İthalat ve İhracat İşlemleri Dersi 4. Ünite Özet

29.07.2022
11
A+
A-

Serbest Bölgeler

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden İthalat ve İhracat İşlemleri Dersi 4. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Serbest Bölgeler

Genel Bilgi

Serbest bölge kısaca, bir ülkenin siyasi sınırları içerisinde yer alan, ister sınai ister ticari olsun gerçekleşen faaliyetlere devlet müdahalesinin en az olduğu yerler olarak tanımlanabilir. Serbest bölgeler genellikle uluslararası liman veya havaalanına yakın bölgelerde kurulmaktadır.

Serbest bölgelerin ilk kez ortaya çıkışı yüksek ticaret hacmi olan merkezlere yakın işlek yollar üzerinde bulunan ticaret kolonilerinin serbest alan veya gümrük dışı bölge haline gelmesiyle gerçekleşmiştir. Dünyada ilk örnekleri 2000 yıl öncesinde eski Roman ve Yunan medeniyetlerinde serbest bölge uygulamalarına benzer girişimlerdir. O zamanlarda temel faaliyetleri transit ticaret olan ve siyasal yönden kısmen ya da tamamen bağımsız olan serbest şehirler günümüz serbest bölgelerinin temelini oluşturmuştur.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan buhran bir çok devleti olumsuz anlamda etkilemiş krizin çözümü olarak bazı ülkelerde serbest bölge uygulamaları gündeme gelmiştir. Amerika’da 1934 yılında Dış Ticaret Bölgeleri Tüzüğü’nün yürürlüğe konulmasının ardından Avrupa ülkeleri ile diğer ülkeler de serbest bölge uygulamalarına gitmeye başlamıştır.

Günümüzdeki serbest bölge kavramının kilometre taşı olan Shannon Serbest Bölgesi, serbest üretim bölgesi olarak ilk kez İrlanda’da oluşturulmuştur. Böylece ilk kez serbest liman veya serbest ticaret bölgesinin dış ticaret fonksiyonu olarak endüstrinin de içine alındığı geniş bir uygulama gerçekleşmiştir. Bunları takiben Doğu Asya’daki pek çok ülke üretim bölgeleri kurmaya başlamıştır. Serbest üretim bölgelerinde gerçekleşen işlem hacmi ve sayıları kısa sürede artmıştır. Bu gelişmeler yeni adımlara yol açmıştır. Günümüzde dünya ülkelerinin sosyal ve siyasal konulara bakış açısı ya da ekonomi ve ticaret politikalarının farklı olması nedeniyle serbest bölge uygulamaları da farklılaşmıştır.

Dünya ülkeleri serbest bölge kavramına farklı kavramsal yaklaşımlarda bulunmuştur. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Serbest bölge
  • İhraç ürünleri işleme bölgesi
  • Serbest ekonomik bölge
  • Gümrüksüz bölge
  • Endüstriyel serbest bölge
  • Vergisiz ticaret bölgesi
  • Gümrüksüz havaalanı
  • Dış ticaret bölgesi

