Çocuk Gelişimi Dersi 1. Ünite Özet

23.07.2022
7
A+
A-

Çocuk Gelişimine Giriş

Açıköğretim ders notları öğrenciler tarafından ders çalışma esnasında hazırlanmakta olup diğer ders çalışacak öğrenciler için paylaşılmaktadır. Sizlerde hazırladığınız ders notlarını paylaşmak istiyorsanız bizlere iletebilirsiniz.

Açıköğretim derslerinden Çocuk Gelişimi Dersi 1. Ünite Özet için hazırlanan  ders çalışma dokümanına (ders özeti / sorularla öğrenelim) aşağıdan erişebilirsiniz. AÖF Ders Notları ile sınavlara çok daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz. Sınavlarınızda başarılar dileriz.

Çocuk Gelişimine Giriş

Gelişim ile İlgili Temel Kavramlar

Büyüme: Büyüme gelişimin niceliksel yönüdür. Gelişim bireyde niceliksel (sayısal) değişmenin yanında niteliksel özellikleri de kapsar. Büyüme bedenin hem iç hem de dış organlarında meydana gelir. Büyüme sonucu olgunlaşan organlar gelişir ve farklı işlevleri yerine getirebilir hale gelir

Olgunlaşma: Olgunlaşma, vücut organlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu yerine getirebilecek düzeye gelmesi için, öğrenme yaşantılarından bağımsız olarak, kalıtımın etkisiyle geçirdiği biyolojik bir değişmedir.

Öğrenme: Gelişimin olabilmesi için büyüme ve olgunlaşmanın yanında üçüncü bir kavram olan öğrenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Öğrenme, tekrar ya da deneyimler sonucuyla kazanılan kalıcı davranış değişiklikleridir.

Hazırbulunuşluk: Hazırbulunuşluk, yeni bir öğrenme yaşantısının gereklerine uygun kişisel yeterlik ve özelliklerin tümüdür. Bireyin kendinden beklenen belli davranışları yapmaya hazır olması halidir.

Gelişim: Gelişim; organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönden belli kuralları olan en son aşamasına ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimidir.

Kritik gelişim dönemi: Eğitim ortamında birey belli yaş döneminde belli becerileri kazanmaya, belli türden davranışları öğrenmeye daha uygun ve daha hazırdır. Çevre etkilerine karşı daha duyarlıdır ve zenginleştirilmiş çevrede düzenlenen öğrenme yaşantılarını diğer dönemlerden daha hızlı kazanabilir. Bu dönemlere kritik gelişim dönemleri adı verilir.

Gelişimin Temel İlkeleri

  • Gelişim, hem biyolojik hem de çevresel faktörlerden etkilenir.
  • Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
  • Gelişimde kritik dönemler vardır.
  • Gelişim bir bütündür.
  • Gelişim süreklidir ve belli aşamalar halinde gerçekleşir.
  • Gelişim nöbetleşerek gerçekleşir.
  • Gelişimin kendine özgü yönelimleri vardır.
  • Gelişim hızı her yaşta aynı değildir.

Gelişim Dönemleri

Gelişim dönemleri sırasıyla şu şekilde sınıflandırılır:

  1. Doğum öncesi dönem
  2. Bebeklik dönemi
  3. İlk çocukluk dönemi
  4. Orta çocukluk dönemi
  5. Ergenlik (Son Çocukluk) dönemi
  6. İlk yetişkinlik
  7. Orta yetişkinlik
  8. İleri yetişkinlik

Doğum öncesi dönem: Yumurtanın döllendiği andan itibaren başlayıp doğum anına kadar olan süredir. Bu dokuz aylık dönemde çarpıcı şekilde hızlı bir değişim görülür. Tek hücreli bir organizma, onu çevreleyen dünyadaki yaşama dikkate değer bir uyum becerisi gösteren bir insan yavrusuna dönüşür.

Bebeklik dönemi: Bebeklik dönemi doğumdan sonra iki yaşına kadar devam eden zaman dilimini kapsar. Bu dönemde görülen ve en göze çarpan özellik bebeklerin refleksleridir. Yeni doğmuş bebeklerin başları, vücutlarının diğer bölümlerine oranla daha büyüktür. Boyunlarında çok az güç olduğu için başlarını tutamazlar. Ancak bazı temel reflekslere sahiptirler. Birkaç hafta içinde başlarını dik tutabilir ve yüzükoyun yatarken başlarını kaldırabilirler.

