Eski Mezopotamya ve Mısır Tarihi Dersi 5. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Eski Mezopotamya ve Mısır Tarihi Dersi 5. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Yeni Assur Ve Yeni Babil Krallığı: Siyasi Tarih

Yeni Assur Krallığı

Mezopotamya’da yaklaşık MÖ 1000 ile 612 yıllarında hüküm sürmüştür. En güçlü olduğu MÖ sekiz ve yedinci yüzyıllarda güneyde Basra Körfezi, doğuda İran’ın bir bölümü, kuzeyde Toros Dağları, batıda Suriye, Doğu Akdeniz sahilleri, Çukurova ve Mısır’a egemen olmuştur. Ele geçirdiği coğrafya Geç Hitit, Arami, İbrani, Hurri ve Mitani gibi halkları kapsamaktaydı. Sırasıyla, Assur, Kalhu, Dur Şarrukin ve Ninive bu krallığa başkentlik yapmıştır.Ele geçirilen bölgeler vergiye bağlanıp eyalet merkezine dönüştürülmüştür. Farklı amaçlarla çalıştırmak için yaklaşık 3,5-4 milyon insanı tehcire tabi tutmuştur.

Hüküm sürdüğü dönem Demir Çağı’nın(MÖ 1200-330) içindedir. Bu dönemde Mısır ve Doğu Akdeniz’in kıyı şeridinde ilk tek tanrılı dinler ortaya çıkmıştır. Demir eritilmesi için yapılan gelişmiş fırınlar ve atölyeler yeni tarım aletleri ve silah üretimine imkan vermiştir.

Hüküm sürdüğü topraklarda daha sonradan kurulan devletler, yönetim anlayışı, mimari, sanat ve teknolojide bu uygarlıktan etkilenmiştir. Bu etkilenen toplumlar, Kuzey Suriye’deki Geç Hitit Devletleri, Doğu Anadolu çevresinde Urartu, Anadolu’da Frig, Lidya, İran’da Med, Güney Mezopotamya’da Babil, Doğu Akdeniz’deki kent devletleri ve Mısır olarak sıralanabilir.

MÖ 1000 yılından itibaren kralların adlarına listelerde ve yıllıklarda ulaşılabilmektedir. MÖ 10. Yüzyılla beraber II. Assur-dan ve oğlu II. Adad-nirari ile genişleme ve güçlenme süreci başlamıştır. Kuzey Suriye’ye seferler yapılmış, Aramiler vergiye bağlanmış ve krallık Habur bölgesine kadar genişletilmiştir. II. Adad-nirari Hanigalbat(Yukarı Habur) çevresine yedi sefer düzenlemiştir. Akdeniz ve Toroslardaki hammadde yataklarına ulaşan yolların denetimi sağlanmıştır. Aynı zamanlarda güçlenen Babil’le MÖ 891 yılında antlaşma yapılmış ve antlaşma karşılıklı kız alıp vermeyle güçlendirilmiştir.

Kuzey Suriye–Güneydoğu Anadolu ve Babil genel genişleme bölgeleridir. II. Adad-nirari’nin oğlu II. Tukulti-Ninurta Diyarbakır’daki Bit-Zamani kabilesine seferler yapmış, Babil bölgesinde de Dur-Kurigalzu ve Sippar’a kadar ilerlemiştir.

MÖ dokuzuncu yüzyılda en güçlü oldukları II. Aşurnasirpal ve III. Şalmaneser döneminde bütün komşulara seferler düzenlenilmiş ve çok miktarda ganimet elde edilmiştir. Çukurova ve Doğu Anadolu bölgelerine kadar ilerlenilmiştir. Elde edilen zenginlik büyüyen şehirlerin ihtiyaçları için harcandı. Bu dönemin en büyük projesi başkent olarak inşa edilen Kalhu’dur.

II. Aşurnasirpal 25 yıllık krallığı boyunca 14 sefer, III. Şalmaneser 34 yıllık krallığı boyunca 34 sefer yapmıştır. II. Aşurnisipral’ın hedefi öncelikle ülkenin batısıydı. Öncelikle Dicle bölgesine girildi. Daha sonra Mardin üzerinden kuzeye ilerlenildi. Bit-Adini krallığına 4 sefer yapılıp, Fırat’ın batısındaki Akdeniz kıyılarına ulaşıldı.

