Gastronomi Ve Medya Dersi 5. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Gastronomi Ve Medya Dersi 5. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Dijital Medyada Gastronomi: Internet

Internet’in Gelişimi ve Özellikleri

Internet, fiziksel ya da elle tutulur bir araç olmaktan ziyade birbirine bağlı sayısız bilgisayar ağlarından oluşan büyük bir bilgisayar ağıdır.

Internet işletmeleri, eğitim kurumlarını, resmi kurumları ve bireyleri birbirine bağlayan, binlerce ağı ve milyonlarca bilgisayarı içine alan bir ağ olarak tanımlanabilir. Internet’in bugünkü halini alması için 50 yılı aşkın bir süre geçmesi gerekmiştir Internet’in gelişiminde yenilik, kurumsallaşma ve ticarileşme olmak üzere üç aşama olmuştur.

  • Yenilik Aşaması: Internet’in temel kavramlarının oluşturulduğu 1961’den 1974 yılına kadar ki süreyi kapsamaktadır.
  • Kurumsallaşma Aşaması: Internet isimli yeniliğe Savunma Bakanlığı ve Ulusal Bilim Kurumu gibi büyük çaplı örgütlerin finansal destek vermeye başladıkları 1975’den 1995 yılına kadarki süreyi kapsamaktadır.
  • Ticarileşme Aşaması: Devletin Internet’i genişletmeleri, altyapısını güçlendirmeleri ve sıradan insanları da bu ağa dâhil etmeleri için özel kuruluşları cesaretlendirdiği ve yönlendirdiği 1995’den bugüne kadarki süreyi kapsamaktadır.

Rogers yeni iletişim teknolojilerinin üç özelliğini tanımlar.

  • Karşılıklı etkileşim: İletişim sürecinde, hafızanın katıldığı karşılıklı etkileşimin varlığı gereklidir.
  • Kitlesizleştirme: Kitlesizleştirme genel olarak, kitle iletişim sisteminin kontrolünün mesaj yapıcıdan iletişim aracı tüketicisine doğru kayması demektir.
  • Eşzamansız olabilme: Yeni iletişim teknolojileri birey için uygun bir zamanda mesaj gönderme veya alma yeteneklerine sahiptir.

Diğer taraftan, başta Internet olmak üzere, yeni iletişim teknolojileri beraberinde birtakım değişimlere sebep olmuştur. Bunlar:

  • Elde edilebilen enformasyonun miktarında artış
  • İletişimde hızlanma
  • Enformasyonun demokratikleşmesi
  • Kitlesel yayıncılıktan dar yayıncılığa
  • Medyanın ademi-merkezileşmesi
  • Etkileşim kapasitesinin artışı

Web’in Gelişimi ve Özellikleri

Internet gibi Web de uzun bir gelişim sürecinden geçmiş ve Web 2.0 olarak adlandırılan ve sosyal medyanın doğmasına ön ayak olan yapı bu süreçte gelişmiştir.

Web’in Ortaya Çıkışı ve Gelişimi: Web 1.0

World Wide Web Internet’in en çok bilinen ve kullanılan hizmetlerinden birisidir. Bu sayede kullanıcılar milyonlarca web sitesine ulaşabilmektedir. Web’in gelişimi Internet’in gelişiminden çok daha hızlı gerçekleşmiştir

  • 1989-91 yılları arasında Dr. Tim Berners-Lee ve ekibi bir tarayıcının (browser) ilk versiyonunu oluşturmuşlardır.
  • 1993 yılına kadar da web üzerinden paylaşılan bilgiler metin tabanlı olmaya devam etmiştir. 1993 yılında grafik kullanıcı arayüzüne sahip bir Web tarayıcı olan Mosaic geliştirilmiştir. Mosaic Macintosh, Windows ya da UNIX gibi grafiğe dayalı arayüzler üzerinde çalışabilen bir yazılımdır.
  • 1994 yılında Andreesen ve Jim Clark ilk ücretli ticari tarayıcı olan Netscape Navigator’u kurmuşlardır.
  • 1995 yılında ise Microsoft Internet Explorer adı altında kendi tarayıcısını sunmuştur.

Yeni Nesil Web: Web 2.0

Web 2.0, iş ve sosyal süreçlerde, kullanıcıların birer katılımcı olarak deneyimlerini, bilgilerini ve pazar güçlerini genişleten açık kaynaklı, etkileşimli, kullanıcı kontrolünde online uygulamaların bir bütünüdür. Bu tanımdan da görülebileceği üzere kullanıcı, tüketici olmanın ötesinde içerik yaratıcısı olarak, Web 2.0 uygulamalarının en temel unsurlarından birisidir. Web 2.0 olarak adlandırılan bu yeni nesil web uygulamalarının temel olarak üç ortak özelliğinden bahsetmek mümkün olacaktır;

  1. Hizmet tabanlı, basit ve açık kaynak çözümler içeren online uygulamalar.
  2. Uygulamaların geliştirilmesinde kullanıcı katılımının ve etkileşiminin sağlanması (kullanıcıların sadece tüketici değil içeriğe katkı sağlayan, değerlendiren ve düzenleyen olması)
  3. Yeni hizmet tabanlı iş modelleri ve düşük hacimli ürünler çerçevesinde küçük çaplı bireysel tüketicilere erişme olanağı.

Yemek Blogları

Web 2.0 teknolojileri ile birlikte, özellikle blog altyapılarının ortaya çıkması ve yaygınlaşması ile “yemek blogları” başlıbaşına yeni bir kategori olarak karşımıza çıkmıştır.

Blogların Tanımı ve Özellikleri

Kelimenin ilk oluşumu, “Web” ve “Log” kelimelerinin birleşmesinden doğmuş ve bu uygulamalar “Weblog” olarak adlandırılmış, daha sonra kelime “blog” olarak kısaltılmıştır.

