Tarla Bitkileri 2 Dersi 2. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Tarla Bitkileri 2 Dersi 2. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Lif Ve Kauçuk Bitkileri

Giriş

Kendi çaplarının en az yüz katı uzunluğunda, esnek bağlayıcı ve belirli bir derecede dayanıklı doğal ve yapay orijinli ince iplikçiklere lif denir. Elde edildiği yere göre dörde ayrılırlar;

  • Tohumlardan; pamuk vb.
  • Saplardan; keten, kenevir, jüt, hibiskus, rami vb.
  • Yapraklardan; manila, sisal keneviri vb.
  • Meyvelerinden; lif kabağı vb.

Türkiye’de ekonomik olarak yetiştirilen lif bitkileri, pamuk, keten ve kenevirdir.

Pamuk

Diğer lif bitkileri gibi yağ bitkisi olan pamuk en önemli lif bitkisidir.

Cumhuriyet döneminde yapılan teşvikler ve Sümerbank’ın kurulmasıyla pamuk yetiştiriciliğinin gelişmesi sağlanmıştır.

Faydalanma ve kullanım alanı olarak en geniş tekstildir. Ayrıca çiğitlerden elde edilen yağ, sabun, yağlı boya sanayi ile yağı alındıktan sonra, küspesi yem sanayinde kullanılır. Tekstil sanayinde kullanılan liflerin dayanıklılık, elastikiyet ve bükülebilme gibi özellikleri vardır.

Pamuk liflerinin %82-96’sı selülozdan oluşmuştur. Selüloz C,H ve O’dan oluşan doğal bir polimerdir. Liflere esneklik sağlar.

Türkiye, dünyada ekim alanında 8., üretim miktarında 7. verimde 3. sıradadır. Güneydoğu Anadolu, Ege, Çukurova ve Antalya bölgelerinde yetiştirilmektedir.

Bitkisel özellikleri ; haploid kromozom sayısı n=13’tür. Bu pamuk türleri Eski Dünya pamuklarıdır. Eski Dünya pamukları melezlenerek 2n=52 kromozomlu Yeni Dünya pamukları oluşturulmuştur. Kozaları kendiliğinden dışarı çıkar, açık kozalı olarak adlandırılırlar.

Tohum ve meyve ; pamuk tohumlarına çiğit denir. Yağ, protein, selüloz, karbonhidrat ve mineral maddeden oluşur. Çiğit üzerindeki kısa tüylere hav, linter, uzun olanlara lif denir. Epidermis hücrelerinin dışa doğru uzayıp, içlerine selüloz birikmesi ile oluşur.

Pamuk meyvesine koza denir. Kozalar, yumurtalıktaki bölme sayısına eşit çenete sahiptir. Her bölme yalancı zar (plasenta) ile ikiye ayrılır. Bu gözlere çenet denir. Her çenette bir lüle oluşur. Kütlünün bir parçası olan lif tohum karışımına lüle denir. Kozalar olgunlaşınca çenet yerlerinden çatlar ve kütlü kozadan çıkar. Her bölme içinde 5-20 tohum bulunur.

Lifler ve alımı ; liflerin ortasındaki boşluğa lümen denir. Pamukta merkezi ve yan tomurcuk olmak üzere iki tane tomurcuk meydana gelir. Merkezi tomurcuk dalları meyve vermez, yan tomurcuk dalları çiçek ve meyve oluşturur.

Çiçek döllenir, döllenmiş yumurta (zigot)gelişmeye başlar, koza normal büyüklüğe erişir. Meyve ile gelişen lifler kozayı çatlatır, kütler toplanır.

Pamuk lifleri higroskopik (nem çeken) olduğu için depolamada dikkat edilmelidir.

Hasat edilen kütlüler lif ve tohumlarına ayrılır. Bu işleme çırçırlama denir. Çırçırlanan lifler balya yapılır.

Kök ; pamuk kazık köklü bir bitkidir. Çimlenmeyle oluşmaya başlar. Yan kökler meydana gelir. 2-3 m derinliğe inebilir.

Sap ve dallar ; pamuk dik ve sağlam bir sapa sahiptir. Tepe tomurcuğunun dikine büyümesi sonucu oluşur. Bitki boyu, çenek yaprakları ile tepe tomurcuğu arasındaki uzunluktur. 80-100 cm arası orta uzunluktadır.

Sürgün sistemi, sap, yapraklar, tomurcuklar, dallar ve meyvelerden oluşur. Dallar bu sistemin iskeletidir. İki çeşit dal vardır, odun dalları uzun ve kalın alt dallar, meyve dalları kısa ve ince üst dallardır.

Yaprak ; pamukta üç tip yaprak bulunur. Çenek yapraklar çimlenmeyle oluşan fide yaprakları, ön yapraklar herhangi bir dal üzerindeki küçük yapraklar, gerçek yapraklarsa çenek yaprak üzerindeki boğumlardan çıkan yapraklardır.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; pamukta ilk meyve yapıları olan taraklar, dışta üç yaprak ile içte çiçek tomurcuğundan oluşur. Dış yapraklar muhafaza yaprağıdır, çiçek tomurcuğu ve kozaları korur. Pamuk çiçekleri taraklardan gelişir.

