Eleştiri Tarihi Dersi 8. Ünite Özet

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Eleştiri Tarihi Dersi 8. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

1960 Sonrasında Türk Edebiyatında Eleştiri

1960 Sonrası Türk Edebiyatı ve Eleştiri

Sosyal ve siyasi hareketler Türk edebiyatına yön vermiş ve ona içerik özelliği kazandırmıştır. 1960 yılı siyasi ve sosyal hareketler ile birlikte edebiyatımızın için yeni bir dönemin başlangıcıdır. 1960 sonrası Türk edebiyatı üç döneme ayrılır;

  • 1960-1980 arası dönem: Yoğun politik ve ideolojik görünümü bulunmaktadır.
  • 1980-1990 arası dönem: Apolitik davranış sergiler.
  • 1990 sonrası dönem: Postmodern bir edebiyat eğilimi sergiler.

Eleştirmenler ve Eleştiri Anlayışları: 1960 sonrasında edebi eleştiri; Öznel-İzlenimci Eleştiri, Nesnel Eleştiri, Akademik Eleştiri, Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştiriden oluşmuştur.

1980 sonrasında edebi eleştiri; Yapısalcı Eleştiri, Göstergebilimsel Eleştiri, Dilbilimsel Eleştiriden oluşmuştur. 1990 sonrasında ise Postmodern Eleştiri yerini almıştır.

  • Öznel izlenimci eleştiri yazan yazarlar: Suut Kemal Yetkin, Memet Fuat, Yaflar Nabi, Cemal Süreya, Muzaffer Erdost.
  • Nesnel eleştiri yazan yazarlar: Asım Bezirci, Hüseyin Cöntürk, Tahir Alangu, Cevdet Kudret, Vedat Günyol, Metin And, Nurullah Berk.
  • Toplumcu gerçekçi-Marksist eleştiri yazan yazarlar: Fethi Naci, Attila İlhan, Ahmet Oktay.
  • Akademik kritere bağlı eleştiri yazan yazarlar: Mehmet Kaplan, Adnan Benk, Berna Moran.

Öznel-İzlenimci Eleştiriyi Devam Ettirenler: Bu eleştiri tarzında yazar; genel eleştiri ilkelerine göre değil eser karşısında beğenisine, kendi düşünce ve duygularına ve kişisel zevklerini ön plana alarak yazdığı bir eleştiri anlayışıdır. Edebiyatımızda bu tarzın öncüsü Nurullah Ataç’tır.

Öznel-izlenimci eleştiriyi benimseyen yazarlardan biri Memet Fuat’tır. Eleştiri ile ilgili yazdığı yazılar; Unutulmuş Yazılar (1986)’da bir araya getirdiği Eleştiri Üzerine Notlar, Eleştirinin ‘L’si, Sanatçının Eleştirmenliği, Kendini Eleştirmek gibi yazılarında ve Özgünlük Avı (1996) kitabında da bir araya getirdiği Bizde Eleştiri Var mı? , Yazınsal Eleştiri, Güncel Eleştiri, Neden Şair?, Neden Eleştirmen Değil, Kitap Eleştirisi, Şair Eleştirmenler, Türk Eleştiri Tarihi, Edebiyat Eleştirisi gibi yazılarında eleştiri anlayışını eleştiri teorisi ve eleştiri tarihimizle ilgili görüşlerini aktarmaktadır.

Öznel eleştiriyi benimseyen bir diğer yazar; Doğan Hızlan’ dır. Sanat ve kültür alanında pek çok eleştiri yazısı bulunan Hızlan, aslında nesnel denilen eleştirinin de öznel eleştirinin bir kamuflaj olduğu düşlüncesini taşır. Ona göre her eserin eleştirel ölçütü kendi tutarlılığı içinde başka olabilir; kurumlaşan estetik yargıları uygulamaktan kaçmak gerekir. Hızlan, eleştirilerinde genellikle yazarı unutmak istediğini; bir eleşltirmen olarak görevinin çirkinlikleri değil, güzellikleri ço¤altmak olduğunu söyler. Bundan dolayı da Hızlan, çoğunlukla ele aldığı eserin güzel ve olumlu değerlerini öne çıkarmaya çalışır. Yazarın; Yazılı İlişkiler (1983), Günlerde Kalan (1983), Sanat Günah Çıkarıyor (1992), Kitaplar Kitabı (1996), Saklı Su (1996), Edebiyatımıza Dipnotlar (2010), Şiir Çilingiri (2010), Kitaplarla Kültür Turu (2010), Sönmüş Kibritin İzinde (2011) Aynadaki Bakışlar (2011) gibi eleştiri kitapları bulunmaktadır.