III. Şalmeneser döneminde ise batudaki Fırat Nehri çevresindeki Bit-Adini krallığı eyalete dönüştürüldü ve başkentinin ismi Til-Barsip’ten Kar-Şalmaneser’e çevrildi.Assur krallığını tehlike olarak gören devletler Şam Kralı Hadadezer’in yönetiminde birleşerek MÖ 853 yılında Asi Nehri kıyısındaki Karkar bölgesinde Assur ordularıyla savaştılar. Savaşta iki taraf da üstünlük sağlayamadı, fakat Assur kralı savaştan sonra fetihlerini durdurmak zorunda kalmıştır.

III. Şalmaneser döneminde Kue, Tabal ve Melid krallıklarından vergi alındı. Assur yazıtlarına göre bu dönemde Assur krallığına rağmen Van Gölü havzasında Arame ve Sarduri tarafından Urartu Devleti kuruldu. Ayrıca İran bölgesindeki Medler de ilk bu dönemde yazıtlarda kendinden bahsettirmiştir. Krallık büyüdükçe merkez kontrolü zayıflamış, eyaletleri kontrol eden valiler krallar gibi güçlenmiştir. III. Şalmaneser’in kardeşi Assurdan’ın öncülüğünde başlayan isyanlar III. Şalmaneser’in ölümünden sonra da devam etti.

III. Şalmaneser’den sonraki 40 yılda gerileme dönemine geçildi. Bit-Adini Krallığı ve Kargamış tekrar özgürlüğünü ilan etti ve sınır Yukarı Habur bölgesine kadar geriledi. Bu dönemde Melid, Kummuh, Tabal, Kue, Hilakku, Gurgum, Unki ve Kargamiş gibi Geç Hitit devletleri güçlendi. Ayrıca Frig devleti sakarya kıyısında kuruluşunu tamamlayıp, Orta Anadolu’nun doğusuna doğru genişledi. Kral Minau önderliğinde Urartu devleti Torosları aşarak Dicle havzasına indi. V. Şamsiadad döneminde isyanlar bastırılsa da Halefi III. Adadnirari’nin çocuk yaşta başa geçmesiyle ülkeyi III. Adadnirari’nin annesi Şammuramat yönetti. III. Adad-nirari sonrasındaki üç kral döneminde taht kavgaları süre geldi.

MÖ. 745 yılında III. Tiglat-pileser’in tahta çıkışıyla Assurlar tekrar yükselişe geçti. Eyaletler küçültüldü, ordu güçlendirildi ve haberleşme ağı kuruldu. MÖ 743 yılında güçlenen Urartu krallığının müttefikleri ile Halpa’da savaş yapıldı ve savaş Assurlar tarafından kazanıldı. MÖ 735 yılında yapılan Urartulara karşı ikinci seferle Tuşpa’nın surları kuşatıldı. Uraratular bu savaşta büyük yara alsalar da kısa sürede toplandılar. Bu dönemde Tuşhan yeniden inşa edildi. Akdeniz kıyı şeridine kadar tüm krallıklar vergiye bağlandı. MÖ 729 yılında Kaldelilerin isyanı sonucu Babil Assur’a bağlandı ve Tiglat-pilaser “Sümer ve Akkad Ülkelerinin Kralı” ünvanını kullanarak kendini Babil kralı ilan etti. Medler üzerine de seferler yapılıp binlerce esir alınsa da Medler üzerinde aynı hâkimiyet kurulamamıştır.

II. Sargon Geç Hitit krallıklarının Frig kralı Midas desteğiyle de güçlenmiş ittifakını bozmak ve bu krallıklara hükmetmek için çaba gösterdi. Midas, Tabal ve Urartu koalisyonuna karşı seferler düzenledi. MÖ 720 yılında Suriye ve Doğu Akdeniz bölgesinde kurulan hakimiyeti korumak için Karkar bölgesine sefere gitti. Mısır’ın müdahalesi nedeniyle ikinci bir sefer düzenlemek zorunda kaldı. Seferler sonunda üstünlük sağlanıp Mısır haraca bağlandı. MÖ 714 yılında Urartulara büyük bir sefer düzenleyerek akabinde Urartuların Urmiye havzasından çekilmesini sağladı. MÖ 705 yılında yapılan Tabal seferinde Sargon öldü.

