Kamu Ekonomisi 2 Dersi 5. Ünite Özet

29.07.2022
11
A+
A-

Siyasal Süreçte Enformasyon Sorunları

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Kamu Ekonomisi 2 Dersi 5. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Siyasal Süreçte Enformasyon Sorunları

Piyasa Ekonomisinde Enformasyon Sorunu

Refah iktisatçılarının piyasada Pareto optimalinin gerçekleşme koşulu olarak ileri sürdükleri kriterlerden biri bireylerin tam enformasyona sahip oldukları ve rasyonel davrandıklarıdır. Piyasa, belirli sayıdaki alıcı ve satıcının mübadele amaçlı olarak bir araya geldiği bir pazardır.

Piyasa ekonomisinde pareto optimal bir sonucun oluşması için gerekli koşullardan biri tam enformasyonun sağlanmasıdır. Piyasa ekonomisinin işleyişinde bozukluğa yol açan sadece eksik enformasyon sorunu değildir, enformasyon akışında ortaya çıkan dengesizlikler de piyasa başarısızlığına neden olabilir. “Asimetrik enformasyon” olarak bilinen bu durum ilk kez 1970 yılında George A. Akerlof tarafından kaleme alınan “Limonlar için Piyasa: Kalite Belirsizliği ve Piyasa Mekanizması” başlıklı makalede ele alınmış ve daha sonra bu kavram, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Joseph Stiglitz tarafından geliştirilmiştir.

Piyasa sürecindeki asimetrik enformasyonun, karar alma sürecinde yol açtığı bir sonuç, “ters seçim”e neden olabilmesidir. Asimetrik enformasyon altında karar veren alıcı, fazla enformasyona sahip olması hâlinde yapacağı tercihten farklı bir tercihte bulunabilir.

Eksik enformasyonun ve asimetrik enformasyonun piyasa ekonomisinde yol açtığı bir durum, belirsiz bir ortama yol açmasıdır. Enformasyon sorununun yol açtığı piyasadaki belirsizlik, rasyonel bireysel tercihlerde bulunulmasını engeller. Dolayısıyla alınan bireysel kararlar kişisel çıkarı maksimize edici bir özellik taşımayabilir ve bu durumda ekonomik birim için bir risk unsuru oluşturur.

Asimetrik enformasyon sorunu, piyasa süreci işleyişinde bir başka soruna da yol açabilir: Ahlaki Sorun. Buna göre eğer piyasadaki birimler enformasyona sahip olma yönünden eşit durumda değillerse daha fazla enformasyona sahip olan tarafın gayri-ahlaki davranarak karşı tarafı kandırması söz konusu olabilir. Öte yandan piyasa sürecinde asimetrik enformasyon dışında simetrik enformasyona da rastlanabilir.

Piyasa sürecindeki asimetrik enformasyon daha çok ekonomik ilişkilerle ilgilidir ve sahip-vekil problemine yol açar. Bu sorun, birçok önemli görevin başkalarına devredilmesini gerektirir.

Piyasada eksik ve asimetrik enformasyonun yol açtığı bu olumsuzluklar devlet müdahalesinin gerekçesini oluşturmaktadır. Hükûmetler, bu piyasa sürecindeki sorunun giderilmesi için bazı araçları kullanmaktadırlar. Örneğin tüketicileri koruyucu nitelikteki yasalar çıkarılmakta, satılan malın kalitesine yönelik garanti belgesi verilmesi zorunluluğu getirilebilmektedir.

Siyasal Süreçte Ortaya Çıkan Enformasyon Sorunlarının Analizi

Tüm vatandaşların kamu faaliyetlerine aynı derecede ilgisinin olmadığı ve siyasal süreçte olup biten her şey konusunda tam enformasyona sahip olmadıkları bilinen bir gerçektir.

Siyasal sürecin etkin sonuçlar doğurabilmesi ve dolayısıyla demokrasinin başarılı bir şekilde işleyebilmesi için siyasal aktörlerin tam enformasyona sahip olmaları gerekir.

Vatandaşların siyasal sürece katılımındaki enformasyon sorunu, bu çalışmada oy verme yöntemiyle sınırlandırılmıştır. Şüphesiz siyasal katılımı sağlayan oy verme dışında, bir partiye veya çıkar ve baskı grubuna üye olma vb. şekillerde katılım da söz konusu olabilir.

Siyasal Süreçte Enformasyon ve Enformasyonun Önemi

Demokrasinin iyi işleyebilmesi için, tıpkı piyasa sürecinde olduğu gibi enformasyon gerekli şartlardan birini oluşturmaktadır. Etkin bir demokratik süreç için vatandaşların tam enformasyona sahip olmaları ve bu enformasyonla siyasal sürece katılmaları (siyasal katılım) gerekmektedir. Siyasal süreçteki enformasyonun iki yönü bulunmaktadır:

  • Siyasal talep yani seçmenler ve çıkar ve baskı grupları açısından enformasyon ve
  • Siyasal arz, yani siyasal partiler ve bürokrasi açısından enformasyon.

Fakat seçmen siyasal sürecin temel unsuru olduğundan enformasyon sorunu daha çok seçmenleri ilgilendirmektedir.

Demokrasinin işleyişi için gerekli olan tam enformasyon genel olarak şu tür bilgileri kapsar: Ülkede cereyan eden tüm ekonomik, siyasi ve sosyal olaylar, tarih, egemenlik kavramı ve kullanım şekilleri, bireysel (ekonomik ve siyasal) hak ve özgürlükler, devletin (ekonomik ve siyasal) hak ve yetkileri, politik kurumlar, hükûmetin amaçları, siyasal sistemin işleyişi, ekonominin temel kavramları, prensipleri, ekonomi politikaları ve sonuçları, diğer ülkelerle olan ekonomik ilişkiler, sivil toplumun önemi vb. Kısacası tam enformasyon için bilgi sahibi olunması gereken alanlar ekonomiden siyasete, siyasetten tarihe kadar çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Söz konusu alanlar uzmanlık gerektirirken toplumdaki herkesin tüm bu konularda ayrı ayrı uzman olması beklenemez.

