Çocuk Gelişiminde Program Dersi 7. Ünite Özet

23.07.2022
9
A+
A-

Kurum (Okul) Merkezli Gelişimsel Destek Programları

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Çocuk Gelişiminde Program Dersi 7. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Kurum (Okul) Merkezli Gelişimsel Destek Programları

Kurum Merkezli Eğitim: Tanım ve Kapsam

Kurum merkezli eğitim, doğumdan zorunlu öğrenim çağına kadar olan yılları içine alan okul öncesi dönemdeki çocuklara bakım ve eğitim hizmetinin; çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyen zengin çevre olanaklarıyla planlı ve düzenli olarak kurum çatısı altında verilmesini sağlayan eğitim modelidir. Model dünyada bu alandaki eğitimin ilk örneği olarak kabul edilebilir. Çocuk bakımı ve eğitiminde kurum merkezli eğitimin ilk örnekleri kadının çalışmaya başlaması ile ortaya çıkan okul çağına gelmemiş çocukların bakımı gereksiniminden doğmuştur. İngiltere’de kadın işçilerin verimliliklerini arttırabilmek amacıyla oluşturulan eğitim kurumları, bu alanın ilk örneği sayılabilir. Böylece, çocukların güvenli bakım gördükleri kurumların bulunması, kadının kendisini işine daha iyi verebilmesine olanak hazırlamıştır. Kurum merkezli eğitim, çalışan kadınların çocuklarına hizmet vermenin yanı sıra koşulları elverişsiz çevrelerden gelen çocuklara eğitim eşitliği ve fırsatı sunması ve okula daha iyi hazırlanmalarını sağlaması ve sosyal deneyim olanağı yaratması açısından dünyada ve Türkiye’de büyük ölçüde desteklenen bir modeldir.

Kurum merkezli eğitimde hedef kitle, doğumdan zorunlu öğrenim çağına kadar olan yaş aralığındaki çocuklardır. Bu yaş aralığı, ülkelerin zorunlu öğretime başlama yaşındaki farklılıklar nedeniyle değişkenlik gösterebilir. Örneğin Türkiye’de zorunlu öğretime başlama yaşının 66 ay (5,5 yaş) olarak düzenlenmesi ile kurum merkezli okul öncesi eğitim hizmetinin de 0-66 ay aralığındaki çocuklara verilmesini gerekli kılmıştır. Ancak burada yalnızca okul öncesi yaş grubu çocukları değil; aynı zamanda aileleri de kurum merkezli eğitimin kapsamına girmektedir

Türkiye’de kurum merkezli eğitim yaygın olarak Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak açılan özel-resmi bağımsız anaokulları, özel ya da resmi anasınıfları, kız meslek liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları tarafından yürütülmektedir. Kurum merkezli eğitim hizmetinin yaygın olarak verildiği diğer kurumlar ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak özel ve tüzel kişiler tarafından açılan kreş ve gündüz bakımevleridir. Kreş bölümleri 0-66 ay, gündüz bakımevleri 36-66 ay grubuna hizmet vermektedir.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programlarının Amacı, Önemi ve Kapsamı

Bir eğitim kurumunda uygulanan eğitim programının temel amacı, bu kuruma devam eden bir çocuğun eğlenceli ve iyi bir gün geçirmesi, gün içerisinde birçok yaşantı geçirerek gelişiminde ilerlemeler göstermesi ve çeşitli öğrenme deneyimleri yaşayarak mutlu bir biçimde okuldan ayrılması olmalıdır. Gelişimsel programın bir diğer amacı ise, çocukların sosyoekonomik etkenlere ya da cinsiyete bağlı olarak sahip oldukları dezavantaj ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ya da en aza indirgenmesi ve onların yaşama iyi bir başlangıç yapmalarına olanak sağlaması olmalıdır. Aynı zamanda bu programlar, sağlıklı bir fiziksel gelişim sürecinde çocukların ilerideki yaşantılarında kullanacakları temel becerileri onlara kazandırarak ilkokula hazır olmalarını da hedeflemelidir. Bir diğer deyişle, gelişimsel eğitim programlarında her çocuğun potansiyelinin en üst düzeye kadar gelişiminin hedeflenerek, bunun oyun yoluyla ve çevreyle birebir etkileşim içinde bulunarak kendi deneyimleriyle gerçekleşmesi amaçlanmalıdır.

