Çocuk Gelişiminde Program Dersi 5. Ünite Özet

23.07.2022
7
A+
A-

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programları

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Çocuk Gelişiminde Program Dersi 5. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programları

Doğadaki tüm canlılarda olduğu gibi insanlarda birbirlerinden farklı özelliklerle dünyaya gelir ve farklı şekillerde gelişirler. Bireylerin gelişiminde biyolojik kalıtsal ve çevresel etmenler rol oynamaktadırlar. Farklı yaklaşımlar çocukların gelişimlerini farklı şekillerde açıklamaktadırlar. Bütün çocukların ortalama aynı gelişim basamaklarından geçtikleri bilinmesine karşılık çocukların aynı zamanda ve aynı süreyle bu basamaklardan geçmemeleri bireysel farklılık olarak kabul edilmektedir. Çocukların genel gelişim sürecinin dışında farklı olan yönleri bireysel farklılık olarak kabul edilmektedir.

Özel Gereksinimli Çocuklar: Tanım ve Kapsam

Bireylerin saç, göz renklerindeki farklılıklar da bireysel farklılıklar olarak kabul edilmektedir ancak bu farklılıklar bireylerin hayatlarını idame ettirmelerine engel değildir. Buna karşılık bireylerin yaşam işlevlerini etkileyen farklılıkları da bulunmaktadır. Uzuv eksikliği, zihinsel engel durumu gibi. Bu tür farklılıkları olan çocuklara özel gereksinimli çocuklar denilmektedir. Bu anlamda bozukluk, yetersizlik ve engel kavramlarının tanımlanması gerekmektedir. Bozukluk, bireyin bir organının işlevini yerine getirememesi, yetersizlik ise birşeyi yapmada yeterli olamama durumudur. Engel ise, yetersizliklerin çevre ile etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Bireyin yetersizlik yüzünden yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel etmenlere bağlı olarak oynaması gereken rolleri gereği gibi oynayamama durumda kalmasına engel denilmektedir. Özel gereksinimli çocuklar ayrıcalıklı çocuklar ya da farklı çocuklar olarakta adlandırılmaktadır. Özel gereksinimli çocuklar özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde özel eğitime gereksinimi olan bireyler olarak tanımlanmaktadır. Özel gereksinimli birey terimi öğrenme ya/ya da davranış problemleri gösteren ve bedensel ya da duyusal yetersizliği olan çocukları olduğu kadar zihinsel olarak üstün ya da özel yetenekli çocukları da içerisine almaktadır.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Kapsamı, Amacı ve Önemi

Özel gereksinimli çocuklar için gelişimsel destek programları, erken çocukluk özel eğitim programlarıdır. Erken çocukluk özel eğitimi, sıfır-altı yaş grubunda olup risk altındaki çocuklarla gelişim geriliği olan ya da tanılanmış özel gereksinimi olan çocuklara ve ailelerine sağlanan uzman destekli eğitim hizmetleridir.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Kapsamı

Millî Eğitim Bakanlığı, 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile özel eğitim uygulamalarının nasıl gerçekleşebileceğini açıklamıştır. Bu kararnamenin üçüncü maddesinin b fıkrasında “özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitim” olarak tanılanmaktadır. Buna göre özel gereksinimli bireylerin eğitimlerinde özel olarak hazırlanmış programlara gereksinim duyulmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı özel eğitim hizmetlerine ilişkin kanun hükmünde kararnamenin özel eğitimin temel ilkeleri başlıklı dördüncü maddesinde özel eğitimin nasıl yapılacağı, ne zaman başlanacağı, programları ve nelere dikkat edileceği açıklanmıştır.

