Çocuk Ve Drama Dersi 8. Ünite Özet

23.07.2022
8
A+
A-

Özel Gereksinimli Çocuklarla Drama

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Çocuk Ve Drama Dersi 8. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Özel Gereksinimli Çocuklarla Drama

Özel Gereksinimli Çocuklarla Drama Çalışmaları

Özel gereksinimli çocukların yaşam becerileri, sosyal beceriler ile dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesi önemli ve gereklidir. Bu desteklerden biri de bireyin kendini grup içerisinde ifade etmesine ve yaparakyaşayarak öğrenmesine fırsat veren drama etkinlikleridir. Drama etkinlikleri yoluyla, özel gereksinimli çocuklar sağaltıcı bir sürecin içerisine girerler. Sağaltıcı süreçle vurgulanmak istenen, psikodrama ya da sosyodramadan ziyade çocukların zevk aldığı, kendilerine duygusal özgürlük, zihinsel uyarım, başarıyla elde edilen kişisel doyum ve hatta en önemlisi hayal gücünü kullanma ve genişletme imkânı buldukları sanat biçimidir. Drama etkinliğiyle başlayan sağaltıcı sürecin, temel konuşma becerileri, ileri konuşma becerileri, ilişkiyi başlatma becerileri ve sürdürme becerilerinde etkili olduğu bilinmektedir.

Özel gereksinimli çocuklara uygun drama etkinliklerinde Yaratıcı-Etkileyici Model, Görevler ve Beceriler Modeli ile Kendini Savunma Modeli yaygın olarak kullanılan üç modeldir.

Yaratıcı-Etkileyici Model, özel gereksinimli çocuklara uygun drama etkinlikleri planlanırken en önemli ve yaygın olarak kullanılan modeldir. Model, grubun bütün olarak ya da bireysel olarak yaratıcılıklarını fark etmeleri ve kendileriyle ilgili beğendikleri yönlerine odaklanmalarına imkân vermektedir. Sözlü iletişimin yanında sözsüz iletişim örnekleri de yer almaktadır. Kişiler arası iletişim ve etkileşim yüksek düzeydedir. Gerek öz saygı ve öz güven gerekse grup içi dinamiğinin oluşmasında etkilidir.

Görevler ve Beceriler Modeli, duyguların tanınması ile beraber genel sosyal becerilerin öğrenilmesine doğru ilerleyen bir süreç planlanmaktadır. Planlamada adım adım ilerleyen aşamalara dikkat edilmelidir. Bu aşamalar problem durumunu düzenleme, iyileştirme yolları ile ilgili planlama yapma ve duyguları yansıtma şeklindedir. Problem durumunu düzenleyebilmek ise ancak hissedilen duyguların tanınması ve çözümlenmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu ise katılımcıların hâli hazırda var olan değerlerinin belirlenmesini kapsamaktadır.

Kendini Savunma Modeli, bireyin kendi farkındalığının farkına varması üzerine odaklanmıştır. Modele göre, kişi ancak bu şekilde içinde bulunduğu grupta kendini ifade edebilmekte ve kendini savunabilmekte, böylece de hissettikleri baskıyı tanımlayarak kendilerini başka ortamlarda da savunabilmektedirler.

Üstün yeteneklilik, belirli bir zihinsel potansiyele, yaratıcılık, bellek ve motivasyon gibi özelliklere sahip olma olarak tanımlanmaktadır. Kalıtım ve çevrenin etkisiyle açıklanan üstün yetenekli çocuklar, toplumsal olarak fark edilmeli, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun programlarla desteklenmelidirler. Üstün yetenekli çocuklara uygun programlardan biri de drama çalışmalarıdır.

Bir öğretmen, üstün yetenekli çocuklarla drama çalışması planlarken; çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaya, onlara farklı seçenekler sunmaya ve bu seçeneklerde onları özgür bırakmaya, problem durumları, gerilim unsurları geliştirmeye, grup içerisinde birbirlerini dinlemelerine dikkat etmelidir. Buna ek olarak, çocukları anlamaya çalışmalı, onlara saygı duyduğunu göstermelidir.

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklar için hazırlanan programlarda, çocukların özel gereksinimleri dikkate alınmalı; öz bakım becerileri, sosyal beceriler ve iletişim becerilerinin yanı sıra yaşamlarını ekonomik olarak bağımsız geçirebilecekleri beceriler kazandırmaya özen gösterilmelidir. Bunun başarılması ise ancak çocuklara başarı duygusunun tattırılarak kendilerine olan güvenlerinin geliştirilmesi ile mümkündür.