Gelişimsel eğitim programları, çocuğun bilişsel, sosyalduygusal ve psikomotor yönden gelişimini bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçladığı için bu programların çocukların eğitim, aile ve toplumsal yaşamlarında olumlu ve kalıcı etkiler sağladığı araştırmalarla saptanmıştır. Bunun yanı sıra, belli becerilerin doğrudan öğretiminin yapıldığı akademik programların olumlu etkilerinin en fazla bir ya da iki yıl sürdüğü, uzun dönemde etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Gelişimsel programlar çocukların daha sonraki yaşamlarında kendine güvenli, sosyal sorumluluk sahibi, kişilerarası iletişim becerileri gelişmiş, mutlu ve iyimser bir yetişkin olmaları yönünde kalıcı etkiler bırakmaktadır. Bu nedenle, gelişimsel programların geliştirilmesi ve okul öncesi kurumlarda uygulanması önemlidir. Nitekim geleceğin yetişkinleri olarak görülen çocukların okul öncesi yıllarda gelişimlerinin her alanında ilerlemelerinin desteklenmesi, birbirleriyle ve yetişkinlerle etkili iletişim kurma, bağımsızlık kazanma ve sorumluluk alma gibi davranışları kazandıracak etkin öğrenme ortamlarının oluşturulması gelişimsel programlarla olanaklı olabilmektedir

Gelişimsel programların kapsamında, çocuğu merkeze alan bir yaklaşım içinde çocukların fiziksel, duygusal, sosyal, yaratıcılık ve bilişsel özelliklerle ilgili yeteneklerini geliştirecek çeşitlilikte, en uygun öğrenme deneyimlerinin, sınıf içi sınıf dışı çevre olanaklarının, yaşa ve gelişime uygun materyal ve donanımın sağlanması gereklidir

Çocukların temel alışkanlıkları kazanmalarını sağlayacak gün içindeki rutin etkinliklere yer verilmesi ve değerlendirmenin yapılması da gelişimsel programların kapsamında yer almalıdır.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programlarının Yapısı

Gelişimsel program, çocukların sağlığını ve güvenliğini tam olarak gözetecek şekilde yapılandırılmalı, tüm gelişim alanlarını kapsamalı, tüm çocuklar için uygun olmalı ve olumlu insan ilişkilerinin gerçekleşmesini temel alan bir yapıya sahip olmalıdır.

Gelişimsel program esnek olmalı, toplumun kültürel değerleri ve çeşitliliğini yansıtmalı, çocuğun özgür deneyimlerle kendini gerçekleştirmesine olanak veren bir sınıf atmosferini ve güven duygusunu geliştirmeyi destekleyen anaokulu yaşantısını gerektirmeli ve aile katılımını içermelidir.

Gelişimsel eğitim programlarının etkili olarak uygulanabilmesinde öğretmenin rolü çok iyi belirlenmelidir. Bu programların uygulanmasında öğretmen, çocukların materyaller, diğer çocuklar ve yetişkinlerle etkileşim içinde araştırma ve keşfetme yoluyla öğrenmeleri için çevreyi hazırlamalı, gerektiğinde başvurulacak bir kaynak ve rehber olarak eğitime katılmalıdır.

Esneklik özelliği, eğitim programının kurumun fiziksel özelliklerine, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre düzenlemede eğitimciye özgürlük tanımasıdır. Farklı bölgelerdeki çocuklar için uygulanabilir olması, günlük akışın belli saat dilimleri ve etkinlik türleri ile sınırlandırılmaması, özel eğitime gereksinim duyan çocukların ilgi ve gereksinimlerine göre uyarlamalar yapılabilmesi, programın esnekliğine dikkat çekmektedir.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programı Örnekleri

Türkiye’de uygulanan kurum merkezli gelişimsel programlar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen “0-36 Aylık Çocuklar İçin Eğitim Programı” ve “2013 Okul öncesi Eğitim Programı”dır.