Çiçekler erkek organ, yumurtalık ve dişi organdan oluşur. Çiçekler gün ağarırken açarlar, 3-5 saat içinde tozlanma, 12-30 içinde döllenme olur. Pamuk kendine döllenen bitkidir ancak böcekler sayesinde yabancı döllenme de olabilir.

Pamuk Tarımının Özellikleri

Pamuk sıcak bölge bitkisidir. Gelişme süresi 5-6 aydır. Işıklı, az fakat sık yağışlı ilkbahar, ortan nemli sıcak yaz, kurak ve ılık sonbahar iklimde iyi yetişir. Geliri çok olduğu için üst üste ekilir, fakat maliyet artabilir. Baklagil, mısır, buğday, soya gibi bitkilerle ekim nöbetine girebilir.

Ekimi toprak sıcaklığı 13-15 °C’ye geldiğinde yapılır. Erken ekimde yeterli çıkış olmaz, geç ekimde verim düşer. Ekim derinliği 3cm, sıra arası 70-80 cm, sıra üzeri 20 cm uygundur. Dekara 3kg tohum atılır. İyi verim için dekarda 9-11 bin bitki olmalıdır.

Suya ihtiyaç duyulduğunda;

  • Yeşil sürgünlerin büyümesi durur
  • Yeşil yapraklar koyulaşır
  • Çok fazla çiçeklenme olur
  • Geceyi geçiren çiçeklerde pörsüme devam eder.

Ekimden önce, ekim-çiçek açma devresinde, çiçeklenme ve meyveye yatma devresinde, koza açımından sonra sulama yapmak gerekebilir.

Toprakta organik madde eksikse, ahır gübresi uygulanır, azot (n) ve fosfor (P 2 O 5 ) mutlaka verilir, potasyum (K) ihtiyaç varsa kullanılır.

Yabancı ot, hastalık mücadelesi önemlidir. Çapa ve boğaz doldurma tercih edilmeli, herbisit (ot öldürücü ilaç) en son denenmelidir.

Hastalık etmenleri bakteri ve mantarlardır. Fide, kök hastalığına neden olurlar, yaprak, sap, kozalarda tahribat yaparlar. Yeşil kurt, yaprak kurtları, kırmızı örümcek, yaprak bitleri, bitki tahta kuruları da zarar veren canlılardır. Kültürel mücadele tercih edilmelidir.

Hasat Çukurova ve Güneydoğu Anadolu’da ağustos ayında, Ege ve Antalya’da eylülün ikinci yarısı başlar. Elle ve makine ile yapılır. Kozaların yarısından fazlası açınca birinci el hasat yapılır, 15-20 arayla ikinci, üçüncü eller toplanır. Hasat makineyle yapılacaksa, kütlülerin %90-95’i kozadan çıkmış olmalıdır, bir kerede hasat tamamlanır.

Keten

Saplarından lif elde edilir. Lifleri pamuk liflerinden daha sağlamdır. %30-45 yağ içerir. Mezopotamya’da kültüre alındığı düşünülmektedir.

Suni ve sentetik liflerin artışı sonucu, ekim alanları azalmıştır. En çok Rusya ekim alanına sahiptir. Üretim en çok Çin’e aittir. Türkiye’de de ekim alanı benzer sebeplerden azalmıştır.

Faydalanma ve kullanım alanı , dallanmayıp sap halinde olan tipinden lif, dallanıp, kapsül içinde tohum barındıran tipinden yağ elde edilir.

Dokunan kumaşlardan yazlık giysi, masa örtüsü, su, yangın hortumu gibi malzemeler yapılır. Kısa lifler ve kaliteli olmayan lifler kağıt, yalıtım malzemesi gibi üretimlerde kullanılır. Keten lifi suyu çeker.

Keten yağı (bezir yağı), yağlı boya sanayinde parlatıcı olarak kullanılır. Yağlı boya, vernik, cila, mürekkep yapımında faydalanılır. Temizlik maddeleri yapımında, su geçirmez maddelerin yapımında kullanılır. Küspesi değerli ve besleyici bir hayvan yemidir.

Bitkisel özellikler ; tek yıllık otsu bitkidir. 100 kadar türü yetiştirilmektedir.

Tohum ve meyve ; Meyvelerine kapsül denir, içinde tohumları bulunur. Tohumları iri, koyu renkli, parlak, kaygan, uçları sivri, yassı, ovaldir. %12-14 nem, %38 yağ, %22 protein, %33 karbonhidrat ağırlık oranlarına sahiptir.

Kapsüllerin ucu sivri, oval, yuvarlak, silindirik ya da koniktir. Her kapsül, plasenta ile beş bölüme ayrılmıştır, her bölümde iki tohum bulunur.

Lifler ve alımı ; ana sapın kabuk kısmında bulunmaktadır. Kabuk içinde binlerce lif hücresi, lif hüzmelerini, hüzmeler de, lif demetlerini oluşturur. Hücreleri iç petkin, hüzmeleri dış petkin birleştirir. Liflerin %93 selülozdan oluşur. Lif ketenleri olgunluk evreleri;

  • Yeşil olum evresi; bitkiler yeşil, çiçeklenme sona ermek üzere, kaliteli lif fakat verimi düşük.
  • Yeşil sarı olum; bitkilerde sararma, yapraklar dökülmüştür. Kapsül içinde tohumlar meydana gelmiştir. Lif verimi ve randıman yüksektir.
  • Sarı (tam) olum evresi; bitkiler tamamen sararmış, yapraklar tamamen dökülmüştür. Kapsüller çatlamaya başlamış, fakat tohum dökülmez. Lif ve tohumdan yararlanılmak isteniyorsa bu dönem seçilir. Lif kalitesi düşüktür.
  • Ölü olum evresi; bitki tamamen olgunlaşmış, esmer bir renktedir. Yağ, tohum verimi yüksektir. Lif hasadı yapılmaz.

