İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temelleri Dersi 8. Ünite Özet

29.07.2022
7
A+
A-

İş Sağlığı Ve Güvenliği Kavram Ve Terminolojisi

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temelleri Dersi 8. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Kavram Ve Terminolojisi

Giriş

İş sağlığı ve güvenliği konularının geniş bir etki alanı olması ve bu sahada ortak bir dilin kullanılması meslek hastalıkları ve kazalarının azalması açısından önemlidir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Temel Kavramları

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ülkemizde ve dünyada da nadirattan olan müstakil bir “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” olmuştur; Avrupa Birliği uyumlaştırma çalışmaları ve bu müstakil Kanun’dan sonra bu sahada öncelikle ortak bir terminolojinin sağlam bir şekilde oluşturulması problemi ve gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu konuda üniversitelerde yapılan bilimsel çalışmalar, temel kavramların netleştirilmesi ve geliştirilmesini de kapsamaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği, iş yerindeki çalışanların veya diğer işçilerin (geçici işçiler ve yüklenici personeli dâhil), ziyaretçilerin ve çalışma alanındaki diğer insanların sağlık ve güvenliğini etkileyen veya etkilemesi mümkün olan şartlar ve faktörlerdir.

İş yerinde, işin yürütülmesiyle ilgili olarak, teknik düzenin oluşturduğu özel risklerden ve sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak için yapılan metotlu çalışmalara iş güvenliği denir. Güvenlik risk yönetimi ise kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.

İş sağlığı, iş yerinde çalışma sırasında farklı nedenlerden dolayı sağlığa zarar verebilecek ortam ve koşullardan korunmak amacıyla yapılan sistemli ve bilimsel çalışmaların tümüne verilen ortak isimdir.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikası, kuruluşun üst yönetimi tarafından resmen ifade edildiği şekliyle, kuruluşun İSG performansına (kuruluşun İSG riskleri yönetiminin ölçülebilir sonuçları) ilişkin genel niyetleri ve yönü, olarak ifade edilmektedir.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetim sistemi, kuruluşun faaliyetleri ile ilgili İSG riskleri yönetimini kolaylaştıran, tüm yönetim sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem kuruluşun, faaliyet planlarını, sorumluluklarını, deneyimlerini, proseslerini, prosedürlerini ve kuruluşun İSG politikasının geliştirilmesini, uygulanmasını, iyileştirilmesini, başarılmasını, gözden geçirilmesini ve tümünün sürdürülebilir olması için kaynakları kapsar.

TS 18001 iş güvenliği standardı OHSAS 18001’in Tükçeye uyarlanmış ve yıllarca iş sağlığı ve güvenliği alanında başarıyla uygulanmış, kabul görmüş bir yönetim sistemidir. TS 18001, iş yerinde meydana gelebilecek olası bir iş kazası riskini en aza indirgemek ve iş güvenliği, çalışan sağlığı ile ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ilgili asgari şartları ortaya koymak için geliştirilmiş bir sistemdir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre: Tehlike, iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya iş yerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyeli, olarak tarif edilmiştir.

OHSAS 18001 (2007 versiyonu) İş Sağlığı ve Güvenlik Yönetim Sistemi Standardına göre; “Olay, yaralanmaya veya sağlığın bozulmasına veya ölüme sebep olan veya sebep olacak potansiyele sahip olan, işle ilgili olaylar.” şeklinde tanımlanmaktadır. Ramak kala olay ise iş yerinde meydana gelen; çalışan, iş yeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu hâlde zarara uğratmayan olayı ifade etmektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre risk , tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimali, olarak tanımlanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre;

  • Risk değerlendirmesi: İş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmaları,
  • Kabul edilebilir risk seviyesi: Yasal yükümlülüklere ve iş yerinin önleme politikasına uygun, kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk seviyesini,
  • Önleme: İş yerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü ifade etmektedir.