Siyasal Süreçte Enformasyon Kaynakları

Siyasal süreçte seçmenin çeşitli enformasyon kaynakları vardır. Seçme yaşına gelen bir vatandaş, tercihte bulunacağı aday, siyasal parti veya politika alternatifleri konusunda temin ettiği kaynaklardan yararlanabilir.

Seçmenin enformasyonu temin için çaba göstermesi gerekebilir fakat bazı bilgiler seçmenlerin özel bir çabasını gerektirmeksizin kendisine ulaşır. Seçmen, özel çaba harcamaksızın serbest enformasyon kaynaklarından enformasyon temin edebilir.

Seçmenin tercihte bulunacağı aday veya siyasal parti konusunda bilgilenmesinde bir başka kaynak; söz konusu aday veya siyasal partinin kendisidir. Aday veya siyasal parti çeşitli araçlardan (genellikle kitle iletişim araçlarından) yararlanarak kendisini, temel düşünceleri ve politika önerilerini seçmenlere tanıtabilir.

Yazılı ve görsel basın, adayların veya siyasal partilerin herhangi bir talebi olmaksızın da seçmenleri söz konusu aday veya partiler konusunda bilgilendirebilir. Yani, yukarıda da belirtildiği gibi kitle iletişim araçları adaylar veya siyasal partiler hakkındaki bilgilerin seçmenlere iletilmesi görevini üstlenir. Kitle iletişim araçları, seçmenlerin kendi çabalarıyla olduğu gibi, herhangi bir özel çaba harcamaksızın da enformasyon temin edebileceği bir kaynak oluşturabilir.

Siyasal süreçte seçmenlerin çeşitli kaynaklardan enformasyon temin etmesi ve bu enformasyonu tercihlerini belirleyecek şekilde değerlendirmesi son derece önemli bir konudur. Fakat seçmenlerin sahip olduğu enformasyonun yetersizliği (tam enformasyonun imkansızlığı) nedeniyle birtakım sorunlar ortaya çıkmakta ve bu sorunlar rasyonel karar alınmasını etkileyerek demokratik işleyişte aksaklıklara neden olmaktadır.

Siyasal Süreçte Enformasyon Sorunları

Siyasal karar alma sürecinde ortaya çıkan enformasyon sorunları, süreçte rol alan aktörlerin (seçmenler, siyasal partiler, çıkar ve baskı grupları ve bürokrasi) rasyonel davranışları sonucunda oluşabileceği gibi, insanın doğasından veya içinde yaşadığı ortamdan kaynaklanan faktörler nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Siyasal süreçte ortaya çıkan enformasyon sorunlarından bir kısmı süreçte rol oynayan birimlerin rasyonel davranmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlardır. Öte yandan bazı enformasyon sorunları aktörlerin rasyonel davranışları dışındaki faktörlerden kaynaklanabilmektedir.

Birtakım enformasyon sorunları ise birimlerin rasyonel davranışı nedeniyle ortaya çıkabileceği gibi, başka faktörler nedeniyle de oluşabilir. Bu sorunları da depolitizasyon ve asimetrik enformasyon sorunu olarak gruplandırmak mümkündür.

Seçmenlerin Bilgisizliği ve Rasyonel Bilgisizlik
Siyasal karar alma sürecindeki enformasyon sorunlarından ilki seçmen bilgisizliğidir. Seçmen bilgisizliği, seçmenin eksik enformasyona sahip olmasını ifade eder.

Tam Enformasyonun İmkansızlığı: Tabula Rasa’dan Eksik Enformasyona

Demokrasinin işleyişi için enformasyon gerekli olduğuna göre siyasal süreçte seçmen olarak yer alabilen insanın enformasyon kazanımı ve oy kullanarak siyasal katılımda seçme yaşı dönemindeki enformasyon düzeyi önemlidir.

Doğal olarak veya rasyonel olarak bilgisiz olan seçmenlerin hata yapma eğilimi, daha çok çoğunlukçu yöntemle karar alınması durumunda fazladır. Her iki tür enformasyon problemi, ortanca seçmenin çıkarlarını artıran politikaları kabul edebilen demokrasileri sınırlandırır ve her iki enformasyon problemi, sınırlı enformasyon nedeniyle eksik kamu politikalarının uygulanması anlamına gelir. Sonuçta hem doğal bilgisizlik hem de rasyonel bilgisizlik, seçmenlerin rasyonel tercihlerde bulunmasını engeller.

Seçmen Bilgisizliğinin Nedenleri

Seçmenlerin tercihte bulunacakları adaylar, siyasal partiler veya politika alternatifleri konusunda tam enformasyona sahip olmaması çeşitli nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenler;

  • Seçmenlerin siyasal etkinlik duygusunun düşük olması,
  • Kamusal kararların bir bohça şeklinde oylanması,
  • Enformasyon temin etme isteksizliği,
  • Eğitim seviyesinin düşük olması,
  • Enformasyon toplama imkânının az olması ve
  • Rasyonel seçmen bilgisizliğidir.

Siyasal etkinlik duygusu; kişinin siyasal süreçte yer alarak sonuca etkide bulunabileceği inancını taşıyıp taşımadığını ifade eden ve düşüklüğü siyasal bilgisizliğe ve siyasal ilgisizliğe neden olabilen bir kavramdır.

Rasyonel Seçmen Bilgisizliği
Rasyonel seçmen bilgisizliği; seçmenlerin tercihte bulunacağı seçenekler hakkında enformasyon toplamanın fayda ve maliyetlerini karşılaştırarak enformasyon toplaması maliyetli ise bilgisiz kalmayı tercih etmesi durumudur. “Rasyonel seçmen bilgisizliği” olarak bilinen bu durum, ilk kez Anthony Downs tarafından ele alınmıştır.