Özel eğitim hizmetlerine erken başlamak esastır. Bu ilke doğrultusunda özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde de gerekli düzenlemelere yer verilmiştir. Bunlar içerisinde en önemli düzenleme özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinin 21.7.2012 tarihinde değiştirilerek yürürlüğe konulan okul öncesi eğitimin zorunlu olması uygulamasıdır. Yönetmeliğin 29. maddesi şöyledir: “37-66 ay arasındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimi zorunludur; ancak bu bireyler için okul öncesi eğitim Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporu ile velisinin yazılı onayı doğrultusunda eylül ayı sonu esas alınarak 78 aya kadar uzatılabilir. EOkul sistemi üzerinden kaydı yapılan ve okul öncesi eğitim süresi uzatılan çocuklar, velisinin resmî başvurusu ve il/ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararı ile uygun kuruma yerleştirilir.” Bu maddenin ikinci fıkrasında ise “Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimlerini, öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarında kaynaştırma uygulamaları kapsamında yetersizliği olmayan akranları ile aynı sınıfta ya da özel eğitim sınıflarında sürdürmeleri temel olmakla birlikte 37-66 ay arasındaki çocuklar için özel eğitim anaokulu, 48-66 ay arasındaki çocuklar için okul ve kurumlar bünyesinde özel eğitim anasınıfları açılabilir.” ifadesi yer alır. Dolayısıyla 37 ay ile 66 ay arasında erken özel eğitim hizmetlerinin yasal dayanağı da oluşmuştur. Ancak 0-36 ay arası bebeklik ve erken çocukluk döneminde hangi tür gelişimi destekleme programlarına yer verilebileceği açık değildir. Özel gereksinimli çocukların gelişimlerini destekleyici eğitim programlarının amacı, özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde belirtilmektedir. Buna göre bu çocukların okul öncesi eğitimleri, öncelikli olarak kaynaştırma eğitimi temel alınarak yürütülmektedir. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 24. maddesinde “özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş 37-72 ay arasındaki çocuklar için okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim planları çerçevesinde sürdürülür.” ifadesi yer almaktadır. Bu sınıflarda eğitim alan öğrencilere bulundukları yaş grubuna uygulanan programlar temel alınarak Bireyselleştirilmiş Eğitim Planları (BEP) hazırlanır. Öğrencinin BEP’inde yer alan amaçlar doğrultusunda program ve etkinliklerde gerekli uyarlamalar yapılarak çocuğun okul öncesi eğitim ortamından en üst düzeyde yararlanması sağlanır. Dolayısıyla okul öncesi eğitimin genel amaçları özel gereksinimli çocuklar için de geçerlidir.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Amaçları

Gelişimi destekleme programları, çocukların yetersizlik türlerine, yaşlarına ve sunulan eğitim ortamlarının özelliğine göre değişiklik göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında kaynaştırma ortamlarında yaşıtlarıyla birlikte eğitim alan özel gereksinimli çocukların eğitim amaçları, genel eğitimdeki okul öncesi eğitimin amaçları ile aynı olmakla birlikte özel gereksinimli çocukların eğitiminde onların özellikleri doğrultusunda programların bireyselleştirilmesine çalışılmaktadır. Özel eğitimin ilkelerinden biri de özel gereksinimli bireylerin eğitiminde bireyselleştirilmiş eğitim planlarının (BEP) uygulanmasına yöneliktir. Buna göre “özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması temeldir.” ilkesi benimsenmektedir Dolayısıyla özel gereksinimli çocukların gelişimlerini destekleyici programların her birey için BEP hazırlanarak uygulanması gerekmektedir. BEP, özel gereksinimli öğrencinin zihinsel, duygusal, sosyal, dil ve ileşim alanlarında yapabildiklerini dikkate alarak, kazandırılacak davranışların neler olduğu, bu davranışların nerede, nasıl, kimler tarafından hangi yöntemlerle ve ne kadar sürede kazandırılacağını belirten, gerekli destek eğitim hizmetlerini içeren, içinde ailenin de yer aldığı bir ekip tarafından hazırlanan yazılı bir programdır.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Yapısı

