yasal düzenlemelere ve standartlara dayandırmaktadır. Bu yasal düzenlemeler ve standartların başında OHSAS 18001 Standartları yer almaktadır. OHSAS standartları iş güvenliğine ve iş yerinde oluşturulacak iş güvenliği kültürüne ilişkin zemin hazırlayan bir yasal düzenleme niteliğindedir. Bu standartların en önemli yaklaşımlarından birisi iş güvenliğine ilişkin uygulanması önerilen PUKÖ Döngüsüdür.

İş Güvenliği Prosesleri ve Uygulama Süreçleri: İş güvenliği ile ilgili uygulanacak prosesler belirli bir sistem çerçevesinde tasarımlanmak ve bu proseslerin birbirleriyle ilişkili ve belirli bir düzen içerisinde gerçekleştirilen uygulamalar olması gerekmektedir. Bu kapsamda faaliyet gösterilen iş koluna ve faaliyet alanına göre iş güvenliğine yönelik yaklaşımlar, yöntemler ve uygulamalar değişebilmektedir.

İş güvenliği ile ilgili olarak, riskin tanımlanması ve çerçevesinin tayin edilmesi gerekmektedir. Risk kavramı; sözlük anlamına göre gerçekleşmesi hâlinde olumsuz durumlara neden olabilecek olayların meydana gelme olasılığı olarak tanımlanabilmektedir.

Risk Analizi ve Risk Değerlendirme : İş güvenliği proseslerinin başında yer alan ve düzgün işleyen bir sistemin tasarlanabilmesi için önem arz eden uygulamalardan birisi; risk analizi ve değerlendirme süreçleridir. Risk analizine ve risk değerlendirme; risklerin belirlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi için gerçekleştirilen risk tanımlama yaklaşımlarının genel adı olarak ifade edilebilmektedir.

Risk Analizi Aşamaları ve Süreçleri : Risk değerlendirme ve risk analizi tanımlanmış zararlar için risk düzeyinin hesaplanabilir hâle getirilmesi olarak ifade edilebilmektedir. Bu konu ile ilgili çalışmalarda risk değerlendirme ve risk analizi kavramları çoğunlukla birbirlerinden fark kavramlar olarak ele alınabilmektedir. Risk değerlendirme; risk analizi ile elde edilen verilerin ve bilgilerin kullanılarak risklerin azaltılması, dolayısıyla güvenliğini iyileştirilmesine yönelik işlem ve faaliyetlerin tamamı olarak tanımlanabilmektedir. Bu da risk kontrol süreçleri olarak bilinen güvenlik ölçütlerini geliştirmeyi zorunlu hâle getirmektedir. Risk analizi ve risk değerlendirme süreçlerinin birinci adımı var olan problemlerin ve güvenlik sistemlerinin tanımlanmasıdır.

Risk Analizi Teknikleri ve Yöntemleri : Eğer tanımlanan risklere yönelik ulusal veya uluslararası standart, mevzuat vs. var ise; burada yer alan hükümler öncelikli olarak değerlendirmeye alınmaktadır. Aynı zamanda uygulama ve prosedür de bu yasal düzenlemelere göre gerçekleştirilmektedir. Konu ile alakalı bir yasal düzenleme mevcut değil ise; ikinci adımda mevcut riskler meydana gelme hâlinde söz konusu olacak sonuçları, yaratacağı maliyetler vb. gibi parametreler ışığında değerlendirilmektedir.

Öncelikli Tehlike Analizi (PHA)

Öncelikli Tehlike Analizi, son tasarım aşamasında ya da daha detaylı çalışmalara model olarak kullanılabilecek olan hızla hazırlanabilen kalitatif bir risk değerlendirme metodolojisidir.

Olay Sonuç Analizi “Event Tree Analysis” – (ETA)

Olay Sonuç Analizi adından da anlaşılabileceği gibi işletme içerisinde gerçekleştirilen olağan faaliyetlerin her bir parçası iş parçacığı olarak tanımlanmakta ve bu iş parçacıklarının yaratabilecekleri riskler belirlenmekte, bu risklerin gerçekleşmesi durumunda oluşabilecek senaryolar tanımlanmaktadır.

Kontrol Listeleri

Bu yaklaşım çerçevesinde; işletme iş akış süreçlerinde meydana gelebilecek riskler ve tehlikeler belirlenerek, bunların her birisini kontrol altına almak üzere kontrol listeleri hazırlanmaktadır.