Serbest Bölgelerin Türkiye’deki Gelişimi

Türkşye açısından serbest bölgelere ilişkin ilk gelişme Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Tuna Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yerde, Şulina kentinde ortaya çıkmıştır. Şuline limanı günümüzde hala serbest bölge olarak faaliyet göstermektedir. Daha sonra1927 yılında Serbest Mıntıka Hakkında kanun çıkarılmıştır. Bu kanun Türkiye’de çıkarılmış ilk serbest bölge kanunudur. İlk girişim başarısız olmuştur. İkinci girişim ise ‘’Şark Halı ve Kilimleriyle Benzerleri ve Hayvan Postları için Kurulacak Serbest Yer Hakkında Kanun’’dur. Ancak kanun işletilemediği için bu adım da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonraki önemli gelişme 1953 yılında Serbest Bölge Kanunu ile istediği bölgede ve uygun gördüğü büyüklükte serbest bölge kurma yetkisinin verilmesidir. Bu yasaya dayanarak 1956 yılında en uygun yer olarak İskenderun’a serbest bölge kurulmuştur ancak o dönem itibariyle Türkiye’nin ticari gelişimi ve yapısı serbest bölgelere yeterli desteği sağlamaya uygun olmamıştır. 24 Ocak 1980 kararlarıyla ithal ikameci politikaların terk edilmesinin ardından serbest bölge konusu yeniden gündeme gelmiş ve 1983 yılında Başbakanlığa bağlı olarak Serbest Bölgeler Teşkilatı kurulmuştur. Ülkemizde 1987 yılından bu yana Akdeniz’de Mersin, Antalya ve Adana Yumurtalık serbest bölgeleri, Ege Bölgesinde Ege (İzmir), Denizli ve İzmir Serbest bölgeleri, Marmara bölgesinde İstanbul Atatürk Havalimanı, İstanbul Endüstri ve Ticaret, İstanbul Trakya, Avrupa, Kocaeli, Tubitak-Mam Teknoloji ve Bursa Serbest bölgeleri; Karadeniz kıyısında Trabzon, Rize ve Samsun serbest bölgeleri; Güneydoğu Anadolu bölgesinde Mardin ve Gaziantep serbest bölgeleri; İç Anadolu bölgesinde Kayseri Serbest bölgeleri faaliyete geçmiştir.

Türkiye’de genel olarak serbest bölgeler; ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak gibi amaçlarla kurulmaktadır. Bunların yanında dış ticaretteki kısıtlayıcı tedbirleri azaltmak ya da kaldırmak, ülkenin döviz girdilerini artırmak, turizmi teşvik etmek, istihdam olanaklarını artırmak, transit ticareti ve karayolu taşımacılığını geliştirmek gibi amaçları da bulunmaktadır.

Türkiye’de serbest bölgelerin kurulmasına ilişkin takip edilecek adımlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Bir proje ile serbest bölge kurulması için Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılır
  • Başvuru Müdürlük tarafından değerlendirilir
  • Uygun olduğuna karar verilirse fizibilite raporu Serbest Bölgeler Müdürlüğü’ne gönderilir
  • Hangi işlemlerin yapılacağına ilişkin girişimci ve Müdürlük arasında protokol imzalanır
  • Serbest bölgeyi kurup işletecek şirket kurulur
  • Bölgenin yeri ve sınırları belirlenir ve şirket yetkilendirilir
  • Müdürlük ile kurucu ve işletici şirket arasında kuruluş ve işletme sözleşmesi imzalanır
  • Serbest bölgenin faaliyet konuları belirlenir, alt ve üst yapıları projelendirilir
  • Bölgenin kapısı, sınırlarını belirleyecek duvarlar, idare binaları ve alt yapı çalışmaları gerçekleştirilir
  • Serbest Bölge Müdürlüğü’ne, Gümrük ve Muhafaza ve Emniyet birimlerine idari atamalar yapılır
  • Resmi açılış sonrası bölge ticari faaliyetlere başlar.

Serbest bölgelerin çeşitli işlevleri vardır. Bu işlevler; ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkan sağlayacak uygun zemin yaratılması, sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı ham madde ve ara malların kolaylıkla istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilmesi, sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı, dışardan gelen malların transit olarak diğer ülkelere satımı, yeni istihdam olanaklarının yaratılması, Türk ihraç ürünlerinin ihracatlarını kolaylaştırmak ve hızlandırmak olarak sıralanabilir.

Serbest Bölgelerin Türleri

Serbest bölge kavramı bulunduğu ülkenin ekonomik yapısına göre farklılık göstermektedir. Bankacılıktan sigortacılığa, üretimden genel ticarete, depolama ve paketlemeye kadar her türlü ticari faaliyet bu alan içerisinde gerçekleştirilebilir.