Down’a göre tam enformasyonun geçerli olduğu bir demokraside; tüm seçmenler tam enformasyona sahiptir ve rasyoneldir. Her seçmen kendisine en fazla faydayı sağlayacak olan siyasal partiyi bilir ve oyunu ona göre kullanır.

Downs’a göre eksik enformasyon üç temel unsuru kapsamaktadır:

  1. Partilerin vatandaşların ne istediklerini her zaman tam olarak bilmemeleri;
  2. Vatandaşların hükûmetin veya muhalefetin ne yaptığını veya vatandaşların çıkarlarına hizmet etmek için ne yapması gerektiğini her zaman bilmemeleri;
  3. Her iki tür bilgisizliği gidermek için ihtiyaç duyulan bilgiyi temin etmenin maliyetli olması yani kıt kaynakların bilgiyi temin etmek için kullanılması gerektiğidir. Dolayısıyla eksik enformasyon sorunu hem siyasal talebi oluşturan seçmenler hem de siyasal arzı temsil eden siyasal iktidar ve siyasal partiler için geçerli olan bir sorundur.

Seçmen Bilgisizliğinin Sonuçları
Çeşitli nedenlerle seçmenin eksik enformasyona sahip olması, gerek siyasal karar alma süreci gerekse bu sürecin bir yansıması olarak ekonomi üzerinde önemli sonuçlar doğurur ve demokrasinin başarısızlığına yol açar. Downs’un çalışmasından yola çıkarak seçmen bilgisizliğinin sonuçları şu şekilde özetlenebilir:

  • Seçmen bilgisizliği, bireysel tercihlerden tutarlı toplumsal tercihlere ulaşılmasını engeller.
  • Seçmen bilgisizliği, kaynak israfına yol açar.
  • Eksik enformasyon nedeniyle bazı vatandaşlar diğerlerine göre politik olarak daha önemli hale gelir. Bu da oy hakkında eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturur.
  • Seçmen bilgisizliği, demokratik hükûmeti temsili hükûmete dönüştürebilir.
  • Seçmen bilgisizliği, siyasal iktidarı rüşvete duyarlı hâle getirir.
  • Seçme bilgisizliği, belirli kesimlerin lobicilik yapmasına imkân sağlar.
  • Seçmen bilgisizliği, ideolojilerin hâkimiyetine yol açar.
  • Seçmen bilgisizliği, seçmenlerin yanılmasına neden olabilir.
  • Seçmen bilgisizliği sorunu, ekonomik alanda önemli etkilere yol açabilir.

Seçmen İlgisizliği ve Rasyonel İlgisizlik

Siyasal sürecin işleyişinin sonucunda ideal demokrasiye ulaşmayı engelleyen bir diğer faktör, seçmenlerin siyasete olan ilgisizliğidir. Siyasal ilgisizlik olarak adlandırılan bu durum, bireysel tercihlerin siyasal karar alma süreci aracılığıyla toplumsal tercihlere ulaşımını önlemektedir. Seçmen ilgisizliği, seçmenin rasyonel davranışının bir sonucu olabileceği gibi rasyonel davranış dışı faktörlerden (kişilik yapısı gibi doğal nedenlerden) de kaynaklanabilir.

Bir bireyin özellikle oy kullanarak siyasal katılımda bulunması için siyasete ilgi duyması gerekir. Fakat bir toplumdaki her seçmen siyasete aynı düzeyde ilgi duymaz.

Dolayısıyla seçmenler siyasete ilgi duyma derecelerine göre farklı tutumlar sergiler.

Amerikalı siyaset bilimci Robert Dahl, siyasal katılmanın boyutlarını sırasıyla;

  • İlgi (siyasal olayları izlemeyi ifade eder),
  • Önemseme (siyasal olaylara önem vermeyi ifade eder),
  • Bilgi (olaylar ve sorunlar hakkında bilgi sahibi olmayı ifade eder) ve
  • Eylem (siyasal olaylara aktif olarak karışmayı ifade eder) olarak sıralamıştır.

Katılmanın bu dört boyutu, birbirinden kopuk, birbiriyle ilgisi olmayan tutumlar değildir. Aksine, yapılan araştırmalar bunlar arasında yakın bir bağlantı olduğunu ortaya koymuştur.

Dahl, siyasal katılma açısından da toplumu dört gruba ayırır:

  • Siyasal olmayan tabaka,
  • Siyasal tabaka,
  • İktidar peşinde koşanlar ve
  • İktidar sahipleri.

Downs ve Buchanan, siyasal ilgisizliğin seçmen için rasyonel bir karar olabileceğini savunmuşlar ve bu durumu “rasyonel seçmenlerin ilgisizliği” olarak nitelendirmişlerdir.

Bu nedenlerle oy kullanmama, seçmen için rasyonel bir davranıştır.

Depolitizasyon

Depolitizasyon, sözlük anlamı olarak bireyin siyasal çıkar ve eylemlerini terk etmesi ya da bir grup, kurum veya eylemin siyasal kimliğini yitirmesi veya siyasal süreçlerin dışında kalma, siyasallaşma ediminden uzaklaşma, siyasetten soğuma, siyasal gelişmelere karşı ihtiyatlı ve mesafeli bir yaklaşımı benimsemesidir. Depolitizasyon, bilgiye ve siyasal katılıma olan ilginin yok edilmesidir. Depolitizasyonda siyasal iktidar, çeşitli politikalarla seçmenin kamu politikaları hakkında enformasyon toplama isteğini kırar.

Seçmenlerin Miyopluğu

Politikacılar için uzun dönemde ekonomiye yararlı olabilecek politikaların yürürlüğe konulması yerine, kısa sürede sonuç alınabilecek politikalar yürürlüğe koyması durumuna Kamu tercihi literatüründe “politik miyopluk” veya “miyopluk etkisi” adı verilmektedir.

