Genel Dilbilim 2 Dersi 8. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Genel Dilbilim 2 Dersi 8. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Anlatı Çözümlemesi

Anlatı Çözümlemesi: Anlatı Söylemi ve Anlatı Metni

Anlatı söylemi bitmişlik gösteren bir dizi olayın öncelik sonrası içeren oluş sırası içinde sunulduğu söylem türüdür.

Anlatı metinleri anlatıcının ulaşmayı hedeflediği iletişimsel amaçlarını yerine getirmesine yardımcı olan kendine özgü işlevsel parçaları olan ve dilsel düzenlemeleri içeren sözlü ya da yazılı olarak üretilen metinlerdir.

Sözlü Anlatı Çözümlemesi

Sözlü anlatı çözümlemesi bir anlatıcının yaşadığı olayları anlatırken yeniden nasıl yorumladığını, değerlendirdiğini, biçimlendirip anlattığını ve gerekçelendirdiğini ortaya koymayı amaçlar.

Anlatı Metninin Yapısı

Tipik bir anlatı metni 10 kurucu öğe içermektedir. Bunlar;

  • Özet,
  • Yönlendirme,
  • Karmaşık olay dizisi,
  • Değerlendirme,
  • Güçlendiriciler,
  • Karşılaştırıcılar,
  • Bağıntılayıcılar,
  • Açımlayıcılar,
  • Sonuç(lar),
  • Bitiş.

Özet: Ana hatlarıyla anlatı olaylarını içeren isteğe bağlı seçimlik bir bölümdür. Genelde anlatı metninin en başında yer alır.

Yönlendirme: metin alıcısının anlatı olaylarını değerlendirmesini sağlayan yer, zaman, kişiler ve davranış biçimleri gibi arkaplan bilgilerini içerir.

Karmaşık olay dizisi: Anlatının, anlatı öyküsünü içeren kurucu parçasıdır ve zamanda sıralanarak aktarılan olayların bütünüdür. Olayların dönüm noktası ve sorun bu bölümde verilir.

Değerlendirme: anlatı metninin iletişimsel anlamını belirginleştiren, anlatının niçin anlatıldığını ve anlatıcının bu anlatı aracılığıyla aktarmaya çalıştığı niyeti sezdiren anlatının bir kurucu parçasıdır. Bir anlatı içinde metnin farklı yerlerinde bulunabilir ve dört şekilde gerçekleşir:

  1. Dış değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünü keser ve anlatım zamanına geri dönüp öyküyü neden anlattığını anlatır ya da öyküyü kesmeden öykünün bir yerinde o an düşündüklerinin anlatım zamanıyla aktarır.
  2. İçe yerleşik değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünde geçen olaylar sırasında duyumsadıklarını, öyküdeki kişilerin söylediklerini olay zamanından anlatım yaparak aktarır ya da üçüncü bir kişinin sesiyle olay zamanından anlatım yaparak aktarır.
  3. Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme: anlatıcının öyküde yer alan kişilerin söylediklerinin değil yaptıklarını aktarır.
  4. Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünü kesip olaylar sırasında yaşadığı duygulara yer verir ve bu tür değerlendirmede olayların sonucu geciktirilir.

Güçlendiriciler: Metin alıcısına anlatılmak isteneninin anlamını güçlendirmek için kullanılan nicelik bildiren sözcükler, yinelemeler, vurgu, kültürel anlam taşıyan sözceler ve ünlemler.

Karşılaştırıcılar: Anlatıcı çeşitli dilbilgisel düzenlemelerle karşılaştırma yapar ve yaratmak istediği anlamı güçlendirir. (örneğin olumsuzluk ekleri, varsayımsal koşul tümceleri)

Bağıntılayıcılar: Olmuş iki olayın bir arada aktarılmasını sağlayan yapılar.

Açımlayıcılar: Anlatıcıların aktarmak istedikleri duygu ve düşünceleri açımlamak için kullandıkları tümleyici bağlaç ve ilgi tümceleri.

Sonuç (lar): Anlatı öyküsünde sunulan sorunun nasıl çözüldüğünü gösterir.

Bitiş: Anlatının tamamlandığını anlatı anlatma eyleminin bittiğini gösterir.