0-36 aylık çocukların okul öncesi kurumlarda bakım ve eğitimine yönelik olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1994 yılında “0-36 Ay Kreş Programı” geliştirilmiş ve 2013 yılına kadar uygulanmıştır. Bu program, 2013 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından güncellenmiş ve “0-36 Aylık Çocuklar İçin Eğitim Programı” olarak uygulanmaya başlamıştır.

Eğitim programının ilk bölümünde 0-36 ayda gelişim süreci açıklanmış ve bu aylarda verilecek eğitimin önemi, aile, eğitimci, sağlık, bakım ve beslenme etmenleri açısından açıklanmıştır. Daha sonra programın amacı belirtilmiş ve temel özellikleri vurgulanmıştır. Eğitim programının amacı; 0-36 aylık çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini; motor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel alanlarda gelişimlerinin en üst düzeyine ulaşmalarını; sağlık, bakım ve beslenmelerinin uygun biçimde desteklenmesini sağlamaktır

Programın ikinci bölümünde, uygulanmasına yönelik temeller üzerinde durulmuş ve planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde eğitimcinin nasıl bir yol izleyeceği açıklanmıştır. Programın son bölümünde 0-36 aylık çocukların gelişim alanları ve göstergeleri verilmiştir. Gelişim alanları, bilişsel, dil, sosyal-duygusal ve motor gelişim alanı özellikleri ve göstergeleri, aylık gelişim olarak tablolar halinde verilerek eğitimcinin planlama ve uygulama sürecinde kullanımı kolaylaştırılmaya çalışılmıştır

Eğitim programının ekler bölümünde ise, eğitimcilere örnek olması amaçlı olarak “0-36 ay gelişim gözlem formu” örneği her aya göre verilmiş ve nasıl uygulanacağı açıklanmıştır. Yine bu bölümde “eğitimci öz değerlendirme formu” örneği verilerek eğitimcinin kendini nasıl değerlendireceğine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Aynı bölümde eğitimcilerin kendi günlük eğitimlerini planlamada dikkat edecekleri noktaları içeren etkinlik planı örnekleri yer almıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilerek uygulamaya konulan “Okul öncesi Eğitim Programı”nın temel amacı, okul öncesi eğitimi kurumlarına devam eden çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini, tüm gelişim alanlarının desteklenerek en üst düzeye ulaşmasını, öz bakım becerilerini kazanmalarını ve ilkokula hazır bulunmalarını sağlamaktır. Eğitim programı 37-72 aylık çocukları kapsamaktadır.

Okul öncesi Eğitim Programı’nın ilk bölümünde okul öncesi dönemin önemi, aile ve öğretmenin rolü açıklanmıştır. İkinci bölümde programın tanıtımı yapılmıştır. Programın çocukların gelişimlerini desteklemesinin yanı sıra tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri önlemeyi amaçladığından destekleyici ve önleyici boyutları olan çok yönlü bir program olma özelliği taşıdığı belirtilmiştir. Programın üçüncü bölümünde, her yaş grubu için (36-48 ay; 48-60 ay; 60-72 ay) gelişim özellikleri, kazanımlar, göstergeler ve bunlarla ilgili açıklamalar tablolar biçiminde sunulmuştur. Kazanım ve göstergelerle farklı eğitim süreçleri oluşturularak çocukları desteklemek ve onları bulundukları gelişim düzeyinden ulaşabilecekleri en üst aşamaya taşımak, bu programın hedefi olarak vurgulanmıştır. Programın dördüncü bölümünde okul öncesi eğitimin planlanması ve uygulanması ile ilgili öğretmen ve yöneticilere rehber bilgiler yer almıştır. Bu bölümde, okul öncesi kurumlarda eğitim ortamı ve öğrenme merkezlerinin nasıl olması gerektiği açıklanmış, gün içerisinde gerçekleştirilebilecek etkinlik çeşitleri sıralanarak aylık eğitim planı ve günlük eğitim akışının nasıl hazırlanacağı açıklanmıştır. Programın beşinci bölümünde değerlendirme yapılırken izlenecek yaklaşım açıklanmıştır.