Risk yönetimi kavramı, İngilizce dilindeki karşılığı temel alınarak izah edilmeye çalışıldığında; risk değerlendirmesi; risk anımlama, (Risklerin bulunması, tanınması ve tarif edilmesi sürecidir. Risk tanımlama risk kaynaklarının, olayların, nedenlerinin ve potansiyel sonuçlarının tanımlanmasını içerir. Risk analizi risk değerlendirme (evaluation) ve riskin durumunu değiştirme (risk treatment) kararları için temel oluşturur. Ayrıca risk değerlendirmesi aşamasında, tanımlanan riskin veya risk büyüklüğünün kabul edilebilir veya tolere edilebilir olup olmadığını ancak risk analizi sonuçlarını belirlenen risk kriteri ile karşılaştırması ile anlaşılabilir ( “Risk Kriteri; riskin ağırlığı-öneminin karşılaştırıldığı referans noktaları-kabul seviyeleri gösterir.”). Risk yönetiminin son aşaması olan önleyici faaliyet ise; potansiyel bir uygunsuzluğun veya başka bir istenmeyen durumun sebebinin ortadan kaldırılması için yapılan işlemdir.

Risklerin kontrolünde şu adımlar uygulanır:

  • Planlama
  • Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması
  • Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması
  • Tehlikelinin, tehlikeli olmayanla veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi
  • Risklerle kaynağında mücadele edilmesi
  • Risk kontrol tedbirlerinin uygulanması
  • Uygulamaların izlenmesi

Mevzuatta İş Sağlığı ve Güvenliği Terminolojisi

İş sağlığı ve güvenliği konusundaki başlıca Ulusal Kanun olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerdeki kavramların doğru bir şekilde bilinmesi iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesinde etkili ve kalıcı bir çözüm olacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunundaki Tanımlar

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda iş sağlığı ve güvenliği terim ve kavramları;

  • “Çalışan temsilcisi; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışanı,
  • Çalışan; kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel iş yerlerinde istihdam edilen gerçek kişiyi,
  • Destek elemanı; asli görevinin yanında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda özel olarak görevlendirilmiş uygun donanım ve yeterli eğitime sahip kişiyi,
  • Eğitim kurumu; iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personelinin eğitimlerini vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşlarını, üniversiteleri ve TTK’ya göre faaliyet gösteren şirketler tarafından kurulan müesseseleri,
  • Genç çalışan; on beş yaşını bitirmiş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çalışanı ifade eder.
  • İş güvenliği uzmanı; usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı şeklinde tanımlanmıştır.
  • İş kazası; iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı,
  • İşveren; çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
  • İş yeri hekimi; iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş yeri hekimliği belgesine sahip hekimi,
  • İş yeri hemşiresi; 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’na göre hemşirelik mesleğini icra etmeye yetkili, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş işyeri hemşireliği belgesine sahip hemşire/sağlık memurunu,
  • İş yeri sağlık ve güvenlik birimi; iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimi,
  • İş yeri; mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin iş yerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen iş yerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonu,
  • Meslek hastalığı; mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalığı,
  • Ortak sağlık ve güvenlik birimi; kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile Türk Ticaret Kanunu’na göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, iş yerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimi,
  • Önleme; iş yerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü,
  • Risk değerlendirmesi; iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmaları,
  • Risk; tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini,
  • Tehlike sınıfı; iş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak iş yeri için belirlenen tehlike grubunu,
  • Tehlike; iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya iş yerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini,
  • Teknik eleman; teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını, ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde temel iş sağlığı ve güvenliği tanımları ise (kitabın 235. Sayfasındaki Çizelge 8.1’de) derlenerek verilmiştir.

Sosyal Güvenlikte İSG Terminolojisi

Sosyal güvenlik hakkı, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını da kapsayacak biçimde hâl ve geleceklerinin güvence altına alınmasıdır. Norm birliğinin sağlanması ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulması amacıyla sosyal güvenlik reformu yapılması doğrultusunda, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanun’la kurulmuştur. Bu sayede sigorta hak ve yükümlülüklerinin eşitlendiği, mali olarak sürdürülebilir tek bir emeklilik ve sağlık sigortası sisteminin kurulması öngörülmüştür. SGK tarafından sosyal güvenlik katılımcılarını bilgilendirmek ve sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda bilgiye kolayca erişilmesi için bir rehber hazırlanmıştır. Bu bölümde, hazırlanmış olan bu sosyal güvenlik terimleri rehberindeki, özellikle, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili terimler derlenerek aşağıda verilmiştir.

Aktif sigortalı, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi ifade eder.

Analık haâli, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik hâlinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık hâliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük hâlleridir.

Sigortalı, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişidir. Genel sağlık sigortası ise kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları hâlinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortadır.