Anlatının Dilsel Özellikleri ve İşlevleri

Anlatı yapısının çözümlenmesinde dilsel özellikler anlatının işlevlerini ortaya koymada önemli rol oynar. Anlatının iki temel işlevi bulunmaktadır: Gönderge ve değerlendirici işlevi.

Gönderge işlevi anlatı öyküsüyle metin alıcısına bir konuda bilgi aktarımında yararlanılır. Örneğin sıradan günlük anlatılarda birinci işlev yerine getirilir.

Değerlendirici işlevi ise anlatıcının anlatı öyküsüyle olaylar hakkında aktardığı bilgiyi nasıl yorumladığını da anlatısında sunabilmesini sağlar. Böylelikle anlattığı olayları kendi biyografisine dönüştürebilmesine olanak sağlar. Bu tür anlatılar sıradan günlük anlatılardan farklıdır ve kişisel deneyim anlatıları olarak adlandırılır.

Kişisel Deneyim Anlatıları

Konuşucunun biyografisinin gözlenmesini sağlayan ve gerçek olaylarla uyumlu bir sıra içerecek biçimde sıralanan bir dizi olayın kaydıdır. Bu anlatılarda en yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olaylar yer alır. En yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olay anlatıcının en çok önemsediği ve metin alıcısı üzerinde en yüksek etkiyi yaratmak için öne çıkardığı olaydır. Bu anlatıda anlatılan olayların gerçek olduğu iddia edilir.

Bu anlamda anlatısal güvenirlik anlatı öyküsünde metin alıcısı tarafından ne ölçüde gerçekten olmuş olaylar kabuledilebildiğidir. Anlatı öyküsü ne kadar inandırıcıysa anlatı alıcısı için o kadar güvenilirdir.

Bu iki karşıt kavramın biraraya gelişi iki ayrı söylem stratejisinin ortaya çıkmasına neden olur:

Anlatısal nedensellik stratejisi: Anlatıcının en yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olaya hangi nedenle bu niteliği yüklediğini olayın ortaya çıkış koşullarını sunarak açıklamasıdır.

Anlatısal nesnellik stratejisi ise anlatıcının anlattığı olayları gerçekte de bu şekilde olduğunu iddia edebilmek için anlatısında kendi duyduğu, dokunduğu, gördüğü olaylara dayanarak olay aktarımı yapmasıdır.

Anlatı Metinleri ve Dil Aktarımları

Dil aktarımları, iletişimde metinde olay aktarımı yanısıra konuşma ve düşüncenin sunumunda ortaya çıkan dilsel düzenlemelerdir.

Anlatı metinlerinde çoğunlukla anlatıcının bakış açısından yani onun sesiyle metin aktarıcısına aktarılır. Zaman zaman metne başkalarının da sesleri katılabilir. Ayrıca kişisel nedenlemede inandırıcılık açısından anlatıcı sesi dışında bir sesle aktarılması da söz konusudur.

Dil Aktarımları Sınıflaması

Konuşma aktarımı bir anlatıcının kendisine ait olan anlatım anından çok önce söylemiş olduğu ve kendisine ait olmayan sözleri aktarmasıdır. Aktarıcının konuşma aktarımındaki müdahale edici rolünün değiştiği 6 biçimde konuşma aktarımı bulunmaktadır.

  1. Anlatı aktarımı: Anlatıcının aktarımında konuşma ve düşünceyi belirten hiçbir eylem yoktur ve anlatıcının rolü baskındır.
  2. Sözeylem anlatı aktarımı: aktarılan sözcenin yerini tuttuğu düşünülen ifadeler. Bir tür değiştirme işidir.
  3. Dolaylı konuşma aktarımı: Aktaran kişi söylenenleri kendi sözcükleriyle yeniden ifade eder. İçerik korunur, biçim değişime uğrar (Ayşe, Ali’nin onu tekrar görmek için ertesi gün oraya gideceğini söyledi)
  4. Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı: Aktarım tümcesi (Ayşe,…söyledi ) kullanılmaz: Ali onu tekrar görmek için ertesi gün oraya gelecekti.
  5. Bağımsız konuşma aktarımı: aktarımın nesnel olmasının sağlandığı sözün değişiklik yapılmadan aktarıldığı türdür. (Ayşe: “Geleceğim” dedi.)
  6. Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı: Bağımsız konuşma aktarımı, aktaran kişinin varlığını gösteren tırnak işareti ya da aktarım tümcesi atılır. Aktarılan söylem zor ayırt edilir. (Geleceğim.)

