Tedarik Zinciri Yönetimi Dersi 7. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Tedarik Zinciri Yönetimi Dersi 7. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Tedarik Zincirinde Lojistiğin Önemi

Lojistik

Lojistik, Yunanca Logistikos kelimesinden türemiş olup, “hesap kitap yapma bilimi”, “hesapta becerikli” anlamına gelmektedir. Lojistik, günümüzde tedarik zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Sektörün en çok tanınan ve en büyük profesyonel organizasyonu olan Tedarik Zinciri Yönetimi Konseyi (Council of Supply Chain Management Professionals: CSCMP)’ ye göre lojistik; “Müşteri isteklerini karşılamak üzere hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkili ve verimli bir şekilde, her iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlaması, uygulanması ve kontrol edilmesi olarak tanımlanmıştır.

“Yedi Doğru” tanımına göre; doğru ürünün, doğru miktarda, doğru şartlarda, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru tüketici için doğru fiyatla elde edilebilirliliğini sağlama faaliyetlerinin bütünü “lojistik” olarak adlandırılmaktadır. Müşterinin hizmet beklentisiyle firmanın katlanacağı maliyetler arasında dengenin sağlanması, lojistiğin misyonunu oluşturmaktadır.

Lojistik, 1960’lı yıllardan itibaren gelişme sürecine girmiştir. 1960’lı yıllarda lojistik performans standartlarının kabul edilebilirlik düzeyi orta düzeylerde iken, anahtar performans ölçüsü de üretim maliyetleri olmuştur. 1970’li yıllarda bu standartların kabul edilebilirlik düzeyi yükselmiş rekabet ve “Malzeme Gereksinimleri Planlaması-MRP” ön plana çıkmıştır. 1980’li yıllarda standartlar daha iyi biçimde belirlenerek tüm işletmeler tarafından uygulamada yer bulmaya başlamıştır.

Ünlü lojistik otoriteleri olan Donald Bowersox ve David Closs’un lojistik sistem için tanımlamış oldukları altı operasyonel amaç şu şekilde belirtilmektedir;

  1. Hızlı yanıt: Sistem değişimlere ve yeni gelişimlere çabuk tepki verebilmelidir. Müşterilerin varolan ve geleceğe yönelik isteklerini algılama ve sağlama yeteneği, yeni müşteriler kazanmak ve varolan müşteriyi kaybetmemek için önemli bir ölçüttür.
  2. Tutarlılık: Teslimat zamanları, teslimat miktarları vb. performans değerlerinde süreklilik önemlidir ve tutarlı olmalıdır.
  3. Minimum Stok Düzeyi: Stok maliyettir ve en az düzeyde tutulmalıdır.
  4. Taşımaların Birleştirilmesi( Konsolidasyon): Taşıma maliyetleri; birçok küçük teslimatın birleştirilmesi ile olabildiğince büyük kapasiteli ve tam dolu araçlarla taşımacılık yapılarak azaltılabilir.
  5. Kalite: Taşınan ürünlerin kaliteli olmasının yanı sıra lojistik hizmetlerin de kalite standartları tanımlanmalı ve buna uyulmalıdır.
  6. Yaşam Çevrim Desteği: Lojistik salt ürünün teslimatını içermez, aynı zamanda geri dönen malları da içerir. Çeşitli nedenlerle geri dönüşler olabilir: Sezon sonu, kusurlu, raf ömrü dolmuş, ambalaj malzemeleri ve ürünlerin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği.

Lojistiğin temel hedefi, müşteri hizmetlerinde yüksek bir seviyeye ulaşılması, kaynak ve yatırımların optimum kullanımıyla rekabet avantajının yaratılmasıdır. Lojistik, doğasında tahminleme, planlama, örgütleme, organizasyon, koordinasyon ve kontrol unsurlarını taşımaktadır. Lojistikte amaç; firmanın varlığını sürdürebilmesi açısından organizasyonu kalite, fiyat, zaman ve hizmet gibi hayati Pazar değişkenliklerine karşı dayanıklı hale getirmektir.