Hata Ağacı Analizi “Fault Tree Analysis”-(FTA)

Hata ağacı yöntemi; mevcut sistemde söz konusu olabilecek hatalar ile sistem ve hatalar arasındaki bağlantılar ve sakıncalı durumlar arasındaki ilişkiyi ifade eden, aynı zamanda mantıki diyagramlara dayanan bir risk analizi tekniğidir.

Hata Durumları, Etkileri ve Tehlike Analizi Yöntemi (FMEA)

FMEA yöntemi; meydana gelen hataların nedenlerini ölçmede ve risk analizinde kullanılan yöntemlerden birisidir. Bu yöntem personel, ekipman ve fonksiyonel nitelikteki hataların olasılıklarını değerlendirmeye çalışmaktadır.

Tehlike ve Çalışılabilirlik Analizi “Hazard and Operability Studies”- (HAZOP)

Çoğunlukla kimya endüstrisinde kullanılan bir risk analizi metodudur. Bu yaklaşım sistematik olarak ham maddenin tedariğinde mamul mal olarak tüketiciye gidene kadar olan süreçte meydana gelebilecek tehlikeleri ve olası riskleri analiz etmektedir.

Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP)

Genel olarak gıda endüstrisi ile gıda lojistiğinde kullanılan bir yöntemdir. Gıdalardan kaynaklanacak veya gıdalara etki edecek çeşitli riskler ve tehditler üzerinde durmaktadır.

Biçimsel Güvenlik Değerlendirmesi “Formal Safety Assessment” – (FSA)

Resmî Güvenlik Değerlendirmesi Yöntemi (FSA); deniz yolu taşımacılığı ile ilgili süreçle-re ilişkin olarak deniz güvenlik seviyesini artırmayı amaçlayan sistematik bir risk değerlendirme ve önleme yaklaşımıdır.

Kaza Olasılıkları ve Tahminleme: Kaza olasılığı bir iş yerinde iş kazalarının meydana gelme ihtimalleridir. Bu konuya ilişkin değerlendirme her bir kaza durumu dikkate alınarak olabilecek en küçük (mikro) düzeyde analize dayandırılmaktadır. Her bir kaza durumu için kaza olasılıkları için aşağıda gösterilen kategorizasyon kullanılmaktadır. Olasılıkların kategorisizasyonu olayın risk değeri ve sonuçları dikkate alınarak belirlenmektedir.

  • A – Çok sık: Çok sık olan
  • B – Orta sıklıkta: Ara sıra olan
  • C – Seyrek: Olabilir fakat sadece nadiren
  • D – Çok seyrek: Olabilir fakat belki de asla olmayacak

Çok yüksek düzeyde etkileri olan bir risk faktörü çok ender görülebilmekle birlikte, çok sık gerçekleşen bir riskin etki düzeyi düşük olabilmektedir. Bu çerçevede risk kategorizasyonu gerçekleşebilme sıklığı ve şiddeti birlikte dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu kapsamda aşağıdaki gibi bir kategorizasyon daha gerçekçi sonuçlar ortaya koyabilmektedir.

  • Çok seyrek – Yılda bir kez veya daha az
  • Seyrek – Yılda birkaç kez
  • Az seyrek – Ayda bir kez
  • Orta sıklıkta – Haftada bir kez
  • Sık – Günlük
  • Sürekli – Sabit

Bir iş kazası gerçekleştiğinde ortaya çıkan ya da çıkabilecek olan sonuç kazaya ilişkin şiddet düzeyini ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede iş kazalarının sonuçları farklı biçimlerde kategorize edilebilmektedir. Bu kategorizasyon aşağıdaki gibi söz konusu olabilmektedir.

  • İnsanlara Yönelik Sonuçlar
    • Ölüm: Sonuç ölüm
    • Orta çapta ve ağır yaralanmalar: Sonuç uzuv kaybı ve iyileşmek için çok uzun zaman
    • Küçük çapta yaralanmalar: Sonuç kısa süreli (birkaç gün) kayıp iş günü, iyileşme tam
    • Önemsiz yaralanmalar: ilk yardım sonrası işe dönüş
  • Ekonomik Varlıklara Yönelik Sonuçlar
    • Ekonomik kaynağın tümüyle kaybedilmesi
    • Ekonomik kaynak için ciddi kayıpları
    • Ekonomik kaynakların kısmen zarar görmesi
    • Ufak ve önemsiz zararlar

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!