Sosyal sigortalar, mesleki, fizyolojik ve sosyoekonomik risklerden dolayı geliri veya kazancı devamlı veya geçici olarak kesilmiş yahut azalmış bulunan fertlerin geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan devlet güvencesine dayalı zorunlu bir sistemi ifade eden sosyal sigortalar; 5510 sayılı Kanun’a göre kısa ve uzun vadeli sigorta kollarıdır.

Kısa vadeli sigorta kolları, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarıdır. Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı ise yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ila %6,5 arasında belirlenen orandır.

Alt işveren/aracı/taşeron, Sosyal Güvenlik Mevzuatına göre; bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiyi ifade etmektedir.

Asgari işçilik, işverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun anlaşılması hâlinde; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilen ve işin yürütümü açısından gerekli olan işçilik miktarıdır.

Asıl iş, mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan işleri ifade etmektedir. Asıl işveren, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır.

Bağımsız çalışanlar, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin b bendi(4-1/b) kapsamında olanlar; köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları ifade etmektedir. Bağımsız iş yeri ise esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerlerdir.

Çırak, çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen ve 14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olan kişidir.

Çocuk işçi, 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış olan çalışan kişiyi ifade etmektedir.

Daimi iş yeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin sürekli olarak icrası amacıyla tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yere daimi iş yeri denir.

Geçici işçi, kamu kurum ve kuruluşlarının mevsimlik ve kampanya işleri ile orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde bir mali yılda altı aydan az olmak üzere vize edilecek geçici iş pozisyonlarında çalıştırılan işçiyi ifade etmektedir.

İş, TDK sözlüğünde ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü şeklinde tanımlanmıştır.

Aylık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü hâlinde yapılan sürekli ödemeyi ifade etmektedir.

İş yeri sahibi, Kanun’a göre sigortalı olanların işlerini yaptıkları iş yerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır. İşçi , bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiyi ifade etmektedir.

İşe giriş bildirgesi, sigortalı sayılan kişileri çalıştıran işverenler veya kamu idarelerince işe başlatılan sigortalılar için verilmesi gereken bildirgedir.

İş kolu, iş yerinde yapılan veya sigortalının yaptığı işin, Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim tarifesine göre tabi olduğu faaliyet alanıdır. İş kolu kodu, yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından tehlikenin ağırlığını gösteren ve kısa vadeli sigorta kolları prim tarife cetveline göre hangi iş koluna tabi olduğunu belirleyen numaradır.

İşletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme ya da otuz kurumca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları eğitim uygulamalarıdır.

İşveren vekili, işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimsedir.

Kuruluş, kendi fonksiyonları ve yönetimi olan, birleşik veya ayrı, kamu veya özel, şirket, işletme, firma, teşebbüs, enstitü, kurum veya bunların bir parçası.

Meslek, TDK sözlüğünde; belli bir eğitim ile kazanılan, sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş, şeklinde tanımlanmıştır.

Tüzel kişi, başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.

Ücret (İş Kanunu’na göre), genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret (SGK Mevzuatı’na göre), 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutardır.

Ücret alacağı, işçinin, iş ilişkisinden kaynaklanan ve işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki ödenmeyen en fazla üç aylık temel ücrete ilişkin alacaklardır.

Ücretsiz izin, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olan Kamu görevlilerinin başta 657 sayılı Kanun olmak üzere personel kanunlarına göre aldıkları aylık almaksızın geçirdikleri izin süresidir.

Arıza/hastalık listesi, sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kayıp ettiklerinin tespitine esas listedir.

Hastalık hali, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklardır.

Hastalık prim tutarı, hastalık sigortası, iş kazası ile meslek hastalığı sigortası dışında kalan bütün hastalık hâllerinde belirli yardımların yapılmasını sağlayan sigorta kolu için ödenen prim tutarıdır.

İş göremezlik, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analıktan dolayı sigortalının iş göremediği süredir.

İş ilişkisi, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkidir.

İş kazası, 5510 sayılı Kanun’a göre iş kazası, aşağıda verilen hâl ve durumlardan birinde meydana gelen ve çalışan sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhça arızaya uğratan olaydır. İş kazası prim oranı, kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre %1 ila %6,5 oranları arasında olmak üzere, 5510 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesine göre Kurumca belirlenir.