Serbest ticaret bölgesi, faaliyete geçirileceği ülkenin ticaretini canlandırmak ve kolaylaştırmak amacı ile genellikle bir liman ya da bir alan için sınırları belirlenmiş ve serbest bölge haline getirilmiştir. Bu bölgelerde giriş ve çıkışlarda gümrük vergisi ödenmemektedir. Diğer yandan serbest üretim bölgesi ise çok uluslu firmaların ucuz emek ya da ham maddelerden yararlanmak için yatırım yaptıkları bölgelerdir. Yatırımcıların bu bölgelere üretim faaliyetlerini taşımalarının nedeni gümrüksüz getirdikleri mamul ve ara mamulleri işledikten sonra yeniden dünya piyasalarına ihraç edebilmeleridir.

Serbest bölgeler kuruluşlarında belirlenen serbestlik ölçüsüne göre açık serbest ve kapalı serbest bölgeler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Serbest bölgeler alanları itibariyle de sınıflandırılabilmektedir. Bu kapsamda serbest liman; yalnızca bir limanı ya da bir kısmını içeren serbest bölgedir. Aslında serbest liman serbest ticaret bölgesinin daha dar kapsamlı uygulamasıdır. Özellikle sanayileşmiş ülkelerde bu uygulamaya rastlanmaktadır.

Bir diğer tür ise yatırım bölgeleridir. Bu uygulama için ilk deneme 1977 yılında İngiltere’de gerçekleştirilmiştir. Geri kalmış coğrafi bölgeleri canlandırarak üretim için uygun yatırım ortamı hazırlanarak ülke ekonomisinin de gelişmesi amacıyla yerel yatırımların çekilmesi için ve bölgenin tüketim ihtiyacını sağlamaya yönelik kurulan serbest bölgelerdir.

Serbest bankacılık ya da kıyı bankacılığı; serbest bölge içerisinde faaliyet gösteren ticari ya da endüstriyel firmaların sermaye, kredi, para üzerine her çeşit işlemini yapan ve düzenleyen en etkin mali kurum bankalarıdır. Eğer bölge içinde ağırlık olarak bankacılık faaliyetleri gerçekleştiriliyorsa serbest ticaret bölgelerine kıyı bankacılığı adı da verilebilmektedir. İkiz fabrikalar ise serbest üretim bölgelerinin farklı bir uygulamasıdır. Bu bölgelerin kurulmasında amaç ikili ticaretin artırılması ve karşılıklı olarak yarar sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmenin yolu birbirine komşu olan ülkelerin karşılaştırmalı üstünlüklerinden yararlanılmasıdır. Buna verilecek en iyi örnek ABD-Meksika sınırındaki Maquiladora’lardır.

Bir diğer tür olan serbest çevre ülkenin kendi ticaret yolları vasıtasıyla sağlayamadığı yerel yönetim ihtiyaçlarını karşılaştırmak amacına hizmet etmek için kurulmuş bölgelerdir. Serbest liman bölgelerine benzer özellikler taşımaktadır. Transit bölgesi ise ülkelerin coğrafi koşullarını lehlerine kullandıkları bölgelerdir. Ülkenin denize kıyısının olması ancak komşusu ülkenin böyle bir imkanının ya hiç olmaması ya da kıyıya olan uzaklığının fazla olması nedeniyle depolama ve dağıtım merkezleri şeklinde kullanılması için girişte kurduğu limanlardır.

Gümrüksüz satış mağazaları; havaalanları ve gümrük kapılarında kurulan ve sigara, içki, parfüm gibi çeşitli ürünlerin satıldığı alanlardır. Antrepolar ise başka bir ülkeden gelen gümrük vergisi ödemeden ürünlerin satışı yapılana kadar bekletildiği gümrük idaresinin denetimi altında bulunan depolardır. Ürünler antrepolara yerleştirilmektedir.