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklarla drama uygulaması planlayan bir liderin/öğretmenin aşağıdakilere dikkat etmesi, çalışmanın etkililiğini artırmak açısından önerilmektedir:

  • Yönergeyi açık ve net olarak verin: Karakter kim? Bu karakter nasıl yürür? Karakter şimdi ne yapıyor? Bunu nasıl yapıyor? Karakter ne söylüyor? vb.
  • Verdiğiniz yönergeyi tekrar edin.
  • Becerileri tekrar edin.
  • Uygulamalarda model olma, ipucu verme, genelleme yapma, sözel ve fiziksel destek sağlama gibi yöntemleri kullanın.
  • Taklit yeteneklerinin iyi olduğunun farkında olun.
  • Motivasyonlarının düşük olduğunu gözden kaçırmayın.
  • Normal gelişim gösteren akranlarına oranla daha fazla yardıma ihtiyaç duyduklarını unutmayın.
  • Dikkat sürelerinin kısa olduğunun farkında olarak kısa süreli dikkat gerektiren etkinlikler planlayın.
  • İletişim becerilerinde iyi olmadıklarından ses ve hareket kullanarak yapılan sözsüz iletişim yöntemlerini kullanın.
  • Isınma oyunlarında müzik kullanmak, oyunlarla başlamak güven ortamının kurulmasına yardımcı olacaktır.
  • Basit hikâyelerin canlandırılması için zamana ihtiyaç duyabileceklerini unutmayın.
  • Başlangıçta ödüllendirmelere sıklıkla yer verin.
  • Müzik, resimli kitaplar, ritim gibi görsel-işitsel algıyı geliştirecek etkinliklere yer verin.
  • Çalışmalarınızda ritim çıkaran aletleri kullanın ve çocukların kullanmalarına izin verin.
  • Rol oynamalarında destekleyin.
  • Soyut düşünceyi algılama ve geliştirmede problem yaşadığının farkında olun.
  • Grup oyunlarında kendilerini daha iyi hissedeceklerinden, başlangıçta grup etkinlikleri planlayın.
  • Bireysel olarak kendine ait bir rol belirlediğinde grup etkinliklerinden çıkmaya hazır olduğunu gösterir. Bir sonraki adım olan bireysel rollerin alındığı etkinliklere geçebilirsiniz.
  • Hikâyeler sunulurken çocuğun yaşamına anlam katacak bir hikâye olmasına dikkat edin.

Süreklilik arz eden bir yaratıcı drama programı, başlangıçta dil, etkileşim, sosyal ve duygusal açıdan sorun yaşayan zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocukların, kendilerini daha iyi ifade edebilmek, sosyal iletişim ve etkileşimde bulunabilmek gibi alanlarda ilerleme açısından fırsat olacaktır.

İşitme, yaşantımızda oldukça önemli bir yere sahiptir. Çocukta görülen işitme kaybı, sadece dil gelişimini değil aynı zamanda sosyal ve bilişsel gelişimi de etkilemektedir. Grupla çalışmanın ön planda olduğu drama çalışmaları, işitme yetersizliği olan çocukların grup içerisinde kendi varlıklarını kabul ettirmelerini kolaylaştırır. Buna ek olarak okul öncesinde işitme yetersizliği olan çocukların kaynaştırılmasında drama eğitiminin kullanılması işitme yetersizliği olan öğrencilerin normal akranlarını model alarak uygun davranışlar kazanmalarına fırsat verebilmektedir. Bu nedenle de kaynaştırma ortamlarında dramaya yer verilmelidir.

İşitme yetersizliği olan bireyin drama uygulamalarına katılmasıyla iletişim becerilerinde gelişme olacak, empati kurma becerisi gelişecek, duygu ve düşüncelerini aktif şekilde ifade edebilme fırsatını yakalayacaktır. İşitme yetersizliğinden etkilenmiş çocuklarla drama uygulaması planlayan bir liderin/öğretmenin aşağıdaki noktalara dikkat etmesi önerilmektedir:

  • Ortam düzenlemesinde çocuğun gereksinimleri göz önünde bulundurulmalıdır.
  • İşitme yetersizliği olan çocuğun, drama liderinin ağız hareketlerini görebileceği bir yerde, karşısında olması gerekir.
  • Sözel iletişim önemlidir.
  • Pandomim, kullanılabilecek önemli bir tiyatro tekniğidir. Bu tekniği basit, rutin etkinliklerle başlatmalı devamında daha zor durumların canlandırmasına geçilmelidir.
  • Müziği hissedemese de ritmi hissedebilen bu çocuklar ritme uygun dans edebilirler.
  • Bütün sözsüz etkinlikler bu çocuklarla uygulanabilir.