Öznel eleştirinin önemli bir diğer ismi Füsun Akatlı (1944-2010) olmuştur. 1983 yılına kadar üniversitede dersler de veren Akatlı, kurumlaşmanın klikleşmeyi getireceğini düşündüğünden eleştirinin de kurumsal olmamasından yanadır. Akatlı’ya göre bir eleştirmen kendi edebiyat anlayışına yakın bulduğu kimselerin eserlerini inceler ve olumlu ya da olumsuz görüşlerini kendi edebiyat anlayışı doğrultusunda verir. Çünkü bir eleştirmenin de kendisine göre bir edebiyat anlayışı vardır. O bir memur değildir ve her çıkan kitaba eleştiri yazmak zorunda değildir. İyi edebiyat eserlerini okuyucuya ulaşt›rmak için, kötülerini de kötü örneği göstermek için ele alır. Eleştirmen, okumadıkları hakkında kesin hüküm vermekten kaçınır. Yazarın eleştirilerine yer verdiği kitapları; Tenha Yolun Ortasında (1995) Öykülerde Dünyalar Eleştiri Yazıları(1998) Zamanı Yaşatan Roman Zamana Direnen Şiir Roman ve Şiir Üzerine Eleştirel Denemeler (1998), Kırmızı Gagalı Pelikan-(Kırk Yıldan Kırk Sesleniş) (2010).

İzlenimci-öznel eleştiriyi devam ettirenler arasına Marksist vurguları da dikkat çeken II. Yeni içerisinde şairli¤iyle ön plana ç›kan Cemal Süreya (1931-1990) ile Turgut Uyar (1927-1985)’› ve Adnan Binyazar (1934- )’la Rauf Mutluay (1925- 1995)’›, Muzaffer Erdost (1932- )’u da katabiliriz.

Nesnel Eleştiriyi Uygulamaya Çalışanlar: 1960 sonrasında öznel-izlenimci eleştiriden nesnel bir eleştiri anlayışına geçilmiştir. Nesnel eleştiri; kişisel görüş ve tutumları göz ardı ederek evrensel ve bilimsel prensipler çerçevesinde yapılır. Akademik çevre dışında Hüseyin Cöntürk nesnel eleştirinin bağımsız bir alan olarak öne çıkmasında öncü olmuş bir yazardır. Yazarın eleştiri alanında yayınladığı eserler; Eleştirmeden Önce (1958), Çağının Şairi (1960), Turgut Uyar (1961-Asım Bezirci’nin Edip Cansever incelemesi ile birlikte), Günlerin Getirdiği Götürdüğü (1962-Asım Bezirci ile birlikte), Behçet Necatigil ve Edip Cansever Üstüne (1964)’dir. Cöntürk’ün eleştirmenlikteki önemli bir özelliği, önce kuramını ortaya koyması ve sonra eleştirisini yazmasıdır.

Eser Gürson, Haluk Aker, Güven Turan, Tahir Alangu, Vedat Günyol, Metin And ve Nurullah Berk de nesnel eleştiriyi benimseyen yazarlardandır.

Akademik Eleştiri Yazanlar: Bu gruptaki eleştirmenler nesnel eleştiriyi benimseyip akademik kıstasları ön plana çıkarmışlardır.

Mehmet Kaplan; Tanpınar’ın Şiir Dünyası (1963); Şiir Tahlilleri II (Cumhuriyet Devri Türk Şiiri) (1965); Hikâye Tahlilleri (1979); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar I (1979); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar II (1987); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar III: Tip Tahlilleri (1985) gibi eserlerinde akademik teknik ve yöntemler çerçevesinde daha çok metin merkezli incelemeler, araştırmalar ve eleştirel makaleler yazmıştır. Deneme, inceleme ve eleştirel yazılarına yer verdiği eserler; Nesillerin Ruhu (1967); Büyük Türkiye Rüyası (1969); Edebiyatımızın İçinden (1976); Türk Milletinin Kültürel Değerleri (1977); Oğuz Kağan Destanı (1979)’dır. Kaplan’ın eleştiri anlayışı eklektik bir özellik gösterir. Diğer taraftan bazı eleştirilerinde öznel-izlenimci özellikler taşıyan ve deneme tarzı bir üslup içeren yazıları da bulunmaktadır.

Akademik Eleştiri alanında önemli eserlerleri bulunan diğer yazarlar; Orhan Okay, Şerif Aktaş, Necat Birinci, Kazım Yetiş, İnci Enginün, Zeynep Kerman, Necmettin Turinay, Sema Uğurcan, Nüket Esen, Ömer Faruk Huyugüzel, Ramazan Kaplan, Ramazan Korkmaz, İsmail ParlatIr, Nurullah Çetin, Rıza Filizok, Hülya ArgunŞah, M.Fatih Andı, Bilge Ercilasun, Abdullah Uçman, İsmail Çetişlidir.

Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümlerinde yetişen akademisyen eleştirmenlerin başında ise Berna Moran gelmektedir. Türkiye’de akademik edebiyat eleştirisinin yeleşmesinde önemli katkıları olmuştur. Edebiyat Kuramları ve Eleştiri adlı eseri ile bir yol açıcı sayılmıştır. Eleştiri alanında yazdığı bir diğer kitap ise Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış’ tır. Berna Moran eleştirilerinde sadece belli bir kuramı uygulamamıştır. Onun eleştirel yazılarında edebiyat eserinin hakkını vermek için “yöntemler arası bir yöntem” olarak tanımlanabilecek bir yol izlediği görülür. Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümünde yetişen diğer yazarlar Adnan Benk, Akşit Göktürk, Tahsin Yücel’dir. Tahsin Yücel eleştiri alanında yapısalcı ve gösterge bilimine dayananan çalışmaları ile dikkat çekmiştir. Yazarın deneme ve eleştiri kitapları; Dil Devrimi (1968), L’Imaginaire de Bernanos (1969), Figures et Messages dans la Comédie Humaine (1972), Anlatı Yerlemleri (1980), Dil Devrimi ve Sonuçları (1982), Yapısalcılık (1982), Eleştirinin Abecesi (1991), İnsanlIk Güldürüsü’nde Yüzler ve Bildiriler (1997), Eleştiri Kuramları (2007) ve Yazın ve Yaşam (1976), Yazının Sınırları (1982), Tartışmalar (1993), Yazın, Gene Yazın (1995), Alıntılar (1997), Söylemlerin İçinden (1998), Salaklık Üstüne Deneme (2000), Yüz ve Söz (2003), Göstergeler (2006)’dir.

Mehmet Rıza Güzelşen, Fransız filolojisinde göstergebilim ve dilbilime dayanan eleştirileriyle tanınan bir diğer yazardır. Eleştiri alanında yazmış olduğu eserleri aşağıdaki gibidir;

  • XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları 1. Tarihçe ve Eleştirel Düşünceler, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1998, 224 s.
  • XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları, 2. Temel Metinler, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1998, 344 s.
  • Göstergebilimin ABC’si, Simavi Yayınları, İstanbul 1992, 120 s.
  • Genel Göstergebilim Sorunları, Sözce Yayınları, İstanbul 1986, 96 s.
  • Eleştiri Seçkisi, Eleştirel Bakış Açıları, Dünya Aktüel, İstanbul 2004, 325 s.

Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştirmenler: T oplumcu Gerçekçi-Marksist eleştiri eleştiriyi; toplumsal-tarihsel işlevi ve sınıfsal özelliğine odaklanır. Bu anlayış Türk edebiyatında 1970’lerden sonra güç kazanmıştır. Bu alanda yazılmış edebi ürünlerin artışı ile bu ürünleri inceleyen eleştiri yazıları da bu anlayışı benimsemiştir. Bu alanda ilk akla gelen isim Asım Bezirci’ dir. Nesnel bir eleştiri yapmak niyetiyle Ataç’ın eleştiri anlayışına karşı eleştirmenliğe başlayan Bezirci, daha sonraki uygulamalarında toplumcu-gerçekçi bir eleştiri anlayışını uyguladığı için Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştirmenler başlığı altında ele alınmıştır. Bezirci, eleştiri yaşamının başlarında Ataç’ın yolundan gitmek isteyen Memet Fuat’ın tam tersine, Ataç’ın eleştirmenlikteki otoritesine karşı çıkar ve nesnel bir eleştiri anlayışını oturtmaya çalışır. Özellikle Hüseyin Cöntürkle birlikte Ataç’ın öznel eleştiri anlayışını kırma çabası içerisinde önemli eleştirel çalışmalar yaparlar. Cöntürk, daha çok biçime önem verirken, Bezirci biçimin yanında tarihsel ve toplumsal ortama da yakınlık duyar. Çeşitli dergilerde yazmış olduğu eleştiri üzerine yazılarını ve bazı yazarlarla yaptığı söyleşilerini bir araya getirmiştir. Asım Bezirci; eleştiri teorisi üzerine yazılar yazmış ve bu yazılardan bazıları aşağıdaki gibidir;

  • Eleştiride Zaman, Ataç, Temmuz 1962, nr.3, s. 8- 9.
  • Eleştiride Konu, Ataç, Eylül 1962, nr.5, s. 10-11.
  • Kalıt (Eleştiri Üzerine), Yazko Edebiyat, Ocak 1981, nr.3, s. 68-71.
  • Eleştiride Yapısalcılık, Yazko Edebiyat, Ekim 1981, nr.13, s. 99-104.