İlk çocukluk dönemi: Bebeklik döneminin sona ermesiyle başlayan ve iki-altı yaş aralığını kapsayan gelişim dönemi ilk çocukluk dönemidir. Okul öncesi dönemi de içine alan bu dönem en temel becerilerin kazanıldığı dönemdir. Zihinsel işlemlerin yapıldığı bu dönemde benmerkezci düşünce yapısı ortaya çıkar.

Orta çocukluk dönemi: Bu dönem altı ile on iki yaşlar arasını kapsar. Bu dönem çocuğun ilkokul döneminin başladığı ve dış dünyayla daha iç içe olduğu bir dönemdir. Okul yılları olarak adlandırılan bu dönemde fiziksel, motor, bilişsel ve sosyal becerilerin artması, çocukların daha da bağımsız olmalarını sağlar.

Ergenlik (Son Çocukluk) dönemi: Ergenlik (Son Çocukluk) fiziksel gelişimin bebeklik döneminden sonra en hızlı olduğu dönemdir. Dönem sonunda erkek ve kızların bedensel görünümleri, yetişkinlerin düzeyine ulaşır. Ancak ergenin kısa zaman içinde geçirdiği yoğun fiziksel gelişme, bazı uyum sorunlarını da beraberinde getirebilir.

Gelişimi Etkileyen Etmenler

Çok yönlü ve karmaşık bir süreç olan gelişime etki eden etmenler şunlardır:

  • Biyolojik etmenler
  • Çevresel etmenler
  • Kalıtım ve çevre etkileşimi

Biyolojik etmenler, bireyin gelişimini etkileyen biyolojik etmenler kalıtım ve hormonlardır.

Kalıtım

Bebeğin bütün kalıtımsal özellikleri, yaşamın özü DNA moleküllerinde kodlanmıştır. Anne ve babadan gelen genler baskın ya da çekinik olabilir. Eğer genler baskınsa diğer ebeveynin özelliği ne olursa olsun taşıdıkları özelliğin bebeğe geçmesini sağlarlar. Çekinik genlerin özelliklerinin bebeğe geçmesi için ise, her iki ebeveynde de aynı özelliği taşıyan genlerin bulunması gereklidir. Kalıtımla ilgili en önemli nokta da genotip ile fenotip arasındaki ayrımdır. Genotip anne ve babadan çocuğa kalıtımla geçen genetik yapıdır. Fenotip ise bireyin dışarıdan gözlenebilen, dış görünüşle ilgili özellikleridir. Bu genotipten sınırsız sayıda ve değişik özelliklere sahip fenotipler oluşabilir. Değişik fenotiplerin oluşmasında doğum öncesi, sırası ve sonrası çevre etkilidir.

Hormonlar

Gelişimin biyolojik temellerinde hormonların da önemli işlevleri bulunur. Salgılarını doğrudan kana akıtan bezlere iç salgı bezleri adı verilir. İç salgı bezlerinin salgılarına hormon denir. Hormonlar kan yoluyla bütün vücuda yayılırlar. İç salgı bezlerinin salgıları organizmanın dengeli bir şekilde büyüme, gelişme ve çalışmasını sağlar. İç dengeyi sağlar. Herhangi birinin salgısındaki yetersizlik ya da fazlalık diğer iç salgı bezlerini de etkileyebilir.

Çevresel Etmenler

Çevre, bireyin gelişimini döllenmeden başlayarak tüm gelişim dönemlerinde etkileyen dış uyarıcıların tümüdür. Çevrenin gelişime etkisi olan çevresel etmenler , doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olmak üzere üç evrede incelenmektedir.

Doğum öncesi etmenler: Döllenmeden doğuma kadar olan süreçte bebeğin maruz kalacağı çeşitli etkiler bebeğin anne karnındaki gelişimini etkiler. Bu dönemde çocuğun gelişimini etkileyecek etmenler; döl yatağındaki bozukluklar, göbek kordonundaki bozukluklar, annenin yaşı, kan uyuşmazlığı, annenin geçirdiği hastalıklar ve kazalar, radyasyon, gebelikte kullanılan ilaçlar, annenin maruz kaldığı olumsuz yaşantılar, annenin besleme durumu, alkol ve sigara kullanımı, annenin metabolik, endokrin bozuklukları, plesentada bozukluklar, annenin herhangi bir hastalık için aldığı tedavinin gebelik süresince devam etmesi durumlarıdır. Örneğin, anne yaşı, kan uyuşmazlığı, alkol ve sigara bunlardan birkaçıdır.