Görme yetersizliğinden etkilenmiş bireylere verilecek eğitimde amaç, çocukların bağımsız olarak yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamaktır. Buna dayanarak söylenebilir ki drama etkinliklerinin işitme ve dokunma duyularını geliştirerek kendilerine olan güvenlerini artırma ve güvenli hareket etmede olumlu etkisi vardır. Görme yetersizliği olan bireylerle drama yapılırken dikkat edilmesi gerekenler aşağıda belirtilmektedir:

  • Drama yapılacak ortamın iyi düzenlenmesi,
  • Dramayı uygulayacak kişinin verdiği sözel yönergeleri ayrıntılandırması,
  • İfadelerin sözle resim yapar şekilde verilmesi,
  • Çocukların dokunarak keşfetmesine izin verilmesi ve hatta teşvik edilmesi,
  • Birbirlerini yönlendirme amacıyla ve güven açısından ikili eşlerle çalışılması,
  • Çalışmalara yerde oturarak başlanması ve ayağa geçişe kadar yumuşak bir geçiş izlenmesidir.

Görme yetersizliğinden etkilenmiş bireylerle yapılan drama çalışmalarında fonolojik duyarlılık ve ses ayırt etme çalışmalarının yanı sıra dokunsal algı, bağımsız hareket ve yönelim, çevresel işaret ve ipuçlarını tanıma becerilerinin geliştirilmesi etkinliklerine yer verilmelidir.

Özel gereksinimli çocuklarla drama çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenlere ek olarak ortopedik yetersizliği olan çocuklarla yürütülecek drama oturumlarında aşağıdaki maddeler konuşunda dikkatli olunması etkili çalışmalar için önerilmektedir:

  • Özellikle ısınma aşamasında uygulanacak olan oyunların, çocukların beden ve hareket gelişimini destekleyecek nitelikte seçilmesi,
  • Bireysel ihtiyaçlarını (tuvalet, su içmeleri vs.) karşılayabilmeleri için yeterli sürede ara verilmesi,
  • Bireyin kendi yetersizliğini yenebileceği farklı alanlara yönlendirilmesi,
  • Öz algı geliştiren etkinliklere yer verilmesi,
  • Bedenlerini tanıma, kullanma ve kendilerini beden hareketleriyle ifade edebilme becerilerini geliştirecek etkinlikler planlanması,
  • Sözel etkinliklere yönlendirilerek kendilerini daha rahat ifade etmelerine imkân tanınması ve böylece öz güvenin geliştirilmesi,
  • Bağımsız hareket becerilerinde zorlanan çocuklar için eşli oyunlar planlanması,
  • Alanların rahat hareket etme imkânı sağlayacak şekilde düzenlenmesi.

Drama bireyin kendi yetersizliğini yenebileceği alanlardan biridir. Yetersizliği olan bireylerin çoğu zamanının oldukça büyük bir kısmını hastane ortamında geçirmektedir. Drama bireyin hastane ortamından biraz olsun uzaklaşıp hem eğlenip hem de sosyal bir ortamda bulunmasına fırsat vermiş olur.

Dil ve konuşma güçlüğü yasayan çocuklarla drama etkinlikleri planlanırken dikkat edilmesi gerekenler aşağıda belirtilmektedir:

  • Çocukların konuşma sırasında istedikleri şekilde konuşmalarına izin verilerek onların konuşmaya teşvik edilmesi,
  • Ritim çalışmaları, şarkı söyleme, koro tipi etkinlikler ve karakter canlandırma gibi çalışmaların öz-güven kazanımı için kullanılması,
  • Pantomim çalışmalarına yer verilmesi.

Çocuklar genellikle dramayı eğlenceli bulmaktadırlar ve genellikle drama sırasında problemlerini unuturlar. Problemini unutan çocuk konuşma ve çevresiyle iletişimde daha girişken olabilmektedir.

Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarla drama etkinlikleri iletişim ve etkileşim becerilerini geliştirmektedir. Sosyal uyum problemi gösteren bu çocuklar uygulanan drama çalışmalarıyla sosyal becerilerini geliştirebilme imkânı bulabilmektedirler. Buna ek olarak, drama çalışması içerisinde çocuklar hareket etmeye olanak buldukları için rahatlayarak kendilerini kontrol etmeyi öğrenebilmektedirler.

Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarla drama çalışması planlanırken; çocuklarda dikkat, algı ve bellek geliştirici etkinliklere yer verilmelidir. Çalışmanın yapılacağı ortamdaki uyaranlar azaltılmalıdır. Drama planının çocuğun bireysel ve özel gereksinimlerine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Verilen yönergeler açık ve net olmalıdır.

Öğretmenin Rolü

Özel gereksinimli çocuklarla drama planı hazırlayan bir lider/öğretmenin sahip olması gereken etik değerler şöyle sıralanabilir:

  • Bu etik değerlerden ilki insan onuruna saygı duymadır. Drama lideri/öğretmeni her bireyi ciddiye almalıdır.
  • İkinci etik değer, uluslararası düzenlemeleri (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi vb.) bilmesi ve uygun hareket etmesidir.
  • Üçüncü olarak, katılımcıların dünyayı algılayışlarında, estetik değerlerinin gelişiminde onlara yeni ufuklar açması; iyi hissediş ve kendini her alanda geliştirmenin diğer bütün faydalardan önceki amaç olmasıdır.
  • Dördüncü etik değer, katılımcıların paylaştığı özel bilgilerin korunması, üçüncü kişilerle paylaşılmamasıdır.
  • Beşinci olarak, bağımlılık oluşturacak her türlü yasak maddeyi kullanmama, bu konuda kötü örnek davranış oluşturmama, önüne geçmek üzere ise eğitim vermeleridir.
  • Altıncı etik değer kapsamında, kültürler arası iletişime değer vererek insancıl bakış açısıyla hareket etmelidirler.
  • Son etik değere göre ise bilimsel olarak kendilerini geliştirmeli ve hatta bu bilimsel bilgiyi katılımcılarıyla paylaşmalıdırlar.

Bu etik değerlere ek olarak, drama lideri/öğretmeninin mesleki davranışlarda da dikkat etmesi gereken unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar, gösterdikleri davranıştan kurdukları iletişime, güven duymadan şiddeti reddetmeye, özeleştiriden yeniliklere açık ve hazırlıklı olmaya kadar pek çok alt madde içermektedir.

Etik değerleri benimseyen drama lideri/öğretmeninin öğrenenlerin kapasitesini güçlendirme ve öğrenenlerin durumunu dikkate alma sorumlulukları da bulunmaktadır. Bu sorumluluklar kapsamında dikkat etmesi gerekenler şunlardır:

  • Her özel gereksinim grubunun, diğer gruplardan ayrı gereksinimleri bulunmaktadır. Drama lideri/öğretmeni bu gereksinimler hakkında yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.
  • Drama konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.
  • Ortam güvenliği ön planda tutacak şekilde düzenlenmelidir. Bunun için özel gereksinim grupları dikkate alınmalıdır.
  • Engelin türü ve derecesine uygun gruplar oluşturulmalıdır. Bu gruplar, kaynaştırma yoluyla da oluşturulabilir.
  • Özel gereksinimin yanında bireysel ilgi ve ihtiyaçlar da planlama esnasında göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Çalışmalara duyu etkinlikleriyle başlanmalıdır.
  • Bütün aşamalarda özel gereksinim grubu dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.
  • Okul öncesi eğitimin temel ilkeleriyle örtük bir planlama yapılmalı, çocukların yapabildiklerinden başlanmalıdır.
  • Kurgulamada basitten karmaşığa, kolaydan zora ilkesi benimsenmelidir.
  • Süre, bireysel farklılıklara göre ayarlanmalıdır. Ayarlamada dikkat süreleri de düşünülmelidir.
  • Küçük gruplarla çalışmaya başlanmalıdır.
  • Pandomim çalışmaları etkili bir yöntemdir.
  • Drama çalışmalarında öncelikli kazanım grup dinamiğini oluşturmalı, gruba uyum ve güven olmalıdır.
  • Ritim, hareket ve müzikli oyunlardan faydalanılmalıdır.
  • Özel gereksinimli çocukların eğitiminde kullanılan model olma, yardım etme, sözel ve fiziksel ipucu verme, dokunma ve ödüllendirme stratejileri yer almalı, destek aşamalı olarak geri çekilmelidir.
  • Çocukların role girmelerini kolaylaştıracak maske, kostüm gibi materyaller kullanılmalıdır.
  • Değerlendirmede basit sorular sorulmalı, bedensel ve sanatsal ifadeye yer verilmelidir.
  • Aile katılımı çok önemlidir. Ailelerin de katılacağı etkinlikler planlanmalıdır.
  • Özel gereksinimli bireye göre etkinlikler derecelendirilmelidirler.
  • Etkinliğin planlanmasındaki tutarlılık çocuğun ne yapacağını bilmesi açısından önemlidir.