Seçmenlerin Unutkanlığı

Politik olaylar söz konusu olduğunda, seçmenlerin zayıf hafızaları vardır. Siyasal iktidar seçim dönemlerinde sadece seçim öncesindeki başarıları ile değerlendirilir. Dolayısıyla seçmen siyasal iktidarın yeniden seçilmek amacıyla seçim öncesi politikalarını dikkate alarak, daha önceki dönemde uyguladığı kamu politikaları hakkında enformasyon toplama ve değerlendirme gereğini duymaz. Eksik enformasyona sahip olan seçmen ek enformasyon elde etmeden siyasal iktidarın kısa dönemli performansına göre tercihte bulunur.

Bürokrasinin Bilgi (Enformasyon) Hâkimiyeti, Gizlilik ve Örtbas Eğilimi

Bürokratlar, siyasal iktidara karşı kamu politikaları ve buna yönelik istatistiki veriler hakkında geniş bir bilgi yelpazesine sahiptirler.

Siyasal Arz ve Siyasal Talep Yönlerinden Taraflı, Yanlış ve Aşırı Enformasyon Sorunları

Siyasal süreçteki enformasyon akışı siyasal arzdan siyasal talebe doğru olabileceği gibi siyasal talebin tarafları arasında da gerçekleşebilir. Bu durumda her iki yönde ortaya çıkan eksik enformasyonun yerini, taraşı, yanlış veya aşırı enformasyon alır.

Eksik, yanlış ve taraflı enformasyon sorunu siyasal arz cephesinde olduğu gibi, siyasal talep cephesinde de mevcuttur. Siyasal talep cephesinde yer alan seçmen ve çıkar grupları arasındaki ilişkide ortaya çıkan birtakım olaylar, bu tür enformasyon sorunlarının bir sonucudur. Siyasal talep cephesinde çıkar gruplarından seçmenlere doğru enformasyon akışında bazı olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Özellikle çıkar grupları çeşitli yöntemlerle siyasal iktidarı, bürokrasiyi ve seçmeni etkilemeye, yanıltmaya ve kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışmaktadırlar.

Seçmenin eksik enformasyona sahip olması durumunda, tercihleri belirsiz olan seçmenler iktidardaki partinin kendileri için ne yapacağına veya eğer başka bir parti iktidarda olursa kendilerine ne tür faydalar sağlayacağına tam olarak emin olamazlar. Bu seçmenler açık bir tercih yapmak için daha çok bilgiye ihtiyaç duyarlar.

Bu bilgileri sağlamada çıkar grupları etkili olabilirler.

Çıkar ve baskı grupları, çeşitli kitle iletişim araçlarını kullanarak ve lobicilik yaparak hem üyelerini hem de kamuoyunu kendi amaçları doğrultusunda etkileme gayreti içerisindedirler. Örgütün, dolayısıyla üyelerinin çıkarlarını kamuoyunda savundukları gibi kamuoyunu da bu çıkarlar doğrultusunda oluşturmaya ve etkilemeye çalışırlar.

Asimetrik Enformasyon Sorunu

Piyasa sürecinde alıcı ve satıcılar arasında yaşanan asimetrik enformasyonun bir benzeri siyasal süreçte yaşanmaktadır. Siyasal süreçte seçmenle politikacı ve bürokrat enformasyon yönünden eşit konumda değillerdir. Seçmen doğal olarak kendisine sunulan enformasyon kadar bilgi sahibidir. Oysa siyasal iktidar ve bürokrasi seçmen göre daha fazla enformasyona sahiptir. Her ne kadar bu durum, sahip-vekil ilişkisi bağlantısında vatandaşların seçim aracılığıyla birtakım yetkilerini politikacılara devretmesi için bir gerekçe oluşturmakta ise de seçim sonucunda devredilen bu yetki sonrasında devam eden asimetrik enformasyon sorunu, seçmen tercihlerinin siyasal sürece yansımasında ve politik şeffaflığın sağlanmasında önemli bir engel oluşturabilmektedir.

Politik alandaki asimetrik enformasyon sorunu, politik yozlaşmalar için uygun bir ortam hazırlayabilmektedir. Seçmenler ile politikacılar ve bürokrasi arasındaki enformasyon dengesizliği, politikacıların seçim sonucunda devraldıkları yetkileri kötüye kullanmalarına, bürokraside rüşvet, kamu kaynaklarının zimmete geçirilmesi gibi politik yozlaşma türleri görülebilmektedir.

Mali Aldanma Sorunu

Siyasal süreçte seçmen tercihlerine ilişkin sorunlar mali tercihler üzerinde etkili olabilmektedir. Özellikle vergilemeye ilişkin kararların alınmasında enformasyon eksikliğinin önemli bir etkisi bulunmaktadır. Eksik enformasyon nedeniyle aynı zamanda birer vergi mükellefi olan seçmenler bazı kamusal mal ve hizmetlerin kendilerine olan maliyetini tam olarak fark edemezler. Özellikle gizli vergiler özelliğini taşıyan dolaylı vergiler, vatandaşların kullandığı malların fiyatları içerisinde yer aldığından, kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında kullanılan bu vergilerin gerçek maliyetini seçmen kavrayamaz. Bunun sonucunda kamusal mal ve hizmetler kendisine bedava sunuluyormuş hissine kapılarak, bu mal ve hizmetler olan taleplerini artırırlar. Bu süreç “Mali Aldanma” olarak adlandırılır.

Siyasal Süreçteki Enformasyon Sorunlarının Çözümü

Siyasal ilgisizliği ve enformasyon eksikliğini gidermede şu faktörler önemlidir: Eğitim, kitle iletişim araçlarından yararlanma imkanının artırılması, yönetimde şeffaflık, referandum, halk teşebbüsü ve halk vetosu gibi katılım yöntemleriyle seçmenlerin kamu politikaları hakkında bilgilenmelerinin sağlanması, enformasyon maliyetlerinin azaltılması, oy kullanmayan seçmenlerin para cezası ile cezalandırılması, seçimlerde oy kullanılmasında kolaylıklar getirilmesi, siyasal sürece ve politikaya güvenin sağlanması, siyasal iktidarların sık sık gizli vergiler uygulamaya koymasını önleyecek şekilde yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması, şeffaf, basit ve anlaşılır bir vergi yapısı oluşturulmasıdır.