Marksist eleştiri anlayışını benimseyenlerden biri de Fethi Naci’dir. Fethi Naci edebiyatımızda özellikle roman ve romancılar üzerine yazdığı eleştirilerle tanınmıştır. Eleştiri yazılarına 1950’li yıllarda başlayan Fethi Naci, içerik olarak Marksist estetiği, yöntem olarak Nurullah Ataç’ı takip eder. Bu y›llarda toplumsal gerçekçiliği eleştiride de canlandırmaya çalışan Asım Bezerci, Oktay Akbal ve Attila İlhan’la birlikte özellikle eleştirmen tarafıyla ön plana ç›kan Fethi Naci’dir. “Sanat, gerçekliğin alelade kopyası değildir, bu gerçekliği aşmak, değiştirmek çabasındadır; bu bir. Öyle söyleyen yazarlar olayların, insanların ardında sürükleniyor demektir; bu iki. Oysa yazar, halk yazarı, öncü olmak, halkının yürüdüğü yolun ilerisini bir projektör gibi aydınlatmak zorundadır” diyen Fethi Naci, sanatın sosyal gerçekliği gören ve geleceği topluma gösteren bir fonksiyon taşıması gerektiğini belirtir. Yazarın roman ve romancılar ile ilgili yazdığı eserleri; On Türk Romanı (1971); Edebiyat Yazıları (1976); 100 Soruda Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme (1981); Eleştiri Günlüğü (1986); Bir Hikâyeci:

Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal (1990); Gücünü Yitiren Edebiyat (1990); Roman ve Yaşam (1992); Eleştiride 40 Yıl (1994); 40 Yılda 40 Roman (1994); Reşat Nuri’nin Romancılığı (1995); 50 Türk Romanı (1997); Şiir Yazıları (1997); 60 Türk Romanı (1998); Kıskanmak (1998); Sait Faik’in Hikâyeciliği (1998); Yaşar Kemal’in Romancılığı(1998); Yüzyılın 100 Türk Romanı (1999); Dönüp Baktığımda (1999)’ dır.

Bu alandaki bir diğer isim ise Mehmet H. Doğan’dır. Eleştiri yazılarında genellikle şiir üzerine yoğunlaşan yazarın bu tarzdaki eserleri; Tekrarın Tekrarı, (1972), Birikime Dayanmak (1979), Çağının Tanığı Olmak, (1993) Şiir, Bugün (2001), Yazının Bir Çağı (2006), Şiirin Yalnızlığı (1986), Yazıdan Bakmak (1993), Şiir ve Eleştiri (1998)’ dir.

Ahmet Oktay; Marksist eleştiriyi benimsemiştir. Yazarın amacı; eleştiride önce incelenen eserin özünü toplumbilim diline çevirmeyi ve bu özün tarih ve şimdiki zaman içerisindeki yerini belirtip tartışmaktır. Yazarın sosyal gerçekçi eleştiri ve deneme eleştiri karışımı bir üslupla ele aldığı eserleri; Bir Arayış’ın Yazıları Bir Yazı’nın Arayışları (1981), Yazılanla Okunan (1983), Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları- (Sosyalist Realizm Üstüne Eleştirel Bir Çalışma) (1986), Karanfil ve Pranga Ahmed Arif’in şiiri Üzerine Eleştirel Bir Çalışma (1990), Raffaello’nun Direnişi (1990), Kabul ve Red (1992), Şair ile Kurtarıcı (1992), İnsan, Yazar, Kitap (1995), İsrafil’in Sûr’u (1997), Şeytan, Melek, Soytarı (1998), Şairin Kanı Yazınsal Eleştiriler 1 1954-2000 (2001), Romanımıza Ne Oldu? (2004), Emperyalizm, Roman ve Eleştiri (2010), Entelektüel Tereddüt (2003), Kahramanın Ölümü (2005), Anlatıların Aynası Yazınsal Eleştiriler 2 1954-2000 (2001), İmkânsız Poetika (2008)’dir.

Bu alanda gösterge biliminden yararlanan Feridun Andaç da bulunmaktadır. Eleştiri alanında Gerçekçilik Yolunda (1989), Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları (1995), Edebiyatımızın Yol Haritası/Yazınsal Oluşumun Göstergeleri (2000) gibi eserleri bulunmaktadır.

Semih Gümüş günümüzdeki Marksist eleştirmenlerden biridir. Yazarın eleştiri kitapları; Roman Kitabı (1991), Adalet Ağaoğlu’nun Romancılığı (2000), Yazının Sarkacı Roman (2006), Başkaldırı ve Roman (2008), Eleştirinin Sis Çanı (2008), Öykünün Bahçesi (2008), Yazarın Yalnızlık Burcu (2008), Kara Anlatı Yazarı Vüs’at O. Bener (2008), Öykünün Kedi Gözü (2010), Modernizm ve Postmodernizm (2010) ‘dir.

