Çocuk Gelişimi Dersi 2. Ünite Özet

23.07.2022
7
A+
A-

Fiziksel Gelişim

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Çocuk Gelişimi Dersi 2. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Fiziksel Gelişim

Temel Kavramlar Ve Tanımlar

Gelişim , doğum öncesi evreden başlayarak ölüme kadar süren bir süreçtir. Bu süreçte büyüme gerçekleşir.

Fiziksel büyüme , bütün vücudun veya vücudu oluşturan parçalarının büyümesi anlamına gelir. Fiziksel büyümede hücrelerin sayısı artar ve hücrelerin ölçüleri büyür. Uzunlamasına, genişlemesine ve derinlemesine fiziksel büyüme olur. Fiziksel büyüme sürekli devam eden bir süreç olup anne karnında başlar. Büyüme erkeklerde 22- 23 yaşta, kadınlarda ise 21-22 yaşta sona erer.

Fiziksel gelişme ise büyüme sürecinde insan vücudunun şekil ve oranlarının değişmesi anlamına gelir. Fiziksel gelişme sürecinin sonucunda yetişkinlerin çeşitli vücut parçaları, yeni doğanlara göre baş 2 kat, vücut 3 kat, kollar 4 kat, bacaklar 5 kat gelişir

Fiziksel Gelişimi Etkileyen Etmenler

Fiziksel gelişime etki eden etmenler doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası olmak üzere üç grupta incelenmiştir.

  1. Doğum Öncesi Etmenler: Annenin yaşı, annenin beslenmesi, annenin çoklu gebelik geçirmesi, annenin kullandığı ilaçlar, annenin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanması, radyasyon, annenin hamilelik sırasında geçirdiği hastalıklar, annenin hamilelik sırasındaki duygusal durumu, Rh faktörü, çevre kirliliği ve kimyasal maddeler, kalıtım ve ırk doğum öncesi etmenler arasında yer alır.
  2. Doğum Sırası Etmenler: Annenin doğum esnasında sorunlar yaşaması, başın doğum sırasında çok fazla basınca maruz kalması veya kafatası içi kanamanın olması beyin hasarını ortaya çıkarabilir. Doğum süreci sırasında bebeğin yeterli oksijen alamaması, oksijen yetersizliği sonucu beyin hücrelerinin hasar görmesine; beyin felcine, epilepsiye ya da zihinsel geriliğe yol açabilir.
  3. Doğum Sonrası Etmenler: Cinsiyet, çocuğun beslenmesi, hastalık, kazalar, çevre kirliliği, anne-çocuk ilişkisi, anne baba tutum ve davranışları, aile tipi, akran grupları, okul ve toplum değerleri gibi faktörler doğum sonrası gelişimi etkileyen çevresel etmenler arasında sayılabilir. Bunların dışında iç salgı bezleri, sosyo-ekonomik etmenler, iklim ve mevsimler, psikolojik etmenler, yorgunluk, diğer etmeler arasında yer alır.

Fiziksel Gelişim Dönemleri

Büyüme evrelerindeki kritik özellikler dikkate alınarak fiziksel gelişim, doğum öncesi, yeni doğan, bebeklik, ilk çocukluk, orta çocukluk ve ergenlik (son çocukluk) dönemi olmak üzere altı döneme ayrılarak incelenir.

Doğum öncesi dönemde fiziksel gelişim: Fiziksel gelişim yumurta ve spermin birleşmesi ile olur. Doğum öncesi gelişim dölüt, embriyon ve fetüs olmak üzere üç evrede incelenir.

  • Dölüt evresi (0-2 hafta): Sperm tarafından yumurtanın döllenmesiyle oluşan ilk hücreye zigot denir. Zigotta geleceğin insanının olgunlaşma ve büyümesiyle ilgili tüm bilgiler kodlanmış durumdadır. Bu bilgiler, annenin yumurtasından gelen 23 adet kromozom ile babanın sperminden gelen 23 kromozomun birleşmesiyle oluşan 23 çift kromozomda bulunur. Dölütün büyüklüğü toplu iğne başı kadardır.
  • Embriyo Evresi (2-8 hafta): Bu evrede çocuğun temel yapısı oluşur. Embriyo insan organizması için gerekli olan tüm iç ve dış özelliklere sahiptir. Yüze ait özellikler oluşmuş, parmaklar şeklini bulmuştur. Embriyo ikinci ayın sonunda 3 cm boyundadır.
  • Fetüs Evresi (9-38 hafta): İkinci aydan sonra insan embriyosu artık “fetüs” adını alır. Doğum öncesi gelişimin en son ve en uzun evresidir. Üçüncü aydan doğuma kadar süren bu evrede büyüme ve organ sistemlerinin farklılaşması çok hızlı olur.