Tüm hammadde, mamul/yarı mamul hareketleri ve depolanması, bölümlendirilmesi ve kayıtları, pazarlama kanallarının akışkanlığının sağlanması, siparişleri yerine getirmedeki maliyet etkilerinin minimize edilmesi ve böylece karlılığın arttırılması lojistiğin görevleri arasındadır. Lojistik bu görevleri yerine getirirken, pazarın durumu, çalışılan sektörün durumu, rekabet durumu hangi lojistik faaliyetin öncelik gerektirdiğini belirlemektedir. Lojistik faaliyetleri; çalışma alanlarının temel dinamikleri doğrultusunda sınıflandırırsak;

  • Talep tahmini
  • Stok yönetimi
  • Depo yönetimi
  • Müşteri hizmetleri
  • Elleçleme
  • Taşıma
  • Ambalajlama

Tüm faaliyetlerin koordinasyon halinde olabilmesi için bilgi teknolojilerin desteği gerekmektedir.

Bu faaliyetlere bazı ilaveler yapılabilir. Bunlar;

  • Sipariş işleme
  • Satış sonrası Servis desteği
  • Fabrika ve Depo yeri seçimi
  • Satın alma
  • Gümrükleme
  • Atık Parça yönetimi

Tedarik zincirinin oluşumu ve dış kaynak kullanımının artması gibi gelişmeler “lojistik stratejilerin” oluşturulmasında önemli bir yer tutmaktadır. Lojistiğin günümüzdeki şekline dönüşmesi, lojistik trendlere bağlıdır. Lojistik trendler, lojistiğin yükselen sektörler arasında yer almasına neden olmuştur. Bu trendler;

  1. Küreselleşme
  2. 3PL(3.Parti Lojistik) İşletmelerinin öneminin artması
  3. İnternet ve teknolojinin etkisi
  4. Lojistik maliyetlerin artan önemi
  5. Dış kaynak kullanımı
  6. Müşteriye özel çözümler sunulması
  7. E-Lojistik
  8. Büyük şirketlerin ana hedeflerine odaklanma
  9. Artan rekabet sonucu düşen kar
  10. Tedarik zinciri entegrasyonu

Pazara ilişkin talep tahminleri doğrultusunda malların hareketinin planlanmasında, stok hareketlerinde, depo hareketlerinde, evrakların hazırlanmasında, sevkiyat, teslimat, mal bedellerinin tahsili, müşteri ile kurulan ilişkilerde, iade mallar gibi lojistikle ilgili bütün süreçlerde bilgi teknolojilerinin kullanımı gerekmektedir. Ürünlerin doğru zamanda, doğru yerde, doğru bilgi ile sunulması, nitelikli bilgi transferi sağlayan bilgi teknolojileri sayesinde gerçekleştirilmektedir.

Bilgi teknolojilerine sahip işletmelerin operasyon maliyetleri düşmekte, müşteri memnuniyeti yükselmekte ve daha rekabetçi bir yapı oluşturulabilmektedir. Bilgi sistemi, lojistik faaliyetler konseptine uygun hale getirilebilmesi için “Lojistik Veritabanı Bileşenlerinin” oluşturulması gerekmektedir. Bu bileşenler:

  1. İşletme kayıtları: Sermaye maliyeti, lojistik faaliyetlerin maliyeti ve standart maliyetler.
  2. Yönetim: Rekabetçi hareket, satış tahminleri, gelecek trendleri, ürün teklifleri ve yeni pazarlar
  3. Sektör/dış veriler: Pazar payı, demografik trendler, mevcut ürün ve ekonomik trendler.
  4. Operasyonel veri: Taşıma ücreti, ulaşım günlüğü, stok, ürün hareketleri.
  5. Sipariş işleme: Müşteri lokasyonu, sipariş günlüğü, satıcı, kar, sipariş durumu.
  6. Rapor oluşturma: Sipariş performansı, taşıma performansı, atık parça ve geri dönüşler, lojistik performans, maliyet raporları gibi verilerden oluşmaktadır.