Lif hüzmelerinin mikroorganizmalar yardımıyla açığa çıkarılmasına havuzlama denir. Çiğde ve suda olmak üzere iki şekli söz konusudur. Çiğ yönteminde güneşe serilerek yapılır, suda olan yöntemde belli sıcaklıklardaki havuz, durgun suda bekletilerek yapılır. Yapay olan kimyasal havuzlama kısa liflerin oluşmasını sağlayan, kotonizasyon için uygulanır.

Kök ; keten kazık köklü bir bitkidir. İkincil ve yan kökler iyi gelişir. 60-90 cm kadar derine inebilirler.

Sap ve dallar ; tek ana sapa sahiptir. Ancak sapın zarar görmesi durumunda kardeşlenebilir.

Bitki boyu; yağ ketenlerinde, lif ketenlerine göre daha kısadır. Dokumada kullanılacak keten lifleri için, teknik sap uzunluğu ve sap kalınlığı önemlidir.

Keten lifi hücreleri ile keten lifi hüzmelerinin birbirine bağlanması olayına anastamoz denir. Keten lifleri bitkisel lifler arasında en kuvvetli ve dayanıklı olanıdır.

Yaprak ; sapsızdırlar. Parlak ve tüysüzdür. Yağ ketenlerinde daha çok ve büyüktür. Bitki olgunlaşınca dökülürler.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; ana sap ve dalların uçlarında çiçek ve meyve meydana gelir. Keten çiçeklerinde 5 çanak, 5 taç, 5 erkek ve 1 dişi organ bulunur. Çiçek tozları çiçek açılırken fonksiyoneldir. Kendine döllenme hakimdir. Az da olsa yabancı döllenme de görülebilir.

Keten Tarımının Özellikleri

Lif ketenleri yazlık ekilir, nispi nemi yüksek, yazları serin geçen sahil kesiminde iyi yetişir. Yağ ketenleri ise sıcak, kurak ve step karakterli yerleri sever, kışa nispeten dayanıklıdır. Keten nemli, orta derecede ağır toprakları sever.

Keten toprağı yormaz. Azot kaliteyi etkilediği için kullanılmaz. Fosfor tohum verimi ve yağ oranını artırır. İyi bir ön bitkidir. Ardı ardına ekilmez. Ön bitkileri, patates, mısır, ayçiçeği ve pancardır. Tahıllardan sonra ekilirse verim artışı olur.

Lif ketenleri tahıl mibzeri ile ekilebilir. Sıra arası 15-17 cm olur. Sık ekimde dallanma olmaz, kaliteli lif yetişir. Yağ ketenleri daha seyrek ekilir, sıra arası 20-25 cm. Ekim derinliği 2-2,5 cm. Dekara lif ketenlerinde 8kg, yağ ketenlerinde 4kg tohum atılır.

Bir defa çapa yapılabilir. Sulama yapılırsa, lif ve yağ verimi artar. Yabancı ot mücadelesi gerekli olursa yapılabilir. Hastalık ve zararlılar fazla önemli değildir.

Lif kökenleri sökülerek hasat edilir, kurutulur. Yağ ketenleri tarlada iyice kuruduktan sonra orak ya da biçme makineleri ile hasat edilir, tohumları ayıklanır.

Kenevir

Önemli bir lif bitkisidir. Tohumlarından yağ elde edilir. Ayrıca esrar da elde edilmektedir.

Uyum kabiliyeti yüksektir. Çeşitli iklim kuşaklarında geniş bir alanda yetiştirilebilir.

Jüt, manila gibi bitki lifleriyle rekabet edemediğinden, ekimi 25-30 yıldır azalmıştır. En çok Kore’de yetiştirilir.

Türkiye’de üretimi yok gibidir. 2009’da 66 dekar, üretim 4 tondur. Hemen her yerde yetişebilir.

Faydalanma ve kullanım alanı ; tarımı izne tabidir. İçişleri bakanlığından izin alınarak, lifi ve tohumu için yetiştirilir. Ekimden hasada kadar kontrolü, tarım bakanlığı yerel teşkilatlarınca yapılır.

Lifler, pamuk ve ketene göre daha sağlam, fakat daha kabadır. İp, halat, çuval, yelken bezi vb. yapımında kullanılır.

Tohumları %32-35 yağ, %20-25 protein, %20-30 karbonhidrat içerir. Arap sabunu, vernik, cila, kozmetik imalatında kullanılır. Küspesi hayvan beslenmesinde değerlendirilir. Tohumlarından ilaç sanayinde faydalanılır. Ayrıca çerez ve kuş yemi olarak da tüketilir.