1960 Sonrası Türk Edebiyatı ve Eleştiri

Sosyal ve siyasi hareketler Türk edebiyatına yön vermiş ve ona içerik özelliği kazandırmıştır. 1960 yılı siyasi ve sosyal hareketler ile birlikte edebiyatımızın için yeni bir dönemin başlangıcıdır. 1960 sonrası Türk edebiyatı üç döneme ayrılır;

  • 1960-1980 arası dönem: Yoğun politik ve ideolojik görünümü bulunmaktadır.
  • 1980-1990 arası dönem: Apolitik davranış sergiler.
  • 1990 sonrası dönem: Postmodern bir edebiyat eğilimi sergiler.

Eleştirmenler ve Eleştiri Anlayışları: 1960 sonrasında edebi eleştiri; Öznel-İzlenimci Eleştiri, Nesnel Eleştiri, Akademik Eleştiri, Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştiriden oluşmuştur.

1980 sonrasında edebi eleştiri; Yapısalcı Eleştiri, Göstergebilimsel Eleştiri, Dilbilimsel Eleştiriden oluşmuştur. 1990 sonrasında ise Postmodern Eleştiri yerini almıştır.

  • Öznel izlenimci eleştiri yazan yazarlar: Suut Kemal Yetkin, Memet Fuat, Yaflar Nabi, Cemal Süreya, Muzaffer Erdost.
  • Nesnel eleştiri yazan yazarlar: Asım Bezirci, Hüseyin Cöntürk, Tahir Alangu, Cevdet Kudret, Vedat Günyol, Metin And, Nurullah Berk.
  • Toplumcu gerçekçi-Marksist eleştiri yazan yazarlar: Fethi Naci, Attila İlhan, Ahmet Oktay.
  • Akademik kritere bağlı eleştiri yazan yazarlar: Mehmet Kaplan, Adnan Benk, Berna Moran.

Öznel-İzlenimci Eleştiriyi Devam Ettirenler: Bu eleştiri tarzında yazar; genel eleştiri ilkelerine göre değil eser karşısında beğenisine, kendi düşünce ve duygularına ve kişisel zevklerini ön plana alarak yazdığı bir eleştiri anlayışıdır. Edebiyatımızda bu tarzın öncüsü Nurullah Ataç’tır.

Öznel-izlenimci eleştiriyi benimseyen yazarlardan biri Memet Fuat’tır. Eleştiri ile ilgili yazdığı yazılar; Unutulmuş Yazılar (1986)’da bir araya getirdiği Eleştiri Üzerine Notlar, Eleştirinin ‘L’si, Sanatçının Eleştirmenliği, Kendini Eleştirmek gibi yazılarında ve Özgünlük Avı (1996) kitabında da bir araya getirdiği Bizde Eleştiri Var mı? , Yazınsal Eleştiri, Güncel Eleştiri, Neden Şair?, Neden Eleştirmen Değil, Kitap Eleştirisi, Şair Eleştirmenler, Türk Eleştiri Tarihi, Edebiyat Eleştirisi gibi yazılarında eleştiri anlayışını eleştiri teorisi ve eleştiri tarihimizle ilgili görüşlerini aktarmaktadır.

Öznel eleştiriyi benimseyen bir diğer yazar; Doğan Hızlan’ dır. Sanat ve kültür alanında pek çok eleştiri yazısı bulunan Hızlan, aslında nesnel denilen eleştirinin de öznel eleştirinin bir kamuflaj olduğu düşlüncesini taşır. Ona göre her eserin eleştirel ölçütü kendi tutarlılığı içinde başka olabilir; kurumlaşan estetik yargıları uygulamaktan kaçmak gerekir. Hızlan, eleştirilerinde genellikle yazarı unutmak istediğini; bir eleşltirmen olarak görevinin çirkinlikleri değil, güzellikleri ço¤altmak olduğunu söyler. Bundan dolayı da Hızlan, çoğunlukla ele aldığı eserin güzel ve olumlu değerlerini öne çıkarmaya çalışır. Yazarın; Yazılı İlişkiler (1983), Günlerde Kalan (1983), Sanat Günah Çıkarıyor (1992), Kitaplar Kitabı (1996), Saklı Su (1996), Edebiyatımıza Dipnotlar (2010), Şiir Çilingiri (2010), Kitaplarla Kültür Turu (2010), Sönmüş Kibritin İzinde (2011) Aynadaki Bakışlar (2011) gibi eleştiri kitapları bulunmaktadır.