Doğum anı etmenler: Doğum sırasında bebeğin boynuna göbek kordonunun dolanması gibi nedenlerle oksijen alamaması, forseps ve vakum gibi araçların uygun biçimde kullanılmaması ve bebeğin başının çok fazla basınçla karşılaşması gibi çevre etmenleri, bebeğin gelişimini olumsuz etkileyen doğum anı etmenlerdir.

Doğum sonrası etmenler: Doğum sonrası dönemde gelişimi etkileyen etmenler hem çok çeşitlidir, hem de birbirini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Beslenme, hastalık ve kazalar, iklim, kardeş sayısı, doğum sırası, eğitim, aile ortamı, kitle iletişim araçları, sosyo ekonomik düzey, şiddete maruz kalma, annelik depresyonu, akran ilişkileri, anne çocuk ilişkisi gelişimi etkileyen etmenler olarak görülmektedir.

Kalıtım ve çevre etkileşimi, insan gelişimini belirleyici hususların temelini oluşturur. Yapılan araştırmalar incelendiğinde bireyin gelişimi üzerinde kalıtım ya da çevre etmeninin tek başına etkili olmadığı görülür. Gelişim, kalıtım ile çevrenin etkileşimi sonucunda gerçekleşir. Kalıtım, insanın gizil gücünü oluşturan yetenek ve özelliklerin anne-baba aracılığıyla insana ulaşmasında aracıdır. Çevre ise, insanın gizil gücünde sakladığı yetenek ve özelliklerin yeterliklere dönüşeceği ortamdır. Bireyin gelişimini anlayabilmek için bireyin doğası (kalıtım) ve yetiştirilme tarzı (çevre) arasındaki karmaşık etkileşim üzerine odaklanmak ve çalışmak gereklidir. Örneğin, bir çocuk resim yapma yeteneği ile doğabilir. Aile erken dönemde çocuğun bu ilgi ve yeteneğini fark ederek çocuğu resim konusunda cesaretlendirir ve ona olanaklar sunarsa çocuk bu konuda yeteneğini geliştirecektir. Ailenin bu yaklaşımı çocuğun doğuştan gelen yeteneğini besleyecek, çocuğun resim yapma yeteneği üzerinde olumlu etki yaratacaktır. Çocuğun kalıtımsal olarak getirdiği yeteneği, çevresel olarak (ailede) desteklenmiş ve çocuk resim konusunda arzusuna ulaşmış mutlu bir birey olabilecektir.

Gelişim ile İlgili Temel Kavramlar

Büyüme: Büyüme gelişimin niceliksel yönüdür. Gelişim bireyde niceliksel (sayısal) değişmenin yanında niteliksel özellikleri de kapsar. Büyüme bedenin hem iç hem de dış organlarında meydana gelir. Büyüme sonucu olgunlaşan organlar gelişir ve farklı işlevleri yerine getirebilir hale gelir

Olgunlaşma: Olgunlaşma, vücut organlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu yerine getirebilecek düzeye gelmesi için, öğrenme yaşantılarından bağımsız olarak, kalıtımın etkisiyle geçirdiği biyolojik bir değişmedir.

Öğrenme: Gelişimin olabilmesi için büyüme ve olgunlaşmanın yanında üçüncü bir kavram olan öğrenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Öğrenme, tekrar ya da deneyimler sonucuyla kazanılan kalıcı davranış değişiklikleridir.

Hazırbulunuşluk: Hazırbulunuşluk, yeni bir öğrenme yaşantısının gereklerine uygun kişisel yeterlik ve özelliklerin tümüdür. Bireyin kendinden beklenen belli davranışları yapmaya hazır olması halidir.

Gelişim: Gelişim; organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönden belli kuralları olan en son aşamasına ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimidir.

Kritik gelişim dönemi: Eğitim ortamında birey belli yaş döneminde belli becerileri kazanmaya, belli türden davranışları öğrenmeye daha uygun ve daha hazırdır. Çevre etkilerine karşı daha duyarlıdır ve zenginleştirilmiş çevrede düzenlenen öğrenme yaşantılarını diğer dönemlerden daha hızlı kazanabilir. Bu dönemlere kritik gelişim dönemleri adı verilir.