Özel Gereksinimli Çocuklarla Drama Çalışmaları

Özel gereksinimli çocukların yaşam becerileri, sosyal beceriler ile dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesi önemli ve gereklidir. Bu desteklerden biri de bireyin kendini grup içerisinde ifade etmesine ve yaparakyaşayarak öğrenmesine fırsat veren drama etkinlikleridir. Drama etkinlikleri yoluyla, özel gereksinimli çocuklar sağaltıcı bir sürecin içerisine girerler. Sağaltıcı süreçle vurgulanmak istenen, psikodrama ya da sosyodramadan ziyade çocukların zevk aldığı, kendilerine duygusal özgürlük, zihinsel uyarım, başarıyla elde edilen kişisel doyum ve hatta en önemlisi hayal gücünü kullanma ve genişletme imkânı buldukları sanat biçimidir. Drama etkinliğiyle başlayan sağaltıcı sürecin, temel konuşma becerileri, ileri konuşma becerileri, ilişkiyi başlatma becerileri ve sürdürme becerilerinde etkili olduğu bilinmektedir.

Özel gereksinimli çocuklara uygun drama etkinliklerinde Yaratıcı-Etkileyici Model, Görevler ve Beceriler Modeli ile Kendini Savunma Modeli yaygın olarak kullanılan üç modeldir.

Yaratıcı-Etkileyici Model, özel gereksinimli çocuklara uygun drama etkinlikleri planlanırken en önemli ve yaygın olarak kullanılan modeldir. Model, grubun bütün olarak ya da bireysel olarak yaratıcılıklarını fark etmeleri ve kendileriyle ilgili beğendikleri yönlerine odaklanmalarına imkân vermektedir. Sözlü iletişimin yanında sözsüz iletişim örnekleri de yer almaktadır. Kişiler arası iletişim ve etkileşim yüksek düzeydedir. Gerek öz saygı ve öz güven gerekse grup içi dinamiğinin oluşmasında etkilidir.

Görevler ve Beceriler Modeli, duyguların tanınması ile beraber genel sosyal becerilerin öğrenilmesine doğru ilerleyen bir süreç planlanmaktadır. Planlamada adım adım ilerleyen aşamalara dikkat edilmelidir. Bu aşamalar problem durumunu düzenleme, iyileştirme yolları ile ilgili planlama yapma ve duyguları yansıtma şeklindedir. Problem durumunu düzenleyebilmek ise ancak hissedilen duyguların tanınması ve çözümlenmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu ise katılımcıların hâli hazırda var olan değerlerinin belirlenmesini kapsamaktadır.

Kendini Savunma Modeli, bireyin kendi farkındalığının farkına varması üzerine odaklanmıştır. Modele göre, kişi ancak bu şekilde içinde bulunduğu grupta kendini ifade edebilmekte ve kendini savunabilmekte, böylece de hissettikleri baskıyı tanımlayarak kendilerini başka ortamlarda da savunabilmektedirler.

Üstün yeteneklilik, belirli bir zihinsel potansiyele, yaratıcılık, bellek ve motivasyon gibi özelliklere sahip olma olarak tanımlanmaktadır. Kalıtım ve çevrenin etkisiyle açıklanan üstün yetenekli çocuklar, toplumsal olarak fark edilmeli, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun programlarla desteklenmelidirler. Üstün yetenekli çocuklara uygun programlardan biri de drama çalışmalarıdır.

Bir öğretmen, üstün yetenekli çocuklarla drama çalışması planlarken; çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaya, onlara farklı seçenekler sunmaya ve bu seçeneklerde onları özgür bırakmaya, problem durumları, gerilim unsurları geliştirmeye, grup içerisinde birbirlerini dinlemelerine dikkat etmelidir. Buna ek olarak, çocukları anlamaya çalışmalı, onlara saygı duyduğunu göstermelidir.

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklar için hazırlanan programlarda, çocukların özel gereksinimleri dikkate alınmalı; öz bakım becerileri, sosyal beceriler ve iletişim becerilerinin yanı sıra yaşamlarını ekonomik olarak bağımsız geçirebilecekleri beceriler kazandırmaya özen gösterilmelidir. Bunun başarılması ise ancak çocuklara başarı duygusunun tattırılarak kendilerine olan güvenlerinin geliştirilmesi ile mümkündür.