Sanherib döneminde sınırlar genişletilmeye devam edildi. Babil denetim altında tutulamayınca MÖ 700 yılında yıkıldı. Ninive yeni başkent olarak inşa edildi. Yahuda Krallığı’nın başkenti Lahit’in halkı sürgün edildi. Kudüs Tevrat’ta da geçtiği üzere kuşatıldı ama fethedilemedi. Tarzi’yi ele geçirdi. Tabal seferi yine başarısız oldu.

Esarhaddon’un 12 yılık hükümdarlığı süresinde Memphis yağmalandı, Babil’e itibarı geri verildi. Doğu Akdeniz kıyılarına MÖ 679, 674 ve 671 yıllarında seferler düzenlenildi ve Memphis ele geçirildi. Bu saede Esarhaddon “Aşağı ve Yukarı Mısır’ın Fatihi” ünvanını aldı. MÖ 679 ve 676’da Andolu’da Kimmerlerin üstüne iki sefer düzenlendi fakat Kimmer tehdidi savaş sonrasında İskitlerin de bu topluma katılmasıyla daha büyüdü.

Aşurbanipal yıkılış döneminin en güçlü kralı oldu. MÖ 667’de Memphis 663 yılında Teb Mısır’dan alınarak yağmalandı. Kardeşi Şamaş-şum-ukin Babil kralı olarak ilan edilse de kardeşin Elam kralıyla olan ittifak çabaları nedeniyle Babil’e seferler düzenlenildi. Babil ele geçirildi daha sonrasında Elam ülkesinin başkenti Susa ele geçirilip yağmalandı. Harran kült merkezi oldu. Lidya kralı Gyges Kimmerlere karşı Assur’dan destek aldı.

Aşurbanipal döneminden sonra Kimmerler, İskitler ve Medler’in güçlenmesiyle yıkılış dönemi tam anlamıyla başladı. MÖ 614 yılında Medlerin Assur merkezine yaptığı sefer süreci hızlandırdı. Medler Assur ve Nimrud’u ele geçirdi; MÖ 612 yılında da Kaldeliler ve İskitlerin yardımıyla başkent Ninive’yi ele geçirdiler. MÖ 609 yılına kadar Harran’da süren Assur varlığı Mezopotamya’nın Babil, Anadolu ve çevresinin Med hakimiyetine girmesiyle son bulmuştur.

Yeni Babil Krallığı

Assur hakimiyetine rağmen Babil kült ve siyasal bir merkezdi. Assur kralları III. Tiglat-Pileser, V. Şalmaneser, II. Sargon ve Sennaherib dönemlerinde kendilerini Babil kralı ilan ettiler.

Yeni Assur Krallığı’nın yıkılış dönemiyle başlayan Yeni Babil Krallığı MÖ 625 yılından MÖ 539 yılındaki Pers işgaline kadar olan dönemi kapsar. Devlet yapısı nerdeyse Yeni Assur Krallığı’yla aynıydı.

İlk kral Nabopolassar Medlerle ittifak yaparak Ninive’nin düşmesini sağladı. Harran’daki son Assur kralı II. Assuruballit’i yendi. Mısırı MÖ. 605 yılında Kargamış’ta yenerek bölgenin hakimi oldu.

Nebukadnezzar Babil’de yaptırdığı yapılar, seferler ve toplu nüfus nakilleri ve İsrail ve Kudüs’te yaptıklarıyla ismini Eski Ahit’te bahsettirmiştir. MÖ 601’de Mısır’a sefer düzenlese de başarılı olmadı. MÖ 597 yılında Yahuda Krallığı’na sefer düzenleyerek Kudüs kuşatması sonrası Eski Ahit’te peygamber olarak geçen Hezekiel ile beraber 10bin civarında Yahudi’yi Babil’e sürdü. MÖ 586 yılında Kudüs tamamen ele geçirildi ve Kudüslüler Babil’e sürüldü. Babil kulesi, surlar ve İştar kapısı inşa edildi. Babil eski dünyanın merkezi oldu.

Daha sonraki krallar da Doğu Akdeniz ve Çukurova’ya seferler düzenledi. Son kral Nabonidus döneminde din konusuna yöneldi. Sümer ve Akkad dönemlerinden kalan tapınakların itibarını yükseltti. MÖ 539 yılında Persler Babil kentini ve Medlerin hakim olduğu Anadolu’yu ele geçirerek Babil krallığını yıktı.