Düşünce Aktarımı: Ana eylem düşün- eylemidir. Ayrıca bu eylemin anlamını içinde bulunduran merak et-, sormak- alından geçir-, içinden geçir- eylemleri de kullanılabilir. Düşünce aktarım biçimleri beş çeşittir:

  1. Düşünce eylem anlatı aktarımı
  2. Dolaylı düşünce aktarımı
  3. Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
  4. Bağımsız düşünce aktarımı
  5. Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı

Dil aktarımın boyutları

Dil aktarımı metin içerisinde bulunan imlenmiş ifadelerdir. Özgün içerik aktarılan kişinin kim olduğunu ve ne söylediğini bildirir. Dört boyutu vardır:

  1. Ses (aktarılan ifadenin kaynağı kim ve ne gösteriyor?) anlatıcı, belirli diğerleri, topluluk, belirlenemez özellikteki diğerleri, belirsiz diğerleri.
  2. İleti (özgün içerik metin alıcısına hangi aktarım yoluyla sunuldu?) İleti aktarılan içeriği, yansıtma, anlatı, alıntılama, yeniden dile getirme, ve özet biçiminde taşıması için düzenlemeler yapar.
  3. İşaret (anlatıcının bir dilsel aktarım yaptığını gösterme şekli)
  4. Tutum (ileti ya da özgün konuşmacıya ilişkin metin üreticisinin aktarımı yapanın yorumları)

Dil Aktarımı ve Tanıt Türleri

Tanıtsallık : Konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araçtır.

Tanıtsal yapılar aktarılan bilginin güvenilirliğini, bilgiyi içeren tümcenin dayandığı bilgi kaynağını bilginin kesinlik derecesinin, önermenin doğruluk olasılığını ya da bu olasılığa yönelik beklentiyi niteleyen birimlerdir.

Ayşe’yi gördüm. Bence Ayşe eve gelmiş olmalı tümcesinde tanıtsal yapılar bilgi kaynağının konuşucu olduğunu gösterir. Ali, Ayşe’yi görmüş tümcesinde ise tanıtsal yapı bilgi kaynağının diğer bir kişi (Ayşe) olduğunu göstermektedir.

Anlatı çözümlemesi yapılırken tanıtsal yapıları içeren ifadeler dil aktarımıyla birlikte ele alınmalıdır.

Tanıt Türleri

Tanıtsal yapı içeren her ifadenin bir tanıt türü vardır ve bu tanıt türlerine göre aktarılan bilginin güvenirliği, doğruluk olasılığı ve kesinlik değeri değişmektedir. Tanıt türleri Doğrudan tanıt ve Dolaylı tanıt olmak üzere iki çeşittir.

Doğrudan tanıt aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı bilgi kaynağının doğrudan anlatıcı olduğunu gösterir. Görsel ve görsel olmayan iki alt tanıt türü bulunmaktadır. Anlatı metinlerindeki karmaşık olay dizisindeki sözceler, (anlatıcının ben kendim gördüm duydum, anlattıklarım doğrudur iddiasında bulunduğu sözceler) dolaysız tanıt türünün anlatısal nesnellik taşıyan görsel ve duyusal tanıt alt türüne örnektir.

Dolaylı tanıt ise aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı bilgi kaynağının anlatıcı olmadığı ancak anlatıcının bu bilgiyi birinden öğrendiğinin gösterir. Aktarım ve çıkarım olmak üzere iki alt türü vardır.

1. Aktarım:

Belirsiz: Biriyle konuşurken öğrenilmiş anlatıcının aktardığı bilgi: Ali memlekete dönmüş. Kahvede konuştuk

İkinci-elden edinilen tanıt: Söz konusu olayı görmüş birisinden duyularak öğrenilen bilginin aktarımı: Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.

Üçüncü-elden edinilen tanıt: Söz konusu olaya şahit olmamış birinden duyulan bilginin aktarımı: Ali memlekete dönmüş, Mehmet, arkadaşlarından duymuş.

Folklorik tanıt: Aktarılan bilginin kaynağı anonim: Erken kalkan yol alır.

2. Çıkarım:

Belirsiz: anlatıcının kendi çıkarımıyla aktardığı bilgi: A Burada sigara içilmiş.