Malul, sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu 40 meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği KurumSağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıdır. Malulen emeklilik ise 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 44 üncü maddesine göre; bir hastalık nedeniyle yürütülmekte olan görevin yerine getirilemeyeceğinin veya tabi olunan Personel Kanun’u uyarınca kullanılması öngörülen sıhhi izin sürelerinin doldurulduğunun Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi nedeniyle malul olduğuna karar verilen kamu görevlisinin emekliye sevkidir.

Malullük aylığı, ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten sonra malul kalıp bu nedenle çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitiren ve Kanun’da belirtilen hak kazanma koşullarına sahip sigortalılara bağlanan aylıktır.

Ölüm aylığı, ölüm sigortasından hak sahiplerine yapılan sürekli ödemeyi ifade eder.

Sakatlık (maluliyet), sürekli bir iş göremezliğe ve gelir kaybına yol açar. İyileşmesi mümkün olmayan yahut çok zor olan bir hastalık hâlidir.

Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlarda meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu belirtilen ve kurum sağlık kurulunca bu durumu onaylanan sigortalının almaya hak kazandığı gelirdir.

Vazife malulü, vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan dolayı malul olduklarına karar verilen sigortalılara vazife malulü denir.

Cenaze ödeneği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 37’nci maddesi; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden yapılan ödemedir.

Ceza parası (işçilere uygulanan), işverenin toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerinde gösterilen sebeplerle işçi ücretlerinden ceza olarak yaptığı kesintilerdir.

Hizmet tespit davası, çalıştığı süre içerisinde sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmeyen veya günleri eksik bildirilen kişinin çalışmalarının tespiti için çalıştığı hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak açacağı davadır.

İdari para cezası, sosyal güvenlik yükümlülüklerinin düzenli olarak yerine getirilmesini sağlamak, suiistimallere karşı caydırıcılığı arttırmak amacıyla uygulanan idari cezai müeyyidenin genel adıdır.

Kaçınılmazlık ilkesi, olayın meydana geldiği tarihte bilimsel ve teknik kurallar ve olanaklar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen zararın kısmen veya tamamen meydana gelmesi durumunu ifade etmektedir.

Ölüm geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirdir. Ölüm toptan ödemesi, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, sigortalı adına bildirilen veya sigortalının ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin hak sahiplerine bir defaya mahsus olarak ödenmesini ifade eder. Ölüm yardımı ise emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alanların ölümü hâlinde, ödenen nakdi yardımdır.

Rücu, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olarak tanımlanmaktadır.

Zorlayıcı sebepler, işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkenlerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenlerdir.

Balthazard formülü, birden fazla iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik dereceleri veya birden fazla özürlülük derecelerinin birleştirilmesinde kullanılan hesaplama şeklidir.

Bildirge, bir kimsenin resmî bir kuruluşa belli zaman aralıklarıyla yükümlülükleri çerçevesinde bildirimde bulunmasına esas beyanname veya çizelge formatındaki belgelerin genel adıdır.

Derece, kamu görevlilerinin eğitim durumları ve kıdemlerine göre kazandıkları göstergeleri belirleyen basamaklardır. Derece yükseltme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca derecesi içinde en az 3 yıl ve derecenin 3 üncü kademesinde 1 yıl bulunmuş olmak şartıyla bir üst dereceye yükselmedir.

Gelir, iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi ifade eder.

Gerçek kişi, her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşların dışındaki kişilerdir.

Hak edilen istirahat süresi, on günden kısa süreli istirahatlerde istirahatin bittiği gün, on gün ve daha uzun süreli istirahatlerde onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü ifade etmektedir.

Hak sahibi, sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü hâlinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasıdır.

Harp malulü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 64 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 47nci maddesinin sekizinci fıkrası; Söz konusu maddelerde sayılan nedenlerden dolayı hakkında vazife malullüğü hükümleri uygulanan kişidir.

Hizmet akdi, işçinin, muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibinin de ona bir ücret vermeyi taahhüt ettiği mukavele ve iş sözleşmesidir.

Hizmet süresi, Sosyal Güvenlik Kurumlarına emekli keseneği veya malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi yatırmak suretiyle geçen süreleri ifade etmektedir.

İkramiye, emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiilî hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı tutarında yapılan ödemedir.

Kıdem, kamu görevlerinde geçen ya da kanun gereği kamu görevinde geçmiş sayılan toplam hizmetleri gösteren süredir.

Sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleridir.

Sendika, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.

Sosyal Güvenlik Sağlık Kurulu, Kurumca (SGK) yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma hâli ve vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını, malullük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurullardır.