Yemek blogları en genel haliyle yeme ve içmeye odaklanmış bloglar olarak tanımlanabilir. Yemek blogları tarif paylaşmaktan, restoran ya da yemek değerlendirmeye, gezi yazılarından yemek fotoğrafçılığına kadar farklı konulara odaklanmış blogları kapsayan temel bir kategoriyi oluşturmaktadır. Bu ünite kapsamında, en çok rağbet gören iki tür yemek bloğu üzerinde durulacaktır; tarif blogları ve değerlendirme (review) blogları (her iki tür blog için de yemek blogları teriminin kullanıldığı unutulmamalıdır). Tarif blogları, adından da anlaşılacağı üzere, tariflerini ve çoğu zaman bu tariflerin yapılışını paylaşan bloglardır. Değerlendirme blogları ise, kimi zaman içinde gezi yazılarını da içermekle birlikte, yemek ve restoran değerlendirmesi ya da tanıtımı yapan blogları oluşturmaktadır.

Tarif Blogları

Tarif blogları, aslına bakılırsa, geçmişten günümüze değin süren “tarif verme ya da paylaşma” geleneğini tam anlamıyla kamuya açık hale getirmiştir. Tarifler artık yemek kitapları dışında, serbestçe dolaşıma girmiş durumdadır.

Tarif gönderileri genellikle kısa bir girişten sonra malzemeler listesini, yemeğin yapılışını ve mutlaka yemeğin bitmiş haline ait görseli ya da görselleri içermektedir. Elbette, yapım aşamasını görsellerle gösteren ya da videolardan yararlanan bloglar da bulunmaktadır.

Şefler ya da profesyoneller dışında tarif bloglarını en çok kullananlar, pek çoğunun hiçbir yemek eğitimi olmayan sıradan insanlardır. Pek çok kişi de kendisi için yemek yapmanın yeni bir hobi (boş zaman etkinliği) olabileceğinin farkına varmaktadır. Öyle ki bu yazarların pek çoğu blog yazarlığından yemek kitabı yazarlığına, gazete yazarlığına ya da yemek programı yapmaya kadar ilerlemişler ve birer profesyonel haline gelmeye başlamışlardır.

Değerlendirme Blogları

Değerlendirme blogları, temel olarak, restoran ve yemek değerlendirmeleri üzerine yazı yazan bloglardır. Bunlar içinde seyahate odaklı olanlar olabileceği gibi, sadece belirli bir bölgedeki restoranlara odaklananları da bulunmaktadır. DeğerIendirme bloglarının ortaya çıkması ile birlikte, yemek ya da restoran eleştirmenliği oldukça farklı bir hal almaya başlamıştır. Değerlendirme bloglarının yarattığı bu değişimi şöyle sıralayabiliriz

  • Değerlendirme blogları değerlendirme yapmak için beklemezler: Geleneksel yemek eleştirmenleri, yeni açılan bir restoranla ilgili yaptıkları değerlendirmeyi yayınlamak için bir ay gibi bir süre beklemeyi tercih ederlerdi. Ancak değerlendirme blogları, restoranlara böyle bir süre vermeye gerek duymamaktadır. Blog yazarları için restoranın açılmış olması değerlendirilebileceği anlamına gelmektedir.
  • Restoranlar blog yazarları için özel açılış etkinlikleri düzenlemektedir: Geleneksel yemek eleştirmenleri restoranlara sessiz sedasız gider ve fark edilmeden tadımlarını yapmaya çalışırlar. Yaptıkları harcamalar bir şekilde ceplerinden çıkmaz, çalıştıkları gazete ya da dergi tarafından karşılanır. Ancak değerlendirme blog yazarlarının çoğu bu işi bir hobi gibi yaptıklarından restoranlar blog yazarlarının yemeklerini denemesi için örnek menülerini onlara ücretsiz olarak sunmaktadır.
  • Değerlendirme blogları genelde geleneksel yemek eleştirmenlerine göre daha olumlu değerlendirmeler yapmaktadır: Değerlendirme blog yazarları genellikle beğenmedikleri bir yemekle ya da restoranla karşılaştıklarında, bunlar hakkında olumsuz değerlendirme yapmak yerine, hiç değerlendirme yapmamayı tercih etmektedirler.
  • Değerlendirme blogları sadece “fine dining” değil her türden restoranı değerlendirmeye almaktadır: Değerlendirme blogları arabalı satıcılardan büfelere, esnaf lokantalarından büyük restoranlara kadar her türden restoranı değerlendirmelerine dahil etmektedirler. Bu blog yazarlarının pek çoğu yemeğe tutkuyla bağlı yazarlardır. En çok tartışılan konulardan birisi, bu blog yazarlarının yemek eleştirmenliği hakkında profesyonel bilgiye sahip olmamaları nedeniyle etik konusunda sorunlar yaşanabileceği yönündedir.

Yemek Blogları Topluluğu ve Etkinlikler

Internet ve özellikle de bloglar, aynı ilgi alanına sahip, aynı tutkuları paylaşan insanların bir araya gelmeleri ve bir topluluk oluşturmaları için çok büyük bir fırsat yaratmaktadır. Yemek bloglarının sayıları arttıkça, oluşturdukları topluluk da giderek daha büyük ve yapısal bir hal almıştır. Topluluk büyüdükçe kendi kurallarını, etkinliklerini ve standartlarını oluşturmuştur. Blog topluluklarının en önemli amaçlarından birisi, yemek bloğu yazanların topluluğa aidiyetlerinin arttırılmasını sağlamaktır.

Yemek bloglarının yeme ve içme kültürü üzerinde etkileri olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Özellikle de bazı trendler yaratmak konusunda oldukça etkili bir topluluk oldukları söylenebilir. Örneğin, makaronların günümüzdeki popülerliğinin önemli ölçüde yemek blogları aracılığıyla gerçekleştiği öne sürülmektedir. Makaronlar ilk olarak 2004 yılında A la cuisine! bloğunda yayınlanan bir tarif ile göze batmaya başlamıştır. Bu tarif topluluk içinde ortaya çıkan ilk tariflerden birisidir. Benzer biçimde Türkiye’de de şeker hamurlu pastaların ve cupcake’lerin yaygınlaşmasında yemek bloglarının oldukça etkili olduğu söylenebilecektir.