Özel gereksinimli çocukların gelişimini destekleyici programlar, daha önceki bölümde de belirtildiği gibi genel eğitim programlarını çerçeve programlar olarak ele alan programlardır. Bunun yanı sıra erken çocukluk eğitiminde özel gereksinimli çocukların eğitimleri için iki farklı yaş grubunda program uyarlamalarına gereksinim olmaktadır. Birincisi 0-24 aylık bebek ve küçük çocuklar için uygulanacak olan erken müdahale programlarıdır. Erken müdahale terimi doğumdan iki yaşa kadar olan bebek ve küçük çocuklara sağlanan hizmetleri ifade etmektedir. Erken çocukluk özel eğitimi ise 3-5 yaş arasındaki okul öncesi çocuklara sağlanan eğitimsel ve ilgili hizmetleri ifade etmektedir. Bireyselleştirilmiş aile hizmet planları (BAHP) disiplinlerarası bir ekip tarafından çocuğun anne babası ve diğer aile bireylerinin de katılımıyla geliştirilmelidir.

BAHP’nın geliştirilmesinde sekiz aşamalı bir süreç izlenmesi gerektiğini belirtmektedir:

  1. Bebeğin ya da küçük çocuğun fiziksel gelişimi, bilişsel gelişimi, iletişim gelişimi, sosyal ve duygusal gelişimi ve uyumsal gelişimine ilişkin varolan durumun rapor edilmesi,
  2. Ailenin yetersizliği olan bebeğinin ya da çocuğunun gelişimini desteklenmesiyle ilgili konular, öncelikler, ailenin kaynaklarının rapor edilmesi,
  3. Aile, bebek/küçük çocuğun erişmesi beklenen ölçülebilir sonuçların rapor edilmesi,
  4. Aile ve çocuğa sunulacak erken müdahale hizmetlerinin sunum yöntemlerinin, yoğunluğunun ve sıklığının belirlenmesi,
  5. Doğal ortamlarda sağlanabilecek ve sağlanamayacak hizmetlerin belirlenmesi,
  6. Hizmetlerin öngörülen başlangıç tarihi, süresi ve uzunluğu ile sıklığının belirlenmesi,
  7. Aile, bebek/çocuğun gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan plandaki hizmetlerin koordinasyonunu sağlayacak BAHP koordinatörünün belirlenmesi,
  8. Bebek/çocuğun okul öncesi eğitim ya da diğer uygun hizmetlere geçişinin sağlanması için adımların atılması.

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde okul öncesi eğitim zorunlu eğitim kademesinde yer almaktadır. Ancak, özel gereksinimli bireylere özel hazırlanmış ayrı bir okul öncesi eğitim programı bulunmamaktadır. Dolayısıyla okul öncesi özel eğitim kurumu her bir özel gereksinimli öğrenci ve ailesi için Bireyselleştirilmiş Eğitim Planları (BEP) hazırlayarak uygulanmaktadır.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri Tarafından Sunulan Destek Eğitim Programları

Özel eğitim sistemi içerisinde resmi ya da özel okul eğitimin yanı sıra destek eğitim hizmetleri de sunulmaktadır. Destek özel eğitim hizmetleri öğrencinin BEP’ine ya da kendi programına göre uygun olan zamanlarda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yürütülen hizmetlerdir. Destek özel eğitim hizmetleri Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 3. maddesinin f ve g fıkralarında tanımlanmaktadır. Buna göre f) Destek Eğitim Hizmeti: Sağlık kurulu raporuyla engelli olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulu kararı ile destek eğitim programlarından yararlanması uygun görülen bireylere verilen eğitimi, g) Destek Eğitim Programı Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon biriminde ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde destek eğitimine ihtiyacı olan bireylerin engel grupları, dereceleri ve engel niteliği ile bireysel gelişim yeterlilikleri dikkate alınarak hazırlanmış ve Bakanlıkça onaylanmış eğitim programını ifade etmektedir.”