Piyasa Ekonomisinde Enformasyon Sorunu

Refah iktisatçılarının piyasada Pareto optimalinin gerçekleşme koşulu olarak ileri sürdükleri kriterlerden biri bireylerin tam enformasyona sahip oldukları ve rasyonel davrandıklarıdır. Piyasa, belirli sayıdaki alıcı ve satıcının mübadele amaçlı olarak bir araya geldiği bir pazardır.

Piyasa ekonomisinde pareto optimal bir sonucun oluşması için gerekli koşullardan biri tam enformasyonun sağlanmasıdır. Piyasa ekonomisinin işleyişinde bozukluğa yol açan sadece eksik enformasyon sorunu değildir, enformasyon akışında ortaya çıkan dengesizlikler de piyasa başarısızlığına neden olabilir. “Asimetrik enformasyon” olarak bilinen bu durum ilk kez 1970 yılında George A. Akerlof tarafından kaleme alınan “Limonlar için Piyasa: Kalite Belirsizliği ve Piyasa Mekanizması” başlıklı makalede ele alınmış ve daha sonra bu kavram, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Joseph Stiglitz tarafından geliştirilmiştir.

Piyasa sürecindeki asimetrik enformasyonun, karar alma sürecinde yol açtığı bir sonuç, “ters seçim”e neden olabilmesidir. Asimetrik enformasyon altında karar veren alıcı, fazla enformasyona sahip olması hâlinde yapacağı tercihten farklı bir tercihte bulunabilir.

Eksik enformasyonun ve asimetrik enformasyonun piyasa ekonomisinde yol açtığı bir durum, belirsiz bir ortama yol açmasıdır. Enformasyon sorununun yol açtığı piyasadaki belirsizlik, rasyonel bireysel tercihlerde bulunulmasını engeller. Dolayısıyla alınan bireysel kararlar kişisel çıkarı maksimize edici bir özellik taşımayabilir ve bu durumda ekonomik birim için bir risk unsuru oluşturur.

Asimetrik enformasyon sorunu, piyasa süreci işleyişinde bir başka soruna da yol açabilir: Ahlaki Sorun. Buna göre eğer piyasadaki birimler enformasyona sahip olma yönünden eşit durumda değillerse daha fazla enformasyona sahip olan tarafın gayri-ahlaki davranarak karşı tarafı kandırması söz konusu olabilir. Öte yandan piyasa sürecinde asimetrik enformasyon dışında simetrik enformasyona da rastlanabilir.

Piyasa sürecindeki asimetrik enformasyon daha çok ekonomik ilişkilerle ilgilidir ve sahip-vekil problemine yol açar. Bu sorun, birçok önemli görevin başkalarına devredilmesini gerektirir.

Piyasada eksik ve asimetrik enformasyonun yol açtığı bu olumsuzluklar devlet müdahalesinin gerekçesini oluşturmaktadır. Hükûmetler, bu piyasa sürecindeki sorunun giderilmesi için bazı araçları kullanmaktadırlar. Örneğin tüketicileri koruyucu nitelikteki yasalar çıkarılmakta, satılan malın kalitesine yönelik garanti belgesi verilmesi zorunluluğu getirilebilmektedir.

Siyasal Süreçte Ortaya Çıkan Enformasyon Sorunlarının Analizi

Tüm vatandaşların kamu faaliyetlerine aynı derecede ilgisinin olmadığı ve siyasal süreçte olup biten her şey konusunda tam enformasyona sahip olmadıkları bilinen bir gerçektir.

Siyasal sürecin etkin sonuçlar doğurabilmesi ve dolayısıyla demokrasinin başarılı bir şekilde işleyebilmesi için siyasal aktörlerin tam enformasyona sahip olmaları gerekir.

Vatandaşların siyasal sürece katılımındaki enformasyon sorunu, bu çalışmada oy verme yöntemiyle sınırlandırılmıştır. Şüphesiz siyasal katılımı sağlayan oy verme dışında, bir partiye veya çıkar ve baskı grubuna üye olma vb. şekillerde katılım da söz konusu olabilir.

Siyasal Süreçte Enformasyon ve Enformasyonun Önemi

Demokrasinin iyi işleyebilmesi için, tıpkı piyasa sürecinde olduğu gibi enformasyon gerekli şartlardan birini oluşturmaktadır. Etkin bir demokratik süreç için vatandaşların tam enformasyona sahip olmaları ve bu enformasyonla siyasal sürece katılmaları (siyasal katılım) gerekmektedir. Siyasal süreçteki enformasyonun iki yönü bulunmaktadır:

  • Siyasal talep yani seçmenler ve çıkar ve baskı grupları açısından enformasyon ve
  • Siyasal arz, yani siyasal partiler ve bürokrasi açısından enformasyon.

Fakat seçmen siyasal sürecin temel unsuru olduğundan enformasyon sorunu daha çok seçmenleri ilgilendirmektedir.

Demokrasinin işleyişi için gerekli olan tam enformasyon genel olarak şu tür bilgileri kapsar: Ülkede cereyan eden tüm ekonomik, siyasi ve sosyal olaylar, tarih, egemenlik kavramı ve kullanım şekilleri, bireysel (ekonomik ve siyasal) hak ve özgürlükler, devletin (ekonomik ve siyasal) hak ve yetkileri, politik kurumlar, hükûmetin amaçları, siyasal sistemin işleyişi, ekonominin temel kavramları, prensipleri, ekonomi politikaları ve sonuçları, diğer ülkelerle olan ekonomik ilişkiler, sivil toplumun önemi vb. Kısacası tam enformasyon için bilgi sahibi olunması gereken alanlar ekonomiden siyasete, siyasetten tarihe kadar çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Söz konusu alanlar uzmanlık gerektirirken toplumdaki herkesin tüm bu konularda ayrı ayrı uzman olması beklenemez.