Yıkılan Babil krallığının köklü kültürü kendinden sonraki Persler ve Hellenleri etki altında bırakmıştır.

Yeni Assur Krallığı

Mezopotamya’da yaklaşık MÖ 1000 ile 612 yıllarında hüküm sürmüştür. En güçlü olduğu MÖ sekiz ve yedinci yüzyıllarda güneyde Basra Körfezi, doğuda İran’ın bir bölümü, kuzeyde Toros Dağları, batıda Suriye, Doğu Akdeniz sahilleri, Çukurova ve Mısır’a egemen olmuştur. Ele geçirdiği coğrafya Geç Hitit, Arami, İbrani, Hurri ve Mitani gibi halkları kapsamaktaydı. Sırasıyla, Assur, Kalhu, Dur Şarrukin ve Ninive bu krallığa başkentlik yapmıştır.Ele geçirilen bölgeler vergiye bağlanıp eyalet merkezine dönüştürülmüştür. Farklı amaçlarla çalıştırmak için yaklaşık 3,5-4 milyon insanı tehcire tabi tutmuştur.

Hüküm sürdüğü dönem Demir Çağı’nın(MÖ 1200-330) içindedir. Bu dönemde Mısır ve Doğu Akdeniz’in kıyı şeridinde ilk tek tanrılı dinler ortaya çıkmıştır. Demir eritilmesi için yapılan gelişmiş fırınlar ve atölyeler yeni tarım aletleri ve silah üretimine imkan vermiştir.

Hüküm sürdüğü topraklarda daha sonradan kurulan devletler, yönetim anlayışı, mimari, sanat ve teknolojide bu uygarlıktan etkilenmiştir. Bu etkilenen toplumlar, Kuzey Suriye’deki Geç Hitit Devletleri, Doğu Anadolu çevresinde Urartu, Anadolu’da Frig, Lidya, İran’da Med, Güney Mezopotamya’da Babil, Doğu Akdeniz’deki kent devletleri ve Mısır olarak sıralanabilir.

MÖ 1000 yılından itibaren kralların adlarına listelerde ve yıllıklarda ulaşılabilmektedir. MÖ 10. Yüzyılla beraber II. Assur-dan ve oğlu II. Adad-nirari ile genişleme ve güçlenme süreci başlamıştır. Kuzey Suriye’ye seferler yapılmış, Aramiler vergiye bağlanmış ve krallık Habur bölgesine kadar genişletilmiştir. II. Adad-nirari Hanigalbat(Yukarı Habur) çevresine yedi sefer düzenlemiştir. Akdeniz ve Toroslardaki hammadde yataklarına ulaşan yolların denetimi sağlanmıştır. Aynı zamanlarda güçlenen Babil’le MÖ 891 yılında antlaşma yapılmış ve antlaşma karşılıklı kız alıp vermeyle güçlendirilmiştir.

Kuzey Suriye–Güneydoğu Anadolu ve Babil genel genişleme bölgeleridir. II. Adad-nirari’nin oğlu II. Tukulti-Ninurta Diyarbakır’daki Bit-Zamani kabilesine seferler yapmış, Babil bölgesinde de Dur-Kurigalzu ve Sippar’a kadar ilerlemiştir.

MÖ dokuzuncu yüzyılda en güçlü oldukları II. Aşurnasirpal ve III. Şalmaneser döneminde bütün komşulara seferler düzenlenilmiş ve çok miktarda ganimet elde edilmiştir. Çukurova ve Doğu Anadolu bölgelerine kadar ilerlenilmiştir. Elde edilen zenginlik büyüyen şehirlerin ihtiyaçları için harcandı. Bu dönemin en büyük projesi başkent olarak inşa edilen Kalhu’dur.

II. Aşurnasirpal 25 yıllık krallığı boyunca 14 sefer, III. Şalmaneser 34 yıllık krallığı boyunca 34 sefer yapmıştır. II. Aşurnisipral’ın hedefi öncelikle ülkenin batısıydı. Öncelikle Dicle bölgesine girildi. Daha sonra Mardin üzerinden kuzeye ilerlenildi. Bit-Adini krallığına 4 sefer yapılıp, Fırat’ın batısındaki Akdeniz kıyılarına ulaşıldı.