Topluluk Siteleri

Topluluk siteleri blog yazarlarının bir yandan topluluk ile sahip olduğu bilgiyi ve kaynaklarını paylaşabileceği, diğer taraftan topluluk ve etkinlikleri hakkında haberler alabileceği sayfalardır. Bu tür siteler belirli kişi ya da kurumlar tarafından yaratılmakla birlikte, genellikle topluluk içindeki birden çok blog yazarı tarafından desteklenmekte ya da yürütülmektedir. Food Blog Alliance bloğudur. Bu blog topluluk içindeki diğer blogların aralarında söyleşiler oluşturmalarına ve yemek blogculuğu üzerine becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Topluluk siteleri blog yazarlarının bir yandan topluluk ile sahip olduğu bilgiyi ve kaynaklarını paylaşabileceği, diğer taraftan topluluk ve etkinlikleri hakkında haberler alabileceği sayfalardır.

Topluluk Etkinlikleri

Yemek blogları toplulukları sadece online olarak değil offline olarak da etkileşime girebilmek amacıyla bazı etkinlikler gerçekleştirmektedirler. Bunlar içinde düzenlenen piknikler ya da yemekler, konferanslar, çalıştaylar en sık rastlanan etkinliklerdir. Bu etkinlikler çerçevesinde yemek bloğu yazarlarının nasıl profesyonel olabilecekleri, blog yazarlığı üzerinden nasıl para kazanabilecekleri, bloglarını nasıl daha ileriye taşıyabilecekleri ya da ana akım medya içinde kendilerine nasıl yer bulabilecekleri gibi konular tartışılmaktadır.

Türkiye’de yemek blogları özelinde gerçekleşen çok büyük bir organizasyon olmamakla birlikte bölgesel gerçekleşen toplantılar yanında bazı markaların gerçekleştirdiği toplantı ve etkinlikler bulunmaktadır. Örneğin Sofra Dergisi, yemek bloğu yazarlarıyla bir buluşma ve çalıştay düzenlemiştir. Türkiye’de henüz yaygınlık kazanmamış olmakla birlikte, Saveur Dergisi her yıl yemek bloğu ödülleri vermektedir. Dergi en iyi seyahat-yemek içeriği, en iyi video kullanımı, en iyi pasta, en iyi bira içeriği, en iyi blog tasarımı, en iyi mutfak dekorasyonu içeriği, en iyi fotoğraf, en iyi şarap içeriği, en iyi yazım ve en lezzetli yemekler gibi alt kategorilerde ödüller vermektedir. Türkiye’den bir tarif bloğu olan Cafe Fernando iki yıl üst üste Saveur ödülü almıştır.

Blog Listeleri (Blogroll)

Diğer pek çok blog yazarının yaptığı gibi, yemek blogları da hem beğenilerini göstermek hem de topluluk içindeki konumlarını ve ilişkilerini ortaya koymak için blog listelerini (blogroll) yayınlayabilmektedirler. Daha eski blogların oldukça uzun listeleri olabilmekte ve hatta bunları kategorilere ayırmak zorunda bile kalabilmektedirler. Bazı bloglar ise en iyi bloglar listelerini yayınlamaktadırlar.

Toplayıcı Sayfalar (Aggregator Sites)

Bu sayfalar yemek bloglarının daha görünür ve erişilebilir olmasının yanında blog yazarları tarafından da bir tanıtım aracı olarak kullanılmaktadır. Bu sayfalar, farklı blog yazarlarının içeriklerinden oluşan bir galeri gibidir. Bu sayfalar aracılığıyla yemek blogları hem daha geniş bir kitleye ulaşma hem de ana akım medyada yer bulma şansını yakalamaktadırlar.

Restoranlar ve Dijital Medya

Web 2.0 firmalara müşterilerini tanımaktan, onların ne istediklerini anlamaya ve onlara tam da istedikleri anda istedikleri fırsatları sunmaya yarayacak pek çok araç sunmaktadır. Restoranların da dijital medya içinde kullanabilecekleri pek çok araç bulunmaktadır.

Web Siteleri

Bugün artık Internet üzerinde bir web sitesi olmayan kurum ya da kuruluş kalmadı diyebiliriz. Dolayısıyla restoranlar da birer ikişer kendi web sitelerini oluşturmak için çabalamaktadırlar. Diğer pek çok işletme gibi bir restoranın web sitesi oluşturmasının temelinde satışlarının arttırılması amacı yatmaktadır. Dolayısıyla, web sitesinin tasarımından içeriğin oluşturulmasına ve paylaşımına, web sitenin takibi ve analizine kadar restoranların dikkate almaları gereken bir takım hususlar bulunmaktadır;

Site Tasarımı

  • Site tasarımıyla ilgili belki de en temel kural sitenizin hızlı açılması ve içinde hızlı işlem yapılabilmesine olanak vermesidir.
  • Basit ve sade tasarımlar tercih edilmelidir. İleride siteye yeni sayfalar eklenmesine ihtiyaç duyulabileceğinden, sitenin altyapısını buna uygun seçmek gerekir. Sitenin mobil versiyonunun tasarımının da mutlaka cep telefonları ve tabletler üzerinden test edilmesi gerekmektedir.
  • Sitenin yazılımında ve tasarımında arama motoru optimizasyonu kurallarına dikkat edilmelidir. Sayfanın teknik alt yapısının, arama motorlarında daha kolay bulunmaya yardımcı olacak şekilde tasarlanması önemlidir. Aynı şekilde siteniz Google Haritalar üzerinden de bulunabilmelidir.
  • Sitede kullanılan tüm fotoğrafların profesyonelce çekilmiş ya da yaratılmış fotoğraflar olmasına dikkat edilmelidir.
  • Sitede menülerin yanı sıra menüde yer alan yemeklerin fiyatlarına da yer verilmesi önerilmektedir.
  • Eğer sipariş hizmeti varsa, sayfada online sipariş verilebilmesi için bir alan hazırlanması kullanıcı deneyimini arttıracak unsurlardan birisidir. Bu alanın, menü ile entegre biçimde çalışması da önemlidir.
  • Web sitesi üzerinde restoranın adres ve konumuna dair bilgilerin mutlaka verilmesi gerekmektedir.
  • Diğer web siteleri, bloglar, değerlendirme siteleri gibi alanlarda sizinle ilgili yorum ve değerlendirmeleri web siteniz üzerinden de müşterilerinize gösterecek alanlar yaratın.