Tedarik Zinciri İçinde Lojistik Yapı

İşletmelerde lojistik süreçlerin planlanması her aşamada hayati önem taşımaktadır. Stok yönetiminde ne kadar stok tutulacağı? Ne kadar stok devir hızı öngörüldüğü? Değerleme yönteminin ne olacağı gibi kararlar? Depo yeri seçiminde depo alanı, depo otomasyon düzeyi ve bunun için yapılacak yatırım düzeyi, depo personelinin sayısı gibi kararlar, hangi ülkelerde üretim yapılacağı? Hangi ürün veya hammaddelerin nerelerden ithal edileceği? Nelerin üretilip, nelerin satın alınacağı kararları? Nasıl bir elleçleme ve ambalajlama yönteminin kullanılacağı? Ambalajın şekli, büyüklüğü, dayanma ve koruma özelliği kararları, teslimat şekli kararları, lojistik organizasyonun yapısı kararları kullanılması gereken bilgi işlem sistemlerinin ileride hedeflenen konuma ulaşmak üzere planlanması kararları, bütçeleme ve nakit akışı gibi kararlar, lojistik süreç içerisinde cevap aramaktadır.

Lojistik, bu sorulara cevap ararken, tedarik zinciri bu süreci, tüm paydaşlarla beraber ve zincirin diğer tüm faaliyetlerini kapsayacak şekilde organize etmektedir. Tedarik zinciri yönetimi, etkin ve verimli bir şekilde ürün/ hizmet üretebilmek için gerekli olan tedarikçilerden son tüketiciye kadarki tüm üretim, lojistik ve servis faaliyetlerinin yönetimidir.

Tedarik zinciri yönetimi, lojistik kavramına göre daha kapsamlıdır. Bilgi sistemlerinin bütünleştirilmesi, planlama ve kontrol faaliyetlerinin koordinasyonu gibi lojistik kavramı içerisinde belirtilmeyen bileşenleri de içermektedir. Teknoloji, tedarik zinciri yönetiminde amaç değil araçtır. Başarılı bir tedarik zinciri yönetimi için insan, süreç ve teknoloji boyutlarının birarada ele alınması gerekmektedir. Tedarik zinciri yönetimi, işletmelerin rekabet edilebilir fiyatlarla yüksek kalitedeki malzemeleri ve bileşenleri sağlayabilmesi için tedarikçileriyle birlikte çalışabilme yeteneği olarak da tanımlanmaktadır. Tedarik zinciri yönetiminde tedarikçiler, taşımacılar, işletme içi bölümler ve işletmeler arasında bağlantı sağlayarak, zincir tüm faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamaktadır. Ürünlerin, tedarik zincirinde tedarikçilerden üreticilere ve üreticilerden dağıtıcılara hareketinin koordine edilmesini ve zincirin tüm üyeleri arasında satış tahminleri, satış tarihleri, promosyon kampanyaları vb. bilgilerin paylaşımını içermektedir.

Son zamanlarda, örgütler arası bütünleştirmeye ilgi artmaktadır. Lojistiğin ötesine geçen tedarik zincirlerindeki işletme faaliyetlerinin bütünleştirilmesine ihtiyaç vardır. Bir örgütün içsel fonksiyonlarına( lojistik, üretim, pazarlama gibi) ek olarak, yeni ürün girişinde pazarlama zamanını uygun hale getirmek için ürün sürecindeki dışsal örgütleri (tüketiciler, tedarikçiler, müşteriler) bütünleştirme ihtiyacı görülmektedir. Müşteriler için değer ekleyen tedarik zincirindeki karşılıklı işletme süreçlerinin bütünleştirilmesi tedarik zinciri yönetimi olarak açıklanmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi, orijinal tanıma göre bağımsız örgütlerin bütünleştirilmesidir.