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programı Örnekleri

Erken çocukluk eğitimine ve eğitsel müdahalelere ilişkin uygulamaların geçmişi 1900’lü yıllara kadar uzanmaktadır. Gelişim geriliği olan küçük çocuklarla çalışmalarına başlayan Maria Montessori düşük gelirli 4-7 yaş çocuklarla ilk çocuk evini kurma projesini gerçekleştirmiştir (Şahin, 2010). Birçok Avrupa ülkesinde erken özel eğitim hizmetleri 1960’lı yıllarda başlamıştır. İlk çalışmalar, aileyi evde ziyaret ederek gerçekleştirilmiştir. Ev ziyaretlerinde çocukların evde değerlendirmelerinin yapılması özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi biçiminde olmuştur. Türkiye’de ise daha önce ailelerin kendi çabalarıyla bireysel uygulamaları olmuş ancak kurumsallaşamamıştır. Ancak, 1983 yılında çıkarılan 2916 sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu’nun özel eğitimin ilkeleri başlığında “özel eğitime erken başlamak esastır” ilkesi ilk kez konunun yasal dayanaklarının oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Portage Erken Eğitim Programı

Portage programı bir proje olarak 1969 yılında ABD’de Winconsin, Portage’da yapılandırıldı. Portage projesi gelişimsel gerilikler gösteren ya da risk altında bulunan çocuklara ve ailelerine yardım amacıyla geliştirilmiş, anne-babaları öğretici olarak gören ev temelli çevresel yaklaşımı temel alan bir aile eğitim programıdır. Programın en temel özelliği uygulamaların aile tarafından en az kısıtlayıcı ortamlarda, evde ve toplumsal temelli olarak gerçekleştirilmesi ve doğal ortamın etkin bir biçimde kullanılmasıdır. Program, okul öncesi döneme yöneliktir ve kapsama alanı 0-6 yaştır. Portage projesi/programı günümüzde dünyanın birçok ülkesinde uyarlanarak uygulanmaktadır. Türkiye’de de uyarlama çalışmaları yapılmış ve uygulamaları sürmektedir.

Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı

Bu programda, ailelere Küçük Adımlar Kursu verilerek, annelere programı uygulama becerilerini kazandırılması hedeflenmektedir. “Küçük Adımlar Gelişimsel Geriliği Olan Çocuklara Yönelik Erken Özel Eğitim Programı” kullanılarak yapılan araştırmaların bulgularında, programın etkili olduğu bulunmuştur. Programın genel amacı, gelişim geriliği olan özel gereksinimli çocuk anne-babalarını Küçük Adımlar Erken Eğitim Programını kullanmada ve çocukları ile programın içeriği doğrultusunda uygulama yapmada yeterli duruma getirmektir.

Otistik Çocuklar İçin Davranışsal Eğitim Programı (OÇİDEP)

Otistik Çocuklar İçin Davranışsal Eğitim Programı (OÇİDEP) bir erken ve yoğun davranışsal eğitim (EYDE) programıdır. EYDE programları, Amerika Birleşik Devletlerinde Ivar Lovaas tarafından, uygulamalı davranış analizine dayalı olarak geliştirilmiştir. EYDE, alanda profesyonel olmayan üniversite öğrencisi ya da lise mezunu biri tarafından uygulanabilir. EYDE uygulayıcıları ev eğitmenleri olarak adlandırılır ve davranış analistliği formasyonuna sahip bir danışmanı olur. Ev eğitmenleri kısa süreyle hizmet öncesi ya da hizmetiçi eğitimle eğitilirler. EYDE’yi ev eğitmenleri uygular, danışmanlar ise uygulayıcıları haftalık olarak izler ve onlara danışmanlık yapar. OÇİDEP bir EYDE programıdır. OÇİDEP Lovaas programına dayalı olarak geliştirilmiştir. OÇİDEP çoğunlukla çocukların kendi evlerinde yürütülür. OÇİDEP her çocukla haftada en az 20 saat süreyle birebir yürütülmektedir. Ayrıca, altı ay çeşitli ek eğitimlere ve akran etkileşimi düzenlemelerine yer verilmeye başlanır. OÇİDEP kapsamında taklit becerilerinden başlayarak, kavram öğretimine kadar 15 öğretim alanına yer verilir.