İçerik Yönetimi

  • Değerlerinizi ve restoranın insani yönünü göstermek müşterilerinizle daha sıcak ilişkiler kurmanıza ön ayak olur. Dolayısıyla kuruluş hikayeleri, çalışan personelin kimler olduğu, etkinlikler gibi detayları web sitesinden paylaşmak faydalı olabilecektir.
  • Restoranların hikayelerini anlatabilecekleri ve insani yönlerini gösterebilecekleri en güzel alan, oluşturacakları blog sayfalarıdır. Blog sayfaları üzerinden yeni yemekler, menüler, etkinlikler, çalışanlar, kuruluş hikayeleri, malzemeler vb. pek çok konu hakkında paylaşımlar yapılabilir.
  • Blog sayfaları sayesinde üretilen her yeni içerik Internet üzerinde sitenin bulunması için yeni bir araç haline gelecektir. Blog sayfasının sık güncellenmesi önemlidir.

Analizler ve Takip

  • Site trafiğinin arttırılması için öncelikle sitenin trafiğinin nasıl bir yapıya sahip olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Size hangi referans sayfalardan ziyaretçi geldiği, ziyaretçilerinizin hangi bölgelerden olduğu, en çok ilgi duyulan yazılarınız, ziyaretçilerinizin sayfanızda ne kadar kaldığı ya da nasıl hareket ettiği gibi unsurlar önemlidir.
  • Elbette sadece site ziyaretçilerinin değil online sipariş veren ziyaretçilerin de hangi yollarla siteye ulaştığı ve sitede nasıl hareket ettikleri düzenli olarak izlenmelidir.

E-Posta Pazarlama

İşletmeler, pazarlama mesajlarını tüketicilerine ulaştırmak için e-postayı bir doğrudan pazarlama aracı olarak kullanmaktadırlar. Restoranların e-posta pazarlamasından yararlanabilmeleri için öncelikle e-posta listelerini oluşturmaları gerekmektedir. Örneğin, web sitesine eposta adresiyle kayıt yapılmasını ya da üye olunmasını teşvik edecek yöntemler kullanılabilir. Örneğin, ücretsiz Wi-fi girişlerinde adresler alınabilmektedir. Aynı şekilde müşterilerden geri bildirim alınırken de e-posta adreslerine erişmek mümkün olacaktır. Bu noktada e-postalar hazırlanırken dikkat edilmesi gereken önemli bazı noktalar bulunmaktadır;

  • Gelen e-postanın açılması için kimden geldiği ve konusu çok önemlidir. E-postalar kaynağına göre açılır. Eğer ki önceki mesajlarda kullanıcı yararlı veya eğlenceli içeriğe ulaşmışsa e-postayı açmakta istekli olacaktır.
  • E-postanın konu başlığı ve açıklama kısmı hem mesajınızı iletmeli hem de ilgi çekici olmalıdır.
  • E-postanın işe yaraması için, içeriğinin bir değer yaratması gerekir. Değer yaratan içeriğin sunumu da mesajın kendisi kadar önemlidir. Görsellik bu anlamda çok önemlidir. Hem görsel olarak çekicilik sağlar hem de mesajın anlaşılmasını kolaylaştırabilir. Ancak içeriğin sunumunun kısa ve basit olması gerektiği unutulmamalıdır.
  • E-posta pazarlamada gönderim sıklığı oldukça önemli bir konudur. Müşteriler her zaman iyi kampanyalardan haberdar olmak isteyeceklerdir ancak bu çok sık olmaya başladığında da kendilerini bunalmış hissedeceklerdir. Dolayısıyla, müşterileri bunaltacak kadar sık eposta gönderimi yapılmamalıdır.
  • Son olarak, e-postalar içinde, e-posta listesinden çıkış seçeneğine mutlaka yer verilmelidir. Eposta pazarlama faaliyetleri izinli ve izinsiz olmak üzere iki farklı türde gerçekleşmektedir. İzinsiz e-posta pazarlamada, tüketicilerden eposta gönderimi için önceden onay alınmamıştır ve bu e-postalar spam olarak değerlendirilmektedir. İzinli e-posta pazarlama yönteminde ise, tüketicinin izni ve onayı alınarak gönderimler yapılmaktadır.

Mobil

Restoranlar mobil web sitelerini oluşturmanın yanında, mobil uygulamalarını geliştirebilmekte, mobil ödeme alabilmekte ve dahası mobil pazarlama araçlarından yararlanabilmektedirler. Günümüzde artık restoranların web siteleri çoğunlukla mobil cihazlar üzerinden aranmaktadır. Ancak mobil cihazların ekranlarının çok küçük olması, masaüstünden görüntülenmek üzere tasarlanmış web siteleri için çok uygun değildir. Bu nedenle, tüketicilerin aradıklarını bulmaları ve kolayca işlem yapabilmeleri için restoranların, mobil uyumlu web sitelerini tasarlamaları oldukça büyük önem taşımaktadır. Restoranlar için ikinci bir seçenek, kendi mobil uygulamalarını oluşturmalarıdır. Restoranlar bu sayede müşterilerine daha kolay ulaşma fırsatı da yakalamaktadır. Mobil uygulamalar menülerin gösteriminden, online sipariş vermeye, rezervasyondan müşterilere bilgilendirme mesajları göndermeye kadar pek çok farklı amaçla kullanılabilecektir.

Online Sipariş ve Rezervasyon

Restoranlar kendi web siteleri ya da mobil uygulamaları üzerinden sipariş ve rezervasyon alabilecekleri gibi, Internet üzerinde bu işlemleri yapmak üzere ortaya çıkmış aracılar da bulunmaktadır. Türkiye’de bu anlamda büyük başarı kazanmış Yemeksepeti.com bir online sipariş platformudur. 2000 yılının sonlarına doğru kurulan ve 2001 yılında 26 restoranla işe başlayan Yemeksepeti.com bugün Türkiye’de Internet sektörünün en büyük satın almasına konu olmuş durumdadır.