Programın değerlendirilmesinde a) çocuğun gelişiminin tüm gelişim alanlarında hem ayrıntılarıyla hem de bütünsel olarak gözlenmesi, gözlem sonuçlarının raporlaştırılması, b) hazırlanan ve uygulanan planların bütün boyutları ile değerlendirilmesi, c) öğretmenin kendini değerlendirmesinin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Programın ekler bölümünde, gelişim gözlem formu ve gelişim raporu örnekleri verilmiş, aylık eğitim planı formatı ve örnekleri ile yarım günlük ve tam günlük eğitim akışı formatı ve örnekleri sunulmuştur. Bu örnekler, bu programın uygulandığı kurumlarda görevli eğitimcilere yol gösterici özelliktedir. Kazanımlar çocuğu merkeze alarak belirlenir ve çocuklar tarafından ulaşılması gereken sonuçları gösterir. Çocukların öğrenmeleri gereken bilgi, beceri ve yetkinlikleri tanımlar.

Kazanımlara dayalı olarak oluşturulmuş olan göstergeler ise genellikle kendi içinde basitten karmaşığa, somuttan soyuta ve birbirini izleyen aşamalar biçiminde sıralanarak belirlenen kazanımın gerçekleşmesine hizmet ederler. Göstergeler, kazanımların gözlenebilir durumudur. Aylık plan, bir öğretmenin çalıştığı çocuk grubunun gelişimini desteklemek için etkinlik oluşturmak üzere alacağı kazanım ve göstergeleri, kavramları, alan gezilerini, özel gün ve haftalar ile aile katılımı ve değerlendirme süreçlerini içeren bir çalışma planıdır. Günlük eğitim akışı, öğretmenin o gün yapacağı çalışmalara düzenli bir biçimde yer verdiği çerçeve bir plandır. Güne başlama zamanı, oyun zamanı, etkinlik zamanı ve günü değerlendirme zamanı ile beslenme ve dinlenme zamanı gibi rutin etkinlikleri içerir.

Kurum Merkezli Eğitim: Tanım ve Kapsam

Kurum merkezli eğitim, doğumdan zorunlu öğrenim çağına kadar olan yılları içine alan okul öncesi dönemdeki çocuklara bakım ve eğitim hizmetinin; çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyen zengin çevre olanaklarıyla planlı ve düzenli olarak kurum çatısı altında verilmesini sağlayan eğitim modelidir. Model dünyada bu alandaki eğitimin ilk örneği olarak kabul edilebilir. Çocuk bakımı ve eğitiminde kurum merkezli eğitimin ilk örnekleri kadının çalışmaya başlaması ile ortaya çıkan okul çağına gelmemiş çocukların bakımı gereksiniminden doğmuştur. İngiltere’de kadın işçilerin verimliliklerini arttırabilmek amacıyla oluşturulan eğitim kurumları, bu alanın ilk örneği sayılabilir. Böylece, çocukların güvenli bakım gördükleri kurumların bulunması, kadının kendisini işine daha iyi verebilmesine olanak hazırlamıştır. Kurum merkezli eğitim, çalışan kadınların çocuklarına hizmet vermenin yanı sıra koşulları elverişsiz çevrelerden gelen çocuklara eğitim eşitliği ve fırsatı sunması ve okula daha iyi hazırlanmalarını sağlaması ve sosyal deneyim olanağı yaratması açısından dünyada ve Türkiye’de büyük ölçüde desteklenen bir modeldir.