Bitkisel özellikleri ; tek yıllık, otsu bir bitkidir. Sapları serttir. Erkek ve dişi bitki farklıdır. Erkek kenevirler lif, dişiler tohum üretiminde kullanılır.

Sınıflandırılmasında içerdiği etken maddeler önemli yer tutar. Etken madde, salgı tüylerince salgılanan cannabinoidlerdir. Salgı tüyleri en çok dişi çiçek perigon yapraklarında bulunur.

Tohum ve meyve ; tohumlar, küçük yeşilimsi renkte olan meyvenin içindedir. Buna aken denir. Aken meyve, tek tohum içerdiği için, kenevir tohumu olarak da bilinir.

Lifler ve alımı ; lifler sapın kabuğunda gelişmektedir. Demetler halindeki lifler, ketende olduğu gibi, hangi amaçla kullanılacaksa, olum devresinde hasat edilir. Havuzlanıp kurutulduktan sonra alınır. Sap uzunluğu ve kalınlığı kalite bakımından önemlidir.

Erkek bitkide dişi organ, dişi bitkide erkek organ yoktur. Erkekleri dallanmaz, lif verir, tohum bulunmaz. Dişiler dallanır, tohum ve esrar için yetiştirilir.

Kök ; kenevir kazık köklüdür. Kökler çok kuvvetlidir. 4m derinliğe kadar iner.

Sap ve dallar ; saplar sert fakat otsu yapıdadır. Boyu çevre koşulları ve toprak derinliğiyle ilgi olarak, 40 ila 600 cm arasında değişir. Sapın uç kısmında dallanma olur.

Yaprak ; yaprakları parçalıdır. Yaprakçıkların kenarları dişli, uçları sivridir. Dişilerde yapraklar daha fazla ve iridir.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; erkek çiçekler, karşılıklı dizili, dişi çiçekler toplu bir demet halindedir. Çanak ve taç yapraklar muhafaza yaprağı oluşturmuşlardır. Erkek çiçeklerde 5 adet erkek organ bulunur, çiçek tozu verir. Dişi çiçeklerde bir adet dişi organ bulunur. Kenevir yabancı döllenir.

Kenevir Tarımının Özellikleri

Mısırın sevdiği iklimi sever. Işıklı, nispeten yağışlı iklimlerde iyi yetişir. Ağır ve asitli toprakları sevmez. Kireçli, hafif topraklardan hoşlanır. Topraktan fazla besin maddesi kaldırır. Ahır gübresi, süper fosfat ve amonyum sülfat gübreleri sap ve lif verimine etki eder. Üst üste ekilince tarlayı yorar. Tarlayı temiz bıraktığı için iyi bir ön bitkidir. Baklagiller ve tahıllarla ekim nöbetine girer.

Erken ekim iyi netice verir. İlkbaharda son donlardan sonra, makine ile sık ekilir. Lif için 5-6 kg, tohum için 3-4 kg tohum dekara yeterlidir. Ekim derinliği 2-3 cm’dir.

İki defa çapalanır, 2-4 su verilir. Olum devreleri ketenle aynıdır. Hasat elle, orakla, biçme makinesiyle yapılır. Tohum alınacaksa kenevirler dövülür, tohum alınır. Saplar, demet haline getirilir, havuzlandıktan sonra, kurutulup lifler ayrılır.

Diğer Lif Bitkileri

Lif elde edilen başka bitkiler de vardır fakat ekolojileri farklıdır. Bu bitkiler;

Jüt; tropik ve subtropik iklim bitkisidir, Hindistan ve Pakistan’da yetiştirilir. Dayanıksız çuval gibi malzemeler yapılır.

Hibiskus; jüte benzer, tropik ve subtropik iklim bitkisidir. Jütten sağlamdır. Tohumları yağlıdır. Uzakdoğuda yetiştirilir.

Rami; lifler parlak, ince, sağlamdır. Çok yıllıktır, her sene biçilir.

Manila kendiri; yapraklarından lif elde edilir. Çok yıllıktır. Avustralya gibi tropik bölgelerde tarımı yapılır. Lifleri sağlam, deniz suyuna dayanıklıdır. Gemi halatı, yelken bezi yapımında kullanılır.

Sisal kendiri; yapraklarından lif elde edilir. Çok yıllıktır. Ana vatanı Meksika’dır. Çuval, ambalaj ipi yapımında kullanılır.

Lif kabağı, meyvelerinden lif elde edilir, tek yıllıktır. Tohumları yağlıdır. Kurutulur, havuzlandıktan sonra, lifler temizlik işlerinde kullanılır.

Kauçuk Bitkileri

Kauçuk ağacı ve kök sakızı, kauçuk bitkileri olarak değerlendirilir. Türkiye için yetiştirilmesi ekonomik değildir.

Kauçuk ağacı gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt rengi ve kıvamında, yaprakları oval, kalın sıcak ülke bitkisidir. Lastik ağacı da denir.

Lastik ağacından kauçuk elde edilir. Lastik teker, ayakkabı tabanı gibi birçok yerde kullanılır. Latin Amerika, Uzak Doğu, Afrika, Avustralya’da yetiştirilmektedir.

Kök sakızı, yabani yetişir. Kazık köklüdür. Kökler sökülünce sıvı salgılar. Bu sıvı hava ile temas edince, katılaşır, elastik bir yapı kazanır. Bu maddeden kauçuk yapılır.