Doğadaki tüm canlılarda olduğu gibi insanlarda birbirlerinden farklı özelliklerle dünyaya gelir ve farklı şekillerde gelişirler. Bireylerin gelişiminde biyolojik kalıtsal ve çevresel etmenler rol oynamaktadırlar. Farklı yaklaşımlar çocukların gelişimlerini farklı şekillerde açıklamaktadırlar. Bütün çocukların ortalama aynı gelişim basamaklarından geçtikleri bilinmesine karşılık çocukların aynı zamanda ve aynı süreyle bu basamaklardan geçmemeleri bireysel farklılık olarak kabul edilmektedir. Çocukların genel gelişim sürecinin dışında farklı olan yönleri bireysel farklılık olarak kabul edilmektedir.

Özel Gereksinimli Çocuklar: Tanım ve Kapsam

Bireylerin saç, göz renklerindeki farklılıklar da bireysel farklılıklar olarak kabul edilmektedir ancak bu farklılıklar bireylerin hayatlarını idame ettirmelerine engel değildir. Buna karşılık bireylerin yaşam işlevlerini etkileyen farklılıkları da bulunmaktadır. Uzuv eksikliği, zihinsel engel durumu gibi. Bu tür farklılıkları olan çocuklara özel gereksinimli çocuklar denilmektedir. Bu anlamda bozukluk, yetersizlik ve engel kavramlarının tanımlanması gerekmektedir. Bozukluk, bireyin bir organının işlevini yerine getirememesi, yetersizlik ise birşeyi yapmada yeterli olamama durumudur. Engel ise, yetersizliklerin çevre ile etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Bireyin yetersizlik yüzünden yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel etmenlere bağlı olarak oynaması gereken rolleri gereği gibi oynayamama durumda kalmasına engel denilmektedir. Özel gereksinimli çocuklar ayrıcalıklı çocuklar ya da farklı çocuklar olarakta adlandırılmaktadır. Özel gereksinimli çocuklar özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde özel eğitime gereksinimi olan bireyler olarak tanımlanmaktadır. Özel gereksinimli birey terimi öğrenme ya/ya da davranış problemleri gösteren ve bedensel ya da duyusal yetersizliği olan çocukları olduğu kadar zihinsel olarak üstün ya da özel yetenekli çocukları da içerisine almaktadır.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Kapsamı, Amacı ve Önemi

Özel gereksinimli çocuklar için gelişimsel destek programları, erken çocukluk özel eğitim programlarıdır. Erken çocukluk özel eğitimi, sıfır-altı yaş grubunda olup risk altındaki çocuklarla gelişim geriliği olan ya da tanılanmış özel gereksinimi olan çocuklara ve ailelerine sağlanan uzman destekli eğitim hizmetleridir.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Kapsamı

Millî Eğitim Bakanlığı, 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile özel eğitim uygulamalarının nasıl gerçekleşebileceğini açıklamıştır. Bu kararnamenin üçüncü maddesinin b fıkrasında “özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitim” olarak tanılanmaktadır. Buna göre özel gereksinimli bireylerin eğitimlerinde özel olarak hazırlanmış programlara gereksinim duyulmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı özel eğitim hizmetlerine ilişkin kanun hükmünde kararnamenin özel eğitimin temel ilkeleri başlıklı dördüncü maddesinde özel eğitimin nasıl yapılacağı, ne zaman başlanacağı, programları ve nelere dikkat edileceği açıklanmıştır.