Siyasal Süreçte Enformasyon Kaynakları

Siyasal süreçte seçmenin çeşitli enformasyon kaynakları vardır. Seçme yaşına gelen bir vatandaş, tercihte bulunacağı aday, siyasal parti veya politika alternatifleri konusunda temin ettiği kaynaklardan yararlanabilir.

Seçmenin enformasyonu temin için çaba göstermesi gerekebilir fakat bazı bilgiler seçmenlerin özel bir çabasını gerektirmeksizin kendisine ulaşır. Seçmen, özel çaba harcamaksızın serbest enformasyon kaynaklarından enformasyon temin edebilir.

Seçmenin tercihte bulunacağı aday veya siyasal parti konusunda bilgilenmesinde bir başka kaynak; söz konusu aday veya siyasal partinin kendisidir. Aday veya siyasal parti çeşitli araçlardan (genellikle kitle iletişim araçlarından) yararlanarak kendisini, temel düşünceleri ve politika önerilerini seçmenlere tanıtabilir.

Yazılı ve görsel basın, adayların veya siyasal partilerin herhangi bir talebi olmaksızın da seçmenleri söz konusu aday veya partiler konusunda bilgilendirebilir. Yani, yukarıda da belirtildiği gibi kitle iletişim araçları adaylar veya siyasal partiler hakkındaki bilgilerin seçmenlere iletilmesi görevini üstlenir. Kitle iletişim araçları, seçmenlerin kendi çabalarıyla olduğu gibi, herhangi bir özel çaba harcamaksızın da enformasyon temin edebileceği bir kaynak oluşturabilir.

Siyasal süreçte seçmenlerin çeşitli kaynaklardan enformasyon temin etmesi ve bu enformasyonu tercihlerini belirleyecek şekilde değerlendirmesi son derece önemli bir konudur. Fakat seçmenlerin sahip olduğu enformasyonun yetersizliği (tam enformasyonun imkansızlığı) nedeniyle birtakım sorunlar ortaya çıkmakta ve bu sorunlar rasyonel karar alınmasını etkileyerek demokratik işleyişte aksaklıklara neden olmaktadır.

Siyasal Süreçte Enformasyon Sorunları

Siyasal karar alma sürecinde ortaya çıkan enformasyon sorunları, süreçte rol alan aktörlerin (seçmenler, siyasal partiler, çıkar ve baskı grupları ve bürokrasi) rasyonel davranışları sonucunda oluşabileceği gibi, insanın doğasından veya içinde yaşadığı ortamdan kaynaklanan faktörler nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Siyasal süreçte ortaya çıkan enformasyon sorunlarından bir kısmı süreçte rol oynayan birimlerin rasyonel davranmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlardır. Öte yandan bazı enformasyon sorunları aktörlerin rasyonel davranışları dışındaki faktörlerden kaynaklanabilmektedir.

Birtakım enformasyon sorunları ise birimlerin rasyonel davranışı nedeniyle ortaya çıkabileceği gibi, başka faktörler nedeniyle de oluşabilir. Bu sorunları da depolitizasyon ve asimetrik enformasyon sorunu olarak gruplandırmak mümkündür.

Seçmenlerin Bilgisizliği ve Rasyonel Bilgisizlik
Siyasal karar alma sürecindeki enformasyon sorunlarından ilki seçmen bilgisizliğidir. Seçmen bilgisizliği, seçmenin eksik enformasyona sahip olmasını ifade eder.

Tam Enformasyonun İmkansızlığı: Tabula Rasa’dan Eksik Enformasyona

Demokrasinin işleyişi için enformasyon gerekli olduğuna göre siyasal süreçte seçmen olarak yer alabilen insanın enformasyon kazanımı ve oy kullanarak siyasal katılımda seçme yaşı dönemindeki enformasyon düzeyi önemlidir.

Doğal olarak veya rasyonel olarak bilgisiz olan seçmenlerin hata yapma eğilimi, daha çok çoğunlukçu yöntemle karar alınması durumunda fazladır. Her iki tür enformasyon problemi, ortanca seçmenin çıkarlarını artıran politikaları kabul edebilen demokrasileri sınırlandırır ve her iki enformasyon problemi, sınırlı enformasyon nedeniyle eksik kamu politikalarının uygulanması anlamına gelir. Sonuçta hem doğal bilgisizlik hem de rasyonel bilgisizlik, seçmenlerin rasyonel tercihlerde bulunmasını engeller.

Seçmen Bilgisizliğinin Nedenleri

Seçmenlerin tercihte bulunacakları adaylar, siyasal partiler veya politika alternatifleri konusunda tam enformasyona sahip olmaması çeşitli nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenler;

  • Seçmenlerin siyasal etkinlik duygusunun düşük olması,
  • Kamusal kararların bir bohça şeklinde oylanması,
  • Enformasyon temin etme isteksizliği,
  • Eğitim seviyesinin düşük olması,
  • Enformasyon toplama imkânının az olması ve
  • Rasyonel seçmen bilgisizliğidir.

Siyasal etkinlik duygusu; kişinin siyasal süreçte yer alarak sonuca etkide bulunabileceği inancını taşıyıp taşımadığını ifade eden ve düşüklüğü siyasal bilgisizliğe ve siyasal ilgisizliğe neden olabilen bir kavramdır.

Rasyonel Seçmen Bilgisizliği
Rasyonel seçmen bilgisizliği; seçmenlerin tercihte bulunacağı seçenekler hakkında enformasyon toplamanın fayda ve maliyetlerini karşılaştırarak enformasyon toplaması maliyetli ise bilgisiz kalmayı tercih etmesi durumudur. “Rasyonel seçmen bilgisizliği” olarak bilinen bu durum, ilk kez Anthony Downs tarafından ele alınmıştır.

Down’a göre tam enformasyonun geçerli olduğu bir demokraside; tüm seçmenler tam enformasyona sahiptir ve rasyoneldir. Her seçmen kendisine en fazla faydayı sağlayacak olan siyasal partiyi bilir ve oyunu ona göre kullanır.