Serbest Bölgelerin Avantajları

Serbest bölgeler;

  • Pek çok engelin kolaylıkla aşılarak zamanında ve doğrudan ithalatın gerçekleştirilebilmesi,
  • Yerli işletmelerin sermayelerini uzun süre stokta bekletmemesinden ötürü döner sermayelerinin artırılması,
  • Yerel işletmelere finansman sıkıntısı durumunda ithal ettikleri ürünleri gümrük ödemeksizin depolama imkanı vermesi,
  • Zarar riskini azaltması,
  • İhracatçılara ürünlerini bu bölgeye getirerek işe yaramayan, hatalı, eksik ya da ihtiyaç olmayan ürünleri tespit etmesini sağlaması,
  • İhracatçıların depolama, işçilik, sigorta ve vergi gibi masraflarını azaltması,
  • Ülkeye yeni teknolojilerin girişini kolaylaştırması,
  • Ülkenin transit ticaretini canlandırması ve ülkenin ticaret merkezi olmasına yardım etmesi ,
  • İstihdamı artırması gibi avantajlara sahiptir.

Diğer yandan serbest bölge firmalara da çeşitli teşvik ve avantajlar sağlamaktadır. Üretici kullanıcılar için vergi avantajlarından yararlanma olanağı, orta ve uzun vadede geleceği planlayabilme olanağı, kar transferi olanağı, ticarette kolaylık, gümrük vergisi prosedüründen arındırılmış ticaret olanağı, eşitlik prensibi, Pazar ihtiyaçlarına ve şartlarına göre serbestçe belirlenecek ticari faaliyet olanağı, yerli ve yabancı tüm pazarlara erişim olanağı ve konum avantajları gibi avantajlar sağlayabilmektedir.

Diğer yandan serbest bölgelerin ithalat baskısı yaratabilme, yasadışı faaliyetlerde meydana gelebilecek artış, çevre kirliliği yaratması gibi dezavantajları da bulunmaktadır.

Serbest Bölgelerde Faaliyet

Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak amacıyla Serbest Bölgeler Kurulu oluşturulmuştur. Kurul genel olarak bölgelerdeki faaliyetleri değerlendirir, bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirler ve önerilerde bulunur.

Genel Bilgi

Serbest bölge kısaca, bir ülkenin siyasi sınırları içerisinde yer alan, ister sınai ister ticari olsun gerçekleşen faaliyetlere devlet müdahalesinin en az olduğu yerler olarak tanımlanabilir. Serbest bölgeler genellikle uluslararası liman veya havaalanına yakın bölgelerde kurulmaktadır.

Serbest bölgelerin ilk kez ortaya çıkışı yüksek ticaret hacmi olan merkezlere yakın işlek yollar üzerinde bulunan ticaret kolonilerinin serbest alan veya gümrük dışı bölge haline gelmesiyle gerçekleşmiştir. Dünyada ilk örnekleri 2000 yıl öncesinde eski Roman ve Yunan medeniyetlerinde serbest bölge uygulamalarına benzer girişimlerdir. O zamanlarda temel faaliyetleri transit ticaret olan ve siyasal yönden kısmen ya da tamamen bağımsız olan serbest şehirler günümüz serbest bölgelerinin temelini oluşturmuştur.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan buhran bir çok devleti olumsuz anlamda etkilemiş krizin çözümü olarak bazı ülkelerde serbest bölge uygulamaları gündeme gelmiştir. Amerika’da 1934 yılında Dış Ticaret Bölgeleri Tüzüğü’nün yürürlüğe konulmasının ardından Avrupa ülkeleri ile diğer ülkeler de serbest bölge uygulamalarına gitmeye başlamıştır.