Gelişimin Temel İlkeleri

  • Gelişim, hem biyolojik hem de çevresel faktörlerden etkilenir.
  • Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
  • Gelişimde kritik dönemler vardır.
  • Gelişim bir bütündür.
  • Gelişim süreklidir ve belli aşamalar halinde gerçekleşir.
  • Gelişim nöbetleşerek gerçekleşir.
  • Gelişimin kendine özgü yönelimleri vardır.
  • Gelişim hızı her yaşta aynı değildir.

Gelişim Dönemleri

Gelişim dönemleri sırasıyla şu şekilde sınıflandırılır:

  1. Doğum öncesi dönem
  2. Bebeklik dönemi
  3. İlk çocukluk dönemi
  4. Orta çocukluk dönemi
  5. Ergenlik (Son Çocukluk) dönemi
  6. İlk yetişkinlik
  7. Orta yetişkinlik
  8. İleri yetişkinlik

Doğum öncesi dönem: Yumurtanın döllendiği andan itibaren başlayıp doğum anına kadar olan süredir. Bu dokuz aylık dönemde çarpıcı şekilde hızlı bir değişim görülür. Tek hücreli bir organizma, onu çevreleyen dünyadaki yaşama dikkate değer bir uyum becerisi gösteren bir insan yavrusuna dönüşür.

Bebeklik dönemi: Bebeklik dönemi doğumdan sonra iki yaşına kadar devam eden zaman dilimini kapsar. Bu dönemde görülen ve en göze çarpan özellik bebeklerin refleksleridir. Yeni doğmuş bebeklerin başları, vücutlarının diğer bölümlerine oranla daha büyüktür. Boyunlarında çok az güç olduğu için başlarını tutamazlar. Ancak bazı temel reflekslere sahiptirler. Birkaç hafta içinde başlarını dik tutabilir ve yüzükoyun yatarken başlarını kaldırabilirler.

İlk çocukluk dönemi: Bebeklik döneminin sona ermesiyle başlayan ve iki-altı yaş aralığını kapsayan gelişim dönemi ilk çocukluk dönemidir. Okul öncesi dönemi de içine alan bu dönem en temel becerilerin kazanıldığı dönemdir. Zihinsel işlemlerin yapıldığı bu dönemde benmerkezci düşünce yapısı ortaya çıkar.

Orta çocukluk dönemi: Bu dönem altı ile on iki yaşlar arasını kapsar. Bu dönem çocuğun ilkokul döneminin başladığı ve dış dünyayla daha iç içe olduğu bir dönemdir. Okul yılları olarak adlandırılan bu dönemde fiziksel, motor, bilişsel ve sosyal becerilerin artması, çocukların daha da bağımsız olmalarını sağlar.

Ergenlik (Son Çocukluk) dönemi: Ergenlik (Son Çocukluk) fiziksel gelişimin bebeklik döneminden sonra en hızlı olduğu dönemdir. Dönem sonunda erkek ve kızların bedensel görünümleri, yetişkinlerin düzeyine ulaşır. Ancak ergenin kısa zaman içinde geçirdiği yoğun fiziksel gelişme, bazı uyum sorunlarını da beraberinde getirebilir.

Gelişimi Etkileyen Etmenler

Çok yönlü ve karmaşık bir süreç olan gelişime etki eden etmenler şunlardır:

  • Biyolojik etmenler
  • Çevresel etmenler
  • Kalıtım ve çevre etkileşimi

Biyolojik etmenler, bireyin gelişimini etkileyen biyolojik etmenler kalıtım ve hormonlardır.

Kalıtım

Bebeğin bütün kalıtımsal özellikleri, yaşamın özü DNA moleküllerinde kodlanmıştır. Anne ve babadan gelen genler baskın ya da çekinik olabilir. Eğer genler baskınsa diğer ebeveynin özelliği ne olursa olsun taşıdıkları özelliğin bebeğe geçmesini sağlarlar. Çekinik genlerin özelliklerinin bebeğe geçmesi için ise, her iki ebeveynde de aynı özelliği taşıyan genlerin bulunması gereklidir. Kalıtımla ilgili en önemli nokta da genotip ile fenotip arasındaki ayrımdır. Genotip anne ve babadan çocuğa kalıtımla geçen genetik yapıdır. Fenotip ise bireyin dışarıdan gözlenebilen, dış görünüşle ilgili özellikleridir. Bu genotipten sınırsız sayıda ve değişik özelliklere sahip fenotipler oluşabilir. Değişik fenotiplerin oluşmasında doğum öncesi, sırası ve sonrası çevre etkilidir.