Öznel eleştirinin önemli bir diğer ismi Füsun Akatlı (1944-2010) olmuştur. 1983 yılına kadar üniversitede dersler de veren Akatlı, kurumlaşmanın klikleşmeyi getireceğini düşündüğünden eleştirinin de kurumsal olmamasından yanadır. Akatlı’ya göre bir eleştirmen kendi edebiyat anlayışına yakın bulduğu kimselerin eserlerini inceler ve olumlu ya da olumsuz görüşlerini kendi edebiyat anlayışı doğrultusunda verir. Çünkü bir eleştirmenin de kendisine göre bir edebiyat anlayışı vardır. O bir memur değildir ve her çıkan kitaba eleştiri yazmak zorunda değildir. İyi edebiyat eserlerini okuyucuya ulaşt›rmak için, kötülerini de kötü örneği göstermek için ele alır. Eleştirmen, okumadıkları hakkında kesin hüküm vermekten kaçınır. Yazarın eleştirilerine yer verdiği kitapları; Tenha Yolun Ortasında (1995) Öykülerde Dünyalar Eleştiri Yazıları(1998) Zamanı Yaşatan Roman Zamana Direnen Şiir Roman ve Şiir Üzerine Eleştirel Denemeler (1998), Kırmızı Gagalı Pelikan-(Kırk Yıldan Kırk Sesleniş) (2010).

İzlenimci-öznel eleştiriyi devam ettirenler arasına Marksist vurguları da dikkat çeken II. Yeni içerisinde şairli¤iyle ön plana ç›kan Cemal Süreya (1931-1990) ile Turgut Uyar (1927-1985)’› ve Adnan Binyazar (1934- )’la Rauf Mutluay (1925- 1995)’›, Muzaffer Erdost (1932- )’u da katabiliriz.

Nesnel Eleştiriyi Uygulamaya Çalışanlar: 1960 sonrasında öznel-izlenimci eleştiriden nesnel bir eleştiri anlayışına geçilmiştir. Nesnel eleştiri; kişisel görüş ve tutumları göz ardı ederek evrensel ve bilimsel prensipler çerçevesinde yapılır. Akademik çevre dışında Hüseyin Cöntürk nesnel eleştirinin bağımsız bir alan olarak öne çıkmasında öncü olmuş bir yazardır. Yazarın eleştiri alanında yayınladığı eserler; Eleştirmeden Önce (1958), Çağının Şairi (1960), Turgut Uyar (1961-Asım Bezirci’nin Edip Cansever incelemesi ile birlikte), Günlerin Getirdiği Götürdüğü (1962-Asım Bezirci ile birlikte), Behçet Necatigil ve Edip Cansever Üstüne (1964)’dir. Cöntürk’ün eleştirmenlikteki önemli bir özelliği, önce kuramını ortaya koyması ve sonra eleştirisini yazmasıdır.

Eser Gürson, Haluk Aker, Güven Turan, Tahir Alangu, Vedat Günyol, Metin And ve Nurullah Berk de nesnel eleştiriyi benimseyen yazarlardandır.

Akademik Eleştiri Yazanlar: Bu gruptaki eleştirmenler nesnel eleştiriyi benimseyip akademik kıstasları ön plana çıkarmışlardır.

Mehmet Kaplan; Tanpınar’ın Şiir Dünyası (1963); Şiir Tahlilleri II (Cumhuriyet Devri Türk Şiiri) (1965); Hikâye Tahlilleri (1979); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar I (1979); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar II (1987); Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar III: Tip Tahlilleri (1985) gibi eserlerinde akademik teknik ve yöntemler çerçevesinde daha çok metin merkezli incelemeler, araştırmalar ve eleştirel makaleler yazmıştır. Deneme, inceleme ve eleştirel yazılarına yer verdiği eserler; Nesillerin Ruhu (1967); Büyük Türkiye Rüyası (1969); Edebiyatımızın İçinden (1976); Türk Milletinin Kültürel Değerleri (1977); Oğuz Kağan Destanı (1979)’dır. Kaplan’ın eleştiri anlayışı eklektik bir özellik gösterir. Diğer taraftan bazı eleştirilerinde öznel-izlenimci özellikler taşıyan ve deneme tarzı bir üslup içeren yazıları da bulunmaktadır.

Akademik Eleştiri alanında önemli eserlerleri bulunan diğer yazarlar; Orhan Okay, Şerif Aktaş, Necat Birinci, Kazım Yetiş, İnci Enginün, Zeynep Kerman, Necmettin Turinay, Sema Uğurcan, Nüket Esen, Ömer Faruk Huyugüzel, Ramazan Kaplan, Ramazan Korkmaz, İsmail ParlatIr, Nurullah Çetin, Rıza Filizok, Hülya ArgunŞah, M.Fatih Andı, Bilge Ercilasun, Abdullah Uçman, İsmail Çetişlidir.

Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümlerinde yetişen akademisyen eleştirmenlerin başında ise Berna Moran gelmektedir. Türkiye’de akademik edebiyat eleştirisinin yeleşmesinde önemli katkıları olmuştur. Edebiyat Kuramları ve Eleştiri adlı eseri ile bir yol açıcı sayılmıştır. Eleştiri alanında yazdığı bir diğer kitap ise Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış’ tır. Berna Moran eleştirilerinde sadece belli bir kuramı uygulamamıştır. Onun eleştirel yazılarında edebiyat eserinin hakkını vermek için “yöntemler arası bir yöntem” olarak tanımlanabilecek bir yol izlediği görülür. Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümünde yetişen diğer yazarlar Adnan Benk, Akşit Göktürk, Tahsin Yücel’dir. Tahsin Yücel eleştiri alanında yapısalcı ve gösterge bilimine dayananan çalışmaları ile dikkat çekmiştir. Yazarın deneme ve eleştiri kitapları; Dil Devrimi (1968), L’Imaginaire de Bernanos (1969), Figures et Messages dans la Comédie Humaine (1972), Anlatı Yerlemleri (1980), Dil Devrimi ve Sonuçları (1982), Yapısalcılık (1982), Eleştirinin Abecesi (1991), İnsanlIk Güldürüsü’nde Yüzler ve Bildiriler (1997), Eleştiri Kuramları (2007) ve Yazın ve Yaşam (1976), Yazının Sınırları (1982), Tartışmalar (1993), Yazın, Gene Yazın (1995), Alıntılar (1997), Söylemlerin İçinden (1998), Salaklık Üstüne Deneme (2000), Yüz ve Söz (2003), Göstergeler (2006)’dir.

Mehmet Rıza Güzelşen, Fransız filolojisinde göstergebilim ve dilbilime dayanan eleştirileriyle tanınan bir diğer yazardır. Eleştiri alanında yazmış olduğu eserleri aşağıdaki gibidir;

  • XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları 1. Tarihçe ve Eleştirel Düşünceler, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1998, 224 s.
  • XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları, 2. Temel Metinler, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1998, 344 s.
  • Göstergebilimin ABC’si, Simavi Yayınları, İstanbul 1992, 120 s.
  • Genel Göstergebilim Sorunları, Sözce Yayınları, İstanbul 1986, 96 s.
  • Eleştiri Seçkisi, Eleştirel Bakış Açıları, Dünya Aktüel, İstanbul 2004, 325 s.

Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştirmenler: T oplumcu Gerçekçi-Marksist eleştiri eleştiriyi; toplumsal-tarihsel işlevi ve sınıfsal özelliğine odaklanır. Bu anlayış Türk edebiyatında 1970’lerden sonra güç kazanmıştır. Bu alanda yazılmış edebi ürünlerin artışı ile bu ürünleri inceleyen eleştiri yazıları da bu anlayışı benimsemiştir. Bu alanda ilk akla gelen isim Asım Bezirci’ dir. Nesnel bir eleştiri yapmak niyetiyle Ataç’ın eleştiri anlayışına karşı eleştirmenliğe başlayan Bezirci, daha sonraki uygulamalarında toplumcu-gerçekçi bir eleştiri anlayışını uyguladığı için Toplumcu Gerçekçi-Marksist Eleştirmenler başlığı altında ele alınmıştır. Bezirci, eleştiri yaşamının başlarında Ataç’ın yolundan gitmek isteyen Memet Fuat’ın tam tersine, Ataç’ın eleştirmenlikteki otoritesine karşı çıkar ve nesnel bir eleştiri anlayışını oturtmaya çalışır. Özellikle Hüseyin Cöntürkle birlikte Ataç’ın öznel eleştiri anlayışını kırma çabası içerisinde önemli eleştirel çalışmalar yaparlar. Cöntürk, daha çok biçime önem verirken, Bezirci biçimin yanında tarihsel ve toplumsal ortama da yakınlık duyar. Çeşitli dergilerde yazmış olduğu eleştiri üzerine yazılarını ve bazı yazarlarla yaptığı söyleşilerini bir araya getirmiştir. Asım Bezirci; eleştiri teorisi üzerine yazılar yazmış ve bu yazılardan bazıları aşağıdaki gibidir;

  • Eleştiride Zaman, Ataç, Temmuz 1962, nr.3, s. 8- 9.
  • Eleştiride Konu, Ataç, Eylül 1962, nr.5, s. 10-11.
  • Kalıt (Eleştiri Üzerine), Yazko Edebiyat, Ocak 1981, nr.3, s. 68-71.
  • Eleştiride Yapısalcılık, Yazko Edebiyat, Ekim 1981, nr.13, s. 99-104.