Lojistik

Lojistik, Yunanca Logistikos kelimesinden türemiş olup, “hesap kitap yapma bilimi”, “hesapta becerikli” anlamına gelmektedir. Lojistik, günümüzde tedarik zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Sektörün en çok tanınan ve en büyük profesyonel organizasyonu olan Tedarik Zinciri Yönetimi Konseyi (Council of Supply Chain Management Professionals: CSCMP)’ ye göre lojistik; “Müşteri isteklerini karşılamak üzere hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkili ve verimli bir şekilde, her iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlaması, uygulanması ve kontrol edilmesi olarak tanımlanmıştır.

“Yedi Doğru” tanımına göre; doğru ürünün, doğru miktarda, doğru şartlarda, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru tüketici için doğru fiyatla elde edilebilirliliğini sağlama faaliyetlerinin bütünü “lojistik” olarak adlandırılmaktadır. Müşterinin hizmet beklentisiyle firmanın katlanacağı maliyetler arasında dengenin sağlanması, lojistiğin misyonunu oluşturmaktadır.

Lojistik, 1960’lı yıllardan itibaren gelişme sürecine girmiştir. 1960’lı yıllarda lojistik performans standartlarının kabul edilebilirlik düzeyi orta düzeylerde iken, anahtar performans ölçüsü de üretim maliyetleri olmuştur. 1970’li yıllarda bu standartların kabul edilebilirlik düzeyi yükselmiş rekabet ve “Malzeme Gereksinimleri Planlaması-MRP” ön plana çıkmıştır. 1980’li yıllarda standartlar daha iyi biçimde belirlenerek tüm işletmeler tarafından uygulamada yer bulmaya başlamıştır.

Ünlü lojistik otoriteleri olan Donald Bowersox ve David Closs’un lojistik sistem için tanımlamış oldukları altı operasyonel amaç şu şekilde belirtilmektedir;

  1. Hızlı yanıt: Sistem değişimlere ve yeni gelişimlere çabuk tepki verebilmelidir. Müşterilerin varolan ve geleceğe yönelik isteklerini algılama ve sağlama yeteneği, yeni müşteriler kazanmak ve varolan müşteriyi kaybetmemek için önemli bir ölçüttür.
  2. Tutarlılık: Teslimat zamanları, teslimat miktarları vb. performans değerlerinde süreklilik önemlidir ve tutarlı olmalıdır.
  3. Minimum Stok Düzeyi: Stok maliyettir ve en az düzeyde tutulmalıdır.
  4. Taşımaların Birleştirilmesi( Konsolidasyon): Taşıma maliyetleri; birçok küçük teslimatın birleştirilmesi ile olabildiğince büyük kapasiteli ve tam dolu araçlarla taşımacılık yapılarak azaltılabilir.
  5. Kalite: Taşınan ürünlerin kaliteli olmasının yanı sıra lojistik hizmetlerin de kalite standartları tanımlanmalı ve buna uyulmalıdır.
  6. Yaşam Çevrim Desteği: Lojistik salt ürünün teslimatını içermez, aynı zamanda geri dönen malları da içerir. Çeşitli nedenlerle geri dönüşler olabilir: Sezon sonu, kusurlu, raf ömrü dolmuş, ambalaj malzemeleri ve ürünlerin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği.

Lojistiğin temel hedefi, müşteri hizmetlerinde yüksek bir seviyeye ulaşılması, kaynak ve yatırımların optimum kullanımıyla rekabet avantajının yaratılmasıdır. Lojistik, doğasında tahminleme, planlama, örgütleme, organizasyon, koordinasyon ve kontrol unsurlarını taşımaktadır. Lojistikte amaç; firmanın varlığını sürdürebilmesi açısından organizasyonu kalite, fiyat, zaman ve hizmet gibi hayati Pazar değişkenliklerine karşı dayanıklı hale getirmektir.