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklarla drama uygulaması planlayan bir liderin/öğretmenin aşağıdakilere dikkat etmesi, çalışmanın etkililiğini artırmak açısından önerilmektedir:

  • Yönergeyi açık ve net olarak verin: Karakter kim? Bu karakter nasıl yürür? Karakter şimdi ne yapıyor? Bunu nasıl yapıyor? Karakter ne söylüyor? vb.
  • Verdiğiniz yönergeyi tekrar edin.
  • Becerileri tekrar edin.
  • Uygulamalarda model olma, ipucu verme, genelleme yapma, sözel ve fiziksel destek sağlama gibi yöntemleri kullanın.
  • Taklit yeteneklerinin iyi olduğunun farkında olun.
  • Motivasyonlarının düşük olduğunu gözden kaçırmayın.
  • Normal gelişim gösteren akranlarına oranla daha fazla yardıma ihtiyaç duyduklarını unutmayın.
  • Dikkat sürelerinin kısa olduğunun farkında olarak kısa süreli dikkat gerektiren etkinlikler planlayın.
  • İletişim becerilerinde iyi olmadıklarından ses ve hareket kullanarak yapılan sözsüz iletişim yöntemlerini kullanın.
  • Isınma oyunlarında müzik kullanmak, oyunlarla başlamak güven ortamının kurulmasına yardımcı olacaktır.
  • Basit hikâyelerin canlandırılması için zamana ihtiyaç duyabileceklerini unutmayın.
  • Başlangıçta ödüllendirmelere sıklıkla yer verin.
  • Müzik, resimli kitaplar, ritim gibi görsel-işitsel algıyı geliştirecek etkinliklere yer verin.
  • Çalışmalarınızda ritim çıkaran aletleri kullanın ve çocukların kullanmalarına izin verin.
  • Rol oynamalarında destekleyin.
  • Soyut düşünceyi algılama ve geliştirmede problem yaşadığının farkında olun.
  • Grup oyunlarında kendilerini daha iyi hissedeceklerinden, başlangıçta grup etkinlikleri planlayın.
  • Bireysel olarak kendine ait bir rol belirlediğinde grup etkinliklerinden çıkmaya hazır olduğunu gösterir. Bir sonraki adım olan bireysel rollerin alındığı etkinliklere geçebilirsiniz.
  • Hikâyeler sunulurken çocuğun yaşamına anlam katacak bir hikâye olmasına dikkat edin.

Süreklilik arz eden bir yaratıcı drama programı, başlangıçta dil, etkileşim, sosyal ve duygusal açıdan sorun yaşayan zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocukların, kendilerini daha iyi ifade edebilmek, sosyal iletişim ve etkileşimde bulunabilmek gibi alanlarda ilerleme açısından fırsat olacaktır.

İşitme, yaşantımızda oldukça önemli bir yere sahiptir. Çocukta görülen işitme kaybı, sadece dil gelişimini değil aynı zamanda sosyal ve bilişsel gelişimi de etkilemektedir. Grupla çalışmanın ön planda olduğu drama çalışmaları, işitme yetersizliği olan çocukların grup içerisinde kendi varlıklarını kabul ettirmelerini kolaylaştırır. Buna ek olarak okul öncesinde işitme yetersizliği olan çocukların kaynaştırılmasında drama eğitiminin kullanılması işitme yetersizliği olan öğrencilerin normal akranlarını model alarak uygun davranışlar kazanmalarına fırsat verebilmektedir. Bu nedenle de kaynaştırma ortamlarında dramaya yer verilmelidir.

İşitme yetersizliği olan bireyin drama uygulamalarına katılmasıyla iletişim becerilerinde gelişme olacak, empati kurma becerisi gelişecek, duygu ve düşüncelerini aktif şekilde ifade edebilme fırsatını yakalayacaktır. İşitme yetersizliğinden etkilenmiş çocuklarla drama uygulaması planlayan bir liderin/öğretmenin aşağıdaki noktalara dikkat etmesi önerilmektedir:

  • Ortam düzenlemesinde çocuğun gereksinimleri göz önünde bulundurulmalıdır.
  • İşitme yetersizliği olan çocuğun, drama liderinin ağız hareketlerini görebileceği bir yerde, karşısında olması gerekir.
  • Sözel iletişim önemlidir.
  • Pandomim, kullanılabilecek önemli bir tiyatro tekniğidir. Bu tekniği basit, rutin etkinliklerle başlatmalı devamında daha zor durumların canlandırmasına geçilmelidir.
  • Müziği hissedemese de ritmi hissedebilen bu çocuklar ritme uygun dans edebilirler.
  • Bütün sözsüz etkinlikler bu çocuklarla uygulanabilir.