Yeni doğan dönemde fiziksel gelişim: Doğumdan sonraki ilk dört hafta yeni doğan (neonatal) dönemi olarak adlandırılır. Yeni doğanın yüzü yuvarlak, başı geniş, burun ise basıktır. Boy uzunluğunun alt sınırı 46 cm.’ dir. Uzun boylu bebeklerde nadiren boy uzunluğu 55-57,5 cm arasında görülebilir. Yeni doğan bir bebeğin ortalama ağırlığı 3.250 – 3.500 gramdır. Yeni doğanda deri çok yumuşak, ince ve pembedir. Deri değişik miktarda peynirimsi, yağlı bir madde (Verniks Kazeoza) ile kaplıdır. Bu yağlı madde doğumdan sonra 48 saat içinde deri tarafından emilir ve banyo ile temizlenir. Yeni doğan bebekte göğüs yuvarlaktır. Göğüs çevresi bebeğin iriliğine bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 33 santimetredir. Yeni doğan bebeğin solunumu, doğumdan sonraki 15-20 saniyede başlar. Yeni doğan bebek, çok sık düzensiz ve derin olmayan bir biçimde nefes alıp verir, ikinci ve dördüncü günlerde tüm akciğerler normal solunuma katılır. Yeni doğanda iskelet, kıkırdak biçimindedir. Kemiklerin kıkırdak dokusu zamanla sertleşir. Kemikler uzunluğuna ve genişliğine büyür, eklemler olgunlaşır. Doğuşta 270 adet olan kemikler, ergenlikte 350, gelişmiş bir iskelette ise 206 adettir. Refleksler, yeni doğmuş bebeğin en net organize davranış örüntüleridir. Bazı refleksler hayati öneme sahiptir. Örneğin; yanağına dokunulduğunda ya da annesinin memesi bebeğin ağız bölgesine değdiğinde bebeğin başı kendiliğinden döner ve memeyi aldığında emme kendiliğinden olur. İlk hafta bebekler 24 saatin 16-20 saatinde uyur. Psikolojik durumlarına bakınca normal ve rem uykunun dışında mahmurluk, atiklik, uyanık ve aktif hareketlilik ve ağlama davranışları gösterirler. Yeni doğan bebeğin dokunma duyusu doğar doğmaz ya da hemen sonra tümüyle çalışır. Dokunmaya önce tüm vücuduyla, sonra bölgesel cevap verir. Yeni doğan bebekler çeşitli tatları ayırabilir. Tuzlu, ekşi ve acılara olumsuz tepkiler gösterirler. Bunu mimik ve emme tepkileriyle belli ederler. Tatlılara karşı yüz ifadeleri çok olumludur. Bunun için bebeklerin ilk mamaları tatlı mamalardır. Bebekler dört aylık oluncaya kadar tuzlu bir tadı suya tercih etmezler. Bu durum bebeği daha sonra katı besinleri kabul etmeye hazırlıyor olabilir. Yeni doğan bebeğin burnu basık, dar ve küçüktür. Bebek doğduğunda güçlü bir koku alma duyusuna sahiptir. Yeni doğan görme duyusu olgunluk kazanana kadar koku alma ve dokunma ile çevresiyle etkileşime girer. Doğumdan sonraki birkaç gün içinde anne ve babanın kokusunu ayırt eder. Doğumda dış kulak ve kemiksel yapı tamdır. İç kulak, duyumları alıp beyne nakledebilecek olgunluktadır. Doğumdan hemen sonraki dönemlerde bebekler gürültü gibi karmaşık sesleri basit seslere tercih ederler. Yeni doğmuş bebek ışığı, karanlığı görme alanındaki hareket eden ya da zıt fonda olan nesneleri fark edebilir. Beyindeki görsel alan ve gözdeki ağ tabakası, gözün ve merceğin hareketini denetleyen kaslar henüz tüm işlevlerini yerine getiremediğinden gözlerin eşgüdümlü kullanımı birkaç ay sonra olur. Bir aylık bebek yakınındaki büyük cisimleri görebilir. Yaklaşık olarak yedi yaşlarında göz yuvarlağı normal büyüklüğüne ulaşır. Yeni doğanın görme keskinliği ya da hassasiyeti kısıtlıdır.