Downs’a göre eksik enformasyon üç temel unsuru kapsamaktadır:

  1. Partilerin vatandaşların ne istediklerini her zaman tam olarak bilmemeleri;
  2. Vatandaşların hükûmetin veya muhalefetin ne yaptığını veya vatandaşların çıkarlarına hizmet etmek için ne yapması gerektiğini her zaman bilmemeleri;
  3. Her iki tür bilgisizliği gidermek için ihtiyaç duyulan bilgiyi temin etmenin maliyetli olması yani kıt kaynakların bilgiyi temin etmek için kullanılması gerektiğidir. Dolayısıyla eksik enformasyon sorunu hem siyasal talebi oluşturan seçmenler hem de siyasal arzı temsil eden siyasal iktidar ve siyasal partiler için geçerli olan bir sorundur.

Seçmen Bilgisizliğinin Sonuçları
Çeşitli nedenlerle seçmenin eksik enformasyona sahip olması, gerek siyasal karar alma süreci gerekse bu sürecin bir yansıması olarak ekonomi üzerinde önemli sonuçlar doğurur ve demokrasinin başarısızlığına yol açar. Downs’un çalışmasından yola çıkarak seçmen bilgisizliğinin sonuçları şu şekilde özetlenebilir:

  • Seçmen bilgisizliği, bireysel tercihlerden tutarlı toplumsal tercihlere ulaşılmasını engeller.
  • Seçmen bilgisizliği, kaynak israfına yol açar.
  • Eksik enformasyon nedeniyle bazı vatandaşlar diğerlerine göre politik olarak daha önemli hale gelir. Bu da oy hakkında eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturur.
  • Seçmen bilgisizliği, demokratik hükûmeti temsili hükûmete dönüştürebilir.
  • Seçmen bilgisizliği, siyasal iktidarı rüşvete duyarlı hâle getirir.
  • Seçme bilgisizliği, belirli kesimlerin lobicilik yapmasına imkân sağlar.
  • Seçmen bilgisizliği, ideolojilerin hâkimiyetine yol açar.
  • Seçmen bilgisizliği, seçmenlerin yanılmasına neden olabilir.
  • Seçmen bilgisizliği sorunu, ekonomik alanda önemli etkilere yol açabilir.

Seçmen İlgisizliği ve Rasyonel İlgisizlik

Siyasal sürecin işleyişinin sonucunda ideal demokrasiye ulaşmayı engelleyen bir diğer faktör, seçmenlerin siyasete olan ilgisizliğidir. Siyasal ilgisizlik olarak adlandırılan bu durum, bireysel tercihlerin siyasal karar alma süreci aracılığıyla toplumsal tercihlere ulaşımını önlemektedir. Seçmen ilgisizliği, seçmenin rasyonel davranışının bir sonucu olabileceği gibi rasyonel davranış dışı faktörlerden (kişilik yapısı gibi doğal nedenlerden) de kaynaklanabilir.

Bir bireyin özellikle oy kullanarak siyasal katılımda bulunması için siyasete ilgi duyması gerekir. Fakat bir toplumdaki her seçmen siyasete aynı düzeyde ilgi duymaz.

Dolayısıyla seçmenler siyasete ilgi duyma derecelerine göre farklı tutumlar sergiler.

Amerikalı siyaset bilimci Robert Dahl, siyasal katılmanın boyutlarını sırasıyla;

  • İlgi (siyasal olayları izlemeyi ifade eder),
  • Önemseme (siyasal olaylara önem vermeyi ifade eder),
  • Bilgi (olaylar ve sorunlar hakkında bilgi sahibi olmayı ifade eder) ve
  • Eylem (siyasal olaylara aktif olarak karışmayı ifade eder) olarak sıralamıştır.

Katılmanın bu dört boyutu, birbirinden kopuk, birbiriyle ilgisi olmayan tutumlar değildir. Aksine, yapılan araştırmalar bunlar arasında yakın bir bağlantı olduğunu ortaya koymuştur.

Dahl, siyasal katılma açısından da toplumu dört gruba ayırır:

  • Siyasal olmayan tabaka,
  • Siyasal tabaka,
  • İktidar peşinde koşanlar ve
  • İktidar sahipleri.

Downs ve Buchanan, siyasal ilgisizliğin seçmen için rasyonel bir karar olabileceğini savunmuşlar ve bu durumu “rasyonel seçmenlerin ilgisizliği” olarak nitelendirmişlerdir.

Bu nedenlerle oy kullanmama, seçmen için rasyonel bir davranıştır.

Depolitizasyon

Depolitizasyon, sözlük anlamı olarak bireyin siyasal çıkar ve eylemlerini terk etmesi ya da bir grup, kurum veya eylemin siyasal kimliğini yitirmesi veya siyasal süreçlerin dışında kalma, siyasallaşma ediminden uzaklaşma, siyasetten soğuma, siyasal gelişmelere karşı ihtiyatlı ve mesafeli bir yaklaşımı benimsemesidir. Depolitizasyon, bilgiye ve siyasal katılıma olan ilginin yok edilmesidir. Depolitizasyonda siyasal iktidar, çeşitli politikalarla seçmenin kamu politikaları hakkında enformasyon toplama isteğini kırar.

Seçmenlerin Miyopluğu

Politikacılar için uzun dönemde ekonomiye yararlı olabilecek politikaların yürürlüğe konulması yerine, kısa sürede sonuç alınabilecek politikalar yürürlüğe koyması durumuna Kamu tercihi literatüründe “politik miyopluk” veya “miyopluk etkisi” adı verilmektedir.

Seçmenlerin Unutkanlığı

Politik olaylar söz konusu olduğunda, seçmenlerin zayıf hafızaları vardır. Siyasal iktidar seçim dönemlerinde sadece seçim öncesindeki başarıları ile değerlendirilir. Dolayısıyla seçmen siyasal iktidarın yeniden seçilmek amacıyla seçim öncesi politikalarını dikkate alarak, daha önceki dönemde uyguladığı kamu politikaları hakkında enformasyon toplama ve değerlendirme gereğini duymaz. Eksik enformasyona sahip olan seçmen ek enformasyon elde etmeden siyasal iktidarın kısa dönemli performansına göre tercihte bulunur.