Eşsüremli çıkarım: olayın gözlemlenebilir sonucuna dayanarak çıkarım yapılan bilgi: Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.

Artsüremli çıkarım: Bir olayın bıraktığı izi gözlemleyerek çıkarım yoluyla oluşturulan bilgi: Burada sigara kokusu var. Biri sigara içmiş.

Akla vurma: önsezi, mantık yürütme, rüya, deneyim ya da başka bir oluşum işe çıkarımsal olarak oluşturulan bilginin aktarılması: Ali çok yorulmuş olmalı. Geçen hafta beş tane sınavı vardı.

Anlatı çözümlemesi örneği:

Orhun yapıtlarından Tunyukuk ve Kültigin yazıtlarının anlatı yapılarının ve söylemsel özelliklerinin incelenmesi

Tunyukuk yazıtı birden çok anlatıdan oluşan birleşik bir anlatı örneğidir. Öğe anlatıların her birinin gönderge ve değerlendirici işlevleri bulunmaktadır. Bu öğe anlatılar, anlatı yapısının karmaşık olay dizisi, sonuçlar, yönlendirme ve değerlendirme kurucu öğelerini içermektedir. Ayrıca bu metinde anlatısal değerlilik ve anlatısal nedenleme mevcuttur.

Her öğe anlatı içinde karmaşık olay dizisi ve metnin bütününde bu karmaşık olayların zamanda sıralanıyor oluşu bu metni birleşik ve tek karmaşık olay dizisi haline getirmektedir.

Tüm öğe anlatılar metnin büyük yapısında değerlendirme kurucu parçasına bağlanmaktadır ve Tunyukuk’un bu bölümde yer verdiği iddialarının tanıtları olarak kullanılmaktadır. Bu yazıt, Tunyukuk’un biyografisini içermektedir. Bu yazıtın iletişimsel amacı alıcı üzerinde aktarılan olaylarda Tunyukuk’un rolünün vurgulamaktır.

Kül Tigin yazıtında ise çoğunlukla olay aktarımı yapılmaktadır. Anlatısal değerlilik düzenlemesi bu anlatıda tercih edilmemiştir. Bu yazıt tipik kişisel bir deneyim anlatısı örneğidir. İletişimsel amacı olaylar hakkında bilgilendirme yapmaktır.

Anlatı Çözümlemesi: Anlatı Söylemi ve Anlatı Metni

Anlatı söylemi bitmişlik gösteren bir dizi olayın öncelik sonrası içeren oluş sırası içinde sunulduğu söylem türüdür.

Anlatı metinleri anlatıcının ulaşmayı hedeflediği iletişimsel amaçlarını yerine getirmesine yardımcı olan kendine özgü işlevsel parçaları olan ve dilsel düzenlemeleri içeren sözlü ya da yazılı olarak üretilen metinlerdir.

Sözlü Anlatı Çözümlemesi

Sözlü anlatı çözümlemesi bir anlatıcının yaşadığı olayları anlatırken yeniden nasıl yorumladığını, değerlendirdiğini, biçimlendirip anlattığını ve gerekçelendirdiğini ortaya koymayı amaçlar.

Anlatı Metninin Yapısı

Tipik bir anlatı metni 10 kurucu öğe içermektedir. Bunlar;

  • Özet,
  • Yönlendirme,
  • Karmaşık olay dizisi,
  • Değerlendirme,
  • Güçlendiriciler,
  • Karşılaştırıcılar,
  • Bağıntılayıcılar,
  • Açımlayıcılar,
  • Sonuç(lar),
  • Bitiş.

Özet: Ana hatlarıyla anlatı olaylarını içeren isteğe bağlı seçimlik bir bölümdür. Genelde anlatı metninin en başında yer alır.

Yönlendirme: metin alıcısının anlatı olaylarını değerlendirmesini sağlayan yer, zaman, kişiler ve davranış biçimleri gibi arkaplan bilgilerini içerir.

Karmaşık olay dizisi: Anlatının, anlatı öyküsünü içeren kurucu parçasıdır ve zamanda sıralanarak aktarılan olayların bütünüdür. Olayların dönüm noktası ve sorun bu bölümde verilir.