Bebeklik Döneminde Fiziksel Gelişim (0-2 yaş): Bebeklik dönemi doğumdan iki yaşa kadar olan dönemi kapsar. Bu dönemde de fiziksel gelişimde hızlı bir gelişim gözlenir.

Baş: Birinci yıl baş çevresi ayda bir santimetre büyür. Baş ağırlığı, çocuklukta toplam ağırlığın onda biridir. İki yaşında beyin yetişkin ağırlığının dörtte biri kadardır.

Boy ve ağırlık: Boy ilk yılda doğum boyunun %50’si kadar, iki yaşında %75’i kadar artar. Bir bebeğin vücut organları aynı oranda büyümez. Doğuştaki kol ve bacakların uzunluğu altı kat büyüyerek yetişkindeki bacak ve kolların uzunluğuna ulaşır.

Vücut özellikleri: Göğüs çevresi bir yaştan sonra baş çevresinden daha fazladır. Bir yaşında göğüs çevresi yaklaşık 47 cm’dir. Gelişimin baştan ayağa, içten dışa doğru prensibine uygun olarak önce baş ve boyun kasları gelişirken daha sonra karın ve omuz kasları ile el kol ve ayak kasları gelişir.

Sinir sistemi: Bebek doğduğunda tamamlanmıştır. Bebeğin sinir sistemi de gelişim ilkelerine uygun bir şekilde merkezden uçlara, içerden dışa doğru bir gelişim gösterir.

Kemik ve dişler: Bebeklikte beş ve onuncu aylar arasında ilk alt kesici dişler çıkar. İlk dişin çıkışı on ikinci aya kadar da sürebilir.

Boşaltım sistemi: Bebeğin idrar yapma sayısı beslenmeye bağlı olarak farklılıklar gösterir. İdrar kontrolü 18-30 aylar arasında gerçekleşir.

Duyusal gelişim: Yeni doğmuş bir bebeğin özellikle algılama süreci son derece kısıtlıdır. Ancak ilk altı ay içinde hem duyusal süreçlerin kapasitesinde hem de algılama sürecinde büyük bir gelişme ortaya çıkar.

İlk Çocukluk Döneminde Fiziksel Gelişim (3-6 yaş):

Baş, iki yaşında toplam beden boyutunun yaklaşık dörtte birini kapsarken beş buçuk yaşında bu oran altıda bire düşerek, çocuk bebeklik görünümünden uzaklaşmaya başlar. Altı yaşlarında ise organların birbiriyle orantıları, bir yetişkininkini andırmaya başlar. Beyin gelişimi , dört yaşında çocuklar algı, dikkat, hafıza, dil, mantık ve hayal gücü gibi birçok beceriyi geliştirir. Ağırlıktaki artışla beraber beyinde yoğun bir şekilde yeniden şekillenme ve düzenlenme süreci başlar. Boy ve ağırlık , önceki döneme göre daha az artar. Aynı kültürel grupta dahi bu çocukların boy ve kilosu önemli ölçüde değişir. Altı yaşında yıllık ortalama boy uzaması 6-8 cm arasındadır. Vücut Özellikleri: Bu dönemde çocukların vücudu kafasından daha hızlı büyür. Gövde uzadıkça ve karın kasları güçlendikçe çocukların karınları düzleşir. İlk çocukluk yıllarında meydana gelen belirgin bir fiziksel değişim kolların ve bacakların uzamasıdır. Kemik ve dişler, bebeklikteki iskelet gelişimi erken çocuklukta da devam eder. İki-altı yaş arasında yaklaşık 45 tane yeni kemik ucu ya da kıkırdağın sertleşerek kemiğe dönüştüğü büyüme merkezi, iskeletin çeşitli bölümlerinde ortaya çıkar. Bu bilgi büyüme bozukluklarının tespiti için önemlidir. Kız çocukları kemik gelişimi bakımından erkek çocuklarından bir yıl ilerdedir. Solunum Sistemi: İlk çocukluk döneminde akciğerlerin kapasitesinin gelişimi oldukça yavaştır. Kalbin büyümesi altı yaşına kadar çok hızlıdır. Bu dönemde duyu organları da gelişimlerini sürdürürler.