Tüm hammadde, mamul/yarı mamul hareketleri ve depolanması, bölümlendirilmesi ve kayıtları, pazarlama kanallarının akışkanlığının sağlanması, siparişleri yerine getirmedeki maliyet etkilerinin minimize edilmesi ve böylece karlılığın arttırılması lojistiğin görevleri arasındadır. Lojistik bu görevleri yerine getirirken, pazarın durumu, çalışılan sektörün durumu, rekabet durumu hangi lojistik faaliyetin öncelik gerektirdiğini belirlemektedir. Lojistik faaliyetleri; çalışma alanlarının temel dinamikleri doğrultusunda sınıflandırırsak;

  • Talep tahmini
  • Stok yönetimi
  • Depo yönetimi
  • Müşteri hizmetleri
  • Elleçleme
  • Taşıma
  • Ambalajlama

Tüm faaliyetlerin koordinasyon halinde olabilmesi için bilgi teknolojilerin desteği gerekmektedir.

Bu faaliyetlere bazı ilaveler yapılabilir. Bunlar;

  • Sipariş işleme
  • Satış sonrası Servis desteği
  • Fabrika ve Depo yeri seçimi
  • Satın alma
  • Gümrükleme
  • Atık Parça yönetimi

Tedarik zincirinin oluşumu ve dış kaynak kullanımının artması gibi gelişmeler “lojistik stratejilerin” oluşturulmasında önemli bir yer tutmaktadır. Lojistiğin günümüzdeki şekline dönüşmesi, lojistik trendlere bağlıdır. Lojistik trendler, lojistiğin yükselen sektörler arasında yer almasına neden olmuştur. Bu trendler;

  1. Küreselleşme
  2. 3PL(3.Parti Lojistik) İşletmelerinin öneminin artması
  3. İnternet ve teknolojinin etkisi
  4. Lojistik maliyetlerin artan önemi
  5. Dış kaynak kullanımı
  6. Müşteriye özel çözümler sunulması
  7. E-Lojistik
  8. Büyük şirketlerin ana hedeflerine odaklanma
  9. Artan rekabet sonucu düşen kar
  10. Tedarik zinciri entegrasyonu

Pazara ilişkin talep tahminleri doğrultusunda malların hareketinin planlanmasında, stok hareketlerinde, depo hareketlerinde, evrakların hazırlanmasında, sevkiyat, teslimat, mal bedellerinin tahsili, müşteri ile kurulan ilişkilerde, iade mallar gibi lojistikle ilgili bütün süreçlerde bilgi teknolojilerinin kullanımı gerekmektedir. Ürünlerin doğru zamanda, doğru yerde, doğru bilgi ile sunulması, nitelikli bilgi transferi sağlayan bilgi teknolojileri sayesinde gerçekleştirilmektedir.

Bilgi teknolojilerine sahip işletmelerin operasyon maliyetleri düşmekte, müşteri memnuniyeti yükselmekte ve daha rekabetçi bir yapı oluşturulabilmektedir. Bilgi sistemi, lojistik faaliyetler konseptine uygun hale getirilebilmesi için “Lojistik Veritabanı Bileşenlerinin” oluşturulması gerekmektedir. Bu bileşenler:

  1. İşletme kayıtları: Sermaye maliyeti, lojistik faaliyetlerin maliyeti ve standart maliyetler.
  2. Yönetim: Rekabetçi hareket, satış tahminleri, gelecek trendleri, ürün teklifleri ve yeni pazarlar
  3. Sektör/dış veriler: Pazar payı, demografik trendler, mevcut ürün ve ekonomik trendler.
  4. Operasyonel veri: Taşıma ücreti, ulaşım günlüğü, stok, ürün hareketleri.
  5. Sipariş işleme: Müşteri lokasyonu, sipariş günlüğü, satıcı, kar, sipariş durumu.
  6. Rapor oluşturma: Sipariş performansı, taşıma performansı, atık parça ve geri dönüşler, lojistik performans, maliyet raporları gibi verilerden oluşmaktadır.