Günümüzdeki serbest bölge kavramının kilometre taşı olan Shannon Serbest Bölgesi, serbest üretim bölgesi olarak ilk kez İrlanda’da oluşturulmuştur. Böylece ilk kez serbest liman veya serbest ticaret bölgesinin dış ticaret fonksiyonu olarak endüstrinin de içine alındığı geniş bir uygulama gerçekleşmiştir. Bunları takiben Doğu Asya’daki pek çok ülke üretim bölgeleri kurmaya başlamıştır. Serbest üretim bölgelerinde gerçekleşen işlem hacmi ve sayıları kısa sürede artmıştır. Bu gelişmeler yeni adımlara yol açmıştır. Günümüzde dünya ülkelerinin sosyal ve siyasal konulara bakış açısı ya da ekonomi ve ticaret politikalarının farklı olması nedeniyle serbest bölge uygulamaları da farklılaşmıştır.

Dünya ülkeleri serbest bölge kavramına farklı kavramsal yaklaşımlarda bulunmuştur. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Serbest bölge
  • İhraç ürünleri işleme bölgesi
  • Serbest ekonomik bölge
  • Gümrüksüz bölge
  • Endüstriyel serbest bölge
  • Vergisiz ticaret bölgesi
  • Gümrüksüz havaalanı
  • Dış ticaret bölgesi

Serbest Bölgelerin Türkiye’deki Gelişimi

Türkşye açısından serbest bölgelere ilişkin ilk gelişme Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Tuna Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yerde, Şulina kentinde ortaya çıkmıştır. Şuline limanı günümüzde hala serbest bölge olarak faaliyet göstermektedir. Daha sonra1927 yılında Serbest Mıntıka Hakkında kanun çıkarılmıştır. Bu kanun Türkiye’de çıkarılmış ilk serbest bölge kanunudur. İlk girişim başarısız olmuştur. İkinci girişim ise ‘’Şark Halı ve Kilimleriyle Benzerleri ve Hayvan Postları için Kurulacak Serbest Yer Hakkında Kanun’’dur. Ancak kanun işletilemediği için bu adım da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonraki önemli gelişme 1953 yılında Serbest Bölge Kanunu ile istediği bölgede ve uygun gördüğü büyüklükte serbest bölge kurma yetkisinin verilmesidir. Bu yasaya dayanarak 1956 yılında en uygun yer olarak İskenderun’a serbest bölge kurulmuştur ancak o dönem itibariyle Türkiye’nin ticari gelişimi ve yapısı serbest bölgelere yeterli desteği sağlamaya uygun olmamıştır. 24 Ocak 1980 kararlarıyla ithal ikameci politikaların terk edilmesinin ardından serbest bölge konusu yeniden gündeme gelmiş ve 1983 yılında Başbakanlığa bağlı olarak Serbest Bölgeler Teşkilatı kurulmuştur. Ülkemizde 1987 yılından bu yana Akdeniz’de Mersin, Antalya ve Adana Yumurtalık serbest bölgeleri, Ege Bölgesinde Ege (İzmir), Denizli ve İzmir Serbest bölgeleri, Marmara bölgesinde İstanbul Atatürk Havalimanı, İstanbul Endüstri ve Ticaret, İstanbul Trakya, Avrupa, Kocaeli, Tubitak-Mam Teknoloji ve Bursa Serbest bölgeleri; Karadeniz kıyısında Trabzon, Rize ve Samsun serbest bölgeleri; Güneydoğu Anadolu bölgesinde Mardin ve Gaziantep serbest bölgeleri; İç Anadolu bölgesinde Kayseri Serbest bölgeleri faaliyete geçmiştir.

Türkiye’de genel olarak serbest bölgeler; ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak gibi amaçlarla kurulmaktadır. Bunların yanında dış ticaretteki kısıtlayıcı tedbirleri azaltmak ya da kaldırmak, ülkenin döviz girdilerini artırmak, turizmi teşvik etmek, istihdam olanaklarını artırmak, transit ticareti ve karayolu taşımacılığını geliştirmek gibi amaçları da bulunmaktadır.