Tehlike sınıfı, 5510 sayılı Kanun’un 83. maddesinde yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığının sınıflara göre ayrılmasıdır.

Giriş

İş sağlığı ve güvenliği konularının geniş bir etki alanı olması ve bu sahada ortak bir dilin kullanılması meslek hastalıkları ve kazalarının azalması açısından önemlidir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Temel Kavramları

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ülkemizde ve dünyada da nadirattan olan müstakil bir “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” olmuştur; Avrupa Birliği uyumlaştırma çalışmaları ve bu müstakil Kanun’dan sonra bu sahada öncelikle ortak bir terminolojinin sağlam bir şekilde oluşturulması problemi ve gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu konuda üniversitelerde yapılan bilimsel çalışmalar, temel kavramların netleştirilmesi ve geliştirilmesini de kapsamaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği, iş yerindeki çalışanların veya diğer işçilerin (geçici işçiler ve yüklenici personeli dâhil), ziyaretçilerin ve çalışma alanındaki diğer insanların sağlık ve güvenliğini etkileyen veya etkilemesi mümkün olan şartlar ve faktörlerdir.

İş yerinde, işin yürütülmesiyle ilgili olarak, teknik düzenin oluşturduğu özel risklerden ve sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak için yapılan metotlu çalışmalara iş güvenliği denir. Güvenlik risk yönetimi ise kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.

İş sağlığı, iş yerinde çalışma sırasında farklı nedenlerden dolayı sağlığa zarar verebilecek ortam ve koşullardan korunmak amacıyla yapılan sistemli ve bilimsel çalışmaların tümüne verilen ortak isimdir.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikası, kuruluşun üst yönetimi tarafından resmen ifade edildiği şekliyle, kuruluşun İSG performansına (kuruluşun İSG riskleri yönetiminin ölçülebilir sonuçları) ilişkin genel niyetleri ve yönü, olarak ifade edilmektedir.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetim sistemi, kuruluşun faaliyetleri ile ilgili İSG riskleri yönetimini kolaylaştıran, tüm yönetim sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem kuruluşun, faaliyet planlarını, sorumluluklarını, deneyimlerini, proseslerini, prosedürlerini ve kuruluşun İSG politikasının geliştirilmesini, uygulanmasını, iyileştirilmesini, başarılmasını, gözden geçirilmesini ve tümünün sürdürülebilir olması için kaynakları kapsar.

TS 18001 iş güvenliği standardı OHSAS 18001’in Tükçeye uyarlanmış ve yıllarca iş sağlığı ve güvenliği alanında başarıyla uygulanmış, kabul görmüş bir yönetim sistemidir. TS 18001, iş yerinde meydana gelebilecek olası bir iş kazası riskini en aza indirgemek ve iş güvenliği, çalışan sağlığı ile ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ilgili asgari şartları ortaya koymak için geliştirilmiş bir sistemdir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre: Tehlike, iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya iş yerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyeli, olarak tarif edilmiştir.

OHSAS 18001 (2007 versiyonu) İş Sağlığı ve Güvenlik Yönetim Sistemi Standardına göre; “Olay, yaralanmaya veya sağlığın bozulmasına veya ölüme sebep olan veya sebep olacak potansiyele sahip olan, işle ilgili olaylar.” şeklinde tanımlanmaktadır. Ramak kala olay ise iş yerinde meydana gelen; çalışan, iş yeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu hâlde zarara uğratmayan olayı ifade etmektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre risk , tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimali, olarak tanımlanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre;

  • Risk değerlendirmesi: İş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmaları,
  • Kabul edilebilir risk seviyesi: Yasal yükümlülüklere ve iş yerinin önleme politikasına uygun, kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk seviyesini,
  • Önleme: İş yerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü ifade etmektedir.

Risk yönetimi kavramı, İngilizce dilindeki karşılığı temel alınarak izah edilmeye çalışıldığında; risk değerlendirmesi; risk anımlama, (Risklerin bulunması, tanınması ve tarif edilmesi sürecidir. Risk tanımlama risk kaynaklarının, olayların, nedenlerinin ve potansiyel sonuçlarının tanımlanmasını içerir. Risk analizi risk değerlendirme (evaluation) ve riskin durumunu değiştirme (risk treatment) kararları için temel oluşturur. Ayrıca risk değerlendirmesi aşamasında, tanımlanan riskin veya risk büyüklüğünün kabul edilebilir veya tolere edilebilir olup olmadığını ancak risk analizi sonuçlarını belirlenen risk kriteri ile karşılaştırması ile anlaşılabilir ( “Risk Kriteri; riskin ağırlığı-öneminin karşılaştırıldığı referans noktaları-kabul seviyeleri gösterir.”). Risk yönetiminin son aşaması olan önleyici faaliyet ise; potansiyel bir uygunsuzluğun veya başka bir istenmeyen durumun sebebinin ortadan kaldırılması için yapılan işlemdir.