Tedarik Zinciri İçinde Lojistik Yapı

İşletmelerde lojistik süreçlerin planlanması her aşamada hayati önem taşımaktadır. Stok yönetiminde ne kadar stok tutulacağı? Ne kadar stok devir hızı öngörüldüğü? Değerleme yönteminin ne olacağı gibi kararlar? Depo yeri seçiminde depo alanı, depo otomasyon düzeyi ve bunun için yapılacak yatırım düzeyi, depo personelinin sayısı gibi kararlar, hangi ülkelerde üretim yapılacağı? Hangi ürün veya hammaddelerin nerelerden ithal edileceği? Nelerin üretilip, nelerin satın alınacağı kararları? Nasıl bir elleçleme ve ambalajlama yönteminin kullanılacağı? Ambalajın şekli, büyüklüğü, dayanma ve koruma özelliği kararları, teslimat şekli kararları, lojistik organizasyonun yapısı kararları kullanılması gereken bilgi işlem sistemlerinin ileride hedeflenen konuma ulaşmak üzere planlanması kararları, bütçeleme ve nakit akışı gibi kararlar, lojistik süreç içerisinde cevap aramaktadır.

Lojistik, bu sorulara cevap ararken, tedarik zinciri bu süreci, tüm paydaşlarla beraber ve zincirin diğer tüm faaliyetlerini kapsayacak şekilde organize etmektedir. Tedarik zinciri yönetimi, etkin ve verimli bir şekilde ürün/ hizmet üretebilmek için gerekli olan tedarikçilerden son tüketiciye kadarki tüm üretim, lojistik ve servis faaliyetlerinin yönetimidir.

Tedarik zinciri yönetimi, lojistik kavramına göre daha kapsamlıdır. Bilgi sistemlerinin bütünleştirilmesi, planlama ve kontrol faaliyetlerinin koordinasyonu gibi lojistik kavramı içerisinde belirtilmeyen bileşenleri de içermektedir. Teknoloji, tedarik zinciri yönetiminde amaç değil araçtır. Başarılı bir tedarik zinciri yönetimi için insan, süreç ve teknoloji boyutlarının birarada ele alınması gerekmektedir. Tedarik zinciri yönetimi, işletmelerin rekabet edilebilir fiyatlarla yüksek kalitedeki malzemeleri ve bileşenleri sağlayabilmesi için tedarikçileriyle birlikte çalışabilme yeteneği olarak da tanımlanmaktadır. Tedarik zinciri yönetiminde tedarikçiler, taşımacılar, işletme içi bölümler ve işletmeler arasında bağlantı sağlayarak, zincir tüm faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamaktadır. Ürünlerin, tedarik zincirinde tedarikçilerden üreticilere ve üreticilerden dağıtıcılara hareketinin koordine edilmesini ve zincirin tüm üyeleri arasında satış tahminleri, satış tarihleri, promosyon kampanyaları vb. bilgilerin paylaşımını içermektedir.

Son zamanlarda, örgütler arası bütünleştirmeye ilgi artmaktadır. Lojistiğin ötesine geçen tedarik zincirlerindeki işletme faaliyetlerinin bütünleştirilmesine ihtiyaç vardır. Bir örgütün içsel fonksiyonlarına( lojistik, üretim, pazarlama gibi) ek olarak, yeni ürün girişinde pazarlama zamanını uygun hale getirmek için ürün sürecindeki dışsal örgütleri (tüketiciler, tedarikçiler, müşteriler) bütünleştirme ihtiyacı görülmektedir. Müşteriler için değer ekleyen tedarik zincirindeki karşılıklı işletme süreçlerinin bütünleştirilmesi tedarik zinciri yönetimi olarak açıklanmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi, orijinal tanıma göre bağımsız örgütlerin bütünleştirilmesidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!