Internet’in Gelişimi ve Özellikleri

Internet, fiziksel ya da elle tutulur bir araç olmaktan ziyade birbirine bağlı sayısız bilgisayar ağlarından oluşan büyük bir bilgisayar ağıdır.

Internet işletmeleri, eğitim kurumlarını, resmi kurumları ve bireyleri birbirine bağlayan, binlerce ağı ve milyonlarca bilgisayarı içine alan bir ağ olarak tanımlanabilir. Internet’in bugünkü halini alması için 50 yılı aşkın bir süre geçmesi gerekmiştir Internet’in gelişiminde yenilik, kurumsallaşma ve ticarileşme olmak üzere üç aşama olmuştur.

  • Yenilik Aşaması: Internet’in temel kavramlarının oluşturulduğu 1961’den 1974 yılına kadar ki süreyi kapsamaktadır.
  • Kurumsallaşma Aşaması: Internet isimli yeniliğe Savunma Bakanlığı ve Ulusal Bilim Kurumu gibi büyük çaplı örgütlerin finansal destek vermeye başladıkları 1975’den 1995 yılına kadarki süreyi kapsamaktadır.
  • Ticarileşme Aşaması: Devletin Internet’i genişletmeleri, altyapısını güçlendirmeleri ve sıradan insanları da bu ağa dâhil etmeleri için özel kuruluşları cesaretlendirdiği ve yönlendirdiği 1995’den bugüne kadarki süreyi kapsamaktadır.

Rogers yeni iletişim teknolojilerinin üç özelliğini tanımlar.

  • Karşılıklı etkileşim: İletişim sürecinde, hafızanın katıldığı karşılıklı etkileşimin varlığı gereklidir.
  • Kitlesizleştirme: Kitlesizleştirme genel olarak, kitle iletişim sisteminin kontrolünün mesaj yapıcıdan iletişim aracı tüketicisine doğru kayması demektir.
  • Eşzamansız olabilme: Yeni iletişim teknolojileri birey için uygun bir zamanda mesaj gönderme veya alma yeteneklerine sahiptir.

Diğer taraftan, başta Internet olmak üzere, yeni iletişim teknolojileri beraberinde birtakım değişimlere sebep olmuştur. Bunlar:

  • Elde edilebilen enformasyonun miktarında artış
  • İletişimde hızlanma
  • Enformasyonun demokratikleşmesi
  • Kitlesel yayıncılıktan dar yayıncılığa
  • Medyanın ademi-merkezileşmesi
  • Etkileşim kapasitesinin artışı

Web’in Gelişimi ve Özellikleri

Internet gibi Web de uzun bir gelişim sürecinden geçmiş ve Web 2.0 olarak adlandırılan ve sosyal medyanın doğmasına ön ayak olan yapı bu süreçte gelişmiştir.

Web’in Ortaya Çıkışı ve Gelişimi: Web 1.0

World Wide Web Internet’in en çok bilinen ve kullanılan hizmetlerinden birisidir. Bu sayede kullanıcılar milyonlarca web sitesine ulaşabilmektedir. Web’in gelişimi Internet’in gelişiminden çok daha hızlı gerçekleşmiştir

  • 1989-91 yılları arasında Dr. Tim Berners-Lee ve ekibi bir tarayıcının (browser) ilk versiyonunu oluşturmuşlardır.
  • 1993 yılına kadar da web üzerinden paylaşılan bilgiler metin tabanlı olmaya devam etmiştir. 1993 yılında grafik kullanıcı arayüzüne sahip bir Web tarayıcı olan Mosaic geliştirilmiştir. Mosaic Macintosh, Windows ya da UNIX gibi grafiğe dayalı arayüzler üzerinde çalışabilen bir yazılımdır.
  • 1994 yılında Andreesen ve Jim Clark ilk ücretli ticari tarayıcı olan Netscape Navigator’u kurmuşlardır.
  • 1995 yılında ise Microsoft Internet Explorer adı altında kendi tarayıcısını sunmuştur.

Yeni Nesil Web: Web 2.0

Web 2.0, iş ve sosyal süreçlerde, kullanıcıların birer katılımcı olarak deneyimlerini, bilgilerini ve pazar güçlerini genişleten açık kaynaklı, etkileşimli, kullanıcı kontrolünde online uygulamaların bir bütünüdür. Bu tanımdan da görülebileceği üzere kullanıcı, tüketici olmanın ötesinde içerik yaratıcısı olarak, Web 2.0 uygulamalarının en temel unsurlarından birisidir. Web 2.0 olarak adlandırılan bu yeni nesil web uygulamalarının temel olarak üç ortak özelliğinden bahsetmek mümkün olacaktır;

  1. Hizmet tabanlı, basit ve açık kaynak çözümler içeren online uygulamalar.
  2. Uygulamaların geliştirilmesinde kullanıcı katılımının ve etkileşiminin sağlanması (kullanıcıların sadece tüketici değil içeriğe katkı sağlayan, değerlendiren ve düzenleyen olması)
  3. Yeni hizmet tabanlı iş modelleri ve düşük hacimli ürünler çerçevesinde küçük çaplı bireysel tüketicilere erişme olanağı.

Yemek Blogları

Web 2.0 teknolojileri ile birlikte, özellikle blog altyapılarının ortaya çıkması ve yaygınlaşması ile “yemek blogları” başlıbaşına yeni bir kategori olarak karşımıza çıkmıştır.

Blogların Tanımı ve Özellikleri

Kelimenin ilk oluşumu, “Web” ve “Log” kelimelerinin birleşmesinden doğmuş ve bu uygulamalar “Weblog” olarak adlandırılmış, daha sonra kelime “blog” olarak kısaltılmıştır.