Orta Çocukluk Döneminde Fiziksel Gelişim (7-12 yaş): Birçok kültürde çocuklar bu gelişim döneminde örgün eğitimlerine başlarlar. Bu dönemde fiziksel gelişimin daha yavaş olduğu gözlenir.

Ergenlik (Son Çocukluk) Döneminde Fiziksel Gelişim: Ergenlik dönemi 11-12 ile 17-18 yaşları arasını kapsar. Ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir. Kızlarda 12-13, erkeklerde 13-14 yaşlarında ortaya çıkar. Yarısı çocukluk yarısı ergenlik olmak üzere iki ile dört yıl süren döneme erinlik dönemi adı verilir. Erinlik dönemi kızlarda adet kanaması ve idrarda östrojen hormonunun görülmesiyle, erkeklerde gece boşalmaların başlaması ve idrarda androjen hormonlarının görülmesiyle başlar. Erinlik döneminin hemen arkasından gelen ergenlik dönemi kızlarda yaklaşık olarak 18, erkeklerde ise 21 yaşına kadar sürer.

Fiziksel Gelişimin Desteklenmesi

Fiziksel gelişimi desteklemek için yeterli ve doğru beslenme ile birlikte uyku düzeni de ilk şartlarından biridir. Erken çocuklukta düzenli hareket ve fiziksel aktivitelere katılım sağlıklı büyüme için özellikle kemik, kas gelişimi ve obezitenin önlenmesi boyutlarında önem taşır. Çocuğun fiziksel güç gerektiren oyunlar oynaması, kan dolaşımı, diyafram, solunum yollarını, sindirim ve boşaltım, büyük ve küçük kasları gibi sistemlerin düzenli çalışmasını sağlamasının yanı sıra oksijen alımı, kan dolaşımı ve dokulara besin taşımasını da artırır. Ailece spor yapmak çocuğun fiziksel gelişimini destekler.

Fiziksel Gelişimin Değerlendirilmesi

Bir yaşına kadar: ilk değerlendirme doğumda ve ilk 48 saat içerisinde, ilk bir ay içinde 15 günde bir, 4. aya kadar ayda bir, 6 aydan sonra üç ayda bir, bir yaşından üç yaşına kadar altı ayda bir, 4 yaşından altı yaşına kadar yılda bir kez gelişim tüm yönleri ile değerlendirilmelidir.

Temel Kavramlar Ve Tanımlar

Gelişim , doğum öncesi evreden başlayarak ölüme kadar süren bir süreçtir. Bu süreçte büyüme gerçekleşir.

Fiziksel büyüme , bütün vücudun veya vücudu oluşturan parçalarının büyümesi anlamına gelir. Fiziksel büyümede hücrelerin sayısı artar ve hücrelerin ölçüleri büyür. Uzunlamasına, genişlemesine ve derinlemesine fiziksel büyüme olur. Fiziksel büyüme sürekli devam eden bir süreç olup anne karnında başlar. Büyüme erkeklerde 22- 23 yaşta, kadınlarda ise 21-22 yaşta sona erer.

Fiziksel gelişme ise büyüme sürecinde insan vücudunun şekil ve oranlarının değişmesi anlamına gelir. Fiziksel gelişme sürecinin sonucunda yetişkinlerin çeşitli vücut parçaları, yeni doğanlara göre baş 2 kat, vücut 3 kat, kollar 4 kat, bacaklar 5 kat gelişir

Fiziksel Gelişimi Etkileyen Etmenler

Fiziksel gelişime etki eden etmenler doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası olmak üzere üç grupta incelenmiştir.

  1. Doğum Öncesi Etmenler: Annenin yaşı, annenin beslenmesi, annenin çoklu gebelik geçirmesi, annenin kullandığı ilaçlar, annenin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanması, radyasyon, annenin hamilelik sırasında geçirdiği hastalıklar, annenin hamilelik sırasındaki duygusal durumu, Rh faktörü, çevre kirliliği ve kimyasal maddeler, kalıtım ve ırk doğum öncesi etmenler arasında yer alır.
  2. Doğum Sırası Etmenler: Annenin doğum esnasında sorunlar yaşaması, başın doğum sırasında çok fazla basınca maruz kalması veya kafatası içi kanamanın olması beyin hasarını ortaya çıkarabilir. Doğum süreci sırasında bebeğin yeterli oksijen alamaması, oksijen yetersizliği sonucu beyin hücrelerinin hasar görmesine; beyin felcine, epilepsiye ya da zihinsel geriliğe yol açabilir.
  3. Doğum Sonrası Etmenler: Cinsiyet, çocuğun beslenmesi, hastalık, kazalar, çevre kirliliği, anne-çocuk ilişkisi, anne baba tutum ve davranışları, aile tipi, akran grupları, okul ve toplum değerleri gibi faktörler doğum sonrası gelişimi etkileyen çevresel etmenler arasında sayılabilir. Bunların dışında iç salgı bezleri, sosyo-ekonomik etmenler, iklim ve mevsimler, psikolojik etmenler, yorgunluk, diğer etmeler arasında yer alır.