Risklerin kontrolünde şu adımlar uygulanır:

  • Planlama
  • Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması
  • Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması
  • Tehlikelinin, tehlikeli olmayanla veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi
  • Risklerle kaynağında mücadele edilmesi
  • Risk kontrol tedbirlerinin uygulanması
  • Uygulamaların izlenmesi

Mevzuatta İş Sağlığı ve Güvenliği Terminolojisi

İş sağlığı ve güvenliği konusundaki başlıca Ulusal Kanun olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerdeki kavramların doğru bir şekilde bilinmesi iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesinde etkili ve kalıcı bir çözüm olacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunundaki Tanımlar

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda iş sağlığı ve güvenliği terim ve kavramları;

  • “Çalışan temsilcisi; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışanı,
  • Çalışan; kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel iş yerlerinde istihdam edilen gerçek kişiyi,
  • Destek elemanı; asli görevinin yanında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda özel olarak görevlendirilmiş uygun donanım ve yeterli eğitime sahip kişiyi,
  • Eğitim kurumu; iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personelinin eğitimlerini vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşlarını, üniversiteleri ve TTK’ya göre faaliyet gösteren şirketler tarafından kurulan müesseseleri,
  • Genç çalışan; on beş yaşını bitirmiş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çalışanı ifade eder.
  • İş güvenliği uzmanı; usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı şeklinde tanımlanmıştır.
  • İş kazası; iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı,
  • İşveren; çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
  • İş yeri hekimi; iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş yeri hekimliği belgesine sahip hekimi,
  • İş yeri hemşiresi; 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’na göre hemşirelik mesleğini icra etmeye yetkili, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş işyeri hemşireliği belgesine sahip hemşire/sağlık memurunu,
  • İş yeri sağlık ve güvenlik birimi; iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimi,
  • İş yeri; mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin iş yerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen iş yerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonu,
  • Meslek hastalığı; mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalığı,
  • Ortak sağlık ve güvenlik birimi; kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile Türk Ticaret Kanunu’na göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, iş yerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimi,
  • Önleme; iş yerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü,
  • Risk değerlendirmesi; iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmaları,
  • Risk; tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini,
  • Tehlike sınıfı; iş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak iş yeri için belirlenen tehlike grubunu,
  • Tehlike; iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya iş yerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini,
  • Teknik eleman; teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını, ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde temel iş sağlığı ve güvenliği tanımları ise (kitabın 235. Sayfasındaki Çizelge 8.1’de) derlenerek verilmiştir.

Sosyal Güvenlikte İSG Terminolojisi

Sosyal güvenlik hakkı, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını da kapsayacak biçimde hâl ve geleceklerinin güvence altına alınmasıdır. Norm birliğinin sağlanması ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulması amacıyla sosyal güvenlik reformu yapılması doğrultusunda, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanun’la kurulmuştur. Bu sayede sigorta hak ve yükümlülüklerinin eşitlendiği, mali olarak sürdürülebilir tek bir emeklilik ve sağlık sigortası sisteminin kurulması öngörülmüştür. SGK tarafından sosyal güvenlik katılımcılarını bilgilendirmek ve sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda bilgiye kolayca erişilmesi için bir rehber hazırlanmıştır. Bu bölümde, hazırlanmış olan bu sosyal güvenlik terimleri rehberindeki, özellikle, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili terimler derlenerek aşağıda verilmiştir.

Aktif sigortalı, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi ifade eder.

Analık haâli, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik hâlinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık hâliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük hâlleridir.

Sigortalı, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişidir. Genel sağlık sigortası ise kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları hâlinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortadır.

Sosyal sigortalar, mesleki, fizyolojik ve sosyoekonomik risklerden dolayı geliri veya kazancı devamlı veya geçici olarak kesilmiş yahut azalmış bulunan fertlerin geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan devlet güvencesine dayalı zorunlu bir sistemi ifade eden sosyal sigortalar; 5510 sayılı Kanun’a göre kısa ve uzun vadeli sigorta kollarıdır.