Yemek blogları en genel haliyle yeme ve içmeye odaklanmış bloglar olarak tanımlanabilir. Yemek blogları tarif paylaşmaktan, restoran ya da yemek değerlendirmeye, gezi yazılarından yemek fotoğrafçılığına kadar farklı konulara odaklanmış blogları kapsayan temel bir kategoriyi oluşturmaktadır. Bu ünite kapsamında, en çok rağbet gören iki tür yemek bloğu üzerinde durulacaktır; tarif blogları ve değerlendirme (review) blogları (her iki tür blog için de yemek blogları teriminin kullanıldığı unutulmamalıdır). Tarif blogları, adından da anlaşılacağı üzere, tariflerini ve çoğu zaman bu tariflerin yapılışını paylaşan bloglardır. Değerlendirme blogları ise, kimi zaman içinde gezi yazılarını da içermekle birlikte, yemek ve restoran değerlendirmesi ya da tanıtımı yapan blogları oluşturmaktadır.

Tarif Blogları

Tarif blogları, aslına bakılırsa, geçmişten günümüze değin süren “tarif verme ya da paylaşma” geleneğini tam anlamıyla kamuya açık hale getirmiştir. Tarifler artık yemek kitapları dışında, serbestçe dolaşıma girmiş durumdadır.

Tarif gönderileri genellikle kısa bir girişten sonra malzemeler listesini, yemeğin yapılışını ve mutlaka yemeğin bitmiş haline ait görseli ya da görselleri içermektedir. Elbette, yapım aşamasını görsellerle gösteren ya da videolardan yararlanan bloglar da bulunmaktadır.

Şefler ya da profesyoneller dışında tarif bloglarını en çok kullananlar, pek çoğunun hiçbir yemek eğitimi olmayan sıradan insanlardır. Pek çok kişi de kendisi için yemek yapmanın yeni bir hobi (boş zaman etkinliği) olabileceğinin farkına varmaktadır. Öyle ki bu yazarların pek çoğu blog yazarlığından yemek kitabı yazarlığına, gazete yazarlığına ya da yemek programı yapmaya kadar ilerlemişler ve birer profesyonel haline gelmeye başlamışlardır.

Değerlendirme Blogları

Değerlendirme blogları, temel olarak, restoran ve yemek değerlendirmeleri üzerine yazı yazan bloglardır. Bunlar içinde seyahate odaklı olanlar olabileceği gibi, sadece belirli bir bölgedeki restoranlara odaklananları da bulunmaktadır. DeğerIendirme bloglarının ortaya çıkması ile birlikte, yemek ya da restoran eleştirmenliği oldukça farklı bir hal almaya başlamıştır. Değerlendirme bloglarının yarattığı bu değişimi şöyle sıralayabiliriz

  • Değerlendirme blogları değerlendirme yapmak için beklemezler: Geleneksel yemek eleştirmenleri, yeni açılan bir restoranla ilgili yaptıkları değerlendirmeyi yayınlamak için bir ay gibi bir süre beklemeyi tercih ederlerdi. Ancak değerlendirme blogları, restoranlara böyle bir süre vermeye gerek duymamaktadır. Blog yazarları için restoranın açılmış olması değerlendirilebileceği anlamına gelmektedir.
  • Restoranlar blog yazarları için özel açılış etkinlikleri düzenlemektedir: Geleneksel yemek eleştirmenleri restoranlara sessiz sedasız gider ve fark edilmeden tadımlarını yapmaya çalışırlar. Yaptıkları harcamalar bir şekilde ceplerinden çıkmaz, çalıştıkları gazete ya da dergi tarafından karşılanır. Ancak değerlendirme blog yazarlarının çoğu bu işi bir hobi gibi yaptıklarından restoranlar blog yazarlarının yemeklerini denemesi için örnek menülerini onlara ücretsiz olarak sunmaktadır.
  • Değerlendirme blogları genelde geleneksel yemek eleştirmenlerine göre daha olumlu değerlendirmeler yapmaktadır: Değerlendirme blog yazarları genellikle beğenmedikleri bir yemekle ya da restoranla karşılaştıklarında, bunlar hakkında olumsuz değerlendirme yapmak yerine, hiç değerlendirme yapmamayı tercih etmektedirler.
  • Değerlendirme blogları sadece “fine dining” değil her türden restoranı değerlendirmeye almaktadır: Değerlendirme blogları arabalı satıcılardan büfelere, esnaf lokantalarından büyük restoranlara kadar her türden restoranı değerlendirmelerine dahil etmektedirler. Bu blog yazarlarının pek çoğu yemeğe tutkuyla bağlı yazarlardır. En çok tartışılan konulardan birisi, bu blog yazarlarının yemek eleştirmenliği hakkında profesyonel bilgiye sahip olmamaları nedeniyle etik konusunda sorunlar yaşanabileceği yönündedir.

Yemek Blogları Topluluğu ve Etkinlikler

Internet ve özellikle de bloglar, aynı ilgi alanına sahip, aynı tutkuları paylaşan insanların bir araya gelmeleri ve bir topluluk oluşturmaları için çok büyük bir fırsat yaratmaktadır. Yemek bloglarının sayıları arttıkça, oluşturdukları topluluk da giderek daha büyük ve yapısal bir hal almıştır. Topluluk büyüdükçe kendi kurallarını, etkinliklerini ve standartlarını oluşturmuştur. Blog topluluklarının en önemli amaçlarından birisi, yemek bloğu yazanların topluluğa aidiyetlerinin arttırılmasını sağlamaktır.

Yemek bloglarının yeme ve içme kültürü üzerinde etkileri olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Özellikle de bazı trendler yaratmak konusunda oldukça etkili bir topluluk oldukları söylenebilir. Örneğin, makaronların günümüzdeki popülerliğinin önemli ölçüde yemek blogları aracılığıyla gerçekleştiği öne sürülmektedir. Makaronlar ilk olarak 2004 yılında A la cuisine! bloğunda yayınlanan bir tarif ile göze batmaya başlamıştır. Bu tarif topluluk içinde ortaya çıkan ilk tariflerden birisidir. Benzer biçimde Türkiye’de de şeker hamurlu pastaların ve cupcake’lerin yaygınlaşmasında yemek bloglarının oldukça etkili olduğu söylenebilecektir.