Giriş

Kendi çaplarının en az yüz katı uzunluğunda, esnek bağlayıcı ve belirli bir derecede dayanıklı doğal ve yapay orijinli ince iplikçiklere lif denir. Elde edildiği yere göre dörde ayrılırlar;

  • Tohumlardan; pamuk vb.
  • Saplardan; keten, kenevir, jüt, hibiskus, rami vb.
  • Yapraklardan; manila, sisal keneviri vb.
  • Meyvelerinden; lif kabağı vb.

Türkiye’de ekonomik olarak yetiştirilen lif bitkileri, pamuk, keten ve kenevirdir.

Pamuk

Diğer lif bitkileri gibi yağ bitkisi olan pamuk en önemli lif bitkisidir.

Cumhuriyet döneminde yapılan teşvikler ve Sümerbank’ın kurulmasıyla pamuk yetiştiriciliğinin gelişmesi sağlanmıştır.

Faydalanma ve kullanım alanı olarak en geniş tekstildir. Ayrıca çiğitlerden elde edilen yağ, sabun, yağlı boya sanayi ile yağı alındıktan sonra, küspesi yem sanayinde kullanılır. Tekstil sanayinde kullanılan liflerin dayanıklılık, elastikiyet ve bükülebilme gibi özellikleri vardır.

Pamuk liflerinin %82-96’sı selülozdan oluşmuştur. Selüloz C,H ve O’dan oluşan doğal bir polimerdir. Liflere esneklik sağlar.

Türkiye, dünyada ekim alanında 8., üretim miktarında 7. verimde 3. sıradadır. Güneydoğu Anadolu, Ege, Çukurova ve Antalya bölgelerinde yetiştirilmektedir.

Bitkisel özellikleri ; haploid kromozom sayısı n=13’tür. Bu pamuk türleri Eski Dünya pamuklarıdır. Eski Dünya pamukları melezlenerek 2n=52 kromozomlu Yeni Dünya pamukları oluşturulmuştur. Kozaları kendiliğinden dışarı çıkar, açık kozalı olarak adlandırılırlar.

Tohum ve meyve ; pamuk tohumlarına çiğit denir. Yağ, protein, selüloz, karbonhidrat ve mineral maddeden oluşur. Çiğit üzerindeki kısa tüylere hav, linter, uzun olanlara lif denir. Epidermis hücrelerinin dışa doğru uzayıp, içlerine selüloz birikmesi ile oluşur.

Pamuk meyvesine koza denir. Kozalar, yumurtalıktaki bölme sayısına eşit çenete sahiptir. Her bölme yalancı zar (plasenta) ile ikiye ayrılır. Bu gözlere çenet denir. Her çenette bir lüle oluşur. Kütlünün bir parçası olan lif tohum karışımına lüle denir. Kozalar olgunlaşınca çenet yerlerinden çatlar ve kütlü kozadan çıkar. Her bölme içinde 5-20 tohum bulunur.

Lifler ve alımı ; liflerin ortasındaki boşluğa lümen denir. Pamukta merkezi ve yan tomurcuk olmak üzere iki tane tomurcuk meydana gelir. Merkezi tomurcuk dalları meyve vermez, yan tomurcuk dalları çiçek ve meyve oluşturur.

Çiçek döllenir, döllenmiş yumurta (zigot)gelişmeye başlar, koza normal büyüklüğe erişir. Meyve ile gelişen lifler kozayı çatlatır, kütler toplanır.

Pamuk lifleri higroskopik (nem çeken) olduğu için depolamada dikkat edilmelidir.

Hasat edilen kütlüler lif ve tohumlarına ayrılır. Bu işleme çırçırlama denir. Çırçırlanan lifler balya yapılır.

Kök ; pamuk kazık köklü bir bitkidir. Çimlenmeyle oluşmaya başlar. Yan kökler meydana gelir. 2-3 m derinliğe inebilir.

Sap ve dallar ; pamuk dik ve sağlam bir sapa sahiptir. Tepe tomurcuğunun dikine büyümesi sonucu oluşur. Bitki boyu, çenek yaprakları ile tepe tomurcuğu arasındaki uzunluktur. 80-100 cm arası orta uzunluktadır.

Sürgün sistemi, sap, yapraklar, tomurcuklar, dallar ve meyvelerden oluşur. Dallar bu sistemin iskeletidir. İki çeşit dal vardır, odun dalları uzun ve kalın alt dallar, meyve dalları kısa ve ince üst dallardır.

Yaprak ; pamukta üç tip yaprak bulunur. Çenek yapraklar çimlenmeyle oluşan fide yaprakları, ön yapraklar herhangi bir dal üzerindeki küçük yapraklar, gerçek yapraklarsa çenek yaprak üzerindeki boğumlardan çıkan yapraklardır.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; pamukta ilk meyve yapıları olan taraklar, dışta üç yaprak ile içte çiçek tomurcuğundan oluşur. Dış yapraklar muhafaza yaprağıdır, çiçek tomurcuğu ve kozaları korur. Pamuk çiçekleri taraklardan gelişir.