Görme yetersizliğinden etkilenmiş bireylere verilecek eğitimde amaç, çocukların bağımsız olarak yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamaktır. Buna dayanarak söylenebilir ki drama etkinliklerinin işitme ve dokunma duyularını geliştirerek kendilerine olan güvenlerini artırma ve güvenli hareket etmede olumlu etkisi vardır. Görme yetersizliği olan bireylerle drama yapılırken dikkat edilmesi gerekenler aşağıda belirtilmektedir:

  • Drama yapılacak ortamın iyi düzenlenmesi,
  • Dramayı uygulayacak kişinin verdiği sözel yönergeleri ayrıntılandırması,
  • İfadelerin sözle resim yapar şekilde verilmesi,
  • Çocukların dokunarak keşfetmesine izin verilmesi ve hatta teşvik edilmesi,
  • Birbirlerini yönlendirme amacıyla ve güven açısından ikili eşlerle çalışılması,
  • Çalışmalara yerde oturarak başlanması ve ayağa geçişe kadar yumuşak bir geçiş izlenmesidir.

Görme yetersizliğinden etkilenmiş bireylerle yapılan drama çalışmalarında fonolojik duyarlılık ve ses ayırt etme çalışmalarının yanı sıra dokunsal algı, bağımsız hareket ve yönelim, çevresel işaret ve ipuçlarını tanıma becerilerinin geliştirilmesi etkinliklerine yer verilmelidir.

Özel gereksinimli çocuklarla drama çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenlere ek olarak ortopedik yetersizliği olan çocuklarla yürütülecek drama oturumlarında aşağıdaki maddeler konuşunda dikkatli olunması etkili çalışmalar için önerilmektedir:

  • Özellikle ısınma aşamasında uygulanacak olan oyunların, çocukların beden ve hareket gelişimini destekleyecek nitelikte seçilmesi,
  • Bireysel ihtiyaçlarını (tuvalet, su içmeleri vs.) karşılayabilmeleri için yeterli sürede ara verilmesi,
  • Bireyin kendi yetersizliğini yenebileceği farklı alanlara yönlendirilmesi,
  • Öz algı geliştiren etkinliklere yer verilmesi,
  • Bedenlerini tanıma, kullanma ve kendilerini beden hareketleriyle ifade edebilme becerilerini geliştirecek etkinlikler planlanması,
  • Sözel etkinliklere yönlendirilerek kendilerini daha rahat ifade etmelerine imkân tanınması ve böylece öz güvenin geliştirilmesi,
  • Bağımsız hareket becerilerinde zorlanan çocuklar için eşli oyunlar planlanması,
  • Alanların rahat hareket etme imkânı sağlayacak şekilde düzenlenmesi.

Drama bireyin kendi yetersizliğini yenebileceği alanlardan biridir. Yetersizliği olan bireylerin çoğu zamanının oldukça büyük bir kısmını hastane ortamında geçirmektedir. Drama bireyin hastane ortamından biraz olsun uzaklaşıp hem eğlenip hem de sosyal bir ortamda bulunmasına fırsat vermiş olur.

Dil ve konuşma güçlüğü yasayan çocuklarla drama etkinlikleri planlanırken dikkat edilmesi gerekenler aşağıda belirtilmektedir:

  • Çocukların konuşma sırasında istedikleri şekilde konuşmalarına izin verilerek onların konuşmaya teşvik edilmesi,
  • Ritim çalışmaları, şarkı söyleme, koro tipi etkinlikler ve karakter canlandırma gibi çalışmaların öz-güven kazanımı için kullanılması,
  • Pantomim çalışmalarına yer verilmesi.

Çocuklar genellikle dramayı eğlenceli bulmaktadırlar ve genellikle drama sırasında problemlerini unuturlar. Problemini unutan çocuk konuşma ve çevresiyle iletişimde daha girişken olabilmektedir.

Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarla drama etkinlikleri iletişim ve etkileşim becerilerini geliştirmektedir. Sosyal uyum problemi gösteren bu çocuklar uygulanan drama çalışmalarıyla sosyal becerilerini geliştirebilme imkânı bulabilmektedirler. Buna ek olarak, drama çalışması içerisinde çocuklar hareket etmeye olanak buldukları için rahatlayarak kendilerini kontrol etmeyi öğrenebilmektedirler.

Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarla drama çalışması planlanırken; çocuklarda dikkat, algı ve bellek geliştirici etkinliklere yer verilmelidir. Çalışmanın yapılacağı ortamdaki uyaranlar azaltılmalıdır. Drama planının çocuğun bireysel ve özel gereksinimlerine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Verilen yönergeler açık ve net olmalıdır.