Kurum merkezli eğitimde hedef kitle, doğumdan zorunlu öğrenim çağına kadar olan yaş aralığındaki çocuklardır. Bu yaş aralığı, ülkelerin zorunlu öğretime başlama yaşındaki farklılıklar nedeniyle değişkenlik gösterebilir. Örneğin Türkiye’de zorunlu öğretime başlama yaşının 66 ay (5,5 yaş) olarak düzenlenmesi ile kurum merkezli okul öncesi eğitim hizmetinin de 0-66 ay aralığındaki çocuklara verilmesini gerekli kılmıştır. Ancak burada yalnızca okul öncesi yaş grubu çocukları değil; aynı zamanda aileleri de kurum merkezli eğitimin kapsamına girmektedir

Türkiye’de kurum merkezli eğitim yaygın olarak Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak açılan özel-resmi bağımsız anaokulları, özel ya da resmi anasınıfları, kız meslek liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları tarafından yürütülmektedir. Kurum merkezli eğitim hizmetinin yaygın olarak verildiği diğer kurumlar ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak özel ve tüzel kişiler tarafından açılan kreş ve gündüz bakımevleridir. Kreş bölümleri 0-66 ay, gündüz bakımevleri 36-66 ay grubuna hizmet vermektedir.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programlarının Amacı, Önemi ve Kapsamı

Bir eğitim kurumunda uygulanan eğitim programının temel amacı, bu kuruma devam eden bir çocuğun eğlenceli ve iyi bir gün geçirmesi, gün içerisinde birçok yaşantı geçirerek gelişiminde ilerlemeler göstermesi ve çeşitli öğrenme deneyimleri yaşayarak mutlu bir biçimde okuldan ayrılması olmalıdır. Gelişimsel programın bir diğer amacı ise, çocukların sosyoekonomik etkenlere ya da cinsiyete bağlı olarak sahip oldukları dezavantaj ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ya da en aza indirgenmesi ve onların yaşama iyi bir başlangıç yapmalarına olanak sağlaması olmalıdır. Aynı zamanda bu programlar, sağlıklı bir fiziksel gelişim sürecinde çocukların ilerideki yaşantılarında kullanacakları temel becerileri onlara kazandırarak ilkokula hazır olmalarını da hedeflemelidir. Bir diğer deyişle, gelişimsel eğitim programlarında her çocuğun potansiyelinin en üst düzeye kadar gelişiminin hedeflenerek, bunun oyun yoluyla ve çevreyle birebir etkileşim içinde bulunarak kendi deneyimleriyle gerçekleşmesi amaçlanmalıdır.

Gelişimsel eğitim programları, çocuğun bilişsel, sosyalduygusal ve psikomotor yönden gelişimini bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçladığı için bu programların çocukların eğitim, aile ve toplumsal yaşamlarında olumlu ve kalıcı etkiler sağladığı araştırmalarla saptanmıştır. Bunun yanı sıra, belli becerilerin doğrudan öğretiminin yapıldığı akademik programların olumlu etkilerinin en fazla bir ya da iki yıl sürdüğü, uzun dönemde etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Gelişimsel programlar çocukların daha sonraki yaşamlarında kendine güvenli, sosyal sorumluluk sahibi, kişilerarası iletişim becerileri gelişmiş, mutlu ve iyimser bir yetişkin olmaları yönünde kalıcı etkiler bırakmaktadır. Bu nedenle, gelişimsel programların geliştirilmesi ve okul öncesi kurumlarda uygulanması önemlidir. Nitekim geleceğin yetişkinleri olarak görülen çocukların okul öncesi yıllarda gelişimlerinin her alanında ilerlemelerinin desteklenmesi, birbirleriyle ve yetişkinlerle etkili iletişim kurma, bağımsızlık kazanma ve sorumluluk alma gibi davranışları kazandıracak etkin öğrenme ortamlarının oluşturulması gelişimsel programlarla olanaklı olabilmektedir

Gelişimsel programların kapsamında, çocuğu merkeze alan bir yaklaşım içinde çocukların fiziksel, duygusal, sosyal, yaratıcılık ve bilişsel özelliklerle ilgili yeteneklerini geliştirecek çeşitlilikte, en uygun öğrenme deneyimlerinin, sınıf içi sınıf dışı çevre olanaklarının, yaşa ve gelişime uygun materyal ve donanımın sağlanması gereklidir

Çocukların temel alışkanlıkları kazanmalarını sağlayacak gün içindeki rutin etkinliklere yer verilmesi ve değerlendirmenin yapılması da gelişimsel programların kapsamında yer almalıdır.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programlarının Yapısı

Gelişimsel program, çocukların sağlığını ve güvenliğini tam olarak gözetecek şekilde yapılandırılmalı, tüm gelişim alanlarını kapsamalı, tüm çocuklar için uygun olmalı ve olumlu insan ilişkilerinin gerçekleşmesini temel alan bir yapıya sahip olmalıdır.