Kısa vadeli sigorta kolları, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarıdır. Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı ise yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ila %6,5 arasında belirlenen orandır.

Alt işveren/aracı/taşeron, Sosyal Güvenlik Mevzuatına göre; bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiyi ifade etmektedir.

Asgari işçilik, işverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun anlaşılması hâlinde; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilen ve işin yürütümü açısından gerekli olan işçilik miktarıdır.

Asıl iş, mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan işleri ifade etmektedir. Asıl işveren, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır.

Bağımsız çalışanlar, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin b bendi(4-1/b) kapsamında olanlar; köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları ifade etmektedir. Bağımsız iş yeri ise esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerlerdir.

Çırak, çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen ve 14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olan kişidir.

Çocuk işçi, 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış olan çalışan kişiyi ifade etmektedir.

Daimi iş yeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin sürekli olarak icrası amacıyla tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yere daimi iş yeri denir.

Geçici işçi, kamu kurum ve kuruluşlarının mevsimlik ve kampanya işleri ile orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde bir mali yılda altı aydan az olmak üzere vize edilecek geçici iş pozisyonlarında çalıştırılan işçiyi ifade etmektedir.

İş, TDK sözlüğünde ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü şeklinde tanımlanmıştır.

Aylık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü hâlinde yapılan sürekli ödemeyi ifade etmektedir.

İş yeri sahibi, Kanun’a göre sigortalı olanların işlerini yaptıkları iş yerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır. İşçi , bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiyi ifade etmektedir.

İşe giriş bildirgesi, sigortalı sayılan kişileri çalıştıran işverenler veya kamu idarelerince işe başlatılan sigortalılar için verilmesi gereken bildirgedir.

İş kolu, iş yerinde yapılan veya sigortalının yaptığı işin, Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim tarifesine göre tabi olduğu faaliyet alanıdır. İş kolu kodu, yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından tehlikenin ağırlığını gösteren ve kısa vadeli sigorta kolları prim tarife cetveline göre hangi iş koluna tabi olduğunu belirleyen numaradır.

İşletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme ya da otuz kurumca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları eğitim uygulamalarıdır.

İşveren vekili, işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimsedir.

Kuruluş, kendi fonksiyonları ve yönetimi olan, birleşik veya ayrı, kamu veya özel, şirket, işletme, firma, teşebbüs, enstitü, kurum veya bunların bir parçası.

Meslek, TDK sözlüğünde; belli bir eğitim ile kazanılan, sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş, şeklinde tanımlanmıştır.

Tüzel kişi, başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.

Ücret (İş Kanunu’na göre), genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret (SGK Mevzuatı’na göre), 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutardır.

Ücret alacağı, işçinin, iş ilişkisinden kaynaklanan ve işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki ödenmeyen en fazla üç aylık temel ücrete ilişkin alacaklardır.

Ücretsiz izin, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olan Kamu görevlilerinin başta 657 sayılı Kanun olmak üzere personel kanunlarına göre aldıkları aylık almaksızın geçirdikleri izin süresidir.

Arıza/hastalık listesi, sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kayıp ettiklerinin tespitine esas listedir.

Hastalık hali, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklardır.

Hastalık prim tutarı, hastalık sigortası, iş kazası ile meslek hastalığı sigortası dışında kalan bütün hastalık hâllerinde belirli yardımların yapılmasını sağlayan sigorta kolu için ödenen prim tutarıdır.

İş göremezlik, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analıktan dolayı sigortalının iş göremediği süredir.

İş ilişkisi, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkidir.

İş kazası, 5510 sayılı Kanun’a göre iş kazası, aşağıda verilen hâl ve durumlardan birinde meydana gelen ve çalışan sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhça arızaya uğratan olaydır. İş kazası prim oranı, kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre %1 ila %6,5 oranları arasında olmak üzere, 5510 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesine göre Kurumca belirlenir.

Malul, sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu 40 meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği KurumSağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıdır. Malulen emeklilik ise 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 44 üncü maddesine göre; bir hastalık nedeniyle yürütülmekte olan görevin yerine getirilemeyeceğinin veya tabi olunan Personel Kanun’u uyarınca kullanılması öngörülen sıhhi izin sürelerinin doldurulduğunun Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi nedeniyle malul olduğuna karar verilen kamu görevlisinin emekliye sevkidir.