Bürokrasinin Bilgi (Enformasyon) Hâkimiyeti, Gizlilik ve Örtbas Eğilimi

Bürokratlar, siyasal iktidara karşı kamu politikaları ve buna yönelik istatistiki veriler hakkında geniş bir bilgi yelpazesine sahiptirler.

Siyasal Arz ve Siyasal Talep Yönlerinden Taraflı, Yanlış ve Aşırı Enformasyon Sorunları

Siyasal süreçteki enformasyon akışı siyasal arzdan siyasal talebe doğru olabileceği gibi siyasal talebin tarafları arasında da gerçekleşebilir. Bu durumda her iki yönde ortaya çıkan eksik enformasyonun yerini, taraşı, yanlış veya aşırı enformasyon alır.

Eksik, yanlış ve taraflı enformasyon sorunu siyasal arz cephesinde olduğu gibi, siyasal talep cephesinde de mevcuttur. Siyasal talep cephesinde yer alan seçmen ve çıkar grupları arasındaki ilişkide ortaya çıkan birtakım olaylar, bu tür enformasyon sorunlarının bir sonucudur. Siyasal talep cephesinde çıkar gruplarından seçmenlere doğru enformasyon akışında bazı olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Özellikle çıkar grupları çeşitli yöntemlerle siyasal iktidarı, bürokrasiyi ve seçmeni etkilemeye, yanıltmaya ve kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışmaktadırlar.

Seçmenin eksik enformasyona sahip olması durumunda, tercihleri belirsiz olan seçmenler iktidardaki partinin kendileri için ne yapacağına veya eğer başka bir parti iktidarda olursa kendilerine ne tür faydalar sağlayacağına tam olarak emin olamazlar. Bu seçmenler açık bir tercih yapmak için daha çok bilgiye ihtiyaç duyarlar.

Bu bilgileri sağlamada çıkar grupları etkili olabilirler.

Çıkar ve baskı grupları, çeşitli kitle iletişim araçlarını kullanarak ve lobicilik yaparak hem üyelerini hem de kamuoyunu kendi amaçları doğrultusunda etkileme gayreti içerisindedirler. Örgütün, dolayısıyla üyelerinin çıkarlarını kamuoyunda savundukları gibi kamuoyunu da bu çıkarlar doğrultusunda oluşturmaya ve etkilemeye çalışırlar.

Asimetrik Enformasyon Sorunu

Piyasa sürecinde alıcı ve satıcılar arasında yaşanan asimetrik enformasyonun bir benzeri siyasal süreçte yaşanmaktadır. Siyasal süreçte seçmenle politikacı ve bürokrat enformasyon yönünden eşit konumda değillerdir. Seçmen doğal olarak kendisine sunulan enformasyon kadar bilgi sahibidir. Oysa siyasal iktidar ve bürokrasi seçmen göre daha fazla enformasyona sahiptir. Her ne kadar bu durum, sahip-vekil ilişkisi bağlantısında vatandaşların seçim aracılığıyla birtakım yetkilerini politikacılara devretmesi için bir gerekçe oluşturmakta ise de seçim sonucunda devredilen bu yetki sonrasında devam eden asimetrik enformasyon sorunu, seçmen tercihlerinin siyasal sürece yansımasında ve politik şeffaflığın sağlanmasında önemli bir engel oluşturabilmektedir.

Politik alandaki asimetrik enformasyon sorunu, politik yozlaşmalar için uygun bir ortam hazırlayabilmektedir. Seçmenler ile politikacılar ve bürokrasi arasındaki enformasyon dengesizliği, politikacıların seçim sonucunda devraldıkları yetkileri kötüye kullanmalarına, bürokraside rüşvet, kamu kaynaklarının zimmete geçirilmesi gibi politik yozlaşma türleri görülebilmektedir.

Mali Aldanma Sorunu

Siyasal süreçte seçmen tercihlerine ilişkin sorunlar mali tercihler üzerinde etkili olabilmektedir. Özellikle vergilemeye ilişkin kararların alınmasında enformasyon eksikliğinin önemli bir etkisi bulunmaktadır. Eksik enformasyon nedeniyle aynı zamanda birer vergi mükellefi olan seçmenler bazı kamusal mal ve hizmetlerin kendilerine olan maliyetini tam olarak fark edemezler. Özellikle gizli vergiler özelliğini taşıyan dolaylı vergiler, vatandaşların kullandığı malların fiyatları içerisinde yer aldığından, kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında kullanılan bu vergilerin gerçek maliyetini seçmen kavrayamaz. Bunun sonucunda kamusal mal ve hizmetler kendisine bedava sunuluyormuş hissine kapılarak, bu mal ve hizmetler olan taleplerini artırırlar. Bu süreç “Mali Aldanma” olarak adlandırılır.

Siyasal Süreçteki Enformasyon Sorunlarının Çözümü

Siyasal ilgisizliği ve enformasyon eksikliğini gidermede şu faktörler önemlidir: Eğitim, kitle iletişim araçlarından yararlanma imkanının artırılması, yönetimde şeffaflık, referandum, halk teşebbüsü ve halk vetosu gibi katılım yöntemleriyle seçmenlerin kamu politikaları hakkında bilgilenmelerinin sağlanması, enformasyon maliyetlerinin azaltılması, oy kullanmayan seçmenlerin para cezası ile cezalandırılması, seçimlerde oy kullanılmasında kolaylıklar getirilmesi, siyasal sürece ve politikaya güvenin sağlanması, siyasal iktidarların sık sık gizli vergiler uygulamaya koymasını önleyecek şekilde yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması, şeffaf, basit ve anlaşılır bir vergi yapısı oluşturulmasıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.