Çiçekler erkek organ, yumurtalık ve dişi organdan oluşur. Çiçekler gün ağarırken açarlar, 3-5 saat içinde tozlanma, 12-30 içinde döllenme olur. Pamuk kendine döllenen bitkidir ancak böcekler sayesinde yabancı döllenme de olabilir.

Pamuk Tarımının Özellikleri

Pamuk sıcak bölge bitkisidir. Gelişme süresi 5-6 aydır. Işıklı, az fakat sık yağışlı ilkbahar, ortan nemli sıcak yaz, kurak ve ılık sonbahar iklimde iyi yetişir. Geliri çok olduğu için üst üste ekilir, fakat maliyet artabilir. Baklagil, mısır, buğday, soya gibi bitkilerle ekim nöbetine girebilir.

Ekimi toprak sıcaklığı 13-15 °C’ye geldiğinde yapılır. Erken ekimde yeterli çıkış olmaz, geç ekimde verim düşer. Ekim derinliği 3cm, sıra arası 70-80 cm, sıra üzeri 20 cm uygundur. Dekara 3kg tohum atılır. İyi verim için dekarda 9-11 bin bitki olmalıdır.

Suya ihtiyaç duyulduğunda;

  • Yeşil sürgünlerin büyümesi durur
  • Yeşil yapraklar koyulaşır
  • Çok fazla çiçeklenme olur
  • Geceyi geçiren çiçeklerde pörsüme devam eder.

Ekimden önce, ekim-çiçek açma devresinde, çiçeklenme ve meyveye yatma devresinde, koza açımından sonra sulama yapmak gerekebilir.

Toprakta organik madde eksikse, ahır gübresi uygulanır, azot (n) ve fosfor (P 2 O 5 ) mutlaka verilir, potasyum (K) ihtiyaç varsa kullanılır.

Yabancı ot, hastalık mücadelesi önemlidir. Çapa ve boğaz doldurma tercih edilmeli, herbisit (ot öldürücü ilaç) en son denenmelidir.

Hastalık etmenleri bakteri ve mantarlardır. Fide, kök hastalığına neden olurlar, yaprak, sap, kozalarda tahribat yaparlar. Yeşil kurt, yaprak kurtları, kırmızı örümcek, yaprak bitleri, bitki tahta kuruları da zarar veren canlılardır. Kültürel mücadele tercih edilmelidir.

Hasat Çukurova ve Güneydoğu Anadolu’da ağustos ayında, Ege ve Antalya’da eylülün ikinci yarısı başlar. Elle ve makine ile yapılır. Kozaların yarısından fazlası açınca birinci el hasat yapılır, 15-20 arayla ikinci, üçüncü eller toplanır. Hasat makineyle yapılacaksa, kütlülerin %90-95’i kozadan çıkmış olmalıdır, bir kerede hasat tamamlanır.

Keten

Saplarından lif elde edilir. Lifleri pamuk liflerinden daha sağlamdır. %30-45 yağ içerir. Mezopotamya’da kültüre alındığı düşünülmektedir.

Suni ve sentetik liflerin artışı sonucu, ekim alanları azalmıştır. En çok Rusya ekim alanına sahiptir. Üretim en çok Çin’e aittir. Türkiye’de de ekim alanı benzer sebeplerden azalmıştır.

Faydalanma ve kullanım alanı , dallanmayıp sap halinde olan tipinden lif, dallanıp, kapsül içinde tohum barındıran tipinden yağ elde edilir.

Dokunan kumaşlardan yazlık giysi, masa örtüsü, su, yangın hortumu gibi malzemeler yapılır. Kısa lifler ve kaliteli olmayan lifler kağıt, yalıtım malzemesi gibi üretimlerde kullanılır. Keten lifi suyu çeker.

Keten yağı (bezir yağı), yağlı boya sanayinde parlatıcı olarak kullanılır. Yağlı boya, vernik, cila, mürekkep yapımında faydalanılır. Temizlik maddeleri yapımında, su geçirmez maddelerin yapımında kullanılır. Küspesi değerli ve besleyici bir hayvan yemidir.

Bitkisel özellikler ; tek yıllık otsu bitkidir. 100 kadar türü yetiştirilmektedir.

Tohum ve meyve ; Meyvelerine kapsül denir, içinde tohumları bulunur. Tohumları iri, koyu renkli, parlak, kaygan, uçları sivri, yassı, ovaldir. %12-14 nem, %38 yağ, %22 protein, %33 karbonhidrat ağırlık oranlarına sahiptir.

Kapsüllerin ucu sivri, oval, yuvarlak, silindirik ya da koniktir. Her kapsül, plasenta ile beş bölüme ayrılmıştır, her bölümde iki tohum bulunur.

Lifler ve alımı ; ana sapın kabuk kısmında bulunmaktadır. Kabuk içinde binlerce lif hücresi, lif hüzmelerini, hüzmeler de, lif demetlerini oluşturur. Hücreleri iç petkin, hüzmeleri dış petkin birleştirir. Liflerin %93 selülozdan oluşur. Lif ketenleri olgunluk evreleri;

  • Yeşil olum evresi; bitkiler yeşil, çiçeklenme sona ermek üzere, kaliteli lif fakat verimi düşük.
  • Yeşil sarı olum; bitkilerde sararma, yapraklar dökülmüştür. Kapsül içinde tohumlar meydana gelmiştir. Lif verimi ve randıman yüksektir.
  • Sarı (tam) olum evresi; bitkiler tamamen sararmış, yapraklar tamamen dökülmüştür. Kapsüller çatlamaya başlamış, fakat tohum dökülmez. Lif ve tohumdan yararlanılmak isteniyorsa bu dönem seçilir. Lif kalitesi düşüktür.
  • Ölü olum evresi; bitki tamamen olgunlaşmış, esmer bir renktedir. Yağ, tohum verimi yüksektir. Lif hasadı yapılmaz.