Türkiye’de serbest bölgelerin kurulmasına ilişkin takip edilecek adımlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Bir proje ile serbest bölge kurulması için Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılır
  • Başvuru Müdürlük tarafından değerlendirilir
  • Uygun olduğuna karar verilirse fizibilite raporu Serbest Bölgeler Müdürlüğü’ne gönderilir
  • Hangi işlemlerin yapılacağına ilişkin girişimci ve Müdürlük arasında protokol imzalanır
  • Serbest bölgeyi kurup işletecek şirket kurulur
  • Bölgenin yeri ve sınırları belirlenir ve şirket yetkilendirilir
  • Müdürlük ile kurucu ve işletici şirket arasında kuruluş ve işletme sözleşmesi imzalanır
  • Serbest bölgenin faaliyet konuları belirlenir, alt ve üst yapıları projelendirilir
  • Bölgenin kapısı, sınırlarını belirleyecek duvarlar, idare binaları ve alt yapı çalışmaları gerçekleştirilir
  • Serbest Bölge Müdürlüğü’ne, Gümrük ve Muhafaza ve Emniyet birimlerine idari atamalar yapılır
  • Resmi açılış sonrası bölge ticari faaliyetlere başlar.

Serbest bölgelerin çeşitli işlevleri vardır. Bu işlevler; ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkan sağlayacak uygun zemin yaratılması, sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı ham madde ve ara malların kolaylıkla istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilmesi, sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı, dışardan gelen malların transit olarak diğer ülkelere satımı, yeni istihdam olanaklarının yaratılması, Türk ihraç ürünlerinin ihracatlarını kolaylaştırmak ve hızlandırmak olarak sıralanabilir.

Serbest Bölgelerin Türleri

Serbest bölge kavramı bulunduğu ülkenin ekonomik yapısına göre farklılık göstermektedir. Bankacılıktan sigortacılığa, üretimden genel ticarete, depolama ve paketlemeye kadar her türlü ticari faaliyet bu alan içerisinde gerçekleştirilebilir.

Serbest ticaret bölgesi, faaliyete geçirileceği ülkenin ticaretini canlandırmak ve kolaylaştırmak amacı ile genellikle bir liman ya da bir alan için sınırları belirlenmiş ve serbest bölge haline getirilmiştir. Bu bölgelerde giriş ve çıkışlarda gümrük vergisi ödenmemektedir. Diğer yandan serbest üretim bölgesi ise çok uluslu firmaların ucuz emek ya da ham maddelerden yararlanmak için yatırım yaptıkları bölgelerdir. Yatırımcıların bu bölgelere üretim faaliyetlerini taşımalarının nedeni gümrüksüz getirdikleri mamul ve ara mamulleri işledikten sonra yeniden dünya piyasalarına ihraç edebilmeleridir.

Serbest bölgeler kuruluşlarında belirlenen serbestlik ölçüsüne göre açık serbest ve kapalı serbest bölgeler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Serbest bölgeler alanları itibariyle de sınıflandırılabilmektedir. Bu kapsamda serbest liman; yalnızca bir limanı ya da bir kısmını içeren serbest bölgedir. Aslında serbest liman serbest ticaret bölgesinin daha dar kapsamlı uygulamasıdır. Özellikle sanayileşmiş ülkelerde bu uygulamaya rastlanmaktadır.

Bir diğer tür ise yatırım bölgeleridir. Bu uygulama için ilk deneme 1977 yılında İngiltere’de gerçekleştirilmiştir. Geri kalmış coğrafi bölgeleri canlandırarak üretim için uygun yatırım ortamı hazırlanarak ülke ekonomisinin de gelişmesi amacıyla yerel yatırımların çekilmesi için ve bölgenin tüketim ihtiyacını sağlamaya yönelik kurulan serbest bölgelerdir.