Değerlendirme: anlatı metninin iletişimsel anlamını belirginleştiren, anlatının niçin anlatıldığını ve anlatıcının bu anlatı aracılığıyla aktarmaya çalıştığı niyeti sezdiren anlatının bir kurucu parçasıdır. Bir anlatı içinde metnin farklı yerlerinde bulunabilir ve dört şekilde gerçekleşir:

  1. Dış değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünü keser ve anlatım zamanına geri dönüp öyküyü neden anlattığını anlatır ya da öyküyü kesmeden öykünün bir yerinde o an düşündüklerinin anlatım zamanıyla aktarır.
  2. İçe yerleşik değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünde geçen olaylar sırasında duyumsadıklarını, öyküdeki kişilerin söylediklerini olay zamanından anlatım yaparak aktarır ya da üçüncü bir kişinin sesiyle olay zamanından anlatım yaparak aktarır.
  3. Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme: anlatıcının öyküde yer alan kişilerin söylediklerinin değil yaptıklarını aktarır.
  4. Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme: Anlatıcı anlatı öyküsünü kesip olaylar sırasında yaşadığı duygulara yer verir ve bu tür değerlendirmede olayların sonucu geciktirilir.

Güçlendiriciler: Metin alıcısına anlatılmak isteneninin anlamını güçlendirmek için kullanılan nicelik bildiren sözcükler, yinelemeler, vurgu, kültürel anlam taşıyan sözceler ve ünlemler.

Karşılaştırıcılar: Anlatıcı çeşitli dilbilgisel düzenlemelerle karşılaştırma yapar ve yaratmak istediği anlamı güçlendirir. (örneğin olumsuzluk ekleri, varsayımsal koşul tümceleri)

Bağıntılayıcılar: Olmuş iki olayın bir arada aktarılmasını sağlayan yapılar.

Açımlayıcılar: Anlatıcıların aktarmak istedikleri duygu ve düşünceleri açımlamak için kullandıkları tümleyici bağlaç ve ilgi tümceleri.

Sonuç (lar): Anlatı öyküsünde sunulan sorunun nasıl çözüldüğünü gösterir.

Bitiş: Anlatının tamamlandığını anlatı anlatma eyleminin bittiğini gösterir.

Anlatının Dilsel Özellikleri ve İşlevleri

Anlatı yapısının çözümlenmesinde dilsel özellikler anlatının işlevlerini ortaya koymada önemli rol oynar. Anlatının iki temel işlevi bulunmaktadır: Gönderge ve değerlendirici işlevi.

Gönderge işlevi anlatı öyküsüyle metin alıcısına bir konuda bilgi aktarımında yararlanılır. Örneğin sıradan günlük anlatılarda birinci işlev yerine getirilir.

Değerlendirici işlevi ise anlatıcının anlatı öyküsüyle olaylar hakkında aktardığı bilgiyi nasıl yorumladığını da anlatısında sunabilmesini sağlar. Böylelikle anlattığı olayları kendi biyografisine dönüştürebilmesine olanak sağlar. Bu tür anlatılar sıradan günlük anlatılardan farklıdır ve kişisel deneyim anlatıları olarak adlandırılır.

Kişisel Deneyim Anlatıları

Konuşucunun biyografisinin gözlenmesini sağlayan ve gerçek olaylarla uyumlu bir sıra içerecek biçimde sıralanan bir dizi olayın kaydıdır. Bu anlatılarda en yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olaylar yer alır. En yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olay anlatıcının en çok önemsediği ve metin alıcısı üzerinde en yüksek etkiyi yaratmak için öne çıkardığı olaydır. Bu anlatıda anlatılan olayların gerçek olduğu iddia edilir.

Bu anlamda anlatısal güvenirlik anlatı öyküsünde metin alıcısı tarafından ne ölçüde gerçekten olmuş olaylar kabuledilebildiğidir. Anlatı öyküsü ne kadar inandırıcıysa anlatı alıcısı için o kadar güvenilirdir.

Bu iki karşıt kavramın biraraya gelişi iki ayrı söylem stratejisinin ortaya çıkmasına neden olur:

Anlatısal nedensellik stratejisi: Anlatıcının en yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olaya hangi nedenle bu niteliği yüklediğini olayın ortaya çıkış koşullarını sunarak açıklamasıdır.

Anlatısal nesnellik stratejisi ise anlatıcının anlattığı olayları gerçekte de bu şekilde olduğunu iddia edebilmek için anlatısında kendi duyduğu, dokunduğu, gördüğü olaylara dayanarak olay aktarımı yapmasıdır.