III. Şalmeneser döneminde ise batudaki Fırat Nehri çevresindeki Bit-Adini krallığı eyalete dönüştürüldü ve başkentinin ismi Til-Barsip’ten Kar-Şalmaneser’e çevrildi.Assur krallığını tehlike olarak gören devletler Şam Kralı Hadadezer’in yönetiminde birleşerek MÖ 853 yılında Asi Nehri kıyısındaki Karkar bölgesinde Assur ordularıyla savaştılar. Savaşta iki taraf da üstünlük sağlayamadı, fakat Assur kralı savaştan sonra fetihlerini durdurmak zorunda kalmıştır.

III. Şalmaneser döneminde Kue, Tabal ve Melid krallıklarından vergi alındı. Assur yazıtlarına göre bu dönemde Assur krallığına rağmen Van Gölü havzasında Arame ve Sarduri tarafından Urartu Devleti kuruldu. Ayrıca İran bölgesindeki Medler de ilk bu dönemde yazıtlarda kendinden bahsettirmiştir. Krallık büyüdükçe merkez kontrolü zayıflamış, eyaletleri kontrol eden valiler krallar gibi güçlenmiştir. III. Şalmaneser’in kardeşi Assurdan’ın öncülüğünde başlayan isyanlar III. Şalmaneser’in ölümünden sonra da devam etti.

III. Şalmaneser’den sonraki 40 yılda gerileme dönemine geçildi. Bit-Adini Krallığı ve Kargamış tekrar özgürlüğünü ilan etti ve sınır Yukarı Habur bölgesine kadar geriledi. Bu dönemde Melid, Kummuh, Tabal, Kue, Hilakku, Gurgum, Unki ve Kargamiş gibi Geç Hitit devletleri güçlendi. Ayrıca Frig devleti sakarya kıyısında kuruluşunu tamamlayıp, Orta Anadolu’nun doğusuna doğru genişledi. Kral Minau önderliğinde Urartu devleti Torosları aşarak Dicle havzasına indi. V. Şamsiadad döneminde isyanlar bastırılsa da Halefi III. Adadnirari’nin çocuk yaşta başa geçmesiyle ülkeyi III. Adadnirari’nin annesi Şammuramat yönetti. III. Adad-nirari sonrasındaki üç kral döneminde taht kavgaları süre geldi.

MÖ. 745 yılında III. Tiglat-pileser’in tahta çıkışıyla Assurlar tekrar yükselişe geçti. Eyaletler küçültüldü, ordu güçlendirildi ve haberleşme ağı kuruldu. MÖ 743 yılında güçlenen Urartu krallığının müttefikleri ile Halpa’da savaş yapıldı ve savaş Assurlar tarafından kazanıldı. MÖ 735 yılında yapılan Urartulara karşı ikinci seferle Tuşpa’nın surları kuşatıldı. Uraratular bu savaşta büyük yara alsalar da kısa sürede toplandılar. Bu dönemde Tuşhan yeniden inşa edildi. Akdeniz kıyı şeridine kadar tüm krallıklar vergiye bağlandı. MÖ 729 yılında Kaldelilerin isyanı sonucu Babil Assur’a bağlandı ve Tiglat-pilaser “Sümer ve Akkad Ülkelerinin Kralı” ünvanını kullanarak kendini Babil kralı ilan etti. Medler üzerine de seferler yapılıp binlerce esir alınsa da Medler üzerinde aynı hâkimiyet kurulamamıştır.

II. Sargon Geç Hitit krallıklarının Frig kralı Midas desteğiyle de güçlenmiş ittifakını bozmak ve bu krallıklara hükmetmek için çaba gösterdi. Midas, Tabal ve Urartu koalisyonuna karşı seferler düzenledi. MÖ 720 yılında Suriye ve Doğu Akdeniz bölgesinde kurulan hakimiyeti korumak için Karkar bölgesine sefere gitti. Mısır’ın müdahalesi nedeniyle ikinci bir sefer düzenlemek zorunda kaldı. Seferler sonunda üstünlük sağlanıp Mısır haraca bağlandı. MÖ 714 yılında Urartulara büyük bir sefer düzenleyerek akabinde Urartuların Urmiye havzasından çekilmesini sağladı. MÖ 705 yılında yapılan Tabal seferinde Sargon öldü.