Özel eğitim hizmetlerine erken başlamak esastır. Bu ilke doğrultusunda özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde de gerekli düzenlemelere yer verilmiştir. Bunlar içerisinde en önemli düzenleme özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinin 21.7.2012 tarihinde değiştirilerek yürürlüğe konulan okul öncesi eğitimin zorunlu olması uygulamasıdır. Yönetmeliğin 29. maddesi şöyledir: “37-66 ay arasındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimi zorunludur; ancak bu bireyler için okul öncesi eğitim Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporu ile velisinin yazılı onayı doğrultusunda eylül ayı sonu esas alınarak 78 aya kadar uzatılabilir. EOkul sistemi üzerinden kaydı yapılan ve okul öncesi eğitim süresi uzatılan çocuklar, velisinin resmî başvurusu ve il/ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararı ile uygun kuruma yerleştirilir.” Bu maddenin ikinci fıkrasında ise “Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimlerini, öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarında kaynaştırma uygulamaları kapsamında yetersizliği olmayan akranları ile aynı sınıfta ya da özel eğitim sınıflarında sürdürmeleri temel olmakla birlikte 37-66 ay arasındaki çocuklar için özel eğitim anaokulu, 48-66 ay arasındaki çocuklar için okul ve kurumlar bünyesinde özel eğitim anasınıfları açılabilir.” ifadesi yer alır. Dolayısıyla 37 ay ile 66 ay arasında erken özel eğitim hizmetlerinin yasal dayanağı da oluşmuştur. Ancak 0-36 ay arası bebeklik ve erken çocukluk döneminde hangi tür gelişimi destekleme programlarına yer verilebileceği açık değildir. Özel gereksinimli çocukların gelişimlerini destekleyici eğitim programlarının amacı, özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde belirtilmektedir. Buna göre bu çocukların okul öncesi eğitimleri, öncelikli olarak kaynaştırma eğitimi temel alınarak yürütülmektedir. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 24. maddesinde “özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş 37-72 ay arasındaki çocuklar için okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim planları çerçevesinde sürdürülür.” ifadesi yer almaktadır. Bu sınıflarda eğitim alan öğrencilere bulundukları yaş grubuna uygulanan programlar temel alınarak Bireyselleştirilmiş Eğitim Planları (BEP) hazırlanır. Öğrencinin BEP’inde yer alan amaçlar doğrultusunda program ve etkinliklerde gerekli uyarlamalar yapılarak çocuğun okul öncesi eğitim ortamından en üst düzeyde yararlanması sağlanır. Dolayısıyla okul öncesi eğitimin genel amaçları özel gereksinimli çocuklar için de geçerlidir.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Amaçları

Gelişimi destekleme programları, çocukların yetersizlik türlerine, yaşlarına ve sunulan eğitim ortamlarının özelliğine göre değişiklik göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında kaynaştırma ortamlarında yaşıtlarıyla birlikte eğitim alan özel gereksinimli çocukların eğitim amaçları, genel eğitimdeki okul öncesi eğitimin amaçları ile aynı olmakla birlikte özel gereksinimli çocukların eğitiminde onların özellikleri doğrultusunda programların bireyselleştirilmesine çalışılmaktadır. Özel eğitimin ilkelerinden biri de özel gereksinimli bireylerin eğitiminde bireyselleştirilmiş eğitim planlarının (BEP) uygulanmasına yöneliktir. Buna göre “özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması temeldir.” ilkesi benimsenmektedir Dolayısıyla özel gereksinimli çocukların gelişimlerini destekleyici programların her birey için BEP hazırlanarak uygulanması gerekmektedir. BEP, özel gereksinimli öğrencinin zihinsel, duygusal, sosyal, dil ve ileşim alanlarında yapabildiklerini dikkate alarak, kazandırılacak davranışların neler olduğu, bu davranışların nerede, nasıl, kimler tarafından hangi yöntemlerle ve ne kadar sürede kazandırılacağını belirten, gerekli destek eğitim hizmetlerini içeren, içinde ailenin de yer aldığı bir ekip tarafından hazırlanan yazılı bir programdır.