Anlatı Metinleri ve Dil Aktarımları

Dil aktarımları, iletişimde metinde olay aktarımı yanısıra konuşma ve düşüncenin sunumunda ortaya çıkan dilsel düzenlemelerdir.

Anlatı metinlerinde çoğunlukla anlatıcının bakış açısından yani onun sesiyle metin aktarıcısına aktarılır. Zaman zaman metne başkalarının da sesleri katılabilir. Ayrıca kişisel nedenlemede inandırıcılık açısından anlatıcı sesi dışında bir sesle aktarılması da söz konusudur.

Dil Aktarımları Sınıflaması

Konuşma aktarımı bir anlatıcının kendisine ait olan anlatım anından çok önce söylemiş olduğu ve kendisine ait olmayan sözleri aktarmasıdır. Aktarıcının konuşma aktarımındaki müdahale edici rolünün değiştiği 6 biçimde konuşma aktarımı bulunmaktadır.

  1. Anlatı aktarımı: Anlatıcının aktarımında konuşma ve düşünceyi belirten hiçbir eylem yoktur ve anlatıcının rolü baskındır.
  2. Sözeylem anlatı aktarımı: aktarılan sözcenin yerini tuttuğu düşünülen ifadeler. Bir tür değiştirme işidir.
  3. Dolaylı konuşma aktarımı: Aktaran kişi söylenenleri kendi sözcükleriyle yeniden ifade eder. İçerik korunur, biçim değişime uğrar (Ayşe, Ali’nin onu tekrar görmek için ertesi gün oraya gideceğini söyledi)
  4. Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı: Aktarım tümcesi (Ayşe,…söyledi ) kullanılmaz: Ali onu tekrar görmek için ertesi gün oraya gelecekti.
  5. Bağımsız konuşma aktarımı: aktarımın nesnel olmasının sağlandığı sözün değişiklik yapılmadan aktarıldığı türdür. (Ayşe: “Geleceğim” dedi.)
  6. Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı: Bağımsız konuşma aktarımı, aktaran kişinin varlığını gösteren tırnak işareti ya da aktarım tümcesi atılır. Aktarılan söylem zor ayırt edilir. (Geleceğim.)

Düşünce Aktarımı: Ana eylem düşün- eylemidir. Ayrıca bu eylemin anlamını içinde bulunduran merak et-, sormak- alından geçir-, içinden geçir- eylemleri de kullanılabilir. Düşünce aktarım biçimleri beş çeşittir:

  1. Düşünce eylem anlatı aktarımı
  2. Dolaylı düşünce aktarımı
  3. Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
  4. Bağımsız düşünce aktarımı
  5. Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı

Dil aktarımın boyutları

Dil aktarımı metin içerisinde bulunan imlenmiş ifadelerdir. Özgün içerik aktarılan kişinin kim olduğunu ve ne söylediğini bildirir. Dört boyutu vardır:

  1. Ses (aktarılan ifadenin kaynağı kim ve ne gösteriyor?) anlatıcı, belirli diğerleri, topluluk, belirlenemez özellikteki diğerleri, belirsiz diğerleri.
  2. İleti (özgün içerik metin alıcısına hangi aktarım yoluyla sunuldu?) İleti aktarılan içeriği, yansıtma, anlatı, alıntılama, yeniden dile getirme, ve özet biçiminde taşıması için düzenlemeler yapar.
  3. İşaret (anlatıcının bir dilsel aktarım yaptığını gösterme şekli)
  4. Tutum (ileti ya da özgün konuşmacıya ilişkin metin üreticisinin aktarımı yapanın yorumları)

Dil Aktarımı ve Tanıt Türleri

Tanıtsallık : Konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araçtır.

Tanıtsal yapılar aktarılan bilginin güvenilirliğini, bilgiyi içeren tümcenin dayandığı bilgi kaynağını bilginin kesinlik derecesinin, önermenin doğruluk olasılığını ya da bu olasılığa yönelik beklentiyi niteleyen birimlerdir.

Ayşe’yi gördüm. Bence Ayşe eve gelmiş olmalı tümcesinde tanıtsal yapılar bilgi kaynağının konuşucu olduğunu gösterir. Ali, Ayşe’yi görmüş tümcesinde ise tanıtsal yapı bilgi kaynağının diğer bir kişi (Ayşe) olduğunu göstermektedir.