Gelişimsel program esnek olmalı, toplumun kültürel değerleri ve çeşitliliğini yansıtmalı, çocuğun özgür deneyimlerle kendini gerçekleştirmesine olanak veren bir sınıf atmosferini ve güven duygusunu geliştirmeyi destekleyen anaokulu yaşantısını gerektirmeli ve aile katılımını içermelidir.

Gelişimsel eğitim programlarının etkili olarak uygulanabilmesinde öğretmenin rolü çok iyi belirlenmelidir. Bu programların uygulanmasında öğretmen, çocukların materyaller, diğer çocuklar ve yetişkinlerle etkileşim içinde araştırma ve keşfetme yoluyla öğrenmeleri için çevreyi hazırlamalı, gerektiğinde başvurulacak bir kaynak ve rehber olarak eğitime katılmalıdır.

Esneklik özelliği, eğitim programının kurumun fiziksel özelliklerine, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre düzenlemede eğitimciye özgürlük tanımasıdır. Farklı bölgelerdeki çocuklar için uygulanabilir olması, günlük akışın belli saat dilimleri ve etkinlik türleri ile sınırlandırılmaması, özel eğitime gereksinim duyan çocukların ilgi ve gereksinimlerine göre uyarlamalar yapılabilmesi, programın esnekliğine dikkat çekmektedir.

Kurum Merkezli Gelişimsel Destek Programı Örnekleri

Türkiye’de uygulanan kurum merkezli gelişimsel programlar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen “0-36 Aylık Çocuklar İçin Eğitim Programı” ve “2013 Okul öncesi Eğitim Programı”dır.

0-36 aylık çocukların okul öncesi kurumlarda bakım ve eğitimine yönelik olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1994 yılında “0-36 Ay Kreş Programı” geliştirilmiş ve 2013 yılına kadar uygulanmıştır. Bu program, 2013 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından güncellenmiş ve “0-36 Aylık Çocuklar İçin Eğitim Programı” olarak uygulanmaya başlamıştır.

Eğitim programının ilk bölümünde 0-36 ayda gelişim süreci açıklanmış ve bu aylarda verilecek eğitimin önemi, aile, eğitimci, sağlık, bakım ve beslenme etmenleri açısından açıklanmıştır. Daha sonra programın amacı belirtilmiş ve temel özellikleri vurgulanmıştır. Eğitim programının amacı; 0-36 aylık çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini; motor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel alanlarda gelişimlerinin en üst düzeyine ulaşmalarını; sağlık, bakım ve beslenmelerinin uygun biçimde desteklenmesini sağlamaktır

Programın ikinci bölümünde, uygulanmasına yönelik temeller üzerinde durulmuş ve planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde eğitimcinin nasıl bir yol izleyeceği açıklanmıştır. Programın son bölümünde 0-36 aylık çocukların gelişim alanları ve göstergeleri verilmiştir. Gelişim alanları, bilişsel, dil, sosyal-duygusal ve motor gelişim alanı özellikleri ve göstergeleri, aylık gelişim olarak tablolar halinde verilerek eğitimcinin planlama ve uygulama sürecinde kullanımı kolaylaştırılmaya çalışılmıştır

Eğitim programının ekler bölümünde ise, eğitimcilere örnek olması amaçlı olarak “0-36 ay gelişim gözlem formu” örneği her aya göre verilmiş ve nasıl uygulanacağı açıklanmıştır. Yine bu bölümde “eğitimci öz değerlendirme formu” örneği verilerek eğitimcinin kendini nasıl değerlendireceğine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Aynı bölümde eğitimcilerin kendi günlük eğitimlerini planlamada dikkat edecekleri noktaları içeren etkinlik planı örnekleri yer almıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilerek uygulamaya konulan “Okul öncesi Eğitim Programı”nın temel amacı, okul öncesi eğitimi kurumlarına devam eden çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini, tüm gelişim alanlarının desteklenerek en üst düzeye ulaşmasını, öz bakım becerilerini kazanmalarını ve ilkokula hazır bulunmalarını sağlamaktır. Eğitim programı 37-72 aylık çocukları kapsamaktadır.