Sanherib döneminde sınırlar genişletilmeye devam edildi. Babil denetim altında tutulamayınca MÖ 700 yılında yıkıldı. Ninive yeni başkent olarak inşa edildi. Yahuda Krallığı’nın başkenti Lahit’in halkı sürgün edildi. Kudüs Tevrat’ta da geçtiği üzere kuşatıldı ama fethedilemedi. Tarzi’yi ele geçirdi. Tabal seferi yine başarısız oldu.

Esarhaddon’un 12 yılık hükümdarlığı süresinde Memphis yağmalandı, Babil’e itibarı geri verildi. Doğu Akdeniz kıyılarına MÖ 679, 674 ve 671 yıllarında seferler düzenlenildi ve Memphis ele geçirildi. Bu saede Esarhaddon “Aşağı ve Yukarı Mısır’ın Fatihi” ünvanını aldı. MÖ 679 ve 676’da Andolu’da Kimmerlerin üstüne iki sefer düzenlendi fakat Kimmer tehdidi savaş sonrasında İskitlerin de bu topluma katılmasıyla daha büyüdü.

Aşurbanipal yıkılış döneminin en güçlü kralı oldu. MÖ 667’de Memphis 663 yılında Teb Mısır’dan alınarak yağmalandı. Kardeşi Şamaş-şum-ukin Babil kralı olarak ilan edilse de kardeşin Elam kralıyla olan ittifak çabaları nedeniyle Babil’e seferler düzenlenildi. Babil ele geçirildi daha sonrasında Elam ülkesinin başkenti Susa ele geçirilip yağmalandı. Harran kült merkezi oldu. Lidya kralı Gyges Kimmerlere karşı Assur’dan destek aldı.

Aşurbanipal döneminden sonra Kimmerler, İskitler ve Medler’in güçlenmesiyle yıkılış dönemi tam anlamıyla başladı. MÖ 614 yılında Medlerin Assur merkezine yaptığı sefer süreci hızlandırdı. Medler Assur ve Nimrud’u ele geçirdi; MÖ 612 yılında da Kaldeliler ve İskitlerin yardımıyla başkent Ninive’yi ele geçirdiler. MÖ 609 yılına kadar Harran’da süren Assur varlığı Mezopotamya’nın Babil, Anadolu ve çevresinin Med hakimiyetine girmesiyle son bulmuştur.

Yeni Babil Krallığı

Assur hakimiyetine rağmen Babil kült ve siyasal bir merkezdi. Assur kralları III. Tiglat-Pileser, V. Şalmaneser, II. Sargon ve Sennaherib dönemlerinde kendilerini Babil kralı ilan ettiler.

Yeni Assur Krallığı’nın yıkılış dönemiyle başlayan Yeni Babil Krallığı MÖ 625 yılından MÖ 539 yılındaki Pers işgaline kadar olan dönemi kapsar. Devlet yapısı nerdeyse Yeni Assur Krallığı’yla aynıydı.

İlk kral Nabopolassar Medlerle ittifak yaparak Ninive’nin düşmesini sağladı. Harran’daki son Assur kralı II. Assuruballit’i yendi. Mısırı MÖ. 605 yılında Kargamış’ta yenerek bölgenin hakimi oldu.

Nebukadnezzar Babil’de yaptırdığı yapılar, seferler ve toplu nüfus nakilleri ve İsrail ve Kudüs’te yaptıklarıyla ismini Eski Ahit’te bahsettirmiştir. MÖ 601’de Mısır’a sefer düzenlese de başarılı olmadı. MÖ 597 yılında Yahuda Krallığı’na sefer düzenleyerek Kudüs kuşatması sonrası Eski Ahit’te peygamber olarak geçen Hezekiel ile beraber 10bin civarında Yahudi’yi Babil’e sürdü. MÖ 586 yılında Kudüs tamamen ele geçirildi ve Kudüslüler Babil’e sürüldü. Babil kulesi, surlar ve İştar kapısı inşa edildi. Babil eski dünyanın merkezi oldu.

Daha sonraki krallar da Doğu Akdeniz ve Çukurova’ya seferler düzenledi. Son kral Nabonidus döneminde din konusuna yöneldi. Sümer ve Akkad dönemlerinden kalan tapınakların itibarını yükseltti. MÖ 539 yılında Persler Babil kentini ve Medlerin hakim olduğu Anadolu’yu ele geçirerek Babil krallığını yıktı.

Yıkılan Babil krallığının köklü kültürü kendinden sonraki Persler ve Hellenleri etki altında bırakmıştır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!