Anlatı çözümlemesi yapılırken tanıtsal yapıları içeren ifadeler dil aktarımıyla birlikte ele alınmalıdır.

Tanıt Türleri

Tanıtsal yapı içeren her ifadenin bir tanıt türü vardır ve bu tanıt türlerine göre aktarılan bilginin güvenirliği, doğruluk olasılığı ve kesinlik değeri değişmektedir. Tanıt türleri Doğrudan tanıt ve Dolaylı tanıt olmak üzere iki çeşittir.

Doğrudan tanıt aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı bilgi kaynağının doğrudan anlatıcı olduğunu gösterir. Görsel ve görsel olmayan iki alt tanıt türü bulunmaktadır. Anlatı metinlerindeki karmaşık olay dizisindeki sözceler, (anlatıcının ben kendim gördüm duydum, anlattıklarım doğrudur iddiasında bulunduğu sözceler) dolaysız tanıt türünün anlatısal nesnellik taşıyan görsel ve duyusal tanıt alt türüne örnektir.

Dolaylı tanıt ise aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı bilgi kaynağının anlatıcı olmadığı ancak anlatıcının bu bilgiyi birinden öğrendiğinin gösterir. Aktarım ve çıkarım olmak üzere iki alt türü vardır.

1. Aktarım:

Belirsiz: Biriyle konuşurken öğrenilmiş anlatıcının aktardığı bilgi: Ali memlekete dönmüş. Kahvede konuştuk

İkinci-elden edinilen tanıt: Söz konusu olayı görmüş birisinden duyularak öğrenilen bilginin aktarımı: Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.

Üçüncü-elden edinilen tanıt: Söz konusu olaya şahit olmamış birinden duyulan bilginin aktarımı: Ali memlekete dönmüş, Mehmet, arkadaşlarından duymuş.

Folklorik tanıt: Aktarılan bilginin kaynağı anonim: Erken kalkan yol alır.

2. Çıkarım:

Belirsiz: anlatıcının kendi çıkarımıyla aktardığı bilgi: A Burada sigara içilmiş.

Eşsüremli çıkarım: olayın gözlemlenebilir sonucuna dayanarak çıkarım yapılan bilgi: Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.

Artsüremli çıkarım: Bir olayın bıraktığı izi gözlemleyerek çıkarım yoluyla oluşturulan bilgi: Burada sigara kokusu var. Biri sigara içmiş.

Akla vurma: önsezi, mantık yürütme, rüya, deneyim ya da başka bir oluşum işe çıkarımsal olarak oluşturulan bilginin aktarılması: Ali çok yorulmuş olmalı. Geçen hafta beş tane sınavı vardı.

Anlatı çözümlemesi örneği:

Orhun yapıtlarından Tunyukuk ve Kültigin yazıtlarının anlatı yapılarının ve söylemsel özelliklerinin incelenmesi

Tunyukuk yazıtı birden çok anlatıdan oluşan birleşik bir anlatı örneğidir. Öğe anlatıların her birinin gönderge ve değerlendirici işlevleri bulunmaktadır. Bu öğe anlatılar, anlatı yapısının karmaşık olay dizisi, sonuçlar, yönlendirme ve değerlendirme kurucu öğelerini içermektedir. Ayrıca bu metinde anlatısal değerlilik ve anlatısal nedenleme mevcuttur.

Her öğe anlatı içinde karmaşık olay dizisi ve metnin bütününde bu karmaşık olayların zamanda sıralanıyor oluşu bu metni birleşik ve tek karmaşık olay dizisi haline getirmektedir.

Tüm öğe anlatılar metnin büyük yapısında değerlendirme kurucu parçasına bağlanmaktadır ve Tunyukuk’un bu bölümde yer verdiği iddialarının tanıtları olarak kullanılmaktadır. Bu yazıt, Tunyukuk’un biyografisini içermektedir. Bu yazıtın iletişimsel amacı alıcı üzerinde aktarılan olaylarda Tunyukuk’un rolünün vurgulamaktır.

Kül Tigin yazıtında ise çoğunlukla olay aktarımı yapılmaktadır. Anlatısal değerlilik düzenlemesi bu anlatıda tercih edilmemiştir. Bu yazıt tipik kişisel bir deneyim anlatısı örneğidir. İletişimsel amacı olaylar hakkında bilgilendirme yapmaktır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!