Lif hüzmelerinin mikroorganizmalar yardımıyla açığa çıkarılmasına havuzlama denir. Çiğde ve suda olmak üzere iki şekli söz konusudur. Çiğ yönteminde güneşe serilerek yapılır, suda olan yöntemde belli sıcaklıklardaki havuz, durgun suda bekletilerek yapılır. Yapay olan kimyasal havuzlama kısa liflerin oluşmasını sağlayan, kotonizasyon için uygulanır.

Kök ; keten kazık köklü bir bitkidir. İkincil ve yan kökler iyi gelişir. 60-90 cm kadar derine inebilirler.

Sap ve dallar ; tek ana sapa sahiptir. Ancak sapın zarar görmesi durumunda kardeşlenebilir.

Bitki boyu; yağ ketenlerinde, lif ketenlerine göre daha kısadır. Dokumada kullanılacak keten lifleri için, teknik sap uzunluğu ve sap kalınlığı önemlidir.

Keten lifi hücreleri ile keten lifi hüzmelerinin birbirine bağlanması olayına anastamoz denir. Keten lifleri bitkisel lifler arasında en kuvvetli ve dayanıklı olanıdır.

Yaprak ; sapsızdırlar. Parlak ve tüysüzdür. Yağ ketenlerinde daha çok ve büyüktür. Bitki olgunlaşınca dökülürler.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; ana sap ve dalların uçlarında çiçek ve meyve meydana gelir. Keten çiçeklerinde 5 çanak, 5 taç, 5 erkek ve 1 dişi organ bulunur. Çiçek tozları çiçek açılırken fonksiyoneldir. Kendine döllenme hakimdir. Az da olsa yabancı döllenme de görülebilir.

Keten Tarımının Özellikleri

Lif ketenleri yazlık ekilir, nispi nemi yüksek, yazları serin geçen sahil kesiminde iyi yetişir. Yağ ketenleri ise sıcak, kurak ve step karakterli yerleri sever, kışa nispeten dayanıklıdır. Keten nemli, orta derecede ağır toprakları sever.

Keten toprağı yormaz. Azot kaliteyi etkilediği için kullanılmaz. Fosfor tohum verimi ve yağ oranını artırır. İyi bir ön bitkidir. Ardı ardına ekilmez. Ön bitkileri, patates, mısır, ayçiçeği ve pancardır. Tahıllardan sonra ekilirse verim artışı olur.

Lif ketenleri tahıl mibzeri ile ekilebilir. Sıra arası 15-17 cm olur. Sık ekimde dallanma olmaz, kaliteli lif yetişir. Yağ ketenleri daha seyrek ekilir, sıra arası 20-25 cm. Ekim derinliği 2-2,5 cm. Dekara lif ketenlerinde 8kg, yağ ketenlerinde 4kg tohum atılır.

Bir defa çapa yapılabilir. Sulama yapılırsa, lif ve yağ verimi artar. Yabancı ot mücadelesi gerekli olursa yapılabilir. Hastalık ve zararlılar fazla önemli değildir.

Lif kökenleri sökülerek hasat edilir, kurutulur. Yağ ketenleri tarlada iyice kuruduktan sonra orak ya da biçme makineleri ile hasat edilir, tohumları ayıklanır.

Kenevir

Önemli bir lif bitkisidir. Tohumlarından yağ elde edilir. Ayrıca esrar da elde edilmektedir.

Uyum kabiliyeti yüksektir. Çeşitli iklim kuşaklarında geniş bir alanda yetiştirilebilir.

Jüt, manila gibi bitki lifleriyle rekabet edemediğinden, ekimi 25-30 yıldır azalmıştır. En çok Kore’de yetiştirilir.

Türkiye’de üretimi yok gibidir. 2009’da 66 dekar, üretim 4 tondur. Hemen her yerde yetişebilir.

Faydalanma ve kullanım alanı ; tarımı izne tabidir. İçişleri bakanlığından izin alınarak, lifi ve tohumu için yetiştirilir. Ekimden hasada kadar kontrolü, tarım bakanlığı yerel teşkilatlarınca yapılır.

Lifler, pamuk ve ketene göre daha sağlam, fakat daha kabadır. İp, halat, çuval, yelken bezi vb. yapımında kullanılır.

Tohumları %32-35 yağ, %20-25 protein, %20-30 karbonhidrat içerir. Arap sabunu, vernik, cila, kozmetik imalatında kullanılır. Küspesi hayvan beslenmesinde değerlendirilir. Tohumlarından ilaç sanayinde faydalanılır. Ayrıca çerez ve kuş yemi olarak da tüketilir.

Bitkisel özellikleri ; tek yıllık, otsu bir bitkidir. Sapları serttir. Erkek ve dişi bitki farklıdır. Erkek kenevirler lif, dişiler tohum üretiminde kullanılır.