Malullük aylığı, ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten sonra malul kalıp bu nedenle çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitiren ve Kanun’da belirtilen hak kazanma koşullarına sahip sigortalılara bağlanan aylıktır.

Ölüm aylığı, ölüm sigortasından hak sahiplerine yapılan sürekli ödemeyi ifade eder.

Sakatlık (maluliyet), sürekli bir iş göremezliğe ve gelir kaybına yol açar. İyileşmesi mümkün olmayan yahut çok zor olan bir hastalık hâlidir.

Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlarda meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu belirtilen ve kurum sağlık kurulunca bu durumu onaylanan sigortalının almaya hak kazandığı gelirdir.

Vazife malulü, vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan dolayı malul olduklarına karar verilen sigortalılara vazife malulü denir.

Cenaze ödeneği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 37’nci maddesi; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden yapılan ödemedir.

Ceza parası (işçilere uygulanan), işverenin toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerinde gösterilen sebeplerle işçi ücretlerinden ceza olarak yaptığı kesintilerdir.

Hizmet tespit davası, çalıştığı süre içerisinde sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmeyen veya günleri eksik bildirilen kişinin çalışmalarının tespiti için çalıştığı hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak açacağı davadır.

İdari para cezası, sosyal güvenlik yükümlülüklerinin düzenli olarak yerine getirilmesini sağlamak, suiistimallere karşı caydırıcılığı arttırmak amacıyla uygulanan idari cezai müeyyidenin genel adıdır.

Kaçınılmazlık ilkesi, olayın meydana geldiği tarihte bilimsel ve teknik kurallar ve olanaklar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen zararın kısmen veya tamamen meydana gelmesi durumunu ifade etmektedir.

Ölüm geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirdir. Ölüm toptan ödemesi, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, sigortalı adına bildirilen veya sigortalının ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin hak sahiplerine bir defaya mahsus olarak ödenmesini ifade eder. Ölüm yardımı ise emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alanların ölümü hâlinde, ödenen nakdi yardımdır.

Rücu, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olarak tanımlanmaktadır.

Zorlayıcı sebepler, işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkenlerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenlerdir.

Balthazard formülü, birden fazla iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik dereceleri veya birden fazla özürlülük derecelerinin birleştirilmesinde kullanılan hesaplama şeklidir.

Bildirge, bir kimsenin resmî bir kuruluşa belli zaman aralıklarıyla yükümlülükleri çerçevesinde bildirimde bulunmasına esas beyanname veya çizelge formatındaki belgelerin genel adıdır.

Derece, kamu görevlilerinin eğitim durumları ve kıdemlerine göre kazandıkları göstergeleri belirleyen basamaklardır. Derece yükseltme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca derecesi içinde en az 3 yıl ve derecenin 3 üncü kademesinde 1 yıl bulunmuş olmak şartıyla bir üst dereceye yükselmedir.

Gelir, iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi ifade eder.

Gerçek kişi, her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşların dışındaki kişilerdir.

Hak edilen istirahat süresi, on günden kısa süreli istirahatlerde istirahatin bittiği gün, on gün ve daha uzun süreli istirahatlerde onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü ifade etmektedir.

Hak sahibi, sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü hâlinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasıdır.

Harp malulü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 64 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 47nci maddesinin sekizinci fıkrası; Söz konusu maddelerde sayılan nedenlerden dolayı hakkında vazife malullüğü hükümleri uygulanan kişidir.

Hizmet akdi, işçinin, muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibinin de ona bir ücret vermeyi taahhüt ettiği mukavele ve iş sözleşmesidir.

Hizmet süresi, Sosyal Güvenlik Kurumlarına emekli keseneği veya malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi yatırmak suretiyle geçen süreleri ifade etmektedir.

İkramiye, emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiilî hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı tutarında yapılan ödemedir.

Kıdem, kamu görevlerinde geçen ya da kanun gereği kamu görevinde geçmiş sayılan toplam hizmetleri gösteren süredir.

Sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleridir.

Sendika, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.

Sosyal Güvenlik Sağlık Kurulu, Kurumca (SGK) yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma hâli ve vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını, malullük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurullardır.

Tehlike sınıfı, 5510 sayılı Kanun’un 83. maddesinde yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığının sınıflara göre ayrılmasıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.