Fiziksel Gelişim Dönemleri

Büyüme evrelerindeki kritik özellikler dikkate alınarak fiziksel gelişim, doğum öncesi, yeni doğan, bebeklik, ilk çocukluk, orta çocukluk ve ergenlik (son çocukluk) dönemi olmak üzere altı döneme ayrılarak incelenir.

Doğum öncesi dönemde fiziksel gelişim: Fiziksel gelişim yumurta ve spermin birleşmesi ile olur. Doğum öncesi gelişim dölüt, embriyon ve fetüs olmak üzere üç evrede incelenir.

  • Dölüt evresi (0-2 hafta): Sperm tarafından yumurtanın döllenmesiyle oluşan ilk hücreye zigot denir. Zigotta geleceğin insanının olgunlaşma ve büyümesiyle ilgili tüm bilgiler kodlanmış durumdadır. Bu bilgiler, annenin yumurtasından gelen 23 adet kromozom ile babanın sperminden gelen 23 kromozomun birleşmesiyle oluşan 23 çift kromozomda bulunur. Dölütün büyüklüğü toplu iğne başı kadardır.
  • Embriyo Evresi (2-8 hafta): Bu evrede çocuğun temel yapısı oluşur. Embriyo insan organizması için gerekli olan tüm iç ve dış özelliklere sahiptir. Yüze ait özellikler oluşmuş, parmaklar şeklini bulmuştur. Embriyo ikinci ayın sonunda 3 cm boyundadır.
  • Fetüs Evresi (9-38 hafta): İkinci aydan sonra insan embriyosu artık “fetüs” adını alır. Doğum öncesi gelişimin en son ve en uzun evresidir. Üçüncü aydan doğuma kadar süren bu evrede büyüme ve organ sistemlerinin farklılaşması çok hızlı olur.