Serbest bankacılık ya da kıyı bankacılığı; serbest bölge içerisinde faaliyet gösteren ticari ya da endüstriyel firmaların sermaye, kredi, para üzerine her çeşit işlemini yapan ve düzenleyen en etkin mali kurum bankalarıdır. Eğer bölge içinde ağırlık olarak bankacılık faaliyetleri gerçekleştiriliyorsa serbest ticaret bölgelerine kıyı bankacılığı adı da verilebilmektedir. İkiz fabrikalar ise serbest üretim bölgelerinin farklı bir uygulamasıdır. Bu bölgelerin kurulmasında amaç ikili ticaretin artırılması ve karşılıklı olarak yarar sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmenin yolu birbirine komşu olan ülkelerin karşılaştırmalı üstünlüklerinden yararlanılmasıdır. Buna verilecek en iyi örnek ABD-Meksika sınırındaki Maquiladora’lardır.

Bir diğer tür olan serbest çevre ülkenin kendi ticaret yolları vasıtasıyla sağlayamadığı yerel yönetim ihtiyaçlarını karşılaştırmak amacına hizmet etmek için kurulmuş bölgelerdir. Serbest liman bölgelerine benzer özellikler taşımaktadır. Transit bölgesi ise ülkelerin coğrafi koşullarını lehlerine kullandıkları bölgelerdir. Ülkenin denize kıyısının olması ancak komşusu ülkenin böyle bir imkanının ya hiç olmaması ya da kıyıya olan uzaklığının fazla olması nedeniyle depolama ve dağıtım merkezleri şeklinde kullanılması için girişte kurduğu limanlardır.

Gümrüksüz satış mağazaları; havaalanları ve gümrük kapılarında kurulan ve sigara, içki, parfüm gibi çeşitli ürünlerin satıldığı alanlardır. Antrepolar ise başka bir ülkeden gelen gümrük vergisi ödemeden ürünlerin satışı yapılana kadar bekletildiği gümrük idaresinin denetimi altında bulunan depolardır. Ürünler antrepolara yerleştirilmektedir.

Serbest Bölgelerin Avantajları

Serbest bölgeler;

  • Pek çok engelin kolaylıkla aşılarak zamanında ve doğrudan ithalatın gerçekleştirilebilmesi,
  • Yerli işletmelerin sermayelerini uzun süre stokta bekletmemesinden ötürü döner sermayelerinin artırılması,
  • Yerel işletmelere finansman sıkıntısı durumunda ithal ettikleri ürünleri gümrük ödemeksizin depolama imkanı vermesi,
  • Zarar riskini azaltması,
  • İhracatçılara ürünlerini bu bölgeye getirerek işe yaramayan, hatalı, eksik ya da ihtiyaç olmayan ürünleri tespit etmesini sağlaması,
  • İhracatçıların depolama, işçilik, sigorta ve vergi gibi masraflarını azaltması,
  • Ülkeye yeni teknolojilerin girişini kolaylaştırması,
  • Ülkenin transit ticaretini canlandırması ve ülkenin ticaret merkezi olmasına yardım etmesi ,
  • İstihdamı artırması gibi avantajlara sahiptir.

Diğer yandan serbest bölge firmalara da çeşitli teşvik ve avantajlar sağlamaktadır. Üretici kullanıcılar için vergi avantajlarından yararlanma olanağı, orta ve uzun vadede geleceği planlayabilme olanağı, kar transferi olanağı, ticarette kolaylık, gümrük vergisi prosedüründen arındırılmış ticaret olanağı, eşitlik prensibi, Pazar ihtiyaçlarına ve şartlarına göre serbestçe belirlenecek ticari faaliyet olanağı, yerli ve yabancı tüm pazarlara erişim olanağı ve konum avantajları gibi avantajlar sağlayabilmektedir.

Diğer yandan serbest bölgelerin ithalat baskısı yaratabilme, yasadışı faaliyetlerde meydana gelebilecek artış, çevre kirliliği yaratması gibi dezavantajları da bulunmaktadır.

Serbest Bölgelerde Faaliyet

Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak amacıyla Serbest Bölgeler Kurulu oluşturulmuştur. Kurul genel olarak bölgelerdeki faaliyetleri değerlendirir, bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirler ve önerilerde bulunur.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.