Okul öncesi Eğitim Programı’nın ilk bölümünde okul öncesi dönemin önemi, aile ve öğretmenin rolü açıklanmıştır. İkinci bölümde programın tanıtımı yapılmıştır. Programın çocukların gelişimlerini desteklemesinin yanı sıra tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri önlemeyi amaçladığından destekleyici ve önleyici boyutları olan çok yönlü bir program olma özelliği taşıdığı belirtilmiştir. Programın üçüncü bölümünde, her yaş grubu için (36-48 ay; 48-60 ay; 60-72 ay) gelişim özellikleri, kazanımlar, göstergeler ve bunlarla ilgili açıklamalar tablolar biçiminde sunulmuştur. Kazanım ve göstergelerle farklı eğitim süreçleri oluşturularak çocukları desteklemek ve onları bulundukları gelişim düzeyinden ulaşabilecekleri en üst aşamaya taşımak, bu programın hedefi olarak vurgulanmıştır. Programın dördüncü bölümünde okul öncesi eğitimin planlanması ve uygulanması ile ilgili öğretmen ve yöneticilere rehber bilgiler yer almıştır. Bu bölümde, okul öncesi kurumlarda eğitim ortamı ve öğrenme merkezlerinin nasıl olması gerektiği açıklanmış, gün içerisinde gerçekleştirilebilecek etkinlik çeşitleri sıralanarak aylık eğitim planı ve günlük eğitim akışının nasıl hazırlanacağı açıklanmıştır. Programın beşinci bölümünde değerlendirme yapılırken izlenecek yaklaşım açıklanmıştır.

Programın değerlendirilmesinde a) çocuğun gelişiminin tüm gelişim alanlarında hem ayrıntılarıyla hem de bütünsel olarak gözlenmesi, gözlem sonuçlarının raporlaştırılması, b) hazırlanan ve uygulanan planların bütün boyutları ile değerlendirilmesi, c) öğretmenin kendini değerlendirmesinin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Programın ekler bölümünde, gelişim gözlem formu ve gelişim raporu örnekleri verilmiş, aylık eğitim planı formatı ve örnekleri ile yarım günlük ve tam günlük eğitim akışı formatı ve örnekleri sunulmuştur. Bu örnekler, bu programın uygulandığı kurumlarda görevli eğitimcilere yol gösterici özelliktedir. Kazanımlar çocuğu merkeze alarak belirlenir ve çocuklar tarafından ulaşılması gereken sonuçları gösterir. Çocukların öğrenmeleri gereken bilgi, beceri ve yetkinlikleri tanımlar.

Kazanımlara dayalı olarak oluşturulmuş olan göstergeler ise genellikle kendi içinde basitten karmaşığa, somuttan soyuta ve birbirini izleyen aşamalar biçiminde sıralanarak belirlenen kazanımın gerçekleşmesine hizmet ederler. Göstergeler, kazanımların gözlenebilir durumudur. Aylık plan, bir öğretmenin çalıştığı çocuk grubunun gelişimini desteklemek için etkinlik oluşturmak üzere alacağı kazanım ve göstergeleri, kavramları, alan gezilerini, özel gün ve haftalar ile aile katılımı ve değerlendirme süreçlerini içeren bir çalışma planıdır. Günlük eğitim akışı, öğretmenin o gün yapacağı çalışmalara düzenli bir biçimde yer verdiği çerçeve bir plandır. Güne başlama zamanı, oyun zamanı, etkinlik zamanı ve günü değerlendirme zamanı ile beslenme ve dinlenme zamanı gibi rutin etkinlikleri içerir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.