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programlarının Yapısı

Özel gereksinimli çocukların gelişimini destekleyici programlar, daha önceki bölümde de belirtildiği gibi genel eğitim programlarını çerçeve programlar olarak ele alan programlardır. Bunun yanı sıra erken çocukluk eğitiminde özel gereksinimli çocukların eğitimleri için iki farklı yaş grubunda program uyarlamalarına gereksinim olmaktadır. Birincisi 0-24 aylık bebek ve küçük çocuklar için uygulanacak olan erken müdahale programlarıdır. Erken müdahale terimi doğumdan iki yaşa kadar olan bebek ve küçük çocuklara sağlanan hizmetleri ifade etmektedir. Erken çocukluk özel eğitimi ise 3-5 yaş arasındaki okul öncesi çocuklara sağlanan eğitimsel ve ilgili hizmetleri ifade etmektedir. Bireyselleştirilmiş aile hizmet planları (BAHP) disiplinlerarası bir ekip tarafından çocuğun anne babası ve diğer aile bireylerinin de katılımıyla geliştirilmelidir.

BAHP’nın geliştirilmesinde sekiz aşamalı bir süreç izlenmesi gerektiğini belirtmektedir:

  1. Bebeğin ya da küçük çocuğun fiziksel gelişimi, bilişsel gelişimi, iletişim gelişimi, sosyal ve duygusal gelişimi ve uyumsal gelişimine ilişkin varolan durumun rapor edilmesi,
  2. Ailenin yetersizliği olan bebeğinin ya da çocuğunun gelişimini desteklenmesiyle ilgili konular, öncelikler, ailenin kaynaklarının rapor edilmesi,
  3. Aile, bebek/küçük çocuğun erişmesi beklenen ölçülebilir sonuçların rapor edilmesi,
  4. Aile ve çocuğa sunulacak erken müdahale hizmetlerinin sunum yöntemlerinin, yoğunluğunun ve sıklığının belirlenmesi,
  5. Doğal ortamlarda sağlanabilecek ve sağlanamayacak hizmetlerin belirlenmesi,
  6. Hizmetlerin öngörülen başlangıç tarihi, süresi ve uzunluğu ile sıklığının belirlenmesi,
  7. Aile, bebek/çocuğun gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan plandaki hizmetlerin koordinasyonunu sağlayacak BAHP koordinatörünün belirlenmesi,
  8. Bebek/çocuğun okul öncesi eğitim ya da diğer uygun hizmetlere geçişinin sağlanması için adımların atılması.

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde okul öncesi eğitim zorunlu eğitim kademesinde yer almaktadır. Ancak, özel gereksinimli bireylere özel hazırlanmış ayrı bir okul öncesi eğitim programı bulunmamaktadır. Dolayısıyla okul öncesi özel eğitim kurumu her bir özel gereksinimli öğrenci ve ailesi için Bireyselleştirilmiş Eğitim Planları (BEP) hazırlayarak uygulanmaktadır.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri Tarafından Sunulan Destek Eğitim Programları

Özel eğitim sistemi içerisinde resmi ya da özel okul eğitimin yanı sıra destek eğitim hizmetleri de sunulmaktadır. Destek özel eğitim hizmetleri öğrencinin BEP’ine ya da kendi programına göre uygun olan zamanlarda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yürütülen hizmetlerdir. Destek özel eğitim hizmetleri Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 3. maddesinin f ve g fıkralarında tanımlanmaktadır. Buna göre f) Destek Eğitim Hizmeti: Sağlık kurulu raporuyla engelli olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulu kararı ile destek eğitim programlarından yararlanması uygun görülen bireylere verilen eğitimi, g) Destek Eğitim Programı Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon biriminde ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde destek eğitimine ihtiyacı olan bireylerin engel grupları, dereceleri ve engel niteliği ile bireysel gelişim yeterlilikleri dikkate alınarak hazırlanmış ve Bakanlıkça onaylanmış eğitim programını ifade etmektedir.”