Marksist eleştiri anlayışını benimseyenlerden biri de Fethi Naci’dir. Fethi Naci edebiyatımızda özellikle roman ve romancılar üzerine yazdığı eleştirilerle tanınmıştır. Eleştiri yazılarına 1950’li yıllarda başlayan Fethi Naci, içerik olarak Marksist estetiği, yöntem olarak Nurullah Ataç’ı takip eder. Bu y›llarda toplumsal gerçekçiliği eleştiride de canlandırmaya çalışan Asım Bezerci, Oktay Akbal ve Attila İlhan’la birlikte özellikle eleştirmen tarafıyla ön plana ç›kan Fethi Naci’dir. “Sanat, gerçekliğin alelade kopyası değildir, bu gerçekliği aşmak, değiştirmek çabasındadır; bu bir. Öyle söyleyen yazarlar olayların, insanların ardında sürükleniyor demektir; bu iki. Oysa yazar, halk yazarı, öncü olmak, halkının yürüdüğü yolun ilerisini bir projektör gibi aydınlatmak zorundadır” diyen Fethi Naci, sanatın sosyal gerçekliği gören ve geleceği topluma gösteren bir fonksiyon taşıması gerektiğini belirtir. Yazarın roman ve romancılar ile ilgili yazdığı eserleri; On Türk Romanı (1971); Edebiyat Yazıları (1976); 100 Soruda Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme (1981); Eleştiri Günlüğü (1986); Bir Hikâyeci:

Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal (1990); Gücünü Yitiren Edebiyat (1990); Roman ve Yaşam (1992); Eleştiride 40 Yıl (1994); 40 Yılda 40 Roman (1994); Reşat Nuri’nin Romancılığı (1995); 50 Türk Romanı (1997); Şiir Yazıları (1997); 60 Türk Romanı (1998); Kıskanmak (1998); Sait Faik’in Hikâyeciliği (1998); Yaşar Kemal’in Romancılığı(1998); Yüzyılın 100 Türk Romanı (1999); Dönüp Baktığımda (1999)’ dır.

Bu alandaki bir diğer isim ise Mehmet H. Doğan’dır. Eleştiri yazılarında genellikle şiir üzerine yoğunlaşan yazarın bu tarzdaki eserleri; Tekrarın Tekrarı, (1972), Birikime Dayanmak (1979), Çağının Tanığı Olmak, (1993) Şiir, Bugün (2001), Yazının Bir Çağı (2006), Şiirin Yalnızlığı (1986), Yazıdan Bakmak (1993), Şiir ve Eleştiri (1998)’ dir.

Ahmet Oktay; Marksist eleştiriyi benimsemiştir. Yazarın amacı; eleştiride önce incelenen eserin özünü toplumbilim diline çevirmeyi ve bu özün tarih ve şimdiki zaman içerisindeki yerini belirtip tartışmaktır. Yazarın sosyal gerçekçi eleştiri ve deneme eleştiri karışımı bir üslupla ele aldığı eserleri; Bir Arayış’ın Yazıları Bir Yazı’nın Arayışları (1981), Yazılanla Okunan (1983), Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları- (Sosyalist Realizm Üstüne Eleştirel Bir Çalışma) (1986), Karanfil ve Pranga Ahmed Arif’in şiiri Üzerine Eleştirel Bir Çalışma (1990), Raffaello’nun Direnişi (1990), Kabul ve Red (1992), Şair ile Kurtarıcı (1992), İnsan, Yazar, Kitap (1995), İsrafil’in Sûr’u (1997), Şeytan, Melek, Soytarı (1998), Şairin Kanı Yazınsal Eleştiriler 1 1954-2000 (2001), Romanımıza Ne Oldu? (2004), Emperyalizm, Roman ve Eleştiri (2010), Entelektüel Tereddüt (2003), Kahramanın Ölümü (2005), Anlatıların Aynası Yazınsal Eleştiriler 2 1954-2000 (2001), İmkânsız Poetika (2008)’dir.

Bu alanda gösterge biliminden yararlanan Feridun Andaç da bulunmaktadır. Eleştiri alanında Gerçekçilik Yolunda (1989), Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları (1995), Edebiyatımızın Yol Haritası/Yazınsal Oluşumun Göstergeleri (2000) gibi eserleri bulunmaktadır.

Semih Gümüş günümüzdeki Marksist eleştirmenlerden biridir. Yazarın eleştiri kitapları; Roman Kitabı (1991), Adalet Ağaoğlu’nun Romancılığı (2000), Yazının Sarkacı Roman (2006), Başkaldırı ve Roman (2008), Eleştirinin Sis Çanı (2008), Öykünün Bahçesi (2008), Yazarın Yalnızlık Burcu (2008), Kara Anlatı Yazarı Vüs’at O. Bener (2008), Öykünün Kedi Gözü (2010), Modernizm ve Postmodernizm (2010) ‘dir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

AÖF Ders Notları ve Açıköğretim Sistemi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!