Yeni doğan dönemde fiziksel gelişim: Doğumdan sonraki ilk dört hafta yeni doğan (neonatal) dönemi olarak adlandırılır. Yeni doğanın yüzü yuvarlak, başı geniş, burun ise basıktır. Boy uzunluğunun alt sınırı 46 cm.’ dir. Uzun boylu bebeklerde nadiren boy uzunluğu 55-57,5 cm arasında görülebilir. Yeni doğan bir bebeğin ortalama ağırlığı 3.250 – 3.500 gramdır. Yeni doğanda deri çok yumuşak, ince ve pembedir. Deri değişik miktarda peynirimsi, yağlı bir madde (Verniks Kazeoza) ile kaplıdır. Bu yağlı madde doğumdan sonra 48 saat içinde deri tarafından emilir ve banyo ile temizlenir. Yeni doğan bebekte göğüs yuvarlaktır. Göğüs çevresi bebeğin iriliğine bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 33 santimetredir. Yeni doğan bebeğin solunumu, doğumdan sonraki 15-20 saniyede başlar. Yeni doğan bebek, çok sık düzensiz ve derin olmayan bir biçimde nefes alıp verir, ikinci ve dördüncü günlerde tüm akciğerler normal solunuma katılır. Yeni doğanda iskelet, kıkırdak biçimindedir. Kemiklerin kıkırdak dokusu zamanla sertleşir. Kemikler uzunluğuna ve genişliğine büyür, eklemler olgunlaşır. Doğuşta 270 adet olan kemikler, ergenlikte 350, gelişmiş bir iskelette ise 206 adettir. Refleksler, yeni doğmuş bebeğin en net organize davranış örüntüleridir. Bazı refleksler hayati öneme sahiptir. Örneğin; yanağına dokunulduğunda ya da annesinin memesi bebeğin ağız bölgesine değdiğinde bebeğin başı kendiliğinden döner ve memeyi aldığında emme kendiliğinden olur. İlk hafta bebekler 24 saatin 16-20 saatinde uyur. Psikolojik durumlarına bakınca normal ve rem uykunun dışında mahmurluk, atiklik, uyanık ve aktif hareketlilik ve ağlama davranışları gösterirler. Yeni doğan bebeğin dokunma duyusu doğar doğmaz ya da hemen sonra tümüyle çalışır. Dokunmaya önce tüm vücuduyla, sonra bölgesel cevap verir. Yeni doğan bebekler çeşitli tatları ayırabilir. Tuzlu, ekşi ve acılara olumsuz tepkiler gösterirler. Bunu mimik ve emme tepkileriyle belli ederler. Tatlılara karşı yüz ifadeleri çok olumludur. Bunun için bebeklerin ilk mamaları tatlı mamalardır. Bebekler dört aylık oluncaya kadar tuzlu bir tadı suya tercih etmezler. Bu durum bebeği daha sonra katı besinleri kabul etmeye hazırlıyor olabilir. Yeni doğan bebeğin burnu basık, dar ve küçüktür. Bebek doğduğunda güçlü bir koku alma duyusuna sahiptir. Yeni doğan görme duyusu olgunluk kazanana kadar koku alma ve dokunma ile çevresiyle etkileşime girer. Doğumdan sonraki birkaç gün içinde anne ve babanın kokusunu ayırt eder. Doğumda dış kulak ve kemiksel yapı tamdır. İç kulak, duyumları alıp beyne nakledebilecek olgunluktadır. Doğumdan hemen sonraki dönemlerde bebekler gürültü gibi karmaşık sesleri basit seslere tercih ederler. Yeni doğmuş bebek ışığı, karanlığı görme alanındaki hareket eden ya da zıt fonda olan nesneleri fark edebilir. Beyindeki görsel alan ve gözdeki ağ tabakası, gözün ve merceğin hareketini denetleyen kaslar henüz tüm işlevlerini yerine getiremediğinden gözlerin eşgüdümlü kullanımı birkaç ay sonra olur. Bir aylık bebek yakınındaki büyük cisimleri görebilir. Yaklaşık olarak yedi yaşlarında göz yuvarlağı normal büyüklüğüne ulaşır. Yeni doğanın görme keskinliği ya da hassasiyeti kısıtlıdır.

Bebeklik Döneminde Fiziksel Gelişim (0-2 yaş): Bebeklik dönemi doğumdan iki yaşa kadar olan dönemi kapsar. Bu dönemde de fiziksel gelişimde hızlı bir gelişim gözlenir.

Baş: Birinci yıl baş çevresi ayda bir santimetre büyür. Baş ağırlığı, çocuklukta toplam ağırlığın onda biridir. İki yaşında beyin yetişkin ağırlığının dörtte biri kadardır.

Boy ve ağırlık: Boy ilk yılda doğum boyunun %50’si kadar, iki yaşında %75’i kadar artar. Bir bebeğin vücut organları aynı oranda büyümez. Doğuştaki kol ve bacakların uzunluğu altı kat büyüyerek yetişkindeki bacak ve kolların uzunluğuna ulaşır.

Vücut özellikleri: Göğüs çevresi bir yaştan sonra baş çevresinden daha fazladır. Bir yaşında göğüs çevresi yaklaşık 47 cm’dir. Gelişimin baştan ayağa, içten dışa doğru prensibine uygun olarak önce baş ve boyun kasları gelişirken daha sonra karın ve omuz kasları ile el kol ve ayak kasları gelişir.

Sinir sistemi: Bebek doğduğunda tamamlanmıştır. Bebeğin sinir sistemi de gelişim ilkelerine uygun bir şekilde merkezden uçlara, içerden dışa doğru bir gelişim gösterir.

Kemik ve dişler: Bebeklikte beş ve onuncu aylar arasında ilk alt kesici dişler çıkar. İlk dişin çıkışı on ikinci aya kadar da sürebilir.

Boşaltım sistemi: Bebeğin idrar yapma sayısı beslenmeye bağlı olarak farklılıklar gösterir. İdrar kontrolü 18-30 aylar arasında gerçekleşir.

Duyusal gelişim: Yeni doğmuş bir bebeğin özellikle algılama süreci son derece kısıtlıdır. Ancak ilk altı ay içinde hem duyusal süreçlerin kapasitesinde hem de algılama sürecinde büyük bir gelişme ortaya çıkar.