Topluluk Siteleri

Topluluk siteleri blog yazarlarının bir yandan topluluk ile sahip olduğu bilgiyi ve kaynaklarını paylaşabileceği, diğer taraftan topluluk ve etkinlikleri hakkında haberler alabileceği sayfalardır. Bu tür siteler belirli kişi ya da kurumlar tarafından yaratılmakla birlikte, genellikle topluluk içindeki birden çok blog yazarı tarafından desteklenmekte ya da yürütülmektedir. Food Blog Alliance bloğudur. Bu blog topluluk içindeki diğer blogların aralarında söyleşiler oluşturmalarına ve yemek blogculuğu üzerine becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Topluluk siteleri blog yazarlarının bir yandan topluluk ile sahip olduğu bilgiyi ve kaynaklarını paylaşabileceği, diğer taraftan topluluk ve etkinlikleri hakkında haberler alabileceği sayfalardır.

Topluluk Etkinlikleri

Yemek blogları toplulukları sadece online olarak değil offline olarak da etkileşime girebilmek amacıyla bazı etkinlikler gerçekleştirmektedirler. Bunlar içinde düzenlenen piknikler ya da yemekler, konferanslar, çalıştaylar en sık rastlanan etkinliklerdir. Bu etkinlikler çerçevesinde yemek bloğu yazarlarının nasıl profesyonel olabilecekleri, blog yazarlığı üzerinden nasıl para kazanabilecekleri, bloglarını nasıl daha ileriye taşıyabilecekleri ya da ana akım medya içinde kendilerine nasıl yer bulabilecekleri gibi konular tartışılmaktadır.

Türkiye’de yemek blogları özelinde gerçekleşen çok büyük bir organizasyon olmamakla birlikte bölgesel gerçekleşen toplantılar yanında bazı markaların gerçekleştirdiği toplantı ve etkinlikler bulunmaktadır. Örneğin Sofra Dergisi, yemek bloğu yazarlarıyla bir buluşma ve çalıştay düzenlemiştir. Türkiye’de henüz yaygınlık kazanmamış olmakla birlikte, Saveur Dergisi her yıl yemek bloğu ödülleri vermektedir. Dergi en iyi seyahat-yemek içeriği, en iyi video kullanımı, en iyi pasta, en iyi bira içeriği, en iyi blog tasarımı, en iyi mutfak dekorasyonu içeriği, en iyi fotoğraf, en iyi şarap içeriği, en iyi yazım ve en lezzetli yemekler gibi alt kategorilerde ödüller vermektedir. Türkiye’den bir tarif bloğu olan Cafe Fernando iki yıl üst üste Saveur ödülü almıştır.

Blog Listeleri (Blogroll)

Diğer pek çok blog yazarının yaptığı gibi, yemek blogları da hem beğenilerini göstermek hem de topluluk içindeki konumlarını ve ilişkilerini ortaya koymak için blog listelerini (blogroll) yayınlayabilmektedirler. Daha eski blogların oldukça uzun listeleri olabilmekte ve hatta bunları kategorilere ayırmak zorunda bile kalabilmektedirler. Bazı bloglar ise en iyi bloglar listelerini yayınlamaktadırlar.

Toplayıcı Sayfalar (Aggregator Sites)

Bu sayfalar yemek bloglarının daha görünür ve erişilebilir olmasının yanında blog yazarları tarafından da bir tanıtım aracı olarak kullanılmaktadır. Bu sayfalar, farklı blog yazarlarının içeriklerinden oluşan bir galeri gibidir. Bu sayfalar aracılığıyla yemek blogları hem daha geniş bir kitleye ulaşma hem de ana akım medyada yer bulma şansını yakalamaktadırlar.

Restoranlar ve Dijital Medya

Web 2.0 firmalara müşterilerini tanımaktan, onların ne istediklerini anlamaya ve onlara tam da istedikleri anda istedikleri fırsatları sunmaya yarayacak pek çok araç sunmaktadır. Restoranların da dijital medya içinde kullanabilecekleri pek çok araç bulunmaktadır.

Web Siteleri

Bugün artık Internet üzerinde bir web sitesi olmayan kurum ya da kuruluş kalmadı diyebiliriz. Dolayısıyla restoranlar da birer ikişer kendi web sitelerini oluşturmak için çabalamaktadırlar. Diğer pek çok işletme gibi bir restoranın web sitesi oluşturmasının temelinde satışlarının arttırılması amacı yatmaktadır. Dolayısıyla, web sitesinin tasarımından içeriğin oluşturulmasına ve paylaşımına, web sitenin takibi ve analizine kadar restoranların dikkate almaları gereken bir takım hususlar bulunmaktadır;

Site Tasarımı

  • Site tasarımıyla ilgili belki de en temel kural sitenizin hızlı açılması ve içinde hızlı işlem yapılabilmesine olanak vermesidir.
  • Basit ve sade tasarımlar tercih edilmelidir. İleride siteye yeni sayfalar eklenmesine ihtiyaç duyulabileceğinden, sitenin altyapısını buna uygun seçmek gerekir. Sitenin mobil versiyonunun tasarımının da mutlaka cep telefonları ve tabletler üzerinden test edilmesi gerekmektedir.
  • Sitenin yazılımında ve tasarımında arama motoru optimizasyonu kurallarına dikkat edilmelidir. Sayfanın teknik alt yapısının, arama motorlarında daha kolay bulunmaya yardımcı olacak şekilde tasarlanması önemlidir. Aynı şekilde siteniz Google Haritalar üzerinden de bulunabilmelidir.
  • Sitede kullanılan tüm fotoğrafların profesyonelce çekilmiş ya da yaratılmış fotoğraflar olmasına dikkat edilmelidir.
  • Sitede menülerin yanı sıra menüde yer alan yemeklerin fiyatlarına da yer verilmesi önerilmektedir.
  • Eğer sipariş hizmeti varsa, sayfada online sipariş verilebilmesi için bir alan hazırlanması kullanıcı deneyimini arttıracak unsurlardan birisidir. Bu alanın, menü ile entegre biçimde çalışması da önemlidir.
  • Web sitesi üzerinde restoranın adres ve konumuna dair bilgilerin mutlaka verilmesi gerekmektedir.
  • Diğer web siteleri, bloglar, değerlendirme siteleri gibi alanlarda sizinle ilgili yorum ve değerlendirmeleri web siteniz üzerinden de müşterilerinize gösterecek alanlar yaratın.