Öğretmenin Rolü

Özel gereksinimli çocuklarla drama planı hazırlayan bir lider/öğretmenin sahip olması gereken etik değerler şöyle sıralanabilir:

  • Bu etik değerlerden ilki insan onuruna saygı duymadır. Drama lideri/öğretmeni her bireyi ciddiye almalıdır.
  • İkinci etik değer, uluslararası düzenlemeleri (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi vb.) bilmesi ve uygun hareket etmesidir.
  • Üçüncü olarak, katılımcıların dünyayı algılayışlarında, estetik değerlerinin gelişiminde onlara yeni ufuklar açması; iyi hissediş ve kendini her alanda geliştirmenin diğer bütün faydalardan önceki amaç olmasıdır.
  • Dördüncü etik değer, katılımcıların paylaştığı özel bilgilerin korunması, üçüncü kişilerle paylaşılmamasıdır.
  • Beşinci olarak, bağımlılık oluşturacak her türlü yasak maddeyi kullanmama, bu konuda kötü örnek davranış oluşturmama, önüne geçmek üzere ise eğitim vermeleridir.
  • Altıncı etik değer kapsamında, kültürler arası iletişime değer vererek insancıl bakış açısıyla hareket etmelidirler.
  • Son etik değere göre ise bilimsel olarak kendilerini geliştirmeli ve hatta bu bilimsel bilgiyi katılımcılarıyla paylaşmalıdırlar.

Bu etik değerlere ek olarak, drama lideri/öğretmeninin mesleki davranışlarda da dikkat etmesi gereken unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar, gösterdikleri davranıştan kurdukları iletişime, güven duymadan şiddeti reddetmeye, özeleştiriden yeniliklere açık ve hazırlıklı olmaya kadar pek çok alt madde içermektedir.

Etik değerleri benimseyen drama lideri/öğretmeninin öğrenenlerin kapasitesini güçlendirme ve öğrenenlerin durumunu dikkate alma sorumlulukları da bulunmaktadır. Bu sorumluluklar kapsamında dikkat etmesi gerekenler şunlardır:

  • Her özel gereksinim grubunun, diğer gruplardan ayrı gereksinimleri bulunmaktadır. Drama lideri/öğretmeni bu gereksinimler hakkında yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.
  • Drama konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.
  • Ortam güvenliği ön planda tutacak şekilde düzenlenmelidir. Bunun için özel gereksinim grupları dikkate alınmalıdır.
  • Engelin türü ve derecesine uygun gruplar oluşturulmalıdır. Bu gruplar, kaynaştırma yoluyla da oluşturulabilir.
  • Özel gereksinimin yanında bireysel ilgi ve ihtiyaçlar da planlama esnasında göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Çalışmalara duyu etkinlikleriyle başlanmalıdır.
  • Bütün aşamalarda özel gereksinim grubu dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.
  • Okul öncesi eğitimin temel ilkeleriyle örtük bir planlama yapılmalı, çocukların yapabildiklerinden başlanmalıdır.
  • Kurgulamada basitten karmaşığa, kolaydan zora ilkesi benimsenmelidir.
  • Süre, bireysel farklılıklara göre ayarlanmalıdır. Ayarlamada dikkat süreleri de düşünülmelidir.
  • Küçük gruplarla çalışmaya başlanmalıdır.
  • Pandomim çalışmaları etkili bir yöntemdir.
  • Drama çalışmalarında öncelikli kazanım grup dinamiğini oluşturmalı, gruba uyum ve güven olmalıdır.
  • Ritim, hareket ve müzikli oyunlardan faydalanılmalıdır.
  • Özel gereksinimli çocukların eğitiminde kullanılan model olma, yardım etme, sözel ve fiziksel ipucu verme, dokunma ve ödüllendirme stratejileri yer almalı, destek aşamalı olarak geri çekilmelidir.
  • Çocukların role girmelerini kolaylaştıracak maske, kostüm gibi materyaller kullanılmalıdır.
  • Değerlendirmede basit sorular sorulmalı, bedensel ve sanatsal ifadeye yer verilmelidir.
  • Aile katılımı çok önemlidir. Ailelerin de katılacağı etkinlikler planlanmalıdır.
  • Özel gereksinimli bireye göre etkinlikler derecelendirilmelidirler.
  • Etkinliğin planlanmasındaki tutarlılık çocuğun ne yapacağını bilmesi açısından önemlidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.