Hormonlar

Gelişimin biyolojik temellerinde hormonların da önemli işlevleri bulunur. Salgılarını doğrudan kana akıtan bezlere iç salgı bezleri adı verilir. İç salgı bezlerinin salgılarına hormon denir. Hormonlar kan yoluyla bütün vücuda yayılırlar. İç salgı bezlerinin salgıları organizmanın dengeli bir şekilde büyüme, gelişme ve çalışmasını sağlar. İç dengeyi sağlar. Herhangi birinin salgısındaki yetersizlik ya da fazlalık diğer iç salgı bezlerini de etkileyebilir.

Çevresel Etmenler

Çevre, bireyin gelişimini döllenmeden başlayarak tüm gelişim dönemlerinde etkileyen dış uyarıcıların tümüdür. Çevrenin gelişime etkisi olan çevresel etmenler , doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olmak üzere üç evrede incelenmektedir.

Doğum öncesi etmenler: Döllenmeden doğuma kadar olan süreçte bebeğin maruz kalacağı çeşitli etkiler bebeğin anne karnındaki gelişimini etkiler. Bu dönemde çocuğun gelişimini etkileyecek etmenler; döl yatağındaki bozukluklar, göbek kordonundaki bozukluklar, annenin yaşı, kan uyuşmazlığı, annenin geçirdiği hastalıklar ve kazalar, radyasyon, gebelikte kullanılan ilaçlar, annenin maruz kaldığı olumsuz yaşantılar, annenin besleme durumu, alkol ve sigara kullanımı, annenin metabolik, endokrin bozuklukları, plesentada bozukluklar, annenin herhangi bir hastalık için aldığı tedavinin gebelik süresince devam etmesi durumlarıdır. Örneğin, anne yaşı, kan uyuşmazlığı, alkol ve sigara bunlardan birkaçıdır.

Doğum anı etmenler: Doğum sırasında bebeğin boynuna göbek kordonunun dolanması gibi nedenlerle oksijen alamaması, forseps ve vakum gibi araçların uygun biçimde kullanılmaması ve bebeğin başının çok fazla basınçla karşılaşması gibi çevre etmenleri, bebeğin gelişimini olumsuz etkileyen doğum anı etmenlerdir.

Doğum sonrası etmenler: Doğum sonrası dönemde gelişimi etkileyen etmenler hem çok çeşitlidir, hem de birbirini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Beslenme, hastalık ve kazalar, iklim, kardeş sayısı, doğum sırası, eğitim, aile ortamı, kitle iletişim araçları, sosyo ekonomik düzey, şiddete maruz kalma, annelik depresyonu, akran ilişkileri, anne çocuk ilişkisi gelişimi etkileyen etmenler olarak görülmektedir.

Kalıtım ve çevre etkileşimi, insan gelişimini belirleyici hususların temelini oluşturur. Yapılan araştırmalar incelendiğinde bireyin gelişimi üzerinde kalıtım ya da çevre etmeninin tek başına etkili olmadığı görülür. Gelişim, kalıtım ile çevrenin etkileşimi sonucunda gerçekleşir. Kalıtım, insanın gizil gücünü oluşturan yetenek ve özelliklerin anne-baba aracılığıyla insana ulaşmasında aracıdır. Çevre ise, insanın gizil gücünde sakladığı yetenek ve özelliklerin yeterliklere dönüşeceği ortamdır. Bireyin gelişimini anlayabilmek için bireyin doğası (kalıtım) ve yetiştirilme tarzı (çevre) arasındaki karmaşık etkileşim üzerine odaklanmak ve çalışmak gereklidir. Örneğin, bir çocuk resim yapma yeteneği ile doğabilir. Aile erken dönemde çocuğun bu ilgi ve yeteneğini fark ederek çocuğu resim konusunda cesaretlendirir ve ona olanaklar sunarsa çocuk bu konuda yeteneğini geliştirecektir. Ailenin bu yaklaşımı çocuğun doğuştan gelen yeteneğini besleyecek, çocuğun resim yapma yeteneği üzerinde olumlu etki yaratacaktır. Çocuğun kalıtımsal olarak getirdiği yeteneği, çevresel olarak (ailede) desteklenmiş ve çocuk resim konusunda arzusuna ulaşmış mutlu bir birey olabilecektir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.