İçerik Yönetimi

  • Değerlerinizi ve restoranın insani yönünü göstermek müşterilerinizle daha sıcak ilişkiler kurmanıza ön ayak olur. Dolayısıyla kuruluş hikayeleri, çalışan personelin kimler olduğu, etkinlikler gibi detayları web sitesinden paylaşmak faydalı olabilecektir.
  • Restoranların hikayelerini anlatabilecekleri ve insani yönlerini gösterebilecekleri en güzel alan, oluşturacakları blog sayfalarıdır. Blog sayfaları üzerinden yeni yemekler, menüler, etkinlikler, çalışanlar, kuruluş hikayeleri, malzemeler vb. pek çok konu hakkında paylaşımlar yapılabilir.
  • Blog sayfaları sayesinde üretilen her yeni içerik Internet üzerinde sitenin bulunması için yeni bir araç haline gelecektir. Blog sayfasının sık güncellenmesi önemlidir.

Analizler ve Takip

  • Site trafiğinin arttırılması için öncelikle sitenin trafiğinin nasıl bir yapıya sahip olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Size hangi referans sayfalardan ziyaretçi geldiği, ziyaretçilerinizin hangi bölgelerden olduğu, en çok ilgi duyulan yazılarınız, ziyaretçilerinizin sayfanızda ne kadar kaldığı ya da nasıl hareket ettiği gibi unsurlar önemlidir.
  • Elbette sadece site ziyaretçilerinin değil online sipariş veren ziyaretçilerin de hangi yollarla siteye ulaştığı ve sitede nasıl hareket ettikleri düzenli olarak izlenmelidir.

E-Posta Pazarlama

İşletmeler, pazarlama mesajlarını tüketicilerine ulaştırmak için e-postayı bir doğrudan pazarlama aracı olarak kullanmaktadırlar. Restoranların e-posta pazarlamasından yararlanabilmeleri için öncelikle e-posta listelerini oluşturmaları gerekmektedir. Örneğin, web sitesine eposta adresiyle kayıt yapılmasını ya da üye olunmasını teşvik edecek yöntemler kullanılabilir. Örneğin, ücretsiz Wi-fi girişlerinde adresler alınabilmektedir. Aynı şekilde müşterilerden geri bildirim alınırken de e-posta adreslerine erişmek mümkün olacaktır. Bu noktada e-postalar hazırlanırken dikkat edilmesi gereken önemli bazı noktalar bulunmaktadır;

  • Gelen e-postanın açılması için kimden geldiği ve konusu çok önemlidir. E-postalar kaynağına göre açılır. Eğer ki önceki mesajlarda kullanıcı yararlı veya eğlenceli içeriğe ulaşmışsa e-postayı açmakta istekli olacaktır.
  • E-postanın konu başlığı ve açıklama kısmı hem mesajınızı iletmeli hem de ilgi çekici olmalıdır.
  • E-postanın işe yaraması için, içeriğinin bir değer yaratması gerekir. Değer yaratan içeriğin sunumu da mesajın kendisi kadar önemlidir. Görsellik bu anlamda çok önemlidir. Hem görsel olarak çekicilik sağlar hem de mesajın anlaşılmasını kolaylaştırabilir. Ancak içeriğin sunumunun kısa ve basit olması gerektiği unutulmamalıdır.
  • E-posta pazarlamada gönderim sıklığı oldukça önemli bir konudur. Müşteriler her zaman iyi kampanyalardan haberdar olmak isteyeceklerdir ancak bu çok sık olmaya başladığında da kendilerini bunalmış hissedeceklerdir. Dolayısıyla, müşterileri bunaltacak kadar sık eposta gönderimi yapılmamalıdır.
  • Son olarak, e-postalar içinde, e-posta listesinden çıkış seçeneğine mutlaka yer verilmelidir. Eposta pazarlama faaliyetleri izinli ve izinsiz olmak üzere iki farklı türde gerçekleşmektedir. İzinsiz e-posta pazarlamada, tüketicilerden eposta gönderimi için önceden onay alınmamıştır ve bu e-postalar spam olarak değerlendirilmektedir. İzinli e-posta pazarlama yönteminde ise, tüketicinin izni ve onayı alınarak gönderimler yapılmaktadır.

Mobil

Restoranlar mobil web sitelerini oluşturmanın yanında, mobil uygulamalarını geliştirebilmekte, mobil ödeme alabilmekte ve dahası mobil pazarlama araçlarından yararlanabilmektedirler. Günümüzde artık restoranların web siteleri çoğunlukla mobil cihazlar üzerinden aranmaktadır. Ancak mobil cihazların ekranlarının çok küçük olması, masaüstünden görüntülenmek üzere tasarlanmış web siteleri için çok uygun değildir. Bu nedenle, tüketicilerin aradıklarını bulmaları ve kolayca işlem yapabilmeleri için restoranların, mobil uyumlu web sitelerini tasarlamaları oldukça büyük önem taşımaktadır. Restoranlar için ikinci bir seçenek, kendi mobil uygulamalarını oluşturmalarıdır. Restoranlar bu sayede müşterilerine daha kolay ulaşma fırsatı da yakalamaktadır. Mobil uygulamalar menülerin gösteriminden, online sipariş vermeye, rezervasyondan müşterilere bilgilendirme mesajları göndermeye kadar pek çok farklı amaçla kullanılabilecektir.

Online Sipariş ve Rezervasyon

Restoranlar kendi web siteleri ya da mobil uygulamaları üzerinden sipariş ve rezervasyon alabilecekleri gibi, Internet üzerinde bu işlemleri yapmak üzere ortaya çıkmış aracılar da bulunmaktadır. Türkiye’de bu anlamda büyük başarı kazanmış Yemeksepeti.com bir online sipariş platformudur. 2000 yılının sonlarına doğru kurulan ve 2001 yılında 26 restoranla işe başlayan Yemeksepeti.com bugün Türkiye’de Internet sektörünün en büyük satın almasına konu olmuş durumdadır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!