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Gelişimsel Destek Programı Örnekleri

Erken çocukluk eğitimine ve eğitsel müdahalelere ilişkin uygulamaların geçmişi 1900’lü yıllara kadar uzanmaktadır. Gelişim geriliği olan küçük çocuklarla çalışmalarına başlayan Maria Montessori düşük gelirli 4-7 yaş çocuklarla ilk çocuk evini kurma projesini gerçekleştirmiştir (Şahin, 2010). Birçok Avrupa ülkesinde erken özel eğitim hizmetleri 1960’lı yıllarda başlamıştır. İlk çalışmalar, aileyi evde ziyaret ederek gerçekleştirilmiştir. Ev ziyaretlerinde çocukların evde değerlendirmelerinin yapılması özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi biçiminde olmuştur. Türkiye’de ise daha önce ailelerin kendi çabalarıyla bireysel uygulamaları olmuş ancak kurumsallaşamamıştır. Ancak, 1983 yılında çıkarılan 2916 sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu’nun özel eğitimin ilkeleri başlığında “özel eğitime erken başlamak esastır” ilkesi ilk kez konunun yasal dayanaklarının oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Portage Erken Eğitim Programı

Portage programı bir proje olarak 1969 yılında ABD’de Winconsin, Portage’da yapılandırıldı. Portage projesi gelişimsel gerilikler gösteren ya da risk altında bulunan çocuklara ve ailelerine yardım amacıyla geliştirilmiş, anne-babaları öğretici olarak gören ev temelli çevresel yaklaşımı temel alan bir aile eğitim programıdır. Programın en temel özelliği uygulamaların aile tarafından en az kısıtlayıcı ortamlarda, evde ve toplumsal temelli olarak gerçekleştirilmesi ve doğal ortamın etkin bir biçimde kullanılmasıdır. Program, okul öncesi döneme yöneliktir ve kapsama alanı 0-6 yaştır. Portage projesi/programı günümüzde dünyanın birçok ülkesinde uyarlanarak uygulanmaktadır. Türkiye’de de uyarlama çalışmaları yapılmış ve uygulamaları sürmektedir.

Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı

Bu programda, ailelere Küçük Adımlar Kursu verilerek, annelere programı uygulama becerilerini kazandırılması hedeflenmektedir. “Küçük Adımlar Gelişimsel Geriliği Olan Çocuklara Yönelik Erken Özel Eğitim Programı” kullanılarak yapılan araştırmaların bulgularında, programın etkili olduğu bulunmuştur. Programın genel amacı, gelişim geriliği olan özel gereksinimli çocuk anne-babalarını Küçük Adımlar Erken Eğitim Programını kullanmada ve çocukları ile programın içeriği doğrultusunda uygulama yapmada yeterli duruma getirmektir.

Otistik Çocuklar İçin Davranışsal Eğitim Programı (OÇİDEP)

Otistik Çocuklar İçin Davranışsal Eğitim Programı (OÇİDEP) bir erken ve yoğun davranışsal eğitim (EYDE) programıdır. EYDE programları, Amerika Birleşik Devletlerinde Ivar Lovaas tarafından, uygulamalı davranış analizine dayalı olarak geliştirilmiştir. EYDE, alanda profesyonel olmayan üniversite öğrencisi ya da lise mezunu biri tarafından uygulanabilir. EYDE uygulayıcıları ev eğitmenleri olarak adlandırılır ve davranış analistliği formasyonuna sahip bir danışmanı olur. Ev eğitmenleri kısa süreyle hizmet öncesi ya da hizmetiçi eğitimle eğitilirler. EYDE’yi ev eğitmenleri uygular, danışmanlar ise uygulayıcıları haftalık olarak izler ve onlara danışmanlık yapar. OÇİDEP bir EYDE programıdır. OÇİDEP Lovaas programına dayalı olarak geliştirilmiştir. OÇİDEP çoğunlukla çocukların kendi evlerinde yürütülür. OÇİDEP her çocukla haftada en az 20 saat süreyle birebir yürütülmektedir. Ayrıca, altı ay çeşitli ek eğitimlere ve akran etkileşimi düzenlemelerine yer verilmeye başlanır. OÇİDEP kapsamında taklit becerilerinden başlayarak, kavram öğretimine kadar 15 öğretim alanına yer verilir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.