Sınıflandırılmasında içerdiği etken maddeler önemli yer tutar. Etken madde, salgı tüylerince salgılanan cannabinoidlerdir. Salgı tüyleri en çok dişi çiçek perigon yapraklarında bulunur.

Tohum ve meyve ; tohumlar, küçük yeşilimsi renkte olan meyvenin içindedir. Buna aken denir. Aken meyve, tek tohum içerdiği için, kenevir tohumu olarak da bilinir.

Lifler ve alımı ; lifler sapın kabuğunda gelişmektedir. Demetler halindeki lifler, ketende olduğu gibi, hangi amaçla kullanılacaksa, olum devresinde hasat edilir. Havuzlanıp kurutulduktan sonra alınır. Sap uzunluğu ve kalınlığı kalite bakımından önemlidir.

Erkek bitkide dişi organ, dişi bitkide erkek organ yoktur. Erkekleri dallanmaz, lif verir, tohum bulunmaz. Dişiler dallanır, tohum ve esrar için yetiştirilir.

Kök ; kenevir kazık köklüdür. Kökler çok kuvvetlidir. 4m derinliğe kadar iner.

Sap ve dallar ; saplar sert fakat otsu yapıdadır. Boyu çevre koşulları ve toprak derinliğiyle ilgi olarak, 40 ila 600 cm arasında değişir. Sapın uç kısmında dallanma olur.

Yaprak ; yaprakları parçalıdır. Yaprakçıkların kenarları dişli, uçları sivridir. Dişilerde yapraklar daha fazla ve iridir.

Çiçek ve tozlanıp döllenme ; erkek çiçekler, karşılıklı dizili, dişi çiçekler toplu bir demet halindedir. Çanak ve taç yapraklar muhafaza yaprağı oluşturmuşlardır. Erkek çiçeklerde 5 adet erkek organ bulunur, çiçek tozu verir. Dişi çiçeklerde bir adet dişi organ bulunur. Kenevir yabancı döllenir.

Kenevir Tarımının Özellikleri

Mısırın sevdiği iklimi sever. Işıklı, nispeten yağışlı iklimlerde iyi yetişir. Ağır ve asitli toprakları sevmez. Kireçli, hafif topraklardan hoşlanır. Topraktan fazla besin maddesi kaldırır. Ahır gübresi, süper fosfat ve amonyum sülfat gübreleri sap ve lif verimine etki eder. Üst üste ekilince tarlayı yorar. Tarlayı temiz bıraktığı için iyi bir ön bitkidir. Baklagiller ve tahıllarla ekim nöbetine girer.

Erken ekim iyi netice verir. İlkbaharda son donlardan sonra, makine ile sık ekilir. Lif için 5-6 kg, tohum için 3-4 kg tohum dekara yeterlidir. Ekim derinliği 2-3 cm’dir.

İki defa çapalanır, 2-4 su verilir. Olum devreleri ketenle aynıdır. Hasat elle, orakla, biçme makinesiyle yapılır. Tohum alınacaksa kenevirler dövülür, tohum alınır. Saplar, demet haline getirilir, havuzlandıktan sonra, kurutulup lifler ayrılır.

Diğer Lif Bitkileri

Lif elde edilen başka bitkiler de vardır fakat ekolojileri farklıdır. Bu bitkiler;

Jüt; tropik ve subtropik iklim bitkisidir, Hindistan ve Pakistan’da yetiştirilir. Dayanıksız çuval gibi malzemeler yapılır.

Hibiskus; jüte benzer, tropik ve subtropik iklim bitkisidir. Jütten sağlamdır. Tohumları yağlıdır. Uzakdoğuda yetiştirilir.

Rami; lifler parlak, ince, sağlamdır. Çok yıllıktır, her sene biçilir.

Manila kendiri; yapraklarından lif elde edilir. Çok yıllıktır. Avustralya gibi tropik bölgelerde tarımı yapılır. Lifleri sağlam, deniz suyuna dayanıklıdır. Gemi halatı, yelken bezi yapımında kullanılır.

Sisal kendiri; yapraklarından lif elde edilir. Çok yıllıktır. Ana vatanı Meksika’dır. Çuval, ambalaj ipi yapımında kullanılır.

Lif kabağı, meyvelerinden lif elde edilir, tek yıllıktır. Tohumları yağlıdır. Kurutulur, havuzlandıktan sonra, lifler temizlik işlerinde kullanılır.

Kauçuk Bitkileri

Kauçuk ağacı ve kök sakızı, kauçuk bitkileri olarak değerlendirilir. Türkiye için yetiştirilmesi ekonomik değildir.

Kauçuk ağacı gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt rengi ve kıvamında, yaprakları oval, kalın sıcak ülke bitkisidir. Lastik ağacı da denir.

Lastik ağacından kauçuk elde edilir. Lastik teker, ayakkabı tabanı gibi birçok yerde kullanılır. Latin Amerika, Uzak Doğu, Afrika, Avustralya’da yetiştirilmektedir.

Kök sakızı, yabani yetişir. Kazık köklüdür. Kökler sökülünce sıvı salgılar. Bu sıvı hava ile temas edince, katılaşır, elastik bir yapı kazanır. Bu maddeden kauçuk yapılır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!