İlk Çocukluk Döneminde Fiziksel Gelişim (3-6 yaş):

Baş, iki yaşında toplam beden boyutunun yaklaşık dörtte birini kapsarken beş buçuk yaşında bu oran altıda bire düşerek, çocuk bebeklik görünümünden uzaklaşmaya başlar. Altı yaşlarında ise organların birbiriyle orantıları, bir yetişkininkini andırmaya başlar. Beyin gelişimi , dört yaşında çocuklar algı, dikkat, hafıza, dil, mantık ve hayal gücü gibi birçok beceriyi geliştirir. Ağırlıktaki artışla beraber beyinde yoğun bir şekilde yeniden şekillenme ve düzenlenme süreci başlar. Boy ve ağırlık , önceki döneme göre daha az artar. Aynı kültürel grupta dahi bu çocukların boy ve kilosu önemli ölçüde değişir. Altı yaşında yıllık ortalama boy uzaması 6-8 cm arasındadır. Vücut Özellikleri: Bu dönemde çocukların vücudu kafasından daha hızlı büyür. Gövde uzadıkça ve karın kasları güçlendikçe çocukların karınları düzleşir. İlk çocukluk yıllarında meydana gelen belirgin bir fiziksel değişim kolların ve bacakların uzamasıdır. Kemik ve dişler, bebeklikteki iskelet gelişimi erken çocuklukta da devam eder. İki-altı yaş arasında yaklaşık 45 tane yeni kemik ucu ya da kıkırdağın sertleşerek kemiğe dönüştüğü büyüme merkezi, iskeletin çeşitli bölümlerinde ortaya çıkar. Bu bilgi büyüme bozukluklarının tespiti için önemlidir. Kız çocukları kemik gelişimi bakımından erkek çocuklarından bir yıl ilerdedir. Solunum Sistemi: İlk çocukluk döneminde akciğerlerin kapasitesinin gelişimi oldukça yavaştır. Kalbin büyümesi altı yaşına kadar çok hızlıdır. Bu dönemde duyu organları da gelişimlerini sürdürürler.

Orta Çocukluk Döneminde Fiziksel Gelişim (7-12 yaş): Birçok kültürde çocuklar bu gelişim döneminde örgün eğitimlerine başlarlar. Bu dönemde fiziksel gelişimin daha yavaş olduğu gözlenir.

Ergenlik (Son Çocukluk) Döneminde Fiziksel Gelişim: Ergenlik dönemi 11-12 ile 17-18 yaşları arasını kapsar. Ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir. Kızlarda 12-13, erkeklerde 13-14 yaşlarında ortaya çıkar. Yarısı çocukluk yarısı ergenlik olmak üzere iki ile dört yıl süren döneme erinlik dönemi adı verilir. Erinlik dönemi kızlarda adet kanaması ve idrarda östrojen hormonunun görülmesiyle, erkeklerde gece boşalmaların başlaması ve idrarda androjen hormonlarının görülmesiyle başlar. Erinlik döneminin hemen arkasından gelen ergenlik dönemi kızlarda yaklaşık olarak 18, erkeklerde ise 21 yaşına kadar sürer.

Fiziksel Gelişimin Desteklenmesi

Fiziksel gelişimi desteklemek için yeterli ve doğru beslenme ile birlikte uyku düzeni de ilk şartlarından biridir. Erken çocuklukta düzenli hareket ve fiziksel aktivitelere katılım sağlıklı büyüme için özellikle kemik, kas gelişimi ve obezitenin önlenmesi boyutlarında önem taşır. Çocuğun fiziksel güç gerektiren oyunlar oynaması, kan dolaşımı, diyafram, solunum yollarını, sindirim ve boşaltım, büyük ve küçük kasları gibi sistemlerin düzenli çalışmasını sağlamasının yanı sıra oksijen alımı, kan dolaşımı ve dokulara besin taşımasını da artırır. Ailece spor yapmak çocuğun fiziksel gelişimini destekler.

Fiziksel Gelişimin Değerlendirilmesi

Bir yaşına kadar: ilk değerlendirme doğumda ve ilk 48 saat içerisinde, ilk bir ay içinde 15 günde bir, 4. aya kadar ayda bir, 6 aydan sonra üç ayda bir, bir yaşından üç yaşına kadar altı ayda bir, 4 yaşından altı yaşına kadar yılda bir kez gelişim tüm yönleri ile değerlendirilmelidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.